|
Nükleer enerji sistemi gelişmekte olan ülkelerin kesinlikle elinde bulundurması gerekn b i sistemdir Çogu arkadaş yenilenebilir enerji kaynaklarında ısrar ediyor Bir |
|
Nükleer enerji sistemi gelişmekte olan ülkelerin kesinlikle elinde bulundurması gerekn b i sistemdir Çogu arkadaş yenilenebilir enerji kaynaklarında ısrar ediyor Bir ülkenin harcadığı enerji miktarını sadece bunlara baglamak çok mantıksız ayrıca çokta masraflı ki çogu ülkenin ne boyle bi yatırıma harcıcak ekonomik bütçesi nede bu buyuk butçe karşısında aldıgı enerjinin yetereililik durumu uygun degildir Tabikide Nükleer enerjinin zaralarıda var ama gelişmekte ola bi toplumun gereksinimlerinin karşılanması ve daha bi çok alanda yaptıgı kolaylıklar göz onunde bulundurulunca bu durumun gerekliligine sahsen katılıyorum Zaten olası tehtitler Dört bir yanımızda mevcut Türkiyeyede bu tür santralerin kurulmasını fayda getiricegini düşünüyorum [Tabi emin ellerde] |
| Nükleeri kimler desteklemez: Nükleer enerji hakkında bilgisi olmayanlar. |
| yapılmalı ama adam gibi yapılmalı |
[center] |
Bu konu gülünç bir konu değildir.En büyük Karadeniz'li DEVRİMCİ Kazım'ı biz bu çernobil faciasında kaybettik.Yorumunu yapmadan önce burada gülünç bir durumun olup-olamayacağını düşündükten sonra yap. + olarak bugün forum da açtığımız bir konu belki ilginizi çeker http://www.ntvmsnbc.com/id/25191577/#storyContinued |
|
bilim adamı rumuzlu arkadaşın iddasını çürüten adam gibi kaynak oda daha 2008 şu anda muhtemelen güncellenmiş olabilir http://www.turksam.org/tr/a1560.html 24 Eylül’de Aktif Yarışmaya Katılan Tek Aktör Vardı 24 Eylül 2008’e gelindiğinde, 13 firmanın şartname satın aldığı yarışmaya beş firma katılamayacağını belirten teşekkür mektubu verirken, sadece bir tek konsorsiyumdan teklif geliyordu. O da Atomstroyexport (ASE) - Inter Rao - Park Teknik konsorsiyumu idi. Teklif olunan reaktör ise yukarıda sözünü ettiğimiz VVER 1200 Rus reaktörü oluyordu. Konsorsiyum VVER 1200 (veya AES 2006) tasarımı reaktörlerden dört ünite kurulmasını teklif ediyordu. Dünyada halen 18 adet VVER tipi reaktörlerin işletmede olduğu biliniyor. VVER 1000 tipleri şu an yaygın. VVER 1200 tipi VVER 1000’den Finlandiya için tasarlanan, Çin ve Hindistan’da inşa edilen tasarımın geliştirilmesiyle ortaya konulmuş. Avrupa’da Rus Nükleer Santralleri ve İtalya – Rusya İşbirliği Rusların daha önce inşa ettikleri ve Avrupa’da çalışan santralleri Finlandiya’da, Bulgaristan’da, Çekoslovakya’da, Macaristan’da bulunuyor. Bulgaristan 2006 yılında yeni bir VVER 1000 reaktörünü Belene’de kurmayı kararlaştırdı. Böylece Rus VVER santralleri Avrupa Birliği standartlarında Avrupa’ya da giriyor. VVER 1000 santralleri Çin’de de Ruslar tarafından kuruldu. Üçüncü jenerasyon içinde standartlaştırılmış VVER 1200 reaktörleri Avrupa sertifikalı. Net elektriksel güçleri 1150-1200 MWe arasında olabilen bu santrallerin ömürleri eski VVER’lerden farklı olarak 30 yıldan 50 yıla çıkarılmış durumda. 2011-2015 döneminde Rusya kendi ülkesinde 9 tane VVER 1200 santrali kurmayı planlamış bulunuyor. 2016-2020 yılları arasında Rusya’da kurulacak VVER 1200 santrallerinin 15-20 arasında olması bekleniyor.VVER 1200’lerin verimleri de geliştirilmiş Batı reaktörleri ile aynı düzeyde, hatta bazılarından yüksek. Bu arada yeni geliştirilmekte olan VVER 1500 tipinin olduğunu da kaydedelim. Daha fazla asparagas yorumlara gerek olmadığını düşünüyorum |
Dostum bu imzadaki resmin hiç uygun olmadığını düşünüyorum, insanların çoğu nükleer santrallerin böyle patladığını zannediyor. Böyle bir patlama olayı falan yok nükleer santrallerde, atom bombası değil bu. Filmlerdeki arabaların ateş edilince patlayıp havaya uçması kadar saçma ve yanlış bilinen bir şey bu da. |
|
Dünyanın en buyuk teknoloji devi Japonya bile nukleer santralıne sahip çıkamıyorsa biz nasıl çıkacağız arkadaşım. http://tr.wikipedia.org/wiki/R%C3%BCzg%C3%A2r_g%C3%BCc%C3%BC http://www.aysolar.com/ google gir bir ara bakalım guneş enerjisi elektrik enerjisine çevrilebiliyor mu bilip bilemeden konuşmayalım. |
Arkadaşım okumayı öğrende gel ben sana güneş enerjisi elektirik enerjisine çevrilmiyor dedimmi? 1 nükleer enerji santralinin ürettiği elektriği kaç km2 elektrik paneli tarlası ne kadarlık bir ışık şiddetinde ne kadar zamanda üretir onu sordum.Okuma bilmiyorsanız lütfen tartışma yaratmayınız. Peki sen ülkemizin komşularında var olan nükleer santrallerden biri patlarsa bu ülkenin topraklarının gene etkileneceğini düşündünmü peki?
Ölüm bizi birgün nasılsa yakalayacak.Eğer illa nükleer bir patlamadan öleceksem elin rusuna iranlısına hizmet ederken patlayan bir santralde değil ülkeme hizmet ederken patlayan bir santralde ölmeyi yeğlerim. |
tüm ülkeyi güneş paneliyle kapla belki bir santralin vereceği verimi alırsın. bilip bilmeden sallamayın birader. türkiyenin çevresinde ,iranda, ermenistanda, bulgaristanda, nükleer santral hali hazırda var. bunlara bir şey olsa yine etkileneceksin, bu ülkelere kapatın santralleri mi diyeceğiz? dandik güney afrika,macaristan,hindistan,ermenistan kadar olamayacağız yani öyle mi? |
niye sahip çıkamayacakmışız. japonya'da sahip çıkıyor ama adamlar ne bilsin 9 büyüklüğünde deprem olcağını. |
Arkadaşım rüzgar rüzgar diyorsunuz tamam ama bir nükleer reaktörün ürettiği enerjiyi üretmek için kaçtane rüzgar türbinine ihtiyaç var diyoruz cevap yok bu ülke rüzgarla güneşle ancak sokak lambalarını yakar. |
Greepeace cı detected. Şu çevreye çok önem veren taptığınız avrupa ülkelerine bakalım. < Resime gitmek için tıklayın > Nerdeyse bütün gelişmiş ülkelerin nükleer reaktörü var, bu nimetten neden biz eksik olalım? Geçiniz güneş enerjisini rüzgar enerjisini, en verimli yolla enerjiyi nükleer santraller sağlıyor. Fransa mesela enerjisinin %75 ini nükleer santrallerden sağlıyor. |
O rakamlar greepeacecilerin varsayımları, nukleer ile elektrik sağlamak daha ucuza gelir uzun vadede, milleti kandırmayın bari. Greenpeacecilerin daha dünyadan haberi yok, nükleer ile elektriğin maliyetini nasıl hesaplıcak bunlar |
|
Anlaşma imzalanmadı diyenler nerede yaşıyorlar allah aşkına? Türkiye ile Rusya arasında Akkuyu'da nükleer santral kurulması ile ilgili anlaşma imzalandı. Meclis'e gidecek olan anlaşma, 12.35 cent birim fiyat üzerinden sağlandı. Santral inşaatına en geç iki yıl içinde başlanacak. Türkiye ile Rusya arasında uzun süredir devam eden nükleer santral görüşmeleri sonuçlandı. İki ülke hükümetleri arasında "Akkuyu Sahasında Nükleer Güç Santralinin Tesisine ve İşletimine Dair İşbirliği Anlaşması" imzalandı. Anlaşmaya Türkiye adına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Rusya adına Başbakan Yardımcısı Igor Seçin imza koydu. Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev ile Başbakanlık Merkez Bina'da ortak basın toplantısı düzenleyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, enerjide çok önemli bir adımın atıldığını söyledi. Erdoğan, "Nükleer enerji noktasında bugün imzalar atılmış oldu. Şimdi parlamentoya bunu götürmek suretiyle parlamentolarımızdan geçireceğiz ve böylece hükümetler arası bir anlaşma ile süreci başlatmış olacağız. Ve Akkuyu nükleer santralinin inşallah inşasına başlanmış olacak" dedi. Yıldız: "Meclis'e sevkedeceğiz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye ile Rusya arasında imzalanan Akkuyu Sahasında Nükleer Güç Santralinin Tesisine ve İşletimine Dair İşbirliği Anlaşması'nı, 1 hafta 10 gün içinde TBMM'ye sevk etmeyi düşündüklerini bildirdi. Bakan Yıldız, Rixos Otelinde düzenlenen Türkiye-Rusya İş Forumu'nun ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye ile Rusya arasında imzalanan nükleer güç santralinin tesisi ve işletmesine dair anlaşmanın bu yasama dönemine yetişip yetişmeyeceğine ilişkin bir soru üzerine, Yıldız şöyle dedi: "TBMM Genel Kurulunun gündemi müsait olduğu müddetçe inşallah bunu 1 hafta 10 gün içerisinde TBMM'ne sevk etmeyi düşünüyoruz. Başbakanlıkta o tür işlemler ikmal olduktan sonra artık Genel Kurulun gündemine gelmiş olacak. O yüzden bunu hızlıca geçirmiş olacağız." Son 40 yılda 4 kez iptal edildi Türkiye'nin nükleer enerji rüyası 1950'li yıllarda başladı. 1956 yılında kurulan TAEK düzenleyici kuruluş olarak çalışmalarına başladı. ABD soğuk savaş döneminde jüpiter balistik füzelerinin Türkiye'de konuşlanması karşılığında Küçükçekmece'de nükleer araştırma reaktörünün kuruluşuna yardım etti. Elektrik enerjisi üretimi amacıyla kurulması tasarlanan nükleer santrallerle ilgili ilk etüt çalışmaları ise 1967-1970 yılları arasında yapıldı. İkinci 5 yıllık kalkınma planı uyarınca Enerji Bakanlığı'nın yabancı bir müşavirlik grubuna hazırlattığı yapılabilirlik etütlerine göre 1977 yılında işletmeye girecek şekilde 300-400 MW gücünde doğal uranyum yakıtlı "ağır su" tipi bir nükleer santralın kurulması öngörüldü. Ancak yer seçimindeki problemler nedeniyle proje rafa kaldırıldı. 1974 yılında Akkuyu'da bir nükleer santral kurulması planlandı, fakat bu projede de hayata geçirilemedi. 1983 yılında dönemin Başbakanı Turgut Özal tarafından Akkuyu'da 600 MW'lik kurulu güçte bir nükleer santral projesi gündeme getirildi. Ancak yap-işlet-devret modelinin öne sürülmesi, nükleer ile yolları bir kez daha ayırdı. 1987 Çernobil kazasının ardından 1988'de TAEK'in Nükleer Enerji Dairesi kapatıldı. 1992 yılında TEK dünyadaki belli başlı nükleer santral imalatçısı firmalara bir mektup yazarak, 2002 yılında devreye girecek şekilde, 1000 MW gücünde bir veya iki üniteli nükleer santralin Türkiye'de anahtar teslimi veya yap-işlet-devret olarak kurulması için teknik ve mali konularda bilgi istenildi. Ocak 1993 tarihinde, Akkuyu Nükleer Santrali Projesi Resmi Gazete'de yayımlanarak tekrar yatırım programına alındı. 1994 yılında danışmanlık ihalesi açıldı ve Güney Kore kazandı. Akkuyu Nükleer Santralı için 17 Aralık 1996 yılında uluslararası ihaleye çıkıldı. 1998'de nükleer santral ihalesi tekrar açıldı. ABD-Japonya ortaklı Westinghouse-Missubishi konsorsiyumu, Kanada'nın AECL (Candu) ve Almanya-Fransa ortaklı NPI firmaları ihaleye teklif verdi. 25 Temmuz 2000 tarihinde dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, nükleer enerji planlarından çok pahalı olduğu için vazgeçildiğini açıkladı ve Bakanlar Kurulu kararıyla ihale ertelendi. http://www.cnnturk.com/2010/ekonomi/genel/05/12/rusya.ile.nukleer.anlasma.imzalandi/575934.0/index.html |
http://www.nucleartourist.com/basics/why.htm Nukleer santral iyi yapıldığı takdirde çevre dostudur. Hidroelektrik santraller çevredeki balıklara ve deniz hayatına zararlıdır, ve çoğu zaman feasible değildir uzun vadede. Bari atacaksan sağlam at |
|
http://www.youtube.com/watch?v=bSRC1_OZPIg birçok enerji birimini kullanmak varken, tüm dünyanın içine işte bu şekilde ediyoruz. İsmi yazılan arkaşlar ya yaş olarak çok küçük, ya da bu konunun hassasiyetini gerçekten bilmiyor. Valla ne diyelim olursa da %100 türk malı olmayacağı için sermayesinden biz bile yararlanamıyacağız. Gene sadece pisliğini biz yaşarız. Güzelim doğayı sizin gibi zihniyetler çürütüyor. Yediğiniz şeylerin kaçı organik besindir? Masanızdaki tavuğun kaç günde yetiştiğini gibi konularla da ilgilenmiyorsunuzdur... Sadece yaşıyorsunuz. Size yaşam veren dünya bile umrunuzda değil... Keyfini sürün ;) Edit: Unutmadan bizde ülke olarak deprem riski yoğun olan bir bölümdeyiz. Aşağıdaki habere bi göz atın... http://www.haber365.com/Haber/Korkulan_Oldu_Nukleer_Sizinti_Basladi/ |
|
İmza Örnekleri : 100 x 100 < Resime gitmek için tıklayın > [center][image]http://www.clipart.clipartist.net/wikimedia.commons/PD-Ineligible/N/U/Nuclear_symbol_s.png[/image] < Resime gitmek için tıklayın > [center][image]https://store.donanimhaber.com/86/fb/94/86fb94a76c1413201ae212ee16d090d0.png[/image] < Resime gitmek için tıklayın > [center][image]https://store.donanimhaber.com/ff/47/71/ff4771c68bc1481c17e3691f25465181.jpg[/image] |
|
Çernobil faciasını detaylı olarak bilmiyoruz harhalde, o faciadan sonra bu olay tekrar yaşanmaz demişlerdi, fakat hiç birşey önceden öngöremezsiniz. Ben direk desteklemiyorum demiyorum fakat direk desteklemeninde doğru olmadığını düşünüyorum kararı vermek için acele etmeye gerek yoktur. Çernobil patlamasında ana kaynakta patlamamıştı fakat patlamasına ramak kalmıştı , eğer ana kaynak patlasaydı şuan avrupa yaşanmaz bir yer olacaktı ve bunun bedeli 380 milyar dolardır ve birçok ölüm. Elektrik ucuz olacaktı ne oldu? Örneğin bu enerjiye sarılmadan önce güneş enerjisinden rüzgar enerjisinden sonuna kadar yararlanmamız gerekiyor. İtalyan devi ENEL firması Türkiyede green enerji üretecek. Bu arada japonyada bu yaşanıyorsa Türkiyede de olabilir ve yaşanan başka olayları eminim gizli tutuyorlardır. http://www.haberturk.com/dunya/haber/609930-japonyada-nukleer-korku |
|
Nükleer enerji bencede yapılmalı teknolojiye ayak uydurulmalı o yapılmasını istemeyenler ülkenin geri kalmasını isteyenlerdir.Ama bunun yanında rüzgar ve özellikle güneş enerjisi de kullanılmalı sadece Günısı da kullanmamalıyız http://www.trt.net.tr/haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=869b2718-c828-4e1a-9a74-3bbd26967c54 Patlarsada metro 2033 gibi takılırız |
Konu imkan bulundukça güncellenecektir. Nükleer enerji hakkında elinde yararlı döküman ve dosya olan arkadaşlar konunun güncel kalmasına yardım ederse sevinirim.
Konunun selameti açısından lütfen seviyeli tartışmalar yapalım, hakaretin kimseye birşey kazandırmadığını unutmayalım.
Herhangibir siyasi görüş,parti savunması yapmamaya özen gösterelim. Unutmayın ki sadece bilimsel kanıtları olmayanlar konuyu başka yerlere çekme amacı taşır.
Hakaret içeren mesajlar destekçi olsun veya olmasın şikayet edilecektir.
Bölüm1: Türkiye'nin Enerji Bilgileri
Türkiye’de toplam enerji tüketiminin %50’si net dış alımlarla karşılanmaktadır. Bu yüzdenin büyük bir payını da petrol oluşturmaktadır. Doğal gazında dış alımdaki payı yükselen bir eğilim göstermektedir. Türkiye’de petrol, doğalgaz, linyit, asfaltit, taş kömürü, hidrolik, jeotermal, odun, hayvan ve bitki artıkları ile ikincil enerji kaynakları üretilip tüketilmektedir.
1970-1990 dönemi süresince kaynak rezervlerimizi dünya rezervleri içersinde kıyasladığımızda; kömür kaynaklarımızın payının yaklaşık %0,6 , jeotermal potansiyelimizin payının %0,8 , hidrolik potansiyelimizin payının %1 ve uranyum rezervlerimizin payının %0,1 civarında olduğu belirlenmiştir. Petrol ve doğalgaz rezervlerimiz ise kıyaslanamayacak kadar azdır.
Dünya enerji ihtiyacı bugüne göre 2020'de yüzde 40, 2030'da ise yüzde 60 daha fazla olacak. 2020'de Türkiye'nin birincil enerji ihtiyacı bugüne göre yüzde 160 artacak. Dünya enerji ihtiyacı büyümesine göre dört kat artış anlamına gelen bu talebin karşılanması için enerji kaynaklarının mutlaka çeşitlendirilmesi lazım. Elektrik tüketimi günümüz rakamlarının 2,5 katına ulaşacak. Bu yüzden hangi kaynaklardan nasıl üretileceği tartışılmalı.
İşte bu noktada nükleer enerji ön plana çıkıyor. Zira, nükleer santrallerden elektrik üretiminin kaynak çeşitlendirilerek artırılması, sistem güvenliği, ithalat bağımlılığı ve teknoloji açısından oldukça önemli. Türkiye'nin yıllara göre elektrik talebi artışı 2020 için 400 ila 430 milyar kilowatt/saat (kWh) olarak rakamlara yansıyacağı tahmin ediliyor.
Bölüm2: Türkiyede Nükleer Enerji, Nükleer Enerji Yatırımları ve Yatırım Planları
Türkiye’de 1956 yılında “Atom Enerjisi Komisyonu Genel Sekreterliği” kurulmuş, 1982 yılında yeniden yapılanarak “Türkiye Atom Enerjisi Kurumu”na dönüştürülmüştür. Görevi, nükleer teknolojinin, barışçıl amaçlar için, sağlıklı bir biçimde kullanılmasına ve transfer edilmesine yönelik araştırma, geliştirme ve işbirliği faaliyetlerini yürütmektir. Dikkat edilirse, Türkiye Atom Enerjisi Genel Sekreterliği, ilk ticari nükleer güç santralinin işletmeye açılmasından (1957) bir sene önce (1956) kurulmuştur.
Bu her türlü takdirin üzerinde bir davranıştır. Türkiye’de nükleer santrallerin kurulması kararı ilk kez 1968 yılında III. Beş Yıllık Kalkınma Planında yer almıştır. IV. Beş Yıllık Kalkınma Planında ise, Mersin-Gülnar’da Akkuyu yöresinde kurulması planlanan nükleer santralin inşasına başlanması öngörülmüş ve 1977 yılında ihale açılmış,
ancak sonuca gidilememiştir.
1982 yılında Ulusu Hükümeti, Akkuyu’da iki ve Sinop’ta bir olmak üzere üç nükleer santrali, 1990 yılında hizmete girmek üzere ihaleye çıkarmışsa da amaca ulaşılamamıştır. Nihayet 1 Mart 2000’de Bakanlar Kurulu nükleer santral ihalesine karar vermiş, fakat 8 Nisan 2000’de gene süresiz ertelemeye gidilmiştir. Yani, tüm ihaleler Türkiye için büyük bir hüsranla sonuçlanmış, 100 milyon dolardan fazla para sarf edilmiş, aradan 23 yıl geçtikten sonra tekrar aynı noktaya gelinmiştir.
1970 yılında Güney Kore ile Türkiye’nin nükleer alandaki potansiyeli aynıydı. Türkiye 2001 yılında bir tane bile nükleer santral
kuramamışken Güney Kore’de 14 nükleer santral işlemekte, toplam elektrik üretiminin % 41,4’ünü nükleer santrallerden sağlamakta, 3 santralin de inşası devam etmektedir. Bu santrallerden sadece ikisini başkaları, geri kalanını Güney Kore yapmıştır. Bugün Güney Kore dışarıya nükleer güç santralı pazarlayacak duruma gelmiştir.
24 Haziran 2000’de İngiltere’de yayımlanan The Economist dergisi dünyanın teknolojik haritasını çıkarmış, teknolojiyi icat edenler, teknolojiyi kullananlar ve diğerleri şeklinde dünya ülkelerini sınıflandırmış, Güney Kore’yi teknolojiyi icat edenler sınıfına alırken, Türkiye’yi, üçüncü sınıfa, yani teknolojiyi ne icat edebilen ve ne de kullanabilen ülkeler safına dahil etmiştir.
Bölüm3: Nükleer Enerji Nedir ?
Nükleer enerji, atomun çekirdeğinden elde edilen bir enerji türüdür. Kütlenin enerjiye dönüşümünü ifade eden, Albert Einstein'a ait olan E=mc² formülü ile ilişkilidir.
Bununla beraber, kütle-enerji denklemi, tepkimenin nasıl oluştuğunu açıklamaz, bunu daha doğru olarak nükleer kuvvetler yapar. Nükleer enerjiyi zorlanmış olarak ortaya çıkarmak ve diğer enerji tiplerine dönüştürmek için nükleer reaktörler kullanılır.
Nükleer enerji, üç nükleer reaksiyondan biri ile oluşur:
Füzyon: Atomik parçacıkların birleşme reaksiyonu.
Fisyon: Atom çekirdeğinin zorlanmış olarak parçalanması.
Yarılanma: Çekirdeğin parçalanarak daha kararlı hale geçmesi. Doğal (yavaş) fisyon (çekirdek parçalanması) olarak da tanımlanabilir.
Bölüm4: Basitçe Nükleer Enerjiden Elektirik Üretimi
Nükleer santral, bir veya daha fazla sayıda nükleer reaktörün yakıt olarak radyoaktif maddeleri kullanarak elektrik enerjisinin üretildiği tesistir. Radyoaktif maddeler kullanılmasından dolayı diğer santrallerden farklı ve daha sıkı güvenlik önlemlerini, teknolojileri içerisinde barındırır.
Reaktörün kalbinde, elde edilen ısıl enerji suya aktarılır, su almış olduğu bu enerji sebebiyle faz değiştirir ve kızgın buhar haline dönüşür. Elde edilen bu buhar daha sonra elektrik jeneratörüne bağlı olan buhar türbinine verilir. Su buharı, türbin mili üzerinde bulunan türbin kanatları üzerinden geçerken daha önceden almış olduğu ısıl enerjiyi kullanarak, türbin milini döndürür. Bu mekanik dönme hareketi sonucunda alternatörlerde elektrik elde edilir. Jeneratörde oluşan elektrik ise iletim hatları denilen iletken teller ile kullanılacağı yere gönderilir. Türbinden çıkan, ısıl enerjisi yani sahip olduğu basınç ve sıcaklığı düşmüş olan buhar, tekrar kullanılmak üzere yoğuşturucuda yoğuşturulup su haline dönüştürüldükten sonra, tekrar reaktörün kalbine gönderilir. Yoğuşturucu da su buharının faz değişimini yapabilmek için çevrede bulunan deniz, göl gibi su kaynaklarını soğutucu olarak kullanır.
Bölüm5: Dünya'da Nükleer Enerji
Dünya Nükleer Santral Borsası: Ocak 2012 verileri
Çalışan: 434
İnşâ: 61
Planlanan: 156
Önerilen: 343
< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >
Çalışan reaktörü olan ve yeni reaktörler inşa etmeyi planlayan ülkeler
Reaktör inşa eden ülkeler
Reaktörler inşa etmeyi planlayan ülkeler
Çalışan reaktörü olan ve durumu değişmeyen ülkeler
Çalışan reaktörü olan ama aşamalı olarak kapatacak ülkeler
Sivil nükleer enejinin yasal olmadığı ülkeler
Reaktörü olmayan ülkeler
Bölüm6: Akkuyu'ya Kurulması Planlanan Rus Basınçlı Su Reaktörleri [VVER] Hakkında Bilgiler
VVER'ler Sovyetler Birliği tarafından geliştirilen ve kullanılan basınçlı su reaktörleridir. Günümüzde de Rusya Federasyonu tarafından geliştirilmeye ve kullanılmaya devam edilmektedir. VVER Rusça olan “Voda-Vodyanoi Energetichesky Reaktor” ifadesinin kısaltmasıdır. Tercümesi su ile soğutulan ve su ile yavaşlatılan enerji reaktörüdür. Bugün dünyada toplam 53 adet VVER türü reaktör bulunmaktadır. Bunlardan 26 tanesi Rusya Federasyonu ve Ukrayna'da bulunmaktadır. VVER'ler bugüne kadar 3nesil olarak inşa edilmiştir, 4. nesillerin inşasına devam edilmektedir.Aşağıda basitleştirilmiş bir VVER reaktörü gösterilmektedir. Bu şekilden de görülebileceği gibi, VVER tasarımı PWR tasarımına çok benzemektedir.VVER’ler, reaktör basınç kabı, ana soğutucu suyu pompaları, buhar üreteçleri, basınçlandırıcı ve ilgili boru sistemlerinden oluşmaktadır.
Bölüm7: Akkuyu'ya Kurulması Planlanan 4.Nesi VVER'ler
VVER-1000 tasarımı son yıllarda Avrupa ülkeleri ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın kod ve standartlarına uyumlu olacak şekilde daha da geliştirilerek VVER-1200 tasarımı ortaya çıkarılmış ve nükleer teknolojiye yeni girecek ülkelere pazarlanmak üzere geliştirilmiştir.
VVER-1200 tasarımı daha geniş kalp çapı, daha uzun kalp kabı, 60 yıllık santral ömrü, %90’lik yıllık yük faktörü ve daha yüksek termal verime sahip olacak şekilde geliştirilmiştir. Güvenlik sistemi herhangi bir kaza durumunda, güveni kapatma ve soğutmayı 24 saat içinde sağlayacak şekilde tasarlanmıştır.
VVER-1200 tasarımına tasarıma ileri nesil nükleer santralarda önemle dikkate alınan ciddi kazalara yönelik tedbirler de eklenmiştir. Buna göre, VVER-1200’lerde ünitelerin termal çıkış gücü 3200 MW, elektrik çıkış gücü 1160 MW'a, net ünite verimi % 33.7'ye, buhar üreteci çıkışındaki ikinci döngü basıncı da 7 MPa'a yükseltilmiştir. VVER-1200'lerde çift katlı koruma kabuğu kullanılmış, santralın sismik kararlılığı arttırılmış ve tasarım-ötesi kazalar için yeni özellikler eklenmiştir. Şebeke kaybı, besleme suyu kaybı, birinci döngü üzerinde oluşacak küçük kırıklar, vs. nedeniyle kor erimesini önlemek için santral tasarımında pasif ısı uzaklaştırma sistemi de kullanılmıştır. VVER-1200 üniteler, özellikle zayıf elektrik şebekelerinin söz konusu olduğu bölgelerde, 72 saat boyunca şebeke elektriğine ihtiyaç duymadan çalışabilecek şekilde tasarlanmıştır. Santral ayrıca dış etkiler arasında bulunan depreme, uçak çarpmasına, şiddetli rüzgâra, patlama sonucunda oluşmuş şok dalgalarına ve kötü hava şartları sonucunda oluşmuş kar ve buz yüküne karşı da daha dayanıklı olacak şekilde tasarımlamıştır.
VVER-1200 tasarımının ilk örneklerinin Rusya Federasyonu’nda, Novovoronezh II Nükleer Santralında Haziran 2008’de ve Leningrad II Nükleer Santralında Ekim 2008’de inşa edilmeye başlanmıştır.. Ayrıca Rusya Federasyonu ile Türkiye arasında imzalanan uluslararası anlaşma uyarınca, Akkuyu sahası 4 adet VVER1200 inşa edilmek üzere Rusya'ya tahsis edilmiştir.
Bölüm7: Akkuyu'ya Kurulması Planlanan Santralin Kopyası; Kalininskaya
Akkuyu'ya kurulacak nükleer santralin kopyası. Kalininskaya nükleer santrali. Akkuyu daki santral ile hemen hemen aynı özellikleri taşıyor. Tek farkı kalininskaya nükleer santralindeki ünitelerin 1000mW, Akkuyu'ya kurulacak santralin ünitelerinin 1200mW olması. Santralin 3. ve 4. üniteleri Türkiye'deki santral ile aynı olacak. 3. Ünite 2004 te açıldı. 4.ünitenin inşaatı hala devam ediyor.
Teknik Bilgileri
Reaktör yaklaşık 400 ton ağırlığında ve üçte ikisi yerin altında. Yakıt reaktöre yüklendikten sonra üzerindeki çelik kapak sızıntıya meydan vermeyecek biçimde 54 adet 2m boyunda 17cm çapında ve 300 kg ağırlığında dev civatalarla sıkıca kapatılıyor. Nükleer reaksiyonun meydana geldiği dev çelik kap ayrıca 30m çapında ve 40m yükseklikte, duvarları 110cm kalınlığında betonarme yapının içine hapsediliyor. Devasa yapının kubbe biçimindeki çatısı da son derece ilginç yapıya sahip. 40cm kalınlığında yüzlerce çelik halat gerilerek üzerlerine duvarlarında olduğu gibi kalın katman betonla örtülüyor. Reaktörü çevreleyen beton yapıda sadece iki kapı bırakılıyor. Yaklaşık 28 bin metre küp hacme sahip bu mekan tamamlandıktan sonra basınç testinden geçiyor. Bu amaçla beton yapının içerisine hava pompalanıyor. Günlerce devam eden vaha pompalama işlemi sonunda basınç 5 atmosfere çıkıyor. Bu test başarıyla geçildikten sonra reaktör işletime açılabiliyor.
Reaktörlerde yakıt olarak Uranyum 235 kullanılır. Uranyum madenden çıkarıldığı gibi santrale gitmez. Uranyum 235 izotopu elde etmek için özel tesislerde işlemden geçtikten sonra santrale ulaşır. Genelde 15mm uzunluğunda 7mm çapında 5gr lık tebletler şeklindedir.
Reaksiyona girmemiş yakıt hiçbir radrasyon yaymaz. Reaktör çıkışında tehlikeli hale gelir. Bir kg nükleer yakıttan elde edilen enerjiyi elde edebilmek için 100 vagon kömür ya da 67 vagon petrole ihtiyaç vardır.
Uçak Çarpması ve 9 Şiddetindeki Depreme Dayanıklı
Türkiye'de yapımına başlanacak Akkuyu nükleer santrali gibi Kalininskaya santralide uçak çarpması ya da 9 şiddetindeki depreme karşı dayanıklı olacak şekilde inşa edildi.
VVER reaktör tipi dört farklı güvenlik bariyeri ile donatılmış. En içteki bölüm reaktörün kendisi. Ardından reaktörün betonarme dış kabı geliyor. Üçüncü bölüm güvenli su sistemi. Reaktörün içinde dolaşan suyun dış dünya ile hiçbir teması yok. Ancak daha sonraki soğutma devresi tabiat ile temas halinde. Santralde bir arıza durumunda radyasyon'un dışarı çıkabilmesi için üç soğutma devresini geçmesi gerek. Son ve dördüncü bölüm ise reaktörün ciddi arızalanma durumunu kapsıyor. Nükleer yakıt reaktörde susuz kalarak erimeye başlasa dahi reaktörün dibine yarleştirilen bir ızgara bu yakıtı yakalıyor. Güvenlik ızgarası ayrı bir sistemle soğutulduğu için hiçbir koşulda patlama meydana gelmemesi sağlanıyor.
Yılda 22 milyar Kw/s enerji üreten bu santralin Kw başı maliyeti 1.22 ruble.Ayrıca santralde 3500 personel görev yapıyor.
< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >
Bölüm8: Enerji Türleri Karşılaştırma Tablosu
Son güncelleme: Sayfa 46
Konuyu daha fazla kişiye ulaştırmak için lütfen imzalarımızı kullanalım.
< Resime gitmek için tıklayın >
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Volkanbaba -- 31 Temmuz 2014; 3:52:56 >