|
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX TÜM SAYFALARDA YAZILAN HERŞEYİ OKUDUM DERLEDİM YAZDIM Saboreik Dermatit (SD): Burun kenarlarında, göz kapakları ve kaşlarda, ( T deniyor) kulak kenarlarında, bazen boynun bir kenarında, kasıklarda, dirseklerin iç kısmında oluyor çoğunlukla yüzde görülüyor, karaciğer yağlanması ve yağ bezlerinde dengesizlik ile ilgili olduğu, genetik olduğu ve bulaşıcı olmadığı söyleniyor. Kullanılan bir sürü ilaç var ama kesin çaresi yok, çoğunlukla kortizonlu yani ’’Karaciğere zarar veren deriyi incelten’’ ilaçlar kullanılıyor. Bir süre geçiyor sonra tekrar görülüyor, cilt yapısından kaynaklanır beslenme bozukluğu, stres, üzüntü ve sıkıntı tetikliyor. Azdığı dönemler sürekli düşünce ve streste olduğunuz dönemlere rastlıyor. Gece geç yatıp öğleden sonraya kadar 10 saat uyuyorsanız veya gece yerine gün ışığında uyuyorsanız ve uykunuz düzensizse mutlaka azıyor. Bilgisayar başında çok durmak, odasında tüplü televizyon tüplü monitörle iç içe yaşamak, cep telefonu kablosuz telefon, kablosuz internet hepsi birden hem bu hastalığı azdırıyor hem de yüksek radyasyona maruz kalan saçlar aşırı incelip seyreliyor. Mayalı besinler (bira, Şarap Özellikle). Baharatlar, cipsler, kızartmalar, mayonez, yağlı besinler. Çikolata, Şekerli şeyler, ketçap, mayonez, domates, portakal, mandalina gibi narenciyeler. Sabun, kepek şampuanı, kolonyalı mendil, parfüm, deodorant, sigara dumanı, klor, toz, acı ve ekşi şeyler. Cola, gazoz, limonata, çiğ köfte, kahve (özellikle 3’ ü bir arada) bunların hepsi tetikleyici ve azdırıcı besinler, SD' niz varsa uzak durun diyen de var bu hastalığı azdırmaz veya tekrarlamasına neden olmaz diyende var. 1,5-2 lt/gün su içmek, deniz suyu, H vitamini, birkaç ürünü dönüşümlü olarak kullanmak daha etkili (çünkü bağışıklık kazanıyor), yararlı diyen var. Hayatınız boyunca aşağıdaki ürünleri ya da aktif madde olarak aynı olan benzerlerini kullanacaksınız. Tabi hastalık nüksetme periyodları herkeste farklıdır. KREM; blue cap, roaccutane Dermotive, dermovate, elidel (kanser yaptığı söyleniyor). travocort, advantan, Kerium DS, Sebclair, Prednol, Hametan Travazol, bepanthene, dermatop, locoid, eumovate, cire aseptin, Hipokort, ketoral. M-foro, Dove krem bar, Codermo, betnovate c, cutivate, beklazon, Zalain, advantan, Solgar'ın Vitamin B Complex 50'si, SİVEX, fiyto, AKSİL MASK, licoid lipokrem, roza( yüz için). renophase emulsion e.15, travazol, Neutrogena Yoğun Nemlendirici SPF 15, Pirdolin(çinkolu, kortizonsuz), bioderma ds, Fucidin, Betnovate-C, Bioderma, phyniogel ai repair cream, beklazon, benzalin. protopic 0,1%, locidin, physiogel AI, bioderma node ds+, stafine cort, Dermokil, neriscona c, Bionike Triderm, Coresatin nonsteroid (kortizonsuz), Arko men cool(kortizonsuz), Protopic(krtznsuz), mustela, betasalic, hipokort, imex sebum, benzoil peroksit içeren krem, Fucicort, batcroban, fito. ŞAMPUAN; Selsunblue kırmızı kapak. Moisturizing. Clear men(mavi, mentollü). vichy Dercos yeşil ve kırmızı kapak. Shampooing Anti-Pelliculaire. Neutrogena T/Gel. La roche posay kerium ds. Poliphin. Dalin. Fabao 101B Formula. Dove. Sebclair. Ducray Kelual DS. ducray elution. Konazol. Fungoral. Sedolin. head&shoulders-intensive treatment. Prozinc mor ve yeşil kutu. L'oreal Elvive Anti-Dandruff Active Selenium Shampoo For Normal Hair. ducray Argeal. Selsun. DS Laboratories - Dandrene High Performance Anti Dandruff Shampoo. Zetion. seoksin 99 saç ve vücut şampuanı. dermoclean, selegel. node ds. J. F. Lazartigue. Ketonazol. Bioxcin. Ketoral. Nizoral. Sedefix. Kadolin. Pirdolin. Procade. Minoxidile. Davines Natural Tech Purifying Anti-Dandruff Shampoo. Dove kepeğe etkili. schwarzkopf bonacure kepek kontrol. Elution. Sebophane. Organicum. Multibionta. GNC Mega Men. Salicade (katranlı ve salisik asitli). Humic. Sedolin. bioderma node ds 125ml. Aubrey organics calaguala. Ceradolin. Organicum. Selsun Blue Medicated (%1 selenyum sulfad). Phyto Phytocyane. bioderma-node-ds. Bioderma ds(+) anti recidive. Dermoskin. Loccitane. bioderma sensibio AR. AlpecinC1(kafeinli). Prominoxil. LOSYON; M-furo. Elocon. Advantan. Momecon. Fungoral. Dermoclean. Ultralan crinale. 101B formula, Emolium Çay ağacı yağı. jojoba yağı. Bepanthol. Propolis. Kadolin. Saltar. ducray Squanorm. Avene Tolerance Extreme Lait Nettoyant Cleansing Lotion. Dermovate Saç Losyonu. Lacivert şişeli Cleocin T(bir tür antibiyotik). Sivex. Betasolic. Eucerin complete repair intensiv Lotion. excipial hydro. Codermo. Dermotto. Psoderm losyon (krtznlu, sabah-akşam 5 damla). İĞNE; Dodex B12(haftada 2 adet). İLAÇ; Roaccutane10-20mg. Funit. Fexofen. Fexodyn. Lordes. Crebros 5 mg. Tetra250. Aerıus. B vitamini (bemiks). Protopic 0.03. Solgar biotin. Medobiotin 5 mg. Corbinal, Minoksil (saç dökülmesi). Allerset. Rupafin. Tetradox Kapsül. Aknetrent. Special balık yağı kapsül, Xyzal. Biotin 5000 MG SOLGAR. SABUN; Capila (kükürtlü, anti seborik). Protex. Ardıç katranı sabunu (habipoğlu). Nasmed. Farsak sabunu (egzama ve sedef). Liniera Zeytinyağlı bebe sabunu. Dettol Anti bakteriyel. Sebamed. Bittim sabunu. SÜT; Diadermine JEL; Babé Arındırıcı Temizleme Jeli. Clindoxyl Jel. Garnier skin naturals & saf ve temiz 3ü 1 arada. Avene cleanance yüz temizleme jeli. Bioderma yüz temizleyici sabunsuz jel. Sebamed'in yüz yıkama jeli. Roza. La roche posay effaclar jel. KÖPÜK; Kelual ds mousse. La roche effeclar duo. La roche yüz yıkama köpüğü. DAMLA; M-furo, ***Kortizonlu ilaçların, gece sürülüp sabah silinmesi, haftada 2 gece (örneğin salı – c.tesi) kullanılması tavsiye edilir. A –Aşağıdaki yazı için http://webseyyahi.blogspot.com.tr/2012/06/seboreik-dermatit-tedavisinde-cozum.html adresine teşekkür ederim. Ürünler : 1-) Elma Sirkesi 2-) Sarımsak yağı 3-) Çörekotu yağı Hepsi doğal ve katkısız Çörekotu yağı ve Sarımsak yağı, mümkünse soğuk pres tercih edilmeli. (Soğuk pres yağ çıkarımında ısı kullanılmadığından molekülde bozulma minimum olur.) Maliyeti: 1-) Çörekotu yağı: Yaklaşık 5 TL 2-) Sarımsak yağı: Yaklaşık 5 TL. 3-) Elma sirkesi: Yaklaşık 2 TL. (Lokman hekim, aktar, ıtriyatçı veya marketlerden temin edebilirsiniz). Kullanımı: Kuru saç (jöle, sprey gibi bir kimyasal kullanılmamışsa temiz ya da kirli olması fark etmez). Göz çevresi dışındaki hastalıklı bölge; elma sirkesiyle yıkanır (burada saç dipleriniz ya da lezyon olan bölge ile yakın çevresi iyice ıslanacak ve yumuşayacak) yani su ile saçınızı yıkar gibi elma sirkesiyle yıkayın. Kurumaya bırakın yaklaşık 10 dk. Sonra kurumuş olacaktır. Aldığınız Çörekotu yağı ve Sarımsak yağını bir şişede 2 ölçek çörekotu yağı + 1 ölçek sarımsak yağı şeklinde karıştırın. Elma sirkesiyle yıkadığınız saç derinize ve yakın çevresine bu karışımı bolca yedirin. Mümkün olduğunca kuru yer bırakmamaya çalışın. 2 saat kadar bekledikten sonra saçınızı yardımcı bir şampuanla yıkayın. (Sabun kullanmayın, sabun aşırı baziktir ve PH bozacağından tedaviyi olumsuz etkiler), tavsiyemiz "kömür katranı yada selenyum sülfit içeren şampuanlardır, bunların dışında zink pirithion, ketokonazol, siklopiroks vb. etken maddeleri ihtiva eden şampuanlarda tercih edilebilir". Ilık su ile iyice durulayın. Kullanım Süresi: Tedavideki en önemli kısım burasıdır. Öncelikle bunun inatçı bir hastalık olduğunu kabul edin. Tedavi süresinin kişiye göre değişebileceğini ve tedavinin düzenli kullanılması ile şifa bulacağını bilin. Kullanım süresi tamamen bu hastalığın belirtileri kaybolana kadar mümkünse aralıksız her gün tekrarlanacak şekilde günde bir defa uygulanmalıdır. Lezyonlar ortadan kaybolduktan sonra (normalde yaklaşık 14 - 15 gün sonra) son bir kez daha aynı yöntemi uygulayın. Bir daha bu hastalık ortaya çıkmadığı müddetçe bu tedaviyi tekrarlamanıza gerek yoktur. Yani 1-2 hafta kullanılmalı ancak iyileşme yavaş ise tedavi süresi uzatılmalıdır. Hastalığın (tekrarlayan) durumlarında tedavide tekrarlanmalıdır. Tedavi 1-2 gün uygulanıp yarım bırakılmamalı ve ilk kullanımda hızlı bir iyileşme beklenmemelidir. Yağlanmada tedavi süresince azalma görünse de tedavi uygulaması bittikten sonra yavaş yavaş normale dönmektedir. İyileşme 3-4. günlerde belirgin bir şekilde iyileşme başlamalıdır. Tedavinin ortalarında (normalde 7-8. günlerde) hastalık alevlenebilir, yani hastalık kusmaya başlayabilir. Bu tedaviyi yarıladığınız ve hastalığın bundan sonra iyileşme periyoduna girdiğini gösterir. Tavsiyeler: Başkalarının dediği gibi bu hastalık stres vs. gibi şeylerin bir sonucu değildir. Tabiki stres bağışıklık sistemini etkiler ve immum sistemde vücudun tüm moleküllerini etkiler. Ama mekanizmayı anlamadım diye her şeyi stresse bağlamamak gerekir. Tüm kullandığınız tarak, yastık kılıfı, şapka vs. gibi aparatları ya dezenfekte edin yada yenisi ile değiştirin. Bu bir hastalıktır ve bulaşıcıdır. Bunu kabul edin, sadece hücre ile bulaştığı ve her insanda ortaya çıkmadığı için kişisel görünebilir. Yani yüzeysel temasla bulaşmaz ama aynı jileti kullanan iki kişi birbirine bulaştırır. Tedavi saç dışında hastalığın görüldüğü vücudun her yerinde göze temas ettirmemek kaydıyla kullanılabilir. Haftada en az iki defa banyo yapılmalıdır. Saçların kısa olması kullanımı kolaylaştırır. Sadece sorunlu saçlarda değil normal saçlarında sağlıklı olması için kullanılabilir. Hiç bir ürün yada ilaç, düzenli kullanılmadığında istenilen neticeyi vermez. Bu tedavi yöntemi sadece hafif kepek sorunu olanlar, çok zayıf saçları olanlar ya da sorunsuz ve sağlıklı olan ama saçlarına bakım yapmak isteyenlerde kullanılabilir. Mekanizma: Elma sirkesi PH vücudun PH göre daha asidiktir böylece ölü deriyi temizleyip (peeling) fazla yağlardan arındırır, aynı zamanda anti mikrobiyeldir. Sarımsak Yağı saçı besleyip vücut için zararlı organizmaları yaşama ortamını yok eder. Çörekotu Yağı saçı ve saç derisini kuvvetlendirip saça can veren kılcal damarları ve sinirleri yeniler, anti histamink özellik gösterir. Tedavi; saç ve derinin florasını düzenleyip optimum düzeye getirme prensibi üzerine kuruludur. Tedaviden Sonra: Tedaviyi tamamladıktan sonra kömür katranı ya da selenyum sülfit içeren şampuana devam etmeniz tavsiye olunur. Sarımsağın doğası gereği bir kokusu vardır ve bu koku zamanla kendiliğinden geçmektedir ancak bu kokuyu istemeyenler banyodan sonra saça uygulanan saç bakım maskelerinin (hair mask) güzel kokanlarını kullanabilir. Haftada en az iki defa banyo yapılması cilt ve saçın sağlıklı kalabilmesi için gereklidir. Normal bir insan için önerilen banyo yapma süresi 3 günde 1 dir. Tedaviyi tamamlandıktan sonra yaklaşık 1-2 haftada saç ve cildiniz normal dengesine kavuşacaktır, bu süre zarfında basit kepek görünebilir ancak endişe edilecek bir durum yoktur, bu durum cildiniz dengesine kavuşana kadar olan geçici bir evredir. Bu bağlamda iyileşme olmuşsa yani dermatitten kurtulmuşsanız bu yöntemi tekrarlamanıza gerek yoktur. Saçtaki Kepeklenmenin Nedenleri Nelerdir? Saçta kepek oluşumunun birçok nedeni olabilir. Genellikle üç şekilde görülebilir. -Kepeklenme (kuru saçlı deri, grimsi beyaz kepek), -Yağlanma (sebore; yağlı saçlı deri), -Yağlı egzama (seboreik egzama; yağlı, kırmızı kaşıntılı saçlı deri, sarımsı turuncu kepek ve kabuk). Kepek Bir Saç Problemi midir? Kepeklenme, saç problemi değil, bir cilt hastalığıdır. Seboreik dermatit veya yağlı egzama toplumda %2-5 oranında ve erkeklerde daha sık görülen kronik tekrarlayıcı bir deri hastalığıdır. Hafif formu daha çok adolesan dönemde görülen grimsi beyaz ince kuru kepeklenme ile giden kaşıntısız bir tablodur. Şiddetli formu ise Yenidoğan bebeklerde ve 4-7. dekad arası erişkinlerde görülen, kırmızı yağlı bir saçlı deride sarımsı turuncu kalın kabuklu kaşıntılı bir tablodur. Seboreik Dermatit Nedir? Vücutta normalden fazla oluşan kepeklenme ve sonrasında dökülmesiyle oluşan kızarıklık ilk belirtileridir. Saçlı deri altı, göz kapakları, kaşlar ve çevresi, göğüs bölgesinde tutunumu oldukça sık görülmektedir. Seboreik Dermatit bir çeşit egzama türüdür. Seboreik dermatitin nedeni ve tedavisi henüz tam olarak bilinmemektedir. Sebore nin nedeni; yağ bezi üretiminin direk olarak artmasından ötürü değil; yağ bezlerinde gelişen bir kimyasal değişim ve normalin dışında bir keratinizasyon (epidermal hücre çoğalması) artışıdır. Yağ bezi ve ter bezi olan bölgelerde sebore nin görülmesi; ter bezinin de önemli bir tetikleyici faktör olabileceğini ortaya çıkarmıştır. Ayrıca mikrobik etmenler de önemlidir. Yağı seven maya mantarları ve bakteriler ortam bulup çoğalmakta ve vücudun verdiği tepkimeyi başlatmaktadırlar. Seboreyi artırıcı faktörler çok çeşitlidir; yorgunluk, stres, düzensiz beslenme, yaz kış dönemi, nem azlığı, basınç değişiklikleri, androjenler, hipofiz bezi değişiklikleri, serebral bozukluklar (Parkinson hastalığı), kalp damar hastalıkları, ilaçlar vb. Seboreik Tedavisindeki Kullanılan Yöntemler Nelerdir? Seboreyi ve kepekleri gidermek, maya kolonizasyonunu baskılamak, ikincil enfeksiyonu kontrol altına almak, kızarıklık ve kaşıntıyı gidermektir. Düzenli olarak haftada 3 kez kepek şampuanı (%2-5 selenyum disülfid, kükürt, katran, salisilik asit, ketokonazol, siklopiroks, çinko prition, fluosinolon, benzoil peroksit veya rezorsin içerikli) kullanılması önerilir. Kepek Şampuanları Saçı Döker mi? Kepek şampuanları uzun süreli kullanımlarda saçlı derideki Seboreyi ve hızlı epidermal dönüşü azaltmakta bu nedenle de ikincil olarak kuruluk, matlık, zamanla da saçta dökülme gelişebilmektedir. Bu şampuanlara eklenen çeşitli nemlendirici ürünler ile dökülmenin önüne geçilmeye çalışılmaktadır. %2-5 Selenyum disülfid, kükürt ve katran içerikli şampuanlar epidermal proliferasyonu azaltırlar. Salisilik asit epidermisin üst tabaka hücreleri arası bağlarını eritir. Ketokonazol içerikli şampuan en etkili antifungal ilaçtır. Çinko prition ise sitotoksiktir (hücre ölümü). Çörekotu Yağı (Nigella sativa Oil) : Çörekotu yağı, tohumlarının preslenmesi ile elde edilir. Tohumlarında hem uçucu yağ, hem de sabit yağ vardır. Sabit yağ oranı % 28 – 35 arasındadır. Soğuk pres olanı kıymetlidir. Zengin yağ asitleri ve mineraller içerir. Etken madde olarak; E vitamini ihtiva eder. Oleik asit, Omega3, Omega6 doymuş yağ asitlerini içerir. Çörekotu yağında timohidrokinon bileşiğinin bulunması, antihistaminik aktivite göstermesini sağlar. İçerdiği mineraller; selenyum, çinko, demir, bakır ve kalsiyumdur. Selenyum bağışıklık sisteminin tüm parçaları üzerinde glutatyon peroksidaz adlı antioksidan enziminin işleyişinde rol üstlenerek etki eder. Saç dökülmesi ve kepeğe karşı saç diplerine friksiyon şeklinde uygulanır. Egzama, kuru cilt ve saç masajı için kullanılır. Saçı besler, dökülmesini önler. Sarımsak Yağı (Garlic Bulb Oil) : Parazit sökücü, idrar söktürücü, astım, sarılık, diş hastalıkları, romatizma, afrodizyak, şeker hastalığı, tansiyon, bağırsak florasının düzenlenmesi ve tehlikeli bakterilerin üremesini engelleyici organizmayı desteklemeye, karaciğere, tiroit, böbrek üstü ve tüm salgı bezlerinin iyi çalışmasına, gut, siyatik, baş dönmesi, kulak uğuldaması, glikoz miktarının dengelenmesi, kan dolaşımı, enfarktüs, beyin kanamalarına karşı tansiyonu düşürür. Damar sertliği, kolesterol seviyesini düzenler. Oksijen taşıyan alyuvarları korur. Haricen kullanımlarda asalakları öldürür. Saçkıranda sorunlu bölgeye sürülerek kullanılabilir. Yüksek tansiyonu düşürmeye, iştah açmaya, hazmı kolaylaştırmaya. Kabızlığı gidermeye, kanı temizlemeye. kalp adalesini kuvvetlendirmeye, tansiyonu den gelemeye, saçkıran hastalığına. Ayrıca saç uzamasına ve dökülmesini önlemeye etkili şekilde yardımcı olur. Mikrop öldürücü olarak da kullanılması tavsiye edilir. Sarımsak antiviral, antifungal, anti bakteriyel özellikleri sayesinde saç derisindeki rahatsızlıkları giderir. Saçların uzamasını hızlandırır. Elma Sirkesi (Malus domestica): Kalsiyum, fluor, potasyum, magnezyum, sodyum, fosfor, silisyum, A vitamini, Beta-carotin, B1, B2, ve B6 vitaminleri, C vitamini, sirke asitleri, meyve asitleri, pektin, doğal aroma maddeleri. Saç diplerini temizler, yağlı saçların fazla yağını alıp deriyi temizler, ölü hücreleri yok eder, saç derisini canlandırır, saç dökülmesini önler derinlemesine temizlik yapar. Antifungal özellikte olup antimikrobiyaldir. Not: Bu yöntem sizin sorunlarınızı kesin çözer diye bir iddiamız yoktur. Seboreik Dermatit rekürren(tekrarlayan), birçok eşlik eden faktörle birlikte görünen (maya, mantar, bakteri, virüs...) ve bulaşıcı bir hastalıktır. Yani tedavi olmuş ama sonradan eski tarağınızı kullanamaya devam etmişseniz hastalığı yeniden kapmanız muhtemeldir. Hastalık baskılanmış ve sonradan uygun ortam bulduğunda yeniden ortaya çıkması olasıdır. Bu tedavinin asıl amacı saç florasını normale döndürüp hastalığın belirtilerini ortadan kaldırmaktır. B - Bağırsak Mantarları ve Beslenme DR. Mutlu Ece İŞGÜZAR : Bağırsağımızı doğal olarak milyarlarca bağırsak florası bakterileriyle paylaşırız. Laktobasiller, bifido bakteriler, koli basilleri ve daha birçoğu, bağırsak mukozamızda uyum içinde beraberce yaşar. Besin maddelerimizin artıklarından yararlanır ve bunun karşılığında iyi bir sindirim yapmamızı sağlar, besin ve vitamin alımını kolaylaştırarak bağışıklık sistemimizi uyarırlar. Bağışıklık sistemimizin %70 i bağırsakta yerleşmiş olan lenf bezlerindedir! Maya mantarları, özellikle candida albicans ve diğer candida türleri de, az miktarda bağırsak florasında bulunur. “Faydalı” bağırsak bakterileri onları kontrol altında tutar. Fakat başta antibiyotikler olmak üzere bazı ilaçlar, şekerli beslenme alışkanlığı, alerjiler ve ağır metal yüklenmeleri bağırsak florasındaki bu dengenin bozulup candida mantarlarının kontrolsüz bir şekilde bağırsak florasında çoğalmasına sebep olabilmektedir. Bu durumda bir bağırsak mikozu, yani bağırsağın maya mantarlarınca istilası, söz konusudur. Mantarlar beyaz un ve beyaz şekerle beslenir ve hızla çoğalırlar. Sizin kan şekerinizi düşürerek hipoglisemi bulguları olan odaklanma güçlüğü, asabiyet, el ayak titremesi, ter boşanması, yorgunluk ve tatlı açlığına yol açabilirler. Candida mantarları metabolizmaları gereği çeşitli toksinler ve alkol üretir. Bu ise bağırsakta gaz oluşumuna yol açarak şişkinlik, kramp ve düzensiz dışkılamaya sebep olur. Bağırsak lenf bezleri de zehirlenerek bağışıklık sistemin daha da zayıflamasına yol açar. Bu durum organizmada enfeksiyona eğilim ve savunma zaafıyla kendini gösterir. Toksik maddeler bağırsak duvarından kana geçerek önce en önemli detoks organımız olan karaciğere ulaşır. Burada bir kısmının zehirli etkisi yok edilir ama bu işlem sırasında karaciğer çok yorulur. Yok edilemeyen toksik maddeler diğer organlara giderek kronik yorgunluk, eklem ağrıları, baş ağrısı, konsantrasyon bozuklukları, hafıza kaybı yada depresif ruh hali gibi semptomlara yol açabilir. Alerjilerin ortaya çıkması ya da şiddetlenmesi kolaylaşır. Özellikle besin alerjileri yanında cilt egzaması, akne, sinüzit ve bronşiyal astım da görülebilir. Daha nadir olarak görülebilen ise candida mantarının bağırsak florasının dışında yayılıp pek çok rahatsızlığa sebep olabilmesidir. Özellikle çok can sıkıcı rahatsızlıklarınız olduğu halde hekiminiz herhangi bir sağlık probleminiz olmadığını söylüyorsa, şikayetlerinizin candida mantarı kaynaklı olma ihtimali oldukça yüksektir. Candida Mantarına karşı korunmak için öncelikle kontrolsüz ve aşırı ilaç kullanımından (en başta antibiyotik, kortizon ve hormon ilaçları) uzak durmak; mantarı besleyen şeker ve mayalı ürünlerden, özellikle de alkolden sakınmak önemlidir. Ayrıca eski peynir, beklemiş fındık, ceviz, kuru incir gibi kuruyemişler de barındırabildikleri küflerden dolayı mantarı besleyebilir. Bağışıklık sisteminizi güçlendirip bağırsak floranıza destek olmak için öğünlerinizi taze sebzeler, tam tahıllı ürünler, baklagiller, balık, ve organik kümes hayvanları gibi sindirimi kolay protein kaynaklarından oluşturun. Mantar enfeksiyon tedavisinde asitli gıdalar olan kırmızı et ve peynir tüketiminin kısıtlanması, yukarıda belirtilen alkali besinlere ağırlık verilmesi önerilmektedir. Bağırsak floranızı düzenlemek için ise doğal mayalı kefir, kımız ve/veya yoğurt faydalıdır. Bedeninizden toksinlerin atılabilmesi için her gün mutlaka, en az 8 bardak su içmeyi ihmal etmeyin. Bu şekilde bağırsaklarınızdaki denge tekrar sağlanmaya ve mantar miktarı normal seviyesine inmeye başladıkça bağırsaklarınız sakinleşir, cildiniz düzelir, hipoglisemiye bağlı bulgular kaybolur, bedeninizdeki toksik yüke bağlı bulgular geriler ve eski enerji ve canlılığınıza kavuşurken yaşam sevinciniz artar. C - Genel olarak genetik. Bazı mantar hastalıkları buna neden olabiliyor. O nedenle Ketokonazol ve türevleri bazı hastalara iyi geliyor. Bu hastalığın muhtemel nedeni; kendi savunma hücreleriniz kendi saçlarınıza veya saçlı derinize karşı saldırıyor. Muhtemelen savunma hücrelerinin üretim sonrası eğitiminde sorun var. (şaka falan yapmıyorum)Dost-Düşman ayırt edemiyor. Friendly-fire olayı yani. Üretim bandını düzeltmek günümüz teknolojisiyle pek mümkün değil. O nedenle savunma hücrelerini baskılama yoluna gidiliyor. Bunun işin kortikosteroidler denen bileşikler kullanılıyor. Şampuanlarda mevcut. Bir de bilinmeyen bir mekanizma nedeniyle Çinko ve Selenyum iyi geliyor ama muhtemelen gene "durdurucu" mekanizma üzerinden. Kepek şampuanlarının neredeyse tamamında Çinko yani İngilizce Zinc bulunmakta. Bu çözüm değil. Ama semptomlar geriliyor. Daha gelişmiş, steroidlerden başka ilaçlar da var ama onlarda aynı mekanizma üzerinden yapıyor. D - ŞAHTERE ( Erdrauch Famaria Officinalis L.) Şahtere halk tıbbında sarılık veya safra otu diye adlandırılmıştır. Tansiyonu düşürücü etkisi olan şahtere özellikle sedef hastalığına iyi gelmektedir. Tansiyonu yüksek olanlar şahtereden faydalanabilirler. Şahtere sebebi bilinmeyen alerjik hastalıkların tedavisinde vazgeçilmeyen bir şifacıdır. Şahtereyi basur ve hemoroit tedavisinde kullanabilirsiniz. Özellikle kabızlık problemi yaşayanlar şahtere sayesinde kabızlıktan kurtulabilirler. Müshil etkisi vardır. İdrar sökücü özelliği ile şahtere vücuttaki ödemi söker. Sarılık ismi halk tıbbında sarılık hastalığında kullanıldığı için halk arasında sarılık otu diye adlandırılmıştır. Karaciğer hastalıklarına karşı etkilidir şahtere. Karaciğeri korur. Şahtere karaciğeri uyarıcı etkisi vardır. Şahtere mide dostudur. Mide ağrısı ve mayasıl şikâyetlerini giderir. Egzama, uyuz ve sedef hastalığında etkilidir şahtere. Migren ve baş ağrılarını dindirir. Şahtere safra salgısını artırır. Safra taşlarının düşmesine yardımcı olur. Safra kesesi problemlerinde şahtere kullanabilirsiniz. Damar sertliğine iyi gelir. Kanı temizler. Şahtere damarları korur. Vücuttaki zararlı toksinleri terleme ve idrar ile atılmasına yardımcı olur. Kurutulmuş şahtere yapraklarını suda kaynatın bu suyu kepeklenen saçlarınızda kullanabilirsiniz. Bu karışım sayesinde kepek probleminden kurtulacaksınız. Şahtere vücuttaki enfeksiyona karşı kullanılır. Şahtere böbrekleri temizler. Ateş düşürücü özelliği vardır. Şahtere otunu kullanırken uzman kişilerce tavsiye edilen dozda kullanılması gerekir. Çünkü şahtere otu içerisinde zehirde ihtiva ettiğinden bilinçsiz kullanım zehirleyebilir. Çok kullanımlarda karın ağrısı yapabilir. Kullanım olarak 1 çay kaşığı şahtere otunu 1 bardak sıcak suya atıp 5-10 dakika demlemeye bırakıp süzülüp içilebilir. E - Elma sirkesi, doğal bir yaşam iksiridir! Bileşim: Kalsiyum, fluor, potasyum, magnezyum, sodyum, fosfor, silisyum, A vitamini, Beta-carotin, B1, B2, ve B6 vitaminleri, C vitamini, sirke asitleri, meyve asitleri, pektin, doğal aroma maddeleri. (ağzı kapalı yarım su dolu kavanoza arada bir soyup yediğiniz elmanın kabuklarını atarsanız bir iki haftaya kadar beş kuruş para vermeden kendi el emeği göz nurunuz elma sirkesini elde edebilirsiniz.) Saç bakımı ve saçınızdaki kepekler için saçlarınızı yıkadıktan sonra son durulama suyuna yani 1 litre suya 1 çay bardağı elma sirkesi koyun ve saçlarınızı bu su ile durulayın. Bu işlemi bir süre her saçınızı yıkadığınızda uygulayın. Saçlarınız kepekten arınacak ve parlaklaşacaktır. Çiçek balının bileşimi: Seker: %32 üzüm şekeri (glikoz), %39 meyve şekeri, %7 malt şekeri. 100g balda mineraller: Sodyum 7 mg, potasyum 45 mg, kalsiyum 5 mg, fosfor 20 mg, magnezyum 3 mg, demir 1mg. 100g balda vitaminler: B1 0,03 mg, B2 0,05 mg, Niacin 0,1 mg, C 1mg. Kullanım biçimleri: Doğal elma sirkesinin en etkili kullanım biçimi, çiçek balı ile karıştırılarak oluşturulur: 1 bardak su + 1 tatlı kasığı dolusu elma sirkesi + 1 tatlı kasığı dolusu çiçek balı… Hepsi iyice karıştırılır ve sabahları aç karnına küçük yudumlarla içilir. Sürekli kullanım sayesinde, öncelikle bedenin bağışıklık sistemi güçlenecek ve sizi pek çok hastalıktan koruyabilecektir. Yaraların çabuk iyileşmesi için, günde 3 bardak elma sirkesi-bal kokteyli için. İltihaplanmayı önlemek için, elma sirkesini seyrelterek, ıslattığınız bir pamukla günde pek çok kere yarayı nemlendirin. F - EVDE ELMA SİRKESİ YAPIMI: Doğal, ilaçsız yetişmiş elmalarınızı yıkmadan dörde bölün ve çekirdekli kısımlarını bıçakla kesip alın. Elmaları dörde bölün ve 5lt lik cam kavanoza yerleştirin. Elmalar kavanozun yarısından biraz azını (2/3) doldurmalı. Üzerine kavanozun üst kısmını boş bırakacak şekilde su doldurun. İçine bir miktar sirke anası veya 3 çorba kaşığı halis bal koyun(petek bal da kullanabilirsiniz). Sirkenin kapağını kapatın ve karanlık, ılık bir yerde 2 ay kadar bekletin. (Çevrede sirke sinekleri oluşmaya ve sirke kokusu gelmeye başladığında sirke fermente olmuş demektir. ) Sirkenizi süzün ve elma posalarını atın. Sirke kavanozunu yıkamadan süzdüğünüz sirkeyi tekrar doldurun. Sirke içine 2 çorba kaşığı bal katın ve kapağını kapatıp serin yerde beklemeye bırakın. Arada bir kontrol edin, keskinleştiği zaman sirkeniz hazır demektir. Sirke ne kadar uzun beklerse o kadar etkili olur. Bu aşamadan sonra sirkenizin üzerinde beyaz, denizanası görünümünde bir tabaka oluşmaya başlamış olması gerekiyor. Buna 'sirke anası' deniyor. Sirke anasını bir sonraki sirkenizde maya olarak kullanacaksınız. Yalnız sirke uzun süre beklemez. Bu durumda evinizde daimi olarak sirke üretiyor olmalısınız. NOTLAR: Elmalar yıkanmaz çünkü sirkeyi elma kabuğunda oluşan bakteriler mayalar. Elmalarınızı güvendiğiniz bir yerden almadıysanız yıkayın, ancak sirke işlemine başlamadan önce 3 saat mutlaka dinlendirin. Bu şekilde kabukta yararlı bakteriler tekrar oluşmaya başlayacaktır. G - Kepek nasıl geçer sorusunun bilinen en önemli tedavilerinin başında bazı saç kepeği engellemek için faydalı olan maddeler içeren şampuanlardır ve özellikle bu içerikli şampuanlar kullanılarak kepek giderilmelidir. Bunlar: Kömür-katran, pyrithione-çinko, salisilik asit, selenyum sülfat ve kükürt maddeleridir. Alternatif tıpta, Baş derisinin Ph değerlerini dengelemesi sebebiyle saç ve baş yıkanırken iki şampuan arası elma sirkesi kullanmak ayrıca bir faya sağlayacağından iyi sonuçlar elde edilir. Sarımsak ve kekik gibi doğal ürünlerinde kepeğe karşı en iyi iki önemli etken olduğu bilinmelidir. Bu iki bitkisel ürün tablet ya da doğal yollardan tüketilmesi saçtaki kepek oluşumuna yararlı olacaktır. Soğan ezilerek saça masajla sürülür, yüksek oranda kükürt olduğundan yararlıdır. Diğer bir beslenmeye dikkat edeceğimiz önemli unsurda Omega 3 yağ asitleri almak gereğidir. Bu da genelde deniz ürünlerinden elde edilir, Soya fasulyesi ve keten tohumunda da fazlasıyla Omega 3 vardır… Bir kabın içine yarım litre kaynatılmış su içine 5 demlik poşet ısırgan otu çayını ilave edip kabın ağzını kapatıp 5 ila 10 dakika demlendirin ve ardından soğutun. Elde ettiğimiz bu suyla saçları iyice yıkayıp duruladıktan sonra bu suyu son durulama olarak kullanıp saç diplerine masaj yapın. H - Karbonatın Kullanımı: Bir büyük bardağa 2 tatlı kaşığı karbonat atıldıktan sonra üzerine az az kaynar su dökülerek köpürtülür ve karbonatın suda iyice çözülmesi sağlanır. Sonra üzerine normal su dökülür, karıştırılır ve içilir. (Su sıcak geliyorsa soğumaya bırakılır ve öyle içilir). Eğer Kanser, MS, Diyabet hastası için ise: vücudu Alkali hale getirmek için ilk hafta aç karnına yemeklerden 1 saat önce 2 kere tekrarlanır. Sonraki 3 Hafta sadece sabahları kahvaltıdan önce aç karnına içilerek devam edilir. 1 Ay sonra gidip hastalığınızı kontrol edip iyi olup olmadığını görebilirsiniz. Eğer idrarınızdaki pH 7.36 ve üstüyse Alkali haldedir vücudunuz, dilerseniz her gün bir çay kaşığı suya karbonat atıp her gün kullanmaya devam edebilir ya da sadece ihtiyaç duyduğunuzda bunu uygulayabilirsiniz. İdrarınızdaki pH seviyesini öğrenmek için dijital pH ölçerler satılıyor, onlardan bir tane alıp her gün tartıya çıkmak gibi idrarınızdaki pH seviyenize bakıp sağlık durumunu anlayabilirsiniz. Dijital pH ölçer yerine pH kâğıtları satılıyor, bunu da internetten araştırıp öğrenebilirsiniz. Hastaysanız alkali gıdaları araştırıp mümkün mertebede iyileşene kadar Alkali gıda tüketmeye itina gösterin. Kanser asidik sıvı ‘dır. Hücrelerin içerisine yerleşip belirli bir bölgede toplandığında kendisini mantar hastalığı şeklinde gösterir. Kanser, Diyabet, MS, Akne, Egzama ve diğer bütün hastalıklar ASİDOZ'DAN KAYNAKLANIR. ALKALİ HALE GELDİĞİNİZDE HASTALIKLARINIZIN HEPSİNDEN ( %99 ) KURTULURSUNUZ. Mantar ayaklarınızdaysa leğene sıcak su döküp 50gr karbonatı leğene atıp iyice karıştırın ayaklarınızı 20 dk. Bu leğenin içinde tutun bunu 1 hafta uygulayın. Eğer mantar başka bir bölgedeyse o zaman karbonatı az biraz suyla lapa yapın maske şeklinde o bölgeye uygulayın üstünü tülbentle sarın 20 dk. Bekletin. Karbonatlı suyu 1 çay kaşığı sabah öğlen akşam için, içtikten sonra 20dk uzanıp yatakta dinlenin. Kola türü bütün asidik içeceklerden uzak durun ve sebze ağırlıklı beslenin Ayda 1 kere Devit-3 ampul alıp 1 kesme şekere döküp yutun.. pH ölçer vücudunuzun pH ölçen bir alet eğer vücudunuzda asit çoksa pH düşük çıkıyor ve hastalıklar başlıyor eğer asitleri attıysanız pH yükseliyor ve iyileşme başlıyor çünkü oksijen giriyor vücudunuza bu yüzden idrardan pH ölçmeniz gerek Ben pH 10 a kadar çıkardım. Dr. Robert Young a göre 11 e bile çıkarılabilirmiş. https://www.facebook.com/kemal.milar HASTALIK HAKKINDA TÜM SÖYLENENLERİ ‘’KOPYALA YAPIŞTIR ‘’YAPTIM BAŞKA YERE BAKMAYA GEREK YOK; *** Öncelikle kimyasal içeren her tür ürün şampuan bir süre sora bağışıklık kazanıp etkisini yitiriyor o yüzden (SD) de tek bir şampuan ya da ürüne kreme bağımlı kalamıyoruz hep bir kaç farklı şampuan ürünün kombine değişimli kullanılması şart oluyor. *** Head & shoulders intensive treatment Arkadaşlar her gün kesin duş alın. Saçlarınızı iki kez bu şampuanla köpürtün ve köpükleri suratınıza da sürün 2 – 3 dakika bekleyin sonra durulayın. Ve bir kez daha yıkayıp duruladıktan sonra, ikinci kez köpürtmeyi unutmayın. Bu arada iki günde saçlarımda hiç bir şey kalmasın diyorsanız saçlarınızı çok kısa kestirin ve sakın kullanmayı bırakmayın geri geliyor arkadaşlar. *** Clear for men-activesport, roaacutane, travacort, dermatop krem, halis zeytinyağı sürüyorum ve 4-5 saat bekletip yıkıyorum, nemli kalması bakımından dove ile yıkıyorum, kurutulmuş ısırgan otunu kaynatıp suyuyla yıkarım kafamı 1-2 hafta, kendi haline kurumaya bırakın sonra. *** Locoid krem, ultralan crinale (birkaç gün sonra tekrar çıkıyor) isimli ilacı kullanmanızı tavsiye ederim kremi de var ama ben solüsyonunu tavsiye ediyorum protex ultra sabun ve sıcak suyla yüzünüzü yıkayıp sorunlu bölgelere sırayla parmağınızın ucuyla sürün sonra bir tur daha sürün ben bu şekilde kullanıyorum 2 günde geçiyor. *** ilginç gelebilir ama saçımı boyayınca sorunlarım yok oluyor, (belki de boya saç dibini kurutup yani yağlanmasını engelleyip kepeği önlüyor) iyi bir boyayla boyarsanız kepek gidiyor ve birlikte oluştuğu seboreikte. Yüzüme sulandırılmış elma sirkesini pamukla sürdüm. bepantene kremin içine e vitamini kapsülü kırın ve bunu nemlendirici olarak kullanın. *** Yüzümü normal hacı Şakir zeytinyağlı sabunla yıkıyorum. Geceleri yıkadıktan sonra elma suyunu tonik olarak pamukla yüzüme sürüp yatıyorum. *** Solgar'dan flexseed oil'i (keten tohumu yağı) düzenli olarak kullanmanızı tavsiye ediyorum. *** Amerika’dan kırmızı kapaklı selsunblue getirttim (Türkiye’dekinden farklı) 2 günde bir kullanıyorum vücutta olan yerlere de sürüyorum. *** Yüz içinde 2 tür önlem var birincisi m-furo losyon. M-furo kortizon içeriyor bu yüzden arada bir yüzünde kızarma olanlar için iyi ve ucuz bir seçim. Daha sık olanlar için mustela krem tavsiye edilir. *** Kortizon olmayan Elidel krem pimecrolimus denen bağışıklık sistemini lokal olarak düzenleyen bir ilaçtır. (kanser riski olduğu söyleniyor!) *** Konazol, ben bu şampuanı daha öncede kullanıyordum şimdi kullanım şeklimi değiştirdim. Daha önce köpürtüp yüzümde bekletiyordum daha sonra böyle olmayacağını düşünerek köpürttüğüm şampuanının köpüğüyle yüzüme zarar vermeden yedirdim ve 5 dk. Bekledim. ** Bir kaç haftadır her gün yüzüme 3-4 kez nemlendirici sürüyorum ve kuruyup dökülmesini engelliyorum. Bol bol sürüyorum deri emince yine sürüyorum bazen, günde 6-7 kez sürdüğüm bile oluyor. *** Sızma zeytinyağı (bulunabilirse daha saf daha iyi olur.) yıkamadan sonra parmakla alınıp saçı ortadan ayırmak suretiyle saç derisine sürülür. Nemlendirme ve deriyi ve saçı güçlendirme açısından faydalıdır. *** Saçlarınız için losyon, cilt için pomat, şampuanda medikal şampuan yazdırın marka kesinlikle önemli değil. Benim kullandıklarım elecon losyon + elecon pomat + ketoral şampuandır. *** Kortizonsuz alternatif olarak Sebclair krem 'i tavsiye edebilirim. *** Saf zeytinyağlı sabun (yüzü temizlemek için) + elocon losyon (kortizonlu olup hastalığı geriletmek için) + excipial lipo (nemlendirme için) tıraş ve banyo sonrası sabunla yıka, durula. 5 dk. Bekle tekrar durula. Önce losyonu sür, fazla bekletmeden hemen nemlendiriciyi sür. Normal zamanlarda (tıraş ve banyo olmayan zamanlarda) ise losyon ardından nemlendirici sür. Daha ilk günden farkı gördüm. Losyon kortizonlu olduğu için bir aydan sonra dönüşümlü olarak Sebclair kremi kullanmayı düşünüyorum. Elidel de olabilir. *** Sadece Sebclair iyi geldi. Bu ilacı gece yatmadan sürün. Sabah kalkıldığında ise temizleme jeli ile temizleyin; Ve akşam tekrar temizlik yapıp tekrar Sebclair sürün. Ancak kendinde vitamin eksikliği görenler (özellikle B Vitamini) mutlaka ama mutlaka *** ELMA SİRKESİ + KETOKANAZOL ŞAMPUAN elma sirkesinde: Antimikrobiyel madde "E224" var, antioksidan "sodyum metabisülfit" var, asit-baz konsantrasyonu "3-4" arası. Saçlarda herhangi bir yan etki olamadı, hatta dökülmesi durdu, sadece yağlanma artı oda banyo sonrası 2-3 gün normal kalıyor. Ben haftada 2 kez olduğu gibi elma sirkesi ile kafamı ve yüzümü yıkıyorum 1 saat kuruduktan sonra duş alıp çıkıyorum başka bir şey yapmıyorum. Hemen tepki vermiyor 15 gün sabredin umarım sizde de iyileşme olur. *** Bu tip şampuanların ekseriyeti ketakonazol içerir saçlarının çalı gibi kuru ve sert olması doğal. 1 hafta her gün uygularsan ki kafanda en az 2 dk. Beklemesi gerekiyor 6. günde etkisini gösterip kepeklenmeyi ve kaşıntıyı bastırır. Bastırır diyorum çünkü ne zaman bıraktın 6 gün say 7. günde kafan eski haline dönecektir. *** Dihidroksikolekalsiferol D3 krem, Çay ağacı yağı, Aloevera ekstresi, Sinnamik asit, Ilık suda dilüe edilmiş %90 bal, %15 propilen glikol solüsyonu kullandım. *** Codermo krem akşam yatarken sürün güzelce öğlene kadar cildiniz normale döner. O gün Akşamı yine sürün problemli bölgelere gayet güzel sağlıklı bir cilt. Haftada 2 gün fazla abartmayın. ** Cildiye uzmanına derdinizi anlatın ve hastalığın azdığı bir dönemde gidin halinizi arz edin saçlarınız için losyon, cilt için pomat, şampuan da medikal şampuan yazdırın marka kesinlikle önemli değil. Benim kullandıklarım elecon losyon + elecon pomat + ketoral şampuan… elecon çok saç döküyor ve kortizonlu ancak 2-3 gün içinde saçtakini, 1-2 gün içinde yüzde ve kulaktakini geçiriyor. Ben çok azmadıkça elecon kullanmıyorum sadece keterolle 5 dk. Bekletip duruluyorum. *** En geç 23.00'te uyku her sabah 08.00 kalkış. Ayda bir ciltteki yerlere herhangi bir marka bu hastalık için doktorunuzun vereceği pomat gün boyu ciltte kalsın. Yine ayda bir keterol tarzı medikal şampuanla 1 kez yıkadıktan sonra 2.cide 5 dk. Bekleyip durulamak. Normal zamanlarda kendi şampuanınız ama kepeğe karşı şampuan değil. Çünkü deriyi kurutup hastalığı hortlatıyor ve saç döküyor cansızlaştırıyor ve önemlisi stres. Kafaya her şeyi takan biriyseniz mutlu olmayı bilmiyorsanız kendinizle barışık değilseniz ayda bir değil günlük kullansanız da geçmez. *** Mutlaka kullanılacak şeyler ketoconazol içeren (nizoral, konazol, ketoral…) şampuan haftada 2 kere 5-10 dk. bekletilecek. Tek bir şampuan bu sorun için yetmiyor dönüşümlü olarak size iyi gelen şampuanları kullanmalısınız. Katran içerikli şampuanlar Zinc salisilik asit içerenler ( Pirdolin, Prozinc tavsiye olunur). Steroid' lerden yani o losyonlar kortizonlu olduğu için çok çok kötü durumlarda bastırmak için kullanın uzun süreli kullanmayın asla! Saçlarınızı hep 2-3 numara kestirin. Takviye olarak Biotin (2.5mg) ve Çinko(20-40mg) alın. *** Kortizonsuz alternatif olarak Sebclair krem 'i tavsiye edebilirim bulunması zor ve biraz pahalı ama kullanmaya değer. Diğer önemli çalışmalarsa nemlendiriciler bir takım yağların çay ağacı yağı Aloevera extresi gibi maddelerin tedavide olumlu sonuç verdiği biliniyor bunları da eklemekte fayda var. *** 101B formula. Ürün zhanguang firmasının ürünü ve 10 un üzerinde ödül almış. Diğer 101 saç toniklerinin bir çeşidi. 101B Seboreik dermatit için hazırlanmış formül. *** Tüm bu egzama türleri karaciğerden geldiği için fexofen adlı bir hap verdi fexodyn de aynı işi görüyor ama işe yarayıp yaramadıklarını anlayamadım. *** Dove sabunla güzel bir yıkıyor arkasından garnierin bir toniği var onu pamuğa döküp iyice bir temizliyorum. Yüzümü arkasında durulama falan işte güne böyle başlamaktan bıktım ama yapacak bir şey yok ve 1-2 saat arayla da gidip suyla ıslatıp yağını falan alıyorum başka türlü rahat yok birde hiç yıkamasam öyle bıraksam 2 gün sonra falan yüzümde soyulmalar oluyor burun etrafında ve çene bölgemde. *** Akşam yatmadan, bir bardak suya bir tatlı kaşığı elma sirkesi koyup içiyorum. Kafamda kepek kalmadı. *** Sabah aç karına ve akşam yatarken bir bardak -ya da yarım bardak- suya 1 kaşık FERSAN elma sirkesi katıp içiyorum. Saçlarda da kepeklenme azalıyor.(Kemal Kükrer%100 gurme, Doğanay…) Saç içinde kepek şampuanı kullanıyorum. Yüzümü de su bazlı kremle yumuşatıyorum. Bebe yağı da olur. Zaten bir hafta sonra krem kullanmaya gerek kalmıyor. Ben şifa buldum umarım size de faydası olur. *** Yüz için Aynısefa kremi kullanmaya başladım.(Kortizonlu krem kadar geçirici etkiye sahip) Ayrıca her gün bir kaşık bal ile deve dikeni tohumu alıyorum. Karaciğeri temizliyormuş. Akşam yatmadan da elma sirkesi yutun bir damla. *** Bulunmuş olduğum ortamda devamlı kaynayan bir çay ocağı, çay ocağından yükselen buhar, tavanda tekrar suya dönüşüp yere dökülen su damlacıkları vardı. Bu bir aylık dönemde ben bu ortamda bulundum, ne saçımda kaşınma ne kepek nede herhangi bir şey. *** Şampuana ELMA SİRKESİ karıştırın ve sacınızı durulayın kepek namına bir şey kalmıyor bu şekilde, 10 15 gün yapın sonucu göreceksiniz. Cildinizdeki kaşıntı pul pul dökülmelere de pamuğu alın üzerine ELMA SİRKESİ dökün ve direk suratınızdaki bölgelere sürün 2-3 dk. O şekilde kaldıktan sonra yüzünüzü yıkayın günde 2 sefer uygulasanız bunu yeterli sabah akşam sonra 10 15 gün sonra cildiniz bebek gibi oluyor. Sabahları ya da yemekten sonraları bir su bardağının içine bir çorba kaşığı ELMA SİRKESİ dökün ve için bu da karaciğerinizi düzenleyecektir. *** Kekik kaynatıp (kekik suyu) pamukla hafifçe egzamalı bölgelere sürün. *** Ketokonazol (etken maddenin ismi) şampuanı, bebek şampuanın içine karıştırdım. Haftada 2 kez, elma sirkesi ile saçımı yıkıyorum ve kurumasını bekliyorum 5 dakika sonra bu karışık bebek şampuanıyla normal banyo yapıyorum bu kadar. *** HER AKŞAM BİR MAŞRABA SUYA 3 YEMEK KAŞIĞI ELMA SİRKESİ DÖKÜN VE YÜZÜNÜZÜ GÜZELCE YIKAYIN, YÜZÜNÜZ GEÇSE BİLE MUTLAKA HER AKŞAM YIKAYIN, SONUCA ŞAŞIRACAKSINIZ. BANA DUA ETMEYİ UNUTMAYIN, SONUCU LÜTFEN BİLDİRİN hknyy@outlook.com *** Sebclair bepanthen krem ve 2-3 gün bekletilmiş süt (bu çok önemli süt kısmı yani bildiğin bozuk süt) sürüyorum cildime ve inanılmaz işe yarıyor *** Her akşam çok az sulandırıp bal sürüyorum, 2-3 saat sonra zeytinyağlı sabun - ılık su ile temizlemek yetiyor. Bilmiyorum herkeste aynı sonucu verir mi ama 5 gündür ilk defa yıllar evveline döndü suratım. Bal'ın güçlü bir anti bakteriyel olduğu biliniyor belli ki mantarlara da karşı etkili. *** Sarımsak sürüyorum üzerlerine bakalım ne olacak, bu gün sabah ve az önce olmak üzere 2 kez sürdüm *** Seboreik dermatit bazı ciltlerin bir çeşit cilt mantarına (herkesin cildinde var korkmayın) karşı hücresel düzeyde verdiği bir aşırı cevap hastalığıdır. Bunu yenmenin iki yolu vardır ya mantarı azaltırsınız ya cildin immun yanıtını baskılarsınız. Mantarı yenmenin yolu selenyum sulfid li şampuanlar ve cildi mümkün mertebe yağsız tutmaktır (tamamen durdurmak mümkün değil tabi). Cildin immun cevabini ise Steroid li kremler veya immun modulator kremler (elidel falan) ile baskılarsınız. Farklı kişilerde ilaçlar farklı düzeylerde etki gösterecektir değişik kombinasyonları doktorunuzla denemeden bir yorum yapılamaz. *** Üç beş gündür kabak çekirdeği yiyorum, kafamda kepek kalmadı, çok enteresan. *** Zeytinyağlı defne sabunu kullanıyorum. *** Defne sabunu vardı ve ben günde birde onunla yıkıyordum. Sonra baktım bunlarda durdurmuyor Clear kullan dediler o da fos çıktı. Dökülen yerlere Sarımsak sür dediler onu da sürdüm. Sığır iliği saç çıkarıyormuş dediler onu da sürdüm. Bunların arasında hiç biri işe yaramadı. 2 3 ay konazol kullandım nafile. *** 1.Mutlaka bir kan analizi yaptırın. Büyük ihtimalle b vitaminlerinin eksikliği çıkacaktır. İçerisinde b1 b6 b12 vitaminleri olan bir komplex vitamini düzenli kullanın. 2- Beyaz ekmeği kesin mümkünse ekmek tüketmeyin. 3- Kırmızı et tüketiminizi artırın. Bol bol karaciğer tüketin (b12 açısından) 4- Baharatlı, acılı, biberli kekikli hiçbir gıda tüketmeyin. 5- Düzenli uyku. Akşam 6 dan sonra su haricinde hiçbir şey yiyip içmeyin. Günde 3 öğün yemek, aralarda sadece su. 6- Şeker tüketimini tamamen kesin. Evde 10-15 dakikalık egzersizlere başlayın. 7- Yoğurt peynir gibi kalsiyum içeren ürün tüketimini artırın. 8- Cildiniz mutlaka güneş görsün. Eğer d vitamini ihtiyacınız varsa 3 ayda bir iğne ile takviye edin. 9- saçlarınızı ve yüzünüzü 2 günde bir yıkayın ve kestirebildiğiniz kadar kısa kestirin. Ayda en az 1 kez saç kestirin. 10- yüzünüze asla krem yağ losyon vs. kozmetik sürmeyin. Dostlar kısacası iş karaciğeri çalıştırabilmekten geçiyor. Bunun içinde düzenli yaşam şart. Yağlı, şekerli ve özellikle baharatlı biberli acılı gıdalar karaciğer düşmanı. Karaciğeri çalıştırabilmenin ilk adımı da yeterinde b vitaminlerinin vücuda alınması. Karaciğerde demir emilimi için b vitamini şart ve b12 hariç günlük almanız gerekiyor çünkü vücutta depolanmıyor. Vücudunuzun demiri kullanması için b vitaminlerine, b vitaminini kullanması içinde kalsiyuma ihtiyacı var. *** İç düzelmeden dış düzelmez. Kan düzelmeden cilt düzelmez. Karaciğer, safra kesesi, kalın bağırsak düzelmeden de kan düzelmez. *** Genel sağlık amaçlı KEFİR içiyorum, Kanseri bile yavaşlattığı bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış. Antioksidan. Probiyotik olduğu için bağırsak florasına çok iyi geliyor. Antibiyotik ve ANTİFUNGAL (buna dikkat!) özellikleri var ayrıca BİOTİN (!) içeriyor. *** Zeytinyağlı defne sabunu kullanıyorum markası "Mehmet aydın" sağda solda gördükçe 10 aydan beri kafamı sadece bu sabunla yıkıyorum, çok şükür dermatit oranı % 10 lara düştü. *** Moose kükürtlü sabun ve sonrasında kayısı çekirdeği yağı kullandım arkadaşlar, birkaç gün içinde kaş ve burun bölgesinde ne döküntü ne kızarıklık hiçbir şey kalmadı. Sabah ve akşam o sabunla yüzünüzü yıkayıp ardından bir pamuğa biraz damlattığınız yağla sorunlu bölgeyi nemlendiriyorsunuz biraz zahmetli ama bende işe yaradı. *** Zeytinyağlı sabun ile yüzümü yıkadıktan sonra köpürterek 5-6 dk. Egzamalı olan yerde için bekletiyorum ve yıkıyorum ve ertesi gün ısırgan otlu sabunla bunu uyguluyorum, bunları uyguladıktan sonra salyangoz özlü kremi sürüyorum ama nemlendiricide olabilir. *** Yıllardır çekiyorum çözüm olmasa da uzun süreli nüks etmeme garantisi var yoluda "lityum süksinat ve çinko sülfat kombinasyonu" içeren krem veya losyon bulmak "özel yaptırın" uzun süre nüks etmez sadece sorunlu bölgeye uygulanmalı. *** Yapacağınız ilk önce saçınızı sirke ile yıkamak çok önemli daha sonra 5 dk. Bekledikten sonra çörekotu ve sarımsağı ezip yağ haline getirin ve saç diplerinize sürün yaklaşık 4-5 saat saçınızda kalsın saç dipleriniz emsin. Fakat bunu 1 - 2 hafta uygulamalısınız benim yüzümde de egzama var bunu uyguluyorum geçiyor. *** Haftada 1 de yarım ölçek limon, bir ölçek elma sirkesi bir ölçek de zeytinyağıyla yıka(10dk beklet) demişti. O işe yarıyor fakat Biomen saç dökülmesi + kepeğe karşı elma sirkeli ve kabak çekirdeği yağlı şampuanda da elma sirkesi var o yüzden iyi sanırım.http://www.ozsanalmarket.com/urun/biomen-sac-dokulmesinekepege-karsi-sampuan-kabak-cekirdegi-yagi-700-ml/901 *** Kükürtlü sabun (sabemed vb.), elma sirkesi, deniz suyu (bol bol yüzme), yapabiliyorsan ki yapmak çok zor ''stresten kaçınma'' TETRADOX hap ancak buna da çok dikkat etmen lazım. Yan etkileri çok kuvvetli bir ilaç ve mide bulantısı & baş ağrısı ve kusma peşinden gelebilir bu ilacı alırsan bol bol su içmen şart günde 10-12 bardak yoksa mümkün değil ilacın etkilerini üzerinden atamıyorsun. Benim anne tarafından karaciğerim baba tarafımda kalp hastalığı var. O yüzden bu ilacı kestim ancak inanılmaz etkili yüzündeki tüm kepek ve beyaz & kırmızı lekeleri 10 gün sonra geçiriyor ***http://www.amazon.com/Treatment-Seborrhea-Seborrheic-Dermatitis-Psoriasis/dp/B003OQ3EFK/ref=sr_1_8?ie=UTF8&qid=1380030869&sr=8-8&keywords=seborrheic+dermatitis http://www.ucuzu.com/sampuan-c4704/vichy/dercos-anti-dandruff-kepek-karsiti-normal-yagli-saclar-icin-sampuan-200-ml-p145404999/ ***http://www.3ka.com.tr/Head-Shoulders-Clinical-Strength-Kepek-Sampuani-420ML,PR-3931.html *** Fayda görecekseniz Yulaf Samanı ndan göreceksiniz. Saçınız temizken yulaf samanını suda kaynatıp suyu saç derisine etki ettirip en az 1 saat bekletin tekrar saçınızı yıkamanıza gerek yok eğer yıkamak isterseniz en az 1 saat beklemeniz lazım bu yöntem el ve ayaklardaki egzama için geçerli değildir. *** Katıldığı bir seminerde bitkisel kökenli bir bulaşık deterjanının eldeki egzamaları tedavi ettiğini dinliyor ve bu deterjanla saçını yıkıyor ve sacındaki egzamalar inanılmaz şekilde 1 hafta zarfında geçiyor... Biraz araştırınca Rita bitkisinin özü varmış deterjanda... Yüzde yüz bitkisel olduğu için hiç zararlı kimyasalda barındırmıyor... O yüzden gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz. Fiyatıda 10 TL civarında. Bu ablamın vasıtası ile bende bu firmanın birçok ürününü kullandım ve tavsiye ettiğim herkeste memnun kaldı. Hatta başka sağlık problemlerini ve kronik rahatsızlıkları bile tedavi eden ürünleri var arzu eden olursa bana bu numaradan ulaşabilirsiniz.0530 702 56 06 *** Seboreik dermatitte etkili olan şampuanlar; Selsun blue olsun, Head & Shoulders Clinical Strength Seboreik Dermatit olsun genelde bunları kullananlar memnun. Seboreik dermatitleri geçiyor çoğunlukta. Bu şampuanların içindeki etken madde bildiğiniz üzere ''Selenium sulfad'' tır. *** Çörek otu tarifi: 3 çay kaşığı çörek otunu havanda ez 1 kâse yoğurtla sabah ve akşam günde 2 defa... Üzüm: Siyah kuru üzümü öğleden evvel ve öğleden sonra 15'er tane ye çekirdekleriyle beraber... *** Sivilcelerin aknelerin olduğu yerleri Dettol veya Activex Anti bakteriyel dezenfektanlar ile her gün 1 defa temizleyin 4-5 gün içinde %80+ iyileşme göreceksiniz muhtemelen. Birde sivilcelerin üzerine Cleocin T. Losyon sürebilirsiniz. Yanlış adreste olabilirsiniz seboreik dermatit değil folikülit olabilirsiniz. Hele hele tetradox kullandığınızda neredeyse tamamen iyileşip ilacı bıraktıktan çok kısa bir süre sonra hastalık nüks ediyorsa siz kesinlikle folikülitsiniz. Dolayısıyla hastalığınızın nedeni de mantar değil derinizin altına geçip yağlardan beslenen ve hızla üreyen zararlı bakteriler. Açtığımı konuyu inceleyebilirsiniz.http://forum.donanimhaber.com/m_75664087/f_//tm.htm#75664087 *** TTO (Tea Tree Oil) Avustralya’da yetişen bir ağaçtan elde edilir. Seboreik dermatitte % 60 oranında rastlanan mantarı tedavi edici özelliği yanı sıra ciltteki kızarıklık, pullanma gibi klinik bulguları da yok eder. Meyan kökü extractı Ülkemizde yaygın olarak yetişmektedir. Bitkisel kortizon içermektedir kortizonlu kremler gibi etki ederken kortizonun yan etkilerine sebep olmaz, özellikle kaşıntı ve kızarıklık için oldukça etkilidir. Saçlı deri seboreik dermatit tedavisinde % 4-5 TTO, % 1 meyan kökü içeren solüsyonlar kullanılır. Çok daha düşük oranlarda TTO içeren şampuanlar üretilse de bu tür şampuanların herhangi bir olumlu etkisi olması beklenmez. Seboreik Tekrarı Engellemek İçin Climbazol Yoğun olarak kullanılan bitkisel özlerle tedavi edilen seboreik dermatitin tekrarını engellemek için (tekrarda en sık sebep malessezia furfur adlı mantardır) climbazol içeren seboderm şampuan kullanılmalıdır. Seboderm şampuan rutin kullanılan şampuanlar gibi kullanılabilir ama istenirse haftada 1-2 defa kullanılarak ta seboreik dermatitin tekrarı engellenebilir. *** Head & Shoulders clinical Strenght: (Head & Shoulders Clinical Strenght resmi ithalat değil) Active Ingredient: Selenium Sulfide 1% Inactive Ingredients: Water, Ammonium Laureth Sulfate, Ammonium Lauryl Sulfate, Glycol Distearate, Cocamide MEA, Dimethicone, Cetyl Alcohol, Sodium Chloride, Stearyl Alcohol, Hydroxypropyl Methylcellulose, Ammonium Xylenesulfonate, Fragrance, Red 4. DMDM Hydantoin, Tricetylmonium Chloride, Head & Shoulders İntensive treatment: (Head shoulders yetkili ithalatçısı P&G getirtiyor) Ingredient: Selenium Sulfide Inactive Ingredients: Aqua, Ammonium Laureth Sulfate, Ammonium Lauryl Sulfate, Glycol Distearate, Cocamide MEA, Dimethicone, Cetyl Alcohol, Sodium Chloride, Stearyl Alcohol, Hydroxypropyl Methylcellulose, Ammonium Xylenesulfonate, Eugenol, Citronellol, Limonene, Amyl Cinnamal, Geraniol, CI 14700, Methylchloroisothiazolinone, Methylisothiazolinone, Sodium Citrate, Citric Acid, Parfum, Sodium Benzoate, Disodium EDTA, Benzyl Salicylate, Sodium Lauryl Sulfate, Benzyl Benzoate, Hexyl Cinnamal, Linalool, Butylphenyl Methylpropional, xxxxx KISACA İKİSİ DE AYNI xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx *** Bu hastalık hassas takıntılı mükemmeliyetçi ayrıntıcı insanların hastalığı… Demir eksikliği var bende çoğu SB li’ de varmış diye okudum. Balık yağı D vitamini ve demir takviyesi almayı düşünüyorum. *** Cam şişede elma sirkesi aldım pamuğa döktüm ve suratıma sürmeye başladım sabah, işten gelince de akşam sürdüm duş alırken durulama suyuma bir su bardağı kadar elma sirkesi koydum onu saçlarıma döküyordum. Yaklaşık 5-6 gün içinde suratım da hiç bir kızarıklık kalmadı saçlarımda çok şükür su anda bile kepek yok. Suratında yaralar varsa kırmızı pul pul onların üzerine de sürülüyor. Pamuğu hafif ıslatıp üzerine komple elma sirkesi döküyorsun sonra kırmızı yerlere masaj yaparak sürün. 4-5 dk. Ciltte kalsın sonra ılık su ile durulayın yüzünüzü kırmızı lekeler 5-6 gün içinde tamamen kaybolur. *** Akşam yatmadan zeytinyağlı kudret narı sürüp yatmak sabah kalkıp yıkayıp bebek yağı ile mavi anemon yağı karışımını sürmek gibi bir öneri geldi, yaklaşık 5 gündür yapıyorum ama suratımdakiler daha fazla çıkmış durumda yanma kaşıntı inanılmaz kızarıklıkta bir o kadar arttı. |
| Arkadaş adam hangi hastaneye gittin diye soruyor cevap vermiyorsun üstüne bir şeyler arıyorsun.Belki adam senelerdir bu hastalıkla uğraşıyor hangi hastane ise gidecek söylesen ne olacak sanki adam senden özel şirketinin adını soruyor hey Allah'ım. |
|
Aslında alıntıladığın yazımdakinden çokta fazla birşey bilmiyorum. Orada yazdığım şampuanları deneyerek başlayabilirsin. Yine etken madde olarak belirttiklerimi içeren şampuanları internetten araştırablirsin. Yinede daha önceden kullandığım/araştırdığım bazı ürünleri herkese faydalı olması umuduyla aşağıda listeliyorum; 1. Tea tree oil içeren şampuanlar (arayarak daha fazlasını bulabilirsin) http://www.hepsiburada.com/tto-tea-tree-oil-sampuan-200-ml-p-SGUCIL9892 2. Salicylic acid içeren şampuanlar. Salicade ismli şampuanı denedim. Kötü kokuyor. İs gibi. Bende işe yaramadı. http://www.hepsiburada.com/hiss-positive-salicylic-acid-sampuani-300-ml-p-SGUCIL30961 3. Clear, Dove, Ceradolin gibi zinc phyrotin içeren şampuanlar. Selenyum sülfit kullanırken arada Clear kullandım. Bende problem çıkarmıyor. Sedolin şampuan hem Zinc phyrotin hem de Salicylic acid içeriyormuş. 4. Eczanelerde bulabileceğin Ketokonazol etken maddeli şampuanlar (Nizoral ve Ketoral benim bldiklerim) Nizoral'ı kullandım. Biraz yatıştırdı ama sonuçlar beni tatmin etmedi. Ancak ikinci kutuya geçmeliydim. Yapmadım. 5. Selenyum sülfit içerikli şampuanlar. Head & Shoulders Clinical Strength, Selsun Blue Medicated (kırmızı kutu) veya Vichy (selenyum disülfür içeren) H&S kullanıyorum. Selenyum Sülfit kesinlikle kafadaki SD'yi yatıştırıyor. Ancak yan etkileri çok. 6. Ducray Kelual DS - Etken maddesini yazmadıkları için en sona ekledim. Kullandım. İşe yarıyor ama etken maddesini yazmadıklarından (yada ben göremediğimden) tekrar almadım. (Edit: DS ifadesi 'DiSülfür'ü ifade ediyor olabilir) Yukarıdaki şampuanları (kendimce) etkileri az olandan çok olana doğru sıraladım. Sende hangisinin işe yaradığını deneyerek zaman içinde bulabilirsin. En iyi sonuç için kullanma talimatlarına uymaya çalış. Ve de durumu çok daha kötü yapmadığı sürece her birini sabırla kullanmaya çalış. Ayrıca (T/Gel coal tar içerikli ürünü kanserojen madde olduğumdam kasıtlı yazmadım - kullanmayı düşünenleri bilgilendirmek için bu notu düşüyorum) Geçmiş olsun... |
|
Forumda, Yüzdeki ve ciltteki pullanmalar,döküntü ve kızarıklık için önerilen kremler ve yaklaşık fiyat listesi. Not: Etkisi kişiden kişiye kesinlikle değişir. ***DOKTORUNUZA MUTLAKA DANIŞINIZ*** KREMLER: 1- Coresatin krem (sarı kutu) (40 TL civarı) 2- Travacort krem (14 TL.civarı) 3- Derm Ecto krem (35-40 TL.civarı) 4- Blue Cap krem (115 TL civarı) 5- Seb Clair krem (35TL civarı) 6- Pruzon krem (20 TL) 7- Ducray kelual dc krem(40 TL) 8- Bioderma sensibio ar bb krem 65TL |
|
Şeker olayında ben de hemfikirim. Stress falan ok ama en az stress kadar etken bir madde varsa o da sekerdir. Defalarca test ettim. Seker kullanmayi sifirladigim hafta kayboluyor hafif kizarikliklar kaliyor. Seker kullandigim gunun sabahinda geri geliyor. Dun yine test ettim. 2 haftadir temiz besleniyodum. Krem hap kullanmadigim halde yuzum cok iyiydi. Dun gece ulan bi deniyim diyip tatli yedim bi tabak. Sabah uyandigimda yuzumun T bolgesi kipkirmizi ve hem kasiniyor hem de yaniyordu. Bu isin uzmani falan degilim ama sunu iyi biliyorum ki bu hastalikla cebellesen adamın sekere sonsuza kadar elveda demesi gerek. Hem kilo da almazsınız bi tasla iki kus :D |
| Bu stres doktorlarin köşeye sıkışıp çözüm üretemediği durumda en çok kullandiği kelime. Sivilce çıkar stres, saç dökülmesi stres, seboreik egzama olur stres. ee abi stressiz insan varmi? herkesde olmasi lazim o zaman bu mantikla. Ha stres illaki etkiliyodur çoğu şeyide direk fikir sunmadan oraya bağlamak... |
|
Çok uzun zaman önce buraya mesaj atmıştım, bugün tekrar doktora gidince, tekrar yazayım dedim. 35 yaşındayım. 10 seneden fazla olmuştur kollarımda, bacaklarımda pullanma olurdu. Sonrasında çene bölgesinde, burun kenarında falan olmaya başlamıştı. ilk doktora gidişim tahminen 10 sene önceydi. 2009 veya 2010 idi. Doktor Zekai Kutlubay, bilirsiniz, meşhurdur. (İstanbul) Seboreik dermatit dedi, çözümü yok dedi, Stres sıkıntı uzak dur vs dedi, ilaçlar falan verdi tabi araştırdık baktık çözüm yok hayatımızda buna alıştık. O ilaçları da çok uzun süre kullanmadım. Belki iki hafta falan... Tahminen 2 sene önce falan, hastalığın atak olduğu dönemlerde tekrar bir doktora göründüm. Metin Oğuz. Sedef olduğumu söyledi. ilaçlar falan verdi. Tabi almadım, sürmedim ilaçları. Bu süre zarfında denemediğim şey kalmadı. Doktorların verdiği ilaçları kastetmiyorum, doğal sabunuydu, elma sirkesiydi yok sarımsak yağıydı vs. vs. Hiçbiri maalesef bu hastalığa çare olmadı. Bugün yine doktora göründüm. Ciddi bir artış var iki haftadır. Prof. Dr. Mustafa Özdemir. Seboreik dedi ve şu ilaçları verdi. Konazol Şampuan Nerisona C Krem Augmentin ve özel yapım bir krem. Sakallıyım, kesmem gerekir mi dedim. Pek bir alakası yok ama bazen bu tip hastalıklar sakal bıyık kıllara tutunup daha uzun süre kalabilir dedi. Kesin emin olduğum iki şey var, şimdi tecrübelerime dayanarak şunu söylüyorum; 1-Beslenme çok önemli. Kesinlikle ama kesinlikle yağlı, şeker, asit vs. zararlı-paketli şeyleri hayatımızdan çıkarmamız ve tamamen doğal beslenmek gerekiyor. 2-Bu hastalığın tamamen bittiği dönemler denizde kaldığım dönemler. Güneş ve deniz suyu inanılmaz faydalı. Her yıl en az 1 hafta denizde kalırım. Bazen daha uzun sürer. Ve o dönemlerde pullanma mullanma kalmaz, bir müddet de böyle devam eder, sonra gene başlar tabi... Hatta bunu doktora söylediğimde, "Hmm, o zaman bir de sana şundan yapalım" dedi ve o özel yapım kremi yazdı reçeteye. Sonuç olarak, bir de bunları deneyip, kontrole gideceğim. Bakalım ne olacak. Allah hepimize şifa versin. Stresten sıkıntıdan uzak durup doğru düzgün beslenmemiz yaşamamız gerekiyor. |
|
Kasım ayının sonlarına doğru başlayarak 2 ay Candida diyeti yaptım. "Candida" kısmına çok takılmayın , sağlıklı bir beslenme diyelim. Aynı zamanda Ülseratif Kolit hastasıyım. Sorunlu bir boşaltım sistemine sahip olduğum için işe yarayabileceğini düşündüm diyetin fakat gerçekten çok zorlandım yaparken(özellikle ekmek yiyememek). Kabaca şeker , karbonhidrat , un , mayalı yiyecek ve içecekler (alkol de yok) , baklagiller , tüm meyveler(limon ve avokado hariç) ve bazı sebzeleri hiç yemedim. Yağ ve protein ağırlıklı bir beslenme yaptım diyebilirim. Bu süreçte günde 12 cins bakteri içeren 5 milyarlık 2 kapsül probiyotik , omega 3 ve multivitamin takviyesi aldım. Sivilce yaşı için geç diyebileceğimiz , 17 yaşında çıkmaya başlayan sivilcelerim (şuan yaşım 23) neredeyse sıfırlandı , özellikle de sırt ve göğüs bölgesi. Kulaklarımdaki , sakaldaki , kaşlardaki pullanma ve kepeklenme minimuma indi. Zaten çok az olan yüzdeki kızarıklık ise tamamen geçti. Saç dökülmem normal düzeye indi , saç derisindeki sivilceler söndü. 2 aylık diyeti kolonoskopi yapılan gün itibariyle yavaş yavaş bitirmeye karar verdim(31 Ocak). 2 sene önce yapılan son kolonoskopide yaklaşık 25 cmlik yara 10 cm'e inmiş. Diyetin bunda payı nedir bilmiyorum tabii. Kolonoskopiden sonra şu geçen 1 haftada sadece ekşi mayalı ekmek , lor peyniri ve birkaç bir şey daha yemeye başladım ekstradan(1 kere küçük porsiyon tatlı kaçamağım oldu). Özellikle yüzdeki ve saç derisindeki sivilceler bir anda tekrar ortaya çıktı. SD için ise şimdilik olumsuz bir gelişme yok , gözlemlemeye devam edeceğim. Zaten hiçbir zaman ağır bir SD atağı geçirmedim , hep hafif seyretti(belki SD bile değil). Kısaca konuda yüzlerce kez yazılmıştır ama ben de yineleyeyim ; evet beslenme çok önemli. Özellikle de benim gibi bağırsaklarında bir rahatsızlığı olanlar için. Gıda intoleransı testini devlet hastaneleri yapıyor mu bilmiyorum ama şuanda bir teste 1000 ₺ vermeyi düşünmüyorum. Bütün bunlar yaşam kalitemi etkilediği için yakın bir zamanda düşünmüyor da değilim. En azından bu kadar katı diyet yerine hangi gıdalara hassasiyetimiz varsa belirli bir süre sadece onları yemeyi kesebiliriz sonuca göre. |
|
sensiderm : yüüzmde yanma yaptı daha çok kızarttı sudocream : yüzüme yogurt surmusum gibi acikcasi hicibr faydasi yok ancak bb krem yada leke kapatici olarak dusunulebilir ..(yüzde sürüldügü cok belli oluyor dikkat edin) arko nem-nivea nemlendirici ..vb : yaglı kremler yüzümü daha da mehfetmekte belogent : hicbir işe yaramiyor fucidin : gogsumdeki kırmızı lekeleri gecirdi ancak yüzdekilere bir etkisi olmadi elidel : 50 .günden sonra etkisini tamamen yitirmekte vichy dercos : Saç icin 1-2 şıkdan biri , gene aldim ancak saçları inanılmaz zayıflatıyor ..kepek kalmiyor ama saç da kalmiyor .. bilginize(uzun süreli kullanimda, degisimli kullanmalisiniz) bebe sampuanları + blefaritto (goz sampuanı ) : kesinlikle kırmı leke ve kepekler icin (yüzdeki) bir işe yaramadigi gibi yüzüm daha kızarmakta normal sabun (haci sakir beyaz .) : kesinlikle kullanmayin beyaz sabunları , yüzümde daha cok kuruma yapmakta z.yağı , hindistan cevizi yagi, badem yagi : yüzümdeki kırmızı lekeleri gecirmediler ancak yüzdeki kurumaya iyi geldiler.. elma sirkesi : yüzümü daha da mahfetti (ictimde sabah ac karnına) hicbir ise yaramiyor, yüzdeki lekeleri arttirdi ve kalici hale getirdi, yüzümü de felaket kuruttu .. Düşmanımın başına vermesin .. bizleri de insanlar kanser hastasi saymali .. |
| Ergenlik yillarinda sivilceli donem gecirdik. Yillar gecti seboreikle ugrasiyoruz degisen birsey yok. Yagli cilt gercekten cok problemli. Bende cok şey denedim. Sekerli gidalar, abur cuburu kestim fakat cok birsey değişmedi. Bu iş genlerde bitiyor. Genlerimizle oynayamayacagimiz icin yapacak cok fazla birsey kalmiyor. Bizim vücudumuz yagli. Sekerli gidalari, abur cuburlari her insan tuketiyor artik. tükenmeyen yoktur. Bu mantikla her insanda seboreik olmali. Neden bizde var cunku genlerimiz bunu destekliyor. Seker, abur cubur hic etkilemiyor demiyorum etkisi olabilir. Fakat dedigim gibi genler temel unsur. |
|
Dediğin doğru 60x5 : 300 milyar bakteri. Sabah akşam alıyorum günlük 10 milyar bakteri. Elbette az bir miktar, bağırsak floramızda 400 trilyon bakteri olduğunu hesap edersek devede kulak kalır. Bunun yanında probiyotik beslenmeye dikkat ediyorum. Şekeri ve karbonhidratı sıfırladım. Sabah bir bardak suya, bir yemek kaşığı elma sirkesi koyup içiyorum. Lahana turşusu, salatalık turşusu tüketiyorum. Migrostan probiyotik yoğurt mayası aldım, köyden organik olduğuna inandığım süt temin ettim, Akşam mayalayacağım. Kandida mantarının besinlerinden biriside maya bu konuda biraz çekincelerim var fakat probiyotik yoğurttan bir şey olmaz diye düşünüyorum, deneyeceğim. Kemik temin ettim, akşam kaynatıp çorbasını yapacağım. Hindistan cevizi yağı bulmaya çalışıyorum. içerisindeki asitin kandida düşmanı olduğunu okudum, deneyeceğim. Akşamları bir adet limon yiyorum, bol bol yeşillik, Ispanak, pırasa, brokoli, karnabahar, gibi yeşillikleri temin ettim. yemeklerini yiyeceğim. Sabahları yumurta ve zeytin yiyorum. 3-5 tane fındık. Öğlen yemek yiyemiyorum, iş yerinde uygun yemek çıkarsa anca. Balık, tavuk, kırmızı et, sakatat, bunları' da yiyorum. henüz 3 gün oldu, yüzümdeki kızarıklıklar geçmeye başladı. Kendimi iyi hissediyorum. Şeker almadığım için enerjim düşük fakat alışacağım. Ben %100 eminim bunun bağırsaklardan ve yediğimiz şeylerden kaynaklandığından. Yüzüm inanılmaz kötüydü, normalde 10 günlük süreçte anca az az düzeliyordu. 3 günde bu sonucu aldım. Kaşıntı, acıma, ve gerginlik hissi geçti. 1 hafta pişik olmuş gibi duruyordu sonra pullanmaya başlıyordu, 3-5 gün düzelip yine azıyordu. Sonucu bildirmeye devam edeceğim. < Resime gitmek için tıklayın > |
|
Diyetimin 8. Günündeyim. Hiç taviz vermedim. Sebze, et olarak besleniyorum. Probiyotik almaya devam ediyorum. Sabah aç karına elma sirkesi. Günde ufak bir parça Hindistan cevizi yağı. Şekerli şeyler, ekmek, tahıl ağzıma sürmedim. Paketlenmiş ürünlerden ağzıma sürmedim. Geceleri uykumu çok rahat alıyorum 6-7 saat yetiyor. Dinç kalkiyorim. Ve en önemlisi seboreik dermatit bitti. Sacimda yağlanma yarı yarıya azaldı. 5 kg verdim. Ne bir kaşıntı, ne bir kızarıklık hiçbir şey yok. Hiçbir krem vs. Kullanmıyorum. İnanılmaz mutluyum. |
|
Merhabalar, Benimde saçlarımda ve çene kısmında seboreik dermatit vardı. Kullanmadığım şampuan kalmamıştı. Bir türlü kurtulamamıştım. Kullandığım şampuanlar sadece dermatiti bastırıyordu, tamamiyle geçirmiyordu. 4 ay önde bayağı bir araştırma yaptım yüzlerce makale okudum, sonucunda dermatitin candidadan olabileceğiden şüpelendim. Bunun üzerine bir diyet programı uyguladım ve 4 yılın ardından dermatitten 2 haftada kurtuldum. Son 3 aydır herhangi bir kepeklenme, pullanma ve kaşıntı yok tamamiyle geçti. Diyeti 2 hafta tam uyguladım. Sonraki 2 hafta da yasaklı yiyecekleri azar azar tüketmeye başladım. Toplamda 1 ayda kurtuldum.(2. hafta sonunda tamamiyle geçti, ancak ben bir 2 hafta daha uyguladım.) Diyetim şu şekilde; Kesinlikle şekerin hiçbir türü yok (Glukoz, fruktoz, galaktoz, maltoz vs.) Karbonhidrat yok (un ve unlu gıdalar, nişastalı sebzeler, kuru baklagiller vs.) Alkol yok Meyve yok İşlenmiş gıdalar yok Süt ve süt ürünleri, mayalı yiyecek, içecek yok (bazı kaynaklarda tüketilebilir deniliyor ben tüketmedim.) Kahve, siyah çay yok Gulitenli yiyecekler yok (Arpa, yulaf, mısır, patates, havuç gibi bunlarda yok.) Neler var; Yumurta et (sığır, keçi, sakatat, tavuk, kaz gibi.) balık (hamsi) Fındık, ceviz, badem sebzeler (lahana, patlıcan, pırasa, marul, gibi) Zeytin Şalgam Kabak Tereyağı Limon Bunların dışında doğal antifungal ile destekledim. Sarımsak (günde 2 diş ağızda 1-2 kere çiğneyip yutulacak) Elma sirkesi (kesinlikle ev yapımı olacak, süzülmemiş şekilde olursa iyi olur. Çok fazla miktarda lazım değil 100ml bile yeterli elimde yok derseniz eş dost akrabalardan bulun. Fabrikasyon olmayacak. Bardağa 1 çorba kaşığı elma sirkesi kalanı su doldurulup içilecek. Günde 1 kere.) Hindistan cevizi yağı (soğuk sıkım olacak aktarlarda bulunur. Günde 1 kere 1 çorba kaşığı) Zeytin yağı Tahin Bitki çaylarından (yeşil çay, doğadan marka olanından kullandım günde 3 fincan. Bir de zencefil limon kabuklu olanından var onu da içebilirsiniz.) Tarçın Zerdeçal Bu şekilde uyguladım. Yarı aç gezdim ama dişimi sıktım. Kesinlikle programdan sapmadım. İçten desteklediğim kadar dışarıdan da müdahale ettim. Ketoral şampuan kullandım. Yıkanırken ve saçlarımı yıkarken kesinlikle sıcak su değil ılık su ile yıkandım. Bu da önemlidir. Kafa derisini yakmayacak şekilde çünkü pullanmayı arttıran bir sebeptir. Edit: imla |
|
Head shoulders clinical strength var iken burada hala bitki bocek yazilmasina cok sasiriyorum. Tekrar tekrar yazayim. 45 yasindayim cocuklugumdan beri bir suru doktora gittim, yuzlerce sampuan denedim. bu hastaligi kokten cozen tek ve kesin bir sampuandir. Bu isin guzeli sadece bende degil kullanan herkeste cok basarili ve etkili. Ben senelerdir sadece bunu kullaniyorum. İkinci bir sampuanim bile yok. Donuşumlu falan degil. Arkadas, akraba bir kac kisiye aldirdim. Hala dua ederler. Bir tel sacim dokulmedi. Sacim dokuldu diyen arkadaslarin zaten saci dokulecekmis. |
|
Bu korona davasına belediyeler fena şekilde KLOR ekliyorlar şebeke suyuna ve bu Klor o kadar deterjan barındırıyor ki .. adeta cildi çöle çeviriyor ve fena ataklara neden olabiliyor.. doktorlarda diyor ki işte neymiş :) sitres den olmuş yok neymiş efendim maskeden olmuş hayır arkadaşlar KLOR'dan kaynaklanan geçmeyen ataklar.. Evinizde sıcak suyu açın 1 dakika kadar bekleyin daha sonra bardağa doldurun bakalım ne kadar klor var süt beyazı gibimi? belediyeleri uyarmak lazım böyle olmaz insanlar yazık cilt kepek göz kızarması kaşıntı problemleri çekiyor.. ![]() ![]() |
| Bağırsak floramız bozuk olduğu için bu haldeyiz |
|
Bu bir seboreik dermatitten kurtulma hikayesidir ve diğer insanların da şifalanmasına vesile olmak amacıyla anlatılmaktadır. Hastalık değil hasta vardır; her tedavinin kişisel olduğunu unutmamakta ve yazılanların tamamen yol göstermek maksadıyla kaleme alındığını bilmekte fayda vardır. Benim seboreik dermatit hikayem 2017’de, kaş ve kirpik dökülmesi, yüz derisinin –özellikle duştan sonra- katman katman soyulması (özellikle kaş altındaki derinin) ve yüzümün içten sanki acı biber sürülmüşçesine yanmasıyla başladı; seboreik teşhisi de bizzat doktor tarafından konuldu. Yüzümün yangısını çok net hatırlıyorum, bilhassa bir genç kız için bunun özgüveni çok etkileyen bir görüntü olduğunun da farkındayım, zira atak dönemlerinde aynaya bakmak kabus gibiydi. İnternette yazılanları okuduğumda bu hastalığın geçmediğine inanmıştım ve içimden eğer bir gün kurtulursam diğer insanlara yardım edeceğime söz vermiştim kendime, bunu 3 yıl sonra yapmanın biraz da utancıyla başlıyorum. Aidin Salih’in kitabına rastgelmem ile –elbette tesadüf değil tevafuk vardır- o doktor gittiğim son doktor oldu. Çünkü hastaneye gitmeyi, modern tıpta şifa aramayı, eczanelere ve hastalığı tamamen baskılayan ve fakat tedavi etmeyen ilaçlara servet dökmeyi bıraktım. Cildim çok şükür eskisi gibi, tedaviden sonra ciltsel herhangi bir problem yaşamadım. Anlatacağım 4 şey bana ilaç oldu: 1.Açlıklar 2.Doğal Beslenme 3.Hacamat 4.Sülük Hepsini tek tek anlatmadan önce şifanın yalnızca Allah’tan geldiğini yaptığımız tedavinin yalnızca bir vesile olabileceğini unutmamamız adına Hz.Musa aleyhiselamın kıssası ile giriş yapmak istiyorum. Hz. Musa bir gün hastalanır ve Allah’a şifa vermesi için dua eder. Allah da ona bir tepeye gitmesini ve falanca bitkiyi yemesini buyurur. Musa as. Buyrulanı yapar ve şifa bulur. Biraz zaman sonra tekrar hastalanır o otu bulur ve yer fakat bu kez bir türlü iyileşemez. Rabbine döner, bu işi anlamadığını söyler. Allah “Ya Musa ilkinde sen şifayı benden dilemiş ve benden bilmiştin bu kez şifayı ottan bildin.” Der. Bu tabii ki kısa lakin manâ derin. 1.AÇLIKLAR Oruç tutarken, yani bedene dışarıdan herhangi bir besin gelmediğinde bağışıklık sistemi sindirimle uğraşmaktan kurtulur, bütün gücünü vücudu temizlemeye yöneltir der Aidin Salih. Aramızda inançlı olmayan arkadaşlar varsa bu sünnete dayalı tedavi onlara anlamsız geleceğinden 2016 Nobel Tıp Ödülünü kazanan Japon bilim adamının otofaji çalışmasını incelemeye davet ediyorum. Yoshinori Ohsumi 3 günlük orucun yaşlılarda bile vücudun bağışıklık mekanizmasını komple yenilediğini bilimsel olarak kanıtlamış. Ben 2 yıl boyunca sayısız defa 36 saatlik ve 2 günlük açlıklar, belli periyotlarla da karaciğer temizliği yaptım. Açlığın nasıl yapıldığını ileride açıklayacağım. 2.DOĞAL BESLENME&YAŞAM Bizi bitiren GDO,GDO,GDO! Öncelikle bütün paket gıdaları bırakmanız gerekecek. Bu tedaviyi bir yaşam stili haline getirdiğinizde inanın markete dahi uğramadığınızı fark edeceksiniz. Kuralları kısaca şu şekilde izah edebilirim: -Rafine şekeri ve mümkünse buğday içeren her şeyi hayatınızdan çıkarın. Zira şuan yediğimiz piyasa buğdayının %99u İsrail tohumudur ve genetiği değiştirilmiştir. Gdolu ürünler bağışıklık sistemimizi tarumar ediyor. Ekmek yiyeceğiniz zaman atalık tohumdan, ekşi mayalı köy ekmeği yiyin. (İstanbullulara not: Halk ekmek organik tam buğday ekmeği tavsiyemdir.) -Günde 2 öğünden fazla yemeyin. Akşam yemeğini 18’ de bitirin ve ağzın fermuarını çekin. -Karışık yemeyin. İki hayvansal gıda birlikte yenmez! Süt ürünleri ile et,balık,tavuk birlikte tüketilmez! Tek çeşit yiyin. -Bir şey almadan önce içerik okuyun! İçerik kısmı uzun ve bilmediğiniz zibilyon tane madde içeriyorsa bilin ki o iş sakat arkadaşlar. Özellikle emülgator, aroma verici, glikoz şurubundan uzak durun. Kozmetiklerde titanyum dioksit belasından kaçın. İçeriğinden şüphe ettiğiniz ürünleri bana atarsanız birlikte inceleyebiliriz. -Deterjanları, parfümü, kozmetikleri bırakın. Ekolojik marketlerden hem doğaya hem kendinize zarar vermeyenlerini temin edebilirsiniz. -İlaç kullanmayı bırakın. Özellikle seboreik dermatit için kullandığınız kortizonlu kremler bağışıklık sistemini baskılar, egzamayı tedavi E T M E Z! Bu nedenle sık sık atak dönemleri geçiriyorsunuz. -Her şeyin doğalını bulmaya çalışın. Mevsim sebze meyvesi yiyin. Örneğin kışın domates salatalık yemeyin, onlar serada yetişiyor ve sofranıza gelebilsin diye bolca hormon kullanılıyor. Ayçiçek yağı ASLA kullanmayın. Doğal sıkım zeytinyağı yahut köy tereyağı kullanın. Yumurtayı, sütü & mümkün olan her şeyi marketten değil yerel esnaftan, köylülerden temin edin. Market ürünleri gıda değil; raf ömrünü uzatabilmek adına katkı koruyucularla doldurulmuş zehirlerdir. -Yemekleri çok çiğneyerek yiyin. En az 21 kere. Sindirim ağızda başlar unutmayın! 3.HACAMAT Kan aldırma yollarının en güzeli hacamattır (yahut hacamat sizin en iyi tedavi yollarınızdır.)”(Buhâri, Tıp 13; Müslim, Musakat 62) Hacamat hepimizin bildiği üzere sünnettir ve öznel fikrim Türkiye’de değerinin bilinmediği yönünde. Avrupa’da ve özellikle Rusya’da, hastanelerde hacamat ve sülük hizmeti veriliyor bizzat modern tıp doktorları tarafından. Türkiye’de ise “koca karı işi, alternatif tıp” adı altında bir köşeye atılıyor, günbegün unutturuluyor. Bir doktora gidip hacamat deseniz paparayı yersiniz Hacamatın faydaları için internetten bi tık uzağınızda. Uzun uzun bahsetmeyeceğim fakat ben bir kez bütün vücut hacamat oldum. Yıllardır yanlış beslediğimiz vücudumuzda biriken toksinlerin atılmasının en etkili yolu budur. 3.SÜLÜK TERAPİSİ “Allah tarafından insan ve hayvanların toplar damarlarını temizlemekle görevlendirilen sülükler, eski çağlardan beri tedavi için kullanılır. İnsanları ve hayvanları tutan sülükler yaklaşık 105 enzim ve bioaktif madde salgılar. Bu aktif maddelerin etkisiyle damarlardaki tıkanıklık ve dokulardaki birikintiler erir, kan sulanır, kan dolaşımı düzelir, kan basıncı normale döner, zararlı mikroorganizmaların üremesi ve iltihaplanma durur, ağrılar azalır, bağışıklık sistemi uyarılır.” Ben tedavi sürecim boyunca böbreklere ve diş etlerime sülük koydurdum. Cilt rahatsızlıklarını genelde böbrek kaynaklıdır. Diş etleri ise doğrudan beyin ile bağlantılıdır. Dolayısıyla bu iki bölge sülük için altın bölgedir. Seboreik dermatitten bağımsız olarak bir kez de şakaklara sülük yaptırdım ki bu göz bozukluğum içindi. İnternette sülük ile göz derecesi düşen bir sürü insan bulmanız mümkün. İlgilisine kaynak paylaşabilirim. **Sırf bunun için açtığım insta hesabım @theabocado Sorularınız varsa yardımcı olmaya çalışırım elimden geldiğince. Kitabın ismi ise Aidin Salih-Gerçek Tıp. Hepinize şifa diliyorum. |
| Allah belasını versin bu hastalığın!!!! |
İnsan DNA’sının değiştirilebildiği günümüz teknolojisinde Seboreik dermatit gibi basit bir hastalığı tedavi edemediklerine inanmak istemiyorum.
Denize giriyorum ve geçiyor ama ben artık hiç birşey yapma ve kullanma zorunluluğum olmadan normal insanlar gibi yaşamak istiyorum.
Normal insan formunda olduğum yıllarımı özledim.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >