Söz meclisten dışarı yaşadığım çevrede çıkan kavga-gürültülerin %90'ı bayanlar yüzünden olmuştu. |
öncelikle ben buraya boşanayım mı diye yazmadım.ruh halim hiç iyi değildi.içimdekileri boşalmam gerekiyordu,sırdaşım olmadığı için bende burada paylaştım.ama genede siz haklısınız,buraya yazacağıma eşimle konuşsaydım sorun büyümeden çözülürdü. netice itibari ile dün akşam evime gidip eşimle konuştum ve sorunların nedenlerini düşündüm.gün içinde oğlumuz eşimi bunaltıyor,bende eşime yeteri kadar ilgilenmiyor yada sorunlarını dinlemiyordum.bundan sonra her tartışmamızda olayı sıcağı sıcağına eşimle konuşup çözmeyi deneyeceğim.konuşmayı erteledikçe sorun büyüyor,pire deve oluyor.bunu çok iyi anladım. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ burada değerli fikirlerini paylaşan bütün üyelere teşekkür ederim.bazı mesajlar bana ders oldu.hayat tamamen tecrübe ile geçer.biz çocuk yapmak için 1 yıl bekledik.1 yıllık süre zarfın ufak tefek tartışmalarımız haricinde hiç ciddi sorun yaşamadık.anlık öfekeye kapılıp ağzımızdan kırıcı sözler çıkıyordu,eşiminde benimde ağır sözlerimiz olmuştur.bundan sonra daha dikkatli olacağım.evlilik aşamasında ne eşim ne ailesi bize zorluk çıkarmadı.aksine hep yardımcı oldular. rabbim bütün kullarına huzurlu ve mutlu bir yuva kurmayı nasip etsin,bekarlara hayırlı kısmetlere evlilerede bol bol huzur,mutluluk versin. hepiniz allah'a emanet olun |
![]() benim eşimle aynı düşüncedeler valla. önceki mesajlarda tüm anlattıklarımı es geçiyor ve kafasını neye taktıysa oraya odaklanıyor. |
kardeşim dediklerine harfiyen katılıyorum tespit doğru ben anladığımı söyleyeyim 5 yıldır evliyim eşimi hiç üzmemek hep sabretmek isteyen biriyim ne olsa ALLAH ım buda senden deyip sineme çeken biriyim sonuçta ondan başka sığınacak hiç kimsem yok bu şekilde devam ettikçe baktım iş rayından çıkıyor şimdi yöntemim şu yine hiç üzmeyen birisiyim ama bazı şeylere yoktan yere kızıyorum bağırıp çağırıyorum kumanda fırlatıyorum aklıma ne geliyosa yapıyorum anlayacağın film içinde film çeviriyorum böyle olmasını istiyormuyum istemiyorum ama bayanda sürekli tetiklenme uyarılma ikaz edilme hissi var yaratılış gereği böyle o yüzden yapıyorum mutlumuyum çok şükür |
vay be bunu hep söylerim ama başka birinden ilk defa duyuyorum. dizilere bakn, bitane dizinin reklamını görmüştüm bi ara içerik aynen şu: işte dizilerin aşıladığı bu: EŞİNLE-ERKEK ARKADAŞINLA KAVGA ET! eski ev arkadaşım vardı, sözlüsü hergün kavga çıkarıyodu, ama ipe sapa gelmez nedenler (telefona neden 3 saniyede cevap vermedin de 7-8 saniyede cevap verdin diye bile kavga çıkarmıştı) sonra ayrıldılar. bunu kendi ablama sordum neden kızlar kavga çıkarmayı çok seviyolar diye, samimiyetle cevapladı: "iki nedeni var, birincisi kavga etmezsen erkek ezer, ikincisi kavgadan sonraki barışma anı romantik oluyo yoksa erkek romantiklik yapmıyo" |
|
dün tartıştığımız bir olayı anlatacağım, siz kimin haklı olduğuna karar verin. önce tartışmaya sebep olan olayı anlatayım ; 4-5 ay önce babam memleketteki evi satacaklarını ve parasını ev almamız bize vereceğini söyledi. annem bizim kirada kalmamıza dayanamamış ve babama söylemiş, babam da uygun görüp satmaya karar vermiş. almanyada yaşayan bir akrabamız ile 55.000TL ye anlastık. cuma günü geleceğini ve satış işlemlerini yapıp geri döneceğini söyledi. cuma günü sabah memlekete gittik ve satış için tapuya geçtik. tapuda birkaç ufak prüz çıktı, onları hallettik ve şansımızdan mı nedir elektrikler kesildi. elektriklerin öğleden sonra 3de geleceğini öğrendikten sonra eve geçtik ve beklemeye basladık. evi satacağımız kişi acil işinin çıktığını, ev işini bir dahaki geldiğinde halletmemizi ve gitmesi gerektiğini söyledi. ısrar etsek de dinlemeyip gitti. geçen hafta beni aradı ve vazgeçtiğini söyledi. sebebi ise; bir başkasına evi 30 bin TL ye teklif edip, buna 55 binden satıyormuşuz, ben kerizmiyim diyip vazgectim dedi. öyle bir sey olmadığını, o evin 30bin civarı etmesi halinde satmayacağımızı kendi aramızda konuştuk zaten dedim. olayın aslı ise ; 2003 yılında annemin memlekette bir komşu ile arasında '' madem ankaraya taşındınız, satsanıza evi '' annem: iyi 30 ver satalım. yalnız olay 2003 de oluyor, yaklaşık 10 yıl geçmiş aradan. yani anlayacağınız lüzumsuzun birisi işi bozmaya çalıştı ve başardı. bu olayı evi alacak kişiye anlatmama rağmen kafasındaki karışıklığı gideremedim. şimdi tartıştığımız konuya geliyorum. dün babam bizdeydi, ev hakkında konuştuk. satılsaydı şimdi evi almıştık size diye söyledi babam. ardından da '' annen orayı çok sevdiği için satılmadığına bir anlamda sevindi '' dedi. sonra da devam etti ;'' sonuçta 24-25 yıl o evde yaşadık beraber, elbette biraz üzüntüsü olacaktı, ama siz ev aldığınız için seviniyordu '' dedi babam gittikten sonra suratını astı ve bir sey konuşmuyor. üsteledim ve baklayı çıkardı ; '' gör işte annenin neler yaptığını, bizim ev almamızı istemiyor, satılmadığına sevinmiş '' diye söylenmeye başladı. '' ev almamızı istemese evin satılma fikrini neden ortaya atsın'' diyorum. hikaye anlatma bana bal gibi istemiyor işte diye dırdır etmeye basladı. olayı iyice abartıp, '' annen işin bozulması için gidip birine 30binliraya teklif etmiştir '' diye sacma sapan cümleler kurdu. '' yahu yok öyle bir sey 10 yıl önce konuşulmuş bir fiyatı gündeme getirenlere ben gerizekalı diyorum, sen ise bu gerizekalılarla aynı fikirdesin '' dediğimde ise evet ben gerizekalıyım diyip trip atmaya basladı düşünce özgürlüğü denilen bir sey var, istediğimi düşünürüm diye söylene söylene sürdürdü tartışmayı. kadınların genelinde vardır bu hastalık ; kafasında bir seyler kuruyor, o kurduğu şeylerin doğru olduğuna kendini inandırıp, bizimle tartışmaya giriyorlar. annem ve babamın ise bu tartışmadan haberleri yok, eve müşteri arayıp duruyorlar, sırf bizim kiradan kurtulmamız için biraz uzun oldu ama, siz söyleyin ben ne yapayım ? |
Gerçi yaşadığım acılardan sonra kimse canımı yakamaz o kesin.. abi işte bunu dedin olmadı ne oldum deme ne olacam de! anlattığın acıları bende annemde yaşadım yaklaşık 10 ay oldu vefaat edeli 25 yaşındayım 5 yıl annem ile illet hastalığı kanseri beraber çektik gözümün önünde eridi 2 yıl öncede benim gözümde vefaat etti hastalık kötü huyluydu ve ilaçlar tepki vermiyordu ecel 10.02.2012 de ayırdı bizi gözümden bir damla yaş akmadı 2 yıl hergün ağlıyodum akacak yaş kalmadı önemli olan nerden gelip nereye gideceğini bilmek bu yazıyı yazdım ama çişim var wc gidebilecekmiyim belli değil |
Şaka maka harika bir konu oldu. Resen terapi gibi |
Ağzınıza sağlık. Bende evlilik mağduru erkeklerden birisiyim. Ustelik 6 yaşında bir kız bir erkek çocuğum var. Şu an baba evine geri döndüm. Kendime tek oda hazırladım ve liseli gençlerin kaldığı gibi 36 yaşında adam bu odada kalıyor. 6 ay oldu evden ayrılalı. Bi nevi kovuldum aslında. O kadar değiştiki karşımdaki insan artık tanıyamayacak vaziyete geldim. Onun gözünde ben hiçbir konuda güvenilmeyecek, kültürsüz bir insanmışım.Dedim ya herşey şaka gibi. Rüyamda görsem inanmayacağım şeyler yaşadım. Tabii bunda kız tarafının mali durumlarının çok iyi olmasının rolu var. Seni öyle bir hayatta yasamayı zor tutuyorlarki normalde benim aldığım maaşla geçinebilecek iken ikimizin kazancı artık yetemez oldu. iflasın eşiğine geldik.Bu durum benim ailedeki değerimi düşürdü.Onun gözünde evdeki bir eşyadan farkım kalmadınetekim eskiye bir eşya gibi kapı önüne konulduk. Ve ipler koptu.Zor günler gecirdim ama gelceğe güvenle bakıyorum. Tek üzüldüğüm 6 yaşında 2 yavru. Ne kadar annesi babası kızın evinde kalsada bi babanın verdiği şevkati veremezler. |
surat asıyosa söyle onun annesi babası versin ya bn anlayamıyrum valla iyi dayanıyosunuz |
Evlenmeden önce 4 sene çıktık. Ben 29 eşim 26 yaşındaydı. Evlendiğimizde ikimizin ailesininde maddi durumu orta dereceydi. Eşim 2-3 sene çalıştı şu an ev hanımı. İlk seneler çok didiştik sonra evin reisi olduğumu kabullendi |
abi yorumunun cevabı para=kadın=şeytan Mevlana Celaleddin Rumi, Mesnevi’de şöyle der: “Şeytan, insanları aldatmak için Cenab-ı Haktan bir takım tuzaklar ister. Kendisine altın, gümüş, at, yiyecek- içecek, elbise, şarap ve çalgı gibi şeyler verilir. Bunlardan o derece hoşlanmaz. Fakat kadın da verilince, şeytan sevincinden ellerini çırpıp oynamaya başlar.” Bunlar dışında, hırs, tama’, enaniyet, asabiyet, korku, endişe gibi insanın pek çok zayıf yönleri vardır. Bunlar işletmeye müsait madenler gibidirler ve şeytan ömür boyu bunları değerlendirmeye çalışır. Bazı insanları hırs damarından, bazılarını enaniyetten, bazılarını korku damarından… yakalamaya çalışır. Mesela, “mutlaka zengin olmalıyım” diyen birine gayr-i meşru yolları gösterir, onu harama sevk eder. İlimde seçkin konuma gelen birini “sen başkasın, senin gibisi yok, herkes sana hürmet etmeli” gibi vesveselerle yakalamaya çalışır. Savaş gibi çetin durumlarda nice insanı korku damarından yakalayarak, savaşmaya değil sıvışmaya davet eder. |
31 yaşımdayım ve evlilikten değil evlilik sonrası boşanmaktan korkuyorum. Hiç nişanlanmadım ve evlenmedim hali ile Şuan düşündüğüm nişan için biri var. Ama tam anlamı ile uyumsuz kalıyoruz o aşırı sinirli ve mantık, para derdinde bense paraya önemden çok evliliğin ortaklık ve sevgi paylaşımı, saygı ve sadakat kavramları üzerine oturtmayı hayal eden biriyim. Körü körüne gidiyorum ve burayı okudukça düşünüyorum. En ufak şeyde bu arada tartışıyoruz o sevmediğinden istediği gibi davranıyor yol verebiliyor yaptığı hiç bir şeyden pişman olmuyor, seni mahvederim ağzından burnundan getiririm kıçımın kenarı sözler havada uçuşuyor . ipler elinde ne çalışma taraftarı ne de ev işi yapma taraftarı 5 000 TL maaş alırsam ev işlerini eksiksiz yaparmış Sonum iyi değil. |
| isongur seviyorum onu ama bana karşı güveni olmadığını söylüyor ayrıca öyle pekte sevgili gibi konuşmuyor sevgiyi hissedemiyorum sözcüklerinde, ailesi ile tanıştıktan sonra oturup konuşacağım. Her nedendir bilinmez bizim gibi çok seven ilgili şefkatli anlayışlı kişiler hep def edilir terk edilir. |
yapıcı olmanızı tavsiye ederim boşandığı zaman tekrar evlendiği ile mutlu olacağınının garantisini kim veriyor? evlenip boşanan bir erkeğin 2. ve 3. de mutlu olanını görmedim sen gördüysen kedidir o kedi |
|
bazen bu durumlar iki kisinin disinda nazar veya baska seylerin etkisiyle olabiliyor istanbul avrupa yakasinda oturuyorsan pm at hocam bana. ins seninde derdine care olunmasa bile nedenini ogrenebilirsin. gercekten yardim etmek isterim bu tarz iletisim problemleri ömür törpüsü gibi yer insani. hani sorunun derstir calisir cozersin.bilgisayarda birsey olur arastirir cozersn ama bu gibi durumlar insanin ruhunu daraltir zihnini cokertir bunalima surukler. |
| Pakize Suda çok cesur bir kadın, gelecek tepkilere rağmen cesurca yazmış umarım başına bir şey gelmez Suda nın |
yıllar önce öğrenci olduğum zamanlarda ara sıra alem fm de geceleri çıkan matrax programını dinlerdim. bikere nişanlı biri bağlandı programa telefonla şunları söyledi: "nişanlım beni aldatıyo, bunu biliyorum, aldattığı kişiyi de tanıyorum, ama ben nişanlımı çok sevdiğim için halen onunla evlenmeyi düşünüyorum ve onunla birlikte olmaya devam ediyorum" sunucu hemen cevabı patlattı: "hayır siz nişanlınıza aşık falan değilsiniz, siz sadece başka bir kadına kaybetmiş olmamak için buna devam ediyosunuz" kadın önce biraz yok canım kem küm diye itiraz etmeye çalıştı ama sonra samimi bir şekilde bunu kabul etti. sunucu: "peki neden yapıyosunuz bunu? rekabet ruhu falan mı? lütfen bu rekabet ruhu artık yerini gurur a bıraksın" dedi ve kadın çok da bi cevap veremeden telefonu kapattı. |
Ya şu hacı-hoca mevzularını sokmayın her işin içine. Kadın veya Erkek nemrut,huysuz ailesine bağlı değil vs.. bu özellikleri, taşıyor ama evliliğe nazar değimiş oluyor. Elhamdurillah müslümanız ama bunlar saçmalıktan başka birşey değil.Çok Hacıya-Hocaya giden gördüm bu konulardan.Hatta 3 yıl bir tarikatta kalmış biriyim. Çözüm hacı-hoca değil.Çözüm beyninizin içinde.Çözüm cehaletin yokedilmesi.. Edit:Yazım hatası |
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle