Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir
77
Cevap
5928
Tıklama
216
Öne Çıkarma
Ziraat ve hayvancılık bir toplumun temelidir
S
8 yıl (9438 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

Videoyu izlemek için tıklayınız


Ve biz bilinçli olarak yok ediyoruz çiftçimizi. Aferin bize.

DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.

Üye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.

Üye Ol Şimdi Değil



S
8 yıl (2063 mesaj)
Yüzbaşı

quote:

Orijinalden alıntı: Erkka

Tabiki ziraat ve hayvancilik onemli ama 21. Yy bilgi çağında toplumun temelinin hayvancilik ve ziraat oldugunun soylenmesi bana dogru gelmiyor.

Rusya gibi bir ülkeden buğday ithal ediyoruz nasıl doğru gelmez.


Bu mesaja 3 cevap geldi.
F
8 yıl (15806 mesaj)
Yüzbaşı

hayvancılık sorunu olduğuna inanmıyorum ülkede öküz çok koyun çok



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 2 cevap geldi.
E
8 yıl (1389 mesaj)
Teğmen

organik hoşaf yapacak kadar tarım olsa yeter
kalan bütçe mehtere ayrılabilir


Bu mesaja 1 cevap geldi.
Ü
8 yıl (29518 mesaj)
Yarbay

Üç tarafımız denizle çevrili ne balıkçılık gelişmiş nede denizciliğimiz.
Tarım alanlarımız var,tarımcılığımız da gelişmiş değil

Böyle garip bir ülkeyiz.



F
8 yıl (5226 mesaj)
Binbaşı

Tarıma gereksiz diyenler dünyanın en geliimiş ülkesi amerika tarımda hayvancılıkta ne durumda baksın gereksiz mi değil mi görsünler.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
G
8 yıl (4381 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: Fatih617

Tarıma gereksiz diyenler dünyanın en geliimiş ülkesi amerika tarımda hayvancılıkta ne durumda baksın gereksiz mi değil mi görsünler.

Adamlarda mazot ucuz makineler ucuz tarim alanlari cok buyuk ve tek kisiye ayit duz verimli topraklar senin burda mazot pahali makineler pahali ustune araziler pay yapila yapila 1 er 2 ser donum kalmis adam 1 donume makine mi alsin napsin sacma sapan tarim politikalari xD mirasci 5 kisiyse 1 kisiye vericen topragi digerlerine ucreti neyse odiyicek alan kisi ha kimsede odiyicek durum yoksa ya satilicak tek kisiye yada iclerinde anlasip kiraya vericekler olmadi iclerinden biri tum alani ekicek yanlissam yanlissin de adam 1 donum yere ne eksin ne bicsinde kar etsin herifler 100 donum 1000 donum araziler var bi ekiyo tum ulkeye satiyo bizde pay ola ola 1 er donum kalmis herkezde 1 donum boyle modern ciftcilik yapilmaz yani kar edemezsin



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.
W
8 yıl (255 mesaj)
Teğmen

Ülkenin mevcut siyasi sistemi değişmeden açılamayacağı ve siyasi baskı altındaki halkın refah seviyesinin yükselemiyeceği düşüncesindeyim.O nedenle ilk öncelik sistemsel değişikliktir.



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >

C
8 yıl (1660 mesaj)
Yüzbaşı

quote:

Orijinalden alıntı: Fernando!

hayvancılık sorunu olduğuna inanmıyorum ülkede öküz çok koyun çok

Hocam dediğiniz çok ayıp ama yakıştıramadım size ya



En azından öküz koyun eti sütü postuylaa falan faydalılar.



< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >

0
8 yıl (9364 mesaj)
Yarbay

Konya büyüklüğünde olan hollandanın yıllık tarım ve hayvansal ürün ihracat rakamı 100 milyar dolar civarında.

Tarımdan hayvancılıktan bir şey olmaz diyenler iyi düşünsün.

Sadece ülke insanını beslemek adına değil giderek artan dünya nüfusunda ileri zamanlarda tarım gıda çok değerli olacaktır.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi 0z0z -- 25 Ağustos 2017; 10:24:27 >

< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >

S
8 yıl (2063 mesaj)
Yüzbaşı

quote:

Orijinalden alıntı: Erkka


quote:

Orijinalden alıntı: BenKimimKimimBen


quote:

Orijinalden alıntı: Erkka

Tabiki ziraat ve hayvancilik onemli ama 21. Yy bilgi çağında toplumun temelinin hayvancilik ve ziraat oldugunun soylenmesi bana dogru gelmiyor.

Rusya gibi bir ülkeden buğday ithal ediyoruz nasıl doğru gelmez.

Toplum temeli deniyor dikkatinizi cektiyse. 2017 senesinde toplumun temelinin sadece tarim ve hayvancilik uzerine kurulmasi cok sacma olur. Ama tabiki kendi beslenmemizi kendimiz saglamaliyiz bu dogru bir soz. Toplum temeli olayin uc noktasi.

Peki tarım ve hayvancılık toplumun temeli olmazsa nasıl sağlıklı beslene biliriz ? Günümüze bakalım hayvancılık ve tarım bitti değil mi ? Domatesinden kayısısına buğdayından fındığına kadar şuursuzca ihracat yapılıyor bunlarla yetinmeyip tohumlarımızı gönderip gdolu tohumlar alıyoruz.
Her şeyi geçtim şuan hayvanlara yedirilen yemleri dahi yurt dışından ithal ediyoruz durum o kadar vahim ki :)


Bu mesaja 1 cevap geldi.
X
8 yıl (5438 mesaj)
Binbaşı

arkadaşlar türkiyenin tarımcılığında ve hayvancılığında muazzam bir komisyoncu payı var.

ben samsun bafralıyım. istanbulda doğdum fakat neredeyse her tatilde memleektime giderim. eniştem aynı ilçede önde gelen meyve-sebze komisyoncularından birisidir. işin içini azda olsa biliyorum.

bakın mersin-antalya gibi artık şirket hatta holdingleşmiş bölgeler hariç neredeyse tüm anadoluda tarım komisyoncular üzerinden yürür.

hem malın üretildiği ilçede ve şehirde komisyoncular vardır hemde malın satıldığı şehirde. iki komisyoncu kendi arasında anlaşır üretilen yerde ki komisyoncu malı çiftçiden alır kendi komisyonu ve ulaşım masrafını ekler büyük şehirdeki komisyoncuya verir. oda kendi komisyonu ekler pazarcıya-markete verir, oda kendi komisyonunu ekler halka verir.

yani çiftçi (tüm masraflar + ne kadar kar edebilirse karı) + bölgesel komisyoncu (komsiyoncu işçisinin maliyetide var) + ulaşım masrafı (araç kredisi+mazot+şöför parası+araç vergisi) + şehir komiyoncusu (kendi işçi masrafıda var) + pazarcı market komisyonu = halka sunulan fiyat.

eğer blgesel çiftçinin çalıştırmak için kendi insanı yoksa, yani çocukları yoksa, göç etmişte tarlayı-araziyi doğrudan komisyoncu kendi işçisinede toplatır. bu duurmda çiftçinin eline genelde masrafı+cüzi bir para geçer.

doğrudan kendi arazilerini komisyonculara kiralayanlarda var bunların geneli ihtiyar insanlar.

ulaşım masrafınıda küçümsemeyin. eğer komisyoncunun kendi kamyon-tırı-şöförü varsa aldığı mala hem kendi karını hemde bu kamyon-tırın kredi borcunu + yakıtını + şöför parasını ekler. kendi kamyonu değilse nakliyeci şirketse o masraf dahada artar.

büyük marketler bazen doğrudan çiftçiden yahut bölgesel komisyoncudan alabiliyor eğer bağlantı kurabilirse. bu durumda market fiyatını pazardan bazen daha uyguna görebiliyorsunuz.

ayrıca bu işte mafyalaşmada var. özellikle istanbuldaki büyük halde emin olun mafyavari artık o işin başı olmuş adamlar-aileler var. siz malı ucuza getirtseniz bile onlarla çalışmak, onların fiyatından vermek zorundasınız yoksa nanay oluyorsunuz.

kısacası komisyoncu ve aracı fiyatı çok yüksek. hayvancılıktada çok yüksek. hayvancılıkta birde ortaya mezbaha payı giriyor.

çifçinin masrafına gelirsek, eğer kendi insanı yoksa, modern tarım teçhizatıda yoksa mecburen ırgat-yevmiyeci çalıştırır. bu hem adamın karını düşürür, hemde tarımcılıkla ilgili hevesini bitirir. avrupada amerikada modern teçhizat ile 2 kişiyle yapılan bir ekim işi halen türkiyede 5-6 kişiyle yapılıyor.

mazot paraları, kur yüzünden kullanmanız gereken gübre, ilaç, tohum fiyatlarının yüksekliğini zaten söylemiyorum.

buğday, şeker pancarı gibi ürünlerde bu iş daha düşük olsada sebze ve meyvede ne yazıkki böyle.

devlet bir sistem kurmadıkça, ortadan bu komisyoncuları defetmedikçe, tarım memleketleri ile büyükşehir arasındaki ulaşımı en ucuz ve en hızlı hale getirmek için büyük projeler üretmedikçe halk hem pahalıya yer hemde çiftçi eline geçen para az olduğu için büyük şehire göç eder.

şu an halen anadoluda pekçok köyün yolu düzgün değil, sık sık kesilen eletrik suyu var, kanalizasyon sistemleri kötü. köyler bakımsız, pekçok köye toplu ulaşım yok. tarımcılıkda mevsim riskleride var. bir yıl çok iyi kazanır diğer yıl bir yağmurda, bir doluda, bir selde, bir kuraklıkta geçen yılki karınızla içede geçebiliyorsunuz.

bunlardan dolayı genç köylü nufus kaçıyor köylerden. bu şartlar altında haklılarda.

hükümetler özellikel sanayi yatırımlarını anadoluya yaymadıkça, istihtam oluşturmadıkça o köylü nufusda köylerine dönmeyecek. en azındna anadoluda sanayileşme olsaydı bu köylüler kendileri eker yine kendi şehirlerine mallarını satarlardı. köylerini bırakmazlardı.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Xreleave -- 27 Ağustos 2017; 0:41:51 >
Bu mesaja 1 cevap geldi.
H
8 yıl (2365 mesaj)
Binbaşı

Sifir noktasindayiz



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >

B
8 yıl (728 mesaj)
Teğmen

olay milletin rahata ve şehir hayatına alışması kimse köye gidip hayvancılık yapmak istemiyor tembelleşme den kaynaklı bir durum he birde ego kimse yakıştıramaz kendine köylü hayvancılığı filan altına son model bir araba çekip 1500 tl ye çalışıp ömür boyu borç ödemek daha iyi kızlara hava atıcak çünkü arabayla gibi gibi problemler


Bu mesaja 2 cevap geldi.
.
8 yıl (687 mesaj)
Yüzbaşı

Arkadaşlar size durumu izah edeyim.

Malatyada yaşıyorum. 40 dönüm kayısı bahçemiz var. 500 civarı kayısı ağacımız var. Size kısa bir hesap yapayım bir görün sonra neden çiftçiliğin bittiğine hak vereceksiniz.

Şimdi kayısı meyvesinin ortalama iyi verime gelmesi 12-13 yıl sürüyor. İyi bakarsanız 30-35e kadar çok iyi verim alırsınız.

Bu yılın hesabını dökeyim görün.

Kayısıya atılan ilaçlar: Tomur ilacı, Çiçek ilacı(2x), Çil ilacı(Mantarda denir. Yağmurun fazla yağmasına göre fazla atılır (3x)), Böcek zehiri(2x) bunlar zorunlu olarak kayısının zarar görmemesi için atılır. Ortalama 500 ağaca işcilik dılındaki maliyeti 9000 civarı tuttu.

Gübre: Her yıl atılsa daha iyi olur lakin 2 senede bir atılır. Bu yıl suni gübre attık malumunuz inek gübresi uçuk fiyatta. Ortalama maliyeti 5000 işcilik dahil.

Sulama: Dönüm başı su kullanma ücreti 150 lira. 40 dönüm 6000 lira su parası yapar. Artı dinamo çalışıyor elektriğinide eklersek 8000. Senede ortalama 7-8 kez sulama yapılıyor işciğide 100 liradan 800. Ettimi 8800lira.

Çapalama, Budama, Bahçe bakımları ortalama işcilikle 1500 civarı tutar.

Sene boyu bu bakımları yapabilmek için haftasonları sürekli ben,babam,kardeşlerim gideriz. Bahçemizde merkeze yakın sayılır 25km. git gel 50KM. Her gidiş geliş mazotu yeme içme dahil 40 lira olsa. Kayısı toplama sezonu hariç 50 kere gidip gelsek ettimi 2000lira.

Bu yıl çok şükür kayısı bereketliydi. Çok tuttuğu için büyük boy olmasada çok küçük meyve değildi. Gelelim en büyük masrafa. 500 Ağaca ben 20 işci tuttum. 10 erkek 10 kadın. Bazıları45 bazıları 30 gün çalıştı. Ortalama 37 diyeyim. Bu yılki yevmiye 55 lira. Yani işci başı 2035 lira yapar. 20 işci etti mi 40700tl.

Henüz satılmadı fakat tahminime göre 20 ton civarı kayısı olur. Geçen gün satın almak için geldiler 20 tona (iri ve ufak kayısı seçilerek ayrı depolanır) Büyük olanlara 5 küçük olanlara 3 lira fiyat biçtiler. Varsayalım 4 lira ortalamadan alsınlar. 20 ton 4 liradan 80000 lira para yapar.

Yani net gelir 80000-9000-5000-8800-1500-2000-40700=13000TL para yapar. Daha buna ailemin çalışmasını yevmiye olarak eklemedim bile. Traktör masraflarını, çapa makınası masraflarını, alet edevat masraflarını, o 50 gün kayısıda geçen yeme içme masraflarını yazmadım.

Şimdi 40 dönüm arazisi olan bir çiftçinin kazandığı paraya bakın. Allah aşkına bakın.

Şimdi ben burdan şunu diyeyim bu tarım bakanlığına, bu borsayı belirleyenlere, Allahtan korkmaz adamlar bu nasıl iş? Kim çiftçilik yapsın bu şekilde? Kim toprağa, 45 derece güneşin altında çalışmaya dayansın.

Arkadaşlar bu sadece kayısı. Bunun kavunu, karpuzu, arpası, buğdayı, elması, portakalı var. OLMAZ Bu şekilde çiftçilik OLMAZ. Yürümez. Bunun sonu şimdiden belli. Kim bu eziyetimizden fayda sağlayıp ceplerini dolduruyorsa hakkım haram zıkkım olsun.

Kusura bakmayın biraz uzun oldu ama işte durum bu vaziyet bu.


Bu mesaja 2 cevap geldi.
İ
8 yıl (2203 mesaj)
Binbaşı

Ne kadar süre tarım ve hayvancılıkla uğraştınız bilmiyorum ama 5 yıl önce bizde tarım ve hayvancılığı mecbır bıraktık

Atadan kalma toprakları ekmiyoruz artık kiraya veriyoruz

Dışarıdan lafla olmuyor o işler

Hayvancılıkta et veya süt hangisi üzerine iş yaprsanız yapın farbrikasyon yem kullanmadığınız sürece verim alamazssınız

4-5 yıl önce ülkemizde olan kuraklık nedeniyle bir çok hayvancılık üzerine kurulu işletmeler büyük yada küçük ölçekli olanlar iflas etti çünkü paket saman diye adlandırlan samanı zamanında paketini 3 tl den hayvancılıkla uğraşanlar almaziken o dönemde 20 tl ye kadar yükseldi

Sütün litresi yazın ortalama 70 kuruş civarında

Bir çuval suni yem ozamanlarda 50 tl den satılmaya başladı ve hala aynı

Kuraklıktan önce bahsettiyimiz yemin en iyi firmaları bile 35 tl den satılıyordu

Bugün kasaptan 40 tl ye aldığın kıyma (benim gözümde etin orta sınıfından bir kademe daha altında düşük kaliteden oluşan et kısmından yapılı) besici kasaba girdiyinde karkas eti dana olursa 19 tl

Dişi hayvan olursa 15-16 tl den karkas et satıyor kesim yaptırıyor

Eeee nasıl para kazanacak sen 15-16 tl den eti sat kasaptan git aynı eti min. 30 tl den al

Çiftçilige deyinmiyorum bile mazot zaten belli gübre tohum ilaçlama işçilik vs vs hesapladınmı o işin içinden çıkamıyorsun

En basitinden anlatayım temmuzda memlekete gittim tatil için tam ekin harman işleri zamanında

Kayın pederim üniversite de memur

Ayrıca hayvancılık ve çiftçilikle uğraşıyorlar

Yardım ettim işlerine birgün akşam oturduk sohbet ediyoruz

Kendilerin 13-14 büyük baş hayvan var

Şimdi tarladan kalkan saman ve mahsulü ayrıca yıllık aldıkları yemi vereriner masraflarını işçiliklerini hespladığımızda yıllık ortalama 50 bin tl civarında yem ve extra ücretler çıkıyor

Soruyorum yıllık ortalama ne kazanıyorsunuz ne satıyorsunuz diye yemin ederim 25-30 bin tl yi geçmiyor

Sadece tarladan kalkan mahsül kış mevsiminde satıldığında 38 bin tl yapıyor

Soruyorum sana bu iş yapılırmı acaba!



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


Bu mesajda bahsedilenler: @Brawilyon
S
8 yıl (9438 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

Köy enstitüleri tekrar açılsa, ne dersler olmalı sizce?


Bu mesaja 1 cevap geldi.
E
8 yıl (17974 mesaj)
Yarbay

Tabiki ziraat ve hayvancilik onemli ama 21. Yy bilgi çağında toplumun temelinin hayvancilik ve ziraat oldugunun soylenmesi bana dogru gelmiyor.



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 4 cevap geldi.
A
8 yıl (577 mesaj)
Yüzbaşı

quote:

Orijinalden alıntı: Fernando!

hayvancılık sorunu olduğuna inanmıyorum ülkede öküz çok koyun çok



< Resime gitmek için tıklayın >



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >

S
8 yıl (3910 mesaj)
Yarbay

Kıymetli arkadaşlar,



Tarım ve hayvancılık sağlam sürdürülebilir ekonominin şartıdır.



Hani derler ya, ya işte bir tane çip bir kamyon patates veya pamuk ediyor diye...

Artık günümüzde böyle değil, şu anda en kıymetli ürün hakiki oynamamış tohumdur.



Şu anda metrobüsteyim, yazamıyorum.

Ancak şunu söyleyeyim. Tarım hayvancılık iktisat tarihi boyunca tüm sektörlerin düzenleyicisi olmuştur.



Biliyor musunuz, Ruslar, Demirel zamanında yaptıkları demir çelik ve diğer fabrikalara para ödemedik karşılığında naranciye verdik. 1lira para çıkmadı devletin kasasından ama Allahın bereketi meyve sebze ile yapıldı hepsi. Konu son derece önemli, şu anda yazamıyorum, sevgiler saygılar kıymetli arkadaşlar





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi sendemail -- 26 Ağustos 2017; 10:41:53 >

< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >