Dsg de edc de diğer tam otomatik şanzımanlar da hep böyle aracı rolantiye yakın devirlerde götürüyor dik yokuşlarda bile özellikle benzinlilerde tam gaz yapılmadığı sürece aracı boğacak kadar düşük devirde gidiyor sebebi nedir bunun yakıt ekonomisi sağladığını düşünmüyorum.
Ne kadar erken yüksek dişliye çıkarsan o kadar yüksek ekonomi potansiyelin olur. İllaki ekonomi yaparsın demiyorum, düşük devirde giderken yürüsün diye fazla ga...
Ne kadar erken yüksek dişliye çıkarsan o kadar yüksek ekonomi potansiyelin olur. İllaki ekonomi yaparsın demiyorum, düşük devirde giderken yürüsün diye fazla gaz açarsan yine tüketimin artar ama sürüşün çoğunluğunda düşük devirle ve mümkün olduğunda fakir karışımla, az gazla seyretmek avantajdır.
Şanzımanların günümüzde fazla düşük devirde kalma sebebi de turboyla alakalı değil, benim araç 1.5 atmosferik, bu da 2000 devrin bile altında üst vitese geçiyor, 60 sabit hızda 1300 devirlerle gidiyor. Eski çok daha güçlü ve hacimli otomobiller aşırı besleme-atmosferik farketmeksizin daha yüksek devirde vites atardı. Artık motor konseptinden bağımsız olarak hepsi böyle. Birkaç sebebi var, birisi artan vites sayısı, bu sayede motoru belli devirlerde tutabilecek daha fazla dişlin oluyor, beyin de bunu devri düzenli olarak düşük tutmak adına kullanıyor haliyle. Şanzımanların tork konvertörünün iyice küçülmesi, kayıpların düşmesi, yani erken motor şanzıman hızı eşitlenmesi sebebi ile eskisi gibi devrin yükselip kitleme olduktan sonra hızlanmaya devam etme durumu yok, 1100-1200 devirlerde dahi motor-dişlilerle sürekli kilit halinde kaydırma yok, bu da manuel şanzımandan neredeyse farksız bir verim demek.
Şanzımanların hızı çok arttı, özellikle çift kavramalarda büyütme hızı anlık gibi, tam otomatiklerde çok gelişti ve beyin bu avantajı da sık vites değişimi yaparak kullanıyor.
Modern motorların neredeyse tamamı üstten çift egzantirik ve çift vvt'ye sahipler, ateşlemeler zamanlamalar çok daha hassas ayarlanıyor, sıkıştırma oranları biraz daha arttı, bu sayede düşük devirlerde vuruntu "lugging" olayını daha geç yapıyorlar, yanma daha verimli. Motorlar daha fazla düşük devirde çalışmaya optimize ediliyor yani. Şanzımanlar bu avantajı da motoru düşük devirde tutarak kullanıyor.
Düşük hacim turbo araçların ancak yüksek viteslerde kararsızlık durumunu gidermek gibi bir avantajı oluyor (tabiki yine düşük hacim atmosferik motora göre). Şanzıman eğer motor boşlukta değilse mevcut torka güvenip vitesle oynayıp durmuyor. Hatta çok düşük devirde turbo boşluğu olsa bile bazı şanzımanlar birazdan nasılsa tork gelecek azıcık bekleyiver diye vites küçültmeyip basınç gelsin diye bekliyor ki normalde yüksek performans veren tsi+DSG benzeri kombinasyonların D'de bayılıp durması, arada S'ye atma ihtiyacı vs bu yüzden.
Ek olarak illa şanzımanla uyum amaçlı motor konseptine girilecekse modern şanzımanlarla en uyumlu olanlar supercharger+turbo, sadece charger veya yüksek hacim atmosferik-turbo motorlardır. Her devirde yürüyebilen ve en dip devirlerden tepeye kadar lineer olan, yüksek güç ve anlık tepki verebilen tüm motorlar şanzımanı çok rahat ve kararlı çalıştırır.
Çünkü %95 i turbo motorlarda olduğu için bu şanzımanlar doğal olarak turbolu motor atmosferik gibi 2000 devir altında titreme, bayılma, çekmeme gibi problemleri yaşamıyor. Neden ? Atmosferik motorlar 1000 ila 1750 devir arasında maksimum tork veririm diye iddaaları olmamıştı hiçbi zaman. Atmosferik motorlar bastıkça torku zirve yapar yüksek devirde tork verirler. turbolar ise aksine o düşük devirlerde arabayı taşıyabilcek basınçta hava basıp motoru rahatlatıyorlar ve düşük devirlerde tork verip yakıt tüketimini düşürüyorlar. Sakin kullanırım düşük devirde gitsin ve az yaksın diyen torka bakmalı tamamen. Basınca gitsin yüksek devirlerde bile akış sağlasın diyen beygire baksın. Ben hiç bir vw grubundada bmw ve mercedes motorlarıda dahil olmak üzere 1200-1300 devirden itibaren titreme bayılma boğulma hissetmedim çünkü son 8-9 senedir bütün otomobil üreticilerinin derdi düşük devirlerde maksimum tork vermek(benzinlilerde bile) ve motoru canlı tutmaktır. ayarlamalarını buna göre yapıyorlar. O şanzımanları ve aynı programlamaları eski yılların atmosferik arabalarına taksalar aynı devirlerde vites atsalar arabanın içinde zangır zangır vibrasyon olur gazı kökleseniz traktör gibi hırlar. Olay tamamen turbolu motorların düşük devirlerdeki potansiyeliyle alakalı
Çünkü %95 i turbo motorlarda olduğu için bu şanzımanlar doğal olarak turbolu motor atmosferik gibi 2000 devir altında titreme, bayılma, çekmeme gibi problemleri yaşamıyor. Neden ? Atmosferik motorlar 1000 ila 1750 devir arasında maksimum tork veririm diye iddaaları olmamıştı hiçbi zaman. Atmosferik motorlar bastıkça torku zirve yapar yüksek devirde tork verirler. turbolar ise aksine o düşük devirlerde arabayı taşıyabilcek basınçta hava basıp motoru rahatlatıyorlar ve düşük devirlerde tork verip yakıt tüketimini düşürüyorlar. Sakin kullanırım düşük devirde gitsin ve az yaksın diyen torka bakmalı tamamen. Basınca gitsin yüksek devirlerde bile akış sağlasın diyen beygire baksın. Ben hiç bir vw grubundada bmw ve mercedes motorlarıda dahil olmak üzere 1200-1300 devirden itibaren titreme bayılma boğulma hissetmedim çünkü son 8-9 senedir bütün otomobil üreticilerinin derdi düşük devirlerde maksimum tork vermek(benzinlilerde bile) ve motoru canlı tutmaktır. ayarlamalarını buna göre yapıyorlar. O şanzımanları ve aynı programlamaları eski yılların atmosferik arabalarına taksalar aynı devirlerde vites atsalar arabanın içinde zangır zangır vibrasyon olur gazı kökleseniz traktör gibi hırlar. Olay tamamen turbolu motorların düşük devirlerdeki potansiyeliyle alakalı
Ben de bu kadar düşük devirde gitmenin yakıt ekonomisi sağladığını düşünmüyorum. hatta sürekli düşük devirlerde gittiği için şanzımanda kalibrasyon problemleri ve baskı balata problemleri yaşanması çok yüksek ihtimal. ancak firmalar öyle düşünmüyor. bunu yapmalarındaki amaç sadece yakıt tüketimini düşürmek.
Bir süredir kafama takılan konu bu.Benim dizel Megane 3,genelde 1750 devirde seyrediyor.2000 devirde vites yükseltiyor.7,5 yıldan sonra arada sırada manuel kullanmaya başladım. Yükseltmek için 2500 hatta 3000 devire kadar bekliyorum..Aralik`ta yıllık bakım`da yazılım güncellemesi soracağım..
Çünkü %95 i turbo motorlarda olduğu için bu şanzımanlar doğal olarak turbolu motor atmosferik gibi 2000 devir altında titreme, bayılma, çekmeme gibi problemleri yaşamıyor. Neden ? Atmosferik motorlar 1000 ila 1750 devir arasında maksimum tork veririm diye iddaaları olmamıştı hiçbi zaman. Atmosferik motorlar bastıkça torku zirve yapar yüksek devirde tork verirler. turbolar ise aksine o düşük devirlerde arabayı taşıyabilcek basınçta hava basıp motoru rahatlatıyorlar ve düşük devirlerde tork verip yakıt tüketimini düşürüyorlar. Sakin kullanırım düşük devirde gitsin ve az yaksın diyen torka bakmalı tamamen. Basınca gitsin yüksek devirlerde bile akış sağlasın diyen beygire baksın. Ben hiç bir vw grubundada bmw ve mercedes motorlarıda dahil olmak üzere 1200-1300 devirden itibaren titreme bayılma boğulma hissetmedim çünkü son 8-9 senedir bütün otomobil üreticilerinin derdi düşük devirlerde maksimum tork vermek(benzinlilerde bile) ve motoru canlı tutmaktır. ayarlamalarını buna göre yapıyorlar. O şanzımanları ve aynı programlamaları eski yılların atmosferik arabalarına taksalar aynı devirlerde vites atsalar arabanın içinde zangır zangır vibrasyon olur gazı kökleseniz traktör gibi hırlar. Olay tamamen turbolu motorların düşük devirlerdeki potansiyeliyle alakalı
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi MeGaDave06 -- 18 Eylül 2018; 10:44:32 >
Genelde motor sesini azaltmak için yapılan bir uygulama. Kısık yükte giderken yakıt tasarrufu da sağlar.
Fakat mesela B6 passat dsg, işin suyunu çıkarıyor. Rampada gaza basıyorsun, hala altıncı yedinci viteste ısrar ediyor. İyice basmadan vites küçültmüyor. Hayır yani motoru da güçlü bir şey değil. Vites düşürmeden hız kaybediyor araç.
Arkadaşlar öncelikle şunu belirteyim.Otomatik vitesli araç 1500 devirde aracı götürüyor ben de manuel aracımı böyle süreyim hem daha sağlıklı hem de az yakar diye düşünerek sakın ama sakın araçlarınızı sürmeyin nedenini hemen anlatayım.Otomatik vitesli araçların şanzımanları motor ile torku düşük devirlerde de verecek şekilde ayarlanıyor bu sebepten ötürü araçlar 1500 devir civarında seyir ediyor ve nerdeyse 2000 görmeden vites atıyor.
Şanzımanlar düşük torka göre dizayn edildiği için ufak viteste fazla enerji yüklenmesi ile karşı karşıya kalmasın diye fazlası ile kısa vites oranları ile dizayn edilip hemen ikinci viteste geçiyorlar.Asil amaç bu yakıt tüketiminden çok
Şanzımanlar düşük torka göre dizayn edildiği için ufak viteste fazla enerji yüklenmesi ile karşı karşıya kalmasın diye fazlası ile kısa vites oranları ile dizayn edilip hemen ikinci viteste geçiyorlar.Asil amaç bu yakıt tüketiminden çok
Eğim, gaz pedalının konumu, düşük tork vs vs hepsi bir etken. Düz yolda mesela 1500 gibi vites atıyor benim DSG ve düşük ivmeli hızlanmalarda gayet yeterli oluyor şehir içinde.
Düşük yakıt avantajı var zaten gaz pedalına biraz daha bastığın zaman ya vites düşüyor ya da o vitesi tutup 2000 devir üstüne çıkıyor.
70 ile giderken 1600 devirde 7.vitese geliyorum düz yolda.
Aracımda bir arıza olduğu için bir süre tam performans alamadım, manuel araçlar gibi 2500 devirlerde atıyordu üst vitese fakat 2 litre fazladan motorin tüketti 100 km'de. Benzinli olsa daha da açılırdı bu makas. Zaten atmosferikler gibi 3000 devir sonrası yok bu motorların.
Aracım benzinli tam otomatik i30. Bahsedilen yokuş yukarı yüksek viteste gitmeye çalışma durumu var. Ya gaza yükleniyorum vites düşürüyor ya da manuel kendim vites düşürüyorum. Aksi takdirde 20 ile çıkıyor yokuşu motor bayılacak duruma gelmeden de vites düşürmüyor namussuz. Hele eco modu daha da akıllara zarar. Düz yolda giderken de hemen 6.vitese çıkma eğiliminde oluyor. Düz viteste ben 3000 devirden aşağı vites değiştirmem mesela ama otomatik 2000 de atıyor. Aslında çok da şikayet edilesi bir durum değil manual vites gibi atak olmasını beklemiyoruz.
Ne kadar erken yüksek dişliye çıkarsan o kadar yüksek ekonomi potansiyelin olur. İllaki ekonomi yaparsın demiyorum, düşük devirde giderken yürüsün diye fazla gaz açarsan yine tüketimin artar ama sürüşün çoğunluğunda düşük devirle ve mümkün olduğunda fakir karışımla, az gazla seyretmek avantajdır.
Şanzımanların günümüzde fazla düşük devirde kalma sebebi de turboyla alakalı değil, benim araç 1.5 atmosferik, bu da 2000 devrin bile altında üst vitese geçiyor, 60 sabit hızda 1300 devirlerle gidiyor. Eski çok daha güçlü ve hacimli otomobiller aşırı besleme-atmosferik farketmeksizin daha yüksek devirde vites atardı. Artık motor konseptinden bağımsız olarak hepsi böyle. Birkaç sebebi var, birisi artan vites sayısı, bu sayede motoru belli devirlerde tutabilecek daha fazla dişlin oluyor, beyin de bunu devri düzenli olarak düşük tutmak adına kullanıyor haliyle. Şanzımanların tork konvertörünün iyice küçülmesi, kayıpların düşmesi, yani erken motor şanzıman hızı eşitlenmesi sebebi ile eskisi gibi devrin yükselip kitleme olduktan sonra hızlanmaya devam etme durumu yok, 1100-1200 devirlerde dahi motor-dişlilerle sürekli kilit halinde kaydırma yok, bu da manuel şanzımandan neredeyse farksız bir verim demek.
Şanzımanların hızı çok arttı, özellikle çift kavramalarda büyütme hızı anlık gibi, tam otomatiklerde çok gelişti ve beyin bu avantajı da sık vites değişimi yaparak kullanıyor.
Modern motorların neredeyse tamamı üstten çift egzantirik ve çift vvt'ye sahipler, ateşlemeler zamanlamalar çok daha hassas ayarlanıyor, sıkıştırma oranları biraz daha arttı, bu sayede düşük devirlerde vuruntu "lugging" olayını daha geç yapıyorlar, yanma daha verimli. Motorlar daha fazla düşük devirde çalışmaya optimize ediliyor yani. Şanzımanlar bu avantajı da motoru düşük devirde tutarak kullanıyor.
Düşük hacim turbo araçların ancak yüksek viteslerde kararsızlık durumunu gidermek gibi bir avantajı oluyor (tabiki yine düşük hacim atmosferik motora göre). Şanzıman eğer motor boşlukta değilse mevcut torka güvenip vitesle oynayıp durmuyor. Hatta çok düşük devirde turbo boşluğu olsa bile bazı şanzımanlar birazdan nasılsa tork gelecek azıcık bekleyiver diye vites küçültmeyip basınç gelsin diye bekliyor ki normalde yüksek performans veren tsi+DSG benzeri kombinasyonların D'de bayılıp durması, arada S'ye atma ihtiyacı vs bu yüzden.
Ek olarak illa şanzımanla uyum amaçlı motor konseptine girilecekse modern şanzımanlarla en uyumlu olanlar supercharger+turbo, sadece charger veya yüksek hacim atmosferik-turbo motorlardır. Her devirde yürüyebilen ve en dip devirlerden tepeye kadar lineer olan, yüksek güç ve anlık tepki verebilen tüm motorlar şanzımanı çok rahat ve kararlı çalıştırır.
20 yıllık otomatik araç bile dusuk devirde gider. Ornegin 50-60 da son vitesinde olur.
Soru ülkemizdeki insanların neden araba kullanmayı bilmediği? Bakınız özellikle 15-20 sene öncesinin araclari 200-300 binde cortluyor. Normalde düzgün kullanimda bir aracın motoruna kolay kolay birsey olmaz.
Tam aradığım baslik olmuş. 1.6 mjet egea aracım var. Motor tam bir canavar ama rampada 2 ile çok yavaş giderken gaza dokunmadan 3 yapıyor bir bakıyorsun 1000 devirde arac. Zorlanıyor haliyle. Düz yolda Problem yok rahat taşıyor ama rampada 1000 devirde gaza iyice basmak zorunda kalıyorum. Topluyor her türlü ama umarım motora zararı yoktur. Sonucta uzmanlar düşük devirde gaza abanmanin zararlı olduğunu söylüyor. Gerçi tek duyduğum anlatan adamlar :) merakla cevapları bekliyorum
- Saat
- Gün
- Hafta
- Ay
- Yıl
- ✔ Tümü
Tüm Yorumları AçŞanzımanların günümüzde fazla düşük devirde kalma sebebi de turboyla alakalı değil, benim araç 1.5 atmosferik, bu da 2000 devrin bile altında üst vitese geçiyor, 60 sabit hızda 1300 devirlerle gidiyor. Eski çok daha güçlü ve hacimli otomobiller aşırı besleme-atmosferik farketmeksizin daha yüksek devirde vites atardı. Artık motor konseptinden bağımsız olarak hepsi böyle. Birkaç sebebi var, birisi artan vites sayısı, bu sayede motoru belli devirlerde tutabilecek daha fazla dişlin oluyor, beyin de bunu devri düzenli olarak düşük tutmak adına kullanıyor haliyle. Şanzımanların tork konvertörünün iyice küçülmesi, kayıpların düşmesi, yani erken motor şanzıman hızı eşitlenmesi sebebi ile eskisi gibi devrin yükselip kitleme olduktan sonra hızlanmaya devam etme durumu yok, 1100-1200 devirlerde dahi motor-dişlilerle sürekli kilit halinde kaydırma yok, bu da manuel şanzımandan neredeyse farksız bir verim demek.
Şanzımanların hızı çok arttı, özellikle çift kavramalarda büyütme hızı anlık gibi, tam otomatiklerde çok gelişti ve beyin bu avantajı da sık vites değişimi yaparak kullanıyor.
Modern motorların neredeyse tamamı üstten çift egzantirik ve çift vvt'ye sahipler, ateşlemeler zamanlamalar çok daha hassas ayarlanıyor, sıkıştırma oranları biraz daha arttı, bu sayede düşük devirlerde vuruntu "lugging" olayını daha geç yapıyorlar, yanma daha verimli. Motorlar daha fazla düşük devirde çalışmaya optimize ediliyor yani. Şanzımanlar bu avantajı da motoru düşük devirde tutarak kullanıyor.
Düşük hacim turbo araçların ancak yüksek viteslerde kararsızlık durumunu gidermek gibi bir avantajı oluyor (tabiki yine düşük hacim atmosferik motora göre). Şanzıman eğer motor boşlukta değilse mevcut torka güvenip vitesle oynayıp durmuyor. Hatta çok düşük devirde turbo boşluğu olsa bile bazı şanzımanlar birazdan nasılsa tork gelecek azıcık bekleyiver diye vites küçültmeyip basınç gelsin diye bekliyor ki normalde yüksek performans veren tsi+DSG benzeri kombinasyonların D'de bayılıp durması, arada S'ye atma ihtiyacı vs bu yüzden.
Ek olarak illa şanzımanla uyum amaçlı motor konseptine girilecekse modern şanzımanlarla en uyumlu olanlar supercharger+turbo, sadece charger veya yüksek hacim atmosferik-turbo motorlardır. Her devirde yürüyebilen ve en dip devirlerden tepeye kadar lineer olan, yüksek güç ve anlık tepki verebilen tüm motorlar şanzımanı çok rahat ve kararlı çalıştırır.
Yükseltmek için 2500 hatta 3000 devire kadar bekliyorum..Aralik`ta yıllık bakım`da yazılım güncellemesi soracağım..
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi MeGaDave06 -- 18 Eylül 2018; 10:44:32 >
< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı > Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
Fakat mesela B6 passat dsg, işin suyunu çıkarıyor. Rampada gaza basıyorsun, hala altıncı yedinci viteste ısrar ediyor. İyice basmadan vites küçültmüyor. Hayır yani motoru da güçlü bir şey değil. Vites düşürmeden hız kaybediyor araç.
hızlanmak istiyorsan vitesi elinle düşür gitsin ya da gaza basarak şanzımana haber ver
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
< Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Düşük yakıt avantajı var zaten gaz pedalına biraz daha bastığın zaman ya vites düşüyor ya da o vitesi tutup 2000 devir üstüne çıkıyor.
70 ile giderken 1600 devirde 7.vitese geliyorum düz yolda.
Şanzımanların günümüzde fazla düşük devirde kalma sebebi de turboyla alakalı değil, benim araç 1.5 atmosferik, bu da 2000 devrin bile altında üst vitese geçiyor, 60 sabit hızda 1300 devirlerle gidiyor. Eski çok daha güçlü ve hacimli otomobiller aşırı besleme-atmosferik farketmeksizin daha yüksek devirde vites atardı. Artık motor konseptinden bağımsız olarak hepsi böyle. Birkaç sebebi var, birisi artan vites sayısı, bu sayede motoru belli devirlerde tutabilecek daha fazla dişlin oluyor, beyin de bunu devri düzenli olarak düşük tutmak adına kullanıyor haliyle. Şanzımanların tork konvertörünün iyice küçülmesi, kayıpların düşmesi, yani erken motor şanzıman hızı eşitlenmesi sebebi ile eskisi gibi devrin yükselip kitleme olduktan sonra hızlanmaya devam etme durumu yok, 1100-1200 devirlerde dahi motor-dişlilerle sürekli kilit halinde kaydırma yok, bu da manuel şanzımandan neredeyse farksız bir verim demek.
Şanzımanların hızı çok arttı, özellikle çift kavramalarda büyütme hızı anlık gibi, tam otomatiklerde çok gelişti ve beyin bu avantajı da sık vites değişimi yaparak kullanıyor.
Modern motorların neredeyse tamamı üstten çift egzantirik ve çift vvt'ye sahipler, ateşlemeler zamanlamalar çok daha hassas ayarlanıyor, sıkıştırma oranları biraz daha arttı, bu sayede düşük devirlerde vuruntu "lugging" olayını daha geç yapıyorlar, yanma daha verimli. Motorlar daha fazla düşük devirde çalışmaya optimize ediliyor yani. Şanzımanlar bu avantajı da motoru düşük devirde tutarak kullanıyor.
Düşük hacim turbo araçların ancak yüksek viteslerde kararsızlık durumunu gidermek gibi bir avantajı oluyor (tabiki yine düşük hacim atmosferik motora göre). Şanzıman eğer motor boşlukta değilse mevcut torka güvenip vitesle oynayıp durmuyor. Hatta çok düşük devirde turbo boşluğu olsa bile bazı şanzımanlar birazdan nasılsa tork gelecek azıcık bekleyiver diye vites küçültmeyip basınç gelsin diye bekliyor ki normalde yüksek performans veren tsi+DSG benzeri kombinasyonların D'de bayılıp durması, arada S'ye atma ihtiyacı vs bu yüzden.
Ek olarak illa şanzımanla uyum amaçlı motor konseptine girilecekse modern şanzımanlarla en uyumlu olanlar supercharger+turbo, sadece charger veya yüksek hacim atmosferik-turbo motorlardır. Her devirde yürüyebilen ve en dip devirlerden tepeye kadar lineer olan, yüksek güç ve anlık tepki verebilen tüm motorlar şanzımanı çok rahat ve kararlı çalıştırır.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Soru ülkemizdeki insanların neden araba kullanmayı bilmediği? Bakınız özellikle 15-20 sene öncesinin araclari 200-300 binde cortluyor. Normalde düzgün kullanimda bir aracın motoruna kolay kolay birsey olmaz.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
< Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >