|
Lütfen sokak kedilerini beslemeyin! Evet, bunu yapmak keyiflidir! Pek çok insan bunu yaparken kendini iyi hisseder. Kedilere yardım ettiklerini düşünürler; içlerinde sıcacık, hoş bir his uyanır. AMA SOKAK KEDİLERİNİ BESLEMEK ONLARA ZARAR VERİR. Kesinlikle. İnsanların dışarıya yiyecek bırakması sonucunda ortaya çıkan, hastalıklarla boğuşan ve yetersiz beslenen sokak kedisi gruplarına dair düzinelerce korkunç vakaya şahit oldum. Bunun nedeni şudur: Besleme yapılması, çok sayıda kedinin bir araya gelip insanlara bağımlı hale gelmesine ve kontrolsüzce üremesine yol açar; sonuçta küçük bir alanda çok sayıda kedi birikir, birbirleriyle kavga eder ve hastalık yayarlar. Ayrıca popülasyon beslenemeyecek kadar büyür ve o noktada, artık baş edemeyip beslemeyi bırakan insan yüzünden kediler çok daha ağır bir açlıkla karşı karşıya kalır; Allah yardımcıları olsun. Sokak kedilerini yoğun bir şekilde besleme işine girişen herkesin sonunda bundan pişmanlık duyduğunu görüyorum; en azından ben işin en kötü boyutlarına sürekli tanık oluyorum. http://www.aaanimalcontrol.com/professional-trapper/feed-stray-cats.html Bizde herşeyde olduğu gibi hayvan besleme işi de Ortadoğu kafası ile yapıldığı için yarardan çok zarar getiriyor. Bir türlü tam sorumluluk almayı ogrenemedik. Yarım sorumluluk almak hiç almamaktan çok daha zararlıdır . İşte bu yüzden bu ülke Hindistan olma yolunda ilerliyor . |
| Artık argümanlarınız çok saçma hale geldi. Size hayırlı günler dilerim. Hiçbir kedi popülasyonu arasına dışarıdan bölgesine gelen hayvanı kabul etmez. Kendileri de zorunda olmadıkça terk etmez. Mesela eski oturduğum yerde bahçemin önünde beslediğim 2 kedi vardı. Fıstık ve Fındık koymuştum adlarını. Arabamı bile tanırlardı. Oradan taşınınca taşındığım yere götürmeye çalıştım. Hatta birini yakalayıp box içinde taşıdım. En fazla 1 saat kaldı, ürkek ve korku içindeydi. Sonra ortadan kayboldu. 3 gün sonra eski yaşadığı yerde gördüm. |
|
Köpek gider kedi gelir , kedi gider kuş gelir , kuş gider fare gelir fakat sorun hep aynı kalır. Oda kısırlaştırmadigi hayvanları sokakta kontrolsüzce çoğaltan bilinçsiz insanlardır . İnsanlarin kedi , köpek , kuş veya fare beslemek gibi bir yukumlulugu yoktur. Bu hayvanlar siz onları beslemesenix bile şehirde yasayabilecek kapasiteye sahiptir fakat şehir sunduğu olanaklarvile hayvan nüfusunu doğada olduğu gibi kontrol eder. Fakat bilinçsiz inssnlar iyilik yapıyorum diye sokakları yemlerikce nüfus istenmeyennseviyelere çıkıp sorun haline gelir. Hep aynı döngü ... Ne zaman doğaya , ekosisteme , çevreye ve başkalarına saygı duymayı öğreniriz o zaman surdurulebilir bir sistem ortaya çıkar fakat karşı tarafı suçlamak sadece bir noktada iplerin incelediği yerden kopmasına yol açacaktır . Ortada hayvan sorunu yoktur insan sorunu vardır . |
| Rus basınından çok batı basınında bu haber kesin üstüne katma abartma vardır |
|
Yav Fransa'da neredeymiş kardeşim kedi kadar fare. Ben hiç Fransız kanallarında fare sorunu diye bir haber görmüyorum. İngiltere'de sokaklarda tilki mi geziyormuş, atıyosun. O kırsal kasaba alanı olmasın, e buradada kırsalda var. Misal 1 sene içinde veterinerlik hizmeti alan, kuaför hizmeti alan, mama reklamında oynayan,markette reyonu olan, adına yardım derneği kurulan, bilinçsiz şekilde üretilip sayısı çoğaltılan ya da yavru iken oyuncak sanılıp satın alınan büyüyüncede sıkıldım diye sokağa atılan tilki sayısı veya fare sayısı ne kadar acaba? Maksat fare avlamak ise kedi yerine gelincik daha mantıklı veya kanatlılar. İnsanlarlada oldukça uyumlu, çok da tatlı. Fareyi kendinizce günah keçisi ilan edemezsiniz. Senin dışkın kirletiyor doğayı. Kaynak belli gibi. Tası kirletip suçu boncuğa atmakta ayrı felsefe. Lop eti kıyma makinesinden geçirip; sucuk, sosis, salam yapıp yiyebiliyorsun. Ama o eti yedikten sonra senin bedeninden çıkınca, çıkan pek yani. Hatta sözü bile var; iyi insanın içinde kötü şey durmaz diye. Gördün mü kıyma makinesinde çıkan temiz, senden çıkan kirli. Kaynağı sensin. Kardeşim kötülüğünü içinden çıkarıp etrafa neden saçıyorsun; saçma içinde tut. Sahte vicdan edebiyatı; derisini yüzer ayakabı, çanta, koltuğuna kumaş yapar. Bilim adına deyip üzerinde test yapar, acı çektirir. Aktivide der avlanır. İlaç der zehirler. Kendi kendini korumaktan kaçıp; ayının kurtun önüne atar. Can dostum diyorsan sen onun önüne atılıp koruyacaksın, o seni değil. Ha birde et mevzusu var; ağzını şaplata şaplata ben çok pişmiş sevmem az pişmiş yağlı,sulu, .anlı severim diye yer bide. Sen o eti yemen için önce ne olması lazım? Geçen gün market afişinde gördüm; evcil hayvan taşıma arabası. Niye sadece evcil, vahşi hayvanı nasıl taşıyacağız? Neye göre evcil neye göre vahşi. Senin sağladığın faydaya göre mi? Çocuğun yerini evcil hayvan alıyor gibi ; bebek arabasının yerinide evcil hayvan taşıma arabası mı alıyor bu durumda? |
| Dünya nüfusunun daha çok azalması lazım bunu yapacak 2 şey var ölümcül salgın veya 3.dünya savaşı. Salgınla kazançları da oluyor belli bir nüfusu öldürüyorlar sonra hop bir aşı bulunuyor tüm ülkeler parayı ona yatırıyor. |
|
Maniplatörsün. Bilgiyi eğip büktüğün görünüyor. Kuduz riski yaban hayatı yakınlarında olur şehir merkezlerinde değil. Kuduz hava ile temasa, dayanamaz ölür, salya transferi gerekiyor. Aklı kudurmuş insanlar en büyük tehlike ve riski oluşturuyor günümüzde. 1 saniye içinde mezara gidersiniz. |
|
"Modern" Paris'in fare istilasındansa aşılanan ve kısırlaştırılan kedilerin sokak imparatorluğunu tercih ederim. Kediler bu gezegenin gerçek meşru sahipleri. Onlara hizmet için varız. :) Antik Mısırlı anlamış kedinin kozmosun bağrından gelen tanrısal bir varlık olduğunu ta binlerce yıl önce. Mısır inancında (Mısırlılar kedilere karşı her zaman nazik ve insancıl olmasalar da) kediler tanrıça Bastet'in tezahürüydüler. Koruyucu güçlerine inanıyorlardı ve bu inanışın tarihsel anlamda reel biyolojik-simbiyotik temeli var. Biz onları besliyor ve iyileştiriyoruz, onlar da evlerimize, gıda stoklarımıza, teksitilimize vs dadanan haşeratı yok ediyor. Gözcülük, bekçilik yapıyor. Birbirimize "oyuncak" oluyoruz ya da sarılıp ısı kaynağı teşkil ediyoruz. |
| Nasıl çok uğraş gerektiriyor ,nasil lab uretimi iyice salladın ha. Bir sürü zoonotik enfeksiyon olur zaten.(Şarbon,brucella,tularemi,listeriyoz,lyme,kuduz,batı nil,hantavirüs,toksoplazma,kedı tırmıği(bartonella henselae) vs vs).zoonotik çok hastalık var.hepsi lab üretimi demek ne cidden? |
|
Yazdıklarına katılmakla birlikte birkaç şeye muhalefet olmak istiyorum. Ben hiçbir zaman bir kere bile bir köpeğin fare yakaladığını avladığını ne gördüm ne de duydum. Zaten köpeklerin yapıları ve cüsseleri gereği fare gibi küçük, dar yerlere girip çıkabilen bu hızlı sayılabilecek canlıları yakalaması pek olası değil. Köpekler iri cüsseli, görece hantal ve daha az esnek havyanlar. Fareyi anca kedi avlar. Fareden bahsedip kedi ve köpeği aynı kefeye koymuşsun ona nazaran yazdım. Bir diğer mevzu da sokak köpeklerini oldukça az bir tehditmiş gibi göstermen, insanların onlara yaklaşmasını bilmediğini söylemen ve kuduz üzerine yazdıkların. Alakası yok. Sokak köpekleri özellikle de grup halinde gezdiklerinde epey saldırganlaşıyorlar. İnternette bununla ilgili pek çok video bulabilirsin. Yaşlı kadına durduk yere saldıranlar, çocuklara saldıranlar, gırla. Yani insanlar köpeklere yaklaşmayı bilmiyorlar diye bir şey yok, hayvan bu tepesinin tasının ne zaman atacağını bilemezsin, durduk yere de saldırabilir. Bizzat yaşadığım vakalar vae yolumu değiştirip yol uzattığım zamanlar oldu. Sokak köpekleri ciddi bir sorundur. Sokakta kesinlikle köpek olmamalı, köpekler sahipli olmalıdır. Kuduz virüsü sanki hiç yokmuş, hiç böyle bir şey hiç olmamış bir şeyler yazmışsın bu mesajında olmasa da diğer mesajlarından birinde. Böyle bir şey de yok. Kuduz virüsüne yakalan, ölen insanlarımız mevcut. Ve sokak köpekleri saldırdığında insanları ısırıp bu virüsü bulaştırabiliyor. Ve bunun ciddiye alınması gerekli. Zaten köpekler cüsseleri gereği de sokaklarda yaşayabilecek hayvanlar değil, besleyen olmazsa bir şey avlayıp yiyemezler, kedi gibi değiller. Onların sahiplendirilip çocuk gibi bakılması lazım. Sokak kedilerine gelirsek kediler hem küçük hem atik avcı hayvanlar oldukları için köpekler kadar insana muhtaç değiller, avcılık yapabilirler ve cüsseleri gereği daha kolay doyarlar. (Yetişkin bir köpeği beslemekle yetişkin bir kediyi beslemek arasındaki fark düşünülebilir) Ve köpeklere göre insanları çok daha az tehdit eden canlılar da oldukları için daha az sorun olarak görülür. Ama kediler için de şehirlerde riskler vardır, motorlu taşıtlar. Ben sayısız kez araba altında ezilmiş kedi gördüm maalesef. Aracın lastiği üzerinden geçmiş ölmüş, ve çoğunluğu yavru kedi, yine maalesef. Sokaklar kediler için de çok güvenli değil. |
| Gene mi İsrail suçlu oldu. Ben israil konsolosuna mail geçiyim de haberleri olsun bari, onlarda bilmiyordur şimdi. Fon olaylarından da onlar sorumlu galiba, başka itelemek istediğiniz suç varsa söyleyin ben iletiyim kendilerini topluca. |
|
Çin'de yayılan pandemi gibi bu rezalette aynı üstü örtülerek başladı ! Bakteriyel de olsa solunumla da bulaşmaktadır. Lab te ölen kişi eminim kendi protokollerini uygulamışlardır ama yetersiz kalınmış ( zannımca ) ! Belirtisi belli ki uzunca bir süre sonra anca açığa çıkmış. Esas gizlenen de bence budur ( şahsi görüşümdür ) . Başka türlü açıklaması olamaz çünkü temel seviyede tedbirler bilinmemesi uygulanmaması imkansız belli ki yetersiz kalınmış çünkü baya güçlü bir bakteri anlaşılan ... |
| Dünya'da rotschild yehudileri haricinde top20 zenginlerin ırklarını inançlarını yazsana amerikancı kardeşim. birşey hesaplatmak istiyorum. var mısın? |
| Sanırım bazı cümlelerimi tam ifade edememişim, yanlış anlaşılmalar olmuş. Sıfır kuduz vakası gibi bir şey yazmadım. Mevcut haliyle Avrupa oranlarında kuduz vakaları var dedim. Zaten şehirlerde yaşayan köpeklerden kuduz bulaşma riski son derece zayıf. Sorun kırsal kesimlerde. Ancak bizim zeki sorumlularımız ne yapıyorlar? Şehirlerdeki köpekleri topluyorlar (çeşitli sebeplerden dolayı şehir sokaklarındaki köpeklerin toplanması makul) ancak sorun bu toplanan köpekleri hiçbir ayrım yapmadan öldürüyorlar. Normalde bu toplanan hayvanların kategorilere ayrılıp korunması ve mümkün olanların sahiplendirilmesi gerekiyor. Öldürmek ise birçok koşul bir araya geldiğinde zorunlu olarak yapılacak şey. Ama bizim hiçbir gayret gösterme eğiliminde olmayan yetkililerimiz bu hayvanları doğrudan öldürüyor. Göstermelik olarak ve kağıt üzerinde her şeyi normal yapıyorlarmış gibi gösteriyorlar. Fiiliyatta sokaklardan uyuşturarak toplayıp, topluca imha ediyorlar. Son derece sağlıklı ve sakin hayvanlar da dahil. Ülkemizde her şeyde olduğu gibi vur deyince öldürme alışkanlığı var. O nedenle maalesef hiç kimse bunlara güvenmiyor. Aslen herkes işini düzgün yapsaydı, bu hayvanları öldürmek gerekmeyecekti. Sokaktan toplayıp halkın götürdüğü hayvanlara bile kısırlaştırmada zorluk çıkaran ilgili kurumlardan bahsediyorum. Bırakın görevleri olan sokak hayvanlarını her yönden koruma vs. (buna kısırlaştırma da dahil) hayvanları ayaklarına kadar götürülmesine rağmen işini yapmayan bir sorumlu grubu var maalesef. Veterinerlik okumuş bir insanda hayvan sevgisi olması lazım. Yoksa o mesleği yapamaz ve yapmaz. Nitekim çoğunluğu yapmıyor da. Bulunduğum bölgedeki hayvan sığınağına kaç defa besleme noktaları yapılması konusunda uyardım. 5-6 sene önce yapılanlar dışında besleme noktası hiç yapılmadı. Olanlar da bakımsız hale getirildi. Besleme noktası olması neyi sağlar? Belediye tarafından bu noktalar sürekli kontrol edilerek temiz tutulması ve böylece sokaklarda sağlıksız görüntüler olmamasını. Sokak hayvanlarını beslemek isteyenler için buralar gösterilir ve sokaklarda her yerde yemek artıklarını güya hayvanları beslemek için sokağa dökenler engellenmiş olur. Zeytinyağlı patlıcan yemeğini kedi köpek beslemek için kaldırıma dökenleri gördüm. Besleme yapacaksan beslediğin hayvana uygun yiyecek koyacaksın, uygun bir kapta vereceksin ve bu kabın işi bittiği zaman temizleyeceksin. Kuru mama kapları için sürekli temizlik gerekmese de yaş mama veya evde pişirilen tavuk ciğer vs gibi şeyleri verince bekleyip tabağı alacaksın veya temizleyeceksin. İşte belediyeler besleme noktaları yapmayınca ve olanların da temizliklerini kontrol etmeyince herkes uygun bulduğu yerde beslemeye devam ediyor. Bu kurumların hatasını da yine hiçbir günahı olmayan hayvanlar çekiyor. İşini yapmayan kurumların yanına hayvan sevmeyen ve her fırsatı ve argümanı kullanıp zarar vermeye çalışanlar da eklenince günümüzde yaşananlar ortaya çıkıyor. Sonuç olarak evimin çevresinde kendim besleme noktaları oluşturmak zorunda kaldım. Su kaplarını en geç 3 günde bir döküp temizliyorum. Çok kötü olanları değiştiriyorum. Mama kaplarını da aynı şekilde yaş mama verdiysem hemen, kuru mama kaplarını ise haftada bir temizliyorum. Temizliği kolay olsun diye porselen tabak kullanıyorum artık. Ayrıca evimde de 2 adet kedim var. Yıllık karma aşıları, kuduz aşıları, parazit damlalarını düzenli takip ediyorum. Sokaktakilerin de belediyenin ilgili kurumu tarafından takip edilmeleri gerekiyor. Ancak tabi ki bu takibi yapan yok. Eskiden her köpeğin kulağında etiketi olurdu. Onu da bıraktılar. Etiketli köpeğin en azından kontrol altında olduğunu varsayardık. Şimdi öldürüp gömerek işlerini yaptıklarını sanıyorlar. Çevremde gördüğüm hasta hayvanları bildiriyorum. Siz getirin diyorlar. Siz ne yapıyorsunuz diyorum, biz köpek topluyoruz diyorlar. Neyse yazılacak çok şey var müsait olduğum zaman yazarım daha. |
| Yeni pandemiyi ne zaman ve nereden başlatacaklar bakalım. |
| Rusçu savunmaya geçmiş. Bunlara nasıl bir eğitim veriliyorsa Rusya kutsal bir devlet gibi. |
| hayvanları aşırı suçlamaya gerek yok. ben çok sayıda sokak kedisiyle iç içe yaşıyorum. birşey olmaz demem ama yıllardır böyle ve bir şey olmadı. hayvan düşmanlığı için bahane arayanların aradığı sözleri söylememek lazım. her konuda olunması gerektiği gibi bu konuda da adil olunmalı ve adil konuşulması gerektiğini kanaatindeyim. |
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
Bu mesajda bahsedilenler: @Periah