|
Bahsettiğiniz sistemin çalışmaması için birden çok sebep var. Öncelikle hava-yakıt karışımının motor çalışmıyor iken silindir içine püskürtülmesi ve bas... |
|
Bahsettiğiniz sistemin çalışmaması için birden çok sebep var. Öncelikle hava-yakıt karışımının motor çalışmıyor iken silindir içine püskürtülmesi ve basınçlandırılması ihtiyacı vardır. Normalde bu motorun dönme hareketi ile olan bir işlemdir. Bunu motor duruyorken yapmak için konvansiyonel sisteme ek yeni bir sistem tasarlamak gerekir. Ateşlemeden elde edilecek verimin maksimum olması için en doğru zamanda yapılması lazımdır. Bunun için kam ve krank mili üzerinde hassas ölçüm yapan pozisyon/hız sensörleri vardır. Motor durağan halde iken bu sensörler pozisyon bilgisi gönderemez. Marş motorunun tahriki ile motor döner ve sensörler senkronize olarak pozisyon/hız bilgisini iletmeye başlarlar. Bu sayede bujiler en doğru zamanda ateşlenir. Pozisyon bilgisini sürekli tutabilen enkoderli sensörler kullanılarak bu sorun çözülebilir belki fakat maliyet farkları çok olacaktır. Ayrıca sensörlerden konum bilgisini alabilsek dahi motoru patlamanın en verimli olacağı bölgede hassas bir şekilde durdurmak ve o şekilde tutmak gerekir. Dönme hareketini başlatabilmek için motorun ilk kalkış ataletini yenmek gerekir. Bunu tek silindirden elde edilecek güç (ideal silindir pozisyonunda ateşleme yapıldığını varsayarsak bile) sağlayabilir mi bilemiyorum. Sağlasa dahi çok sarsıntılı ve yumuşak olmayan bir çalıştırma olacaktır. Elektrik motorları ise bunun aksine yüksek tork sağlayabilirler. Kaldı ki bu tork dişli oranı ile yaklaşık 10-12 kat artırılarak motora aktarılır. Bu yumuşsak ve hızlı çalıştırma için yeterlidir. Motorların nihayetinde ticari bir ürün olduğunu düşünürsek, yeni geçilecek sistem (bilinen sorunların çözülebileceği bir sistemin geliştirilebileceğini varsayarsak) eğer performans veya maliyet avantajı sağlamıyorsa tercih edilmek istenmez. Mühendislik ekibi kurulacak, ekstra sistemler eklenecek vs. bunların birim maliyete etkisi çok fazla olacaktır. Günümüzde firmalar 1 lira için dahi fiyat iyileştirme çalışması yapmakta, adetlerle çarpınca anlayabilirsiniz maliyetin etkisini. Ayrıca yeni sistemlerin ekleyeceği karmaşıklık arıza çıkarma ihtimalini de artırmak demektir. Bunların hepsi göz önünde bulundurulduğunda kimse işini fazlasıyla gören basit bir elektrik motorunu bırakıp böyle bir maceraya atılmak istemez. Sorunuzun kısa cevabı, mevcut sistemde böyle bir şey mümkün değildir. Üzerinde çalışma yapılarak belki bir sistem geliştirilebilir ancak mevcut sisteme göre maliyet veya performans artışı oluşturmayacaktır. Kusura bakmayın biraz uzun oldu, vaktim de olunca bildiğim kadarıyla cevaplamaya çalışayım istedim 😊 |
| marş motoru olmadan önden kol ile motora ilk hareketi verebilirsiniz. 1900 yıllarında araçlar böyle çalışıyordu |
| Yokuşa parkedip sürekli vurdurarak çalıştırırsak ihtiyaç kalmaz |
| Hayır olmaz marş moturunun amacı adı üste marş marş motoru ilk harekete geçiren parça volandan öyle bir şey ilerde illa olabilir belki oda belki ama şuan imkansız. |
| Marş motoru olmayan f1 araçları eski olanlar. onlar da şanzımana takılıp çıkarılabilen portatif bir marş motoru kullanıyor. dediğini yapmak için motorun 1 silindirinde sıkışmış hava tutması gerekir. segman kaçaklarından dolayı belli bir süre sonra o pistonun basıncı atmosfer basıncına düşer. stop ettikten hemen sonra belki bu silindire yakıt verilip buji kullanılarak motor döndürülebilir. ancak zaten araç 0 dan çalışabilecek kadar güç üretiyor olsa devir 300-400 bandına düştüğünde araç stop etmez. |
|
Mantıklı bir soru bence. Kimse bunun üzerine çalışmadıysa herhalde sebeplerden birisi elektrik motorlarının giderek daha verimli olması ve ucuzlamasıdır. Sequential direct injection ve artık her silindirde bir adet olan indüksiyon bobini ve ateşleme ile kompresyona ihtiyaç duymadan ilk hareketi büyütmek için bir program yapılamaz mı... Solenoid valfli motorlarda diğer silindirlerin kompresyonları sıfırlanabilir. Zaten motor artık sonraki çalışma için spesifik pozisyonda durdurabiliyor (galiba VW patentiydi). Bence ileri araştırmaya değer, gerçekten kimse düşünmemiş mi, ve düşünenler hangi sorunlarla karşılaşmış. Bir SAE arşivlerini, white paperları araştırmakta fayda var. Hiç değilse belki solenoid valfli modern motorlarda imkanı olabilir. |
| Patlamanın en verimli olacağı şekilde pistonun pozisyonunu durdurma olayı, yanılmıyorsam Mazda'nın SkyActiv-X denen motorlarında yapıldı. Örneğin ışıkta durulduğunda, stop/start devreye girdiğinde bütün pistonları aynı hizada gelecek şekilde durduruyor. Böylelikle ilk ateşlemede motorun start almasında normal stop/startlı araçlara göre daha hızlı çalışıp hareket edebiliyordu. İdeal silindir konumu o motorda var diye biliyorum ama yanlışım varsa bilen biri düzeltsin. Rotary motor gibi düşük hacimden yüksek beygir çıkartabilen ama piyasada kabul görmemesinin altında yatan temel nedenler motorları yaygınlığını önlüyor. Nihayetinde son kullanıcıların büyük kısmı kullanılan teknolojiye değil fiyata bakıyor... |
|
Sorun soğuk çalıştırma hocam, ama diğer zamanlarda tercih ediliyor çünkü konvansiyonel marştan daha hızlı, daha kararlı ve sarsıntısız çalşabiliyormuş. Bir araştırmada 5 strok yeterli oluyor denmiş. Ford heyecanlı, genç bir fima değil, kolay kolay ar-ge projesi başlatmıyor. Chrysler, Nissan, Mazda diğer kullanan üreciler. Epey döküman da var. IC motorlarda bugün bildiklerimizle yapılamaması tuhaf olurdu. Solenoid valfler yaygınlaşırsa soğuk start da daha kararlı olabilir bence. Asıl garip olan, 12 senedir olan şeyi nasıl duymamışız, otomotivle son çalıştığım zamanlar. Çok eskiden mümkün, manuel avanslı Ford T'lerde mesela, (detonation start) ama onlar ~1:6 kompresyonlu, saymıyoruz. https://www.mazda.com/en/innovation/technology/env/i-stop |
|
Teknoloji tıpkı dallanan bir ağaç gibi, tam olarak evrim modeliyle ilerliyor. Eski motorlarda "bang" start, "shot" start denilen, bugün detonation (vuruntu) çalıştıması dedikleri çalıştırma yöntemi var. Fakat bu motorlar düşük kompresyonlulardı ve çalıştırılan silindirin diğer silindirlerdeki büyük kompresyonları yenmesi gerekmiyordu. Tüfek fişeğiyle çalıştırılan tarım motorları, traktörler, manyetoyla çalışırılabilen Ford-T motoru vardı zaten. Ama soğukken dışardan harici şekilde ısıtmak şart. Bunun şimdiye kadar gelişmemiş olmasını ilk mesajımdaki gibi elektrik motorlarının başarısına veriyorum galiba. Modern motorlarda tekrar araştırılması start-stop sisteminin zorunlu olduğu zamanlar. Elektrik motorları 90'lardan itibaren hızlı gelişme gösterdi. Eskiden soğuk motorlar zor çalışırdı, ufak bir yanlışta bazı karbüratörlü motorlar boğulurdu... Esasen çalışma kararlılığı karbüratör yerine enjeksiyonun gelmesinin sonucu değil, aynı zamana denk gelen marş hızlarının artmasının sonucu. Böyle de önemli bir şey marş. Bu dönemde marş devri 150'den ~300 rpm'e çıktı ve soğuk çalışma kararlılığı çok iyileşti. Ek olarak, elektronik ateşleme sayesinde (her strokta on defa gibi) art arda ateşleme gibi yöntemler geldi. Alfa'nın "twin-spark"ı, GM'in HEI'si bunlar ilk çalışma kararlılığı için de geliştirici oldu. Marş motorlarının 300~1500 W olduğunu düşünürsek (en çok ~2 hp) marş hareketini verebilmek için büyük kompresyonlara ihtiyaç olmadığı açıktır sanıyorum. Büyük kompresyonlar olmadan ateşlemenin vereceği genleşme, motoru düşük devirde çevirmek için yeterli. Ama buradaki sizin yaratıcı şekilde öngörebildiğiniz koreografiyi sağlayabilecek bilgisayar gücü de nispeten yeni. Uzun senelerdir (ve halen) voltaj güvenliği ile 12V sistemi otomotivdeki bilgiisayar ve sensör veri yeteneğini kısıtlayan önemli bir engel. Ancak 2006'larda bu koreografileri çalışmak anlamlı oldu fikrindeyim. Ek olarak benzinli motorlarda direct direct injection'ın yaygınlaşması da bu zamanalr. Yine de tekrarlanabilir, güvenli soğuk çalıştırma için halen harici marş motoru gerekiyor. Ama solenoid valfler gibi henüz yaygınlaşmamış teknikler var. Ben soğuk çalıştırmada da ümitliyim. Her siindirin valf zamanlaması kontrol edilebiliyorsa, kompresyon da buharlı bir motormuş gibi yavaşça artırılabilir, ve ilk ateşlemelerde sadece hız kazanıncaya kadar diğer siilindirlerin kompresyonları sıfırlanabilir. Ek olarak Almanya'nın endüstri-4'ü yeni motor fabrikalarına giriyor, eskiden ancak üniversite araştırmalarında toplanabilien veriler, büyük data bulutları üretim bantlarındaki her motordan alınıyor. Her ne kadar sektörün ana ilgisi artık elektrik motorları olsa da yakın gelecekte bu verilerden de yeni şeyler öğrenilecek. Yine de evrimin şans faktörü rastlantılarından azade değiliz. Sulu aküler de tarih olacak gibi, elektrik motorları halen gelişiyor, daha küçük, daha güçlü... yeni aküler çok daha başarılı. Ar-ge zamanı gelince maliyetleri tahmin edip yapalım veya yapmayalım diye karar verecekler. Gerçekten yakın takipler var son zamanlarda. İngilizler vakum içinde düşük sürtünmeli volanla enerji depolayıp start-stopta kullanılacak bir sistem geliştirdiler ve prototip epey başarılıydı. İşin detaylarına girmeden tam olarak ne olacağını tahmin edemiyorum, çok küçük bir detaydan, detay-maliyetten dolayı koskoca bir teknoloji koridoru senelerce kapanabiliyor, ama ar-ge kuşmaşı olan kişiler veya akademik dökümantasyon disiplini olan kuruluşlar bunların farkında ve yeri geldiğinde dosyayı indirip tekniği kaldığı yerden devam ettirebiliyor. Marşsız çalıştırma da bence buna bir örnek olmuş. |
| İlk hareket için gerekli olan marş motorunun yaptığı hareketi direk olarak silindirlere buji ile yapılamazmı? Sonuçta işi yapan ateşleme olayı.Pek mekanik bilgim yok. Sadece merakımdan soruyorum. Pek bilgi bulamadım. Sadece F1 araçları var. Onlarda ağırlık tasarrufundan dolayı. Kontak çevrildiğinde ateşleme bujiden silindir içindeki yakıt-hava karışımını yakıp oluşan basınç silindirleri döndüremiyormu? Buradaki mantık ne acaba? |
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.
| Marş motoru yada onun fonksiyonuna benzer bir zımbırtı olmaması için ateşleme olmaması lazım yani motor olmaması lazım, dönme hareketini marş motoru yaptırıyor, örneğin elektrik motoruda aynı görevi görerek bir çok döndürmeli aletin çalışmasını sağlar, zaten marş motoru da bir nevi elektrik motoru zaten. |
| Yanıtlarınız için çok teşekkür ederim. Aslında elektronik olarak bir çok sorun halledilebilir. Sanırım maliyetten dolayı kolay yol olarak benimsenmiş. |
| MHEV'lerde yok. |
|
çamaşır makinesinin mekaniğine güç veren sistemi uygularlarsa neden olmasın :) zaten her araçta akü var.. motor ilk hareketten sonra zaten enerjisini petrolden alıyor.. |
| LG çamaşır makinelerinde olan direct drive motor sistemi yapılamaz mı? |
Patlamanin olmasi icin silindirin icinde hava yakit karisimi ve yeterli basinc olmasi lazim. Duran bir silindirde bunu elde etmek cok zor. Ilk hareketi verdikten sonra zaten atesleme ile normal devirine yukseliyor motor. |
| Benim tahminim, ilk hareketin patlama ile şok etkisi yapması. Yani marş motoru bu etkiyi yok etmesinden dolayı tercih ediliyor olabilir.. |
| Sıkıştırma olmadan patlama olmaz. |
Öncelikle hava-yakıt karışımının motor çalışmıyor iken silindir içine püskürtülmesi ve basınçlandırılması ihtiyacı vardır. Normalde bu motorun dönme hareketi ile olan bir işlemdir. Bunu motor duruyorken yapmak için konvansiyonel sisteme ek yeni bir sistem tasarlamak gerekir.
Ateşlemeden elde edilecek verimin maksimum olması için en doğru zamanda yapılması lazımdır. Bunun için kam ve krank mili üzerinde hassas ölçüm yapan pozisyon/hız sensörleri vardır. Motor durağan halde iken bu sensörler pozisyon bilgisi gönderemez. Marş motorunun tahriki ile motor döner ve sensörler senkronize olarak pozisyon/hız bilgisini iletmeye başlarlar. Bu sayede bujiler en doğru zamanda ateşlenir. Pozisyon bilgisini sürekli tutabilen enkoderli sensörler kullanılarak bu sorun çözülebilir belki fakat maliyet farkları çok olacaktır. Ayrıca sensörlerden konum bilgisini alabilsek dahi motoru patlamanın en verimli olacağı bölgede hassas bir şekilde durdurmak ve o şekilde tutmak gerekir.
Dönme hareketini başlatabilmek için motorun ilk kalkış ataletini yenmek gerekir. Bunu tek silindirden elde edilecek güç (ideal silindir pozisyonunda ateşleme yapıldığını varsayarsak bile) sağlayabilir mi bilemiyorum. Sağlasa dahi çok sarsıntılı ve yumuşak olmayan bir çalıştırma olacaktır. Elektrik motorları ise bunun aksine yüksek tork sağlayabilirler. Kaldı ki bu tork dişli oranı ile yaklaşık 10-12 kat artırılarak motora aktarılır. Bu yumuşsak ve hızlı çalıştırma için yeterlidir.
Motorların nihayetinde ticari bir ürün olduğunu düşünürsek, yeni geçilecek sistem (bilinen sorunların çözülebileceği bir sistemin geliştirilebileceğini varsayarsak) eğer performans veya maliyet avantajı sağlamıyorsa tercih edilmek istenmez. Mühendislik ekibi kurulacak, ekstra sistemler eklenecek vs. bunların birim maliyete etkisi çok fazla olacaktır. Günümüzde firmalar 1 lira için dahi fiyat iyileştirme çalışması yapmakta, adetlerle çarpınca anlayabilirsiniz maliyetin etkisini. Ayrıca yeni sistemlerin ekleyeceği karmaşıklık arıza çıkarma ihtimalini de artırmak demektir. Bunların hepsi göz önünde bulundurulduğunda kimse işini fazlasıyla gören basit bir elektrik motorunu bırakıp böyle bir maceraya atılmak istemez.
Sorunuzun kısa cevabı, mevcut sistemde böyle bir şey mümkün değildir. Üzerinde çalışma yapılarak belki bir sistem geliştirilebilir ancak mevcut sisteme göre maliyet veya performans artışı oluşturmayacaktır.
Kusura bakmayın biraz uzun oldu, vaktim de olunca bildiğim kadarıyla cevaplamaya çalışayım istedim 😊
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle