G

General
02 Ocak 2001
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
538 üye
Görüntülenme (?)
6208 (Bu ay: 7)
Gönderiler Hakkında
G
4 gün
Kum esaslı ticari termal enerji depolama tesisi resmen hizmete girdi

Yenilenebilir enerji teknolojileri şebekeye daha fazla katıldıkça rüzgarın veya güneşin düzenli elektrik üretememesi sorunu etkisini yükselten bir engel olarak karşımızda durmaya devam ediyor. Bir başka deyişle ya düzenli olmayan üretimi düzenleyecek bir depolama teknolojisini ekonomik kılmalı ya da aşırı yüksek üretim kapasitesine geçip ülkeler arası iletim kapasitesini arttırmalıyız.



Nihayetinde Avrupa’nın tamamında rüzgarın veya güneşin olmadığı bir senarya gerçek olmayacağı için ülkeler birbirinden yararlanabilir. Diğer bir çözüm ise depolayabileceğimiz kadarını da verimli bir şekilde depolamak. Fazla üretim ise şimdiden bazı durumlarda şebekelerde sorun yaratmaya başladı, Avrupa’da teşvikler nedeniyle eksi fiyatlar veya bedava elektrik fiyatları belli saatler ya da günlerde olmuyor değil. 



Hal böyle olunca elektrik enerjisini en kolay ve ucuz depolama yöntemleri arasında ısı olarak depolamak çok önem arz ediyor. Bu ucuz bataryayı yapmanın en kolay yolu da en ucuz malzemeden yapmak. Finli Polar Night Energy şirketi ise bunu kum, hava ve rezistans ile başarmış.





Batarya basitçe şebekeden çok ucuz zamanlarda elektriği çekiyor. Bunu havayı ısıtmakta ve havanın etkisiyle de kumu ısıtmakta kullanıyor. Sistem, kumun sıcaklığını 500 santigrat dereceye kadar çıkarıyor. Sonra da bu enerjiyi ısıtma şebekesinde kullanıyor. Avrupa’da oldukça yaygın olan ısı şebekeleri sayesinde binlerce ev tek yerden ısıtılıyor ve bir çok tasarruf sağlanıyor. Kullanıcılar da kullandıkları ısı kadar fatura ödüyor.



İlk olarak şebekeyi desteklemek amaçlı alınan proje 100 kW ısıtıcıya ve toplamda 8 mWh’lik enerji kapasitesine sahip. Firma ileride sıcaklığı 1000 °C dereceye ve kwh depolama maliyetini 10 Euro/cent’in aşağısına çekmeyi planlıyor. Yüksek ısı yalıtımı sayesinde aylarca depolayabiliyor ve %95 verimlilikle geri verebiliyor. Dayanıklılığı sayesinde onlarca yıl minimal bakım ile eskimeden kullanılabiliyor. Kapasite değerleri ise 100 MW güçten 20 GWh toplam depolama kapasitesine kadar çevreye zararlı olabilecek hiç bir madde kullanmadan ölçeklenebiliyor.


G
6 gün
Honda Almanya’da sanal elektrik santrali yetkisini aldı

Sanal güç operatörleri son zamanlarda dünyada artan bir dalga oluşturmakta. Bu kurumlar borsa gibi işlemde olan elektrik enerjisi piyasalarına katılımda bulunuyor ve hem elektrik üretim kapasiteleri hem depolama kabiliyetleri ile ekstra gelirler elde ediyor.



Örnek vermek gerekirse hem güneşten enerji elde eden hem de depolayan evlerdeki küçük batarya ve üretim kapasitelerini birleştiren mekanizmalar, ucuza elektrik olduğunda bataryaları doldurabilir, yüksek olduğunda satış yapabilir. Bu tesisler aynı zamanda üretim kapasitesini kullanıcıları arasında takasta kullanabilir, enerji yetmediğinde veya fazlalık olduğunda şebeke frekansının bozulmaması için gerektiğinde şebekeye elektrik veren hazırda bekleyen santraller yerine geçmeye başladı.





Ayrıca yetkilendirilmiş hesapların, sistemlere uzaktan dahil olmasıyla bu yapılar bireyler için de gelir elde etme modeli haline geliyor.Bu sayede gerek acil durum ya da şebekeye elektrik geri satın almanın pahalı olduğu durumlar için kullandığınız bataryayınızdan aylık gelir elde edebiliyorsunuz. Burada Honda’nın yaptığı şey ise dev bir enerji depolama kapasitesine sahip elektrikli araçların bataryalarındaki kapasiteyi işleterek araç sahiplerine ekstra gelir sağlayıp kendisine de işletmeci karı kazandırmak. Geçtiğimiz sene yaptığı 6 araçlık pilot çalışmada elde ettiği başarı sayesinde çift yönlü şarj istasyonuna sahip kullanıcılarını yakında tanıtacağı platforma katmayı planlıyor.



Böylece araç şarja bağlı bekler iken gerektiğinde ve fiyatın çok ucuza düştüğü anlarda elektrik çekmekle kalmayacak, şebekenin anlık ihtiyaçları için de şebekeye elektrik verebilecek veya dengeleme amaçlı şebekeden çekebilecek.



Genelde araçların günde bir kaç saat kullanılıp diğer durumlarda bağlı kaldığı kadar süre boyunca getiri elde edecek olması büyük bir avantaj ve kaynakların doğru kullanımını sağlamakta. Bunun için tek gerekli olan şey araçların ve istasyonun çift taraflı akıma izin verecek yapıda olması.




Kaynak:https://www.smart-energy.com/industry-sectors/electric-vehicles/honda-plugs-into-german-vpp-for-grid-stability-proof-of-concept/
G
geçen hafta
Güneş panellerinin bölgesel açılarının hesabı



Son zamanlarda elektrik fiyatlarının ve teşviklerin artmasıyla geri dönüş süreleri iyice kısalan PV panellerinin gerek verimliliği gerek fiyatı ya da montajı hatta güneş takip sistemleri ile bir çok geliştirme tüm dünya çapında büyük bir çaba içerisinde.



Şimdiye kadar panellerin açıları takıldığı bölgenin enlemi ile alakalı idi. Ekvatora doğru daha yatık iken kuzeye gittiğimizde daha dik bir kurulum yapısı esas alınıyordu.



Fakat göze katılmayan şey bulutlu havalarda güneş ışığı durumuydu. Güneş ışınları bulutların içinden geçtiğinde dağıldığı için panellerin buluta doğru daha açılı konumlanması daha fazla enerji üretmesini sağlıyor. Hatta güneş takip sistemleri bulutlu havalarda tamamen yatay pozisyona geçerek çok daha fazla enerji üretebiliyor.



Şimdi ise bilim adamları 12 yıllık hava durumu bilgilerini ve güneş ışıması kayıtlarını kullanarak aynı enlemdeki farklı şehirler için farklı açılar önerebilme hesabını geliştirdi. Bu sayede İtalya ve Fransa’daki 212 şehir için detaylı hesaplamalar gerçekleştirildi.



Böylece bazı şehirlerde %4’e varan enerji üretim kazanımı geliştirildi. Çalışma sonucunda PV panellerinin verimliliğini ise %21’den %21.8’e kadar yükseltmeyi başarmışlar.




Kaynak:https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0960148122015129
G
10 ay
Enerji depolamada ilkel ve ucuz ancak etkileyici bir çözüm

Enerji depolama sistemlerinde belkide bilinen en eski yöntemlerden birisi kinetik enerji depolama yöntemi Fly Wheel’dir. Ağır bir kütlenin elektrik harcanarak hızla çevrilmesi ile sağlanan sürekli dönüş gücü şarj olmasını, yavaşlatılırken elektrik sağlaması ise deşarj olmasını sağlar.



Bu teknoloji maliyeti nedeniyle son zamanlarda pek tercih edilmemekteydi çünkü karbon veya çelik yapıları karmaşık manyetik kaldırma sistemleri onları çok pahalı yaptı. Fransız şirket ise bu teknolojiyi evlerin önündeki toprağın altına entegre etmeyi planlıyor. Ayrıca aktif manyetik kaldırma ve pahalı malzemelerden kaçınıyor.



volant-inertie-voss-domestique.jpeg



Özellikle çelik yerine sıkıştırılmış beton kullanarak biraz boyutunu arttırsa da onda bire varan maliyet avantajı sayesinde açığını kapatıyor. Ayrıca firma bu malzemenin çeliğe göre dörtte biri kadar az karbon emisyonu yaptığını iddia ediyor.



Geliştirici şirket şu anda ön üretimleri yapmakta, 2023 yılında seri üretime geçmeyi ve firma veya enerji şirketlerine satmayı, 1-2 yıl içinde de evlere sunmayı planlıyor. Firma bu teknolojiyi güneş enerjisi santrallerinde elektrik depolanması, uzak yerlerde mikro şebekelerde, şebeke frekans düzeltmesi ve evsel kullanım için düşünüyor.



VOSS_10_kWh.jpeg



Teknolojinin en büyük avantajı yüksek şarj dönüşüm oranı, yıllarca yıpranmadan binlerce kez şarj edilip tekrar tekrar kullanılabilmesi olarak gösteriliyor. Ürün 10 kWh depolama ve 10 metre kare alan kullanıyor. 1 metre çapındaki ürün 3 ton ağırlığında. En düşük model sadece 1 saatlik enerji depolayabilir iken 1 MWh’lik depolama kapasitene sahip olacak model 200 kW anlık enerji temin edebiliyor ve 5 saat boyunca güç sağlıyor. Ağırlığı ise 300 tona varıyor.




Kaynak:https://www.energiestro.net
G
10 ay
Katı hal yapılı bataryalar ile yeni bir dönem başlayabilir

Batarya teknolojileri arasında bir çok farklı firmanın uğraştığı en büyük atılım katı hal yapılı bataryalar geliştirmek üzerine oldu. Katı halli bataryaların en büyük faydası, içinde elektrolit sıvısı olmaması sayesinde daha yüksek enerji yoğunluğuna sahip olmaları ve dendirit yapılarının daha az olması ve tabii ki yanıcı sıvı olmamasının etkisiyle güvenli olması.





Lionvolt da bu yönde çalışmalar yapmakta ama geliştirici olayı farklı bir yönden ele almış. Firma katı halin düşük seviyede kalan iletkenliğini üç boyutlu baskı teknolojisini kullanarak aşmayı planlıyor. Bu teknolojinin avantajları ile geliştirici, hem dolambaçlı yollar tasarlayarak aşırı yüzey alanı oluşturmayı hem de anot ve katotu birbirine çok çok yakın konumlandırarak elektron akışını hızlandırmayı planlıyor.



Bu sayede firma, gündelik lityum iyon bataryalara göre yanıcı olmayan, yarı yarıya daha hafif ve iki kat hızlı şarj olan bir teknoloji oluşturmayı başarmayı planlıyor.





Teknoloji daha prototip aşamasında dahi olsa ilerisi için büyük önem arz ediyor zira üretim teknolojisi pahalı da olsa paranın mühim olmadığı durumlarda kullanılabilecek olması onu ilerde yaygın hale gelebilir.



Şimdilik sadece Seri-A fonlaması ile 4 milyon Euro fon alan şirket seri öncesi de 1.25 milyon Euro alarak teknolojik araştırmalarına devam ediyor. Bundan önce son 5 yıldır devlet tarafından kurulan teknoloji geliştirme merkezi TNO içinde ortak laboratuvar desteği ile geliştirilmekte olan ürün artık kendi ayakları üzerinde duracak düzeye gelmiş.



 



LionVolt 3D Solid State Batteries - LionVolt powering sustainable technology





Kaynak:https://lionvolt.com
G
10 ay
Sona Sion: Güneş panelleri ile şarj olan elektrikli araba

Geçtiğimiz yıllarda kitle fonlanması ile 53 milyon Euro geliri kasasına koyan girişim, sonrasında aldığı yatırımlarla 100 milyon Euro boyutunda bir yatırım elde etti. Projenin esas amacı güneş panellerini gövdeye monte edip bir yandan arabanın hem giderken hem de park halinde kendini azda olsa şarj etmesini sağlamak.





Tahminlere göre araç üzerinde entegre olan 248 güneş paneli ile yılda menzile 6000 km menzile eklemeyi planlıyor. Bu da günde 16 km civarına geliyor. Çok güneşli yaz günlerinde 48 km’ye kadar çıkılabileceği ifade edilmiş.



Bu tabii Almanya gibi güneşin çok bol olmadığı bir ülke için geçerli. Değerler Münih için olduğundan İstanbul’da %30, Antalya’da %50, Bodrum civarında ise %70 daha fazla menzil anlamına geliyor. Bodrum için bu aşağı yukarı günde 27 km, yılda 10000 km ediyor.



Güneş enerjisi çok fazla menzil sunmasa da size menzil kazandırması, şarj masraflarını azaltması ve tabii ki şarj etme zorluklarını ortadan kaldırması çok büyük avantaj. Özellikle evinde şarj imkanı olmayanlar için büyük avantaj.





Aracın fiyatı ise vergiler hariç 24.000 Euro. Motor ise 120 kW gücü ile Türkiye’deki vergi hesaplamasına göre %25 ÖTV sınıfına giriyor ve bugünki kurlar ile 550 bin TL gibi bir fiyata sahip olabilir. Şirket, Saab’ın İsveç’teki eski fabrikasında 8 yıl içinde 260 bin adet üretmeyi planlıyor. İlk üretilecek 16 bin adet ise 3000 $ bağış yapan yatırımcılarına verilecek. Araç, içinde bulunduğumuz aylarda son halini alacak ve 2023 yılının ilk yarısı gibi teslim edilmeye başlanacak



Güneş panellerinin entegrasyonu zaman içersinde oldukça fark edilmez hale geldiler ve kapalı bir alanda fark etmek imkansız gibi deniliyor ancak güneşli bir ortama çıkınca fark ediliyor. Panel rengi koyu olduğu için siyah renk seçilebildiği gibi kullanıcıların isteği ile mat renk de seçilebiliyor.





Aracın özellikleri ise şu şekilde; 54 kWh’lik batarya 360 kg ağırlığında 3000 şarja kadar ömür ve 305 km menzil sunuyor. Şarj ise 75 kW’lık hızlı şarj ile %80’e 35 dakikada ulaşabiliyorsunuz ve araç ile beraber şarj kutusunu da alırsanız araç gerektiğinde evinize bile enerji sağlayabiliyor veya diğer araçları şarj edebiliyor. Üstelik bu şekilde ücretli şarj hizmeti sunmanızı sağlayan bir uygulama üzerine de çalışmalar sürüyormuş.




Kaynak:https://sonomotors.com/en/sion/
G
10 ay
Denizlerin altı dev elektrik depolama tesislerine dönüşebilir

Ces 2022 İnovasyon ödülünü kazanan Ocean Grazer girişimi fazla elektrik olduğunda atıl durumda kalan deniz üstü rüzgar türbinleri için uygulanabilir elektrik depolama teknolojisi geliştiriyor.





Temelleri 2014 yılında Hollanda Groningen üniversitesinde başlayan hikaye 2020 ve 2021 yıllarında önce su dolu maden sahasında sonra bir deniz limanında yapılan testlerle performansını kanıtlayınca ciddi anlamda ilgi çekmeyi başardı.





Günümüzde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı arttıkça düğmeye basarak elektrik üretimini arttırdığımız kömür santrallerinden; rüzgar eserse, güneş çıkarsa modeline geçiş yaptığımız için ya çok fazla kapasite kurulmakta ya da makul ücretli ve sürdürülebilir enerji depolamaya geçiş yapmamız gerekmekte.



Avrupa’da serbest elektrik piyasası nedeniyle çok rüzgârlı günlerde şebekenin ihtiyacından fazla rüzgar enerjisi üretilebiliyor. Firmalar, aldıkları devlet desteği sayesinde bazı durumlarda üstüne para bile ödeyebiliyor. Tabi bu durum çok tercih edilen bir senaryo değil.



Bu nedenle deniz rüzgar türbini tarlalarına yatırım yapan şirketler için oldukça yararlı gözüken bir teknoloji olan Ocean Battery, bilindik materyal ve hali hazırda ispatlanmış teknolojileri farklı bir mühendislikle tekrar bir araya getiriyor.



Deniz tabanı için üretilen prototip. Gerçeğinin 70 x 70 metre olması bekleniyor.



Firmanın çözümü aslında deniz tabanında bulunan su basıncını pompalı hidroelektrik santral gibi kullanmak olmuş. Enerji deniz tabanının altında sert materyalden yapılan düşük basınçlı bir tatlı su depomuz ile deniz tabanına serilen balon benzeri esnek bir rezarvuar arasında gidip gelmesi ile depolanıyor ve tekrar üretiliyor.



Elektrik fazlası olduğu durumda sert kısımdaki düşük basınç altındaki su yukarı deniz tabanının muazzam basıncına maruz kalan esnek yere basılıyor. Elektriğe ihtiyaç olduğunda vana açılarak tekrar suyun aşağı düşük basınçlı kısma doğru hızla akması esnasında su türbini dönüyor ve elektrik enerjisi elde ediliyor.





Bir kimyasal batarya gibi zamanla kapasite azalması olmayan, yarı fiyatına mal olan sistem, %70-85 arası elektrik depolama ve deşarj etme verimine ulaşmayı planlıyor.



Her şey yolunda giderse ve yatırımcılar ilgi gösterip teknolojiyi ticari olarak kullanmak isterse 2023 yılında pilot projenin hayata geçebileceği düşünülmekte. Her bir modülümün 10 MWh olduğu depolama birimine konacak türbin ve pompaya göre şarj deşarj süreleri 30 dk ile 4 saat arasında değiştirilebiliyor.




Kaynak:https://oceangrazer.com
G
11 ay
Dünyanın en büyük pompa depolamalı hidroelektrik santrali Çin’de açıldı



Dünyanın en büyük barajını da yapmayı başaran Çin, dağlık yapısının avantajını iyi kullanarak hemen hemen nükleer santral gücünde 1.87 Milyar dolarlık Hebei Fengning depolama tesisini 8 yıl içinde devreye soktu.



Çin'in yenilenebilir enerji kapasitesi korkunç yüksek seviyeye geldi. Hızla artan enerji ihtiyaçları nedeniyle dünyanın bu alanda en çok yıllık olarak yatırım yapan ülkesi konumuna gelmiş durumda. Ancak yenilenebilir enerjiler yakıt gerektirmese bile çok güvenilir değiller. Bulutlu günler, rüzgarsız geçen hafta ve tabii gece güneş olmadığında ihtiyaç duyulan elektrik gibi problemleri mevcut.



Elektrik de üretildiği gibi anında kullanılması gereken bir mal olduğundan şebekenin çekmemesi için anında devreye giren doğalgaz jeneratör santrallerinden veya güç arttırabilen kömür santrallerinden vazgeçmek kolay değil. Dolayısıyla enerjiyi bir yerde depolamak son derece kritik. Şimdilik Pompaj Depolamalı Hidroelektrik (PDH) santralleri de konunun en verimli çözümü. Bu santrallerde elektrik fazlası var iken alt rezarvuardaki suyu üst rezarvuara elektrik harcayarak pompalar. Elektriğe ihtiyaç anında ise üst rezarvuardan aşağı doğru akmasına izin vererek türbinleri çalıştırır.



Çin'deki projenin toplam anlık gücü 3600 MW olan 12 yön değiştirebilir Fransis Türbinünden oluşuyor. Sistem geçtiğimiz aralık ayında devreye girdi. Tam güçte 10,8 saat boyunca çalışabilen santral, toplamda 40 GW gücünde bir enerjiyi depolayabiliyor. Bu da yaklaşık 4 milyon insanın bir yıllık enerji ihtiyacına tekabül ediyor.



Tabii bu da bir çeşit batarya olduğu için bir kayıp oluşuyor. Hesaplamalara göre enerjinin verimliliği %76 oranında. Tabii bu lityum iyon pillere göre az görünse de bu seviyede 100 yıl ömürlü bir batarya yapmanın bedeli bu. Çin ise burada durmayacak. 2025 sonuna kadar 62 GW, 2030 yılında ise 112 GW enerji depolama kapasitesine ulaşmayı planlıyor.




G
11 ay
Otomobil sahipliğine meydan okuyan şirket: Zoox



Otonom seviye 5 yani bir insanın hiç kullanamayacağı bir araç yapma yolunda ilerleyen Zoox adlı şirket, bir araba değil, otomobil dünyasını tamamen değiştirecek bir girişim yaptığını iddia ediyor. Bu aracın bir önü arkası yok çünkü kimse kullanmıyor. Müşteriyi aldıktan sonra bir U dönüşü hamlesi yapmasına da gerek yok. İki yöndeki tekerleri de döndüğünden geleneksel araçlarla insanların yapamayacağı manevralar da yapabiliyor isterse.



Bu girişimin asıl amacı ise araba satın alma gereksinimini ortadan kaldırmak. Bu araçlar etrafta olup size hizmet verdiği sürece çok ucuza gitmek istediğiniz yere gidebileceğiniz için bir arabaya dolayısıyla şehirlerde otoparka da gerek kalmayacağını iddia ediyor.



Zoox, yapay zeka ile yönetilen aracın kazaların %94’ü olan insan hatasını da ortadan kaldıracağına inanıyor. Sonuçta daha güvenli, daha ucuz ve daha az yorucu bir deneyim ile ulaşımı değiştirme şansı elbette mevcut.





Araç görünüşte bir tren ya da minibüs gibi açılan kapıları, geniş camları ve tepe penceresi, karşılıklı tren gibi oturma düzeni ve 133 kWh’lik dev bataryası ile tüm gün durmadan hizmet vermek üzere tasarlanmış. Bataryası azaldığında ise kendini gidip 2 saat içinde hızla şarj edip işe geri dönüyor ama kanımca temizliğini robotlar değil insanlar yapacaktır.



Bu araçların her yerinin kamera, lidar ve sensörlerle kaplı olduğunu söylemeye gerek yok ama 150 metre ötesine kadar her şeyden aynı anda haberdar olduğunun altını özellikle çizmek gerek. Daha önceden belirlenmiş alanlarda çalışacağından firma etrafın çok detaylı üç boyutlu haritasını araca yüklemekte ve araç bu şekilde içinde bulunduğu dünyayı biz insanlar gibi tanıyabilmekte. Bu da tabi sistemin geliştirilme sürecini epey kolaylaştırmış.



Yapay zekası insanları, motorsiklet ve arabaları birbirinden ayırıp bir kaç saniye sonra ne yapacaklarını tahmin etmeye çalışıp ona göre aracı hareket ettiriyor. Tabii bunların hiç birisi işe yaramazsa ve araç tıkanırsa uzaktan bir görevli dahil olup doğru kararı vermesini sağlıyor. Araç da bunu öğrenip sonraki hareketinde tekrarlamıyor.



Bu tür durumların az yaşanması için simülasyon ortamında araçları yapay zeka kullanıyor ve zor durumlarda neler yaptığı gözlemlenip ona göre eğitiliyor. Zoox'un kendi sitesi çok güzel ve eğitici. Aynı zamanda bir çok aydınlatıcı video da söz konusu. İlgili siteye kaynakta yer alan bağlantıdan gidebilirsiniz.






Kaynak:https://zoox.com/
G
11 ay
Türkiye, pompalı su depolamalı hidro elektrik santrali yapacak

Dünyada yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım ile enerji güvenliği gittikçe sıkıntılı olmaya başladı. Güneş tepedeyken veya gece geç saatte esen rüzgar bizim aşırı tüketim yaptığımız pik saatlere etki etmediği gibi bulutlu ve rüzgarsız günlerde gaz santrallerine bağımlı kalmak gereksiz maliyet oluşturuyor.



İngiltere ve Avustralya gibi rüzgar ya da güneşe çok fazla bağlı olan ülkelerde dinamik elektrik fiyatları ile gece tükettiğiniz elektrik için üstüne para aldığınız olduğu gibi yoğun saatte ciddi bir fatura ile de zaman zaman karşılaşabiliyorsunuz.





Pompaj Depolamaları Hidroelektrik Santralleri Nasıl Çalışır?



Elektriği dünya üzerinde depolayabildiğimiz en büyük sistem pompaj depolamalı hidroelektrik santralleri. Bu tip santrallerde iki su rezarvuarı ve aralarında kısa mesafede ciddi bir yükseklik farkı gerekiyor



Elektrik fazla veya ucuz olduğunda bu sistemler, tepe üstündeki su rezarvuarına suyu pompalıyor ve elektrik az veya pahalı olduğunda hidro elektrik santral gibi aşağı akmasından gelen enerji ile enerji üretimi yaparak şebekeyi beslemekte.



Ülkemizde geçtiğimiz yıl şebeke üzerine batarya sistemleri eklenmesi için mevzuat ve yatırımcılara fırsatlar açılmış ancak sadece bu pompaj depolamalı sistemlere HES izni verilmemiş devlet onu kendine ayırmıştı.





Geçtiğimiz günlerde Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) Genel Müdürü izzet Alagöz toplam 7 adet Türkiye’de uygun yer belirlendiğini, en uygun olanlar için teknik altyapısının ve şartnamelerin hazırlığıyla meşgul olduklarını açıkladı.



Dünya üzerinde fazlaca yaygın olan sistemin sıkıntıları ise epey büyük bir yatırım gerektirmesi, enerji geri dönüşüm yüzdesinin %70-80 arasında olması ve yapılacak alanların sınırlı olması gösterilebilir. Şimdilik yer belirtilmese de iki yıl önce yapılan bir habere göre Eğridir Gölü civarında bir tesis kurulacağı açıklanmıştı.



Dünya genelinde bazı ülkelerin pompaj depolamalı hidroelektrik santrallerinde kurulu güç oranları şöyle:



Bazı Ülkelerin PDHES Kurulu Gücü (MW)
ÜLKE GÜÇ (MW)
Çin 33 bin 199
Japonya 28 bin 652
ABD 26 bin 645
İspanya 7 bin 903
İtalya 7 bin 845
Hindistan 6 bin 772
Almanya 6 bin 688
İsviçre 6 bin 427
Fransa 5 bin 894
Güney Kore 4 bin 700
Avusturya 4 bin 820
Portekiz 3 bin 547
İngiltere 3 bin 428
Ukrayna 3 bin 173
Rusya 2 bin 196


* Tablo 2015 yılı rakamlarına göre hazırlanmıştır.




Kaynak:https://www.enerjigunlugu.net/euas-pompaj-depolamali-hes-yatirimina-hazirlaniyor-46151h.htm
Kaynak:https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/302965
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.