| Sizin inanmamanız, Allah ve ahiret gerçeğini ortadan kaldırmıyor |
| gecek yazdığım gibi aynı. ölüm ve yok olus gerceyine simdiden haazyır ol. |
| atayizim dogru söylüyor, dogru yolu buldum |
|
Ölünce bilinç yok olmuyor. Hala varsın. Ama bu kez bedeninle değil, ruhunla. İşte bütün mesele bu. |
|
üstad ne diyor. "ahiret hayatına günahkar git ama kafir gitme. günahkar günahı kadar yanar gene cennete gider. kafir ise edebi olarak kalıcıdır cehennemde." korkunç bir şey hocam korkunç. geri dönüşü yok bunun. adam diyor ki ben korkmuyorum. tanımıyorum. inanmıyorum. bu nasıl bir ego. sen kimsin be? kimsin? |
| Keşke öyle olsaydı |
| Öyle tabii ki. Bu konuda bana güvenebilirsin, bunun aksinin olması, mantık ve ihtimal dahilinde bile değil. Bos yere kendinizi korkutmayın. Korktuğunuzla kalırsınız. |
| Hayatlarınızı herhangi bir insan ya da metafizik varlıgı ya da varlıkları memnun etmeye calısarak gecirmeyin. Dünyanın en kötü adamı bile olsanız, cezayı sadece burada keserler. O da yapabilirlerse.. Kaldı ki, bu bile göreceli, kim kime göre kötü mesela? Acı gercek ile yüzlesen übermensch olur.. |
|
Matematik, fizik, kimya gibi bilimler nasıl ihtiyaçtan doğduysa felsefe, mantık, psikoloji, sosyoloji gibi bilimler de yine ihtiyaçtan doğmuştur. Kant, Nietzsche, Platon, Aristo, İsmet İnönü gibi ünlü düşünürler düşünme eylemini hakkını vererek yapan üstadlar olarak hala kendilerinden söz ettirmeyi başarıyorlar. Bunlar düşünüyor da benim başım kel mi ben de düşüneceğim dediğimde aklıma bu ölüm ve ötesi konusuyla alakalı olarak bariz konular geliyor. Birincisi şu, adamın biri kafama silah dayadı ve tetiği çekecek, ben de diyorum ki silahta kurşun yok, hatta kurşun olmadığına eminim, istersen tetiği çekebilirsin, benim için sorun olmaz diyorum. Fakat adam kararlı, bak tetiği çekerim diyor, ben de son derece sakin olarak istersen çek içinde kurşun yok diyorum. Burada bütün meselenin düğümlendiği olay şu: ya silahta kurşun varsa? O zaman benim bütün argümanlarım değerini yitiriyor, mağlup oluyorum. Ne kadar emin de olsam o ihtimal beni yerle bir etmeye yetiyor. Diğeri de şu, ölümden sonra hayatın var olduğu pozitif bilimlerle ispatlanamaz, varlığına dair işaretler üzerinde fikir yürütülebilir. Fakat yok olduğu da ispatlanamaz. Bir şeyin varlığını kesin olarak ispatlayamıyorsan aynı şekilde yokluğunu da kesin olarak ispatlayamazsın. Buradaki önemli olay "bahsi geçen" yada var olduğuna dair ortada fikir olan bir şeye, bir olaya, bir fikre inanmamak, kabullenmemek mantıksız hale geliyor. En basit örneği diyelim ki ben rüyamda pembe bir kedinin londra sokaklarında kaykayla gezdiğini gördüm ve sabah bu rüyamı birine anlattım, o da dedi ki sana inanmıyorum, asla böyle bir rüya görmüş olamazsın. Benim böyle bir rüyayı gördüğümü ispat edemiyor olmam -ki edemem- bu rüyayı gerçekten gördüğüme ve doğru söylediğime toz zerresi kadar bile bir şüphe düşürmez. Yani her şey, her olgu, her fikir ispat edilebilir olmak zorunda değildir. Ben bir tanrı, bir yaratıcı görmüyorum, varlığını da hissetmiyorum, o zaman Tanrı diye bir şey, bir kavram yoktur demek bunun gibi bir şeydir. |
|
Iyi söylüyorsun ama senin o agnostik düşüncen kitap göndermemis bir tanrı ya da mühendis gibi bir sey icin gecerli olabilir. Simdi actim bir Visual Studio, yazmaya basladim, yoktan bir sey yaratim. Program bilincli olsaydi bana tanri derdi.. Belki de, yaratici sistemi kurdu, otomatik calisiyor, bu mantığa yatkın mı? Tartısılabilir. Yani böyle bir sey icin bir gereklililk yok ve hatta kanit sifir, fakat daha derin düsünürsen, fizik kurallarının kendi kendine ortaya cıkmıs olması da mümkün, yani evrenin bir düzeni ve isleyisi var ve bu, kendi kendine yaratici bile sayilabilir, evren yaraticinin kendisiyse, mutlaka konusmasi, emir vermesi falan da gerekmiyor, bunun kaotik bir duzeni var, bunu anlatmaya calissak inanclilara anlatamayiz, cunku onlarin mantigi "bunlar yoktan var olur mu abi yev" mantigi. Bu cok basit ve mantiktan uzak bir arguman. Evet her sey yoktan var olabilir cunku zaten yok nedir, var nedir, o bile tartismali bir durum.. Burada kesin yok dedigmiz sey, sizin one surdugunuz seyler, onlarin neden kesin olarak olmadigini soylemek gerekirse, onlarin hepsi mantikla celisiyor cunku.. |
| Yanlışlar icin hukuk kuralları var zaten. Etkili etkisiz orası tartsılır ama etki arttırabilir. Mesela bazen seriatcılardan karsıt argümanlar geliyor, iste seriat olsa, kafa ucsa falan suc azalır diye fakat Cin'de mesela, dinsiz komünistler, milleti sehir dısına cıkartıp beyinlerine mermiyi veriyorlar. Sert cezalar icin mutlaka seriat ve din kuralları gerekmedigini buradan anlıyoruz zaten. |
|
İslam dininin amacı güzel yaşamak falan değildir. Dinin sahibi Kuran da bizzat söylüyor, ben insanlaro ve cinleri bana kul olsunlar diye yarattım. Burda dine uyan veva uymayan güzel yaşar, kötü yaşar diye bir olay yok. Seni yaratana kul olursun veya olmazsın, bu kadar. Namazın ne için kılındığını, orucun ne için tutulduğunu hiçbir kul tam manasıyla idrak edemez. Allah emreder, inanan kullar da yapar veya yapmaz. Namazın tüm amacı temizlik falan değildir. Orucun da amacı mide dinlensin falan değildir. Bunlar kesin ve net emirlerdir. Allah emrettiği için yapılır, bir çıkar, fayda sağlasın diye değil. |
| benim hayat felsefesi ve dini görüş. Bir insanın canına kast etme, kul hakkı yeme. Vicdanın rahat olsun. Dine de ihtiyacınız olmaz başka bir şeye de. Gerisi Tanrıya kalmış. Cehennem ateşi masallarına inanıyorsanız sizin sorununuz. |
| Dostum Allah'ın emirleri tüm dünyayı kapsıyor olması gerekmiyor mu ? Neden sadece Ortadoğu'yu kapsayan kurallar var. |
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
Bu mesajda bahsedilenler: @make up