Yahu bu kadarda olmaz dedirttiriyorsunuz insana. Nasıl bu kadar negatif düşünebiliyorsunuz anlamak mümkün değil. Konuyu açan arkadaş depresyonun eşiğine gelmiş. Sen gidiyorsun çalışıyorsun evine geliyorsun, sabah yeniden gidiyorsun. Ama hayat senden ibaret değil, senin ortaya koydukların, senin emeğin var. Ortaya koyduğun emeğinin dünyayı değiştirmesi var. Olayı ben para alıyorum, sabah 8 akşam 5 yapıyorum mantığına indirgeyeceksek, dünya üzerindeki tüm meslekleri kölelik olarak tanımlamış oluruz.
Yahu bu kadarda olmaz dedirttiriyorsunuz insana. Nasıl bu kadar negatif düşünebiliyorsunuz anlamak mümkün değil. Konuyu açan arkadaş depresyonun eşiğine gelmiş. Sen gidiyorsun çalışıyorsun evine geliyorsun, sabah yeniden gidiyorsun. Ama hayat senden ibaret değil, senin ortaya koydukların, senin emeğin var. Ortaya koyduğun emeğinin dünyayı değiştirmesi var. Olayı ben para alıyorum, sabah 8 akşam 5 yapıyorum mantığına indirgeyeceksek, dünya üzerindeki tüm meslekleri kölelik olarak tanımlamış oluruz.
Yanlış...
Dünya üzerindeki tüm meslekler kölelik değildir...
Mesela Borsa, mesela Bankacılık, mesela Faizcilik... Üretmeden kazanmanın, kısa yolları...
Hatta size başlangıç bölümünden kısa bir süre için altyazıyı buraya aktarıyorum;
"Bir dünyayı ele geçirmek temelde basit bir şeydir. Herkesi yersin ya da herkesi şiddetle köle yapar kendin için çalıştırırsın. Herkesi şiddetle köle yapmanın bazı kötü tarafları olabiliyor. Yarı akıllı yaratıkların çoğu tembel ve şiddetin altında bile düzgün çalışmazlar. Ayrıca durmadan başkaldırmalarla uğraşmak zorunda kalır ve bütün nefretin hedefi olursunuz. Bir de yaşam biçimleri az gelişmiş olduğundan, kendilerini yormaya değer bir şey üretmezler. Hele ki, kaynakları daha da verimli kullanmak gereken bu günlerde... Geleceği düşün... Bu dünyaya değiştirilebilir değer olarak bak... Bir dünyayı geliştir, kurduğun ekonomik sistem yaşayanları en kısa sürede paraya bağımlı yapsın. Hep daha fazla paraya ihtiyaçları olduklarını sağladıktan sonra, bir şeye yaramayan yaşam biçimlerinden Üretimi ve gelişimi sonsuza kadar büyütebilen, çalışkan bir yaratık olurlar."
Ayrıca; " http://www.youtube.com/watch?v=pAem2pZy58A Borca Dayalı Para Sistemi Ekonomilerde sanıldığının aksine parayı devletler üretmez. Bankalar borç olarak üretir. Bankalar kendilerine yatırılan parayı borç olarak vermezler. Borç verdikleri parayı havadan üretir. Kısmi Rezerv Sistemi (KRS) bu amaçla bankaların kullandığı para üretme yöntemidir. Günümüzde Borca Dayalı Para Sistemi (BDPS) ile ekonomilerde üretilen tüm para borca dayalı olarak üretilmektedir. Bunun %8-10'u devletleri, devlet tahvili/sukuk/bono gibi araçlarla borçlandırarak üretilmekte. "
Şurayı tam beş kez yazdım sildim yazdım sildim...İçimdekileri bir kusabilsem o kadar rahatlayacağım ki...
Aşk Allah Din Özgürlük Kader gibi kavramlar 3 yıldır kafamı öyle kemiriyor ki...
Konudaki herkesin yorumunu okuyorum.Umarım silinmez.
Sana yardımcı olur mu bilemem ama, izninle bir iki şey yazmak istedim. Biraz konu dışına çıkacak
Bir kere bana göre, birey olarak en doğru gördüğün (görülen değil, gördüğün) yollardan hayata devam etmeye çalışmak gerek. Bu temeli esas alırsan bu sorgulamaların kendin için daha az rahatsız edici olur. Konu başlığındaki gibi durumlar için de aynısı geçerli. Elbette umursamazlıktan söz etmiyorum, fakat insanın kendini koruması bütün bunlardan daha önemli diye düşünüyorum. Bunlar ikincil öneme sahip şeyler.
Birçok sorunun cevabına muhtemelen hiç ulaşılamayacak, birçok ideale de insan doğası ve topluluk psikolojisi gibi sebepler yüzünden erişilemeyecek. Fakat malum insanda bir şeyleri sonuca ulaştırma arzusu asla sona ermez. Bunu zaman zaman başarsa dahi yine sonuca ulaştırmak için başka şeylerin arayışına girecektir. Bu sadece tanrı, aşk, din gibi şeylerde değil; güç gibi konularda da geçerlidir. İnsanlık olarak bulunduğumuz vaziyeti değerlendirdiğimizde, bu tip şeyleri zorlamak da bir noktadan sonra sağlıksız bir hal alabilir. Bu yüzden, böyle şeyleri sorgulamak bireysel gelişim ve haz açısından çok verimli olabileceği gibi çok ince bir ipte dengelidir. Buna dikkat et, düşüncelerini sağlam tut ve kendin ol. Benim için yaşamın özeti bu. Hem bazı şeyler cevapsızken daha ilgi çekici
Bunca vakit sonra siteye login olduğumda açtığım konunun hortladığını gördüm. Bazı arkadaşlar depresyonun eşiğinde olduğumu söylemiş. Depresyonun eşiğinde olan ben değilim ne yazık ki. Küresel olarak bu depresyonu yaşıyoruz. Çoğunluğun günümüz şartlarına uyum sağlamış olması ve bundan mutluluk duyduğunu sanması kesinlike doğru bir çizgi olduğu anlamına gelmiyor. Şunu belirtmek isterim ki, ben kendimi dünyanın merkezine de yerleştirmiyorum. Eleştirdiğim nokta insanların harcadığı emek ve bu emek karşılığında elde edilenler. Bir insan neden bankacı olur mesela ? Çok keyifli bir meslek mi ? Sanat mı ? Zanaat mıdır ?
Gezegen dışından gelen bir sistemmiş gibi algılıyorum bazen bunu. Aslında egolarımızı perçinleyen bir yapıya sahip olduğundan dolayı kapıldık bu kadar. Malesef buna ayak uydurmak zorundayız bunun bende farkındayım. Fakat dile getirildiğinde, sistemin doğrularını savunmak neyin nesi bunu halen anlayabilmiş değilim. Çok fazla kapılmamak lazım.
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle