| karakterlerimiz benzer, galiba. :) |
| Niyeyse hep kötü yanları yazılıyor bu konu da, dışarı dan biri görse evleneceği varsa da evlenmez bu yazıları okursa, hiç mi iyi yanı yok acaba bu evlilik işinin… |
|
ben asla iyi yada kötü demem. kişiden kişiye, beklentilere eşlerin karakterine göre değişkenlik yaşanır. Doğru kişiler olunca evlilik çok güzeldir, hayatına anlam katar. yaşamaktan keyif alınır. Hatalı seçimlerde hayat zehir olur. Hiç bir şeyden zevk almazsınız, mete zoru ile hayatı paylaşırsınız. ben 20 yıllık evliyim. arada ki dengeler sağlam kaldığı sürece evlilik çok güzeldir, çocuk olunca,annelik&babalık duygusu bambaşka hisler yaşatır. bu yazdıklarım iki taraf içinde geçerli. erkek kadın fark etmez, karşılık saygı,fedakarlık ve dürüstlük olmazsa evliliklerin ömrü kısa sürer. benim evlilik için tanımım; insanların hayatında oynadığı en büyük kumar. doğru eşler kazanç, hatalı seçimler kayıp olur. bazı arkadaşlar ısrarla olumsuz haberleri paylaşıyorlar. Günümüzde boşanmalar, ve skandallar bolca yaşanır oldu. |
|
Memleketin geldiği son durum.... https://youtube.com/shorts/VBobvO0-3dI?si=EZvuyFsqEb45rZSs |
|
kadının ,hem de çalışmıyorken, eşine kahvaltı hazırlamamasına söz etmezseniz yarın çocuğunuz olduğunda bezini de siz değiştirirsiniz.. erkeğe saygı bu tarz durumlarda ortaya çıkar..annesi,anneannesine bakın eşlerine nasıl hürmet etmiş.ama günümüz kadını sosyal medya yönlendirmelerinden sonra evde erkek olmuş,erkekte kadın. eğer bana kahvaltı hazırlamazsan sana cinsellik sunmam dese kadınlar, erkek o evde iş hayatının üzerine gelir bir de evde temizlik,yemek yapar o hale geldi. boşandıktan sonra beraber olduğum evli kadınların tamamının ortak sözü evde kendimi kadın gibi hissetmiyorum oldu.eşleri söz geçiremiyor,eşleri kadın gibi davranıyor ve artık arzulamıyorlardı.cinselliği,evliliği görev gibi görüyordu hepsi. eşlerinize kadın olduğunu hatırlatmanız lazım.ve neyin yapılıp yapılmayacağını,kahvaltı hazırlama vb onun isteğine bırakırsanız yarın parmağında oynatır sizi. erkeğin doğasında nasıl ki koruma,sahiplenme,ailesinin ihtiyaçlarını giderme duygusu baskınsa; kadında da eve getirilen malzemelerden eşini doyurma ve ona erkekliğini hissettirme duygusu baskındır. bunu yapmayan kadın artık sizi sevmiyordur ve erkeği yerine koymuyordur. muhtemelen sosyal medya vb de arayıştadır. |
| Biz yandık siz yanmayın diyoruz :)) |
| Doğru insanla doğru zamanda evliliği sonuna kadar savunacağız |
|
evliliğin temel taşı, ben defalarca yazdım burada. Doğru eş hayatı güzelleştirir,mutlu mesut bir yuva kurulur. hatalı eşler hayatı zindan eder. Erkek yada kadın fark etmez. hepimizin çevresinde bu tarz evlilikler vardır. Sadece kağıt üzerinde evli olan bir sürü çift var. iki taraf da bir birinden şikayet eder ama ayrılmadan devam ederler. Evlilik bir kumar, kazanırsan ne ala. kaybedersen hayata elveda. bazıları çevre baskısı yüzünden boşanmaya korkuyor, boşanmak yerine hayatını zindan ediyor. |
|
Bu üniversal bir problem sanırım. İlk dönemlerimde ben bunu çok kişisel algılıyordum, sanırım siz de kişisel algılıyorsunuz, bu kısım zamanla geçecek, ya da törpülenecek, hissizleşeceksiniz diyeyim. Ama eşinizde bir şey değişmeyecek, o konuda baştan anlaşalım. :) Bizim aileler arasında annemlerle 600 km, kız kardeşimle 450 km var, pek arayıp sormazlar da ama bir şekilde yine laf sokuyor, bayramlarda gitmemek, gitsek de kısa tutmak istiyor. Muhtemelen annelerimiz de böyleydi biz farkında değildik. Dediğim gibi baştan çok kişisel aldım, sonra baktım kendi kız kardeşine de, yeri geldiğinde annesine de öyle davranıyor. Kadının bir "evim-ailem" dediği, kendine ait alanı var, buraya ne fiziken ne de ruhen erkek tarafını dahil etmek istemiyor. Yeri geldiğinde kocasını da dahil etmek istemiyor. Şöyle bir anılarımızı canlandıralım, iş yerinde, sosyal ortamda kadınlar konuşurken hep "benim mutfağım şöyle", benim yatak odama şunu aldım" diye girerler lafa. Ben hiç bir erkekten bu kadar sahiplenici cümleler hatırlamıyorum, biz vardır hep. Biz de geniştir yani, gerekirse eşinin ailesi ve akrabaları. Ben kayınvalideme kayın babama "annecim-babacım" diyebiliyorum, ama eşim hep ..'nın annesi-babası diye giriyor cümlelere, kendi annesinin bile uyardığını hatırlıyorum, neden anne-baba demiyorsun kızım diye, ama değişmiyorlar, biz adapte oluyoruz. Artık bakıyorum, başı açık-kapalı-şehirli-köylü hepsi böyle, Allah böyle yaratmış, bizi de böyle sınava çekiyor herhalde diyorum. :) |
|
evliliklerdeki en büyük sorunlardan biri de bu eşlerin birbirlerinin ailelerine aynı mesafede duramıyor olması özellikle kadınların bizi leyleklerin getirdiğini sanmaları ve ailemiz ile bağlarımızı zayıflatmaya çalışmaları aile ziyaretlerimizde sürekli bir afra tafra yapıp huzursuzluk çıkartmaları gitmemek için ayak diretmeleri evliliğim boyunca (boşandım ) sürekli bunun için tartışmalar yaşadım evli arkadaşlarımında bu tarz olaylar yaşadığına şahit oldum kadınlar erkek tarafı ile vakit geçirmekten hoşlanmaz bakın bunu kız kardeşimde yapıyor kendi ailesinde birileri geldiğinde çok güzel masalar ikramlar vs derken enişte beyin ailesi ile bayramdan bayrama görüşür farklı illerde olması etken olabilir ama aynı şehirde yaşasa çok farklı olmaz dı bunun orta yolunu bulan kocasının ailesi ile çok çok iyi olan 43 senelik hayatımda sadece bir kadın gördüm bu konular en başından konuşulmalı diye düşünüyorum. birde ne kadar konuşursan konuş gelin görümce kaynana bu şeytan üçgeni dengede tutmak amerikayı yönetmekten çok daha zor tipik kadınlar işte eğitim görgü mediniyet vs hiçbir şeyin önemi yok kesinlikle birbirini sevmeyen/çekemeyen bir varlıktan bahsediyoruz biz erkekler çok ılımlı olduğumuz ve huzurumuz bozulmasın dediğimiz için hep kendimizden ödün veriyoruz ÇOK YANLIŞ YAPIYORUZ |
|
akraba tanıdığı yöntemi ile evlilik mi? yoksa arkadaş yoluyla mı |
|
Evliğin her türlüsü berbat. ikisinde de lanetli bir şekilde ayrılanda var ayrılmayanda bilinmez bir durum. ben tanıdık yöntemi ile başladım lanetli şekilde sonlandı. Diğer bahsettiğin türlerde olanlarda gördüm duydum onlarda aynı şekilde lanetli. Tabi iyi olanlar az sayıda, şans olabilir. |
|
< Resime gitmek için tıklayın > Kaynak:https://turkinform.com.tr/konut-maliyetleri-nufus-politikasini-da-etkiliyor-tedb-baskani-akcamdan-erisilebilir-konut-cagrisi |
|
Doğru kadın diye bi safsata var. Bu masal sizin ısrarla duymak bilmek isteyeceğiniz, atomlarınıza kadar sizi onaylayan bişey. Bunu duymanız doğru anlamına gelmiyor. Kumar oynayan adamda kazanacağını iddia ediyor. Kumarda aldığınız risk daha az. |
| Seni çok iyi anlıyorum Jant kardeşim. Yazsam roman olur da son 1 senedir sadece okuyorum bu konuya ilk mesajım budur. |
| valla hocam dedigin gibi diyecek cok sey var da neyi nasi duzelteceksin bilmiyorum. insanin hevesi de enerjisi de kaciyo. bu ikililigi hissetmek de yoruyo, hayat zaten bu kadar yorucuyken. bilmiyorum sonumuz ne olacak ama bakalim yasiyoruz iste bi sekilde. erkekler ve kadinlar kesinlikle ayni kafada degiliz bunu soyleyebilirim. |
|
sonra yazınca millet ırkçı mısın diyor. hayır değilim. sadece bazı kültürler baız kültürlere uymuyor. şöyle söyliyim: kan bağ değil ama bir akrabanın yiyenlerinden birisi vatandaşlıktan çıkıyor yös falan tıp kazanıyor. o sırada özelde tıp okuyan bir aşiret bebesi ile tanışıyor. kız yok aşiret gelini olmak vs kafayı yemiş. muhacir çevresi bu işe karşı çıkıyor baya. ama kızın aklı gitmiş işte. neyse işte 2 2.5 sene önce boşandılar. kadının adı çıktı. muhacir çevresinden de kendisini alacak erkek bulamıyor. yaşı sanırım daha genç 28 29 olması lazım. ama bulamıyor. farklı farklı tiplerle takılıyormuş. akraba bizimkilere de palavra sıkmıştı "ya eski göçmenlermiş" vs vs. ama ben yememiştim. dediklerim sanırım kulağına gitmiş bana da ters yapmıştı. ama ben doğruyu söyledim. eş seçerken ailesini de tanımak gerekli. kültürüne uymuyorsa, kaldıramıyorsan bırakacaksın. neyse işte o genç kadın ortada kaldı, öbür aşiret bebesi ise hemen görücü usülü akrablarından biri ile evlenmiş. ben daha kötüsünü de söyledim. şimdi o evlenecek birini kendisini kabul edecek birini buldu buldu. bulamadı 32 33 gibi kedi köpek edinmeye başlar. 35'e gelince ya kabul eder yada gider arp, arfikalı ile evlenir. çünkü güzeldi. tipik balkan kızıydı işte. ama bir laf vardır. güzelliğin 5 para etmez bende değeri olmayınca misali; bazı insanlar bazı şeyleri kaldıramıyorlar. kadının dedeleri ne kadar karşı çıktılar biliyorum. ama işte kızını dövmeyen dizini döver. Kendinden biri ile evlenip, kültür şoku yaşamaz, üstelik 2 - 3 tane çocuğu da olur. mutlu mesut anası babası, dayısı yengesi, teyzesi eniştesi gibi yaşardı. Allah'tan elinde meslek var. YÖK sayesinde tıp bitirdi de birşeyler yapabiliyor. yoksa sonu onylfans falan da olabilirdi veya dubai'den instacılık takıladabilirdi. O yüzden evlenirken, eşinin tarafına da dikkat edeceksin. sana uyuyorsa alırsın. benim eşim benim gibi balkan türklerindendi. biz evlenirken böyle saçmalıklar görmedik. he toplanan çocuklara şeker, bozukluklar verdim ama o da benim kültürüm. çocuk sevindirmeden olmaz. kayın babam düğünü isterseniz babanla oturup biz halledelim dedi. ben dedim yok biz ayarlarız. adam sonra açık açık dedi. oğlum çok birşey yapmanıza gerek yok. biz de elimizden geldiğince yardım edicez. öyle altınmış, kızın kuzenlerine kuaförmüş vs hiç biri olmadı. yedik eğlendik... mutluyuz yani. çünkü eşimin ailesi de benim kendi kültürümden. gerçi kültür farklılığı gözetmek ırkçılık sayılmamalı ama bizim ülkede nedense buna da ırkçılık deniyor. |
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
Bu mesajda bahsedilenler: @mr.isson76