Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 2 misafir
18408
Cevap
1113583
Tıklama
410
Öne Çıkarma
Cevap: EVLİLİK ÜZERİNE SOHBETLER (159. sayfa)
M
14 yıl (595 mesaj)
Yüzbaşı

Gerçekten tüm evlilerde aynı dert var, yaşım 41 10 yıllık evliyim 2 tane çocuğum var seninle hemen hemen aynı dertlerim var. Bende çocuklar için boşanmıyorum ancak çocuk için boşanmayıp, çocuklarıda huzursuz bir ortamda büyütmek de artık bana batmaya başladı. Evet ayrıldığında çocuklar sorun yaşayacak ancak bu şekilde de çok da sağlıklı bir şekilde büyümüş olmayacaklar. Birde aklında olsun, yıllar evvel bir büyüğüm bana, eşinden ortağından kafana ayrılmak ile ilgili bir düşünce girdiyse, o düşünce yıllarca kafanda durur ve er veya geç sen ondan ayrılırsın demişti. şimdilik en azından bunu ortağımda tecrübe ettiş oldum 9 yıl sonra ortağımdan ayrıldım.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
L
14 yıl (29860 mesaj)
Binbaşı

quote:

Orijinalden alıntı: denizkabuğu

kadınların işı daha zor fakat erkekler hep en zor işin kendılerınde olduğunu sanırlar kadının gözü yüksekte değilse sorunun yüzde 90 ı erkekten kaynaklıdır bende eşımin tv basında uyumasına sınır oluyorum hemde akşam yemeğınden hemen sonra hıc sohbet etmeden uyanınca surat yaparsın anlasın diye sonra ben ne yaptım diyor 2 çocuk annesıyım bu arada

Söz meclisten dışarı yaşadığım çevrede çıkan kavga-gürültülerin %90'ı bayanlar yüzünden olmuştu.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
M
14 yıl (5800 mesaj)
Binbaşı
Konu Sahibi

quote:

Orijinalden alıntı: Time Lord

Benim tek bildiğim ve tek tavsiye edebileceğim şey, sizin hayatınızı, çocuğunuzun, eşinizin, ailenizin hayatını doğrudan etkileyecek boşanma gibi çok çok ciddi bir konuyu, sanal ortamda ki insanlara asla danışmamanız gerektiği. Bir aile danışmanlığına, psikoloğa ya da evlilik danışmanlığına başvurabilirdiniz. Daha uzman birilerinden yardım alabilirdiniz. Kimseye işini öğretecek değilim elbette, fakat bilgisayarın başına geçip buraya konu açarak, boşanıp boşanmayacağınız kararını bize danışmak ve ona göre hayatınıza bir yön vermek, gerçekten büyük bir pişmanlık olacaktır sizin için. Bence daha mutlu bir hayat ve evlilik için bilgisayar muhakkak evden çıkartılmalı. Hayırlı akşamlar.

öncelikle ben buraya boşanayım mı diye yazmadım.ruh halim hiç iyi değildi.içimdekileri boşalmam gerekiyordu,sırdaşım olmadığı için bende burada paylaştım.ama genede siz haklısınız,buraya yazacağıma eşimle konuşsaydım sorun büyümeden çözülürdü.
netice itibari ile dün akşam evime gidip eşimle konuştum ve sorunların nedenlerini düşündüm.gün içinde oğlumuz eşimi bunaltıyor,bende eşime yeteri kadar ilgilenmiyor yada sorunlarını dinlemiyordum.bundan sonra her tartışmamızda olayı sıcağı sıcağına eşimle konuşup çözmeyi deneyeceğim.konuşmayı erteledikçe sorun büyüyor,pire deve oluyor.bunu çok iyi anladım.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
burada değerli fikirlerini paylaşan bütün üyelere teşekkür ederim.bazı mesajlar bana ders oldu.hayat tamamen tecrübe ile geçer.biz çocuk yapmak için 1 yıl bekledik.1 yıllık süre zarfın ufak tefek tartışmalarımız haricinde hiç ciddi sorun yaşamadık.anlık öfekeye kapılıp ağzımızdan kırıcı sözler çıkıyordu,eşiminde benimde ağır sözlerimiz olmuştur.bundan sonra daha dikkatli olacağım.evlilik aşamasında ne eşim ne ailesi bize zorluk çıkarmadı.aksine hep yardımcı oldular.
rabbim bütün kullarına huzurlu ve mutlu bir yuva kurmayı nasip etsin,bekarlara hayırlı kısmetlere evlilerede bol bol huzur,mutluluk versin.
hepiniz allah'a emanet olun



M
14 yıl (4676 mesaj)
Binbaşı

quote:

Orijinalden alıntı: Treth

quote:

Orijinalden alıntı: denizkabuğu

kadınların işı daha zor fakat erkekler hep en zor işin kendılerınde olduğunu sanırlar kadının gözü yüksekte değilse sorunun yüzde 90 ı erkekten kaynaklıdır bende eşımin tv basında uyumasına sınır oluyorum hemde akşam yemeğınden hemen sonra hıc sohbet etmeden uyanınca surat yaparsın anlasın diye sonra ben ne yaptım diyor 2 çocuk annesıyım bu arada

Bu arkadaş kesin bayandır. O kadar derdi çileyi yapılan haksızlığı okuduğu halde hiç birine cevap vermeyip onun yerine " Kocam televizyon başında uyuyor şikayetçiyim hakim bey" diyorsa birisi mutlaka kadın olmalı



benim eşimle aynı düşüncedeler valla. önceki mesajlarda tüm anlattıklarımı es geçiyor ve kafasını neye taktıysa oraya odaklanıyor.



A
14 yıl (12934 mesaj)
Binbaşı

quote:

Orijinalden alıntı: Indigo

quote:

Orijinalden alıntı: mur@t_fb

quote:

Orijinalden alıntı: KayhanKaan

Eli sopalı adamla evlenen karı muma dönüyorda medeni biriyle evlenen kadına rahat neden batıyor?

bu soruyu aylarca sordum kendime, neden bu şekilde oluyor dedim, ama bir cevap bulamıyorum. bu rahat batan kadınlar eli sopalı birisiyle evlense ne olurdu diyorum

Çok basit.Erkek sürekli alttan alırsa kadın tepesine biner.Erkek baskın olmalı erkek dediğin fırlama, baskın, kapıları çarpacak, kırıp dökecek.Alttan alırsan yönetimi kaptırırsın kadında yönetemez iş boşanmaya gider.Zaten sessiz durup herşeye evet dersen kadında sıkılır.Kadın dediğin 15 yaşında da aynı 25 yaşındada.Nasıl o yıllarda sesi çıkmayan çocuğun yanında bir tane kız yokken kavgacı lider tiplerin etrafında kızlar vardı, 30 yaşındaki adamında sesi çıkmazsa, sinerse onunda kadın durmaz.
Dediklerime itiraz edenler olur ama benim yıllardır gördüğüm olay bu.

kardeşim dediklerine harfiyen katılıyorum tespit doğru

ben anladığımı söyleyeyim 5 yıldır evliyim eşimi hiç üzmemek hep sabretmek isteyen biriyim ne olsa ALLAH ım buda senden deyip sineme çeken biriyim sonuçta ondan başka sığınacak hiç kimsem yok bu şekilde devam ettikçe baktım iş rayından çıkıyor şimdi yöntemim şu yine hiç üzmeyen birisiyim ama bazı şeylere yoktan yere kızıyorum bağırıp çağırıyorum kumanda fırlatıyorum aklıma ne geliyosa yapıyorum anlayacağın film içinde film çeviriyorum böyle olmasını istiyormuyum istemiyorum ama bayanda sürekli tetiklenme uyarılma ikaz edilme hissi var yaratılış gereği böyle o yüzden yapıyorum mutlumuyum çok şükür



G
14 yıl (45067 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: sg888

Kadınlar bütün gün medyada , gazetede ne izliyor ne okuyor bir düşünün ;

* aldatmayan erkek yoktur - kadınlar mutlu olma şansınız yok, kocanız mutlaka sizi aldatıyor!

vay be bunu hep söylerim ama başka birinden ilk defa duyuyorum.

dizilere bakn, bitane dizinin reklamını görmüştüm bi ara içerik aynen şu:

  • nişanlı bi çift var ve bi konu hakkında kavga derecesinde tartışıyolar
  • genç kız-erkek arkadaş var tartışıyolar
  • yaşlı bi amca ile eşi var, onlar da tartışıyolar
  • karı koca vardı bide onlar da kavga ediyolardı.

    işte dizilerin aşıladığı bu: EŞİNLE-ERKEK ARKADAŞINLA KAVGA ET!

    eski ev arkadaşım vardı, sözlüsü hergün kavga çıkarıyodu, ama ipe sapa gelmez nedenler (telefona neden 3 saniyede cevap vermedin de 7-8 saniyede cevap verdin diye bile kavga çıkarmıştı) sonra ayrıldılar.

    bunu kendi ablama sordum neden kızlar kavga çıkarmayı çok seviyolar diye, samimiyetle cevapladı: "iki nedeni var, birincisi kavga etmezsen erkek ezer, ikincisi kavgadan sonraki barışma anı romantik oluyo yoksa erkek romantiklik yapmıyo"





  • < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-430D04FC4 -- 6 Aralık 2012; 11:11:57 >
    Bu mesaja 1 cevap geldi.
    M
    14 yıl (4676 mesaj)
    Binbaşı

    dün tartıştığımız bir olayı anlatacağım, siz kimin haklı olduğuna karar verin.

    önce tartışmaya sebep olan olayı anlatayım ;

    4-5 ay önce babam memleketteki evi satacaklarını ve parasını ev almamız bize vereceğini söyledi. annem bizim kirada kalmamıza dayanamamış ve babama söylemiş, babam da uygun görüp satmaya karar vermiş.

    almanyada yaşayan bir akrabamız ile 55.000TL ye anlastık. cuma günü geleceğini ve satış işlemlerini yapıp geri döneceğini söyledi. cuma günü sabah memlekete gittik ve satış için tapuya geçtik. tapuda birkaç ufak prüz çıktı, onları hallettik ve şansımızdan mı nedir elektrikler kesildi. elektriklerin öğleden sonra 3de geleceğini öğrendikten sonra eve geçtik ve beklemeye basladık. evi satacağımız kişi acil işinin çıktığını, ev işini bir dahaki geldiğinde halletmemizi ve gitmesi gerektiğini söyledi. ısrar etsek de dinlemeyip gitti.

    geçen hafta beni aradı ve vazgeçtiğini söyledi. sebebi ise; bir başkasına evi 30 bin TL ye teklif edip, buna 55 binden satıyormuşuz, ben kerizmiyim diyip vazgectim dedi. öyle bir sey olmadığını, o evin 30bin civarı etmesi halinde satmayacağımızı kendi aramızda konuştuk zaten dedim.

    olayın aslı ise ; 2003 yılında annemin memlekette bir komşu ile arasında '' madem ankaraya taşındınız, satsanıza evi '' annem: iyi 30 ver satalım. yalnız olay 2003 de oluyor, yaklaşık 10 yıl geçmiş aradan. yani anlayacağınız lüzumsuzun birisi işi bozmaya çalıştı ve başardı. bu olayı evi alacak kişiye anlatmama rağmen kafasındaki karışıklığı gideremedim.

    şimdi tartıştığımız konuya geliyorum.

    dün babam bizdeydi, ev hakkında konuştuk. satılsaydı şimdi evi almıştık size diye söyledi babam. ardından da '' annen orayı çok sevdiği için satılmadığına bir anlamda sevindi '' dedi. sonra da devam etti ;'' sonuçta 24-25 yıl o evde yaşadık beraber, elbette biraz üzüntüsü olacaktı, ama siz ev aldığınız için seviniyordu '' dedi

    babam gittikten sonra suratını astı ve bir sey konuşmuyor. üsteledim ve baklayı çıkardı ; '' gör işte annenin neler yaptığını, bizim ev almamızı istemiyor, satılmadığına sevinmiş '' diye söylenmeye başladı. '' ev almamızı istemese evin satılma fikrini neden ortaya atsın'' diyorum. hikaye anlatma bana bal gibi istemiyor işte diye dırdır etmeye basladı.

    olayı iyice abartıp, '' annen işin bozulması için gidip birine 30binliraya teklif etmiştir '' diye sacma sapan cümleler kurdu. '' yahu yok öyle bir sey 10 yıl önce konuşulmuş bir fiyatı gündeme getirenlere ben gerizekalı diyorum, sen ise bu gerizekalılarla aynı fikirdesin '' dediğimde ise evet ben gerizekalıyım diyip trip atmaya basladı düşünce özgürlüğü denilen bir sey var, istediğimi düşünürüm diye söylene söylene sürdürdü tartışmayı.

    kadınların genelinde vardır bu hastalık ; kafasında bir seyler kuruyor, o kurduğu şeylerin doğru olduğuna kendini inandırıp, bizimle tartışmaya giriyorlar.

    annem ve babamın ise bu tartışmadan haberleri yok, eve müşteri arayıp duruyorlar, sırf bizim kiradan kurtulmamız için

    biraz uzun oldu ama, siz söyleyin ben ne yapayım ?





    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi mur@t_fb -- 6 Aralık 2012; 12:08:02 >
    Bu mesaja 7 cevap geldi.
    A
    14 yıl (12934 mesaj)
    Binbaşı

    quote:

    Orijinalden alıntı: TheNorth



    Gerçi yaşadığım acılardan sonra kimse canımı yakamaz o kesin.. abi işte bunu dedin olmadı ne oldum deme ne olacam de!

    anlattığın acıları bende annemde yaşadım yaklaşık 10 ay oldu vefaat edeli 25 yaşındayım 5 yıl annem ile illet hastalığı kanseri beraber çektik gözümün önünde eridi 2 yıl öncede benim gözümde vefaat etti hastalık kötü huyluydu ve ilaçlar tepki vermiyordu ecel 10.02.2012 de ayırdı bizi gözümden bir damla yaş akmadı 2 yıl hergün ağlıyodum akacak yaş kalmadı

    önemli olan nerden gelip nereye gideceğini bilmek bu yazıyı yazdım ama çişim var wc gidebilecekmiyim belli değil


    Bu mesaja 2 cevap geldi.
    B
    14 yıl (30977 mesaj)
    Yarbay

    Şaka maka harika bir konu oldu. Resen terapi gibi



    S
    14 yıl (2336 mesaj)
    Binbaşı

    quote:

    Orijinalden alıntı: sg888

    quote:

    Orijinalden alıntı: zero01

    Hocam 2 yıl Amerikada kaldım.
    1960lı yıllardan sonra Avrupada ve Amerikada evlilik kavramı yok oldu.

    Sıra Türkiyede.
    Tv programları, medya, globalleşen dünya, sosyal ağlar bunun önünü açtı artık.
    Kısacası kapitalizm bizim bekar olmamızı istiyor.

    Üzülerek söylüyorum.
    Çevremdeki 30 evlilikten 29unda aynı sorun var.
    Muhafazakarında da, Solcusunda da...


    Önemsemiyoruz dalga geçiyoruz ama bu konuda çok çok haklısınız,

    maalesef kapitalizm gerçekten ayrılmamızı - mutsuz olmamızı istiyor, çünkü "mutsuz insan" daha çok alışveriş yapar, bekar insan daha çok gezer - para harcar, 2 kişinin tek evde aynı makineleri TV - buzdolabı kullanması yerine "2 ayrı ev, 2 şer ayrı TV vs". satın alınması kapitalist düzen için daha iyidir.

    Kadınlar bütün gün medyada , gazetede ne izliyor ne okuyor bir düşünün ;

    * aldatmayan erkek yoktur - kadınlar mutlu olma şansınız yok, kocanız mutlaka sizi aldatıyor!
    * kariyer de yap- bebek de (eve ve çocuğa bağlı kalma )
    * kadın erkek eşitliği = ( evlilikte ve beraberlikte kadın erkek rollerini unutturma yayınları)
    * kendini şımart - mutlu et ,sen buna layıksın, alışveriş yap , tarzını yarat, tarzını değiştir, " ihtiyaç için değil zevk için" alışveriş yap.. gibi gibi...

    Bu ve benzeri alt mesajlar toplumumuzda kadınların beyinlerine yıllardır artan bir şekilde kodlanıyor, çevreleri tarafından ise bilinçsizce tekrarlanıyor. (aman kızım kendini ezdirme)

    Kadınlarımızın da fazla suçu yok, bu dünya düzenini ve bu oyunu anlayabilmek ve karşı koymak kolay değil, özellikle kitap okumanın bile unutturulduğu , popüler kültür ile beyinlerimizi meşgul ederek cahilliğin pompalandığı bu dönemde...

    bu sebeple sabahtan akşama "evi -karısı - çocuğu için" para kazanmak amacı ile kim bilir hangi iş yerinde kimlere kölelik yapan , "gerektiğinde patrona kendini ve gururunu ezdiren" kocaya eve gelince "çocuğu çişe götür" kavgası yapılabiliyor.

    amacım ortalığı kızıştırmak değil, huzurlu bir ilişki arıyorsak (ki erkek olarak hepimizin amacı budur) bunun çözümü için sorunu tam anlamak adına yazıyorum.

    erkek milletinin evi = kalesi gibidir, evlilikte de heyecandan çok bu sığınacak kalenin huzurlu olmasını ister, tüm gün dışarıda avlandıktan , para kazanmak için yorulduktan sonra kalesine sığınıp huzur içinde dinlenip ailesi ile vakit geçirmek , mutlu olmak ve ertesi güne hazırlanmaktır amacı...

    maalesef günümüzde yukarıdaki sebeplerden dolayı, bu huzur kadınlarımıza yetmiyor, onlar sürekli "hala kendilerini sevip sevmediğimizden" emin olmak için veya "kendilerini değerli hissetmek" için arayış durumunda oluyorlar, çünkü huzur ve sakinlikte eksiklik hissediyorlar , ilgilenilmek istiyorlar, "emin değiller" ne sizden, ne ilişkinizden aslında ne de kendilerinden... aslında sözde ezilmemek için uğraşıyorlar ama bazen yavaş yavaş üste çıkıyorlar.. biz erkekler de huzursuzluğu sevmediğimizden dolayı alttan alıp bu ortamı hazırlayabiliyoruz.

    burada "alttan almak" yanlış değil, sakın öyle anlaşılmasın, alttan alıp o anda sorunu büyütmemek ama daha sonra uygun zamanlarda konuyu konuşarak olması gerektiği halini (bazen çaktırmadan bilinç altına işleyebilmek) anlatabilmek gerekiyor. Kolay değil, karşımızda da bilinç altına bir yığın olumsuz mesajlar yüklenmiş bir kızcağız var.

    zaman zaman düzenli olarak övgü ve sevgi gösterisi ile maalesef kaba tabirle "gazını almak " işin olmazsa olmazı... ama haftada bir bu gaz alma sonrasında her konuşmada o bilinç altı mesajları yıkmaya çalışmak önemli..

    evlilik hazırlığında bunları sık sık konuşmak, evlilikte eşlerin görevlerinden bahsetmek önemli, hatta eş dost sohbetlerinde bile genel muhabbetler arasında bunları konuşabilmek önemli..

    doğada değişmeyen kurallar var, kadının doğurganlığı, erkeğin çalışma ve avlanma yeteneği, bu varoluştan beri bu şekilde, günümüzde değişkenlikleri olsa da temelde aynı.. yuvayı dişi kuş yapar, adam da çalışır harcını koyar..

    bugün modern ilişkilerin sorunlarının en büyük kaynağı budur. (modern olmayan ilişkilerde zaten tekme tokatlar konuşuyor- orası konumuz dışı)

    evlilikler keşke bitirilmese, o çocuklar mutsuz büyümese, her "ayrılık mağduru çocuk" maalesef yine ilerde mutlu ilişkiler kuramayan birey adayı oluyor.

    bu gidişatı değiştirebilecek bilinç, sabır ve sağlıcakla...



    Ağzınıza sağlık.
    Bende evlilik mağduru erkeklerden birisiyim. Ustelik 6 yaşında bir kız bir erkek çocuğum var. Şu an baba evine geri döndüm. Kendime tek oda hazırladım ve liseli gençlerin kaldığı gibi 36 yaşında adam bu odada kalıyor.

    6 ay oldu evden ayrılalı. Bi nevi kovuldum aslında. O kadar değiştiki karşımdaki insan artık tanıyamayacak vaziyete geldim. Onun gözünde ben hiçbir konuda güvenilmeyecek, kültürsüz bir insanmışım.Dedim ya herşey şaka gibi. Rüyamda görsem inanmayacağım şeyler yaşadım. Tabii bunda kız tarafının mali durumlarının çok iyi olmasının rolu var. Seni öyle bir hayatta yasamayı zor tutuyorlarki normalde benim aldığım maaşla geçinebilecek iken ikimizin kazancı artık yetemez oldu. iflasın eşiğine geldik.Bu durum benim ailedeki değerimi düşürdü.Onun gözünde evdeki bir eşyadan farkım kalmadınetekim eskiye bir eşya gibi kapı önüne konulduk. Ve ipler koptu.Zor günler gecirdim ama gelceğe güvenle bakıyorum. Tek üzüldüğüm 6 yaşında 2 yavru. Ne kadar annesi babası kızın evinde kalsada bi babanın verdiği şevkati veremezler.



    2
    14 yıl (5666 mesaj)
    Yarbay

    quote:

    Orijinalden alıntı: mur@t_fb

    dün tartıştığımız bir olayı anlatacağım, siz kimin haklı olduğuna karar verin.

    önce tartışmaya sebep olan olayı anlatayım ;

    4-5 ay önce babam memleketteki evi satacaklarını ve parasını ev almamız bize vereceğini söyledi. annem bizim kirada kalmamıza dayanamamış ve babama söylemiş, babam da uygun görüp satmaya karar vermiş.

    almanyada yaşayan bir akrabamız ile 55.000TL ye anlastık. cuma günü geleceğini ve satış işlemlerini yapıp geri döneceğini söyledi. cuma günü sabah memlekete gittik ve satış için tapuya geçtik. tapuda birkaç ufak prüz çıktı, onları hallettik ve şansımızdan mı nedir elektrikler kesildi. elektriklerin öğleden sonra 3de geleceğini öğrendikten sonra eve geçtik ve beklemeye basladık. evi satacağımız kişi acil işinin çıktığını, ev işini bir dahaki geldiğinde halletmemizi ve gitmesi gerektiğini söyledi. ısrar etsek de dinlemeyip gitti.

    geçen hafta beni aradı ve vazgeçtiğini söyledi. sebebi ise; bir başkasına evi 30 bin TL ye teklif edip, buna 55 binden satıyormuşuz, ben kerizmiyim diyip vazgectim dedi. öyle bir sey olmadığını, o evin 30bin civarı etmesi halinde satmayacağımızı kendi aramızda konuştuk zaten dedim.

    olayın aslı ise ; 2003 yılında annemin memlekette bir komşu ile arasında '' madem ankaraya taşındınız, satsanıza evi '' annem: iyi 30 ver satalım. yalnız olay 2003 de oluyor, yaklaşık 10 yıl geçmiş aradan. yani anlayacağınız lüzumsuzun birisi işi bozmaya çalıştı ve başardı. bu olayı evi alacak kişiye anlatmama rağmen kafasındaki karışıklığı gideremedim.

    şimdi tartıştığımız konuya geliyorum.

    dün babam bizdeydi, ev hakkında konuştuk. satılsaydı şimdi evi almıştık size diye söyledi babam. ardından da '' annen orayı çok sevdiği için satılmadığına bir anlamda sevindi '' dedi. sonra da devam etti ;'' sonuçta 24-25 yıl o evde yaşadık beraber, elbette biraz üzüntüsü olacaktı, ama siz ev aldığınız için seviniyordu '' dedi

    babam gittikten sonra suratını astı ve bir sey konuşmuyor. üsteledim ve baklayı çıkardı ; '' gör işte annenin neler yaptığını, bizim ev almamızı istemiyor, satılmadığına sevinmiş '' diye söylenmeye başladı. '' ev almamızı istemese evin satılma fikrini neden ortaya atsın'' diyorum. hikaye anlatma bana bal gibi istemiyor işte diye dırdır etmeye basladı.

    olayı iyice abartıp, '' annen işin bozulması için gidip birine 30binliraya teklif etmiştir '' diye sacma sapan cümleler kurdu. '' yahu yok öyle bir sey 10 yıl önce konuşulmuş bir fiyatı gündeme getirenlere ben gerizekalı diyorum, sen ise bu gerizekalılarla aynı fikirdesin '' dediğimde ise evet ben gerizekalıyım diyip trip atmaya basladı düşünce özgürlüğü denilen bir sey var, istediğimi düşünürüm diye söylene söylene sürdürdü tartışmayı.

    kadınların genelinde vardır bu hastalık ; kafasında bir seyler kuruyor, o kurduğu şeylerin doğru olduğuna kendini inandırıp, bizimle tartışmaya giriyorlar.

    annem ve babamın ise bu tartışmadan haberleri yok, eve müşteri arayıp duruyorlar, sırf bizim kiradan kurtulmamız için

    biraz uzun oldu ama, siz söyleyin ben ne yapayım ?



    surat asıyosa söyle onun annesi babası versin ya bn anlayamıyrum valla iyi dayanıyosunuz


    Bu mesaja 1 cevap geldi.
    K
    14 yıl (14318 mesaj)
    Yarbay

    quote:

    Orijinalden alıntı: polkol

    abilerim sizlere birşey soracağım sadece aklıma takıldığımdan bunları soruyorum yoksa bilgim olduğundan felan değil...

    Eşinizle evlenmeden önce ne kadar süre önce tanıştınız?
    Eşinizle tanışdığınızda ve evlendiğinizde sizin ve eşinizin yaşı kaçtı?
    Eşinizin ve sizin eğitim durumu nedir?
    Eşiniz kitap okuyor mu? Yada herhangi ilgilendiği veya yaptığı kültürel faaliyetler var mı?
    Eşinizin ailesinin eğitim durumu nasıl?
    Eşinizin ailesinin maddi durumu nasıl?
    Eşiniz çalışıyor mu? Yoksa ev hanımı mı?

    İnanın bunları neden soruyorsun diye sorsanız hiçbir fikrim yok. Sadece aklıma bunlar geldi. Bunları da size sormak istiyordum.

    Evlenmeden önce 4 sene çıktık.
    Ben 29 eşim 26 yaşındaydı.
    Evlendiğimizde ikimizin ailesininde maddi durumu orta dereceydi.
    Eşim 2-3 sene çalıştı şu an ev hanımı.
    İlk seneler çok didiştik sonra evin reisi olduğumu kabullendi


    Bu mesaja 1 cevap geldi.
    A
    14 yıl (12934 mesaj)
    Binbaşı

    quote:

    Orijinalden alıntı: TheNorth

    quote:

    Orijinalden alıntı: KayhanKaan

    quote:

    Orijinalden alıntı: polkol

    quote:

    Orijinalden alıntı: KayhanKaan

    quote:

    Orijinalden alıntı: polkol

    abilerim sizlere birşey soracağım sadece aklıma takıldığımdan bunları soruyorum yoksa bilgim olduğundan felan değil...

    Eşinizle evlenmeden önce ne kadar süre önce tanıştınız?
    Eşinizle tanışdığınızda ve evlendiğinizde sizin ve eşinizin yaşı kaçtı?
    Eşinizin ve sizin eğitim durumu nedir?
    Eşiniz kitap okuyor mu? Yada herhangi ilgilendiği veya yaptığı kültürel faaliyetler var mı?
    Eşinizin ailesinin eğitim durumu nasıl?
    Eşinizin ailesinin maddi durumu nasıl?
    Eşiniz çalışıyor mu? Yoksa ev hanımı mı?

    İnanın bunları neden soruyorsun diye sorsanız hiçbir fikrim yok. Sadece aklıma bunlar geldi. Bunları da size sormak istiyordum.

    Evlenmeden önce 4 sene çıktık.
    Ben 29 eşim 26 yaşındaydı.
    Evlendiğimizde ikimizin ailesininde maddi durumu orta dereceydi.
    Eşim 2-3 sene çalıştı şu an ev hanımı.
    İlk seneler çok didiştik sonra evin reisi olduğumu kabullendi

    Diyorsun ki Allah'a şükür ufak takılmalar dışında filmi rahatlıkla izliyorum...

    Her şey maddi durumla alakalı hocam maddi durumum iyiye gittikçe saygınlığım arttı resmen.
    Kim ne derse desin dünya paranın etrafında dönüyormuş.

    Evet maalesef öyle.Hep söylüyorum aşk,sevgi,saygı kadınlar için bunlar paradan sonra gelir.

    İstediğin kadar yakışıklı ol veya romantik.Paran yoksa aşkının ömrü 3 gündür.
    Yada tam tersine çirkin veya hödük biri ol.Paran varsa kadınlar seninle evlenmeye can atarlar.



    abi yorumunun cevabı para=kadın=şeytan

    Mevlana Celaleddin Rumi, Mesnevi’de şöyle der:
    “Şeytan, insanları aldatmak için Cenab-ı Haktan bir takım tuzaklar ister. Kendisine altın, gümüş, at, yiyecek- içecek, elbise, şarap ve çalgı gibi şeyler verilir. Bunlardan o derece hoşlanmaz. Fakat kadın da verilince, şeytan sevincinden ellerini çırpıp oynamaya başlar.”
    Bunlar dışında, hırs, tama’, enaniyet, asabiyet, korku, endişe gibi insanın pek çok zayıf yönleri vardır. Bunlar işletmeye müsait madenler gibidirler ve şeytan ömür boyu bunları değerlendirmeye çalışır. Bazı insanları hırs damarından, bazılarını enaniyetten, bazılarını korku damarından… yakalamaya çalışır.
    Mesela, “mutlaka zengin olmalıyım” diyen birine gayr-i meşru yolları gösterir, onu harama sevk eder. İlimde seçkin konuma gelen birini “sen başkasın, senin gibisi yok, herkes sana hürmet etmeli” gibi vesveselerle yakalamaya çalışır. Savaş gibi çetin durumlarda nice insanı korku damarından yakalayarak, savaşmaya değil sıvışmaya davet eder.



    S
    14 yıl (8331 mesaj)
    Yarbay

    quote:

    Orijinalden alıntı: mur@t_fb

    quote:

    Orijinalden alıntı: rfssfr

    Hayatında sana 1 değişiklik hakkı veriyoruz deseler kesinlikle nikah masasına oturduğum o günün iptalini isterdim.Az evvel biz de birbirimize girdik.Dük akşam memleketten misafirler geldi.Gecenin bir vakti insanları nereye bırakabilirim.Gece çalıştığı için sabah eve geldiğinde kıyameti kopardı.Neymiş efendim yorganları neden raflara kaldırmamışım bir odaya toparlamışım.Sabah işe geldiğimden haberin yok sanırım dedim.Ben çok acımasızmışım falandı filandı başladı yine.
    Yine söylüyorum hayatımda bir şans istiyorum.Nikas masasında hayır diyebileydim.

    Evleneceklere tavsiyem.Aşkı meşki bırakın.Mantıklı olun.Evli adam ancak evli bir adamın sıkıntılarını anlar.Gerisi hikaye anlatır.

    Evli adam ancak evli bir adamın sıkıntılarını anlar.Gerisi hikaye anlatır.

    kesinlikle. aynı şehirlerde olup dertleşmeyi çok isterdim sizlerle


    gelen misafirler sizden değil de onun ailesinden birileri olsaydı ne olurdu ?

    ben söyleyeyim, hadi terminale git, al, marketten şunları al dırdırdır.

    31 yaşımdayım ve evlilikten değil evlilik sonrası boşanmaktan korkuyorum. Hiç nişanlanmadım ve evlenmedim hali ile

    Şuan düşündüğüm nişan için biri var. Ama tam anlamı ile uyumsuz kalıyoruz o aşırı sinirli ve mantık, para derdinde bense paraya önemden çok evliliğin ortaklık ve sevgi paylaşımı, saygı ve sadakat kavramları üzerine oturtmayı hayal eden biriyim.

    Körü körüne gidiyorum ve burayı okudukça düşünüyorum. En ufak şeyde bu arada tartışıyoruz o sevmediğinden istediği gibi davranıyor yol verebiliyor yaptığı hiç bir şeyden pişman olmuyor, seni mahvederim ağzından burnundan getiririm kıçımın kenarı sözler havada uçuşuyor . ipler elinde

    ne çalışma taraftarı ne de ev işi yapma taraftarı 5 000 TL maaş alırsam ev işlerini eksiksiz yaparmış

    Sonum iyi değil.





    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Skylined -- 7 Aralık 2012; 9:07:34 >
    Bu mesaja 7 cevap geldi.
    S
    14 yıl (8331 mesaj)
    Yarbay

    isongur seviyorum onu ama bana karşı güveni olmadığını söylüyor ayrıca öyle pekte sevgili gibi konuşmuyor sevgiyi hissedemiyorum sözcüklerinde, ailesi ile tanıştıktan sonra oturup konuşacağım. Her nedendir bilinmez bizim gibi çok seven ilgili şefkatli anlayışlı kişiler hep def edilir terk edilir.


    Bu mesaja 2 cevap geldi.
    A
    14 yıl (12934 mesaj)
    Binbaşı

    quote:

    Orijinalden alıntı: t8nx81tn

    Boşanma işi çok dramatize ediliyor.
    Her şey insan için.
    İnsanın önünde bir ömür varsa, neden mutsuz, huzursuz bir evde kalanı heba edilsin ?
    Evlenmek kadar boşanmak doğaldır.

    yapıcı olmanızı tavsiye ederim

    boşandığı zaman tekrar evlendiği ile mutlu olacağınının garantisini kim veriyor?

    evlenip boşanan bir erkeğin 2. ve 3. de mutlu olanını görmedim sen gördüysen kedidir o kedi


    Bu mesaja 1 cevap geldi.
    M
    14 yıl (81124 mesaj)
    Yarbay

    bazen bu durumlar iki kisinin disinda nazar veya baska seylerin etkisiyle olabiliyor istanbul avrupa yakasinda oturuyorsan pm at hocam bana. ins seninde derdine care olunmasa bile nedenini ogrenebilirsin.
    gercekten yardim etmek isterim bu tarz iletisim problemleri ömür törpüsü gibi yer insani. hani sorunun derstir calisir cozersin.bilgisayarda birsey olur arastirir cozersn ama bu gibi durumlar insanin ruhunu daraltir zihnini cokertir bunalima surukler.





    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi MühendisMurat -- 7 Aralık 2012; 17:57:12 >

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >

    S
    14 yıl (8331 mesaj)
    Yarbay

    Pakize Suda çok cesur bir kadın, gelecek tepkilere rağmen cesurca yazmış umarım başına bir şey gelmez Suda nın



    G
    14 yıl (45067 mesaj)
    Yarbay

    quote:

    Orijinalden alıntı: sg888

    * Bütün kadinlar birbirlerini rakip olarak görürler. Birbirlerini kiskanmalari için ayni meslekten olmalariyla da menfaatlerinin çatismasi falan sart degildir.
    quote:

    Orijinalden alıntı: sg888
    * Eslerinden, "yorgunum", "basim agriyor" bahanesiyle mümkün oldugunca kaçan kadinlar, ortaya ikinci bir kadin çiktigi zaman aniden kocalarini çok
    sevdiklerini(!) fark ederler.

    yıllar önce öğrenci olduğum zamanlarda ara sıra alem fm de geceleri çıkan matrax programını dinlerdim.

    bikere nişanlı biri bağlandı programa telefonla şunları söyledi: "nişanlım beni aldatıyo, bunu biliyorum, aldattığı kişiyi de tanıyorum, ama ben nişanlımı çok sevdiğim için halen onunla evlenmeyi düşünüyorum ve onunla birlikte olmaya devam ediyorum" sunucu hemen cevabı patlattı: "hayır siz nişanlınıza aşık falan değilsiniz, siz sadece başka bir kadına kaybetmiş olmamak için buna devam ediyosunuz" kadın önce biraz yok canım kem küm diye itiraz etmeye çalıştı ama sonra samimi bir şekilde bunu kabul etti. sunucu: "peki neden yapıyosunuz bunu? rekabet ruhu falan mı? lütfen bu rekabet ruhu artık yerini gurur a bıraksın" dedi ve kadın çok da bi cevap veremeden telefonu kapattı.



    T
    14 yıl (6593 mesaj)
    Yarbay

    quote:

    Orijinalden alıntı: ravelli76

    quote:

    Orijinalden alıntı: bjk__murat

    quote:

    Orijinalden alıntı: ravelli76

    iyi dileklerin için teşekkür ederim.yazdıklarının bir çoğunda haklısın.artık değişmeye çalışacağım.


    bazen bu durumlar iki kişinin dışında nazar veya baska şeylerin etkisiyle olabiliyor istanbul avrupa yakasinda oturuyorsan pm at hocam bana. ins seninde derdine çare olunmasa bile nedenini öğrenebilirsin.
    gercekten yardim etmek isterim bu tarz iletisim problemleri ömür törpüsü gibi yer insani. hani sorunun derstir calisir cozersin.bilgisayarda birsey olur arastirir çözersin ama bu gibi durumlar insanin ruhunu daraltir zihnini çökertir bunalima sürükler.

    yazmıştım hocam size görmediniz herhalde.


    avrupa yakasındayım.ayrıca nazar'a da inanırım.ama şuan hocalık bir durumum olmadığını düşündüğümden size cevap yazmamıştım.

    Ya şu hacı-hoca mevzularını sokmayın her işin içine.

    Kadın veya Erkek nemrut,huysuz ailesine bağlı değil vs.. bu özellikleri, taşıyor ama evliliğe nazar değimiş oluyor.

    Elhamdurillah müslümanız ama bunlar saçmalıktan başka birşey değil.Çok Hacıya-Hocaya giden gördüm bu konulardan.Hatta 3 yıl bir tarikatta kalmış biriyim.

    Çözüm hacı-hoca değil.Çözüm beyninizin içinde.Çözüm cehaletin yokedilmesi..

    Edit:Yazım hatası





    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi TheNorth -- 10 Aralık 2012; 9:41:26 >
    Bu mesaja 1 cevap geldi.