L

Haber Editörü
19 Temmuz 2011
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme (?)
192 (Bu ay: 2)
Gönderiler Hakkında
L
4 sa.
Ünlü profesörden kritik uyarı: İran savaşı \"AI balonu\"nun patlamasına yol açabilir
Ünlü profesörden kritik uyarı: İran savaşı
İsrail ve ABD'nin İran'a saldırması tüm Orta Doğu'yu adeta ateşe aterken, etkileri bu coğrafyanın çok özesine uzanabilecek bir kırılmayı da başlatmış oldu. Nitekim daha şimdiden bu çatışmanın hem ABD'de hem de Avrupa'da yarattığı etkileri görmeye başladık. Ancak anında yükselen enerji ve yakıt maliyetleri buz dağının sadece görünen yüzü olabilir. Yıllar önceden yaptığı isabetli analizlerle son dönemde epey popüler hâle gelen Çinli profesör Jiang Xueqin, İran savaşının küresel ekonomiyi etkileyecek çok daha ciddi sonuçları olabileceği konusunda uyardı.



Breaking Points adlı YouTube kanalına konuk olan Prof. Jiang Xueqin'e göre İran savaşının yeterince dikkate alınmayan sonuçlarından biri de Batı dünyasını besleyen Arap sermayesine verdiği zarar olacak. İran'ın şimdiden körfez ülkelerinin enerji altyapısını hedef almaya başladığına dikkat çeken Xueqin, bir sonraki adımda su arıtma tesislerinin hedef alınacağını düşünüyor. Körfez ülkelerinin su ihtiyacının yüzde 60'ını karşılayan su arıtma tesislerinin vurulması, başta Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere tüm Arap ülkelerini ciddi bir krizle baş başa bırakabilir.



Arap Ülkelerinde Yaşanacak Bir Kriz, Yapay Zekâ Yatırımlarını Sekteye Uğratabilir



Diğer yandan Hürmüz Boğazı'nın kapatılması da hem körfez ülkelerinin petrol satışını, hem de gıda tedariğini durma noktasına getirecek. Bir yandan petrol kuyuları vurulan, diğer yandan tedarik zincirleri tehlikeye giren giren körfez ülkeleri, böyle bir durumda yatırımlarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalabilir. Prof. Xueqin'e göre bu noktada etkilenecek yatırımların başında veri merkezleri ve yapay zekâ altyapısı geliyor.



Bildiğiniz gibi Suudi Arabistan, Katar, BAE gibi ülkeler, hem kendi topraklarında hem de batıda yapay zekâya dev yatırımlar yapıyor. Bugün haddinden fazla büyüyüp, patlamaya hazır bir balona dönüştüğü düşünülen yapay zekâ büyümesini de bu yatırımlar taşıyor. Hâl böyleyken körfezden gelen yatırımların kesilmesi ya da sadece azalması bile "AI balonu"nun patlaması için yeterli olabilir. Bu da sadece ABD için değil, tüm küresel ekonomi için son derece yıkıcı sonuçlar doğurabiir. Zira ABD'de böyle bir finansal kriz yaşandığında, genelde bedelini tüm dünya ödüyor.



Ayrıca Bkz.2000'in Dot-com krizi yeniden dillerde; Tarih tekerrür mü ediyor?



Körfez ülkelerinden gelecek yatırımın sekteye uğraması gerçekten de AI balonunu patlatmak için yeterli olabilir. Çünkü bu "patlama" ihtimali son dönemde giderek daha fazla gündeme geliyor ve bu da yatırımcıları endişelendiriyor. Bu tarz senaryolarda, yatırımcıları ürkütecek tek bir kritik gelişme, domino etkisi yaratarak koca bir krizi tetikleyebiliyor. Nitekim daha önce "dot-com balonu" patladığında da tam olarak bu olmuştu.




L
4 sa.
ABD, İran\u0027ın Şahed dronlarını durdurmak için Ukrayna\u0027nın ucuz dronlarından alabilir

Artık ilk haftasını tamamlamak üzere olan İran–ABD–İsrail savaşı, modern savaşlarda insansız hava araçlarının ne kadar belirleyici hâle geldiğini bir kez daha gösterdi. İran’ın özellikle Shahed tipi kamikaze dronları yoğun şekilde kullanması, bu nispeten ucuz sistemlerin en gelişmiş ordular için bile ciddi bir sorun yaratabildiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Maliyetleri 50 bin doların altında olan bu dronları durdurmak için, ABD ve İsrail'in milyonlarca dolara mâl olan önleyici füzeler kullanması gerekiyor. Bu da hem finansal olarak, hem de tedarik açısından ciddi bir asimetri ortaya çıkarıyor. Nitekim daha bir hafta olmadan ABD-İsrail tarafınının savunma sistemlerinde mühimmat sıkıntısı çekebileceği konuşulmaya başlandı.



Pentagon (ABD Savunma Bakanlığı) da böylesine asimetrik bir çarpışmanın uzun süre devam edemeyeceği gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalmış olacak ki şimdi alternatif arayışına girdi. Financial Times'ın haberine göre Pentagon bu arayışta gözünü Ukrayna'ya çevirmiş durumda.



İran'ın Şahed dronları son günlerde ABD-İsrail ekseninde konuşuluyor olsa da aslında yıllardır Rusya-Ukrayna cephesinde kullanılıyorlar. İran tarafından Rusya'ya temin edilen ve burada Rus mühendisler tarafından daha da geliştirilen Şahed dronları, özellikle savaşın ilk döneminde Ukrayna için epey sorun yaratmıştı. Bugün ABD ve İsrail'in karşılaştığı maliyet asimetrisi, Ukrayna'ya da ciddi kan kaybettirdi. Ancak Ukrayna zamanla bu soruna daha sürdürülebilir bir çözüm buldu ve kendi önleyici dronlarını geliştirdi.



Ukrayna Yönetimi, ABD'nin İlgisini Doğruladı



Aynı Şahed kamikaze dronları gibi oldukça düşük maliyetlere üretilebilen (birim maliyeti 1.000 ila 2.500 dolar arasında değişiyor) bu "dron avcıları", şimdi ABD'nin de gündeminde. Ukrayna’nın geliştirdiği bu dronların, ABD ve İsrail'e çok daha ucuz bir savunma alternatifi sunabileceği düşünülüyor. Konuya yakın kaynaklar bu görüşmelerin henüz hassas bir aşamada olduğunu söylese de, bu dronlara yönelik uluslararası ilginin son dönemde hızla arttığı biliniyor.



Ayrıca Bkz.Ukrayna, Rusya'nın yüksek maliyetli kamikaze dronlarını 1000 dolarlık dronlarla düşürüyor



Kiev yönetimi bu teknolojilere yönelik artan ilgiyi doğrulasa da, olası ihracatın Ukrayna’nın kendi savunma kapasitesini zayıflatmaması gerektiğini vurguluyor. Ukrayna’nın hesabı da stratejik bir dengeye dayanıyor: Eğer Körfez ülkeleri Shahed benzeri tehditlere karşı pahalı Patriot füzeleri yerine daha ucuz dron önleyiciler kullanırsa, küresel PAC-3 füze stoklarının daha büyük bir kısmı Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu gelişmiş seyir ve balistik füze savunmasına ayrılabilir. Bu da Ukrayna için dolaylı ama önemli bir avantaj sağlayabilir.



Ukrayna'nın önleyici dronları yaklaşık 250 km/s hızlara ulaşabiliyor. Bu hız, en fazla 185 km/s civarında uçabilen Shahed dronlarını yakalayıp imha etmek için yeterli oluyor. Bazı modeller hedeflerini bilgisayarlı görüş sistemleriyle otomatik olarak takip ederken, bazıları ise operatörler tarafından uzaktan yönlendiriliyor.



Ukrayna’da bu alanda faaliyet gösteren şirket sayısının da hızla arttığı belirtiliyor. Sabit kanatlı Merops sistemi, Wild Hornets girişiminin geliştirdiği “Sting” adlı mermi şeklindeki quadcopter ve General Cherry şirketinin yüksek hızlı önleyici dronları bu sistemler arasında öne çıkıyor.



Elbette bu önleyici dronlar, gelişmiş hava savunma sistemlerini tamamen ikame edebilecek araçlar değil. Ancak hem maliyetleri düşürecek hem de hava savunma sistemlerini zorlayan alçak irtifadaki tehditleri önlemek için kritik bir tamamlayacı unsur olabilirler.




Kaynak:https://www.ft.com/content/d077e9c6-1573-46dc-8658-3db3aaf7cdfb
L
8 sa.
Sinemada bu hafta: Kurtuluş, Gelin, Katil Makine (6 Mart 2026)

Bu hafta sinema salonlarında on bir yeni film izleyici ile buluşuyor. Diğer yandan kısa süre önce gösterime giren filmler de yavaş yavaş öde-izle servislerine gelmeye devam ediyor.



Bu Hafta Sinemalarda Vizyona Giren Filmler 🍿



Bu hafta sinemalarda gösterime giren filmlerin başında, Emin Alper'in Berlin'den ödülle dönen yeni filmi Kurtuluş ve Frankenstein'ın hikâyesine yeni bir yorum getiren The Bride! geliyor. Onların yanı sıra korku ve komedi türlerinde yeni filmler de bu hafta sinemalara geliyor.



1️⃣ Kurtuluş



Kurtuluş
Berlin Film Festivali'nde ödülle dönen Kurtuluş, daha önce Kurak Günler, Abluka, Tepenin Ardı gibi filmlerle adından söz ettiren Emin Alper'in imzasını taşıyor.




  • Tür: Drama

  • Yönetmen: Emin Alper

  • Oyuncular: Caner Cindoruk, Berkay Ateş, Feyyaz Duman, Naz Göktan



Film, yıllar önce terk etmek zorunda kaldıkları köylerine geri dönen Bezariler ile bölgede hakimiyet kuran korucu Hazeran aşireti arasındaki toprak anlaşmazlığını ve tırmanan iktidar mücadelesini konu alıyor.





2️⃣ Gelin! (The Bride!)



Gelin! (The Bride!)
Jessie Buckley ve Christian Bale'ın başrollerini paylaştığı The Bride!, normalde oyuncu kimliğiyle tanıdığımız Maggie Gyllenhaal'un imzasını taşıyor. Müzikal türünden de beslenen film, Frankenstein ve gelininin hikâyesine yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor.




  • Tür: Müzikal, Drama

  • Yönetmen: Maggie Gyllenhaal

  • Oyuncular: Jessie Buckley, Christian Bale, Annette Bening, Penélope Cruz, Peter Sarsgaard



Film, bu klasik hikâyeyi 1930'lar Chicago'suna taşıyor. Frankenstein'ın canavarı, Dr. Ephronius'tan kendisine bir eş yapmasını istiyor. Cinayet kurbanı bir kadının diriltilmesiyle yaratılan bu gelin, hem büyük bir aşkın hem de korkunun öznesi oluyor.





3️⃣ Hoplayanlar (Hoppers)



Hoplayanlar (Hoppers)
Efsanevi animasyon stüdyosu Pixar'ın yeni filmi Hoppers, izleyenlere yine keyifli bir macera vadediyor. Filme gelen ilk yorumlar oldukça olumlu.





Hoppers, bir grup bilim insanının bilinçlerini mekanik bedenlere aktarmayı başardığı bir dünyada geçiyor. Hayvanlar alemine büyük ilgi duyan genç Mabel Tanaka, bu teknolojiyi kullanarak kendi bilincini robot bir kunduza aktarıyor. Mabel, bu robot bedeniyle hayvanlar alemini yakından keşfetme şansı yakalerken, onların doğal habitatını bozmak üzere olan bir inşaat şirketine de savaş açıyor.





4️⃣ Görünmez Kaza (It was Just an Accident)



Görünmez Kaza (It was Just an Accident)
İran'ın önde gelen sinemacılarından Jafar Panahi'nin yönettiği It Was Just An Accident, 2025'in en dikkat çekici fimlerinden biriydi. En İyi Uluslararası Film Oscarı için yarışan film, ülkemizde epey gecikmeli de olsa vizyona giriyor.




  • Tür: Drama

  • Yönetmen: Jafar Panahi

  • Oyuncular: Vahid Mobasseri, Mariam Afshari, Ebrahim Azizi



Jafar Panahi, It Was Just An Accident'ta sırtını yine o ironik mizaha dayayarak, baskıcı rejime karşı duyulan derin öfkeye tercüman oluyor. Film, bu yıl En İyi Uluslararası Film Oscarı'nın da favorileri arasında yer alıyor.





5️⃣ Gidecek Yer Yok (No Other Land)



Gidecek Yer Yok (No Other Land)
Ülkemizde epey gecikmeli olarak vizyona giren bir diğer ödüllü film de Filistin'de yıllardır yaşanan zulme odaklanan Oscar ödüllü belgesel No Other Land.




  • Tür: Belgesel

  • Yönetmenler: Basel Adra, Rachel Szor, Hamdan Ballal, Yuval Abraham



Filistinli aktivist Basel Adra, atalarının Batı Şeria’daki memleketi Masafer Yatta’nın İsrail askeri işgal güçleri tarafından yok edilişini beş yıl boyunca filme aldı. Adra, sınırın öte yanından mücadelesine katılan İsrailli gazeteci Yuval Abraham ile alışılmadık bir ittifak kurdu. Gazze’nin yıkımının sürdüğü şu günlerde önemi ve özelliğiyle daha da öne çıkan Gidecek Yer Yok, Masafer Yatta’lıların on yıllardır süren hukuk mücadelesini, zalimane adaletsizlikleri, baskıları, yıkımı ve toplu sürgünü belgeliyor.





6️⃣ Tavşan İmparatorluğu



Tavşan İmparatorluğu
Geçtiğimiz yıl Antalya Film Festivali'ne damga vurarak En İyi Film dâhil yedi dalda Altın Portakal kazanan Tavşan İmparatorluğu, nihayet bu hafta vizyona giriyor.




  • Tür: Drama

  • Yönetmen: Seyfettin Tokmak 

  • Oyuncular: Alpay Kaya, Sermet Yeşil, Kubilay Tunçer



12 yaşındaki Musa, kırsal bir köyde tavşan avcılığıyla geçinen babası Beko ile yaşamaktadır. Beko’nun, engelli çocukların ailelerine verilen devlet desteğini öğrenmesiyle Musa’nın hayatı altüst olur. Babasının baskısıyla engelli rolü yaparak özel bir okula gönderilen Musa, burada yaşıtı Nergis ile derin bir bağ kurar. Bu yeni dünyada çocukluk, arkadaşlık ve özgürlük arzusuyla tanışan Musa, çocukluğunu, tavşanları ve Nergis’i kurtarmak için sessiz bir isyan başlatır.





7️⃣ Uçan Köfteci



Uçan Köfteci
Bu hafta vizyona giren bir diğer yerli film de drama türündeki Uçan Köfteci.




  • Tür: Drama

  • Yönetmen: Rezan Yeşilbaş

  • Oyuncular: Nazmi Kırık, Selin Yeninci, Aram Dildar



Seyyar köfteci Kadir, öteden beri sahip olduğu uçma isteğini, paramotor denen bir alet sayesinde gerçeğe dönüştürebileceğini keşfeder. O andan sonra, umutla ve yılmadan paraşüt çalışmaya başlar. Bu sıradışı hayal, çevresindekiler tarafından garipsenir hatta ağır eleştiriler almasına neden olur. Üstelik, şehirdeki politik atmosfer nedeni ile bu uçuş tutkusu, hava sahası güvenliğine tehdit olarak bile görülecek kadar absürt olaylara neden olur. Yaşadığı her şeye rağmen, hayalinin peşini bırakmayan Kadir, rengarenk paraşütü ile gökyüzünde salınma tutkusundan vazgeçmez.





8️⃣ Ann Lee Efsanesi (The Testament of Ann Lee)



Ann Lee Efsanesi (The Testament of Ann Lee)
Ann Lee Efsanesi, "dişi İsa" olarak anılan tarikat lideri Ann Lee'nin hikâyesini bir müzikale dönüştürüyor.




  • Tür: Müzikal, Drama, Biyografi

  • Yönetmen: Mona Fastvold

  • Oyuncular: Amanda Seyfried, Lewis Pullman, Thomasin McKenzie, Christopher Abbott




Şaker hareketinin kurucu lideri Ann Lee, takipçileri tarafından dişi İsa olarak ilan edilmiştir. Gerçek olaylara dayanan bu eser, onun ütopik bir toplum kurmasını ve Şakerlerin şarkı ve dans yoluyla ibadetini tasvir etmektedir.






9️⃣ Hero'nun 100 Gecesi (100 Nights of Hero)



Hero'nun 100 Gecesi (100 Nights of Hero)
Son dönemde yıldızı parlayan genç oyuncuları bir araya getiren Hero'nun 100 Gecesi, Binbir Gece Masalları'na tuhaf bir yorum getiriyor.




  • Tür: Fantastik, Drama, Romantik

  • Yönetmen: Julia Jackman

  • Oyuncular: Emma Corrin, Nicholas Galitzine, Maika Monroe, Charlie XCX



Ücra bir kalede yaşayan genç bir kadın, ihmalkar kocası tarafından sadakatini sınamak amacıyla yüz gece boyunca yalnızlığa terk edilir. Genç kadın, bu süreçte sadık hizmetçisi ve kocasının baştan çıkarıcı arkadaşı ile karmaşık bir aşk üçgeninin ortasında kalacaktır.





🔟 Shell: Güzellik Merkezi (Shell)



Shell: Güzellik Merkezi (Shell)
Elisabeth Moss ve Kate Hudson'ın başrollerini paylaştığı Shell, korku ve komedi türlerini harmanlıyor.




  • Tür: Gerilim, Korku, Komedi

  • Yönetmen: Max Minghella

  • Oyuncular: Elisabeth Moss, Kate Hudson, Kaia Gerber, Elizabeth Berkley



Film, kariyerini geri kazanmak için çırpınan, bir zamanlar çok sevilen aktris Samantha Lake'in, sağlık devi Zoe Shannon'ın göz alıcı dünyasının kusursuz yüzeyinin altındaki korkunç gerçekle yüzleşmesini anlatıyor.





11) Şeyatin-i Cin



Şeyatin-i Cin
Neredeyse her hafta yeni bir örneğini gördüğümüz cinli korku filmlerimize bu hafta bir yenisi daha ekleniyor.





  • Tür: Korku

  • Yönetmen: Erkan Demir

  • Oyuncular: Bülent Çelik, Asuman Gülengül, Hüseyin Taş



Halil ve Gökçe evli bir çifttir. Oyuncu ajansı işleten çiftin iki tane kız çocuğu vardır. Bir anda başlayan tuhaf olaylar psikolojilerini çok etkiler ve çocukları bayramda ailelerine bırakarak en yakın arkadaşları olan Sinem'in yazlığı Sapanca'ya kafa dinlemeye giderler. Ancak olaylar burada daha da büyümeye başlar. Musallat nefes kadar yakınlaşırken gizli gerçekler ortaya çıkacaktır. Ölüm ise kapıdadır.






Bu Hafta Dijital Platformlarda Yayınlanacak Yeni Filmler 🎬



Her hafta olduğu gibi bu hafta da sinemaların yanı sıra Netflix, Amazon Prime Video, Disney+ gibi dijital platformlara da yeni filmler geliyor. İşte dijital tarafında bu haftanın öne çıkanları:



1️⃣ Katil Makine (War Machine)



War Machine
. Aksiyon ve bilim-kurgu türlerini harmanlayan War Machine'in başrolünde Reacher dizsiiyle çıkış yapan Alan Ritchson bulunuyor.




  • Tür: Bilim-Kurgu, Aksiyon

  • Yönetmen: Patrick Hughes

  • Oyuncular: Alan Ritchson, Dennis Quaid, Jai Courtney, Stephan James, Esai Morales

  • Yayın Tarihi: 6 Mart

  • Platform: Netflix



War Machine, ABD'nin en elit askeri birliklerinden birine katılmak için son derece zorlu bir seçme sürecine alınan bir grup askere odaklanıyor. Ne var ki sıradan bir askeri talim gibi başlayan bu süreç, beklenmedik bir düşmanla karşılaşılmasıyla birlikte çok daha kanlı bir hâl alıyor. Artık askerlerin amacı seçilmek değil, hayatta kalmaktır.




L
14 sa.
The Boys\u0027un 5. sezonundan yeni fragman geldi

Amazon Prime Video'nun en çok izlenen dizisi olan The Boys, önümüzdeki ay 5. sezonuyla ekranlara geri dönecek. 8 Nisan'da başlayacak 5. sezon, aynı zamanda dizinin final sezonu olacak. Bu yönüyle daha da merak uyandıran 5. sezon için heyecanlı bekleyiş sürerken, diziden yeni bir fragman daha yayınlandı.



Garth Ennis'in aynı adlı çizgi roman serisinden uyarlanan The Boys, süper kahraman hikâyelerine oldukça karanlık bir bakış getiriyor. Yozlaşmış süper "kahramanların" kafalarına eseni yaparak pek çok sayıda sivilin ölümüne sebep olduğu bir evrende geçen dizi, süper güçlere sahip bu insanları kontrol altında tutmaya çalışan Boys adlı ekibe odaklanıyor.



The Boys 5. Sezon, Homelander'ın Kontrolüne Geçmiş Bir Dünyada Geçiyor



Dizinin 5. sezonu, artık Homelander'ın Beyaz Saray'ın kontrolünü ele geçirdiği, neredeyse distopik denebilecek bir dünyada geçiyor ki bu yönüyle günümüz ABD'sini de aynalıyor. Starlight'ın da destek verdiği Boys ekibi Homelander'a karşı bir direniş başlatmaya çalışırken, Butcher tüm süper güçlüleri öldürecek bir virüsü dünyaya salma planları yapıyor.



Ayrıca Bkz.Mart ayında başlayacak en dikkat çekici 10 dizi



Jensen Ackles'ın Soldier Boy rolüyle geri döneceği 5. sezonda Jared Padelecki de ekibe dâhil oluyor. Böylece Supernatural'ın ikonik ikilisi, yıllar sonra yeniden aynı dizide buluşuyor. Supernatural'dan tanıdığımız bir diğer isim olan Misha Collins de yeni sezonda ekibe katılıyor ki yayınlanan bu yeni fragmanda kendisini ilk kez görme şansı yakalıyoruz.



Amazon tarafından paylaşılan fragmanın hem orijinal İngilizce hâlini, hem de Türkçe dublajlı versiyonunu altta bulabilirsiniz.






L
dün
A Knight of the Seven Kingdoms\u0027ın 2. sezonunda rol alacak isimler açıklandı
A Knight of the Seven Kingdoms'ın 2. sezonunda rol alacak isimler açıklandı
Özellikle serinin hayranlarını fazlasıyla memnun eden ilk sezonuyla Game of Thrones markasını rehabilite eden A Knight of the Seven Kingdoms, 2. sezonu için de izleyicileri çok bekletmeyecek. A Knight of the Seven Kingdoms'ın daha şimdiden çekimlerine başlanan 2. sezonu, önümüzdeki yılın başında izleyici ile buluşacak. Yeniden sete çıkılmasıyla birlikte, yeni sezona dair ilk detaylar da ortaya çıkmaya başladı. Son olarak da yeni sezonda oyuncu kadrosuna dâhil olacak isimler ve karakterler belli oldu.



A Knight of the Seven Kingdoms 2. Sezon, The Sworn Sword'u Ekrana Uyarlayacak



2. sezon, diziye kaynaklık eden Dunk & Egg serisinin en sevilen kitaplarından olan The Sworn Sword'u ekrana uyarlayacak. Serinin ikinci kitabı olan The Sworn Sword'da Dunk & Egg'in yolu Dorne'a uzanıyor. Westeros'un Güneş ile kavrulan bu köşesinde kuraklığın baş göstermesi, bölgedeki iki haneyi karşı karşıya getiriyor. Dunk'ın bu hanelerden biriyle olan bağı, onurlu bir şövalye olmaya çalışan Dunk ile küçük yaverini sadakatlarının sınanacağı bir krizin içine atıyor.



Bu yeni macerada ekibe katılacak üç isim Lucy Boynton (Bohemian Rhapsody), Babou Ceesay (Alien: Earth) ve Peter Mullan (Ozark) olacak. Genç oyuncu Lucy Bonton, Ser Dunk ile yolu kesişen Lady Rohanne'e hayat verecek. Babou Ceesay, Ser Bennis'i canlandırırken, tecrübeli oyuncu Peter Mullan da Ser Eustace Osgrey'e hayat verecek.



Ayrıca Bkz.Mart ayında başlayacak en dikkat çekici 10 dizi



İlk sezon gibi 2. sezon da altı bölümden oluşacak. Bölümlerin süresi yine 30 ila 60 dakikası arasında değişecek. İlk sezonda olduğu gibi 2. sezonda da George R.R. Martin yaratım sürecine doğrudan katkıda bulunacak.




Kaynak:https://variety.com/2026/tv/news/knight-of-the-seven-kingdoms-season-2-cast-1236679237/
L
dün
ABD\u0027den gövde gösterisi: 6000 mil menzilli kıtalararası nükleer füze test edildi
ABD'den gövde gösterisi: 6000 mil menzilli kıtalararası nükleer füze test edildi
İsrail ile birlik olup İran'a saldırarak yeni bir sıcak savaş cephesi açan ABD, nükleer caydırıcılık stratejisinin bel kemiğini oluşturan kıtalararası füzelerini yeniden sahneye çıkardı. ABD, Soğuk Savaş yıllarından beri LGM-30G Minuteman III kıtalararası balistik füzelerini (ICBM) kullanıyor. Yerin altındaki güçlendirilmiş silolarda her an ateşlenmeye hazır bekleyen bu sistemler, binlerce kilometrelik menzilleri ve atmosfer dışına çıkıp tekrar hedefe yönelen harp başlıklarıyla modern savunma doktrinlerinin en sert halkasını oluşturuyor. Ancak bu devasa füzelerin on yıllardır silolarda bekletiliyor olmaısı, sistemlerin düzenli olarak test edilmesini ve teknolojik güvenilirliğinin her koşulda kanıtlanmasını zorunlu kılıyor.



Pasifik Üzerinde Dev Tatbikat: Glory Trip 255



ABD Hava Kuvvetleri, nükleer caydırıcılığının güvenilirliğini teyit etmek amacıyla dün Kaliforniya'daki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü’nden silahsız bir Minuteman III füzesini başarıyla fırlattı. "Glory Trip 255" adı verilen bu operasyon, rutin bir test olarak tanımlansa da teknik detayları ve zamanlamasıyla dikkat çekti. Füze, Pasifik Okyanusu üzerinde binlerce mil kat ederek Marshall Adaları'ndaki Kwajalein Atolü yakınlarına ulaştı.



Hava kuvvetleri liderleri, bu testin güncel küresel gerilimlerle doğrudan bir bağlantısı olmadığını vurgulasa da tam da İran'la sıcak savaşa girilmişken böyle bir testin yapılmaı, teknik bir mesajın ötesinde stratejik bir hamle olarak yorumlanıyor.



Test Edilen Kıtalararası Füzenin Çok Başlıklı Olması Dikkat Çekiyor



Bu testi diğerlerinden ayıran en önemli teknik detay, füzenin genellikle kullanılan tek bir test aracı yerine iki adet yeniden giriş aracı (reentry vehicle) ile donatılmış olmasıydı. 



Çoklu araç kullanımı, bir füzenin birden fazla hedefi aynı anda vurabilmesi veya düşman füze savunma sistemlerini şaşırtabilmesi anlamına geliyor. Mevcut anlaşmalar gereği operasyonel Minuteman III'ler şu an tek bir başlık taşısa da, bu test ABD'nin teknik olarak çoklu başlık kapasitesini koruduğunu bir kez daha tescilledi. Mühendisler, fırlatma sonrası atmosfer dışına çıkan füzenin, taşıdığı yükleri birbirinden nasıl ayırdığını ve her birinin belirlenen hedeflere ne kadar büyük bir hassasiyetle ulaştığını ölçümledi.




Minuteman III, katı yakıtlı üç aşamalı bir motor sistemine sahip. ​​​​Yaklaşık 36 ton ağırlığındaki bu devasa kütleyi yerçekimine meydan okuyarak atmosfer dışına fırlatan güç, kademeli olarak devreye giren üç farklı motordan geliyor: İlk aşamada yaklaşık 921 kN (94 ton-kuvvet) değerinde devasa bir itkiyle silodan fırlatılan füze, ikinci aşamada 276 kN (28 ton-kuvvet) ve son aşamada 159 kN (16 ton-kuvvet) güç üreten motorlarla yoluna devam ediyor. Bu kademeli güç yönetimi, füzeyi uçuşun belirli evrelerinde ses hızının kat kat üzerine çıkararak saatte yaklaşık 24.140 km hıza ulaştırıyor. Bu hız, kıtalararası mesafelerin dakikalar içinde katedilmesini sağlıyor.



Füzenin izlediği yörünge, yerin 700 mil (yaklaşık 1.126 km) üzerine kadar çıkarak atmosferin en uç sınırlarını zorluyor. Bu ekstrem hız ve yükseklik değerleri, füzenin hem yapısal bütünlüğünün hem de yönlendirme sistemlerinin elli yıl sonra bile kusursuz çalıştığını gösteriyor.



Ayrıca Bkz.ABD'nin THAAD sistemi İran füzelerini atmosfer dışında imha ediyor



 ABD, yaşlanan Minuteman III envanterini 2030’lu yılların başından itibaren yeni nesil LGM-35A Sentinel füze sistemiyle değiştirmeyi planlıyor. Hava Kuvvetleri, 2026 yılı sonuna kadar programın büyük bir yapılandırma sürecini tamamlamayı ve Sentinel'in ilk test uçuşunu 2027 yılında gerçekleştirmeyi hedefliyor. Mevcut testlerden elde edilen veriler, sadece eski sistemlerin ömrünü uzatmak için değil, aynı zamanda geleceğin nükleer altyapısını inşa etmek için de kilit rol oynuyor.




Kaynak:https://interestingengineering.com/military/us-minuteman-iii-missile-test
L
dün
F-16 boyutunda süpersonik İHA: ABD\u0027li Hermeus, yeni prototipini başarıyla test etti

Ses hızını aşan süpersonik uçuşlar ve bu hızın beş katına (Mach 5) ulaşmayı hedefleyen hipersonik teknolojiler, bugüne kadar yalnızca çok sınırlı sayıda askeri platformun ve NASA gibi kurumların erişebildiği bir seviyeydi. Diğer yandan özel sektörün bu sınıfta araçlar geliştireiblmesi içinse onlarca yıl süren, milyarlarca dolarlık bütçeler ve hantal bürokratik süreçler gerekiyordu. Ancak son yıllarda uzay endüstrisinde SpaceX ile gördüğümüz "hızlı prototipleme" ve "iteratif geliştirme" anlayışının bir benzeri artık yüksek hızlı uçak projelerinde de karşımıza çıkıyor. Bu değişimin öncülerinden olan ABD merkezli girişim Hermeus, süpersonik uçuş hayalini gerçeğe dönüştürecek en kritik adımını geçtiğimiz günlerde attı.



Hermeus’un bir süredir üzerinde çalıştığı ve "Quarterhorse" serisinin en yeni üyesi olan insansız hava aracı Mk 2.1, bu hafta başında ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Geçtiğimiz yılın Mayıs ayında uçan Mk 1 prototipine kıyasla 3 kat daha büyük ve tam 4 kat daha ağır olan Mk 2.1, yaklaşık bir F-16 Fighting Falcon boyutlarına sahip.



F-16 boyutunda süpersonik İHA: ABD'li Hermeus, yeni prototipini başarıyla test etti
Uçağın kalbinde ise havacılık dünyasının yakından tanıdığı, modern savaş uçaklarında rüştünü ispatlamış olan Pratt & Whitney F100 turbofan motoru yer alıyor. Delta kanat konfigürasyonuna sahip olan bu yeni prototip, yüksek hızlarda aerodinamik kararlılığı korumak için optimize edilmiş bir gövde yapısıyla dikkat çekiyor. Özellikle süpersonik hızlara çıkıldığında motorun ihtiyaç duyduğu hava akışını dengelemek adına tasarlanan "değişken hava giriş sistemi", mühendislik açısından uçağın en kritik bileşenlerinden biri olarak gösteriliyor.





Hermeus'un Asıl Hedefi Hipersonik Bir Platform Geliştirmek



Hermeus’un stratejisi, tek bir mükemmel uçak yapmak yerine, her biri belirli bir testi geçmek için tasarlanmış ardışık prototipler üretmek üzerine kurulu. Nitekim Mk 2.1’in bu ilk uçuşu da başlangıç aşamasında ses altı (subsonic) hızlarda gerçekleştirildi. Bu aşamada mühendisler; aerodinamik verileri, tahrik sistemi entegrasyonunu ve uçuş kontrol yazılımlarını gerçek gökyüzü koşullarında test ediyorlar. Eğer Mk 2.1 ile yürütülen bu test süreci planlandığı gibi giderse, ekip bir sonraki aşama olan Mk 2.2 prototipine geçecek. Asıl heyecan verici gelişme de burada yaşanacak; zira Mk 2.2'nin doğrudan süpersonik hız denemeleri yapması ve ses duvarını aşması hedefleniyor.





Quarterhorse serisi aslında daha büyük bir resmin, yani Darkhorse projesinin bir laboratuvarı niteliğinde. Hermeus, Quarterhorse ile elde ettiği verileri kullanarak savunma ve ulusal güvenlik görevlerinde kullanılabilecek tam anlamıyla hipersonik bir platform geliştirmeyi amaçlıyor.




Kaynak:https://interestingengineering.com/transportation/hermeus-flies-supersonic-capable-drone-prototype
L
dün
Çin, hipersonik ve nükleer teknolojiler için \"süper seramik\" geliştirdi

Hipersonik uçuş, yeni nesil nükleer reaktörler ve gelişmiş roket motorları gibi teknolojiler, malzeme bilimi açısından en zorlu alanların başında geliyor. Bu sistemler çalışırken ortaya çıkan aşırı sıcaklıklar ve mekanik stresler, geleneksel metal alaşımlarının sınırlarını zorluyor. Bu yüzden bilim insanları uzun süredir “ultra yüksek sıcaklık seramikleri” (UHTC) olarak bilinen özel malzemeler üzerinde çalışıyor.



Özellikle zirkonyum karbür (ZrC), son derece yüksek erime noktası ve kararlı yapısı sayesinde bu alanın en umut vadeden adaylarından biri olarak görülüyor. Ancak bu malzemenin pratik kullanımının önünde önemli bir engel var: ZrC’nin sinterlenmesi (toz hâlindeki malzemenin katı bir yapıya dönüştürülmesi) oldukça zor ve ortaya çıkan seramikler çoğu zaman kırılgan oluyor. Bu da uzun vadeli yapısal dayanıklılığı konusunda soru işaretleri yaratıyor.



Çin, daha dayanıklı ultra yüksek sıcaklık seramikleri için yeni bir yöntem geliştirdi



Çin’deki Harbin Bilim-Teknik Üniversitesi’den araştırmacılar, bu sorunu çözebilecek yeni bir yöntem geliştirdiklerini duyurdu. Boxin Wei ve Yujin Wang liderliğindeki ekip, ZrC tabanlı ultra yüksek sıcaklık seramikleri üretmek için iki aşamalı yeni bir üretim süreci geliştirdi. Bu yöntem, “in-situ reaktif kıvılcım plazma sinterleme” (SPS) tekniğini kullanıyor ve hammaddeler olarak ZrC, TiSi₂ (titanyum disilisit) ve B₄C (bor karbür) bileşiklerinden yararlanıyor. Araştırmacıların geliştirdiği bu süreç, hem malzemenin yoğunlaşma davranışını iyileştiriyor hem de kırılmaya karşı direncini artırmayı hedefliyor.



Araştırma ekibine göre bu iki özelliği aynı anda geliştirmek, yani seramiğin hem sıkışarak yoğun ve gözeneksiz bir yapı kazanmasını sağlamak hem de kırılmaya karşı dayanıklılığını artırmak, ZrC seramiklerinin önündeki en büyük teknik zorluklardan biri. Çünkü önceki çalışmalar genellikle bir özelliği iyileştirirken diğerini zayıflatıyordu. Yeni yöntemde ise malzeme üretimi iki farklı sıcaklık aşamasına bölünüyor. İlk aşama yaklaşık 1600 °C’de gerçekleşiyor ve bu aşamada TiSi₂ ile B₄C reaksiyona girerek TiB₂ ve SiC oluşmasını sağlıyor. Yalnızca üç dakika süren bu aşamanın temel amacı malzeme içinde çok sayıda ince çekirdek faz oluşturmak. Ardından sıcaklık 1800 °C’ye yükseltilerek ikinci aşamaya geçiliyor. Bu aşamada ise difüzyon süreçleri devreye giriyor ve farklı elementler birbirleriyle etkileşime girerek yeni katı çözeltiler oluşturuyor.



Bu süreçte açığa çıkan silikon atomları, ZrC matrisiyle reaksiyona girerek ZrSi₂ ve ikincil SiC fazlarının oluşmasına yol açıyor. Aynı zamanda zirkonyum ve titanyum atomlarının birbirine difüze olmasıyla (Zr,Ti)C ve (Ti,Zr)B₂ gibi katı çözeltiler ortaya çıkıyor. Sonuçta elde edilen seramik yapı, farklı ölçeklerde güçlendirme fazları içeren çok katmanlı bir mikro yapı kazanıyor. Atomik ölçekte katı çözeltiler, nano ölçekte tane sınırlarını sabitleyen SiC parçacıkları ve mikro ölçekte dayanıklılığı artıran TiB₂-SiC kümeleri bu yapının temel bileşenlerini oluşturuyor.



Ayrıca Bkz.Uzayda internet savaşı: Çin’in ardından Avrupa da 2.6 Gbps’lik lazer bağlantı kurdu



Araştırmacılara göre bu çok ölçekli yapı, malzemenin mekanik özelliklerinde dikkat çekici bir iyileşme sağlıyor. Yeni geliştirilen ZTS-30B seramiği, yaklaşık 824 MPa eğilme dayanımı ve 7.5 MPa·m¹ᐟ² kırılma tokluğu sergiliyor. Bu değerler, daha önce geliştirilen ZrC tabanlı seramiklerin çoğundan belirgin şekilde daha yüksek. Üstelik malzemenin tane boyutunun 500 nanometrenin altına indirilebilmesi de bu performans artışında önemli rol oynuyor.



Eğer bu yöntem daha büyük ölçekli üretime uyarlanabilirse, hipersonik uçaklardan nükleer enerji sistemlerine kadar aşırı sıcak ortamlarda çalışan teknolojiler için çok daha dayanıklı malzemeler geliştirilmesinin önü açılabilir. Bu da özellikle hipersonik uçuş ve gelişmiş enerji sistemleri gibi alanlarda yeni nesil mühendislik çözümlerinin önünü açabilecek önemli bir adım olarak görülüyor.




Kaynak:https://interestingengineering.com/science/tough-ceramics-for-nuclear-reactors
L
dün
Lanterns\u0027tan ilk fragman yayınlandı: HBO yapımı Green Lantern dizisi
Lanterns'tan ilk fragman yayınlandı: HBO yapımı Green Lantern dizisi
James Gunn öncülüğünde kurulmakta olan yeni DC Sinematik Evreni'nin duyurulan ilk projelerinden biri de Green Lantern dizisi, Ağustos ayında izleyici ile buluşacak. HBO tarafından hayata geçirilen Lanterns, daha önce aksiyon odaklı yapımlarla gördüğümüz Green Lantern karakterine oldukça farklı bir yorum getirecek. Diziden yayınlanan ilk fragman, bunun alışık olduğumuz süper kahraman dizilerinden ziyade, True Detective gibi yapımlara yakın bir yerde duracağını gösteriyor.



Lanterns, Dünya'da bir soruşturma yürüten iki Yeşil Fener'e, yani galaktik polise odaklanıyor. Hikâyenin merkezinde ise çizgiromanlarda Green Lantern olarak karşımıza çıkan en popüler iki karakter olan Hal Jordan ve John Stewart yer alıyor. Hal artık neredeyse efsaneleşmiş tecrübeli bir polistir; John Stewart ise göreve yeni başlamış bir çaylak. İkisi Amerika'nın kalbinde bir gizemi çözmeye çalışırken, bu tecrübeli polis-genç çaylak dinamiğini de izleyeceğiz gibi görünüyor.



Lanterns'ın Arkasında Dikkat Çekici Bir Ekip Bulunuyor



Dizide Hal Jordan'a Kyle Chandler, John Stewart'a ise Aaron Pierre hayat veriyor. Oyuncu kadrosunda onlara Nathan Fillion, Kelly Macdonald, Jason Ritter, Garret Dillahunt, Ulrich Thomsen gibi isimler eşlik ediyor. Nathan Fillion, Superman filminde de canlandırdığı Guy Gardner karakteriyle geri dönüyor.



Ayrıca Bkz.Mart ayında başlayacak en dikkat çekici 10 dizi



Lanterns projesinin arkasında dikkat çekici üç isim bulunuyor: Chris Mundy, Tom King ve Damon Lindelof. Tom King, çizgi roman dünyasının önemli isimlerinden biri. DC Comics için de beğeni kazanan çizgi romanlara imza atan King, ilk kez bir uyarlamada böyle aktif bir rol üstleniyor. Chris Mundy ise daha önce Criminal Minds ve Ozark gibi suç/polisiye türünde dizilerde görev almış bir senarist. Buradaki en dikkat çekici isim ise elbette Damon Lindelof. Lost ve The Leftovers gibi çok konuşulan dizilerin yaratıcısı olan Lindelof, normalde bu tarz işlerde gördüğümüz senaristlerden çok daha yüksek profilli, çok daha deneyimli bir senarist. Dahası, kendisinin Watchmen dizisi, pek çok kişi tarafından son yıllarda çıkmış en iyi süper kahraman işlerinden biri olarak kabul ediliyor.






Kaynak:https://gizmodo.com/lanterns-trailer-dc-hbo-kyle-chandler-2000729587
L
dün
Google, NotebookLM’i güncelledi: Belgelerden sinematik videolar üretebilecek



Google’ın yapay zekâ destekli araştırma ve not alma aracı NotebookLM, kullanıcıların yüklediği belgeleri analiz edip özetler hazırlayabilmesi ve farklı formatlarda içerikler üretebilmesiyle bugün piyasadaki en işlevsel yapay zekâr araçları arasında yer alıyor. Bu araca yeni yetenekler eklemeye devam eden Google, şimdi de NotebookLM için “Cinematic Video Overviews” adını verdiği yeni bir özelliği kullanıma sunmaya başladı.



Cinematic Video Overviews, daha önce NotebookLM’de yer alan Video Overviews özelliğinin daha gelişmiş bir versiyonu olarak geliyor. Önceki sistem temelde seslendirmeli bir slayt gösterisi hazırlıyordu. Yeni özellik ise bunun yerine daha akıcı anlatıma sahip, görsel açıdan daha zengin videolar oluşturuyor. Google bu videoları “kullanıcıya özel hazırlanmış sürükleyici anlatımlar” olarak tanımlıyor.



NotebookLM, Bu Yeni Özellik İçin Gemini 3, Nano Banana Pro ve Veo 3'ü Birlikte Kullanıyor



Bu videolar oluşturulurken birden fazla yapay zekâ modeli birlikte çalışıyor. NotebookLM; Gemini 3, Nano Banana Pro ve Veo 3 modellerini kullanarak kaynak belgelerden yola çıkan videolar hazırlıyor. Google’ın açıklamasına göre Gemini bu süreçte adeta bir “yaratıcı yönetmen” gibi davranıyor; videonun anlatı yapısını, görsel stilini ve formatını belirliyor. Hatta sistem, ortaya çıkan videoyu analiz ederek anlatının tutarlı kalmasını sağlamak için kendi çalışmasını yeniden düzenleyebiliyor. Böylece ortaya akıcı animasyonlara ve ayrıntılı görsellere sahip daha sinematik bir anlatım çıkıyor.



Ayrıca Bkz.AI Günlükleri: Yapay zeka dünyasında bu hafta (2 Mart 2026)



Cinematic Video Overviews özelliği şimdilik İngilizce olarak sunuluyor. Google, bu özelliğin bugün itibarıyla Google AI Ultra abonelerine hem web hem de mobil platformlarda kademeli olarak dağıtılmaya başladığını söylüyor.



Google aynı zamanda NotebookLM uygulamasında bazı küçük ama pratik yenilikler de yaptı. Artık kullanıcılar Google Drive, Docs, Sheets ve Slides dosyalarını uygulama içindeki gömülü görünüm yerine doğrudan ilgili uygulamalarda açabiliyor. Bunun için sağ üst köşedeki kısayola dokunmak yeterli oluyor. Ayrıca yapay zek komutlarıyla oluşturulan slayt sunumlarını düzenlemeyi kolaylaştıran yeni bir revizyon sistemi de eklenmiş durumda.




Kaynak:https://9to5google.com/2026/03/04/notebooklm-cinematic-video-overviews-ai-mode/
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.