Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir
868
Cevap
31508
Tıklama
0
Öne Çıkarma
Cevap: - Ekonomik KRİZ kime KRİZ? - (16. sayfa)
D
17 yıl (2034 mesaj)
Binbaşı

Sayın Reasonable, Türkiye 72milyon nüfusa sahip, 780bin km^2 yüzölçümü olan, 81 ili, 923 ilçesi, 35000'den fazla köyü olan koskoca bir ülke. Sadece etrafımıza bakarak bütün ülkeyi nasıl anlayabilir, ne çeşit bir istatistik oluşturabiliriz ki? Mahallemizde açılan veya kapanan bir dükkanın bu denli büyük bir ekonomiye etkisini devede kulak deyimiyle bile anlatamayız. Bu büyüklükteki bir yapının, bir ekonominin matematiksel verilerle değil de "etrafımıza bakarak" anlaşılabileceğini hiç ama hiç sanmıyorum. Akla ve mantığa uygun değil.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
M
17 yıl (974 mesaj)
Yüzbaşı

quote:

Orijinalden alıntı: Reasonable

Hala kanıt mı arıyorsun çıkar şu at gözlüklerini de etrafına bak millet açlıktan raydan çıkmış durumda.Senin çevren güllük gülistanlık heralde ki herkesi böyle sanıyorsun...
Gece gece bi ergenekoncu damgası yemediğim kalmıştı o da olduTSK'yı yıpratanları arıyosan devletin üst kademelerine bak istersen bol miktarda insan var orda hatta bunların başında senin ölesiye savunduğun başbakan ve AKP hükümeti geliyor.



15 milyonluk Istanbul'un nezi olmayan semtlerinden birinde yasiyorum ve bir kac istisna disinda kimsenin acliktan kivrandigini gormedim.Nerede yasiyorsunuz ki insanlarin aclik sebebiyle raydan ciktigindan bahsedebiliyorsunuz?Cogu insan borc alarak temel ihtiyaclarini karsilayabilir ve kiralarini odeyebilir ama acliktan raydan cikmak cok vahim bir kavram.Mubalaga sanatini fazla abartmissiniz.

TSK buyuk bir kurumdur ama onu yipratanlar soylediginiz kisi veya parti degildir.Sizin yaptiginiz elestirmek degil ben camur atiyim izi kalsin gorusudur..Her sepetten 1-2 curuk elma cikar.Bu ulkede madem hak,hukuk,adaletin var oldugundan soz ediyoruz bu kavramlarin onunde hangi kapi kapali kalabilir?Bu kapilar acildiginda kurumun yiprandigini nereden cikartiyorsunuz?


Bu mesaja 2 cevap geldi.
E
17 yıl (3730 mesaj)
Yarbay

Türkiyede milyonlarca insan açlık sınırında yaşıyor.Bu bir gerçek.
Açlıktan kıvranan insan göremezsiniz, kıvranan insanlar hastanelerin acil kısımlarında olur.
kusura bakmayın ama açlıktan kıvranan insanları görmek için sadece göz yetmez, vicdan da olması gerekir.
TSK yıpratma olayına gelince;
bay bülent arınç açıkça TSK yı suçladı."dolaylı yoldan itiraf ettiler" dedi.
daha ne desin.



K
17 yıl (20758 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: Dellci

Sayın Reasonable, Türkiye 72milyon nüfusa sahip, 780bin km^2 yüzölçümü olan, 81 ili, 923 ilçesi, 35000'den fazla köyü olan koskoca bir ülke. Sadece etrafımıza bakarak bütün ülkeyi nasıl anlayabilir, ne çeşit bir istatistik oluşturabiliriz ki? Mahallemizde açılan veya kapanan bir dükkanın bu denli büyük bir ekonomiye etkisini devede kulak deyimiyle bile anlatamayız. Bu büyüklükteki bir yapının, bir ekonominin matematiksel verilerle değil de "etrafımıza bakarak" anlaşılabileceğini hiç ama hiç sanmıyorum. Akla ve mantığa uygun değil.

Coğrafi bilgiye ihtiyacım yok okulda yeterince coğrafya dersi görüyorum...Yaşadığım şehir İstanbul bildiğiniz gibi ülkemizin en gelişmiş şehri.Durum bu şehirde bu kadar vahimse diğer şehirleri düşünemiyorum bile dediğim gibi sadece haberleri izleyerek bile vatandaşın acı durumunu görmeniz mümkün...


Bu mesaja 1 cevap geldi.
K
17 yıl (20758 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: madeinturkey


quote:

Orijinalden alıntı: Reasonable

Hala kanıt mı arıyorsun çıkar şu at gözlüklerini de etrafına bak millet açlıktan raydan çıkmış durumda.Senin çevren güllük gülistanlık heralde ki herkesi böyle sanıyorsun...
Gece gece bi ergenekoncu damgası yemediğim kalmıştı o da olduTSK'yı yıpratanları arıyosan devletin üst kademelerine bak istersen bol miktarda insan var orda hatta bunların başında senin ölesiye savunduğun başbakan ve AKP hükümeti geliyor.



15 milyonluk Istanbul'un nezi olmayan semtlerinden birinde yasiyorum ve bir kac istisna disinda kimsenin acliktan kivrandigini gormedim.Nerede yasiyorsunuz ki insanlarin aclik sebebiyle raydan ciktigindan bahsedebiliyorsunuz?Cogu insan borc alarak temel ihtiyaclarini karsilayabilir ve kiralarini odeyebilir ama acliktan raydan cikmak cok vahim bir kavram.Mubalaga sanatini fazla abartmissiniz.

TSK buyuk bir kurumdur ama onu yipratanlar soylediginiz kisi veya parti degildir.Sizin yaptiginiz elestirmek degil ben camur atiyim izi kalsin gorusudur..Her sepetten 1-2 curuk elma cikar.Bu ulkede madem hak,hukuk,adaletin var oldugundan soz ediyoruz bu kavramlarin onunde hangi kapi kapali kalabilir?Bu kapilar acildiginda kurumun yiprandigini nereden cikartiyorsunuz?

@eloko size gerekli cevabı vermiş sanırım fazlasına gerek yok.Size benden küçük bir tavsiye olayları anlamak istediğiniz gibi değil anladığınız gibi yorumlayın.



N
17 yıl (18241 mesaj)
Yarbay

açlık sınırı hesapları yapılırken, dengeli beslenme kıstasları ele alınır. Yani insan vücudunun ihtiyacı olan çeşitli besinleri alabilmek için minimum masraf. Sen her gün bulgur makarna yersen aç kalmazsın ama sağlığın bozuk olur. Yoksa siz açlıktan kıvranmasını bekliyorsunuz insanların. Çok şükür afrika kadar kötü değiliz. Çöpten de olsa karnını doyuruyo millet.

Kriz diyince ne bekliyo ki bu millet, hayat dursun mu, insanlar alış veriş yapmasın mı. Hayat devam ediyor ama herşey kısıtlanarak.

Şimdi akp'yi siyasi sebeplerden seviyor olabilirsin ona lafım yok ama hani kabak gibi meydanda olan bir ekonomik krizi inkar etmek oldukça saçma.



D
17 yıl (2034 mesaj)
Binbaşı

quote:

Orijinalden alıntı: Reasonable


quote:

Orijinalden alıntı: Dellci

Sayın Reasonable, Türkiye 72milyon nüfusa sahip, 780bin km^2 yüzölçümü olan, 81 ili, 923 ilçesi, 35000'den fazla köyü olan koskoca bir ülke. Sadece etrafımıza bakarak bütün ülkeyi nasıl anlayabilir, ne çeşit bir istatistik oluşturabiliriz ki? Mahallemizde açılan veya kapanan bir dükkanın bu denli büyük bir ekonomiye etkisini devede kulak deyimiyle bile anlatamayız. Bu büyüklükteki bir yapının, bir ekonominin matematiksel verilerle değil de "etrafımıza bakarak" anlaşılabileceğini hiç ama hiç sanmıyorum. Akla ve mantığa uygun değil.

Coğrafi bilgiye ihtiyacım yok okulda yeterince coğrafya dersi görüyorum...Yaşadığım şehir İstanbul bildiğiniz gibi ülkemizin en gelişmiş şehri.Durum bu şehirde bu kadar vahimse diğer şehirleri düşünemiyorum bile dediğim gibi sadece haberleri izleyerek bile vatandaşın acı durumunu görmeniz mümkün...


Madem öyle söyleyin o zaman, 2009 yılında Türkiye genelinde kaç şirket kurulmuş, kaç şirket kapanmıştır?


Bu mesaja 2 cevap geldi.
P
17 yıl (1444 mesaj)
Binbaşı

Bazı arkadaşlar hükümetin ağzıyla konuşuyor. Bu konuşmaya ben KAPİTALİST konuşması diyorum. Yok kaç şirket açılmış yok ne kadar büyüme olmuş tarzında saçma sapan şeyler. Bırakın bunları sayın arkadaşlar. Yandaş medya ve kapitalist düzenin savunucularıyla birlikte kriz teğet geçti diyebiliyorsunuz. Bravo sizlere.
2001 krizinden daha kötü bir durumdayız. Bunu inkar etmek at gözlüğüyle olaya bakmaktır. Ben merkezli düşünmektir. Biz şuan TÜRKİYENİN durumunun ne kadar vahim olduğunu düşünüyoruz. Bu sadece ekonomidede değildir. Her alanda kötü durumdayız.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
W
17 yıl (13905 mesaj)
Yarbay

Konuya girdiğimden beri, gelişmiş olmamızla ilgili aynı noktada diretiyorum. Bunu durmadan ve farklı şekillerde ortaya koymaya çalışıyorum ama nedense konunun bu kısmı okunamıyor. Tekrar aynı şeyi yazacağım ama bu sefer soru olarak sormayı deneyeceğim, belki cevap gelir umuduyla...

Ülkemiz gelişiyor, doğrudur. Dünya'nın en zengin 17. ülkesiyiz, doğrudur. Açılan şirket sayısı, kapanan şirket sayısından fazla, doğrudur.

Ama İşsizlik artıyor!!!

Bu durumda, ya Sony, Toshiba ve bilumum Japon şirketlerini satın aldık ve otomasyonda dünya lideri olduk, ya da ticaretle az çok uğraşan herkesin bildiği gibi, şirketleri kapatıp borçları savuşturmak için yeni şirketler kuruluyor ve işsiz insanlar iş bulamadıkları için umutsuzca kendi işlerini kuruyor.

Tekrar ediyorum. İşsizlik artıyor. Her yıl bir öncekine göre artış gösteriyor. Oysa ki milli gelir de artıyor. Bu durumda, gelir grupları arasındaki uçurum artıyor. "Hükümet ne yapsın?" diye soracak olan arkadaşlara cevabım, eğer durmadan bahsedilen gelişmeleri ve milli gelirdeki artışı hükümetin marifeti olarak görüyorsanız, sokaktaki insanın açlığına ve işsizliğine çareyi de hükümette arayacaksınız. Eğer bunu hükümet çözmezse ve halka bırakılırsa, halkın bunu çözmesinin yolları genelde yasadışı olur ve öyle de oluyor.

Gelişmişlik yukarıdaki rakamlarla ölçülmez. Gelişmişlik refah seviyesi ile ölçülür. 1 milyar yeni şirket de kurulsa, dünyadaki paranın yarısına sahip de olsak (zenginin malı züğürdün çenesi), eğer ülkede işsizlik artıyorsa, bilin ki sadece birileri zengin oluyordur. Ben o zenginlerden değilim, o yüzden onlara bakarak, kafamı akvaryumdan çıkarmayarak onların zenginliklerini kendime mal etmek gibi bir fantezi üretmiyorum.



K
17 yıl (20758 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: Dellci


quote:

Orijinalden alıntı: Reasonable


quote:

Orijinalden alıntı: Dellci

Sayın Reasonable, Türkiye 72milyon nüfusa sahip, 780bin km^2 yüzölçümü olan, 81 ili, 923 ilçesi, 35000'den fazla köyü olan koskoca bir ülke. Sadece etrafımıza bakarak bütün ülkeyi nasıl anlayabilir, ne çeşit bir istatistik oluşturabiliriz ki? Mahallemizde açılan veya kapanan bir dükkanın bu denli büyük bir ekonomiye etkisini devede kulak deyimiyle bile anlatamayız. Bu büyüklükteki bir yapının, bir ekonominin matematiksel verilerle değil de "etrafımıza bakarak" anlaşılabileceğini hiç ama hiç sanmıyorum. Akla ve mantığa uygun değil.

Coğrafi bilgiye ihtiyacım yok okulda yeterince coğrafya dersi görüyorum...Yaşadığım şehir İstanbul bildiğiniz gibi ülkemizin en gelişmiş şehri.Durum bu şehirde bu kadar vahimse diğer şehirleri düşünemiyorum bile dediğim gibi sadece haberleri izleyerek bile vatandaşın acı durumunu görmeniz mümkün...


Madem öyle söyleyin o zaman, 2009 yılında Türkiye genelinde kaç şirket kurulmuş, kaç şirket kapanmıştır?

Yine başa döndünüz...İlerlemiyor maalesef tartışma sayenizde...Son mesajımı yazıp tartışmayı bitiyorum daha sonra istediğiniz kadar konuşabilirsiniz cevap vermeyeceğim.Siz hala ülkenin krizde olup olmadığını ekonomik durumunu vesaire... kurulan şirket sayısına göre hesaplıyorsanız her ülkenin güllük gülistanlık olması gerekir zira parası olan herkes şirket kurabilir.Ve yine sadece parası olan karnını doyurabilir olay bu.Şirket, dükkan kurmakla ekonomi düzeliyorsa her yere kursunlar o zaman sizin anlayışınız böyle çünkü teşekkürler.



B
17 yıl (14534 mesaj)
Binbaşı

Sana bana kara kedi hariç herkeze..


Bu mesaja 1 cevap geldi.
V
17 yıl (12525 mesaj)
Yarbay

http://www.milliyet.com.tr/Ekonomi/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&KategoriID=3&ArticleID=1180264&Date=31.12.2009&b=Avrupada yuksek ates

Avrupa’da yüksek ateş


Global krizin etkisini üzerinden atmaya çalışan Euro Bölgesi’nde 16 ülkeden yarısı borçlulukta aşırı risk taşıyor. Avrupa Komisyonu’ndan bu ülkelere ‘büyümeyi tehlikeye atacak harcama yapmayın’ uyarısı geldi


Yunanistan’ın aşırı borç yüküyle krize girmesi dikkatleri Avrupa bölgesindeki diğer ülke
borçlarına çekti. 2009 yılında ekonomilerinde zor günler yaşayan Avrupa ülkeleri, 2010 yılına yaşanan durgunluktan dolayı yüksek borçlarla giriyor.
Wall Street Journal gazetesi Avrupa Komisyonu’nun Avrupa bölgesinde bulunan 16 ülkenin yarısını kamu borçlarından dolayı ekonomik kriz riski taşıdıkları gerekçesiyle uyardığını yazdı. Komisyon, konuyla ilgili uyarı açıklamasında gelecek yıl ve sonraki yıllarda hükümetlerin, acil borç ödeme ihtiyacı olan kamunun borçlarını ödemek ve bütçe açığını dengelemek için ekonomik büyüme politikalarını tehlikeye atacak harcamalarda bulunabileceklerine dikkat çekti.

Notlar düşebilir
Son dönemde Avrupa bölgesinde Yunanistan ve İspanya’nın uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları tarafından kredi notları düşürüldü. İrlanda ve Portekiz borçları konusunda önceden uyarılmıştı. Eğer hükümetler gerekli önlemleri almazsa diğer Avrupa ülkelerinin de
kredi notunun düşebileceği belirtiliyor.
Uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch, aralık ayında yayımladığı raporda İspanya ve Fransa’nın güvenilir bir mali programı uygulayamadıkları takdirde bu ülkelerin kredi notunun düşme riski taşıdığını açıklamıştı.

Yeni vergiler çıkarılacak
Ekonomistlerin en büyük endişesi, Avrupa ülkelerinin kamu borçlarının ödenmesinin uzun yıllar alabileceği. Analistlerin yüksek borçlarla birlikte bir diğer beklentisi de, birçok ülkede yeni vergiler gelmesi ve vergi artışları yapılması yönünde birleşiyor. Euro Bölgesi’ndeki 16 ülkenin toplam borç tutarı araştırma kuruluşu Eurostat’ın 2008 yılı rakamlarına göre 6.4 trilyon euro’ya işaret ediyor. Almanya’nın 1.6 trilyon euro, Fransa’nın 1.3 trilyon euro, İtalya’nın 1.6 trilyon euro, Yunanistan’ın 237 milyar dolar borcu bulunuyor.



‘Spekülatif parayı istemiyoruz’

Rusya’nın Başbakanı Vladimir Putin, pazartesi günü Moskova’da sermaye girişini kontrol altına almayı deneyeceklerini söyledi. Putin’in açıklaması hemen etkisini gösterdi ve Rus rublesi yüzde 1.4 değer kaybetti. Rus Borsası açıklamanın yapıldığı pazartesi gününü yüzde 0.75 aşağıda kapadı.
Putin, “Spekülatif sermayenin Rusya’ya gelmesini istemiyoruz, bizim sermaye akışını düzenlemeye ihtiyacımız var” dedi. Ekim ayında ilk olarak Brezilya yurtdışından gelen sermayeye vergi koyan ülke oldu. Rusya’da bunun sinyallerini verdi.


Bütçe açığı 3 kat arttı

Avrupa ülkelerinin toplam bütçe açığı büyük bir hızla yükselerek geçen yıla göre 3 kat arttı, GSYİH’nin yüzde 6.4’üne ulaştı. Geçen yıl bu oran yüzde 2 idi. 2010 tahmini ise yüzde 7. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet hükümetlerin kontrolden çıkan borçlanmalarının enflasyonu kontrol etme yeteneğini sarsacağını söyledi. AB projeksiyonuna göre Almanya ve Fransa harcamalarını artıracak, Fransa’nın bütçe açığı GSYİH’nin yüzde 8’ine ulaşacak. Bu iki ülkede işsizlik oranı da artışını sürdürecek.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
N
17 yıl (18241 mesaj)
Yarbay

iğneden ipliğe herşeye zam var yeni yıla girerken.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
H
17 yıl (12108 mesaj)
Yarbay

Bu gidişle daha çok çekeriz o zamanları.



G
17 yıl (101547 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: Dellci

quote:

Hala kanıt mı arıyorsun

Evet. Siz kanıt göstermeksizin, hiçbir dayanağıniz olmaksızın devletin kurumuna kara çalıyorsunuz ve güvenilirliğine gölge düşürüyorsunuz.
Kurumun güvenilmez olduğunu söylüyorsunuz ama elinizde hiçbir dayanak yok.
Size niye inanayım?

quote:

çıkar şu at gözlüklerini de etrafına bak millet açlıktan raydan çıkmış durumda.

At gözlükleri yakıştırmalarıyla, millet aç edebiyatıyla kendinizi aklamaya çalışmayın. Bunlar boş laflar.

Bir devlet kurumunun güvenilirliğine şüphe düşürüyorunuz. Hangi kanıtlara dayanarak bunu yapıyorsunuz? Elinizde bir delil var mı? Hangi veri yanlış verildi? Kurulan ve kapanan şirket sayıları yanlış mı? Veride bahsi geçen kurulan veya kapanan şirketleri gittiniz gözlerinizle gördünüz, ellerinizle saydınız da farklı bir sonuç mu buldunuz? Eminim öyledir...

TÜİK devletin bir kurumudur. 5429 numaralı kanunla devletin resmi istatistik verilerini belirler.
Bu kurumda binlerce insan çalışıyor. Hayatınızda hiç görmediğiniz tanımadığınız insanlara kara çalmak, iftira atmak, onların haysiyetiyle oynamak sizce ne kadar doğru?
Oturduğunuz yerden binlerce çalışana iftira atıyor, onları yargısız infaz ediyorsunuz, farkında bile değilsiniz...



Hebele hübele.TUİK'in revizyonları diye aratın ne kadar sonuç gelecek görün. İşleri doğru hesap yapmak olan binlerce uzman çalışana sahip, Türkiyenin en güvenilir kurumunun yaptığı bu hataları bakkal Mehmet yapmaz, yapamaz. Yaparsa bakkallık yapamaz çünkü. Ama TUİK uzmanları yapar. Aslında akepe iktidarının ülkenin en ciddi kurumunu getirdiği sefil nokta bulunduğumuz iflas noktasıdır. Ülke yönetimi ile cemaat yönetimini karıştırıyorlar. Cumhuriyet vatandaşlarını, cemaat toplantılarında her söylediklerine huşu içinde kafa sallayan saf müridler ile karıştırıyorlar. Bu kadar çok hata yapan istatistik kurumu var mı dünyada? Örneğin Alman istatistik kurumunun bir tek tane revizyonu olmuş mu tarihinde? İngilterenin, Fransanın istatistik kurumlarının bir tane düzeltmesi olmuş mu? Bizimkinin onlarca revizyonu nasıl açıklanabilir? Hem de hep en hayati konularda.

http://www.google.com.tr/search?client=firefox-a&rls=org.mozilla%3Atr%3Aofficial&channel=s&hl=tr&source=hp&q=Tuik%27in+revizyonlar%C4%B1&meta=&btnG=Google%27da+Ara
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/12455840.asp

Sizin dezenformasyonlarınıza gelince; son zamanlarda niye sadece açılan kapanan işyeri verilerini getiriyorsunuz? Açılan kapanan işyeri rakamları hiç bir zaman ekonomiyi anlatan rakam olmadı. Çünkü işyeri açıp kapamalarda bin bir türlü neden var. İşsizlik rakamları daha net gösterge değil mi? Ya da dış ticaret rakamları. Gelir ve yaşam koşulları verileri en doğru bilgi içerenleridir ama nedense TUİK yakın tarihe ilişkin veri açıklamıyor. Bu ay yayınladığı veriler 2006-2007 yıllarına ait. Oysa Avrupa istatistik kurumları düzenli ve güncel olarak yayınlarlar. Bunu yapacak gücü mü yok acaba TUİK'in?


Bu mesaja @Dellci, @webbie cevap verdi.
W
17 yıl (13905 mesaj)
Yarbay

Arkadaşlar, dün açıklanan yeni yıl zam bombardımanı ile ilgili iki farklı kaynaktaki iki açıklamayı sunmak istedim.

Millliyet gazetesi;

ÖTV zamlarında hükümetin 2010 yılı bütçe hedefleri etkili oldu. 2010 yılı bütçesi 286.9 milyar lira. Bütçe giderleri 286 milyar 981 milyon, bütçe gelirleri 236.8 milyar lira. Buna göre bütçede 50.1 milyar liralık açık olacağı hesaplandı. Yapılan hesaplamaya göre 2010’da devletin kasasına vergilerden 193.3 milyar lira gireceği belirtiliyor. ÖTV gelirlerinde ise 2010 yılında yüzde 31.6’lık artış öngörülüyor.
Vergiler bütçe gelirlerinin yüzde 90’ını oluşturuyor. 2010 bütçesinde dikkati çeken en önemli gelişme ‘2002 yılında yürürlüğe giren ÖTV’nin ilk defa bu yıl KDV gelirlerini geçme ihtimali’ olarak görülüyor. KDV ve ÖTV gelirleri, toplam vergi gelirlerinin yüzde 55.5’i.

Zaman gazetesi

Yeni zamlarla vatandaşa yılbaşı sürprizi yapan Maliye, 2010'da kasayı dolduracak. Akaryakıt ve sigara başta olmak üzere değerli kağıtlar, harç, alkollü içecekler ve cep telefonu ithalatından alınan vergiden gelen para ile 5-5,5 milyar TL'lik ilave kaynak sağlanacak. Sigaraya yapılan 60 kuruşluk maktu artış ve benzine yapılan 20 kuruşluk zamdan 3 milyar liranın üzerinde bir gelir hedefleniyor. Edinilen bilgilere göre tiryakiyi ve arabası olanları üzen bu zamlar, emeklinin yüzünü güldürecek. Bu kalemlerden gelecek kaynak 2 milyon 500 bin emeklinin maaşında yapılması planlanan iyileştirmeye gidecek. Maaşlarda ortalama 100 liralık artış beklenirken, bunun yıllık maliyeti ise 3 milyar lira olacak.

...

Biz de burada iki gruba ayrıldığımıza göre, herkesin inanancağı ya da inanmak istediği türde haberleri bu medyada bulmak mümkün. Ama hangisinin haklı olduğunu emekli maaş zamları açıklandıktan sonra görürüz artık.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
N
17 yıl (18241 mesaj)
Yarbay

webbie zaman gazetesinin haberi çok saçma. Akaryakıt temel hammaddedir. Mazota gelen zam iğneden ipliğe herşeye yansır. Araba sahipleri ile sınırlı kalmaz. Otobüs, minibüs de zamlanır, domates, elma ve aklına gelen herşey zamlanır. Çünkü nakliye masrafları var.



D
17 yıl (2034 mesaj)
Binbaşı

quote:

Orijinalden alıntı: lehrer35

Hebele hübele.

Seviyeniz her geçen gün düşüyor.

quote:

TUİK'in revizyonları diye aratın ne kadar sonuç gelecek görün. İşleri doğru hesap yapmak olan binlerce uzman çalışana sahip, Türkiyenin en güvenilir kurumunun yaptığı bu hataları bakkal Mehmet yapmaz, yapamaz. Yaparsa bakkallık yapamaz çünkü. Ama TUİK uzmanları yapar.

1 yıl önce yapılan hesaplar bazı belirsizliklerden ötürü tam olarak kestirelemeyeceğinden dolayı tahmin edilmektedir. Bu tahminler, çoğu zaman yaklaşık değerlere ulaşır ancak kimi zaman ulaşmaz. Kaldı ki kurum revizyon yapıyor ve bunları yayınlıyor. Kimseden saklamıyor. Sizin gibilerin eline koz olsun diye revizyon yapmıyor, görevini yapıyor.
Bu yüzden siz bakkal edebiyatını geçin de kendi işinize bakın... TÜİK'den daha iyi hesap yapabileceğinizi iddia ediyorsanız buyur hesabınızı yapın, kim tutar sizi? Bakkal Mehmet'e yaptırın hesabı. Kendi küçük sanal gerçekliğinizi yaratın

quote:

Sizin dezenformasyonlarınıza gelince; son zamanlarda niye sadece açılan kapanan işyeri verilerini getiriyorsunuz? Açılan kapanan işyeri rakamları hiç bir zaman ekonomiyi anlatan rakam olmadı. Çünkü işyeri açıp kapamalarda bin bir türlü neden var.

Yahu siz değil miydiniz basbas "tüik niye kurulan ve kapanan şirket sayısını yayınlamıyor?!" diye yaygara koparan?! Tabi üzerinden zaman geçti kim hatırlayacak ki değil mi? Ben unutmam. Sizin ne kadar "nabza göre şerbetçi" olduğunuzu her geçen gün daha da iyi görüyoruz. Böyle devam edin, tükürdüğünüzü yalayın yalayın...


quote:

İşsizlik rakamları daha net gösterge değil mi? Ya da dış ticaret rakamları. Gelir ve yaşam koşulları verileri en doğru bilgi içerenleridir ama nedense TUİK yakın tarihe ilişkin veri açıklamıyor. Bu ay yayınladığı veriler 2006-2007 yıllarına ait. Oysa Avrupa istatistik kurumları düzenli ve güncel olarak yayınlarlar. Bunu yapacak gücü mü yok acaba TUİK'in?

İşsizlik rakamları elbette kriz için bir göstergedir. Ancak işsizlik tek bir nedene bağlı olmayan bir yapıdadır. Önceki sayfalarda işsizliği etkileyen unsurlardan bahsetmiştik. Türkiye istihdam yaratamıyor ama buna karşın yapılan iş, üretim her geçen gün artıyor. Şu son 10yılda teknolojinin Türkiye'ye akın etmesi bile işsizliği etkilemiştir. Aslına bakarsanız Türkiye'nin işsizlik probleminin krizle alakası olmadığı da açıktır. Asıl problem krizde işini kaybedenler değildir, onlar işlerine ya geri dönerler yada yeni bir iş bulurlar. Asıl problem çalışma çağında olan genç nüfusumuzun 50milyona ulaşmasıdır. Bu yüzden işsizlik hep artarak devam edecek ve siz hiç susmayacaksınız

Dış ticaret verilerini ne zaman foruma taşısam "ithalata dayalı ihracat!", "borçlanarak ihracat!" , "ihracatta bana mı ihracat!" edebiyatı yapıldığı için artık bu konuyu taşımayı gereksiz buluyorum. Çok istiyorsanız söyleyim: İhracat geçen yıla oranla %26, ithalat %34 azalmıştır. Geçen yıl ihracatın ithalatı karşılama oranı %65 iken, bu sene %73'tür.

Gelir dağılımı ve yaşam koşulları ise hesaba dayalı bir konu değildir, anketlere dayalıdır. Daha siz hesapları kabul etmiyorsunuz, anketleri kabul edeceğinize hiç ama hiç ihtimal vermiyorum


Bu mesaja 2 cevap geldi.
D
17 yıl (2034 mesaj)
Binbaşı

Arkadaşlar kriz ortamlarında durgunluk, belirsizlik oluşması ve sosyal güvenlik gereksinimlerinin artmasından dolayı gelirler düşer, harcamalar artar. Bu yüzden bütçe açık verir.
Bütçe açığı artarsa Hazine borçlanarak bu açığı kapartır. Eğer vergiler arttırılırsa bütçeye ek gelir sağlanır ve bu sayede Hazine daha az borçlanır.

Yani Hazine'nin ödeyemeyeceğinden fazla borçlanmaması için vatandaşlardan daha çok vergi alınır.
Vatandaşın ödemeyeceğinden çok vergilendirilmemesi için Hazine daha çok borç alır.

Ben Hazine daha az borçlansın diye daha çok vergi ödemeyi kabul ederim. Ancak başka birisi daha çok vergi ödemeyi kabul etmek istemez ve Hazine borçlansın isteyebilir.
Arada çok ince bir çizgi olsa da bu denge inanılmaz önemlidir.

Elbette gereksiz zamlara karşı olmak ve tepki göstermek gerekir ancak yeri geldiğinde zamların gerekli olduğunu da bilmek gerekir.
Önemli olan yanlış yönetim sonucunda değil, gerek görüldükçe zam yapılmasıdır. Aksi takdirde ne vatandaş vergisini ödeyebilir, ne de Hazine yeterli borç bulabilir.
Hatırlarsanız bu acı durumu 2001 krizinde yaşamıştık


Bu mesaja 2 cevap geldi.
W
17 yıl (13905 mesaj)
Yarbay

Sevgili Dellci,
Bu konunun başından beri ekonomimizin ne kadar iyi durumda olduğunu, iktidarın ne kadar büyük şeyler başardığını iddia ettiniz. Dünyanın en büyük 17. ekonomisi olmayı başardığımızı, kurulan firma sayısının kapanan firma sayısından çok daha fazla olduğunu, devlet gelirlerinin her yıl arttığını ve ekonominin çok iyi durumda olduğuna dair başka deliller sundunuz.
Yeni yıla girdiğimizde ise, bir anda ekonomide durgunluk olduğunu söylediniz ve devletin kendini çevirecek kadar parası olmadığını söylediniz.
Hazinenin borçlanması ile daha fazla vergi kıyasınız bir yana, durgunluktan bahsedip de vergileri artırmak ekonomiyi canlandırmak açısından sizce nasıl bir fayda sağlayacaktır? Ben zaten mal alamıyorum, vergiler artıyor ve doğal olarak, alamadığım malın fiyatı da artıyor. Bu işte bir gariplik yok mu?
Yoksa, vergi konulan ürünlere bakarak konuşmamız gerekirse, akaryakıta gelen zam sonucunda ekmek de dahil olmak üzere bütün hayati ihtiyaçlarımıza zam gelmiş olmaz mı? Aynı şekilde enerfiye gelen zamlar bu tür bir etki yaratmaz mı? Bunun çözümü nedir sizce? Daha az ekmek yemek mi, yoksa işsizliğin rekor üzerine rekor kırdığı dönemde ek iş bulmak gibi olağanüstü bir yetenek mi sergilemek gerekir?

Yukarıdaki zamlar kesinlikle gereklidir. Bu konuda sanırım aynı fikirdeyiz. Biz baştan beri bu zamları savunuyoruz zaten, çünkü devletin artık kendi borçlarını ödeyemeyecek duruma geldiğini, satacak kıymetli bir KİT'in kalmadığını, ekonominin çöktüğünü ve devletin artık üretimden ya da istihdamdan vergi kaynağı sağlayamadığını son olarak boğazımızdan geçen ekmeğe saldırdığını söylüyoruz.


Bu mesaja 1 cevap geldi.