1. sayfa
| İsraile 1 milyon daha yardım gönderin belki durumunuz düzelir |
İsraile 1 milyon daha yardım gönderin belki durumunuz düzelir
|
| Aaa noldu bizim gösteriş meraklısı insanımızın "primiyum araç alıcan abi" arabasına :D |
| Mercedes in sadece adı bile yeter onlar kardan zara ettikleri için kapatma kararı alırlar. Geçenlerde de Nissan batacak dediler adamlar satışlara yetişemiyor |
|
Adamlar artık ne binlerce parçalı içten yanmalı motor ne de karmaşık şanzıman, güç aktarma, egzoz, soğutma sistemi gibi şeyler üretiyor. Bataryayı artık Çinlerden alıyorlar motor desen zaten basit bir parça onu da başka bir şirket üretiyor fabrikaya çok gerek yok ki artık. |
İsraile 1 milyon daha yardım gönderin belki durumunuz düzelir |
| bu almanlarda bu işe en iyi ayak uyduran bmw bana göre bazı tasarımları çok çirkin ama en azindan laf dinliyorlar bazen |
| Aaa noldu bizim gösteriş meraklısı insanımızın "primiyum araç alıcan abi" arabasına :D |
| Çin Almanya'yı yutuyor. Henry Kissinger'ın deyişi ile, "ihtiyar Almanya, Avrupa için çok büyük, dünya için çok küçüksün". Çin'in yükselişi, Rusya-Ukrayna Savaşı, Amerikan-İsrail-İran Savaşı ve Hürmüz Krizi ve ekonomik-siyasi bloklaşmalar Avrupası'nda sıkışıp kalmış küçük, fosil enerji kaynaksız, ordusuz, dünya savaşları sonrası uzlaşmacı değer sistemini dünyaya yayamayan Almanya için "Dünya" ve onun realiteleri oluyor. |
|
Ciddi kalite problemleri var. Eski Mercedes değil. Kimse benzer arabaya 3 katı vermek istemiyor artık. |
| bmw bile krizdeyse diğer firmalerın vay haline |
|
"saddam'da kimyasal silah var" palavrasını atan yahudinin sözü ile almanya'nın sol elinde yok oluşunu maskelemeye çalımak... begoviç denilen cia piyonu ile de bol bol resmi vardı aynı yehudinin, yugoslavları yıkmaya çalışırken amerika! almanya batıyor, Çünkü: - liberal sol politikalar altında geleceği yok - nüfus gelmiyor - mühendisler yeteneklerine göre değil, cinsel kimlik sorunlularına göre seçiliyor yani lgbqerqw ise fazla bir halt bilmesine gerek yok, gel başla oluyor. bunlar oluca; çin'in 49.000 euroya sattığını sen 149.000 euroya satmaya kalkıyorsun Herr Hans. batarsın tabi. |
|
Çin Almanya’yı yutuyorda diğerlerini yutmuyor mu ? Bizim girişimciler ne üretirizden, ne alırız Çin’dene döndüler. ABD, yapay zekaya güvenmiş şekilde yoluna devam ediyor Avrupa ve biz arada eziliyoruz. Savunma sanayi bizim için bence en iyi çıkış yolu hazır gerginliklerde artıyor. Avrupa’nın sözü daha az geçiyor dünyada ciddi pazar kaparak ilerlemek gerek. < Resime gitmek için tıklayın > Birde turizm var onu iki katına çıkartırız doğu tarafını iyileştirsek ve Türkiye’yi hızlı tren ile döşesek. |
| Bizde üretim kafasını bitirdiler. En azından belli alanlarda avrupayı besleyebilirdik. |
|
Öz savunma sanayi gelişimi çok etkileyici olsa da gene de Türkiye'nin ihracat hacmindeki payının sadece %3,6 gerçeği mevcut. Savunma sanayide önde olan ülkelerin hepsi büyük ülkeler (ABD, Çin, Fransa, Almanya, Rusya) ama hepsinin ortak bir özelliği mevcut: Tüm yumurtaları savunma sanayi sepetinde değil ve aynı Türkiye gibi hemen hepsinde savunma sanayinin ihracatlarındaki payı görece düşük. Diğer endüstri kollarında da gelişmişler veya Rusya örneğinde fosil enerji avantajına sahipler. 10 milyar dolar yapay zeka sektörü ölçeğinde harçlık parası gibi, savunma sanayi çok stratejik ama bir ülkeyi asla kendi başına müreffeh kılmayacak veya dünyada borusunu öttürmeyecek bir sektör. Popüler jargonda Kuzey Kore olarak geçen son derece gelişmiş savunma sanayili Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'ne bakarak da bunu anlayabiliriz. Avrupa ile savunma sanayi ticaret hacmi büyür büyümesine ama Avrupa güvenlik mimarisine Türkiye'nin NATO seviyesinin ötesinde eklemlendirilmesi bir takım politik-ideolojik şartlara bağlı. Aksi takdirde Rusya ile Ukrayna savaşmaz; Rusya - hatta Ukrayna ile beraber - Sovyetlerden kalma büyük savunma sanayileriyle Avrupa güvenlik mimarisine Türkiye'den önce eklenirdi. Ama taraflar birbirlerinin politik-ideolojik-kurumsal hassasiyetlerini tanımadılar. Benzer ışıkta Avrupa ile Türkiye'nin politik-ideolojik duruşları ve beklentileri şu aşamada uyumsuz. En basitinden Türkiye Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Kavala kararlarını uygulamıyor. Avrupalılar uluslararası antlaşmalar ve mevzuat çerçevesinde Türkiye açısından kararları bağlayıcı bir Avrupa örgütünün dikkate alınmamasını ancak pragmatizmlerinin izin verdiği ölçüde görmezden gelebilirler. Yani Türkiye'nin Avrupa'ya nazarla savunma sanayi ve güvenlik sağlayıcı kaldıracı kurumsal, politik, ideolojik sebeplerle farz edilenden çok daha düşük etkinlik seviyesinde kalabilir. Polonya, Ukrayna gibi "yerli" algılanan rakipler tercih edilebilir. Hani "Made in Europe" meselesindeki gibi. Savunma ve güvenlik de üretilen bir meta. Bu metada Avrupalılar Osmanlı/Doğu bakiyesi otoriter Türkiye'den çok "demokrat Hıristiyan" kardeşlerine bel bağlamayı tercih edebilirler. Zaten savunma sanayinde dev olan Almanlar; Fransızlar vb Türklerden silah almayı ancak bir yere kadar gururlarına yedirirler. Esas potansiyel Balkan müşterileri de baktıklarında kendilerine boyun eğdirip hükmetmiş Osmanlı'yı gördükleri bir ülkeye savunma sanayi veya askeriye açısından ancak bir yere kadar bel bağlarlar. Avrupa'da enerji gibi askeri değil de sivil sektörlerde dahi Türk firmalar stratejik nitelikte anlaşmalara yeltendi mi bunlar çok kolayca sadece politik ve kimliksel sebeplerle yatabiliyor. Ana fikrim kurumsal handikapların ve savunma sektörünün genel kısıtlarının hafife alınmaması gerektiği. Savunma sanayi gelişimi iyi hoş ama bence kendisine büyük diyen hiçbir devleti tek başına kurtarmaz. Öyle olsaydı bu işin piri Sovyetleri kurtarırdı. Öyle olsaydı herkes şu an Kuzey Kore'ye bakıyor olurdu, tüm Asya ülkelerini Kuzey Kore silahlandırıyor olurdu. |
|
Ankara Sanayi Odası'nın güncel bir raporunda savunma sanayi gelişimi ve ihracat büyümesinin - ağırlıklı orta ve düşük teknolojik seviyede üretim yapan - Türkiye'nin genel yüksek seviye teknoloji üretiminde belirleyici bir etki yapmadığına dair bir teşhiste bulunuluyor. Buradan çıkan sonuç Türkiye'nin mümkün olduğunca çok sektörde rekabet etmeyi, Çinlilerle de baş etmeyi öğrenmesi ve sadece savunma sanayiye bel bağlamaması olur. |
|
Katılıyorum yalnız yüksek teknoloji alıcısı şu anda sadece ne yazık ki Türkiye’de devlet yabancılara bu yüksek teknoloji üretsek dahi bizimki geri pahalı sorunlu olacağı için satamıyoruz. Devlet ise bunu stratejik güvenlik olduğu için başlangıçta algısı çok pahalı da olsa sorumlu da olsa alıyor. Esas buradaki üretim ve bilgi kapasitesini diğer sektörlere aktarabilmek olmalı. Orada da açıkçası yavaş yavaş bazı şeyler oluyor ya da olacak yani. Ama bence her yönüyle bu yapılan iş ülkede çok büyük bir teknolojik kaldıraç etkisi yaratıyor. |
|
Yazdıklarım yanlış anlaşılmış herhalde ben savunma Sanayi’ndeki yapılan işi çok başarılı buluyorum ileride de şu ankinin üç katına çıkacağını düşünüyorum. Yalnız bu demek değil ki sırf buna bağlayalım ben son zamanlardaki düşüncem artık Çin’de falan çok fazla rekabet edebileceğimizi düşünmediğimden. Rahmetli Özal’ın da istediği gibi turizmde çok daha büyük bir yere gelmek bizim uzun vadeli çıkış yolumuz gibi gözüküyor. Bu demek değil ki sanayi olmasın savunma sanayi olmasın yüksek teknoloji olmasın ama senin dediğin gibi bizim diğer ülkelerden farkımız turizm üzerindeki başarıımız olabilir. Eğer ülke yüksek hızlı tren hattı gibi bir ağ ile donatabilirsek. Marmaris ayrı karadeniz’e ayrı Anadolu ayrı doğu Anadolu ayrı Ege ayrı bir turist yaşayabileceği o kadar farklı ve tarih güzellik var ki, tekrar tekrar gelmesini isteyecek hale getirtebiliriz niye olmasın. Şu andadaki turizmi de Ege ve Akdeniz’de yapıyoruz bir de tabi İstanbul’da var. Bunun yanında Karadeniz Anadolu’ya doğu Anadolu’yu eklersek rahat iki katına çıkarız. Diğer yerlerdeki verimi ve hava Yollarındaki aktarma şansımızı kullanarak buralardan geçen herkes iki-üç gün burada fark diğer yerlerde takılır sonra ülkesine veya gideceği yere devam eder. |
1. sayfa
Maliyet baskısı artıyor
Şirketin üretimden sorumlu yöneticisi Michael Schiebe, Sindelfingen fabrikasında çalışanlarla bir araya gelerek Almanya'daki tesislerin geleceğine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Schiebe, Mercedes-Benz'in Almanya'daki tüm üretim tesislerini korumayı hedeflediğini belirtirken, bunun mümkün olmaması halinde bir araç montaj fabrikası ile bir güç aktarma sistemi fabrikasının kapatılabileceğini ifade etti. Şirket yönetimi, söz konusu tesislerin hangileri olabileceğine ilişkin herhangi bir bilgi paylaşmadı.
Mercedes-Benz'in Almanya'daki üretim faaliyetleri kapsamında yedi güç aktarma sistemi fabrikası ve üç araç montaj tesisi bulunuyor.
Mercedes-Benz, Reuters'a yaptığı açıklamada, IG Metall sendikasıyla yeni maliyet önlemleri üzerinde anlaşmaya varılması gerektiğini belirtirken Almanya'da üretkenliği artıracak uygun ekonomik ve yapısal koşullara da ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Sendika kapatma tehdidine tepkili
Ayrıca Bkz.5 metrelik BYD Seal 07'nin resmi görselleri paylaşıldı: 718 km menzil sunacak
Şirketin maliyetleri düşürme hedefi ile sendikanın istihdamı ve mevcut üretim tesislerini koruma talebi arasındaki anlaşmazlık henüz çözülmüş değil.
Çinli otomobil üreticileri Mercedes'i zorluyor
Mercedes-Benz'in karşı karşıya olduğu sorunların temelinde esasında daha uzaktaki rakipleri bulunuyor. Özellikle BYD, Geely, GAC ve Changan gibi Çinli üreticilerin küresel pazarlardaki yükselişi geleneksel Avrupalı otomobil markaları üzerindeki rekabet baskısını artırıyor.
Çinli üreticiler, çoğu zaman Mercedes-Benz ve diğer Avrupalı rakiplerinden daha düşük fiyatlarla sundukları araçlarla pazardaki konumlarını güçlendiriyor. Bu durum, Alman üreticilerin hem maliyet yapılarını hem de üretim stratejilerini yeniden değerlendirmelerine yol açıyor.
Mercedes-Benz'in Çin'deki satışları da bu rekabetten etkileniyor. Şirketin ikinci çeyrekte Çin'deki satışları yüzde 30 gerilediği bildiriliyor. Buna ek olarak ABD'nin uyguladığı gümrük tarifeleri de şirketin finansal sonuçlarını olumsuz etkiliyor. Mercedes-Benz, yalnızca 2025 yılında ABD tarifeleri nedeniyle 1,1 milyar doların üzerinde maliyetle karşı karşıya kaldı.
Mercedes-Benz'in gündemindeki olası fabrika kapanışları, Almanya'nın diğer büyük otomotiv üreticisi Volkswagen'in karşı karşıya olduğu sorunlarla örtüşüyor. Zira Volkswagen Grubu, 2031 ile 2034 yılları arasında Almanya'daki dört fabrikasını kapatmayı değerlendiriyor. Şirketin bu yöndeki planları henüz kesinleşmiş değil.
Kaynak:https://www.carscoops.com/2026/09/mercedes-factory-closures-report/
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.
Haberi Portalda Gör