| Evrenin genişlemesini bir balonun şişmesi gibi düşünelim. Balonun yüzeyinde yaşayan, 2 boyut algısına sahip canlılar için genişlemenin başladığı bir nokta var olabilir miydi? |
| öyle düşünüyorumki evren yani sözünü ettiniz balon işte biz insan oğluna büyük patlamanın merkezi yani ilk hareket noktasını verebilir çünki opatlama sonucu güneşler gezegenle asdiroidler vs vs oluştu ve dediniz gibi bir balon gibide şişmekte genişlemekte..... |
|
yazın gayet ince noktlar dan geçmiş amaa ... şöyle birşey var dünya ve etrafindaki gezegenler birtek galakside olsa belki insan oğlu gezgenler arası yolculugu şimdiye kadar yapmıştı ozaman buna göre her gezegende su hava vs insanın yaşamını normal sürdüre bilecek herşeyin olması lazım dı... ama gezegenler birtek galakside değiler bence biz belki ol galaksilerden birindeyiz... kara delik denilen boşluk nereye açılıyor acaba bun sorunun cevap ı verilmiş olsaydı şimdi bu tartışmalar olmazı bence kara delik farklı bir galaksiye açılıyor orda da yaşam olmaliki uzaylı denilen yaratıklar orda daha gelişmiş bir teknoloji sahibi olabilir o teknolojiyi kullanarak yaptıkları gemilerle bizleri ziyarete geliyorda olabilir hatırladıgım kadarıyla bir uydu kara deliğe kapılmıştı gitmişti 4 yada yanlış hatılamıyorsam 14 yıl sonra şarşı bitik halde geri gelmişti yörüngeye saten şarjı az oldugundan imha edilecekti amerikaya aiti galiba o uydu acaba o boşlukta neye şahit oldu nasıl geri geldi ? belkide uzaylılar aldı benim bildigim oraya giden herşey geri gelememek üzere giderdi benim kafama takılan bircok soru var pek acık yazmasamda düşüncelerim böyle bu yaşam 1 tek boyutta değildir bence sadece uzayda bulunan gezegenler,güneş,uydular ve yıldızlardan hariç şeylerde vardır 1 den fala boyut var kara delikte geçiş kapısı diye son noktamı koyuyorum |
|
Evreni balona benzetirken, iki boyutlu bir evrende yaşadığımızı var saydım ve doğal olarak evrenin dördüncü* boyutta genişlemesinin de tarafımızdan tam olarak anlaşılamayacağını söyledim. Bizim evrenimizde algılayabildiğimiz 3 boyut olduğuna göre, evrenimizin genişlemesinin başladığı nokta olan büyük patlama noktası da bu evrende yoktur. Bu noktayı görebilmemiz için 4 boyutlu mekan algısına sahip olmamız gerekir. Yapılan gözlemlerde de galaksiler bir birinden ne kadar uzak olursa, galaksilerin bir birinden o kadar hızlı uzaklaştığı görüldü. Tıpkı balon örneğinde olduğu gibi. Buna bakarak da evrendeki her noktanın, bir birinden uzaklaşmakta olduğunu söyleyebiliriz. Ama evrenimizde ne kadar dolaşırsak dolaşalım, genişlemenin başladığı noktayı bulmamız mümkün değildir. Umarım ifade edebilmişimdir... (Eğer bu noktadan bize her hangi bir radyasyon geliyorsa, bu radyasyonun yukarıda açıkladığım sebeplerden dolayı evrenin her yerinde detektörleri nereye çevirirsek çevirelim aynı şiddette olması gerekir. Tabii burada evrenin her noktasının patlama noktasına eşit uzaklıkta olduğunu kabul ediyorum. Böyle olmayabilir de. Bu da "büyük patlama radyasyonu" denilen kavramı biraz olsun açıklıyor sanırım.) *üçüncü demişim düzelttim. |
| Ben evrenin dördüncü boyut içerisinde genişlediği fikrine katılmıyorum. Dördüncü boyutun deneysel kanıtı yoktur ve teorik bir kavramdır. Tıpkı iki boyut olmadığı gibi. Big bang-den sonra hubble hacmi mekan içerisinde genişlemeye başladı. Oysa mekanın sonu yoktur. Mekan içerisinde konum belirtebilmek için referans almak zorundayız. Eğer hubble hacmi dışında bir referans alınabilse idi hangi noktada genişlediğini söyleyebilirdik. |
| Bizim üçüncü boyutta var olabilmemiz için, evrende üçten fazla boyut olmalıdır. Çünkü eğer dördüncü boyut olmasaydı, zaman diye bir kavram da söz konusu olmazdı. Daha da detayına inmek gerekirse; zaman algısının oluşması için mekan olarak algılanamayan bir üst boyutun bulunması lazımdır. İki olay oluyor ve biz bu olayların arasında belli bir zaman olduğunu düşünüyoruz. Çünkü o olayların arasındaki bir üst boyutta var olan, aslında mekansal aralığı algılayamıyoruz. |
|
zaman, bir mekan boyutu değildir. Biz cisimleri ve mekanı üç boyuta indirgeyerek ifade edebiliriz. Ancak dördüncü bir mekan boyutu tamamen teoriktir. Mesela ben bu konuda hep "hiperküp" denilen teorik bir nesneyi örnek veririm. < Resime gitmek için tıklayın > Bu resim dört boyutlu bir hiperküpün, üç boyuttaki görüntüsüdür (resim haline dönüştüğü zaman üçüncü boyutunu da kaybediyor). Gerçekte bir hiperkübün bütün kenarları eşit ve bütün açılarının 90 derece olduğunu düşünün. Ama bir hiperküpün gibi herhangi bir dört boyutlu nesnenin varlığına dair deneysel kanıtlar yoktur. |
Bendeniz Hiperküpü deneysel kanıt şurda dursun fikren bile tasarlayamıyorum ya? |
Duyduğuma göre matematikçiler kafalarında onlarca boyut tasarlayabiliyorlarmış.![]() |
|
Evet, müthişler... 40.000.000 bilinmeyenli denklemi düşünebildiklerine göre, Matematikçilerin neredeyse "eflasyon"ist düzeyde boyut kabiliyetine sahiplikleri kabul edilmelidir. |
|
Matematikçilerin 40.000.000 bilinmeyenli denklemi düşünüp düşünmedikleri muallak. Hiç yoktan herşeyi bildikleri iddiasında değilller.Matematikçiler "enflasyonist" düzeyde boyut kabileyetine sahipler mi?muaama!Tüm evrnei kavradıklarına muktedir olduklarına inananlar , bilmedikleri bi çok şey olduğunu zamanla anlayabilmektedir.Veya anlayabilmemektedir!!??.Bildiklerini bizimle paylaşmayanlar , menfaatçidir.Ki öyle olduğunu sanmıyorum.Öyle olsa uzaya çıkarlardı...???!!! Saygılarımla, |
Mekanın sonu olmadığını söylüyorsun dayanağın nedir oysa insan dibindeki gezegenleri bile oldukça zor keşfetti. Acaba insan aklının ermediği şeyleri sonsuz olarakmı nitelendirmek zorunda, birtakım bilim adamları ve bizlere ilk öğretimde okutulan ders kitaplarında uzayın sonsuz olduğu anlatılmakta bunu neye dayanarak söylüyoruz ve Başka gezegelerde hayat olduğunu düşünelim. İnsanlar bu konuda neden somut delillere ulaşamamakta bunuda ben merak ediyorum(bu soru herkese) |
bende aynı şekilde düşünmekteyim |
Çok güzel bir cevap farklı bakmamı sağladın |
Kimse gerçeği bilmiyordan kast ettiğin nedir |
abuk subuk soru sorma . ne demeye çalışıyosun sen? |
Kims gerçeği bilmiyor demişsin bu konu geniş hepside hayal olamaz. Senin gerçek değil dediğin kısım hangisi ona göre konuşalım |
gerçeği ne ben ne sen ne de bir başkası bilemez anca akıl yürütürüz. |
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi baranel -- 21 Mart 2007; 18:06:33 >