![]() Sistem standart iki kapılı buzdolabını 24 saat boyunca hayatta tutacak şekilde tasarlanmış ancak siz seri bağlanan ve sadece bataryadan oluşan ek kutular ile bunu 4 güne çıkartabiliyorsunuz. Kurulumu ise aynı UPS gibi basit. Buzdolabının fişini cihaza, cihazın fişini de duvar prizine takıyorsunuz. Elektrik kesintisi anında 10 ms’de devreye giren sistem, buzdolabı dahil tüm cihazların jeneratör gibi önce kapanıp sonra açılmasını engelliyor. ![]() Ayrıca Bkz.İsviçreli ABB, 1.2 MW'lık süper hızlı şarj ünitesini duyurdu ![]() ![]() Firma tanıdık ve bilindik bir firma olmasına rağmen hem reklam amaçlı hem de bu ürüne erkenden ulaşmak isteyen müşterilere düşük ücretle erişim imkanı tanımak amacıyla başlangıç fiyatı olarak 759$'lık fiyat etiketi biçilmiş. Ancak lansman sonrasnda fiyat 1300$’a çıkacak. ![]() Kaynak:https://cleantechnica.com/2026/04/16/the-bluetti-fridgepower-real-world-review/ |
![]() Chalmers Teknoloji Üniversitesi’ndeki araştırmacıların geliştirdiği karbon fiber kompozit batarya, alüminyum kadar dayanıklı olmayı başardı. Böylece şasiyi, kaputu, tavanı, tabanı ve hatta koltukların iskeletlerini bile batarya olarak kullanabilirsiniz. [bkzdh= En son ulaşılan 76 GPa değeri alüminyumun sertliğini geçmiş durumda, çekme dayanımı 100 MPa seviyesinde ve bu değer bir şeyler inşaa etmek için yeterli. Fakat batarya çevrim sayısı şimdilik 500-1000 seviyesinde. Araştırmacılar bu çevrim sayısını 2000’e çıkarmayı planlıyor. Batarya yoğunluğu ise 2021’de 24 Wh/kg iken bugün 30 Wh/kg seviyesine geldi ama araştırmacıların nihaii hedefi 100 Wh/kg. ![]() ![]() ![]() Kaynak:https://cleantechnica.com/2025/01/02/next-gen-massless-ev-batteries-could-weigh-nothing-at-all/ |
![]() Ücretli bölgeye giriş ücreti günlük 9 dolarManhattan’ın 60. Cadde ve güneyinde uygulanan Congestion Relief Zone (CRZ) yani Trafik Azaltma Bölgesinde günlük 9 doları bulan ücretler alınıyor. Yapılan çalışmalara göre halkın %60’ı uygulamanın devam etmesi yönünde görüş bildiriyor.
Toplam 17.758 gözleme ve 6 aylık bir sürece dayanan çalışma hava kalitesi, hava durumu, araç akış hızı ve araç hacmi verileri üzerine odaklandı. İlk sonuçlara göre şehirde ciddi oranda bir hava kalitesi iyileşmesi gözlemlendi. Akciğerden vücudumuza giren ve bizi zehirleyen PM 2.5 partikül maddelerinde %22’lik bir düşüş gerçekleşti. İşin ilginç tarafı ise bu hava kalitesi iyileşmesi sadece kısıtlı bölgede değil ona konuşu bölgelerde de yaşandı. Ayrıca Bkz.Tesla FSD, Avrupa’daki ilk onayını aldı: Türkiye'ye ne zaman gelir? Şehir içindeki araç trafiği otobillerde %9, ağır kamyonlarda ise %18 oranında düştü. Şehir içi araç hızları ortalama olarak %11 hızlandı.
Bunun dışında şehir genelinde gürültü ve kazalar azalmasına karşın yaya trafiği ve mağazaların müşterilerinde önemli bir azalma olmadı. Metro kullanım oranı %7 arttı, araçlar daha az yakıt yakarak tasarrufta bulundu. Uygulama otobüs hızlarını da arttırdı. Bu artış %17 - %47 arasında oldu. Holland Tüneli geçiş süresi, Pazartesi günleri
Ücretlerden elde edilen gelirin yıllık 500 milyon dolara ulaşması beklenirken, bu gelir metro yapımında ve toplu taşıma hizmetlerinin iyileştirilmesinde kullanılacak.
Şehir merkezine giden araç sayısı azaldıkça etraftaki trafik de doğal olarak azaldı. Ücretli bölgede bu oran %25 iken Bergen bölgesinde %14, Bronx'ta %10, Manhattan dışı %9, Staten adasında %5 oranında trafik rahatladı. Bu nedenle veriler aslında ücretli bölge dışındaki sürücülerin en büyük faydayı yaşadığı görüldü. Bu da yaşanan zaman kazancının tüm sürücülerin refahını haftalık olarak toplamda 21 milyon dolar arttırdığı anlamına geliyor. Kaynak:https://cleantechnica.com/2026/03/16/the-effects-of-congestion-pricing-pollution-reduction-and-so-much-more/ |
|
Elektrikli araçlar daha hızlı satılıyordu vergi gelince biraz dengelendi. Elektrikli araç şarj soket sayısı şubatta 40 bini aştı ![]() Anadolu Ajansı - Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) şubat ayına ilişkin "Şarj Hizmeti Piyasası Aylık İstatistikleri" raporuna göre, şarj istasyonlarının toplam kurulu gücü, geçen ay bir önceki aya kıyasla yüzde 2,7 artışla 3 bin 73 megavata yükseldi. Şubatta şarj istasyonlarının elektrik tüketimi 53 milyon 423 bin 951 kilovatsaat oldu. Bunun yüzde 58,7'sine denk gelen 31 milyon 358 bin 905 kilovatsaatlik kısmı yeşil şarj istasyonlarından karşılanırken 22 milyon 65 bin 45 kilovatsaatlik tüketim ise diğer istasyonlardan sağlandı. Yeşil şarj istasyonları, kullanılan enerjinin yenilenebilir kaynaklardan üretildiğini belgeleyen Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti Sertifikası'na (YEK-G) sahip istasyonlar olarak tanımlanıyor. Bu istasyonlar, elektrikli araçların karbon ayak izini azaltmada ve temiz enerji kullanımını teşvik etmede kritik rol oynuyor. İstanbul tüketimde ilk sırada Rapora göre, tüketimde ilk sırayı 18 bin 150 megavatsaatle İstanbul aldı. Bunu 8 bin 806 megavatsaatle Ankara ve 3 bin 120 megavatsaatle İzmir izledi. Söz konusu dönemde toplam soket sayısı yaklaşık yüzde 2,2 artarak 40 bin 575'e çıktı. Soket sayısı, ocakta 39 bin 694 olarak kayıtlara geçmişti. Şubatta AC şarj soket sayısı yüzde 2,2 artışla 23 bin 142'ye, DC şarj soket sayısı da yüzde 2,2 artarak 17 bin 433'e yükseldi. Önceki ay AC şarj soket sayısı 22 bin 635, DC şarj soket sayısı ise 17 bin 59 olarak kaydedilmişti. Öte yandan, ocakta 389 bin 134 olan elektrikli araç sayısı şubatta yüzde 2,5 artışla 399 bin 43'e ulaştı. Anadolu Ajansı |
|
Zamanında biz yaptığımızda denmedik laf kalmamıştı şimdi Avrupa yapıyor demek ki pekte yanlış değilmiş. Avrupa'da enerji arz güvenliği için "tavan fiyat" ve "kısıtlama" tedbirleri devreye alınıyor ![]() Anadolu Ajansı - Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimin neden olduğu enerji fiyat artışları, Avrupa ülkelerini akaryakıt fiyatlarına karşı bir dizi sert önlemi hayata geçirmeye sevk etti. Fransa'daki akaryakıt istasyonlarının üçte birini işleten TotalEnergies, piyasalardaki "olağanüstü oynaklığa" karşı fiyatları sabitleme kararı aldı. Şirketten yapılan açıklamada, 13 Mart'tan itibaren geçerli olmak üzere benzinin litre fiyatının 1,99 avro, motorinin ise 2,09 avro ile sınırlandırıldığı bildirildi. Ay sonuna kadar uygulanması planlanan tedbirlerin, nisan başında küresel petrol piyasasındaki gelişmelere göre yeniden değerlendirileceği kaydedildi. Petrol fiyatlarındaki sert yükselişin merkezinde Orta Doğu'daki jeopolitik kriz yer alıyor. Şubat sonunda ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı hava saldırılarının ardından, dünya petrol ticareti için kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiği durma noktasına geldi. Basra Körfezi'ndeki tankerlere yönelik saldırılar arz güvenliği endişelerini körüklerken, Brent petrolün varil fiyatı geçici olarak 100 dolar sınırını aştı. Avrupa genelinde müdahale dalgası Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katherina Reiche, petrol istasyonlarındaki spekülatif fiyat hareketlerini önlemek amacıyla "Avusturya Modeli"ne geçileceğini duyurdu. Yeni düzenlemeyle istasyonlar, akaryakıt fiyatlarını gün içinde yalnızca bir kez artırabilecek. Ayrıca Berlin yönetimi, piyasadaki arz baskısını hafifletmek için Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) stratejik petrol rezervlerini kullanma kararına katılım sağlayacak. Doğu ve Güneydoğu Avrupa ülkeleri, fiyat artışlarını dizginlemek için daha doğrudan yöntemleri tercih ediyor: Macaristan Başbakanı Viktor Orban, benzinin litresini 595 forint (1,77 dolar), motorini ise 615 forintte (1,83 dolar) sabitlediklerini açıkladı. Hırvatistan, Arnavutluk ve Kosova'da ise perakende fiyatlara sınırlama getirilirken, petrol şirketlerinin kar marjları denetim altına alındı. Yunanistan'da da hükümet, akaryakıt ve temel gıda ürünlerinde kar marjlarını üç ay boyunca sınırlandırma kararı aldı. İtalya'da artan fiyatlardan elde edilen ek KDV gelirlerinin tüketicilere destek paketi olarak sunulması ve haksız kazanç sağlayan şirketlere yönelik denetimlerin artırılması kararlaştırıldı. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu ise enerji faturalarını düşürmek ve vatandaşları korumak amacıyla "Vatandaş Enerji Paketi" kapsamında yeni teşvikler ve fiyat izleme mekanizmaları üzerinde çalışıyor. Enerji uzmanları, Brent petrolün 100 dolar seviyesinde kalmaya devam etmesi durumunda, Avrupalı sürücülerin yıllık yakıt maliyetlerinin ortalama 220 avro artabileceği uyarısında bulunuyor. Anadolu Ajansı |
![]() Bu nedenle işletmeci şirket, eskiyen ve daha fazla bakım masrafı çıkartan sahayı müthiş bir şekilde yeniledi ve 27 türbini sadece 3 yeni türbin ile değiştirdi. Her biri 6,6 MW gücündeki yeni rüzgar türbinleri daha yüksek, daha büyük rotor alanına sahip ve doğal olarak çok daha az makina olduğundan daha düşük bakım masrafına sahip. Üstelik bu şekilde güç kapasitesi 16,2 MW’dan 19,8 MW’a artmakla kalmadı, yeni türbinlerin daha yüksek ve daha büyük kanatları sayesinde daha az rüzgarlı zamanlarda bile dönerek elektrik üretti. Bu sayede daha önce 9 bin 400 evin ihtiyacını karşılarken şimdi 21 bin evin elektrik ihtiyacını karşılamaya başladı. Bu fark kurulu güçten değil, kapasite faktörünün artışından ötürü geliyor. Kısaca santral artık çok daha büyük kapasite faktörünü sayesinde şebekeye daha uzun süre elektrik verebiliyor. Ayrıca Bkz.Uzaya çıkmaya gerek yok: Yüzer rüzgar türbinlerinin altına veri merkezleri kurulacak Üstelik tüm bunlar rüzgar türbini tarlası dikmek kadar pahalı olan kilometrelerce uzunlukta yüksek voltaj gerilim hattı döşenmeden gerçekleştirildi. Önceki sahada kullanılan hat yeni santraller tarafından da kullanılmaya devam ediyor. ![]() En zor geri dönüştürülen bıçaklar (kanatlar) ise önce öğütülüp küçük parçalara ayrıldıktan sonra fırınlarda yakılarak enerji kazanılmış yada beton harcında kullanılmış. Eski türbinlerin yer altında kalan temelleride kırılarak sökülmüş ve içindeki çelik ayrıştırıldıktan sonra ufalanan beton etraftaki yol inşaatlarında veya yeni temellerin dolgu malzemesi olmak üzere hazırlanmış. Böyle bir proje İspanya’da ilk olması nedeniyle büyük önem arz ediyor. Zira 2030 yılına kadar ülkede 10 GW gücündeki santraller 25-30 yıllık ekonomik ömrünü tamamlamış oluyorlar. Bu proje, bundan sonra gelecek projelerede örnek olacak. Kaynak:https://www.rwe.com/en/press/rwe-renewables-europe-australia/2025-12-10-zero-waste-repowering/ |
![]() Ayrıca Bkz.BYD, dünyanın en uzun menzilli elektrikli otomobilini tanıttı: 1.036 km menzil! Hastane tasarımı ile biyolojik çeşitliliği arttırmış. Bu artış öyle yüksek ki önceden arazide sadece 3 kelebek türü dolaşırken şimdi 115 tür tespit edilmiş. Bunun dışında 96 kuş, 36 yusufçuk ve 100’den fazla balık türü bulunuyor. Hastaneye su samurları göç etmiş ve çok nadir görülen ve çekingen tek pullu memeli pangolin (karınca yiyen) bile bölgeye uğramış.
Singapur gibi tropik sıcaklıklarla baş etmenin yöntemi de mimarlar tarafından daha inşaat başlamadan tasarlanmış. Bunun için yandaki göletten gelen serin havayı yakalayacak şekilde planlanan V şeklindeki bina, rüzgârı duvar kanatlarıyla yönlendirerek kat aralarına dağıtıyor ve yapının sürekli olarak yaklaşık %70 oranında doğal hava ile havalandırılmasını sağlıyor. Çatıdaki tarım alanı ile katlar ve bahçelerde kullanılan biyofilik mimari sayesinde hastane çevresi, bulunduğu bölgeye göre yaklaşık 2 °C daha serin kalıyor. Tüm bunlar hastanenin soğutma ihtiyacını %50 oranında azaltarak enerji tüketimini düşürüyor.
Hastanenin çatısı bile tarlaya dönüşmüş. Genellikle mahalledeki emekli gönüllüler tarafından işletilen tarlada 100’den fazla meyve ağacı, 50 civarında sebze türü organik tarım ile yetiştirilip taze olarak hastanenin mutfağında kullanılıyor. Tabii yeşil çatı binanın çatıdan ısınmasını engelleyerek klima tüketimini düşürmekle kalmıyor, kentsel ısı ada etkisini düşürerek mahallenin genel sıcaklığını düşürüyor.
Hastaların iyileşmesine yardımcı oluyorPencereden doğayı seyreden hastaların tansiyonunu düşüyor, daha az ağrı kesici kullanmasını sağlıyor ve daha hızlı iyileştiriyor. Eskiden beton kenarlı sıradan bir yağmur göleti olan Yinsun Göleti hastane alanına entegre edilmiş ve etrafında 1,2 kilometrelik yürüyüş parkuru hazırlanmış.
Hazırlanan doğal yaşam ortamı hayvanlara ve insanlara o kadar uygun ki kuş, kelebek gözlemcilerinin akınana uğramak ile kalmıyor, mahalledeki insanların %15'i burada ders çalışmak ya da piknik amaçlı düzenli olarak uğruyor. |
![]() Bu akıllı sensörler arasında ultrasonik park sensörleri, kameralar, lidar, radar gibi çeşitli sensörler mevcut. Ancak bunların hiç biri bir engelin arkasını göremiyor. Hyundai ve Kia ise engellerin arkasını, UWB banttan yayın yapan cihazlar sayesinde görmeyi planlıyor. ![]() Teknoloji ise şöyle çalışıyor. Otomobil içindeki UWB sensörü, yolda giderken bir sinyal yayıyor, bunu alan 100 metre içindeki tüm UWB cihazlar cevap veriyor. Cevabın dönüş süresini ve açısını birden fazla antenle hesaplayan sistem cihazların yerini 10 cm hassasiyetle tespit edebiliyor. Ayrıca Bkz.500 yıl dayanıklı doğal malzemeden prefabrik ev Bu sistemin en güzel yanı UWB banttaki cihazlar birbirini görmese de yani arada engel varsa bile birbirlerine veri gönderebiliyor olması. Basitçe bir örnekle, mesela siz kavşağa gelirken kavşağa görünmez noktadan hızla yaklaşan bir aracı fark edebiliyor. Üstelik aracı takip ederek hızını ve güzergahını tahmin ediyor. Böylece araç bu bilgiyi kullanarak güvenlik açısından önemli bir durum olduğunda sizi uyarabiliyor.
Aynı şekilde bir duvarın arkasından yola doğru koşan bir çocuğun üzerindeki UWB anahtarlık sayesinde araç tehlikeyi önceden fark edip gerektiğinde kazayı önleyebiliyor. Sistemin en güzel yanı ise telefonları ve uyumlu akıllı saatleri de algılıyor olması. Apple iPhone 11 ve üstü modeller, Samsung Galaxy S21 Ultra ve üstü modellerde UWB çipi yer alıyor. Kısaca araçlar tüm bu cihazların yerini saptayabiliyor. Bunun dışında BMW, Mercedes, Volkswagen, Tesla gibi markalar da yeni modellerinde bu UWB çipleri kullanıyor. Yani bu markaların otomobillerini de tespit etmek mümkün. Üstelik bu sistem her türlü hava koşullarında veya görüş durumunda %99 doğrulukla çalışıyor. Sistemin tepki süresi ise oldukça kısa, sadece 1 ms ile 5 ms arasında konumu belirliyor.
Şirket bu özelliği yaygın kullanıma sunacağı tarih hakkında şimdilik bir bilgi vermiyor ama aktif testler yapıyor. Geçtiğimiz sene Güney Kore’de Kia PBV dönüşüm merkezinde forkliftler ile işçilerin çarpışmasını önlemek için kullanıldı. Bu sene ise Busan’daki limanda endüstriyel saha araçlarının güvenliğini sağlamak için kullanılacak. Testlerden birisi de hareketlerinin çok tahmin edilemediği ve oldukçada hızlı olan ana okulu öğrencileri ve onları taşıyan otobüslerle yapıldı. Otobüse bir UWB alıcı verici eklenmiş, çocuklara da oyuncak şeklinde çantalarına takılan UWB sensörler çantalarına takılmış. Bu sayede şöför park esnasında veya hareket ederken önündeki ekrandan çocukların hem araç içindeki hem de araç dışındaki konumunu görebilmiş. Sistemin bir diğer dikkat çekici kullanım alanı ise afet durumlarında, enkaz altında kalan insanların yerinin tespit edilmesi olabilir. Anlayacağınız sistem ileride firmalar tarafından sonradan eklenebilir cihazlar ile hayatımızdaki her yere girmeyi planlıyor ve çok büyük umut vaad ediyor. Kaynak:https://cleantechnica.com/2026/01/30/hyundai-motor-kia-unveil-vision-pulse-driver-safety-technology-that-detects-beyond-obstacles/ |
![]() Evin ana malzemesi olan biyoseramik; kemiklerimiz ve dişlerimizin kimyasal yapısına çok benzer şekilde, ısıtılmadan birbirine bağlanan magnezyum, kalsiyum ve potasyum fosfattan oluşuyor. Bunun içine selüloz, kenevir veya bazen de karbon fiber katılarak lifler ilave ediliyor. Böylece dayanıklılık artarken malzeme hafifliyor. Üçgen kalıpla oluşturulan parçalar doğada en güçlü yapı olarak bilinen jeodezik kubbe olacak şekilde sadece birkaç civata ile birleştirilerek çok güçlü bir yapı oluşturuyorlar. Böcekler tarafından parçalanamayan, küflenmeyen, paslanmayan ve bakteriler tarafından çürütülemeyen biyoseramik aynı zamanda betondan 5 kat daha dayanım gücü olduğundan yapının 500 yıl boyunca ayakta kalacağı tahmin ediliyor. ![]() Geoship’in inş çalışmaları tamamlanan ve taşınmaya hazır hale gelen Amma isimli versiyonu, 152 metre kare çapında 2 yatak oda, bir ofis odası, 2 banyo ve salona sahip loft dizayna sahip. Pilot aşamasındaki fabrikada bu evden yılda 10-100 adet üretilecek. Lüks olarak tasarlanan dairenin fiyatı montaj dahil olarak 500 bin dolardan satışa çıkacak. Tahmini olarak 2028 yılında faaliyete geçmesi beklenen fabrikada yılda 100-1000 ev üretilecek ve fiyatlar düşecek. Bu şekilde 2029’a kadar 3000 adet ev üretilmesi planlanıyor. Daha da sonra yerel mikro fabrikalar ile beraber fiyatın 150 bin dolar seviyesine kadar inmesi bekleniyor. ![]() GeoShip’lerin gelecek planlarında farklı boyutlarda kubbeler koridor ile birbirine eklenerek daha büyük evler oluşturmak var. Farklı ev seçenekleri ile oluşturulan biyo köylerde sosyal alanlar inşaa edilerek günümüzün büyük sorunlarından olan yalnızlıkla mücadele etmeyi planlıyor. ![]() ![]() Şimdiye kadar 500 milyon dolar değerinde 3 bin 200 evin ön siparişini alarak, ilk pilot fabrikasını kurarak, ilk evini inşaa montaj çalışmalarına başlayarak ve Kaliforniya eyaletinden fabrikada ev üretim lisansı alarak iyi bir giriş yaptığı söylenebilir. Kaynak:https://geoship.is/ |
Şehir, hem elektrik üreten hem de şehri ısıtmakta kullanılan kömür santrallerini yavaş yavaş kapatıyor. Elektriğin yerini rüzgar türbinleri ya da güneş santralleri almış olabilir ama şehrin ısıtma ihtiyacınıd a bir yerden karşılamak gerek. Bu nedenle musluktan, duştan ve hatta tuvaletten gelen enerjiyi geri kazanmaya çalışıyor.
Ayrıca Bkz.Kömürle temiz enerji mümkün olabilir; Çin, kömürü yakmadan elektriğe dönüştürdü
Merkezi ısı şebekeleri özellikle Avrupa’da oldukça yaygın bir sistem. Mesela Hannover şehrinin merkezi ısıtma ağı 360 km uzunluğunda 95 °C civarında su ile besleniyor. Bu şebekede dolaşan sıcak su, evlerin ve endüstriyel tesislerin hem sıcak su ihtiyacını hem de ısıtma ihtiyacını yaz kış karşılıyor.
Kurulacak ısı pompası şebekeye yılda 235 GWh ısı sağlayacak ve hedeflenen ağırlıklı COP değeri yaklaşık 2,76 olacak. Bu rakam harcanan her kWh elektrik için toplamda 2,76 kWh ısı enerjisi üretildiği anlamına geliyor. Böylece 13.000 ila 15.000 konutun tüm ihtiyacı duş suyundan karşılanmış olacak. Toplam 56 Milyon Euro’ya mal olan yatırımın %40’ını Alman Federal Ekonomi ve İklim Koruma Bakanlığı karşılıyor.
Şehir birçok proje ile 2030 yılına kadar %70 oranında, 2040’da ise tamamen yeşil enerjiye geçecek. Şu anda 50 tonluk İsveç’li Friotherm turbo kompresörleri montaj aşamasında. Sonbaharda teknik testler başlayacak ve 2027 gibi sistem devreye alınacak.
Kaynak:https://www.pv-magazine.com/2026/04/22/german-utility-deploying-30-mw-heat-pump-for-district-heating/