| Ben de uzun süredir bu konuları araştırıyorum.Fakirseniz tamamen hayal,ötesi yok. |
| Kendimi ifsa ediyim. 2009 da actigim konu: |
| Kendimi ifsa ediyim. 2009 da actigim konu:http://forum.donanimhaber.com/m_33238505/tm.htm |
| O dediğin yerler ne kadar çöpse aöf de o kadar çöptür.. |
57.000 dolar hangi program için acaba? Verdiğim linkte UCLA'daki bütün programların ücretlerini görebilirsiniz ve dediğim gibi ücret 30.000 civarı. http://www.registrar.ucla.edu/fees/gradfee.htm State okulları tabiki daha ucuz. Ancak bildiğiniz gibi State ismi geçen okullar çok daha düşük sıralarda genelde ve fiyatlarının daha düşük olması normal. İyi okullar arasında bakınca California üniversitesinin her kampüsü uygun fiyatlarda kalıyor. Duke University'den örnek vermek gerekirse UCLA'da 30.700 dolar öderken Duke'de 47.000 dolar ödemeniz gerektiğini görebilirsiniz. http://admissions.duke.edu/application/aid |
| http://www.admissions.ucla.edu/prospect/budget.htm#budget onlar orada yasayan amerikalilar icin diye biliyorum bu attigim international icin basvururken international olarak basvuruluyor hatta onumuzdeki senelerde uc lerin pahali olmasi yuzunden ucla in mezun sayisinda dusus yasanmasi bekleniyor |
Hocam verdiğimiz fiyatlar arasındaki fark sizin oda kirası, sağlık sigortası, okul gereçleri, kişisel ihtiyaçlar vs. dahil ufak tefek masrafları da dahil ederek söylemeniz. Ben sadece okula ödenecek parayı söyledim. Normalde Calirfonia sakinleri programına göre 10.000-15.000 dolar sadece okula öderken, yabancılar ekstradan 10.000-20.000 dolar kadar okula ödemek durumunda kalıyor. Yaşam masraflarını ekleyince tabiki fiyatlar dediğiniz gibi 50.000 leri geçiyor. Duke'de ise toplam masraf 68.000 dolar civarında. Ama yine de aynı noktadayız kesinlikle, iyi bir okulda master eğitimi almak inanılmaz fiyatlara denk geliyor. Ancak şöyle bir durum var bildiğim kadarıyla, her okulda geçerli mi emin değilim. Mastera kabul aldıktan sonra asistanlık hakkı kazanırsanız, non resident ücretini ödemiyorsunuz. Yani California sakinleriyle aynı ücreti ödüyorsunuz okula. Ayrıca aylık 2.000 dolara yakın asistanlık maaşı alıyorsunuz, bu da okula ödeyeceğiniz tüm masrafı karşılyabilceğiniz anlamına geliyor. Ancak kira ve yaşam masraflarını yine ailenizden temin etmeniz lazım. Bu durumda maddi durumunuz iyi sayılabilcek düzeydeyse master imkansız değil gibi görünüyor. |
Irlanda eskiden gunumuzun Hindistan ve Filipinler yerine kullanilirdi, ucuz is gucu ve Ingilizce bilmeleri sebebiyle. Sonradan pahalilasti diye firmalar cekildi oradan. Maas olarak iyi oldugunu nerden baktin? Glassdoor a bakinca hemen: http://www.glassdoor.com.au/Salary/Cisco-Systems-Ireland-Salaries-EI_IE1425.0,13_IL.14,21_IN70.htm Normal Software Engineer 42 bin, senior ise 63 bin euro aliyor. Range olarak bakarsak 32 bin euro ya kadar dustugunu goruyoruz, yani yeni mezun birisi 35 bin euro ya falan calisir orada. HP dersen: http://www.glassdoor.com.au/Salary/Hewlett-Packard-Ireland-Salaries-EI_IE327.0,15_IL.16,23_IN70.htm Cisco ile hemen hemen ayni Google desen: http://www.glassdoor.com.au/Salary/Google-Ireland-Salaries-EI_IE9079.0,6_IL.7,14_IN70.htm 60 bin ortalama diyor fakat bu Senior ile karisik ortalama. SWE II ninkisi 52 bin euro, SWE II demek 2-3 yil deneyim veya Ph.D demek Google a gore. Yani 45-50 bin euro civari beklenir yeni mezun icin. Rastgele is sayfasina girdim bunu buldum misal: http://jobview.monster.ie/Embedded-Linux-Software-Engineer-Job-Dublin-Dublin-Ireland-145488091.aspx?jobPosition=7 45 ile 65 bin euro diyor, minimum 5 yillik deneyim istiyor ustelik. Junior diye bakiyorum: http://jobview.monster.ie/Junior-Developer-Carlow-35k-Job-Carlow-Ireland-144764507.aspx?jobPosition=7 35 bin euro diyor. Bunlar brut salary, net degil! Gelir vergisi odeyeceksin. Hadi boyle bir yere girdin: 35 bin euro luk brut yillik gelirin, vergiden sonra 28 bin euro yilliga dusuyor yani ayda 2350 euro civari. Hadi Google gibi bir yere 50 bin euro ile girdin, vergiden sonra 35 bin euro ya dusuyor yillik. Aylik 2950 euro yapiyor. 5-10 yil sonra Senior oldun Google'da en kral sensin 80 bin euro veriyorlar diyelim (total compensation ile en yuksek o). Yillik gelirin 50 bin euro oluyor, aylik 4,200 euro ediyor. Ben maaslarin nesi iyi goremiyorum burada? Kanada'yi ornek verelim: http://www.glassdoor.com.au/GD/Salary/Google-Canada-Salaries-EI_IE9079.0,6_IL.7,13_IN3.htm?filter.jobTitleFTS=software Ilk girdiginde 80 bin dolar alirsin, vergiden sonra 62 bin dolar yapar, buda 44 bin euro ya denk geliyor. Cost of living e bakalim: http://www.numbeo.com/cost-of-living/compare_cities.jsp?country1=Ireland&city1=Dublin&country2=Canada&city2=Toronto Toronto, Dublin'den 12% daha ucuz! Yani Irlanda'daki yeni mezun maasin (vergiden sonra 28 bin euro) sana Kanada'da 25 bin euro (35.5 bin dolar, yani brut olarak 42 bin dolar) a denk geliyor. Oteki turlu hesaplarsak, Kanada'daki net maasin Irlanda'ya gore 69.5 bin dolar yani 48.5 euro ediyor, diger bir degisle, senin Kanada'daki gelirin yeni mezun olarak Irlanda'dakinin 60% ustu oluyor. Sevkini kirmak istemem ama boyle hesaplamalisin, oyle internetten bakip Turkiye ile karsilastirdim maasi TRY olarak cok iyi geldi diye dusunme kesinlikle! |
Kanada mı Amerika mı daha iyi peki? Vergi düştüğünde hangisinde elimizde daha çok para kalır |
ABD daha iyi tabiki. Fakat oranin sorunu dedigim gibi H1B. |
Dostum ne demek. Bende zamaninda senin yapicagin hatayi yapip Avustralya'ya geldim. Gelmeden once Turkiye'de oo yeni mezun maaslari 60 bin dolar, okurken calisma izni de var vs diye geldim buraya. Okurken surekli is aradim 2. yilimda anca bulabildim. Mezun olduktan sonra yillik 62 bin dolara is buldum, vergisiydi, zorunlu emeklilik fonuydu susuydu busuydu derken cebime aylik gecen para $3500 civari oldu. Allah'tan baska bir is buldum degistirecegim yakinda, maasimda artacak. Benim gibi yapmayip ABD'ye veya Kanada'ya giden bir kac tanidigim ise parayi kirdi. ABD'de yillik 100 bin dolarin altina calisan tanimiyorum (yeni mezun Computer Science). Vergiden sonra da 70 bin dolar civari ediyor (100 bin brutun). Hatta bazisi uyaniklik edip 3-5 firmaya ayni anda mulakat yapip hepsiyle kontrati ayni ana denk getirmeye calisiyor ki en ustteki iki firmayi birbiriyle oynatip Google gibi bir yerden yillik 110 bin dolar maas + 70 bin dolar stok + bonus seklinde universite mezunu olarak anlasiyor. Finlandiya icin gelirsek. Zamaninda bende arastiriyordum fakat 2015 sonrasi parali olacak deniyordu. Simdi birdaha baktim, parali olma tasarisi kalkti deniyor. Gidilebilinir. Norvec icin ise simdi baktim: http://www.udi.no/en/want-to-apply/work-immigration/skilled-workers/?c=tur#link-816 Is vizesi isvicre gibi degil. Diplomasi ve is teklifi olan herkes aliyor gibi fakat is durumu nasildir hic bir fikrim yok. Kanada'da diplomanin taninirligi derken, universitelerin master icin diyorsan olmaz. |
Finlandiya olayi sadece orada degil hemen hemen butun Avrupa'da var zaten (Britanya haric). Ha bazi firmalar globallesiyor (misal Isvec'te Spotify) ve "multi-site engineering" dedigimiz kavrama geciyor. Onlarda yaptigin is Ingilizce olmak zorunda o yuzden dil olayina bu firmalar takilmiyor ama sayilari gayet az ve: https://www.spotify.com/au/jobs/view/oPCjZfwt/ Ornegi gibi en az 3 yil deneyim istiyor (ki bu deneyimin icinde "multi-instance" ve "micro service architecture" back-end deneyimi olmasi gerekiyor) Turkiye olayina gelirsek. Disarida Master okuyup TR'ye gelirsen 2 sey olabilir: a) Teknik bilgin artar boylelikle girmesi zor ama iyi olan firmalar (ender de olsa) seni ise alabilir ornegin: http://www.citusdata.com/jobs/jrdev Ortaklari Turk olup, ABD'den aldiklari yatirimla TR ofisi acan bir firma. Deneyimli muhendise 7 bin TL oduyorlarmis: http://www.glassdoor.com.au/Salary/Citus-Data-Turkey-Salaries-EI_IE655866.0,10_IL.11,17_IN238.htm b) Diger cogunluk, teknik bilginin Master dan once zaten yettigi yerler. Turkiye'deki arkadaslarin dedigine gore bu tarz yerler yurt disinda okuyanlara 300-500 lira fazla odermis. Ben onlarin yalancisiyim, cunku TR'de hic calismadim. Ha bide su var, bazi yerler bunu da yapmaz, Ingiltere'de iyi bir uni okuyup mezun olan arkadasim, TR'de su an "intern". |
Gereksiz mi asla degil! Fakat alakasizlik var mi dersen evet derim. Su video yu izlemeni tavsiye ederim, ve evet konusan adam Turk, ABD'den yeni tasinmis halinde orayi anlatiyor. Computer Vision olarak degil, genel olarak algila: https://www.youtube.com/watch?v=M17oGxh3Ny8 Pozisyon olarak daha avantajli degil. Sadece kademesi daha yuksek. Fakat undergraduate'dan baslayan birisinin 5 yilda edindigi kademe senin 5 yil Ph.D yaptiktan sonra girdigin kademeden daha yuksek olur. Fakat olaya undergraduate ve Ph.D kademesi olarak bakarsak Ph.D daha yuksek olur. En basitinden Google a basvurunca sana (mezun olarak) sana bizde su pozisyonlar var. Bize en cok istediginden en aza kadar sirala ve gonder diyorlar. Ph.D ni yaptigin dal ile ilgili olmak zorunda degil bu. |
|
beyler hali hazırda jeoloji mühendisliğindeyim master yaparken petrol üzerine yoğunlaşmak istiyorum şu an çaprazdayım sağlık sorunu nedeniyle gidemedim okula ama kağıt üzerinde 3. sınıf görünüyorum yani ortalamamı hayli yükseltme şansım var seneye ilk dönem.. coloradol of mines da petrol üzerine yüksek lisans programı varmış burada ayrıntıları yazıyor http://geology.mines.edu/Professional-Master-Petroleum-Reservoir-Systems bir de aynısını manchester üniversitesinde buldum colorado daki 2 sene ingilteredeki 1 sene amacım büyük petrol şirketlerinde petrol jeologu olmak bunun içinb türkiyedeki rekabetçi ve çarpık eğitim sistemi yerine sadece ilgileneceğim alanla ilgili çalışma yaparak uzman olmak istiyorum http://www.seaes.manchester.ac.uk/study/postgraduate/postgraduate-taught-courses/petroleum-geoscience-msc/ sizce hangisi daha iyidir ve şartları nedir ? okul ortalaması için belirli bi sınır var mı ? ingilizce seviyesi için toefl ya da ielts mi hangilerine girmem gerekiyor ingilizcem iyidir yani duyduğumu anlıyorum ancak konuşmam için gereken kelimenin türkçesi aklıma geliyor fakat o an kafamda translate edemiyorum ingilizcemi geliştirirsem eğer yüksek bi seviyede olurum buna inanıyorum fakat petrol jeolojisi ya da rezervuar, organik jeokimya ile ilgili türkiyede zengin kaynak bulamazken -özellikle petrol jeolojisinde sadece nurettin sonel'in kitabı var- yurt dışında bu alanda uzmanlaşmak ve sonrasında denklik ile akademisyenlik ya da büyük şirketlerde -slb gibi- iş bulmak daha mantıklı değil mi ? |
|
Şu linkteki soru için yardımcı olurmusunuz :(( https://forum.donanimhaber.com/showTopic.asp?m=114309102&p=1#114309102 |
Kendimi ifsa ediyim. 2009 da actigim konu:http://forum.donanimhaber.com/m_33238505/tm.htm |
https://cmbserbestbolge.wordpress.com/2013/09/21/odtu-ogrencisinin-master-ve-doktora-ile-ilgili-bilmesi-gerekenler/comment-page-1/ baya projeleri olan birisi "çağrı mert bakırcı". top okulların hepsinden reddedildiğini söylüyor. |
|
hocam müsaitseniz birkaç soru sormak istiyorum. ilk başta özelden yazmayı düşündüm ama vereceğiniz bilgiler belki başkalarının da işine yarar diye o yüzden açıktan yazıyorum. konunuzu dağıttım için özür dilerim. cevap vermek isterseniz acele edip kısa cevap vermeniz yerine ayrıntılı cevap vermenizi tercih ederim. büyük ihtimalle yoğunsunuzdur. yazmak istiyorsanız parça parça okudukça da yazabilirsiniz önemli değil. sonuçta uzun bir yazı olacak. yardımcı olursanız gerçekten çok sevinirim. 2009 yılında açtığınız konuyu gördüm kod yazmaya dair en ufak bir fikriniz dahi yokken 7 sene gibi kısa bir süre içinde kendinizi öyle geliştirmişsiniz ki yabancı bir ülkede asistanlık yapıyorsunuz ve maaş alıyorsunuz. bu gerçekten inanılmaz. benim halimden anlasanız anlasanız siz anlarsınız diye düşünüyorum. öncelikle kendim hakkımda bilgi vereyim. liseden sayısal olarak mezun oldum. sayısalım iyiydi sözelim ise baya kötüydü. bilgisayar mühendisliği çok istiyordum fakat hem ingilizce öğrenmek yemediği için hem de türkiyede mühendisler emeğinin karşılığını alamadığını düşündüğüm için okul öncesi öğretmenliğini seçtim belki biraz saçma gelecek ama durum bu. açıkçası hayalimde oyun programcısı olmak vardı ve bunun türkiyede olmasının imkansız olduğunu, olsam bile para kazanamayacağımı düşünüyordum. mühendis olup sabahlara kadar kod yazmak ve 3 kuruşa köpek gibi çalıştırıp asgari ücret almaktansa çoluğun çocuğun sümüğünü silerim daha iyi diye düşündüm. sınıfımdakiler 0 fen ve birkaç matematik netiyle bölüme yerleşirken ben de tam tersi 15-20 türkçe ve 7 sosyalle yerleştim. mat ve fen neredeyse full idi. okul öncesi öğretmenliği seçmemin nedeni o zamanlar kpssden 45 ile alım yapıyordu. zaten öğretmen liseli olduğum için ek puan da veriyordu. ben bitirene kadar puanlar 80e fırladı. devletimiz hiçbir şeyi planlamadığı gibi bu alımları da planlamadı ve ben atanamadım. şu an da kpssye çalışıyorum. bu senenin başında süpriz diyerek kpss sınavını temmuzdan mayısa çektiler ve de çalışmamız gereken konular azmış gibi birde alan sınavı getirdiler. ve bunların hepsini bu şubatta duyurdular. neyse durumum baya zor. bende bu sebeplerden ötürü kpss haricinde bir çıkış yolu arıyorum. aslında aramaya çok önceden başladım. çünkü bu 3. kez kpssye girişim olacak.bu arada ales sınavına da girdim büyük ihtimalle memleketimde bir yüksek lisans programına başvurup kazanabilirim ama burada yükseklisans bile ayağa düşmüş durumda. torpilsiz asistanlık/araştırma görevliliği falan zor. o yüzden ingilizce öğrenip yurtdışı imkanlarını zorlamaya karar verdim. sizden tavsiyelerim de çoğunlukla ingilizce öğrenmek konusunda olacak. google kullanmayı elbette biliyorum ama tavsiyeler hep aynı ve hiçbiri işe yaramıyor. en azından bende yaramıyor. birinin bana mentorluk yapmasına ihtiyacım var. ingilizceyi öğrenmek için ilk yaptığım iş bir sürü altyazılı dizi ve film izlemek oldu. amacım en azından kulak dolgunluğuna sahip olmaktı fakat kendimi sanırım dizinin konusuna kaptırıyorum ve altyazılara çok odaklanıyorum. bitirdikten sonra altyazısız dinlediğimde hiçbir cümleyi seçemiyorum. çoğu şey bana anlamsız lagalugalar olarak geliyor. ki izlediğim dizileri de çoğunlukla günlük konuşmaların geçtiği basit dizilerden seçiyorum. baktım olmuyor memrise diye bir site var oradan çalışmaya başladım. her bir kelimeyi öyle bir ezberletmeye çalışıyor ki sanki program bir spastiğe ingilizce öğretiyor. son derece rahatsızlık verici.biraz sıkıldım, fakat dayandım baya bir müddet sonra A1 başlangıç seviye diye bir dersin ortalama 500/1530 unun tamamladım (arada kelimeelri öğrendikçe basit cümleler de kurduruyor). sonra sıkıldım biraz ara verdim. bir müddet sonra eski öğrendiğim cümlelere bakdım ve neredeyse hiçbir şey hatırlamıyorum. kafayı yiyecem. çok basit şeyleri tabi ki biliyorum ama zaten ben 'it is a pencil' seviyesindeydim hala aynı yerdeyim. üniversitedeyken de sınavlara ezberleyip girerdim yapardım da ama o günün akşamında dahi her şeyi unuturdum. sanırım öyle bişey oldu. neyse moralim bozuldu. anladım ki kelimeleri direk ezberleyince benim kafada durmuyor. gerçek yaşantılarla öğrenmem lazım. önce yurt dışında dil bursu bulabilir miyim diye araştırdım. adamlar dil bursu vermek için ieltsden 6 falan istiyorlar. zaten o seviyede olsam dil öğrenmeye ihtiyacım olmaz. param zaten yok. geçen sene bir dönem mebde ücretli öğretmenlik yaptım kazandığım parayla da kpss için dershaneye yazıldım. babam da emekli zaten aldığı maaş eve anca yetiyor. annem ev hanımı. kısacası yurt dışında dil okulu için harcayacak param yok. ücretsiz olarak ne yapabilirim diye bakarken şu bloğa denk geldim. blok gümlemiş galiba o yüzden webchacheden kaydını veriyorum. link http://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:https://blog8180.wordpress.com/2016/01/24/masallar-diyari-norvecte-1-yil-evs/ tabi ki beklenen oldu ve yine gaza geldim. evs olaylarını biraz araştırdım. projeden projeye değişiyor diyor ama en az %5 ingilizce yetiyor diyor. ama bu halimle yurt dışına gitsem ne halt yerim bilemiyorum. daha anadili ingilizce olan kişileri anlayamıyorken proje grubunda çinli de olacak ispanyolda. okuldan kalan ingilizcem var ama o da basit kelime kalıpları ve birkaç kelime. üniversiteyi edirnede okuğum sırada nadir de olsa yabancılara denk geliyordum. turistler en azından gençler ingilizce bilir diye düşüp arada sırada bana denk gelip soru soruyorlardı. telaffuzum çok kötü olduğu için konuşmaya bile utanıyordum. cevap vereceğim sırada saçma sapan şeyler ağzımdan çıkıyordu. o an ezberlediğim gramerler ve kelime kalıpları aklıma gelmiyor, gelse bile cümle kurana kadar ııııııılayıp duruyorum. adam gibi i don't know bile diyemiyorum. şimdi düşününce evs yada benzeri bir programla yurt dışına kısa süreli için bile gitsem uçaktan indiğim anda .oktan ingilizcemle başbaşayım. bu beni ürkütüyor. en azından turistlerle iletişim kuracak kadar ingilizcem olsa gerisi çorap söküğü gibi gelecek ama bunun için ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. kafası kesik tavuk gibi bir oraya bir buraya koşuyorum.ne yapsam ingilizcem milim ilerlemiyor.uğraşlarımın sonucunu alamayınca da şevkim bir anda gidiyor. biliyorum çok uzun yazdım ama bu konuyu imzanda paylaştığına göre, demek ki insanlara yurt dışına çıkma konusunda yardım etmekten hoşnut olan birisindir diye düşündüm. benim sorum basit aslında 'nasıl ingilizce öğrenebilirim?'. fakat internette bu kadar çok kaynak varken basit bir şekilde sorarsam. sende basit ve bilindik bir link veri geçiştirirsin diye düşündüm. belki de sorumun yanıtı oldukça basittir fakat benim uygulama yöntemim yanlıştır. bilemiyorum. nerelerde hat yaptığımı dahi bilemiyorum. en kötüsü de oturduğum yerden kendi kendimi geliştirebilmek dışında bir imkanım da yok. ne yapmam ve nerden başlamam konusunda yardımcı olursan gerçekten çok sevinirim. not: yazdıklarımda biraz cümle düşüklüğü olabilir kusura bakma. ayrıca @ThisisaNightmare hocamımda tavsiyesi vardır? onunda tavsiyesini duymak isterim @CThirty @ThisisaNightmare |
kardeşim sen gpa yardır adamın not ortalaması cidden kötü kendiside belirtmiş zaten direk katagorize ettiklerinde eleniyorsun ve senin projelerinden belki haberleri bile olmuyor |
Okuldan okula fark olucaktir tabiki. Simdi girdim baktim Imperial College'in ucretlerine. Home/EU: 9,250 pound, Overseas: 27,750 pound. Bunun ustune tabiki bir cok masraf daha eklenecek. https://www.imperial.ac.uk/study/ug/fees-and-funding/tuition-fees/2017-18/faculty-of-engineering/ |
Buraya göre başlamış işlemlere http://www.happyschools.com/leaked-memo-revoke-stem-opt-h4-ead/ |
Simdilik netlesen bir sey yok, biraz zaman alcak gibi duruyor. Uzun vadede amerikadan derecesi olan yabancilarin isine gelecek gibi duruyor degisiklikler, cunku ayni vize turu yurt disindan ucuza caliscak adam getirmek icin de kullaniliyor. Asil onlarin onunu kesmek istiyorlar. |
Herkese merhaba,
Bu sene bilgisayar mühendisliğinden mezun oldum. Uzunca bir süredir başvuru işleriyle uğraşıyorum. Burada yurt dışında yüksek lisans için gereken şeyleri detaylı bir şekilde paylaşabilceğimiz bir rehber konu yararlı olur gibi hissettim. Bu rehbere tecrübesi olanlar da katılırsa güzel ve kapsamlı bir konuya sahip olabiliriz. Konu şu an için eksik olabilir ancak zamanla eksiklerimizi giderebilceğimizi düşünüyorum. Aklıma gelenleri başlıklar halinde yazacağım.
1 İngilizce Seviyesi
Çok iyi derecede ingilizce bilmek şart. TOEFL ya da IELTS sınavları her okulda zorunlu olarak isteniyor. Yüze yakın okul incelemişimdir, istemeyen rastlamadım. Eğitim dili İngilizce olan bir okuldan mezun olunması şart mı emin değilim, ama eğer eğitim dili ingilizce değilse büyük bir dezavantaj olcağını söyleyebilirim. Bu sınavlardan birini seçceklere IELTS öneririm. Okulların istediği minumum IELTS puanını almak minumum TOEFL puanını almaktan daha kolay. TOEFL sınavı 120 üzerinden. Ve okulların istediği minumum sınırı genelde 80 ve 100 arasında değişiyor. 100 isteyen okul sayısı oldukça az diyebiliriz. Bunun yanında çok iyi bir okul 80 sınırı koyarken çok daha düşük sırada bir okul 100 isteyebiliyor. Yine de Amerika'ya başvurcaksanız ve okul minumum 80 dese bile 80'i yeterli görmeyin. En azından 90 almayı denemelisiniz.
2 Not Ortalaması
Herkesin tahmin edebilceği gibi not ortalaması en önemli kriterlerden birisi. Ancak öyle illa en az 3.50 ortalama olmasına gerek yok(M.I.T, Harvard vs. harici konusuyorum). Tabiki ortalama düştükçe kabul alınabilcek okul kalitesi düşüyor. Okulların hemen hemen tamamı son 2 yıl notlarına özellikle önem veriyor. Diyelimki şu an 2. sınıftasınız ve ortalamanız 2.50 bile değil. 3. sınıftan itibaren büyük bir çaba gösterirseniz ve son 2 yıl ortalamanız çok yüksek olursa genel ortalamanız 3 civarı bile olsa aslında oldukça iyi bir başvurunuz var demektir. O yüzden üniversitede henüz alcak çok dersiniz varsa ortalamam düşük zaten düzeltemem diye kesinlikle düşünmeyin.
3 Okulunuzun Kalitesi
Önemli bir kriter olsa da aslında kesinlikle sandığınız kadar önemli değil. Çin, Tayvan, Hindistan gibi ülkelerden adı sanı duyulmamış okullardan Avrupa ve Amerika'ya giden çok fazla öğrenci var. Tabi bunların hemen hemen hepsinin 4.0 a yakın ortalaması var. Yani ben Odtü'de okuyorum ortalamam 2.80 derseniz, aslında o Hintli çocuk kadar şansınız yok malesef (Aldığınız eğitim kalitesi çok daha yüksek olsa bile). Ayrıca bir örnek olarak forumda Çankaya Üniversitesinden mezun UCLA'ya kabul alan arkadaşın konusuna bakabilirsiniz. Çankaya Üniversitesi'ni başvuru yapcağınız bir çok okulun daha önceden bir kere bile duymadığına emin olabilirsiniz. Ancak görüyoruzki yine de Dünyanın en iyi üniversitelerinden birine kabul alma şansınız var.
4 Referanslar
Aslında okulun kalitesinin öneminin arttığı noktalardan birisi. Amerika'da en az 3 referans ve Avrupa'da genelde en az 2 referans hoca istenir. Bu hocalar sizin nasıl bir öğrenci olduğunuz hakkında yazı yazarlar. Eğer hocanız iyiyse ve sizi oldukça övecek bir yazı yazdıysa kabul alma şansınız artar. Ancak hocanız düşük seviyede okullardan mezun ise ya da size yazdığı referansta çok övmeden sadece bu öğrenciyi tavsiye ederim vs. gibi ifadeler kullanırsa o aslında pek faydalı bir referans değildir.
5 Niyet Mektubu
Oldukça önemli başvuru parçalarından biridir. O okulu niye istediğinizi, o okulun size neden uygun olduğunu, ve kendi başarılırınızı yazmak için size bir olanak sağlar bu mektup. Bu mektupta istediğiniz şeyden bahsedebilir ve kendinizi satabilirsiniz. Örneğin üniversite giriş sınavında derece yaptınız, ve iyi bir okulda burslu okuyorsunuz diyorsunuz diyelim. Bu tarz şeylerden işte bu mektupta bahsetmek gerekir, çünkü başvurcağınız okullar bunu başka türlü bilemez. Yaptığınız değişik etkinlikler, projeleriniz, araştırmalarınız, yayınlarınız, gönüllü çalışmalarınız ve daha bir çok şey bu mektupta anlatilabilir. Ya da ilk yıllarda bir sebepten dolayı düşük ortalama yaptınız ve sonradan çok iyi seviyelere geldiniz. Bunun sebepleri ve kendinizdeki değişimler bahsedilebilir.
6 GRE Sınavı
Eğer aşırı dandik bir okul değilse Amerika'da için mutlaka zorunluluktur bu sınav. Sayısal, sözel ve kompozisyon bölümleri vardır. Sözeli çok çok zordur ve İngiliz Dili Edebiyatı vs. gibi bölümlerde okumuyorsanız çok önemli değildir. Sayısalı bizim sisteme göre tahmin bile edemeyeceğiniz kolaylıktadır ve önemli bir kriterdir. Writing kısmında iyi derece almak gerçekten zordur, ancak çok çok batırmadıkca yine başvurunun tamamına göre elenmenize sebep olcak bir kriter değildir. Avrupa'da genelde istemiyor okullar ancak zorunluluk olmasa bile bazıları gre sınavını tavsiye ediyor.
7 Master mı Doktora mı?
Genelde Amerika'ya özel olarak masterla bütünleşik doktora programları var. Yani normal lisanstan mezun olunca direk doktoraya kabul alıyorsunuz ve bu program süresince ilk 2 yılda master derecesini alıp sonra doktoraya devam ediyorsunuz. Malesef Amerika'da masterlar ücretli oluyor ve burs bulmak imkansız gibi bir şey. Bu yüzden maddi durumunuz çok çok iyi değilse Amerika'da doktoraya kabul almalısınız. Böylece okula hiç bir ücret ödemezsiniz, sağlık sigortanız vs. okul tarafından yapılır, ayrıca asistanlık yapcağınız için maaş da alırsınız. Ailenizden para almadan bile hayatınızı geçindirmek mümkün olabilir bu durumda. Tabiki tahmin edebilceğiniz gibi aynı okulda doktora kabulu alabilmek master kabulu alabilmekden çok daha zor.
8 Ülkelere Göre Dil gerekliliği ve Okul Ücretleri
Amerika
Yukarıda bahsettiğim gibi master Amerika için çok masraflı olabiliyor. Örneğin UCLA master için yıllık 15.000 dolar isterken, bir de Kalifornya sakini olmadığınız için bir 15.000 dolar civarı daha ödemeniz gerekiyor. Bu da 2 yıl için 60.000 dolar yapıyor ve tabiki buna artı olarak okula ödemeniz gereken bir kaç ücret daha var. UCLA demişken pahalı bir örnek verdiğimi sanmayın. Genele göre ucuz bir okul örneği verdim aslında. Dediğim gibi hemen herkesin doktora kabulu alması şart.
Almanya
Almanya'da master programlarının %90 ından fazlasında Almanca gerekliliği vardır. Ancak yine de kendinize uygun %100 İngilizce bir program bulmak imkansız değil. Ben en iyi 6-7 okulunun 3ünde istediğim bir program bulabildim. Sistemini sevdiğimin ülkesi gerçekten hem çok güzel okulları var, hem de sadece ufak bir harç ücreti var. Örneğin Münik Teknik'te başvurcağım bir programın sadece 111 euro dönemlik harcı var.
Finlandiya
Bu ülkenin güzelliği okullarında hiç bir ücret olmaması. Bu yüzden diğer Kuzey ülkelerine tercih edilebilir. Helsinki ve Aalto en iyi okulları.
Diğer Kuzey Avrupa Ülkeleri
Malesef 2 ya da 3 yıl önce İsveç'te master programları ücretli oldu ve işin kötüsü Avrupa Birliği üyesi her ülke vatandaşı ücretsiz gidebilirken biz malesef en az yıllık 10.000-15.000 euro gibi ücret ödemek zorundayız. Danimarka ve Hollanda'da da aynı durum geçerli.
İngilitere
Bu ülkenin avantajı genelde masterı bir yılda bitirebilmek. Ama hiç bir şekilde gitmeye değmez diye düşüyorum. Sebebi ise Avrupa birliği üyesi ülke vatandaşlarının ödediğinin 3 katını ödemek zorunda olmamız. Örneğin elin Yunan'ı 10.000 pound'a masterını alabilcekken bizim 30.000 ödememiz gerekiyor ve bu da inanılmaz bir rakama denk geliyor.
Diğer Ülkeler
Yüzde yüz İngilizce program bulmak zor, o yüzden diğer ülkelere pek bakmadım.
Notlar
Not 1: Yazılıcak edilecek çok şey var, burda bilgisi olan herkes paylaşsın, eklemeye çalışırım. Ben de aklıma geldikçe daha detaylı bilgi vermeye çalışırım. Aklınıza gelenleri sormaktan çekinmeyin. Özel mesaj atmanıza gerek yok, sorular konu altında sorulursa hem herkes faydalanır hem de bilgili başka kişilerden cevap alabilirsiniz.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi CThirty -- 5 Ekim 2015; 5:52:45 >