| Sözlerine sonuna kadar katılıyorum. Elbise giydirilmiş köleleriz. Bir başkaları hayatlarını enguzel şekilde yaşamaları için kölelik yapıyoruz para kazandığımız zannederek. |
| yazdıklarını okuyunca George Orwell'ın 1984 adlı ütopyası aklıma geldi,kötü oldum.Ama sanki senin yazdıklarına göre bizim yaşadıklarımız 1984 ütopyasına kıyasla daha kolay aşılacak cinsten..ve o yüzden daha umutluyum |
| Dünya nimetlerinin peşinden koşan herkesin kaçınılmaz sonu... |
|
o takım elbiselilerden olsa bile birisi, bu uğurda nelerden vazgeçtiğine bakmalıdır önce. iyiye yönelim olmaz. yönelim, gidişat gibi şeyler kötüye doğrudur. öyle ki, zamanla artan bilgimiz ve yorum kapasitemiz ile ortaya attığımız temel problemler ve çözümler de bunun örneğidir. çünkü ortaya çıkış nedenleri vardır, ve düşüncemiz bu problemlerin etkileriyle yontulur. kurulan ütopyalar gün geçtikçe artar. sorunları ayrıştırıp kategorilere sokmak da artar. çünkü her sorun temelde kategorize etmeyle ortaya çıkar. burada döngü kurulmuştur çoktan. farkında olunmadığını düşündüğüm şey, sermaye sahiplerinin de bu çarkın içerisinde olduğudur. sadece daha iyi koşullarda gibi gözükürler. aslında daimi oyuncular onlardır masada. ve her zaman masa kazanır. oyuncular değil. bilgi birikimimiz arttıkça, olaylara bakışımız daha geniş bir perspektif ile söz konusu olacaktır. bu da, derinlerde yatan basit dediğimiz sıkıntılarda bile bir dallanma yaratacaktır. çözüme yönelik ilişkiler de öyle. bunu en basitinden, fraksiyonlara bölünen bazı siyasi gruplarda görebiliriz. ne anarşizmin otorite sorununu, ne de pratikte liberalizmin sadece güçlü olana özgürlük tanıdığı gerçeğini, ne sosyalizmin yılların genlerimize işlediği içgüdüsellikle yaratacağı çatışmayı, ne vaad edildiği düşünülen toprakların yol açtığı sorunları çözdük. yüzyıllardır var bu düşünceler. filozoflar, halk kahramanları, ayaklanan halk yığınları. ayrıntıları çıkarırsak, sömürüdeki ve yozlaşmadaki artış kalıyor elimde. diğer yanda ise, problemlerin çözümüne yönelik yaklaşımlardaki dallanma-budaklanma-iç çatışmalar. |
|
Bence kapitalist yönetimleri olan ülkelerde bu böyledir. |
| Aslında herkes köle olduğunu kabullenmiş bir durumda baksanıza mesajlara.Köleyiz,memnunuz durumumuzdan havası herkesde hakim.Kapitalist sistem toplum afyonudur. |
Kabullenmiş olan insanlar, gerçeklikten kaçmaktan vazgeçmiş kişilerdir. Kabul etmemeyi tercih ederseniz, o sizin yalanınız. Konuyu açan arkadaş çok güzel anlatmış. İsim ve yaşam olarak köle değiliz sadece ama gözünü açarsan anlarsın asıl mesleğimizin kölelik olduğunu. Eğer köle olmak istemiyorsan da ona göre birşeyler yaparsın ama yine başarısız olursun bu dünyada kötüler kazanır her zaman. Erdoğan gibi insanlar başına geçer ülkenin ATATÜRK'ün yerine kendi fotoğrafını koyar, karısı milyarlık altınlar takar, evine helikopterle gider, evladını askere göndermez, 30milyar'a askerlikten kurtuluş sağlar ve kendi kazanır. " Elindeki para hürriyetin aletidir. Fakat peşi kovalanan para, tam tersine kölelik aletidir. " J.J.Rousseau " Devlet iradesi işlemez olursa, kişilerin hürriyetini koruyacak hiçbir kuvvet kalmaz. " Atatürk |
|
Aldous Huxley Yeni Dünya Kitabını okumanı tavsiye ederim Konu sahibi dostum. Dediklerinizede katılıyorum. Resmen halinden memnun kölelere döndük iyimi... Edit: Aklıma 2 söz geldi.. İnsanlar çok para kazanmak için önce sağlıklarını yitirirler, sağlıklarını geri kazanmak için paralarını.. Yani dönüp bu uğurda neler kaybettiğimizide görmeliyiz. Yaşamak için ye, yemek için yaşama... Anlıyana :) Ne fakirler gördüm sadece paraları vardı.. (Avuntu) |
Ego var olduğu sürece bunlar olacak.Kimse alınmasın sadece örnek vermek için yazıyorum, konuda bile en güzel mesajı atabilmek için uğraşmak egonun ürünüdür.Bu dediklerim de egonun ürünü olabilir emin değilim |
|
iş yerinde biraz delibaşım.amirim "yahu böyle çıkışlar yapıyorsun ya işine son verilirse ne yapacan" demişti.bende "eşşek olduktan sonra elbet sırtıma birir semer vurur."demiştim. yukarıdaki yazıyı okuyunca köle olmadığımı sadece eşşek olduğumu fark ettim.eee eşşek olmazsa yükü çeken olmaz.ne yapacaz ozaman? |
Arkadaşıma örnek benim. Yaşım 26 ve delibaş dedigindenim aslında delibaş değilde (hakkı adaleti savunurum) sisteme hayır derim kabullenmem! Ama ınan 26 tane iş değişmisimdir ve zararida bana olmuştur. Sisteme bişey olmuyor. Eşşeklik nereye kadar? Bence yanılıyorsun istesende istemesende sisteme köle olacağız. Yada başkaldırıya devam ama yanlızsin bu yolda kafanı kaldırıp bak insanın en yakınının bile içine işlenmiş bu sistem. Düzeltmek istiyorsan en yakınından başla bakalım sonuç ne olucak. Bence boş. |
Sisteme köle olacağız değil, olduk zaten. Sadece ses çıkartıyoruz; " Sisteme hayır, asla kabullenmem. " Bence de boş. |
|
şimdi isyan misyan ediyoruz ama kime şunu desem olmaz diyor. kent dışında al bir arsa dik üstüne iki katlı ev yanında da tarla diyorum olmaazzz şehri bırakamam diyor. ee o zaman neye isyan ediyorsunuz. |
Kesinlikle aynı fikirdeyim |
|
Refah içinde yaşamak istiyorsak bu işleyen çarka dahil olmaktan başka yapabileceğimiz bir şey yok.Sisteme karşı durarak yine kendimizden başkasına zarar vermiyoruz. İnsanların aç gözlülüğü bitmediği sürece bu her zaman devam edecek. "Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış." |
çarka kendi isteğiyle dahil olan namık kemalin şiirinde dediği gibi insafsız avcıya hizmetten zevk alan köpektir.mantığınız çok sakat ve yalanlarla dolu umarım bu mantığı doğrusuyla değiştirirsiniz. |
en güzel mesajı atmak için uğraşmamak gerek.başarılı olamadığı halde üzülen başarılı olmaya çalışan (herkes başarısız olabilir ama yetinmek lazım.yani yetinmeyi bilmeyen.yoksa başarılı olmayınca üzülmekte doğal ama ayarında) insan yanlış yoldadır.kendimiz için değil iyi olan herkes için bir iş yapmalıyız. |
Tüm gerçeği görebilseniz bile bazen değiştirebilmek için elinizden bir şey gelmez. Ve kime göre neye göre doğrularıyla değiştirmeliyim sizce mantığımı. Benim doğrularım size yanlış gelebilir aynı şekilde sizinkiler de bana.Herkes kendi doğruları ile yaşar ve ayrı bir gözle bakar etrafına. |
Pazarlarda satılmıyoruz evet , ama kendi sahibimizi kendimiz buluyoruz. Üstelik ödemede yapıyor bu yeni sahipler , yaptıklarınızın karşılığı olarak. Ama bir problem var sanki değil mi ?. Sabahın köründe bir çalar saat ile uyanıp yazın sıcağın da tıklım tıklım dolmuş olan belediye otobüsüyle işinize gidiyorsunuz. Kimimiz gece yarısı dönüyor evine kimisi sofraya anca yetişiyor. Özgürüz artık paramızı kazanıyoruz , hem hayaller de kurabiliyoruz artık geleceğe dair ,gerçeleşmeyecek olan hayaller. Evet , siz sıcaktan tişörtünüz teninize yapışmış bir şekilde koştururken , adına çalıştığımız insanlar ise her yıl değiştirdiği klimalı aracının içerisinde ilerliyorlar hedefe ulaşmak için çıktığımız bu yolda.
O kadar inandırıldık ki , hiç bir o zaman onlar gibi olamayacağımızı göremiyoruz. Sahip olmak için bencil olmak lazım , sonra da kar lazım tabii ki , kar etmek için ise sömürü. Eh dünya'da milyarlarca köle olduğunu düşünürsek aslında çokta zor olmasa gerek.
Gençliğimizi , güzelliklerimizi bırakıyoruz bu yolda , teker teker kayıyorlar parmaklarımızın arasından. Daha iyi bir mevki daha çok para daha iyi bir araba için hepsi. Dostun kara günde arkasını dönmesiı , insani değerin bir anlamının kalmaması bu yüzden hep. Hırsımız , aç gözlülüğümüz fesatlık doldurdu kalplerimize kanser gibi yayıldı. Yeni sahiplerimiz öyle umutlar serpti ki üzerimize kabullenip boyun eğmekten başka bir seçenek kalmadı.
Ya işte böyle ; şimdi yarın kalkın otobüsle yada uğrunda kendinizden ödün verip aldığınız arabanızla işinize gidin. Çalışın , çabalayın , daha yükseklerde devam edin bu yolda ama unutmayın bunlar için nelerden vaz geçtiğinizi. Bir kaçış yolu yok, hepimiz bu yolda ilerlerken gençliğimizi , güzelliklerimizi , masumiyetimizi vermek zorundayız ki onlara yetişemesekte yolda telef olmayalım.
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ironic -- 26 Kasım 2012; 18:18:47 >