|
yazıyı okurken 2 sigarayı nasıl bitirdim bilmiyorum,uzun zamandır böyle ağlamamıştım. şimdi,cennetin en güzel köşesinde mutlu o. ne kadar birşeyi değiştirmeyecek olsada o boş c&... |
|
yazıyı okurken 2 sigarayı nasıl bitirdim bilmiyorum,uzun zamandır böyle ağlamamıştım. şimdi,cennetin en güzel köşesinde mutlu o. ne kadar birşeyi değiştirmeyecek olsada o boş cümleyi bende kurayım,başın sağolsun. |
| Keşke hastalık vakti de böyle bir konu açsaydın.Elimizden gelen bir şey var mı yok mu bakardık aynı ilde olanlar ziyarete gelir sana destek olurdu.Burası bir forum ama troll olduğu kadar iyi... |
| Keşke hastalık vakti de böyle bir konu açsaydın.Elimizden gelen bir şey var mı yok mu bakardık aynı ilde olanlar ziyarete gelir sana destek olurdu.Burası bir forum ama troll olduğu kadar iyi insanlar da var.Senin kardeşin bizim de kardeşimizdir.Başımız sağolsun.Mekanı cennet olsun.Yardım edebileceğim bir konu olursa hiç çekinme yaz bana. |
| Hayatta başarılı ol ve lösemili çocukların kurtarılması için bağışlarda bulun dostum. Kardeşini onurlandır. |
| Başıniz sağolsun |
| Başınız sağolsun. |
| Başı sağolsun,benımde kardesım var.az çok anlarım seni..Ama allah kimseye kardeş acısnı göstermisin..Allahtan sana sabır diliyorum |
| Başın sağolsun, allah başka acı göstermesin. |
|
İnsanlar maalesef ottan toktan işlere kafasını takıyor canını sıkıyor adamın anası babası kardeşi sevdikleri hayatta geçim sıkıntısı yok, kendi kendine sıkıntı yaratıyor, yok kız meseleleri, yok ottan toktan muhabbetlere canını sıkıyor sonra hayata isyan ediyor. Allah hepsini görüyor, her isyanda Allaha isyan etmiş oluyorsunuz ne için isyan ediyorsunuz o da belli değil. Sonra Allah bir dert veriyor, işte o zaman o ufak tefek zoktan olayların gerçektende ne kadar önemsiz olduğunu insanın kendisinin sevdiklerinni sağlığının sıhhattinin ne kadar değerli olduğunu gerisinin bomboş olduğunu anlıyorsunuz. Yaşlı insanlarımızın neden ağzından sürekli "Allaha şükür" lafının çıktığını bir düşünün, onlar artık yaşın getirdiği hayat tecrübesiyle bu olgunun farkındalar, aldıkları her nefes için aileleriyle bir masa etrafında yedikleri yemek için Allaha şükür ediyorlar. Ancak özellikle gençlerimiz bu tür şeylere çok uzak hayatı anlık yaşıyorlar, kimseye namaz kılın 30 gün oruç tutun demiyoruz tabi ama Allaha yakın olmak, şükretmek bunlar önemli şeyler. Başınız sağolsun. |
| Allah rahmet eylesin |
| 6 ay kadar önce benimde bir dostum kanserden hayatını kaybetti. Türkiye karate 1.siydi. Pozitif, tanıdığım en iyi insandı. Şimdi bende duygulandım kardeşim. Her gece dua ederim. Senin kardeşinede edicem. Geçenlerde bir konuyada yazmıştım fakat cevap alamadım. İlik verme işi nasıl sürüyor nereye başvuruluyor bilgi vermeni isterim. Bir can kurtarma imkanımız varsa. Başın sağolsun, Allah rahmet etsin. Çok zor gerçekten... |
|
TROLLER BASIN GİDİN BİR TANESİ GELİR TROLLÜK TASLARSA BİRİSİ MENTİON ATSIN ŞU BENİ AĞLATAN YAZI İÇİN SÖVÜP CEZA ALMAZSAM NEYİM TAVRIM NET! Hocam biz burada trilyoner oldun da desek, kardeşin mutlu da desek, sevdiğin kız seni çok seviyormuş desek hepsi boş. Hepsi. Ağlattın ne diyeyim ki ben? Hangimiz ne desin? Hangimiz acını dindirir. Hatırlıyorum da ben de seninkine benzer bir sahneyi rüyamda gördüm, nadir rüya görürüm. Kardeşimi kaybetmiştim. Evet adı Berkay'dı tıpkı melek yavrumuz gibi. Ama emin ol, bir rüyası bile benim ona daha da sevgiyle bakmamı sağlamıştı. Kızarım, söverim, ergen oldu kerata tartışırım ama rüya da olsa o kadar kötüydü ki. Sanırım başkalarının rüyası bazılarının gerçeği oluyor. Çok acı be hocam. Ama ne bileyim, gidenler de olacak, gelenler de olacak hiç mi yok tutunacak bir yanımız? Hay ben o milyonda bir ihtimal tutan yan etkinin gelmişini geçmişini... Uzatmıyorum, uzatmak istemiyorum, belki de okumayacaksın ama bizi kardeş bilip dost bilip derdini anlattığın için teşekkürler, başın sağ olsun. Edit: Sövdüm cezamı bekliyorum. |
| Allah rahmet eylesin . Benim de bir kardeşim var ve ona bişey olması halinde ne yaparım bilmiyorum. Allah sana ve ailene sabır versin. Allah ölümünde hayirlisini nasip etsin. |
| Allah rahmet eylesin hocam.Allah mekanını cennet eylesin Berkay kardeşimizin nur içinde uyusun |
| Başın Sağolsun kardeş |
Herhangi bir kızılay yerinde kan verirken size soruyorlar ya da siz kendiniz direkt söyleyin ilik vericisi olmak istiyorum diye. Gerçekten böyle bir şey yaparsanız bir ailenin bir insanın umudu olursunuz. 2 yıl 3 yıl ilik bekleyen insanlar var ve ne kadar dayanabilirler bilmiyorum. |
| Başınız sağolsun. Ben de lenfoma geçirdiğim için az çok bilirim o süreçleri. |
| Yazıyı okumayı bitiremedim.. Kelimeler kifayetsiz. başınız saolsun |
| Başı sağ olsun bende bu kanser yüzünden anneannemi ve teyzemi kaybetti 30 yaşında 2 çocuk annesi diye üzülmüştük senin durumunda kötü allah sabır versin, Bilim insanları ve Büyük(!) insanlar silaha paraya ve kendilerine önem verdikleri kadar birazda Sağlığa önem verseler keşke şu kanser illetine çare bulunsa ama yok işte insanlar bencil, bırak organ naklini insanlar kan bile veremiyor. |
|
yazıyı okurken 2 sigarayı nasıl bitirdim bilmiyorum,uzun zamandır böyle ağlamamıştım. şimdi,cennetin en güzel köşesinde mutlu o. ne kadar birşeyi değiştirmeyecek olsada o boş cümleyi bende kurayım,başın sağolsun. |
|
Of gece gece öküz oturdu resmen içime. Ağladım be abi okurken. Başınız sağolsun güzel kardeşim. Allah rahmet eylesin. Yani ne bileyim günlük hayatımda hiç kızılaya gidip kan vermek ilik nakli için başvurmak vs gelmezdi aklıma. Dediğin gibi başına gelmeden anlayamıyor insan. Meğer ne basitmiş. Nur içinde yatsın. İyi ki paylaşmışsın duygularını çok da güzel bir yazı olmuş içini dökmek iyidir. |
| Hayatta başarılı ol ve lösemili çocukların kurtarılması için bağışlarda bulun dostum. Kardeşini onurlandır. |
| Bende dedemi nefes darlığından büyük babamı kanserden kaybettim allah hepsine rahmet eylesin ben ruhsuz bir adamım gözüm sulandı iki kardeşim var onlar geldi aklıma allah mekanını cennet kabrini nur eylesin dostum allah sana sabır versin annene ve babanada valla şuan şu saat keşke tıklamasaydım elim kirilsaydi kalbim parcalancagina valla çok kötü oldum allah rahmet eylesin kardeşime |
Bizi hemen Cerrahpaşa'ya sevk ettiler. Orda da testler yapıldı ancak hiç bir şey çıkmadı. Prof.dr. hemen ameliyata alıp o morluğun içinde ki sertliği çıkarmamız lazım dedi ve kardeşim 2014 Şubat'ın sonlarına doğru ameliyat oldu. Artık morluktan ve kitleden bir eser yoktu. Ailede kimsenin aklına kötü bir şey gelmedi normal bir şişlik ya da en kötü bir lenf büyümesi gibi bir şey düşünüyorduk. Her şey 24 Mart'da annem ve kardeşimin hastanede aldığı raporla mahvoldu. Raporun en altında 'Bu tarz kitlelerin lösemi ve benzeri kan hastalıklarına dönüşebildiği bilinmektedir. En yakın zamanda bu dalda uzman doktora görünmesi tavsiye olunur.' Bu çok büyük bir şoktu ama kesin bir şey yoktu. Yavaş yavaş her şey berbat olmaya başlamıştı kardeşimi hemen bu konularda uzman bir hastaneye götürdük orası da Çapa'ydı. Çapa'da kardeşimin belinden ilik örneği alındı ve ilk orda en büyük acıyı çekti. Kardeşimi bayıltmadan almışlardı iliği.30 Mart akşamında anneme telefon geldi ve kardeşimin artık bir kan kanseri hastası olduğunu öğrendik.
Doktor annemi arayıp tedavi süreci hakkında da bilgi vermişti. Artık her şey değişmişti bütün hayatımız her şey. Hiç bir şey eskisi gibi olmadı. Kardeşim bir kanser hastasıydı. Ön görülen tedavi süreci 6 ay ağır kemoterapiler ve daha sonra 6 ay haplar ve kontroller. İlk gün geldi. Kardeşimle hastaneye giderken klasik birbirimize espriler yapardık. Hani şu internette dolanan espriler var ya herkes arkadaş ortamında yapar 'Barbara heralde barbara' 'Bence kimsenin hayatına kimse karışamaz o bu şekil takılır bu bu şekil.' ben kardeşimi sürekli bunları taklit ederek mutlu etmeye çalışırdım. Ve son ana kadar da böyle devam ettim. İlk gün hastaneye geldik ve ilk kemoterapiyi alıcaktık. Kardeşimi çocuk onkoloji bölümüne yatırdılar. Orda bütün çocuklar mutsuz,umutsuz ve acı çekip bağırıyordu. Ben ise kardeşimi güldürmeye çalışıyordum. O bölümde tek gülüp mutluluk saçan çocuk kardeşimdi. Diğer çocuklar ya uyuyor ya acı çekiyor ya da sessizce yatıyorlardı. Kardeşim hemen herkesin ilgisini çekmişti. Çocuklarla arkadaş olmaya çalışıyor onları da güldürmeye çalışıyordu. Doktorlar onun hayat enerjisini görünce onu bütün çocuklarla tek tek tanıştırdı. Kardeşim kendi hastalığını unutup onları mutlu etmeye çalıştı. Kardeşimin durumu 3 ay boyunca böyle oldu 5 gün kemoterapi aldı sonra 5 gün ev. 3 ay böyle devam etti.
O güzel saçları o zamana kadar dökülmedi. Sürekli bununla övünürdü. Abi bak saçlarım hala yerinde diyip dururdu. 3 ay sonra annem kalktığında bütün yastığın saç olduğunu gördü. Artık Berkay elini saçına götürdüğünde eline bir sürü saç geliyordu. Kendisi babamı arayıp bir berber getirmesini söyledi. Saçları kesilirken bile mutluydu. Saçları kesildiğinde diğer çocuklar Berkay'a daha da yakınlaştı. Ama Berkay'ımın durumu değişmeye başladı. Artık daha ağır kemoterapiler alıyordu ve o da acı çekiyordu poposu,boğazı,ağzı yara oluyordu. 1 hafta konuşamıyordu acı içinde inliyordu. Düzelince hemen eve gitmek istiyordu. Eski kardeşimden eser kalmamaya başlamıştı. Ben hala onu mutlu etmeye çalışıyordum sürekli istediği oyunları alıp istediği her şeyi yapmaya çalışıyordum. Daha 1 yıl öncesine kadar hiç bir şeyimiz bir sağlam bilgisayarımız bile yokken artık en iyisi vardı. Ona istediği bütün oyunları almaya çalışıyordum acılarını oyun oynayarak unutuyordu. İstediği bütün oyuncaklar alınıyor söylediği her şey yapılıyordu. Ama mutsuzdu. Yüzü eskisi gibi gülmüyordu hastanede. Ama eve gelince eski Berkay oluyordu. Ben üniversite için şehir dışında okumak zorundaydım. Ondan ayrı kaldım bir süre. Sürekli telefonda konuşuyordum onunla. En ufak zamanlarda kaçıyordum onun yanına. Evde olunca en güzel dakikaları yaşıyorduk. Doğum günü gelmişti 1 ocak. Yılbaşı doğum günüydü. O kadar güzel bir doğum günü oldu ki Galatasaray'lı futbolcular bile tek tek video çekip doğum gününü kutladılar. O gün her şey o kadar güzeldi ki. İstemediği kadar hediyesi olmuştu. Bilgisayarlar,playstationlari,tabletler,oyuncaklar,formalar,telefon.. Daha bir sürü şey. 1 yıl öncesine kadar hiç bir şeyimiz yoktu ama artık istemediği kadar her şeye sahipti. Hemde bir çocuğun hayalinde ki her şeye. Ama o acı çekiyordu her seferde her kemoterapide.
En sonunda kemoterapi tedavisi geç olsa da bitti. Ve doktor ilik nakli olucak dedi. Benim iliğim tutmadı kardeşime ne annemin ne babamın. Ama şansa 1 ayda ilik bulundu. Yurtdışından %90 uyumlu. O kadar mutlu olduk ki. Artık hayata yepyeni bir şekilde başlayacaktı kardeşim. Yepyeni bir kan grubu yepyeni bir ilik. 4 Mart 2015 de MedicalPark'da ilik nakli oldu. Korumalı odaya alındı 2 ay boyunca yanına kimse giremeyecekti. Bende üniversite için tekrar şehir dışına gittim. 29 Mart'da harika bir haber geldi. Kardeşim beni telefonla aradı 'Abi artık senin gibi bir insanım iliğim %100 tuttu!' dedi. 1 yıl acılı süreçten sonra duyduğum en güzel şeydi çok çok mutlu oldum. Artık düzeliyordu her şey. Ama ben öyle sanmışım. Her şey iyi giderken Nisan'da kardeşim kriz geçirmiş. Havale olmuş ve 1 gün boyunca gözleri görmemiş. O günden sonra hiç bir şey eskisi gibi olmamış. Ben bilmiyorum çünkü bana kardeşimin vefatına kadar hep iyi dediler bir sorun yok dediler. Meğersem öleceği günden 2 hafta öncesine kadar sürekli acı çekmiş. Bütün vücudu yara olmuş bilincini kaybetmiş krizler geçirmiş. Hayali oyun karakterleriyle konuşup duruyormuş. Bunun sebebi de bir ilaç. Vücud iliği reddetmesin diye verilen bir ilaç. İlaç yan etki yaptı ve bu etki de çok nadir görülen bir etkiymiş. 18 Nisan'da kardeşim yoğun bakıma alındı ve tam 2 hafta önce 19 Nisan 2015 saat 01:10 da vefat etti. Ben tam bu yazıyı yazmaya başlarken 2 hafta önce.
Berkay'ım 1.5 yıl öncesine kadar öyle yolda görüceğiniz oyunlar oynayan okula gidip gelen sıradan bir çocuktu. Ama hastalığı yenemedi.
Artık benimde hayata karşı ne umudum ne bir güç kaynağım kalmadı. Bir hiçlikteyim. Bu yazıyı da yazıp paylaşmak istedim. Sonuna kadar okuduysanız teşekkür ederim. Artık sizde kardeşimi biliyorsunuz. Ama şimdilik sadece okuduğunuz bir metin oldu. Bundan sonra hiç bir zaman hatırlamayacaksınız bile.
Ailenizi sevin. Hala biraradaysanız bunun kıymetini bilin. Biz o 30 Mart 2014 tarihinden sonra sofraya hiç 4 kişi oturmadık. Şimdi 3 kişi kaldık.
Ben o günlerin değerini anlayamadım. İlik bekleyen ya da kan bekleyen insanların haberlerini umursamazdım.
İnsan başına gelmeden anlamıyor.
O hastaneye gitmeden de hiç bir şeyi kimse anlayamaz. O çocukların çığlıkları,acıları,umutsuzlukları.
Onlar sokak da oynamak yerine hastane de en büyük acıları yaşıyorlar.
Biz ise küçücük dertleri büyüterek hayata sövüyoruz kıymetini bilmiyoruz.
19 Nisan 2015'de bir çocuk öldü. Yolda cenaze arabasından yanınızdan öylece geçip giden bir çocuk. Ya da sosyal paylaşım sitesinde kan arama haberini görüp umursamadığınız çocuk. Alışveriş merkezinde yüzü maskeli yanından öylece geçip gittiğiniz bir çocuk öldü.
Ben Berkay'ımı kaybettim.
< Resime gitmek için tıklayın >
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Crestfallen. -- 3 Mayıs 2015; 2:43:20 >