![]() Warner Bros. konuyu detaylandırmamış olsa da daha önce gelen haberlerde Matt Reeves'in eşinin ölümcül bir hastalıkla boğuştuğu öne sürülmüştü. Şimdi çekimler sırasında Reeves'in setten ayrılması, bu iddiaların doğru olabileceğini düşündürüyor. Zira böylesine büyük bir prodüksiyona birkaç gün ara verilmesi bile milyonlarca dolar ek maliyete sebebiyet veriyor. The Batman 2, 18 Şubat 2028'de ÇıkacakThe Batman 2'nin vizyon tarihi son olarak 18 Şubat 2028 olarak açıklanmıştı. Bu son aksaklığın vizyon tarihini nasıl etkileyeceği bilinmiyor. Ancak bu noktada kayda değer bir erteleme beklenmiyor. Ayrıca Bkz.Lanterns dizisinin 2. sezonu olacak mı? Dizinin yaratıcısı son durumu paylaştı
Aynı ilk filmdeki gibi Matt Reeves'in yazıp yönettiği devam filminde Robert Pattinson, Batman / Bruce Wayne rolüyle geri dönüyor. Onunla birlikte Colin Farrell (Penguin), Andy Serkis (Alfred) ve Jeffrey Wright (Komiser Gordon) gibi isimler de ilk filmdeki rollerini tekrarlarken, ekibe bu kez önemli isimler katılıyor. Bunların başında yıldız oyuncu Scarlett Johansson geliyor. Onun yanı sıra Sebastian Stan (Winter Soldier), Charles Dance (Game of Thrones) ve Brian Tyree Henry (Atlanta) de önemli rollerde hikâyeye dâhil oluyor. Daha önce The Dark Knight filminde de karşımıza çıkan Gotham savcısı Harvey Dent ve gizemli eşi Gilda'nın, The Batman 2'nin hikâyesinin merkezinde yer alacağı büyük ölçüde netleşmiş durumda. Zaten filmin, en sevilen Batman çizgi-romanlarından olan The Long Halloween'i beyaz perdeye uyarlayacağı söyleniyor. Scarlett Johansson'ın da bu hikâyede önemli bir yer tutan Gilda Dent'i canlandıracağı söyleniyor. Kaynak:https://www.worldofreel.com/blog/2026/10/5/the-batman-part-ii-pauses-production-as-matt-reeves-steps-away-for-personal-reasons |
![]() Spider-Man: Brand New Day, Son Dönemde Çıkan En Başarılı Marvel Filmi OlduTom Holland'ın bir kez daha Peter Parker'a hayat verdiği Spider-Man: Brand New Day'de Zendaya ve Jacob Batalon da önceki filmlerdeki rolleriyle geri dönüyor. Ancak kamera arkasında önemli bir değişiklik yaşanıyor. İlk üç filmin yönetmeni olan Jon Watts'un yerini bu kez Destin Daniel Cretton (Shang-Chi) alıyor. Filmde sadece Örümcek-Adam değil, farklı Marvel kahramanları da yer alıyor. Bu kahramanların başında ise Mark Ruffalo'nun hayat verdiği Hulk veJon Bernthal'ın Punisher'ı geliyor. Ayrıca Bkz.Lanterns dizisinin 2. sezonu olacak mı? Dizinin yaratıcısı son durumu paylaştı Tüm zamanların en çok hasılat yapan üçüncü filmi olan Spider-Man: Brand New Day, sadece gişe rakamlarıyla değil aldığı olumlu yorumlarla da Marvel'ın son dönemde çıkan en başarılı işi oldu. Bugün itibarıyla filmin IMDb puanı 8.0, Rotten Tomatoes puanı ise %90. |
![]() Bu birleşmeyle birlikte Hollywood'un en büyük film şirketi hâline gelen Skydance, hem Warner Bros'tan devraldığı Harry Potter, Game of Thrones, DC Films'i, hem de Paramount'un sahibi olduğu Transformers, Mission: Impossible, Top Gun gibi serileri kontrol edecek. Artık hem HBO ve HBO Max'in, hem de Paramount+'un sahibi olan Sykdance, TV tarafında da elini epey güçlendirecek. Zira sadece HBO değil; CNN, CBS, TNT gibi ABD'nin önde gelen kanallarından bazıları da Skydance'in kontrolüne geçmiş olacak.
Skydance'i Trump ve İsrail Destekçisi David Ellison YönetecekSykdance'in başına David Ellison geçecek. Ünlü teknoloji milyarderi Larry Ellison'ın oğlu olan David Ellison, Paramount'u daha iki yıl önce satın almış ve Paramount Skydance'e dönüştürmüştü. Şimdi Skydance'in CEO'su olarak iki dev stüdyoyu birden kontrolüne almış olacak. İşin bu kısmı hem Hollywood'da hem de dünya genelinde tepki topluyor. Hatta bu yüzden Mark Ruffalo gibi bazı oyuncular ve sinemacılar, aylardır bu anlaşmayı durdurmaya çalışıyordu. Ancak günün sonunda kazanan Trump ve İsrail'in desteğini alan Ellisonlar oldu. Şimdi onların kontrolüne geçen Skydance'in, özellikle muhalif kanatta yer alan sinemacılara Warner Bros. ve Paramount'un kapılarını kapatacağı düşünülüyor. Nitekim daha şimdiden bir kara listenin oluşturulduğu konuşuluyor. Bu yüzden başta da belirttiğimiz gibi, 6 Ekim muhtemelen Hollywood için yeni bir dönemin başladığı gün olacak. Ayrıca Bkz.Lanterns dizisinin 2. sezonu olacak mı? Dizinin yaratıcısı son durumu paylaştı Bu kritik değişimin yansımaları şimdiden ortaya çıkmış durumda. Skydance, Warner Bros.'un başında yer alan Michael De Luca ve Pamela Abdy ikilisi ile yola devam etmeyecek. Onların yerine Skydance'in belirlediği yeni isimler yönetimi alacak. DC Films tarafında ise şimdilik bir değişiklik yapılmayacak. James Gunn, bir süre daha DC Sinematik Evreni'nin başında kalmaya devam edecek. Kaynak:https://www.skydance.com/news/press/paramount-completes-acquisition-of-warner-bros-discovery-creating-a-new-global-entertainment-leader-skydance Kaynak:https://www.theguardian.com/business/2026/oct/06/paramount-warner-bros-skydance-merger |
![]() Daron Acemoğlu: Benzerini Görmediğimiz Bir Şey Yaşıyoruz"Bugün yapay zekâ ile daha önce benzerini görmediğimiz bir şey yaşıyoruz. Sanayi Devrimi'nin ilk aşaması yaklaşık 80 yıl sürmüştü. Bugün (benzer bir dönüşüm) sadece bir iki yıl içinde yaşanıyor." diyen Acemoğlu, yapay zekâ sayesinde açılan yeni işlerin, kaybolacak işlere kıyasla çok düşük kalacağına dikkat çekti: "Bu pozisyonlarda işe alınan insanların sayısı, işini yapay zekâya kaptıracak insanlara kıyasla çok küçük." Ayrıca Bkz.AI Günlükleri: Yapay zekâ dünyasında bu hafta (5 Ekim 2026) Daron Acemoğlu, yapay zekâ konusunda otomasyon odaklı mevcut yaklaşımın sürdürülmesi hâlinde önümüzdeki 10 yıl içinde işsizliğin üç katına çıkabileceğini söylüyor. Kendisi kısa süre önce Oksijen TV'ye verdiği röportajda da benzer uyarılarda bulunmuş ve bu tarz bir ilerlemenin iki sınıfa bölünmüş bir toplum yaratabileceğini söylemişti. Acemoğlu sadece uyarıda bulunmakla kalmıyor, aynı zamanda bazı çözüm önerileri de sunuyor. Bunlardan ilki otomasyonu ön plana çıkaran mevcut yaklaşımı değiştirmek. Acemoğlu'na göre insanların yerini alacak değil, onlara yardımcı olarak işlerinde çok daha verimli hâllerini gelmelerini sağlayacak yapay zekâlar geliştirmeye odaklanmalıyız. Acemoğlu'nun önerdiği bir diğer çözüm de devletlerin insan personel istihdam eden şirketlere finansal teşvikler sunması. Acemoğlu'nun 60 Minutes programında görüşlerini dile getirdiği bölümü aşağıdaki videoda, 11. dakikadan itibaren bulabilirsiniz. Kaynak:https://finance.yahoo.com/economy/articles/top-economist-warns-ai-could-173034798.html |
![]() The Guardian tarafından aktarılan bilgilere göre İngiliz hükümeti Çin'den ithal edilen otomobillere gümrük vergisi uygulamayı değerlendiriyor. İngiltere, "Made in Europe"un Parçası Olmak İstiyorİngiliz hükümetinin Çin'den ithal edilen otomobillere yönelik olası gümrük vergilerini değerlendirmesinin arkasında yalnızca otomotiv sektörü bulunmuyor. İngiltere, Avrupa Birliği'nin hazırladığı ve Avrupa'daki üretimi güçlendirmeyi amaçlayan "Made in Europe" programında dâhil olmak istiyor. Made in Europe kapsamında otomotiv ve kimya gibi stratejik sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin Avrupa'daki tedarikçilere daha fazla yönelmesi planlanıyor. İngiltere şimdi Çinli otomobiller konusunda AB'yle benzer bir uygulamaya geçerek, bu programa entegrasyonunu kolaylaştırmış olacak. Tabii bunun yanında Çinli otomobil markalarının son dönemde İngiltere pazarını giderek ele geçirmesi de şimdi İngiliz hükûmetini bu yönde bir yaptırıma itiyor. BYD, Leapmotor, Jaecoo gibi Çin merkezli markaların İngiltere'deki yeni otomobil satışlarındaki toplam payı bu yıl yüzde 12'ye ulaştı. BYD'nin pazar payı özellikle dikkat çekiyor. Şirket, Eylül 2026'da İngiltere'deki yeni otomobil satışlarının yüzde 5,75'ini oluşturdu. Bir yıl önce aynı dönemde bu oran yüzde 3 seviyesindeydi. Ayrıca Bkz.ABD'de yollarda kullanılmasına izin çıkan vergiden muaf kırmızı dizel nedir? İngiltere'nin Önünde Zor Bir Tercih VarÇinli üreticilerin İngiltere pazarındaki yükselişi, hükümet açısından oldukça zor bir denge yaratıyor. Bir tarafta İngiliz otomotiv sektörünün Avrupa Birliği ile son derece güçlü ticari bağları bulunuyor. Diğer tarafta ise Çinli şirketlerin İngiltere'de yaptığı yatırımlar ve yerel üretim için oluşturabilecekleri fırsatlar bulunuyor. Uzmanlara göre Çin yatırımları İngiliz otomotiv şirketleri için önemli bir finansman ve üretim kaynağı oluşturuyor. Avrupa pazarına erişim ise özellikle küçük üreticiler açısından hayati önem taşıyor. Bu yüzden İngiltere'nin önünde zor bir tercih var. Tabii burada AB'nin bulduğuna benzer bir çözüm bulunabilir. Avrupa Birliği, kendi sınırları içerisinde üretim yapan Çinli şirketlere, Çin'den doğrudan otomobil ithal eden şirketlerden farklı yaklaşıyor. Örneğin BYD'nin Macaristan'da ürettiği otomobiller, Çin'den ithal edilen araçlara uygulanan ek vergilerin kapsamına girmiyor. Bunun temel nedeni, AB'nin Avrupa'da üretim yapan ve Avrupa'da istihdam sağlayan şirketleri kendi sanayi ekosisteminin bir parçası olarak görmesi. Şimdi İngiltere de benzer bir uygulamaya geçebilir. Böylece Çinli şirketlerin İngiltere'deki yatırımları korunurken, yerli üretim ön plana çıkarılabilir. Kaynak:https://www.theguardian.com/business/2026/oct/05/uk-tariffs-chinese-car-imports-eu-manufacturing |
![]() Merakla beklenen dizi için tanıtım çalışmalarına başlayan Amazon, dün Bloodaxe'ten ilk görüntüleri paylaştı. Bloodaxe, Vikings'in Yaklaşık 200 Yıl Sonrasında Geçiyor![]() Ayrıca Bkz.Farklı dönemlerden etkileyici öyküleri ekrana taşıyan en iyi tarihi diziler Dizinin oyuncu kadrosunda Xavier Molyneux, Jessica Madsen, Karlis Arnolds Avots, Levi Miller, Rod Hallett, Alina Tomnikov, Jesper Christensen gibi isimler yer alıyor. Bloodaxe'in 2027'de izleyici ile buluşacağı kesinleşmiş olsa da şimdilik daha net bir yayın tarihi açıklanmış değil.
Kaynak:https://variety.com/2026/tv/news/tv-news-roundup-week-of-october-5-1236899406/ |
![]() Lanterns 2. Sezon İçin Hazırlıklar BaşladıHBO henüz Lanterns'in 2. sezonu hakkında resmi bir açıklama yapmamış olsa da dizinin yaratıcısı tarafından yapılan açıklamalar 2. sezonun masada olduğunu gösteriyor. Dizinin yaratıcılarından Damon Lindelof, 2. sezonun hazırlık aşamasında olduğunu doğruladı. Ne var ki Lindelof bu yeni sezonun parçası olmayacak. Kendisi başka projelere doğru yelken açarken, 2. sezonun planlamasını da senarist arkadaşlarına devredecek. Lindelof 2. sezon planları hakkında çok fazla detay vermemiş olsa da Hal Jordan karakterinin 2. sezonda da yer alabileceğini ima eden açıklamalarda bulundu. Ayrıca Bkz.New York Times, 21. yüzyılın en iyi dizilerini seçti: İşte sıralama Lanterns, Dünya'da bir soruşturma yürüten iki Yeşil Fener'e, yani galaktik polise odaklanıyor. Hikâyenin merkezinde ise çizgi-romanlarda Green Lantern olarak karşımıza çıkan en popüler iki karakter olan Hal Jordan ve John Stewart yer alıyor. Hal artık neredeyse efsaneleşmiş tecrübeli bir kahramandır; John Stewart ise göreve yeni başlamış bir çaylak. İkisi Amerika'nın kalbinde bir gizemi çözmeye çalışırken, bu tecrübeli polis-genç çaylak dinamiğiyle de baş etmeyi öğrenmeleri gerekiyor. Dizide Hal Jordan'a Kyle Chandler, John Stewart'a ise Aaron Pierre hayat veriyor. Oyuncu kadrosunda onlara Nathan Fillion, Kelly Macdonald, Jason Ritter, Garret Dillahunt, Ulrich Thomsen gibi isimler eşlik ediyor. Kaynak:https://www.forbes.com/sites/paultassi/2026/10/05/an-official-update-on-whether-lanterns-season-2-will-bring-back-hal-jordan/?streamIndex=0 Kaynak:https://collider.com/lanterns-season-2-update-writers-room-damon-lindelof/ |
![]() ARC Raiders ve The Finals'tan Uyarlanan Yapımlar HazırlanacakYeni Maymunlar Cehennemi üçlemesi, Oblivion, Ford v Ferrari gibi filmlerin arkasındaki yapım şirketi olan Chernin Entertainment, ARC Raiders ve The Finals'tan uyarlanan film ve diziler hazırlayacak. Ayrıca Bkz.Bugüne kadar çekilmiş en iyi video oyun uyarlamaları Bilimkurgu atmosferini iş birliği tabanlı aksiyonla birleştiren ARC Raiders, oyuncuları insanlığın hayatta kalma mücadelesine davet ediyor. Oyunda, uzayın derinliklerinden gelen mekanik ARC ordularına karşı savaşan özgürlük savaşçılarının parçası oluyorsunuz. Devasa robotlara karşı hayatta kalmak için silah çeşitliliğini, taktiksel ekipmanları ve ekip çalışmasını doğru kullanmak gerekiyor. Açık dünyada keşif yaparken kaynak toplamak, üs kurmak ve yeni teknolojiler geliştirmek de savaşın önemli bir parçası. Retro-fütüristik tarzı, dinamik çatışmaları ve takım oyununa dayalı yapısıyla ARC Raiders, extraction shooter türüne yeni bir soluk getirmeyi başaran bir yapım oldu. 2023 yapımı The Finals'ta ise oyuncular sanal bir yarışma programında şöhret ve zenginlik için arenalarda kapışıyor. Kaynak:https://variety.com/2026/tv/news/arc-raiders-the-finals-tv-series-movies-chernin-1236899094/ |
![]() Reacher'ın 4. sezon finaliyle aynı gün başlayan Neagley, Amazon Prime Video'nun orijinal dizileri arasında bugüne kadarki en iyi dördüncü açılışı yaptı. Bu da sadece The Rings of Power ve Fallout gibi bir iki istisnai yapımın Neagley'den daha iyi açılış yapabildiği anlamına geliyor. Öte yandan Neagley'nin ilk sezonu, daha şimdiden Amazon Prime Video dizileri arasında en çok izlenen 10 sezondan biri olmuş durumda. Üstelik sezon yayınlanalı daha sadece iki hafta oldu. Haftalar ilerledikçe Neagley'in ilk 10'da daha da yukarı sıralara tırmanacağı düşünülüyor. Neagley 2. Sezon Onayını AldıDizinin yakaladığı bu büyük başarı 2. sezon onayını da beraberinde getirdi. Nitekim Amazon kısa süre önce 2. sezona resmi onayı verdi. Ayrıca Bkz.Ekim ayında başlayacak en dikkat çekici 10 dizi Chicago'da özel dedektiflik yapan eski ordu mensubu Neagley, geçmişinden gelen yakın bir dostunun şüpheli bir kazada öldüğünü öğrenince adalet arayışına giriyor. 110. Özel Soruşturma Birimi'nde Jack Reacher'dan öğrendiği sert taktikleri ve kendi üstün teknoloji becerilerini birleştiren Neagley, tehlikeli bir komplonun ortasına dalıyor. Kaynak:https://screenrant.com/neagley-reacher-spinoff-prime-video-records-broken/ |
Üç bilim insanının çalışmaları, canlı bir beynin içindeki belirli sinir hücrelerinin ışık aracılığıyla açılıp kapatılmasını mümkün hâle getirdi. Bu yöntem sayesinde araştırmacılar, yalnızca beynin hangi bölgelerinin belirli bir davranışla ilişkili olduğunu gözlemlemek yerine, tek tek sinir hücrelerinin veya sinir hücresi gruplarının davranış üzerindeki etkisini doğrudan test edebiliyor. Nobel Komitesi tarafından da vurgulandığı üzere optogenetik, beynin anatomik bir haritasını çıkarmanın ötesine geçerek hangi hücrenin ne yaptığını ve hangi sinir ağlarının belirli anıların, duyguların veya davranışların oluşmasında rol oynadığını inceleme imkânı sağlıyor.
Optogenetik nedir ve nasıl çalışıyor?
Bu yöntemin temelinde "channelrhodopsin" adı verilen ışığa duyarlı proteinler bulunuyor. Araştırmaların başlangıcı ise insan beyninden oldukça uzak bir canlıya, Chlamydomonas adlı yeşil alga dayanıyor. Peter Hegemann, bu algin ışığa doğru hareket etmesini sağlayan mekanizmayı araştırırken, hücredeki göz lekesinin ışığa duyarlı bir protein içerdiğini ortaya çıkardı. Bu protein, ışığı neredeyse anında elektriksel bir sinyale dönüştürerek algin ışığın yönünü algılamasını sağlıyordu. Georg Nagel ve Peter Hegemann daha sonra bu ışığa duyarlı proteinlerin nasıl çalıştığını ayrıntılı biçimde inceledi. Channelrhodopsin olarak adlandırılan bu proteinlerin hücre zarında bir kanal görevi gördüğü ve mavi ışığa maruz kaldıklarında yüklü parçacıkların, yani iyonların hücrenin içine geçmesine izin verdiği ortaya çıktı. İyonların hücre içine akışı, hücrenin elektriksel durumunu değiştirerek bir elektriksel sinyal oluşturuyordu. Sinir hücreleri de zaten elektriksel sinyaller üzerinden iletişim kurduğu için bu keşif, ışığın doğrudan sinir hücrelerinin faaliyetini kontrol etmek için kullanılabileceği fikrinin önünü açtı.
Araştırmacılar daha sonra channelrhodopsin üretmesini sağlayan genetik talimatları farklı hücrelere aktardıklarında, normalde ışığa duyarlı olmayan bu hücrelerin ışığa tepki vermeye başladığını gösterdi. Böylece ışığa duyarlı proteinler, biyolojik sistemlerde kullanılabilecek bir tür "açma-kapama düğmesine" dönüştürülebiliyordu.
Karl Deisseroth ise bu yaklaşımı sinir hücrelerine uygulayarak optogenetiğin bugün bildiğimiz hâline gelmesini sağlayan çalışmalara öncülük etti. Deisseroth ve ekibi, channelrhodopsin genini sıçanların sinir hücrelerine aktararak bu hücrelerde ışık kullanılarak elektriksel sinyaller oluşturulabileceğini gösterdi. Bunun ardından yöntem, farelerin beyinlerindeki sinir hücrelerinde uygulanmaya başlandı.
Buradaki en önemli noktalardan biri, araştırmacıların beynin tamamını aynı anda etkilemek yerine belirli sinir hücrelerini hedefleyebilmesiydi. Örneğin Deisseroth ve çalışma arkadaşları, farelerin motor korteksindeki belirli sinir hücrelerine ışık göndermek için kafatasından geçirilen çok küçük optik fiberler kullandı. Işık verildiğinde hedeflenen sinir hücreleri etkinleştirildi ve bunun sonucunda farenin bıyıklarında hareket meydana geldi. Böylece araştırmacılar, belirli bir sinir hücresi grubunun etkinleştirilmesi ile ortaya çıkan davranış arasında doğrudan bir bağlantı kurabildi.
Beynin anı ve duyguları nasıl oluşturduğunu anlamaya yardımcı oluyor
Burada optogenetiği geleneksel beyin araştırmalarından ayıran önemli bir fark bulunuyor. Bir sinir hücresinin belirli bir davranış sırasında aktif olduğunu gözlemlemek, o hücrenin söz konusu davranışa neden olduğunu tek başına kanıtlamıyor. Çünkü hücre yalnızca davranışın gerçekleşmesine eşlik ediyor olabilir. Optogenetik ise araştırmacılara belirli hücreleri yapay olarak etkinleştirme veya baskılama imkânı verdiği için bu ilişkiyi neden-sonuç düzeyinde test edebiliyor. Nobel Komitesi de yöntemin en önemli katkılarından birinin bu olduğunu belirtiyor. Bu sayede bilim insanları, beynin yalnızca anatomik bir haritasını çıkarmakla kalmayıp işlevsel bir haritasını da oluşturmaya başladı.
Ayrıca Bkz.Rusya'da veba paniği: Laboratuvar çalışanı öldü, 200 kişi karantinaya alındı
Optogenetik artık tedavilerde de kullanılmaya başlandı
Başlangıçta temel nörobilim araştırmaları için geliştirilen bu teknoloji, zaman içerisinde doğrudan tıbbi uygulamalara da taşındı. Optogenetik terapi adı verilen yaklaşım, özellikle sinir sistemindeki hasarlı veya işlevini kaybetmiş hücrelerin yeniden kontrol edilebilmesi konusunda umut vadediyor.
Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri görme kaybının tedavisinde gerçekleştirildi. Retinitis pigmentosa adı verilen ve retinadaki ışığa duyarlı hücrelerin zaman içerisinde zarar görmesine yol açan kalıtsal hastalık nedeniyle görme yetisini kaybeden bir hastada, channelrhodopsin üretmesini sağlayan genetik talimatlar zararsız bir virüs aracılığıyla retinadaki ganglion hücrelerine aktarıldı. Bu hücreler normalde ışığı doğrudan algılamıyor olsa da gen tedavisinin ardından ışığa duyarlı hâle getirildi.
Hastaya ayrıca çevredeki görüntüleri algılayan ve bunları özel ışık sinyallerine dönüştürerek retinaya aktaran bir gözlük verildi. Gözlük, görüntüyü tek dalga boyundaki ışık bilgisine dönüştürerek retinadaki genetik olarak değiştirilmiş hücreleri uyardı. Böylece daha önce ışığa duyarlı hücrelerini kaybetmiş olan retina, dış dünyadan gelen görsel bilgiyi yeniden elektriksel sinyallere dönüştürebildi. Bu uygulama hastanın görme yetisini tamamen normale döndürmese de kısmi görme işlevinin yeniden kazanılmasını sağladı.
Optogenetik bunun yanında epilepsi, bağımlılık ve nörodejeneratif hastalıklar gibi sinir sisteminin işleyişinin bozulduğu durumları anlamak için de kullanılabilecek bir araç olarak görülüyor. Araştırmacılar sağlıklı bir beyinde hangi hücrelerin ve sinir ağlarının belirli işlevlerden sorumlu olduğunu daha iyi anlayabildikçe, hastalık durumunda bu sistemlerin nerede ve nasıl bozulduğunu da daha net biçimde tespit edebilecek.
Kaynak:https://www.theguardian.com/science/2026/oct/05/nobel-prize-medicine-2026-winner
Kaynak:https://www.euronews.com/2026/10/05/nobel-prize-2026-kicks-off-who-will-win-the-medicine-award