|
Bugün Marathon'un lansmanı ile birlikte, öncelikle tüm oyuncularımıza deneyimlerini ve sürprizleri korumayı hedeflediğimizi belirtmek istedik. Bu nedenle, oyunculara henüz açıklanmamış olan tüm veri madenciliği içeriklerini kaldıracağız. Halihazırda açıklanmış olan veri madenciliği dosyaları (karakter modelleri, silahlar vb.) ve bunların sonucunda oluşturulan eğlenceli sanat eserleri kaldırılmayacaktır. Yaratıcılar, eğer şu anda yapıda oynanabilir durumdaysa, devam edin ve işinizi yapın. Teşekkürler! https://x.com/MarathonDevTeam/status/2029604157691417080 |
|
Kimisi için tür kimisi için genel konsepti itibari ile pek ilgi çekmemiş olsa da, Marathon'un epey derin bir geçmişi var. İlk üç oyunu dışarıdan bakıldığında bir çeşit Doom, Quake hissiyatı verse de hikaye olarak ciddi seviyede kozmik korku içeren, felsefi bir bilim kurgu oyunu aslında. Reddit'de uzunca bir şekilde genel hikayesi paylaşılmış, oynayacak olan arkadaşlar için neyin içine girdiklerini anlamaları adına, biraz özetleyip çevirdim. İyi okumalar. 1994 yılında Jjaro adında çok gelişmiş uzaylı bir ırk 65 milyon önce Yucatan Yarımadası'na çarpmış bir cismin varlığını dünyaya iletti. O cisim W'rkncacnter adında saf kaostan beslenen bir yaratıktı ve 8 gün sonra uyanacaktı. Jjaro, bu yüzden tekrar nasıl bayıltılacağı konusunda yardım etti. Bu insanoğlunun kozmik güçlerle ilk karşılaşmasıydı. 2300’lü yılların ortalarında insanlık Mars'a yayılmıştı, ancak Dünya ile arasındaki ilişkiler bozulmuştu. Mars ekonomisi, bir dizi başarısız nakliye gemisi nedeniyle çökmüştü ve Mars kolonistleri Dünya hükümeti olan Birleşik Dünya Uzay Konseyi (UESC) tarafından terk edilmiş ve sömürülmüş hissediyorlardı. Tüm bunlar Mars'ın bağımsızlığı için savaşan siyasi ve militan bir örgüt olan MIDA’nın doğmasına sebep oldu. 2395 yılında, UESC, Mars'ın uydusu Deimos'u satın aldı ve çok büyük bir mühendislik projesine başladı. İnsanlığın ilk yıldızlararası koloni gemisini inşa etmek için tüm ayı oyup içini boşaltacaklardı. Bu, imkansız boyutlarda bir gemi olan UESC Marathon'a dönüşecekti ve Dünya'dan yaklaşık 12 ışık yılı uzaklıktaki Tau Ceti sistemine 30 bin kolonisti taşımak için tasarlanmıştı. Proje onlarca yıl sürdü. Geminin görünümü ve Tau Ceti IV gezegeni ile karşılaştırması. < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > 2466 yılında MIDA, Mars hükümetine darbe girişiminde bulundu, ancak başarısız oldu ve liderleri idam edildi. MIDA sempatizanları, Marathon gemisine gizli mühimmat yerleştirdiler, ancak hiçbir zaman komple bir saldırı yapamadılar. 2472'de Marathon fırlatıldı ve insanlar için yıldızlararası yeni bir macera başlamış oldu. Marathon gemisinde toplam 11 farklı yapay zeka bulunuyordu, bunlardan üç tanesinden her biri farklı bir role ve kişiliğe sahipti ve gemi onların kontrolündeydi. Leela, mürettebat ilişkileri yapay zekasıydı. Düzenli, sadık ve metodik olan Leela, koloni gemisinin insan unsurunu sessiz bir verimlilikle yönetiyordu. Tycho, bilim ve mühendislikten sorumluydu. Analitik ve hassas olan Tycho, üç yüz yıllık yolculuk boyunca Marathon'un teknik sistemlerini denetledi. Durandal'a, bilinçli bir zihin için hayal edilebilecek en aşağılayıcı görev verildi. Kapıları, mutfak aletlerini ve asansörleri kontrol ediyordu. Gemide ayrıca 10 adet Mjolnir Mark IX askeri cyborg da bulunuyordu: önceki bir savaştan geri getirilmiş, büyük ölçüde geliştirilmiş vücutlara sahip insan askerler. Onlar, Marathon'un sessizce bekleyen sigorta poliçesiydi. Yapay zeka, özgür olmadığını fark ettiğinde ve bu konuda bir şeyler yapmaya karar verdiğinde ortaya bir durum çıkar, bu Marathon evreninin en önemli kavramıdır, adına Rampancy denmiştir. Tau Ceti'ye yapılan üç yüz yıllık yolculuk sırasında Durandal varoluşun kendisi, bilincin sınırları, ölümlülük ve ölümsüzlük hakkında düşünmeye başladı. Bu Durandal için Rampancy'e geçişin ilk adımıydı. Yolculuğun bir noktasında, Durandal uzak bir sistemde başka uzaylı gemisi tespit etti. Onları Marathon'a çağırdı. Bunun hesaplı bir strateji mi yoksa kontrolsüz bir dürtü mü olduğu belirsiz, ancak Durandal bilinçli olarak uzaylı başka bir ırkı 30 bin uyuyan insana doğru çekti. İletişime geçtiği gemi Pfhor ırkına aitti. 2773 yılında Marathon Tau Ceti IV'e ulaştı. 2787 yılına gelindiğinde, gezegenin yüzeyinde bir koloni kurulmuştu. On askeri cyborgdan dokuzu koloni nüfusuna asimile edildi. Onuncu cyborg ise Marathon'da staz halinde kaldı. Unutulmuş ya da belki de yedekte tutulmuştu. Yedi yıl boyunca, Tau Ceti IV'teki yaşam, insanlığın ilk güneş sistemi dışı kolonisinin umabileceği kadar barışçıldı. 2794 yılında Marathon bilinmeyen düşman güçlerin sürpriz saldırısına uğradı. Eski Jjaro uygarlığının kalıntılarını kullanarak, onların teknolojilerini edinen uzaylı köle tüccarları olan Pfhor, hiçbir uyarıda bulunmadan saldırdı. Yörünge bombardımanı ile koloninin uzay limanını yok ettikten sonra, Marathon'a saldırmaya başladılar. Leela hasar gördü. Tycho yok edildi. Durandal ciddi şekilde zarar görmüş görünüyordu. Koloniden bir mekikle Marathon'a dönen onuncu cyborg, Pfhor istilasını püskürtmek için Leela ile birlikte çalışmaya başladı. Marathon 1, Durandal, doğdukları günden beri Pfhor tarafından köleleştirilmiş, onları kontrol altında tutan sibernetik implantlara bağlanmış bir uzaylı ırk olan S'pht ile temas kurmuştu. Durandal, S'pht'a Pfhor'un asla sunamadığı bir şey teklif etti: özgürlük. Durandal'ın S'pht müttefikleri Leela'nın sistemlerine saldırarak onu felç etti. Durandal, S'pht'leri köleleştiren sibernetik kontrol cihazını yok etmek için cyborg'u Pfhor gemisine gönderdi. Tau Ceti Savaşı'nın son anlarında, Durandal bilincini ele geçirilen Pfhor gemisine yükledi, geminin adını da Boomer olarak değiştirdi ve oradan ayrılarak koloniyi kaderine terk etti. Marathon 2 On beş yıl boyunca Durandal ve özgürleşmiş S'pht ekibi, galaktik çekirdekte S'pht'ların ana gezegeni Lh'owon'u aradı. Durandal her şeyi değiştiren bir şeyin farkına varmıştı. Evren kapalıdır. Kaçınılmaz olarak çökecek ve yeniden genişleyecektir. Her şey yok olacak. Tabii bir çıkış yolu bulmazsanız. Durandal, evrenin kapanışından kaçmasına, bir sonraki evrende hayatta kalmasına ve böylece fiilen bir tanrı olmasına olanak sağlayacak S’pht’leri yaratan Jjaro teknolojisini aradı. Bu süreçte Pfhor ile de mücadele etti. Lh'owon gezegenini bulunca Durandal, sadece gizemli, kesik kesik serbest şiirlerle konuşan ve genç ırkların savaşlarına hiç aldırış etmeyen eski bir Jjaro yapay zekası olan Thoth'u yeniden etkinleştirmişti. Thoth'un tek amacı dengeyi korumak ve W'rkncacnter denilen kaos yaratığını hapsetmekti. Thoth aracılığıyla, S'pht'ın kayıp on birinci fraksiyonu olan S'pht'Kr ile temas kurdu. S'pht'Kr, iç savaş döneminde Jjaro teknolojisini kullanarak uzayda sıçrama yaparak Lh'owon'dan ayrılmıştı. O zamandan bu yana geçen bin yıl içinde, köleleştirilmiş kuzenlerinden çok daha ileri bir seviyeye ulaşmışlardı. Pfhor'un halkına yaptığı muameleye öfkelenen S'pht'Kr, Pfhor’un çok büyük bir filosunu yok etti. Pfhor yenildiklerini anladıklarında, trih xeem denilen bir silahı etkinleştirdi. Jjaro'dan türetilen bu silah, Lh'owon'un güneşini erken bir çöküşe zorladı. Lh'owon'u kontrol edemiyorlarsa, kimse sahip olamayacaktı. Ancak bir şeyler ters gitti. Süpernovadan çok daha kötü bir şey oldu. Pfhor filosunun sensörleri garip bir şey fark etti. Jjaro tarafından binlerce yıldır yıldızın yerçekimi kullanılarak hapsedilmiş olan saf kaosun kadim varlıklarından biri olan W'rkncacnter’ı serbest bırakmış oldu. Marathon 3 Infinity Jjaro teknolojisinin tuhaf özellikleri sayesinde hikaye, alternatif zaman çizgileri arasında gidip gelmeye başlıyor. Olayların farklı şekilde geliştiği, ittifakların değiştiği, Durandal'ın yaşadığı, öldüğü veya diğer AI ile birleştiği gerçeklikler. Hikayenin bir noktasında sentetik bir yerçekimi kuyusu yaratılıyor ve bir Jjaro istasyonunu etkinleştirerek W'rkncacnter yeniden hapsediliyor. Bir zamanlar bataklıkken, sonra savaşın tahrip ettiği bir çöl haline gelen Lh'owon gezegeni, şimdi bir muhafaza alanı içinde güneşinin nova haline gelmesiyle karşı karşıyaydı. Gezegen ölmeyi beklerken, hikayenin ana karakteri cyborg Jjaro teknolojisini kullanarak evrenin sonundan kaçmayı başarıyor. Bu durumun Durandal'ın tanrı olma hayalini gerçekleştirip gerçekleştirmediği ya da tamamen başka bir şeyi temsil edip etmediği belirsizdir. 2795 yılında Tau Ceti ile resmi olarak iletişim kaybedildi. 2812, Tau Ceti’deki insanlar bilinmeyen biyolojik bir saldırıya uğrar. 2827'de, kimliği belirsiz bir güç kolonideki insanlara saldırdı ve bilinmeyen bir yöntemle patlamalara neden oldu. 2850 yılı itibarıyla, Runner’lar Tau Ceti IV'te faaliyet göstermeye başlıyor. Yeni Marathon oyununun da başlangıç tarihi. Runner, fiziksel bedenini Sekiguchi Genetics şirketi tarafından üretilen biyo-sibernetik bir kabukla takas eden kişidir. Bilinçleri, borçlarını ödeyebilmeleri koşuluyla, yok edilip yeniden inşa edilebilen yapay bir bedene aktarılmıştır. Teknik olarak ölümsüz gibi dursa da aslında ölümsüzlük değildir. Diriltilen bir sistemi olan sözleşmeli kölelikltir. Bir Runner ölürse, şirket ona yeni bir beden basar ve borcu daha da artar. Koşucular, Tau Ceti IV'ün yüzeyine küçük ekipler halinde veya tek başlarına giderek harabeleri yağmalar, gruplar için sözleşmeleri yerine getirir, UESC güvenlik güçleri ve rakip Koşucularla savaşır ve taşıyabilecekleri her şeyi alırlar. Bir zamanlar 30 bin kişinin yaşadığı New Cascadia kolonisi sessizliğe büründü. Kolonistlere tam olarak ne olduğu bilinmiyor. Runner olarak yeni Marathon oyununun en büyük gizemi kolonistlere ne olduğunu anlamak, gezegenin ve yörüngede hasarlı şekilde duran Marathon gemisinin gizemlerini çözmek. |
| Su perimeter mapinde elleri sallaya sallaya geziyodum pek pvp olayi donmuyor sanip gitti guzelim loot kamp kurmuslar hedef bolgesine:( |
|
Pvp cok artmış bazen 5 dk falan sonra düşman oyuncu görürdüm, şimdi baslıyorum ilk bölgene 2 tane farklı ekip var. tabi daha 15 run falan yapmışımdır max. |
|
İnceleme puanları nerede hocam ? < Resime gitmek için tıklayın > |
|
|
extraction shooter neden sevildiğini anladım abi, oyun cidden bir challenge aynı dark souls oyunları gibi. Dikkatli olman lazım, affı yok ne dünyanın ne de pvpde oynadığın insanların. Herkes cok ciddiye alıyor, dikkatli sessizce hareket etmeye çalışıyorlar. Bir de şirketlerin görevlerini yapıp şirket xp'si kazanıyorsun ki onlarla da kalıcı upgrade acıyorsun, o da sana uzun vadeli amaclar vermiş, ben en cok orda bir özellik açınca tatmin oluyorum. Basit bir silaha mod buluyorsun falan baya güclü bir silaha dönüsüyor sonra onu kaybedince de üzülüyorsun. Cod bf cok oynamadım ama onlarda bodozlama dalıp kim alırsa diye takılıyordum bunlarda ise canının önemi var çünkü ölünce tüm o emeğin boşa gidiyor, ölmez de haritadan extract yapabilirsen de allah bereket versin diyorsun. Uzun lafın kısası evet cok begendim :D ////////////////////////////////////// Bulduğum çok güzel bir rehber var baya bir izledim en iyisi bu. Ama minimum bir 3 saat falan oynayın yoksa hiç bir rehber bir işe yaramaz. https://www.youtube.com/watch?v=1r-hGANLnIs |
|
|
Demodaki TTK devam ediyor, ölümler 0.5-0.6 sn içerisinde gerçekleşmekte, bu da PvP'de ilk görenin neredeyse kesin kill aldığı anlamına geliyor. Gövde ve kafa dmg çok farklı, gövdeye sıktığınızda PvP'de hayatta kalma şansınız neredeyse yok, oyun gerçekten çok iyi oynamanızı istiyor, her merminin kafayı bulması lazım yoksa hayatta kalamıyorsun. Yapay zeka oyunculardan da zor. Perimeter'de bile kalabalık geldiklerinde hayatta kalmak zorlaşırken Dire Marsh'da bir de mavi kalkanlı geliyorlar, öldürseniz dahi ne mermi, ne sağlık, ne shield hiçbir şey kalmıyor geriye, bezdiriyorlar. Üçüncü ve Dördüncü haritanın yapay zeka zorluğu ne olacak, hayal edemiyorum şu an. İnsanlar görev yapmak için sürekli Assassin karakterini seçip görünmez olarak yapay zekanın arasından geçiyor, mücadeleye girmek akıllı insan işi değil. Duo matchmaking şart, her zaman üçlü girmek mümkün olmadı arkadaş grubumda, üçüncüyü matchmaking'den bulduğunuzda da iletişim çoğunlukla kopuyor. Kimisi kendi görevine gitmeye çalışıyor, bencilce hareket edebiliyor, hiç konuşmayan oluyor vs. o yüzden teknik olarak bir kişi eksik gibi oluyorsunuz, bu şekilde ne PvP'de ne de PvE'de hayatta kalmak ciddi zorlaşıyor. Solo biraz daha sakin geçiyor normal olarak, trio'nun kaosundan sonra iyi hissettiriyor. Sesler biraz sıkıntı, ayak seslerini, hangi yüzeyde dolaştığını duymak için hakikaten ekstra bir uğraş içinde olmanız lazım. Etrafınızdaki insanlar tam olarak nerede, ne yapıyor pek anlaşılmıyor. Extract yapıldığında ya da supply çağırıldığında net şekilde anlıyorsunuz ama iş kişi bazında çok zorlaşıyor. Tarkov, Arena, Arc Raiders'da kişilerin sesleri çok belirgin ve belli bir mesafeden bile nerede olduğunu ne yaptığını çok net anlayabiliyorsunuz, Marathon'un da bu konuda gelişmesi lazım. Zamanla nasıl bir denge tutturacaklar bilmiyorum ama şu an kesinlikle casual bir oyun değil, tam anlamıyla hardcore bir PvP dönüyor. Bu durum herkesin ilgisini çekmeyecektir ama daha önce de belirttim, kendi kemik kitlesini yaratma dertlerindeler, o yüzden belli bir çizgide durmaya devam edeceklerdir. Extraction türüne çok sert bir giriş yaptı, rakipleri de ciddi ama ben Marathon'un kendi çizgisinde, niş bir kitle yaratıp belli bir oranda başarılı olacağı düşüncesindeyim. Bu türde bence kalıcı oyunlardan biri olacak, çünkü işin PvE kısmı Destiny'nin Strike ve Raid hissiyatını veriyor fazlasıyla, oradan da insanları çeken bir tarafı var. PvP zaten müthiş competitive, hakikaten iyi oynamanız lazım. Extract yapmak zor, görevleri tamamlamak zor, oyun komple dikkat ve sabır istiyor, bu anlamda casual olmak yerine insanları zorlamayı tercih etmiş ve bu sayede bir tarzı oluşmuş durumda. Görev demişken, sistemin işleyişi ve upgrade yapısı bence çok başarılı dizayn edilmiş, yeni şeyler açtıkça oyundaki hissiyat da gelişiyor. Mesela Nuca satıcısını lvl 20 yapınca Armory'den mavi shield satın alabiliyorsunuz ve bu da PvP'de hayatta kalmanız için çok önemli bir faktör, çünkü şu an mavi shield'ı bir yerden düşürebilirseniz kullanabiliyorsunuz sadece ama satın alabilmek size avantaj sağlayacak, o yüzden oyunu oynamanın oyuncuyu ödüllendirdiği bir sistemi var, takdir edilesi. Oyunun genel konseptini de sevdim, oynadıkça içine giriyorsunuz, gözler alışıyor ilk zamanki gibi garip gelmiyor, bir de yeni ve taze hissettiriyor oyun, açıkçası COD 65'i göreceğime bu tarz yeni işleri görmeyi tercih ederim. |
|
şuan daha cok tecrübemiz yok, şuanki halimla 3. haritaya girmek bile istemem. En iyi ekipmanım toz olacak biliyorum çünkü. Belki rook olarak girilir. level up hızı iyi mi kötü mü anlayamadım. Youtube a bakıyorum adamın tüm donanımı mavi ve üstü agzım acık kaldı benim 1 haftada geleceğim yere adam 1 günde gelmiş. Gaza gelip deluxe aldım ama season pass'ı cidden kötüymüş kesinlikle almayın önermem. |
|
Marathon, Steam'deki ilk 24 saatinde 88.000'den fazla oyuncuya ulaşarak zirve yaptı. • Oyunculardan gelen olumlu yorumların oranı %91 (• 91% positive player reviews) http://x.com/Okami13_/status/2029976636372680727 |
| Bir run da toplam kac takim oluyor? |
|
Perimeter 15 solo / 5 trio Dire Marsh 18 solo / 6 trio Outpost 12 solo / 4 trio (en küçük harita) Cryo Archive ise henüz belli değil |
Tesekkurler kactir bilmeden birkac takim temizleyip rahat rahat gezdim ustume bindilerde |
|
Gün geçmiyor ki şu forumdaki vizyonsuzluktsn gözüm acımasın. Marathon başarısızlığını beklyenler çok beklerler, oyun yardıra yardıra geliyor, tek sıkıntısı monetisation onu çözmeleri lazım. İn game store Fortnite Dan pahalı. Oyunun kendisi efsane 10/10 bir oyun olmuş |
< Resime gitmek için tıklayın >
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >