Geçtiğimiz aylarda başımdan geçen bir olay neticesinde çıkardığım dersi sizinle paylaşmak istiyorum. Yaşım ehliyete yetmediği dönemlerden beri araç kullanırım, değişik değişik adetlerce de aracım oldu. Yaşım da şu an yolun yarısını geçeli bir müddet oldu. Birçok arkadaşıma emanet araç verdim ya da işim düştü emanet aldım. Aracımın plakasına yazılan cezalar haricinde çok büyük bir olay yaşamadım.
Geçtiğimiz aylar içinde sahip olduğum aracım ile (Sahip olduğum araç kaliteli bir Alman markasına ait, 2009 model ve 130 bin km civarında, benzinli ve hiç LPG uygulanmamış. Aracın bakımlarını 10 bin km olmadan yaptırırım, en ufak bir ses gelse hemen götürür gösteririm. Okulların kapanması münasebeti ile de araç hafta içleri genelde garajda yatar.) hafta sonu traş olmak için kuaföre gittim. Aracın rutin bakımları 15 bin km göstermesine rağmen 10 bin km olduğu için filtre ve yağ ürünlerini sipariş verdim ve pazartesi günü bakıma gidecektim. Aracı çalıştırdım, en ufak bir terslik, tuhaf ses, tekleme ya da bi anormallik yok. Pazar günü kapalı garajda çalıştırdım, kuaföre gittim. Güzelce kaldırıma yakın parkedip traşımı oldum. İşim bitince bindim kontağa bastım çalışmadı. Tuhaf bir ses ile marş basmadı. Birkaç defa denedim, çalışmadı. SOnra olası ihtimalleri gözden geçirdim, Akü sağlam olmasına rağmen takviye denedim, benzin pompasının sesini dinledim. Anahtarın immobilizerinde sorun olma ihtimaline karşı gidip yedek anahtarımı alıp onunla denedim. Değişen birşey olmadı. Ertesi günü kullandığımız kredi kartının ücretsiz çekici hizmetinden faydalanıp aracı sanayiye çektim.
Ertesi gün usta aradı. Motorda hiç kompresyon olmadığını söyledi, sebebinin subapların açık kalmış olabileceğini söyledi ve motoru açtı. Öğrendik ki aracın zinciri sente atmış ve subapları doğramış. Bu aşamadan sonra uzun ve sıkıntılı bir süreç sonucunda iyi bir usta ile anlaşıp ciddi bir bedel ödeyerek aracı yaptırıp teslim aldım.
Şimdi burada dikkat çekmek istediğim konu; aracımın en ufak bir sorunu yoktu ve titiz olduğum için en ufak sorunda servise giden birisiyim. Aracımda en ufak bir sorun yoktu. Eğer bu sorun ben araç içinde iken olmasaydı kimse bu olayın durduk yere olduğuna inandıramazdı. Çünkü hiçbir sorun yok ve hiçbir masraftan kaçınmam ve kullanılacak parçalar hep orijinal kullanılır. Bu durumdaki aracımda durduk yere böyle bir sorun olması ihtimal dışı görünür. Fakat buna rağmen aracım büyük bir sorun çıkarmıştı.
Sonra düşündüm; eğer bir arkadaşım aracımı emanet isteyip bir yere gittiğinde başına gelmiş olsaydı duruma kim olsa inanmaz. Çünkü ben aracımı biliyorum, en ufak biz sorunu yok. Ama emanet alan arkadaşım açısından düşünürseniz de 4km yok gitti, aracı hiç zorlamadı, tamamen tesadüf eseri olay başına geldi.
Bu işin sonunda kimse kimseyi inandıramaz. Hadi çok iyi arkadaşım ve çok güveniyorum. Olan oldu bir kere, şimdi ne olacak. Ben sineye çeksem olmaz, arkadaşım sineye çekse olmaz. Çünkü ödediğim tamir bedeline piyasada gezen birçok araba satın alınabilirdi. Bu durumda arkadaşlık bile bitebilir.
Onun için; Mümkün ise kimseden emanet almayın, kimseye de aracınızı emanet vermeyin.
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.
Arabam var şükür. Ama yoksa bile Taksi çağırırım. Yada uzun yok olacaksa Parasını veririm araba kiralarım yinede istemem eş dost akrabadan araba. Bende kimseye vermem tabii ki.
Eğer arkadaşının samimiyetine güvenmiyorsan zaten sorun aranızdaki ilişkidedir. Ben arabamı da motorumu da veririm arkadaşlarıma. Sorun olursa da yaptırırız, dostluk daha önemli. Kendi hatasını bana mal edecek arkadaşım hiç yok.
İki arkadaşım benim motorumla kaza yaptı. Maddi hasarlı kazalar oldu. Aynı arkadaşlarım istesin yine veririm, hiç tereddüt etmem. Kaza sonrasındaki yüzlerindeki ifade, yaklaşım zaten belli ediyor.
Siz tam okumamışsınız sanırım. Olay kendi aracımda ve benim başıma geldi. Sonra düşündüğümde arkadaşıma emanet vermiş olsaydım ve olay onda iken olmuş olsaydı varsayımından bahsetmiştim. İyi ki de bende iken olmuş, aksi durumda arkadaşlık zarar görürdü demek istedim. 2-3 bin TL değil ki sineye çeksek, sonuçta kabahat kimse de yok. Olacakmış.
Ben de sizin gibi titiz bir insanım. Çevremde olan herkes bilir bu durumu ve kimse aracımı istemez. Hatta bazen yakın akrabaların işleri olur ama benden araç istemek yerine konu-komşudan isterler. Bunu yüzüme de söylerler "senin arabanı bırak emanet almayı, binerken bile tırsıyoruz" derler. Ama kafam rahat hiç değilse, herkeste bu durumu kanıksamış, kimseye batmıyor.
Siz tam okumamışsınız sanırım. Olay kendi aracımda ve benim başıma geldi. Sonra düşündüğümde arkadaşıma emanet vermiş olsaydım ve olay onda iken olmuş olsaydı varsayımından bahsetmiştim. İyi ki de bende iken olmuş, aksi durumda arkadaşlık zarar görürdü demek istedim. 2-3 bin TL değil ki sineye çeksek, sonuçta kabahat kimse de yok. Olacakmış.
Aracın toplam maliyeti 20 bin TL üzerine çıktı...
Hocam nerden bileydim öyle bir yazmışsınız ki sanki gerçekten arkadaşınıza verdiniz diye okudum.
Ama ben birinci derece akrabalarımdan başkasına vermem aracı. Onlar kullanırken bozulsa da o kadar içim acımaz.
Hocam bir de sizin aracınız arızası büyük. Böyle kaza falan olsa haklısınız ders niteliğinde bir olay olurdu; ama bu tür arızalar arkadaş kullanırken yaşansa da suçlu arkadaş olmuyor. Aracın kendisiyle alakalı bir durum bence.
Tabi bunların hepsi kendi fikrim. Bu konuda tecrübesi olan sizsiniz.
yazıyı boş yere uzatmışsın, okuduktan sonra araç senin mi yoksa değil mi anlamadım. araç her isteyene verilmez bunu zaten artık herkes biliyor, çok elzem bir durum olursa aracı ben kullanırım oturun dersin o kadar.
Audi A6 aracınız yoksa pek sorun edilmeyecek durumdur. Herhangi bir piyasa aracına sahipseniz gönül rahatlığıyla aracınızı verebilirsiniz.Herhangi bir kaza olmadığı müddetçe durduk yere çıkabilecek arızalar en fazla bu arkadaşınki gibi olur ve o da bu masrafın 8'de 1'i fiyatına halledilir.
Zaten Audi'ye binen arkadaşlar bu gibi şişik masrafları göze aldığı için bu tip araçlara biniyorlar, onlar için de sorun yok bence.
dayımlar ve kuzenlerim hariç kimseye arabamı vermem. onlar da bana veriyorlar sağ olsunlar. akraba arasında gayet tabi olabilir böyle şeyler ama arkadaşmış bilmem neymiş güvenemem açıkçası.
- Saat
- Gün
- Hafta
- Ay
- Yıl
- ✔ Tümü
Tüm Yorumları AçGeçtiğimiz aylarda başımdan geçen bir olay neticesinde çıkardığım dersi sizinle paylaşmak istiyorum. Yaşım ehliyete yetmediği dönemlerden beri araç kullanırım, değişik değişik adetlerce de aracım oldu. Yaşım da şu an yolun yarısını geçeli bir müddet oldu. Birçok arkadaşıma emanet araç verdim ya da işim düştü emanet aldım. Aracımın plakasına yazılan cezalar haricinde çok büyük bir olay yaşamadım.
Geçtiğimiz aylar içinde sahip olduğum aracım ile (Sahip olduğum araç kaliteli bir Alman markasına ait, 2009 model ve 130 bin km civarında, benzinli ve hiç LPG uygulanmamış. Aracın bakımlarını 10 bin km olmadan yaptırırım, en ufak bir ses gelse hemen götürür gösteririm. Okulların kapanması münasebeti ile de araç hafta içleri genelde garajda yatar.) hafta sonu traş olmak için kuaföre gittim. Aracın rutin bakımları 15 bin km göstermesine rağmen 10 bin km olduğu için filtre ve yağ ürünlerini sipariş verdim ve pazartesi günü bakıma gidecektim. Aracı çalıştırdım, en ufak bir terslik, tuhaf ses, tekleme ya da bi anormallik yok. Pazar günü kapalı garajda çalıştırdım, kuaföre gittim. Güzelce kaldırıma yakın parkedip traşımı oldum. İşim bitince bindim kontağa bastım çalışmadı. Tuhaf bir ses ile marş basmadı. Birkaç defa denedim, çalışmadı. SOnra olası ihtimalleri gözden geçirdim, Akü sağlam olmasına rağmen takviye denedim, benzin pompasının sesini dinledim. Anahtarın immobilizerinde sorun olma ihtimaline karşı gidip yedek anahtarımı alıp onunla denedim. Değişen birşey olmadı. Ertesi günü kullandığımız kredi kartının ücretsiz çekici hizmetinden faydalanıp aracı sanayiye çektim.
Ertesi gün usta aradı. Motorda hiç kompresyon olmadığını söyledi, sebebinin subapların açık kalmış olabileceğini söyledi ve motoru açtı. Öğrendik ki aracın zinciri sente atmış ve subapları doğramış. Bu aşamadan sonra uzun ve sıkıntılı bir süreç sonucunda iyi bir usta ile anlaşıp ciddi bir bedel ödeyerek aracı yaptırıp teslim aldım.
Şimdi burada dikkat çekmek istediğim konu; aracımın en ufak bir sorunu yoktu ve titiz olduğum için en ufak sorunda servise giden birisiyim. Aracımda en ufak bir sorun yoktu. Eğer bu sorun ben araç içinde iken olmasaydı kimse bu olayın durduk yere olduğuna inandıramazdı. Çünkü hiçbir sorun yok ve hiçbir masraftan kaçınmam ve kullanılacak parçalar hep orijinal kullanılır. Bu durumdaki aracımda durduk yere böyle bir sorun olması ihtimal dışı görünür. Fakat buna rağmen aracım büyük bir sorun çıkarmıştı.
Sonra düşündüm; eğer bir arkadaşım aracımı emanet isteyip bir yere gittiğinde başına gelmiş olsaydı duruma kim olsa inanmaz. Çünkü ben aracımı biliyorum, en ufak biz sorunu yok. Ama emanet alan arkadaşım açısından düşünürseniz de 4km yok gitti, aracı hiç zorlamadı, tamamen tesadüf eseri olay başına geldi.
Bu işin sonunda kimse kimseyi inandıramaz. Hadi çok iyi arkadaşım ve çok güveniyorum. Olan oldu bir kere, şimdi ne olacak. Ben sineye çeksem olmaz, arkadaşım sineye çekse olmaz. Çünkü ödediğim tamir bedeline piyasada gezen birçok araba satın alınabilirdi. Bu durumda arkadaşlık bile bitebilir.
Onun için; Mümkün ise kimseden emanet almayın, kimseye de aracınızı emanet vermeyin.
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi TurkTime -- 26 Ağustos 2019; 13:32:42 >
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Ama yoksa bile Taksi çağırırım.
Yada uzun yok olacaksa Parasını veririm araba kiralarım yinede istemem eş dost akrabadan araba.
Bende kimseye vermem tabii ki.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesajda bahsedilenler: @Gunpower-storm
İki arkadaşım benim motorumla kaza yaptı. Maddi hasarlı kazalar oldu. Aynı arkadaşlarım istesin yine veririm, hiç tereddüt etmem. Kaza sonrasındaki yüzlerindeki ifade, yaklaşım zaten belli ediyor.
Aracın toplam maliyeti 20 bin TL üzerine çıktı...
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
Bu mesajda bahsedilenler: @MehmetNY
< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı > Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
< Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı > Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi AhbetemiS -- 28 Ağustos 2019; 2:53:22 >
< Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >
Ama ben birinci derece akrabalarımdan başkasına vermem aracı. Onlar kullanırken bozulsa da o kadar içim acımaz.
Hocam bir de sizin aracınız arızası büyük. Böyle kaza falan olsa haklısınız ders niteliğinde bir olay olurdu; ama bu tür arızalar arkadaş kullanırken yaşansa da suçlu arkadaş olmuyor. Aracın kendisiyle alakalı bir durum bence.
Tabi bunların hepsi kendi fikrim. Bu konuda tecrübesi olan sizsiniz.
Ya yüksek hızda giderken olsaydı arıza? Bir de böyle düşünüp konu açmak lazım.
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
Zaten Audi'ye binen arkadaşlar bu gibi şişik masrafları göze aldığı için bu tip araçlara biniyorlar, onlar için de sorun yok bence.