Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir
18
Cevap
889
Tıklama
3
Öne Çıkarma
Daron Acemoğlu uyardı: Yapay zekâ iki sınıfa bölünmüş bir dünya yaratabilir
L
6 gün (3382 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

Daron Acemoğlu uyardı: Yapay zekâ iki sınıfa bölünmüş bir dünya yaratabilir
2024 yılında Nobel Ekonomi Ödülü'nü kazanan MIT profesörü Daron Acemoğlu, yapay zekânın ekonomik ve toplumsal düzen üzerindeki etkileri hakkında sık sık uyarılarda bulunuyor. Daha önce bu konuda yaptığı açıklamalarla dünya basınında da gündeme gelen Acemoğlu, geçtiğimiz günlerde verdiği bir röportajda yine dikkat çekici uyarılarda bulundu.



Yapay Zekâyı Durdurmak Yerine, Gelişimine Doğru Yön Vermek Gerekiyor



Oksijen TV'ye konuk olan Acemoğlu, son günlerde daha sık dile getirilmeye başlanan "yapay zekânın gelişimi durduralım" çağrılarına değindi. ABD'de Bernie Sanders gibi siyasiler tarafından ortaya atılan bu önlemi pek gerçekçi bir çözüm olarak görmeyen, aynı zamanda çok üretken bir yaklaşım da olmadığını düşünen Acemoğlu, bunun yerine yapay zekânın gelişimine doğru yön vermek gerektiğini savunuyor.



Şu anda yapay zekâ büyük ölçüde otomasyon yolunda ilerliyor. Bir yandan kendi başına belli görevleri yerine getirebilen AI ajanları, diğer yandan üretim aşamasına dâhil olmaya başlayan insansı robotlar derken, iş gücünde otomasyon giderek artıyor. Bu noktada Bernie Sanders gibi siyasetçiler, teknoloji şirketlerinin işçilere pay vermesi gibi çözümleri de masaya getiriyor ama Acemoğlu bunun da gerçekçi bir yaklaşım olmadığını savunuyor. "Yapay zekâ otomosyan yönünde giderse işçilere pay vermeyi bırak, işçileri iyice elimine etmeye başlayacak." diyen ekonomi profesörü, yapay zekâyı otomasyon odaklı geliştirmek yerine işçilerin üretkenliğini artıracak şekilde geliştirmeyi öneriyor.



"Eşitsizlik bu seviyeye geldiği zaman toplum yıkılır."



Acemoğlu'nun açıklamalarına bakınca, işçilerin üretkenliğini artırıp, onlara yeni yetenekler kazandıracak bir yaklaşım benimsemenin, şirketler için de en doğru yol olabileceği görülüyor. Çünkü otomasyon yüzünden işçilerin gözden çıkarıldığı bir senaryo, günün sonunda onlar için de yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Acemoğlu, "Eşitsizlik bu seviyeye geldiği zaman toplum yıkılır." diyerek bu yaklaşımın sürdürülebilirliğini sorguluyor.





Yapay zekânın en büyük tehlikesini ne olarak gördüğü sorulan Acemoğlu, yapay zekâ yüzünden ortaya çıkabilecek eşitsizliğin iki sınıflı bir toplum yaratmasını en büyük risk olarak gördüğünü söyledi: "Yapay zekânın halkın kontrolü dışında gelişip toplumu daha da eşitsiz bir hâle getirmesi, teknolojiyi kontrol eden birkaç şirketin gücünü artırıp işçi kesimini tamamen ekarte etmesi ve bunun sonucunda iki sınıflı bir toplumu ortaya çıkması en büyük risler."



Ayrıca Bkz.Çin de yapay zekâ konusunda endişeli: Ekonomik ve toplumsal düzeni bozabilir



Acemoğlu'na göre bu iki gruptan biri teknolojiyi elinde tutanlar ve onlarla birlikte çalışanlar, ikincisi ise bunlar dışında kalan tüm gruplar olacak. ABD'de bunun ilk emarelerinin ortaya çıkmaya başladığını söyleyen Acemoğlu, farklı eğitim grupları ve gelir sınıfları arasında iletişimin giderek azaltığını belirterek, soyut bir korkudan değil, giderek somutlaşan bir riskten söz ettiğini vurguladı.




Kaynak:https://www.youtube.com/watch?v=U19g4h3NI04

DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.

Üye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.

Üye Ol Şimdi Değil

 Haberi Portalda Gör

D
6 gün (4884 mesaj)
Yarbay

Daron hocanın görüşlerine bir şey eklemem edepsizlik olur, ben de o sebeple bir film tavsiyesinde bulunayım. Sözlerinin ete kemiğe bürünmüş halini içeren bir bilimkurgu filmi olan Elysium'u izlemeyenler izlesin derim.




B
6 gün (16351 mesaj)
Yüzbaşı

Önce bir Sağlam maç versinde para basak.



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >

S
5 gün (17485 mesaj)
Yarbay

Tamam, bunları az çok herkes biliyor söylüyor da, gelişime doğru yön vermek, insanlara yetenekler kazandırmak vs. işin zor kısmının nasıl yapılacağını kimse bilmiyor.



M
5 gün (7253 mesaj)
Yarbay

Onu insanlar çoktan yaptılar ezen ve ezilenler olarak.




S
5 gün (5478 mesaj)
Binbaşı

En çok vergiyi ben veriyorum benim vergimle çalışan bu memurlar yan gelip yatıyor diyip siyasete giren ve doge diye verimli çalışmayan memurları işten kovma bakanlığı kuran Elon Musk’ın yapay zekâdan dolayı işsiz kalacaksınız ama hepinize gelir vereceğiz yalanına sonunda bir insan evladı karşı çıktı.

1. Yapay zeka işinizi elinizden almayacak.
2. Çalışmayan adama para veren hükümeti ilk Elon Musk devirir.



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.
İ
5 gün (2779 mesaj)
Yarbay

Godomanlar elitler yapay zeka destekli robotlarla hizmetçilere çalışanlara ihtiyaç duymadığı gün kendi ülkelerini kendi kurallarını koyarlar.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi İntelBaba -- 21 Eylül 2026; 21:29:37 >

İ
5 gün (201 mesaj)
Yüzbaşı

400 milyon nüfuslu Amerika ülkesine bu kadar memur fazla demesi popülist siyaset saçmalığının ete kemiğe bürünmüş hali.

Bazı noktalarda memur fazladır bazı noktalarda eksiktir dengeler plan programlı yaparsın olur biter.



< Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >


_____________________________

Eski kullanıcı adı: idris_gk



Bu mesajda bahsedilenler: @Stoa
N
5 gün (13116 mesaj)
General

quote:

Şu anda yapay zekâ büyük ölçüde otomasyon yolunda ilerliyor. Bir yandan kendi başına belli görevleri yerine getirebilen AI ajanları, diğer yandan üretim aşamasına dâhil olmaya başlayan insansı robotlar derken, iş gücünde otomasyon giderek artıyor. Bu noktada Bernie Sanders gibi siyasetçiler, teknoloji şirketlerinin işçilere pay vermesi gibi çözümleri de masaya getiriyor ama Acemoğlu bunun da gerçekçi bir yaklaşım olmadığını savunuyor. "Yapay zekâ otomosyan yönünde giderse işçilere pay vermeyi bırak, işçileri iyice elimine etmeye başlayacak." diyen ekonomi profesörü, yapay zekâyı otomasyon odaklı geliştirmek yerine işçilerin üretkenliğini artıracak şekilde geliştirmeyi öneriyor.

Açıkça söylemek gerekirse hangisi daha ekonomikse ona odaklanılacaktır. Açıkçası tam yapay zeka otomasyonunun - birçok sahada mucizeler ve kolaylıklar sağlasa da - ekonomisine ve sürdürülebilirliğine de işin matematiğine ve maliyetine bakınca o kadar inanmıyorum. Yapay zekanın yanında hep insan durmak zorunda gibi görünüyor ve etik olarak da durması gerekir. Bunu kendi "3D's" formülümde normatif bir tutum olarak iade etmiştim:

quote:

(3D's yani no discrimination, no duplication, no decoupling, Türkçesiyle ayrımcılığa hayır, kopyalamaya hayır, ayrışmaya hayır):


quote:

"No discrimination" prensibi ile yapay zekanın insanları - yapay zekadan ayrıştırmak için - kullanılamayacağı anlatılabilir. Bu ilkeye göre insanlar yapay zeka ile işlerinden uzaklaştırılamazlar; çalışma veya istihdam haklarından yapay zeka lehinde yoksun bırakılamazlar. Referans olarak dünya ekonomisinin motoru ve küresel inovasyon merkezi Çin zaten buna yönelik ilk adımları atmıştır. Çinli mahkeme emsal şekilde yapay zeka nedeniyle işinden çıkarılanı haklı bulmuştur.


quote:

"No duplication" prensibi ile yapay zeka ile maliyetleri çok ama çok arttırabilecek biçimde insanın sentetik zekasının "yapay genel zeka" çerçevesinde birebir taklit edilmemesi ve yapay zeka imitasyon oyununun insanın yerini almaması anlatılabilir. Bu bahsettiğim no discrimination yani ayrıştırmama maddesinin başka bir yüzü gibi görülebilir. Kısaca yapay zeka insanın yerini insanı ve insanın özgün ve yaratıcı bilişsel becerilerini taklit ederek alamaz; almamalı. Nihai karar verici güç insan olmalı.


quote:

"No decoupling" prensibi ile insan - yapay zeka füzyonu iş ve değer modellerinin bozulamayacağı, insan ile yapay zekanın yukarıdaki diğer iki madde aleyhinde birbirlerinden koparılamayacağı anlatılabilir. Buna göre insan da, yapay zeka da kendilerine has üstünlükler ve özellikler taşımaktadır. Bu özellikler organik, adeta simbiyotik ve sinerjik bir ilişki içerisinde bir arada varolabilirler. Birbirlerinin kabiliyet ve güçlerini katlayabilirler. Buna göre birisini etkisiz kılmak diğerini zayıflatacaktır. İnsanı ve yapay zekayı beraber sinerjik kullanabilenler yalnızca birine sırtını yaslamış olanlar karşısında rekabetçi avantaja sahip olacaklardır.


https://forum.donanimhaber.com/mesaj/yonlen/163858596
Görülebileceği üzere Acemoğlu ile görüşlerim örtüşmekte.

Ama benim yaklaşımım Acemoğlu'nunki gibi yapay zekayı işçilerin üretkenliğini arttırıcı bir yardımcı teknoloji konumuna indirgemekten ziyade daha çok yapay zeka ve insan arasında "sentetik-organik birlik" öneriyor. Bunu bir açıdan "cyborg olmak" gibi farz edebiliriz ya da ekonomist diliyle liberal piyasa ekonomsi kuramının kalbinde yatan "homo economicus" yerine yapay zekalı ekonomide "homo ai-cus" olmak gibi (berbat bir Latince İngilizce karma kelime türetme oldu ama ne dediğimi anlamışsınızdır). :)

Bu arada yapay zeka konusunda bana Çinliler çok daha doğru yolda gibi geliyorlar çünkü finansallaşmış yapay zeka kadar açık kaynak ve endüstriyel uygulamalı yapay zekayı ve en önemlisi de yapay araştırmalarını ve bilim üretimini (uzman yetiştirme, patent, makale vb) öne çıkarıyorlar. Bilim her şeydir. Bir şeyin bilimiyle en sağlam pratik zemin oluşur/şekillenir.



N
5 gün (13116 mesaj)
General

Bir tık - birkaç ay kadar - eski ama yapay zeka ekosistem gelişiminin ABD/Çin arasındaki kırılımını güzel özetliyor:


< Resime gitmek için tıklayın >


Yatırımcıların riskleri dağıtmak ve karşılıklı üstünlükler ile uzmanlaşmaları değerlendirmek için için iki tarafa da yöneldiği daha güncel yapay zeka sektör görünümüne kısaca bu haberden bakabilirsiniz:

As Trump and Xi meet, investors play both sides of AI divide | Reuters



H
5 gün (16218 mesaj)
Yarbay

Bence zeka bilincsiz olmaz. Zeka ile bilinc bütündür. Birbirinin parçsıdır. Bazıları bilinc farklı bu sadece farkında olmaktır diyebilir ama ben kesinlikle katılmıyorum. Farkında olmak düşünmeyi ve düşünmek de sorunları incelemeyi analiz etmeyi ve cözmeyi sağlar. Yani farkında oldugun zman o düşünceler dallanıp budaklanır ve cok daha efektif bir şekilde düşünmeye başlarsın. Yani bilinc ve farkında olmanın zeka üzerinde böyle bir etkisi var düşünceyi yani problem cözmeyi efektif bir şekilde yayıyor, yükseltiyor ve cözüme giden yola götürüyor.. zekanın motoru olarak calısıyor

öbür türlü progranlanmış otomatik bir görevi yapacaksın

Farkında olmadan otomatik görev yapmak zeka sayılmaz. Otomatik görevdir. Bilinc yoksa zeka da yok

Bir bilgisayar programı seklinde calısan ve bir sonraki kelimeyi tahmin eden zombi bottan zeka diye bahsedilmesini kabul etmiyorum, büyük tech firmalarının pzarlama sacmalıklarını ciddiye almayın yorum bile yapmayın


Ne kdar cok sacmalarlarsa, sacma haberler o kdar cok paylaşılıyor ve o kdar cok reklam yapmış oluyorlar. Isinizi görüyorsa kullanın ama yemeyin





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Headlong Into Carnage -- 22 Eylül 2026; 16:57:44 >
Bu mesaja 1 cevap geldi.
K
4 gün (52272 mesaj)
Yarbay

Herkesin bildiği basma kalıp mevzuları sakız gibi tekrardan çiğnemiş. Somut bir şeyler anlatmamış aktaramamış. AI sebebiyle işini kaybedecek atıyorum 100 kişi işini kaybetmesin diye onları nasıl verimli hale getirmeyi planlıyorsun mesela? Mucizevi bir şekilde getirdin diyelim üretim hızlarını katlayıp durdun, sonra? Piyasayı aşırı arza boğdun, peki talep böyle artacak mı? Peki diğer şirketler, rakip işletmeler firmalar da aynı şeyi yaparsa ne olacak? Arz fazlası olacak, fiyatlar belki çok düşecek ve belki de birileri batacak. Mesele sadece verim değil, ekonomi bir zincir, senin üretim hızına tüketici yetişemeyebilir. Bu işçi çıkarmadan ai ve çalışanlar el ele mevzusuna gelirsek ai kontrolü sağlanıp piyasaya sürülen ürünler talep fazlası olacağı için fiyatlar düşecektir. Neticede ai insanların tükettiği veya tüketmek zorunda oldukları şeyleri tüketmiyor ama insanlar için üretiyor. Yani çalışanları eğitelim, nitelikli elemanlar olurlarsa kimse işten atılmazsa bu aşırı verimlilik yine bir yerde patlayacaktır. Her firma ya da işletme bu yolu denerse piyasa diye bir şey kalmaz. Kısacası o eğitim, nitelik vs edebiyat olmuş.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Kartal Göz -- 23 Eylül 2026; 10:56:29 >

< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.
N
4 gün (13116 mesaj)
General

Her yorumcu bir yere kadar teori seviyesinde kalmaya mahkumdur ve hakim aktörler ve yapısal süreçler kendi bildiğini okuyacaktır; kendi dinamiklerini takip edeceklerdir. Bu açıdan Acemoğlu'nun üzerine somut bir şey söylemediği için fazla gitmemeli. Politik ekonomist olarak kuş bakışı şekilde yorumlar yapıyor ama iş pratiğe gelince genelde çok karmaşık bir tablo mevcut.

Acemoğlu her ne kadar yeni bir yapay zeka egemen sınıfının konsolidasyonunu kastetse de dünya zaten hiyerarşik ve sokaktaki sıradan işçi-çalışan insanın değil, daha çok politik-ekonomik elitlerin borusu ötüyor. Yani dünyada yalnızca iki sınıf var demek aşırı basitleştirici olsa da zaten gezegende her yerde değişen seviyelerde ve tiplerde derin bir sınıfsal ayrışma var. Hani yapay zeka sınıfsallaşmasına zaten varolan sınıf ayrımına ilave veya revizyon/dönüşüm olur. Öbürlerini çözme konusunda fazla başarılı değilken yapay zekaya dair sınıf ayrımlarını rehabilite etmede en iyi performansı göstermemizi zaten şahsen beklemiyorum. Bu anlamda biraz karamsarım. Değişim her zaman ciddi politik irade ve güç ister ve karşısında hemen kendi çıkarlarını gözetme peşinde sınıfsal güçlerin yer yer şiddete başvuruya bile varabilen karşı koyuşunu bulur. Ama bu demek değil ki hiçbir şey yapmayalım veya tarih insanlığa fayda getiren sosyal adalet süreçleri üretmiyor.

Bir de bağlama vurgu yapmak önemli. İki tane yapay zeka ekosistem gelişimi mevcut (ABD ve Çin). Birbirine geçmiş halde kendi ittifak ve ortaklık ağları bulunan çok farklı politik-ekonomik kompleksler söz konusu. Bu çerçevede ABD'deki gelişimle Çin'deki gelişimin bir olması zaten çok zor. Varsayımda ABD'de politika yapımı lobi şeklinde etkileyip kontrol edecek yeni bir yapay zeka sermayedar eliti gelişir gelişmesine ama Çin'de komünist parti yönetici sınıfına entegre olmadan bu çok zor. Çin komünistleri kapsayıcı çadır tarzındaki siyasi-sosyal iktidar tekellerini partinin kontrolünde olmayan bir yapay zeka sınıfıyla asla paylaşmaz. Bilakis parti idaresi haddini aşanın başını ezmeye kalkabilir.

Dünyadaki yapay zeka ekosistemlerinden birisinin ABD gibi lobi odaklı bir liberal demokrasi platformu, diğerinin Çin gibi hibrit bir sosyalist rejim olması işleri çok ilginç kılmakta. İkisi de aynı basmakalıp yapay zeka sınıfını üretmeyecek. "Yapay zeka sınıfı" her ülkede o ülkenin dinamiklerine göre farklı rollerde veya güçte olacak her ne kadar o ülkeler Amerikan ve Çin yapay zeka hegemonyasını dikkate almak durumunda olsalar da.

Acemoğlu genelde liberalizm-Marksizm karışımı bir analiz çerçevesi kullanır ama bence yeterli değil. Coğrafi, ulusal nüanstan yoksun. Yapay zeka nedeniyle dünyanın iki sınıfa bölünebileceğini iddia ederken zaten çok önceden beri varolan sınıfsal ayrışmışlık olgusunu hakkıyla "acknowledge" etmiyor.

Çünkü normalde birçok Marksistin de katılacağı şekilde sorun daha kökte yatıyor ve tarihsel olabilir. Yapay zeka sınıf ayrımı genel sınıf ayrımı olgusunun sadece bir uzantısı veya devamı olabilir. Çözümleri de hakkında az bilgi sahibi olduğumuz veya henüz hiç olmadığımız ama farklı yerel bağlamlara uyarlanabilir ortak-benzer formüllere dayanıyor olabilir. Yapay zeka yapısaldı dersiniz, sanayi devrimi de yapısaldı, tarım devrimi de. Hepsi yeni egemen sınıflar üretti. Bunlar yer değiştirdiler. Sektörlere ayrıştılar. Alt sınıflara tavizler verdiler. Yer açmak zorunda kaldılar. "Tarih" zaten fizikteki Netwon'ın etki tepki yasasının bir sosyal izdüşümü gibi bu süreçleri Acemoğlu veya biz teorik olarak ne kadar sayıklasak da sayıklayalım üretmeye meyilli oluyor. Birbirini izleyen nesiller ve hatta sonunda dökülen kan pahasına olsa da oluyor.

Benim dileğim bu süreçlerin günümüzde artık barış içerisinde gerçekleşmesidir. Şiddete ve savaşa imkan tanınmamasıdır. Mümkün olduğunca yerel bağlama hapsedilmeleridir.



< Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >

< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @Kartal Göz
K
4 gün (52272 mesaj)
Yarbay

Yani bilemiyorum, bir kişi uzmansa bilir kişiyse profesör filansa bana göre ekranlara çıktığında daha elle tutulur, somut veya en kötü ihtimalle sıradan insanların düşünemediği, duymadığı, bilmediği şeyleri anlatmalı diye düşünüyorum. Yoksa Elysium izlemiş birinin zaten gördüğü şeyleri teorik olarak paylaşmasının bir getirisi yok. Kaldı ki Acemoğlu'nun uzmanlık alanı da değil konuştuğu şey. Gerçi bu adamın alanında da elle tutulur bir şeyi kamuoyuyla paylaştığını hatırlamıyorum. Daha önce de Nobel ödüllü diye sunulup ekonomi üzerine birtakım açıklamalar yapmıştı ama onlar da elle tutulur şeyler değildi ya da zaten biraz düşününce insanın varabileceği fikirlerdi. Büyüklerin "her şeyin fazlası zarar" demesi gibi bir şey bu. "Evet biliyoruz, tahmin ediyoruz yani ee başka, bu kadar mı?" dedirtecek açıklamalar. Bilinmeyen bir şey yok, somut bir çözüm de yok, öyleyse biz bu insanları neden dinleyelim.
Bu arada önceki mesajı atarken uyukluyordum. İmla hatalarım o kadar çokmuş ki mesajı yeniden düzenlemek zorunda kaldım.



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @Nat Alianovna
K
4 gün (52272 mesaj)
Yarbay

Güzel yorumlamışsın. Ama benzetmeye gelirsek bence zekayı motora, bilinci de yakıta benzetmek daha doğru olur gibi geliyor. Bilinç yani yakıt varsa motor yani zeka çalışır, yoksa dışardan bilinçli bir müdahale (yine dış yakıt) gerekir. Zeka kısmı burada bir mekanik sistem oluyor. Yapay zeka yapay bir sistem, kendi yakıtı yani bilinci yok dolayısıyla dediğin gibi bot, robot. Yapay zekayı yani (ro)botu harekete geçiren dışardaki insan müdahalesi yani dış yakıt, yani bilinç. Dediğin doğru ama o zaman da zekayı nasıl tanımladığına göre değişir. Bu çalışmamakta olan motoru zeka diye tanımlıyorlarsa ortada çok büyük bir sahtekarlık yok fakat çalışan bir zeka var kendi kendine kararlar verebiliyor derlerse sahtekarlık ortaya çıkar.
AI şirketlerinin yapay zeka sistemleri için nasıl çalıştıklarını tam olarak bilmediklerini imâ etmeleri için ne düşünüyorsun, o kısımda da sahtekârlık söz konusu mu yoksa gerçeklik payı var mı?





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Kartal Göz -- 23 Eylül 2026; 11:58:22 >

< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @Headlong Into Carnage
V
4 gün (20751 mesaj)
Yarbay

Tamamen yapay zeka ve robotların çalıştığı bir ekonomi modeli sürdürülebilir değil. Geliri olmayan insanlar ürün alamaz, ekonomi daralır.
Ürünleri alan olmazsa bu robotlar üretimi niye yapacak? Her ne kadar kısa vadede patronların gözünü parlatsa da uzun vadede
getireceği ekonomik sıkıntılar yüzünden fayda değil zarar sağlayacaktır. Robotlar ve yapay zeka insanların yeteneklerini güçlendirmek
için kullanılmalı, tersi zaten doğanın dengesine ters. Havadan evrensel gelir maaşı ödendiği bir sistemin çarkı ne kadar dönebilir?
O yüzden devletlerin regülasyon getirip insan işçi çalıştırma zorunluluğu koyması vs. mecburi olacaktır.



N
4 gün (13116 mesaj)
General

Problem yok; ben de uyuklarken çok imla hatası yaparım.

Acemoğlu biraz hafif kalabiliyor; farkındayım. Haklısın o konuda.

Biraz basit bir analiz çerçevesine sıkışma ve ondan büyük genellemelere varma problemi var.

Sosyal bilimler içerisinde karmaşayı anlaşılabilir şekilde basitleştirerek ele alabilme ve genellemelere varabilme yaklaşımı aslında Nobel almasının yegane sebeplerinden birisi. Tezi çok kompleks bir politik ekonomik fenomeni - dünyadaki refah ve sürdürülebilir kalkınmışlık farkını - siyasi ve ekonomik kurumlar ve bunların tarihsel biçimlenişi üzerinden açıklamakta, bunların bildiğimiz şekliyle bir refah darboğazından geçmeyi başarmış bir avuç kalkınmış yüksek refahlı ülke ile sömürü düzenlerinde debelenen geri kalmış bir dünya peyzajını yarattığını öne sürmekte.

En azından Acemoğlu'na Nobel aldıran çalışma ve kitaplarına baktığında görüşleri ve tezleri açıklamaları kadar basit ve kolayca ulaşılabilir görünmez. Gene bir konuyu ve yorumunu uzman olmayan bir göz için anlaşılır kılsa da en azından daha inceliklidir.

Bence Acemoğlu'nun en büyük problemi yer yer ideolojilerinin veya bazı yerleşik anlatıların aklının önüne geçmesi.

Mesela Osmanlı'yı ağır ve insafsız sömürü düzeni olarak tanımlarken Roma'ya karşı daha insaflıdır ve sonradan bozulmuş daha iyi bir örnek olarak lanse eder. Bu çok indirgemeci, algıda seçici, yanlı, tarihsel detayları dikkate almayan bir görüştür. Buram buram aydınlanmacı entelektüel ve Ermeni azınlık önyargısı kokar ama Acemoğlu Nobel ödüllü ekonomist olmasına rağmen böyle ideoloji etkisine girmeye dair metabilişsel farkındalıktan yoksun görünür.

Marksizmden istifade eden ama komünizme vs liberal ideolojinin öcülerine karşı olan idealist liberal görüşlü birisi. Liberal teori, değer ve uygulama sisteminin evrenselliğine, ideal formlar inanır. Bu da insanda liberalizmin özellikle neoliberalizmin eleştirenleri tarafından öne sürülen kusurları hiç sorgulamayacak dar kafalı ideologlardan birisi olduğu izlenimi verir. Bence ister liberal olsun, ister Marksist olsun; biraz kendisinde sol bir ideoloğun ideal olanı gerçek olanın önüne koyma eğilimi var.

Hemen hemen herkesin belirli bir felsefi, politik veya ideolojik duruşu var. Olay bununla kurduğun ilişkide bitiyor. Bilim insanıysan bilimine bunların etkisini minimize etmen lazım.

Eğer neoliberalizm ya da liberal demokrasi kurumsal bir refah sorunu üretiyorsa mesela bundan bahsedebilmelisin ve gerekirse liberal değerleri de derinden sorgulayabilirsin. Bu illa dikta-oligarşi-otokrasi savunusu veya ifade özgürlüğü karşıtlığı anlamına gelmiyor. Her şeye böyle bloklar halinde bakan kafa yapısından ve önyargılardan uzak durmaya, bir şeyi olgusallığı içerisinde artıları ve eksileriyle anlamak lazım. Acemoğlu'na da işte teoride buna muhakkak katılacaktır ama pratikte işler her zaman farklıdır. :D

Bu anlamda gururla ifade edebilirim ki ben empiristim (deneyci). Liberalizmin değeri de ancak deneyimden, pratiğinden gelebilirdi. Kendisinden değil. Liberalizmin savunduğu değerlerden birisi olan ifade özgürlüğü mesela güzeldir çünkü deneyimi inter-subjektif bağlamda, mümkün olduğunca çok kişiye sirayet eden ortak bağlamda güzeldir. Bir toplumda ne kadar çok kişi susturulmuşsa o toplumda iletişim problemleri olur. Sorunlar çözülemez. İlaveten politika dahil veya harici ifade özgürlüğünü insanların kendilerini gerçekleştirmelerine ve sosyal olarak açılmalarına bir kapıdır vs vs. Madde madde yazarsın.



< Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >


Bu mesajda bahsedilenler: @Kartal Göz
H
4 gün (16218 mesaj)
Yarbay

Pzarlama hilesi oldugunu düşünüyorum.

1996 yılında MSN diye bir şey vardı. Bizim bu 2000'lerin başındaki MSN chat programı değil ismi aynı ama graifk arayüzü olan BBS sistemi gibi düşün. Modemle bir numaraya bağlanıyordun ve grafik arayüzde net sayfalarına benzeyen mevzular görüyordun. TR'den bağlanmak kol gibi fatura sokuyordu Win 95'e entegre geliyordu.

Eğer bu mevzu ttsaydı Microsoft Internet'in sahibi olurdu. Icerik kendilerine ait ya da tüm kontrol onlarda

Simdi yapay zekacıların mevzusu, tüm NET icerigini ele gecirmek ve kontrol etmek. Netteki tüm icerik birkac firmaya ait gibi düşün tam hedefe ulaşamasalar bile büyük cogunluk yani netin büyük bölümünün onlara ait oldugunu düşün


Google mesela şu an ana sayfasında en tepede YZ yanıtları gösteriyor icerigi kendi üretip bsıyor veriyi de sitelerden cekiyor


Oyun böyük yeğen mevzusu gerçekten gerçek. Bunlar hep yavaş olan seyler kurbagayı yavaş ısıtıyorlar elbette




Bu mesajda bahsedilenler: @Kartal Göz