Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 2 misafir, 1 mobil kullanıcı
1892
Cevap
84706
Tıklama
5
Öne Çıkarma
Oz (1997-2003)
R
8 yıl (3134 mesaj)
Teğmen

Neler anlatılabilir ki bu dizi için... Çok sayıda dizi izleyen biri olarak The Wire ve Six Feet Under'dan sonra benim tüm zamanlar listemde 3.sıradadır ve yerinin de ilerleyen yıllarda değişeceğini sanmıyorum. Diziyle ilgili bir şeyler yazmak istiyorum, gerisi spoilerdır.


Nereden başlasam ki... O kadar özel karakter var ki dizide... Çete çete ayırmak istiyorum.

İtalyanlar : Senaristin diziler tarihinin en efsanevi karakteri olabilecek Dino Ortolani'yi daha ilk bölümden harcaması ciddi cesaret isteyen bir şey. Hoş bu vesileyle Ryan O'Reilly gibi çok daha iyi bir karakter yarattılar ama neyse. Çok ayrı bir efsane olarak kalplerde kalacak Dino. Lider olarak gidersek de Nino çok büyük kraldı ve yeri hiçbir zaman değişmedi bizim için. Ölümü ince ve ustaca işlendi ve açıkçası keyif aldım. Peter'dan pek ümidim yoktu zaten ve malum neler oldu biliyoruz, Antonio Nappa, Mark Margolis'e olan hayranlığımdan ötürü çok büyük beğeniyle takip ediyordum ancak Adebisi adamı harcadı. Pancamo'dan başka da lider olmadı zaten. Hastanede yattığı zamanlarda ölecek diye endişelenmiştim açıkçası, Pancamo diziye yakışan bir yüzdü ve esprileri çoğu zaman harika oluyordu sarıp sarıp izliyordum. Genel olarak iyi bir şekilde işlendi İtalyanlar ve memnun kaldım.

Siyahiler : Yalan yok, en sevdiğim ekip bunlardı. Jefferson Keane karakteri çok erken aramızdan ayrıldı ve uzun vadeli bir plan yapılsaydı muazzam bir karakter ortaya çıkacağına inanıyordum ama yaşasa muhtemelen Adebisi gibi bir adamın liderliğiyle,çılgınlarıyla hiç tanışamayacaktık. Kenny,Poet,Rodney de diziye keyif katan elemanlardı. Burr Redding'in liderliğinde işler bir süre istenildiği gibi gitmedi ama o da çok babacan bir profil çizdi hep özellikle son bölümlere doğru uyuşturucuya açtığı savaş ayrıca anlamlıydı. Ama kesinlikle en sevdiğim her zaman ekibe dahil olmasa da Augustus Hil. Seni çok seviyorum Hill. Umarım bir yerlerde mutlusundur.

Latinler : Miguel Alvarez hiçbirisi enine boyuna işlenmedi ancak keyif aldığım bir ekip oldular. Naçizane
fikrim Enrique Morales'in çok basit harcandığı yönünde bence dizinin en karizmatik liderlerinden biri oydu.

Motorcular : Sevmediğim bir gruplardı (özellikle Aryanlarla çalışmalarından dolayı) ancak Jaz Hoyt'a kimi
zamanlar empati kurduğumda oluyordu. Diziye renk kattılar.

Aryanlar : İnanılmaz bir nefret besliyorum bu ekibe. Robson, Wolfgang ve Vern... Oyunculuklarının muazzam
olduğunun hakkını vererek karakterlerinin rezalet olduğunu söylemek istiyorum. Dizide ne kötülük varsa
bunların altından çıktı ve bütün iğrençlikleri hep bunlar yaptılar. Vern'in ölüşüne de ayrıca sevinmiştim.

Müslümanlar : Kareem Said... Bir efsane olarak Oz'a girdi bir efsane olarak veda etti. Gözyaşları,valinin
kararını reddedişi, adalet ve iyilikten yana savaşması, her zaman doğruyu öğütlemesi, Omar,Poet,Augustus,
Beecher ve Adebisi ile kısa dönemli arkadaşlıkları harikaydı ve bence dizinin en efsane sahnesinin de
Adebisi ile beraber baş aktörüydü. Günümüzde Kareem Said gibi müslüman bir lider yoktur ona adım kadar
eminim. Bu ekipten Arif'i hiç sevmiyordum başlarda ama sonlara doğru yoğun bir sevgim oluştu. Khan karakteri
de sağlamdı ancak Said'e yamuk yapan bizden değildir.

Ve ayrı ayrı değinmek istediklerim ;

Tobias Beecher : Hapishaneye bütün saf duygularıyla girmiş kariyerli,naif ve iyilik yanlısı bir adamın
bulunduğu çevreye adapte olarak adeta bir canavara dönüşmesi,dönüştürülmesi... Özellikle çocuklarının
olaylarını yaşadığımız dönemlerde çoğu sahnesinde gözlerim doluyordu ve bir adamın eriyişinin bu kadar
basit olamayacağı konusunda söyleniyordum kendime. İnanılmaz bir adamdı Beecher. Hapiste Keller gibi bir
belaya bulaştı ve şartlı tahliyesini yine onun için yaktı. Sister Marie'ye "Tanrı bu kadar mükemmel bir duyguyu
neden bu kadar zorlaştırıyor" diye yakındığı sahne benim için efsaneler arasındadır.

Ryan O'Reilly : Dediğim gibi ilk bölümdeki Dino dalgasından dolayı muhtemelen çoğu insanın ısınamadığı
bir karakter olmuştur ama daha sonralarında hepimizin en sevdiği adam olduğuna eminim, hapishanenin en zeki
elemanıydı bence. Tutkusu yüksek, duygusu bol ve aşkı kuvvetli. Cyril'in idamının (ilk) yapılacağı bölümde
Six Feet Under finalinde yaşadığım duyguları yaşamıştım. Kardeşlik kavramını bu kadar iyi yansıttıkları için.
İnanılmaz bir bölümdü. Genel olarak en sevdiğim karakterler arasındaydı Ryan.

Tim McManus : İdealist, ütopyacı ve her zaman iyinin yanında olan bir adam. Bütün sorunlu insanlarla
uğraşması benim hayatıma başka bir açıdan bakmamı sağladı ve yine bir defasında Sister Marie'ye dediği
'bu adamlardan birini düzgün yola sokmak her şeye değer' sözü benim başyapıtlarımdan birisidir. İnsana
olduğu gibi değer veren çok güzel bir adamdı Tim.

Ayrıca oyunculuklarıyla beni benden alan Cyril O'Reilly,Omar White,Bob Rebadow, Busmalis, Shirley Bellinger
karakterleri... Bunlar için de çok uzun şeyler yazılabilir çünkü bu kadar çok karakteri ince ince detayına
kadar işleyen 3 diziden birisidir Oz.

Hiçbir şekilde sevmeyeceğim ve yoğun bir şekilde nefretimi kazanan karakterler ise Claire, Clayton Hughes,
Devlin ve Lopresti. Epey antipatiksiniz ama Timmy Kirk gibi tüm zamanların en iğrenç karakterini yaratmayı
başardıkları için nefret hakkımı saklı tutuyorum...


Son olarak 2.sezondandı yanılmıyorsam, kimsenin hatırlamadığı bir sahnedir muhtemelen ama Poet'ın şiir
töreninde söylediği "vücudumdaki her hücre için şiir yazdım ama tüm hayatımı bir hücrede çürüttüm" sözü
diziyi en iyi anlatan sözdür.



Böyle bir diziydi OZ. Ölmeden önce mutlaka izlenmesi gereken 10 dizi arasındadır ve benim için ilk 3'tedir. Oswald baby!


Bu mesaja 1 cevap geldi.
Neler anlatılabilir ki bu dizi için... Çok sayıda dizi izleyen biri olarak The Wire ve Six Feet Under'dan sonra benim tüm zamanlar listemde 3.sıradadır ve yerinin de ilerleyen yıllarda değişeceğini sanmıyorum. Diziyle ilgili bir şeyler yazmak istiyorum, gerisi spoilerdır.

Yoruma Git
Yorumun Devamı Real Madrid - 8 yıl +8
Hepimizin yıkıldığı o müthiş sahneyi yeniden hatırlayalım
Videoyu izlemek için tıklayınız
Yoruma Git
tolganaber - 9 yıl +4
Bunu başa al izle iğrençlik yok
Yoruma Git
Psychedelic Reflection - 9 yıl +3
K
20 yıl (363 mesaj)
Yüzbaşı
Konu Sahibi

OZ'a Genel Bir Bakış

DİKKAT:Bu yazı OZ hakkında spoiler içermektedir.

< Resime gitmek için tıklayın >

Dizi Tom Fontana tarafından yaratılan, 1997-2003 yıllarında 6 sezon boyunca oynamış, yükselen dizi furyasının gölgesinde kalmış ama pek çok kişiye göre çok önemli bir seri olan ''OZ'' . Tam adı Oswald State Correctional Facility olan bu maksimum güvenlikli hapishaneye mahkumlar kısaca OZ adını vermiştir. HBO kanalında yayınlanan OZ acımasız hapishane koşullarını ve mahkumların psikolojisini ele alan oldukça sert ve herkese hitap etmeyen bir dizidir. 6 sezon boyunca hapishane ortamında geçen ve izleyenlere adeta hapisteymiş hissi yaşatan dizide oynayan hiçbir karakterin ne zaman öleceği belli değildir. En azılı mahkumların yer aldığı bu hapishanede her türlü pis iş dönmektedir. Uyuşturucu, seks, çete savaşları, rüşvet gibi olaylara mahkumların yanı sıra gardiyanlar da bulaşmaktadır.

Hapishanedeki gruplaşmalar Amerikan Hapishanelerinde oluşan gruplaşmalardan esinlenerek Naziler, İrlandalılar, İtalyanlar, Latinler, Müslümanlar, Zenciler, motorcular, ve diğerleri olarak ayrılıyorlar. Her grubun karizmatik bir lideri olmakla beraber çete savaşlarında liderlerin sözü geçer ve çete ona göre hareket eder. Mahkumlar dışında OZ'u idare eden bir müdür (Ernie Hudson) ve mahkumların her şeyleriyle ilgilenen bir yöneticinin (Terry Kinney) yanı sıra rahibe (Rita Moreno) , rahip (B.D. Wong) , doktor (Lauren Vélez) ve gardiyanların rol aldığı dizide, bir de zaman zaman hapishane yönetimine ciddi zorluklar çıkaran bir vali de (Zeljko Ivanek) yer alır.

Her bölüm tekerlekli sandalyedeki mahkum August Hill'in (Harold Perrineau) bölümdeki olayların açılımını yapan felsefi konuşmalarıyla başlar, bölüm aralarında tekrar girer ve bölümün finali bu konuşmalarla biter ve vurucu son gelir. Bu açıdan OZ aslında zorlu hapishane şartlarının yanı sıra yaşam, insan, dünya hatta din gibi tabu konular hakkında oldukça etkileyici şeyler söyleyen felsefi bir dizi olarak da görülebilir. Son olarak dizi ağır şiddet ve cinsel sahnelerde içerir.

Kısaca;

Oz geri kalmışlıktır. Oz hak edilen cezadır. Birisini cezalandırmak mı istiyorsun? Onu ailesinden, kendisinden ayır, kendi türündekilerle bir yere kapat.

Emerald City

Oz'da oluşturulan deneysel bir hücre birimidir. Mahkumların rehabilitasyonu, topluma geri kazandırılması amacıyla geliştirilen bir cezaevi tipinin. Oz'da pilot uygulama olarak denenen bir bölümüdür. Hikayenin asıl geçtiği mekan burasıdır. "Emerald City" Oz masalı'nda Oz ülkesinn başkenti olduğu için bu yeni birime bu isim verilmiştir. Mahkumlar arasındaki adı "Em City" dir.

Gruplar-Çeteler

Aryanlar(Brotherhood)

< Resime gitmek için tıklayın >

Vern Schillinger

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 92S110 Vern Schillinger 21 Ekim 1992'de birinci derecede ağır saldırıdan suçlu bulundu. Cezası 8 yıl, şartlı tahliye 5 yıl sonra. Vern Schillinger aşırı ırkçı düşüncelere sahip olan Nazi olarak biliniyor. Uyuşturucudan ve saf ırktan olmayan herkesten nefret ediyor. Çocuklarına uyuşturucu satarken yakaladığı zenci satıcıya yaptığı ağır saldırıdan dolayı mahkum edilmiştir. Hapishanede de düşüncelerini destekleyen hareketleri devam ettiren Schillinger, hücre arkadaşı Tobias Beecher'e defalarca tecavüz etmiş ve her türlü kötülüğün başına gelmesine neden olmuştur. Tobias'la yaptıklarıyla çelişerek, homoseksüellere karşı da büyük bir nefret besler. Bu özelliklerinin yanında çocuklarına çok önem veren Schillinger, onların uyuşturucudan uzak durması için her şeyi yapar. Güçlü ve karizmatik kişiliği sayesinde hapishanenin en acımasız çetesi olan Naziler'in lideri olmuştur. Çete elemanlarının davranışlarına yön verir ve çete toplantılarında Naziler'i temsil eder.

James Robson

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 97R492 James Robson. 7 Kasım 1997'de birinci dereceden cinayet, saldırıdan suçlu bulundu. Cezası ömür boyu hapis, şartlı tahliyesi 25 yıl sonra. Sadist bir ırkçı olan Robson, bir zenci çifti öldürmüştür Oz'da Nazilerin lideri Schillinger'ın sağ kolu olan Robson, çetenin ve hapishanenin en acımasız kişilerinden biridir.

Jaz Hoyt

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 98H432 Jaz Hoyt. 12 Ağustos 1998'de birinci derecede ağır saldırıdan suçlu bulundu. Cezası 8 yıl, şartlı tahliye 4 yıl sonra. Babası hapishanede öldükten sonra annesi tarafından bebekken yetimhaneye bırakılan Hoyt, varlıklı bir aile tarafından evlat edinilmiştir. İyi şartlarda yaşama şansı olmasına rağmen psikopat olacağını küçük yaşlarda belli etmiştir. Çocukken hayvanlara işkence eden ve öldüren Hoyt, onla geçmişte konuşmuş psikatriste göre arkadaşlarıyla da sapıkça ilişkilere girmiştir. En sonunda motorcularla birlikte takılmaya başlayan Hoyt, video mağazasında bir tezgahtara saldırarak mahkum olmuştur. Bunun yanı sıra bir grubu da olan Seinfeld'in dizide görünen dövmeleri arasında grubu Biohazard'ın dövmesi bulunur.


İrlandalılar

< Resime gitmek için tıklayın >

Ryan O'Reily

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 97P904 Ryan O'Reily 12 Temmuz 1997'de 2 kez arabayla kasıtsız adam öldürme, 5 kez huzuru bozucu davranışta bulunmak, mülke zarar vermek, silah bulundurmak, şartlı tahliye hakkını bozmaktan suçlu bulundu. Cezası müebbet, şartlı tahliye 12 yıl sonra. O'Reily İrlandalı kökenli Amerikan gansteri olarak biliniyor. Hapishanede İrlandalılar'ın içinde olsa da duruma göre her şeyi yapabilen, yeri geldiğinde başka saflara geçebilen en zeki suçlulardan biridir. Amaca giden yolda herşey mübahtır düsturuyla hareket eden O'Reily'nin en değer verdiği varlık, anne ve babasını öldüren akli dengesi yerinde olmayan kardeşi Cyrill'dır. Hapishaneye kardeşinin düşmesiyle onu korumak için herşeyi yapar. Yine de kimi zaman acımasız Naziler'in bile düşünemeyeceği kadar hastalıklı planlarla düşmanlarını alt etmekten vazgeçmez.

Cyril O'Reily

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 98P284 Cyril O'Reily. 1 Temmuz 1998'de birinci derecede cinayetten suçlu bulundu. Cezası ömür boyu hapis, şartlı tahliye 60 yıl sonra. Kardeşi Ryan gibi (gerçekte de abisi olan Dean Winters) İrlanda kökenli Amerikalı olan Cyril, bir kavga esnasında kafasına yediği darbeden dolayı beyin hasarı almış ve aklı bir çocuğunkinden farksız hale gelmiştir. Abisinin isteğiyle cinayet işleyip hapishaneye düşen O'Reily, ilk başta Schillinger'ın yanına düşer ve tecavüze uğrar. Bu durumu öğrenen Ryan, kardeşinin derhal yanına transfer edilmesini ister. Hapishanede Ryan'ın koruması altında yaşayan Cyrill, bedenen çok güçlü olmasına rağmen aklının çocuk gibi olması nedeniyle son derece masum ve zararsız görünür. Zor durumda ve kendisine saldırıldığında ne yapacağını bilemeyen Cyrill, Ryan çevresinde olmadıkça zor zamanlar geçirir.


Zenciler(Home Boys)

< Resime gitmek için tıklayın >

Jefferson Keane

< Resime gitmek için tıklayın >

Keane gerçek bir çete adamıdır. Simon Adebisi, Homeboys'ta Keane'in altında başlamıştır. Said'in Keane'in adamlarına yönelik uyuşturucu karşıtı konuşmalar yapması, bazı adamlarını kendi saflarına çekmesi, Keane'i Said'e meydan okumaya itmiştir. Bu meydan okuma Keane'in, Said'in etkisine girmeye başlamasına yol açacaktır. Said, Keane'in kişiliği ve hayatında olumlu değişiklikler yapmasını sağlayacaktır. Fakat kişiliğiniz de ki olumlu değişiklikler, her zaman olumlu sonuçlar doğurmayabilir. Özellikle Oz gibi bir cehennem de.

Simon Adebisi

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 93A234 Simon Adebisi 2 Mayıs 1993'te birinci derecede cinayetten suçlu bulunmuştur. Cezası, şartlı tahliye şansı olmadan müebbet. Gizli polisin kafasını kesmekten hapse giren Adebisi, hapisteki zenciler çetesinin (Homeboys) lideridir. İri ve korkutucu görüntüsü ve ortalama zekasıyla diğer çeteler için ciddi bir tehdit olan Adebisi hapisteki her türlü pis işin de içindedir. Uyuşturucu bağımlısı olarak hapisteki uyuşturucu trafiğine de yön verir. Afrika kökenli olan mahkumun, karakteristik özellikleri her zaman kulağında olan kulaklığı, kafasında yan yatmış şapkasıyla etrafta yarı çıplak dolaşması ve sıfıra vurulmuş dazlak kafası sayılabilir. Belli bir süre, Afrikalı köklerine döner gibi olsa da daha sonra yine uyuşturucuya kapılıp bilinen haline dönmüştür. Ne olursa olsun Adebisi, Oz'daki en çok korkulan ve ciddiye alınan mahkumlardan biri olmuştur.

Kenny Wangler

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 97W566 Kenny Wangler . 6 Temmuz 1997'de birinci derecede cinayetten suçlu bulundu. Cezası 20 yıl, şartlı tahliyesi 6 yıl sonra. 16 yaşında girdiği bir kavgada öldürdüğü öğrenci yüzünden hapse giren Wangler, hapishanenin en genç mahkumudur. Sabit düşünceleri, kabadayılık taslaması, önemli mahkumlara saygı göstermemesi, uyuşturucu bağımlılığı gibi özellikleri yüzünden hapishanede antipatik bir görüntü çizer. McManus defalarca uyuşturucuyu bırakması ve daha iyi bir duruma gelmesi için çaba harcasa da, hapishane şartları ve uyumsuz davranışlarıyla Wangler için bu imkansız bir durum olarak görülür.

Arnold ''Şair'' Jackson

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 96J352 Arnold Jackson. 16 Şubat 1996'da silahlı soygun, cinayete teşebbüs ve ölümcül silah bulundurmadan suçlu bulundu. Cezası 16 yıl, şartlı tahliye 9 yıl sonra. Eroin bağımlısı olan Jackson aynı zamanda ''şair'' olarak bilinir. Çetenin en yeteneksiz, sorunlarını diğerlerinin yardımı olmadan çözemeyen kişisidir. Ne uyuşturucu satışında, ne çete kavgalarında görülen bir başarısı olmayan Jackson, buna rağmen zekası ve ikna yeteneği sayesinde çetenin ikinci önemli kişisi olarak bilinir.

Burr Redding

< Resime gitmek için tıklayın >

01R289 Burr Redding. 11 Ocak 2001'da birinci dereceden cinayet, yedi kez cinayete teşebbüs. Cezası Şartlı tahliye hakkı olmadan ömür boyu hapis. Burr Redding'in ömrünün yarısı cezaevlerinde geçmiştir. Zorla vietnam savaşı için askere alınmış kendi deyimiyle O'na "kadın ve çocukları öldürme" öğretilmiştir. Arizona'dan Alabama'ya kadar bütün hapishanelerde yatmıştır. Yaşının "Gücü ve onuru" olduğunu söyler. Son derece kurnaz, zeki ve stratejik bir adamdır. Homeboys'u bir ordu, çete üyesi zencileride askerleri olarak görür. Oz'a gelişiyle çete liderliğini eline almış. Vakit kaybetmeden uyuşturucu işinin kontrolu için diğer çetelerin liderlerine karşı bir savaş planlamaya girişmiştir. Aynı zamanda, Augustus Hill'i büyüten kişidir. Augustus Hill'in babası öldükten sonra, Hill'in ailesine Redding bakmış. Hill büyüyünce, Redding'in askerlerinden birisi olmuştur. Bu yüzden Augustus Hill cezaevinde O'nun oğlu gibidir. Not olarak müthiş bir ses tonu vardır.

Latinler(El Norte)

< Resime gitmek için tıklayın >

Miguel Alvarez

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 97A413 Miguel Alvarez 3 Şubat 1997'de ölümcül silah bulundurma ve ikinci derecede ciddi hasar vermeden tutuklanmıştır. Cezası 15 yıl, şartlı tahliyesi 2 yıl sonra.Alvarez latin kökenli suçlu olarak hapishaneye girdiğinde, hem babası hem dedesi müebbet hapis olarak Oz'da bulunurlar. Kız arkadaşı da aynı suçtan, kadınlar hapishanesinde bulunmaktadır. Latin mahallelerinin fakir ve zor şartlarında büyüyen Alvarez hayatta kalması için ne gerekiyosa yaparak, sonunda Oz'a düşmüştür. Kişiliği ve düşünce yapısından dolayı Latinler dahil bir çok kişiyle zıt düşmüş ve defalarca hücre hapsine gönderilmiştir. Aklını kaybedecek gibi olan Alvarez'in hala kurtarılabileceğine inan kişiler Tim McManus ve Peder Ray Mukada'dan başkası olmamıştır.

Enrique Morales

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 00M871 Enrique Morales, 6 Nisan 2000'de ikinci derecede cinayetten suçlu bulunmuştur. Cezası 25 yıl, şartlı tahliyesi 15 yıl sonra. Morales, Latinler'in Oz'daki en etkili adamıdır. Adam öldürmekten hapse giren Morales, El Norte çetesinin lideri konumuna gelmiştir. İtalyan ganster Chucky Pancamo'yla dostluk kuran Morales, çetenin geleceği için politik kararlar alabilen zeki bir liderdir.

Carmen ''Chico'' Guerra

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 96G522 Carmen Guerra . 4 Haziran 1996'da birinci derecede cinayetten suçlu bulundu. Cezası 53 yıl, şartlı tahliyesi 17 yıl sonra. Bir cüceyi çatıdan atmakla mahkum olan Guerra, Latinler'in El Norte çetesinde infazcı olarak görev alır. Hapishanede Latinlerin başında kim varsa onun himayesinde bulunan Guerra, başka bir Latin Miguel Alvarez'le bitmek bilmeyen bir anlaşmazlık içinde sürtüşür.

Raoul ''El Cid'' Hernandez

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 98H498 Raoul Hernandez. 10 Temmuz 1998'de ikinci derecede cinayetten suçlu bulundu. Cezası 36 yıl, şartlı tahliyesi 20 yıl sonra. Latin çetesinin en acımasız kişilerinden biri olan Hernandez, söylenen herhangi bir kişiye şiddet uygulamak veya öldürmek için fırsat bekler. Neredeyse hayatının çoğunu hapishanede geçirmiştir ve çete içinde yükselmekten gurur duyar. Latinler'in bir çoğu gibi o da Miguel Alvarez'le uyuşmazlıklar yaşamıştır.


Müslümanlar

< Resime gitmek için tıklayın >

Kareem Said

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 97S444 Kareem Said 6 Haziran 1997'de ikinci derecede kundakçılıktan mahkum olmuştur. Cezası 18 yıl, şartlı tahliyesi 5 yıl sonra.Kareem Said, Oz'daki en etkili karakterlerden biri sayılabilir. Müslümanların lideri ve siyah ırkın haklarını savunan Kareem Said idealist biridir. Hem çeteler hem hapishane yönetimi tarafından saygı duyulur ve korkulur. Etkili hitap şekilleri ve manipüle gücüyle, Müslüman kitleyi etrafında toplayıp liderleri konumuna gelmiştir. Kendini, yoksulluk ve eşitsizlik içinde yaşayan müslüman siyah ırkın daha iyi şartlara ulaşmasına adamıştır. Liderlik konumu hapishanede çıkan isyanda tüm çeteleri temsil edecek şekilde yükselmiştir. Dizinin en karizmatik ve etkileyici karakterlerinden biridir.

Zahir Arif

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 97A622 Zahir Arif . 12 Mart 1997'de birinci derecede ağır saldırı ve çalıntı eşya bulundurmaktan suçlu bulundu. Cezası 18 yıl, şartlı tahliyesi 7 yıl sonra. Eski bir uyuşturucu bağımlısı olan Arif, hapiste müslümanlar çetesinin lideri Kareem Said sayesinde geçirdiği ruhsal değişimle hapishanenin en iyi davranışlı ve şiddete başvurmayan mahkumlarından birine dönüşür. Kareem Said'e en sadık kişilerden biri haline gelen Arif, onun himayesinde İslam'ın gereklerini yerine getirir. Güçlü bir kişiliği yoktur ve etkili bir özelliği görülmez.

Hamid Khan

< Resime gitmek için tıklayın >

Hamid Khan profesyonel bir boksördür. Sabah koşusu sırasında parkta tecavüze uğrayan bir genç kızı kurtarmış. Kaçmakta olan tecavüzcüyü yakalayıp beyin travması geçirene kadar dövmüştür. ABD'de profesyonel boksörlerin yumrukları bir silah olarak kabul edildiği için, silahla tehlikeli saldırı yapmaktan suçlu bulunup hüküm giymiş ve Oz'a gelmiştir. Oz'da Kareem Said'in yakın korumasıdır. Sadık bir asker olmasının yanında, Said'in beyazlara karşı hoşgörüsü ve ılımlı görüşleri, Hamid Khan'ın içindeki liderlik güdülerini harekete geçirme potansiyeli içermektedir. Çünkü Hamid Khan'ın beyazlara karşı olan öfkesi aşırıdır.


İtalyanlar(Mafia)

< Resime gitmek için tıklayın >

Nino Schibetta

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 95S604 Nino Schibetta, 12 Aralık 1995'te iki kişinin ölümüne komplo kurarak neden olmaktan mahkum olmuştur. Cezası 120 yıl, şartlı tahliyesi 70 yıl sonra. Nino Schibetta, İtalyan mafyasının lideri konumunda Oz'da bulunur. Ölümüne kadar, İtalyanlar'ın her eylemine karar veren ve yöneten kişi olmuştur. Oz'da istediği her şey - Em City'de tek kişilik hücre gibi - sorgusuz kabul edilmiştir. Hapishanenin müdürü Glynn dahil herkes Schibetta'ya saygı gösterir ve isteklerini karşılarlar. Schibetta tipik mafya lideri olarak sessiz, düşünceli, kontrollü ve zeki bir karakter olarak karşımıza çıkar.

Chucky ''Zorlayıcı'' Pancamo

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 97P468 Chucky Pancamo . 4 Haziran 1997'de ikinci derecede cinayetten suçlu bulundu. Cezası 35 yıl, şartlı tahliyesi 15 yıl sonra. Chucky Pancamo sokakta bilinen adıyla ''zorlayıcı'', ikinci sezonda ortaya çıkıyor. İtalyan Amerikan gangsteri olan Chucky'nin ne kadar acımasız ve tehlikeli olduğunu bir kadını arabanın bagajına çanta içinde sokup, denize attığı sahneyle görüyoruz. Hapishanedeyse ilk olarak mafyanın infazcısı olarak görev yapsa da daha sonra Antonio Nappa'dan mafyanın liderliğini devralır. Oz'da kumar oynayarak ve uyuşturucu trafiğine yön vererek zaman geçirir. Oz'da en korkulan adamlardan biri olan Chucky, kimi zamanlar bazı yanlışlar yapsa da her durumdan bir şekilde kurtulmasını bilmiştir. Bir ayrıntı olarak Tom Fontana bu karakteri oynayan Zito'ya ''Seni ve karakterini yükseklere çıkaracağım. Seni daha önce hiç görmediğin yerlere götüreceğim!'' demiş. Zito buna karşılık ''Bu güzel! Ama bilmen gereken bir şey var. Asla tecavüz etmeyeceğim ve asla bana da etmeyecekler!'' diye cevap vermiştir.

Antonio Nappa

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 98N744 Antonia Nappa . 4 Haziran 1998'te ikinci derecede cinayetten suçlu bulundu. Cezası 80 yıl, şartlı tahliyesi 50 yıl sonra. İtalyan çetesinin lideri olarak sokaklarda yer alan Nappa striptiz bar'da bir adamı öldürmekten mahkum edilmiştir. Hapiste Peter Schibetta'dan sonra liderliği elen alan Nappa, uyuşturucu işinde Chucky Pancamo'nun tavsiyesiyle mutfakta zenci çetesinden Kenny Wangler'la birlikte çalışır.


Diğerleri

< Resime gitmek için tıklayın >

Tobias Beecher

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 97B412 Tobias Beecher 5 Temmuz 1997'de alkollü araba kullanırken küçük bir kıza çarparak ölümüne sebep olmuştur. Cezası 15 yıl, şartlı tahliyesi 4 yıl sonra. Beecher, Oz'daki mahkumlardan en farklı olanıdır. Harvard'da hukuk okumuş ve avukat olarak görevini yaparken, alkol problemi yüzünden Oz'a düşmüştür. Tobias, iyi şartlarda yaşayan ve sokak yaşamına alışık olmayan biri olarak Oz'da en çok zorlanan, dolayısıyla en ciddi değişimi geçiren kişidir. İlk hücre arkadaşı Adebisi olmasına rağmen, Schillinger onu istemiş ve yeni hücre arkadaşı acımasız ırkçı Schillinger olmuştur. Bundan sonra Beecher'in hayatı tamamen değişmiş ve Oz'daki en dramatik karakterlerden birine dönüşmüştür. Hapishanede olduğu zaman boyunca, Schillinger'la mücadele etmek zorunda kalmıştır.

Augustus Hill

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 95H522 Augustus Hill, 6 Kasım 1995'te yasadışı madde bulundurma ve ikinci derecede cinayetten suçlu bulumuştur. Cezası müebbet, şartlı tahliyesi 20 yıl sonra. Akıl hocası Burr Redding'tir. Gençlik yıllarından beri uyuşturucu satan Hill, 1995 yılında yapılan muhbirlik sonucu yeri belirlenmiş ve SWAT ekibinin yaptığı baskınla yakalanmıştır. Yakalandığı sırada yüksek binanın tepesinden kasten yere atılan Hill, tekerlekli sandalyeye mahkum olmuştur. Bundan dolayı Oz'da çok fazla bulaşılmayan ve kendi halinde yaşayan bir mahkum olarak bilinir. Siyah ırktan olduğundan, onlara daha çok yaklaşan Hill yine de herkesle olabildiğince arkadaşça iletişim içerisindedir. OZ'un en yansız karakteri olduğundan onunla özdeşleşmek çok kolaydır. Bunun yanı sıra dizinin başında, ortasında ve sonunda konuyla ilgili anektodları Hill, Oz'dan bağımsız bir havada aktarır.

Omar White

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 01W711 Omar White. 4 Haziran 2001'de birinci dereceden cinayetten suçlu bulundu. Cezası 75 yıl, şartlı tahliye 20 yıl sonra. Afrika kökenli Amerikalı uyuşturucu satıcısı olan White, uyumsuz ve dengesiz yapısıyla çoğu zaman olay çıkararak tek kişilik hücrelere gönderilir. Tim McManus tarafından her defasında bir şans verilen ve bu şansı kötüye kullanan White, en sonunda McManus tarafından da dışlanır.

Chris Keller

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 98K514 Chris Keller. 16 Haziran 1998'de bir cinayet, iki kere cinayete teşebbüs, ölümcül silahla saldırı, soygun ve sarhoş araba kullanmaktan suçlu bulundu. Cezası 88 yıl, şartlı tahliyesi 50 yıl sonra. Ağır psikopat olan Chris Keller, içki dükkanı soymak ve kaçmaya kalkan görevliyi vurmaktan hapise girmiştir. Nazilerle dostluk kuran Keller, yinede ne tam bir Nazi olarak ne de başkalarının grubunda sayılır. Şahsına münhasır psikopatlardan biri olan Keller, Schilinger'ın isteğiyle Tobias Beecher'e yakınlaşır ve yaptıklarıyla Beecher'ın içten içe çökmesine neden olur.

Shirley Bellinger

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 97B642 Shirley Bellinger. 6 Aralık 1997'de birinci derecede cinayetten suçlu bulundu. Cezası İdam. Shirley Bellinger hapishanenin ilk ve tek kadın mahkumudur. İdam koğuşunda bulunan Bellinger, kızını göle giden arabanın içinde bırakarak kasten öldürmekten mahkum edilmiştir. Kazayla olduğunu belirtse de mahkemede suçu idam olarak belirlenmiştir. Utangaç ve çekici hareketlerinin yanı sıra ruhsal bozukluk belirtileride gösteren Shirley, koğuşunda karşısında bulunan mahkumlara kendini teşhir eder. Kimi mahkum ve gardiyanlara da fahişelik yapan Shirley bu hareketleri sayesinde ayrıcalıklı muamele görür. Son derece kibar ve sinirlerine hakim davranış biçimi göstermekle beraber hristiyanlık inancı içerisinde dinin gereklerini yerine getirir. Karakter gerçek çocuk katili Susan Smith üzerine uyarlanmıştır. İdam koğuşunda olduğundan James Robson'la birlikte Emerald City'de hiç bulunmayan iki karakterden biri olarak kalmıştır.

Robert ''Bob'' Rebadow

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 65R814 Bob Rebadow. 9 Eylül 1965'te birinci derece cinayetten suçlu bulundu. Cezası idam, hafifletilmiş hüküm ömür boyu hapis. Oz'daki en yaşlı mahkum olan Rebadow, çetelerden uzak kendi haline yaşayan ve hiç bir belaya bulaşmayan nadir karakterlerden biridir. 1960'ların ortasında genç bir mimar olan Rebadow, iş yemeğinde projesiyle dalga geçen partnerinin boynuna çatal saplayarak ölümüne neden olmuş ve mahkum olmuştur. Elektrikli sandalyede ölüm cezası alan Rebadow'un, infazı sırasında elektrik verilemez ve infaz geçici olarak durdurulur. Bu sırada ölüm cezası durdurulan mahkumun cezası şartlı tahliye şansı olmadan ömür boyu hapse çevrilir. Rebedow Oz'da tek başına takıldığı gibi garip düşünce ve hareketler de sergiler. Tanrı'nın kendisini düzenli olarak ziyaret ettiğini ve onla konuştuğunu söyler. Her ne kadar basit bir deli gibi gözükse de Oz'da olan bir çok olayı ve mahkumların çok özel ayrıntılarını bilmesiyle esrarengiz yönünü korur.

Agamemnon Busmalis

< Resime gitmek için tıklayın >

Mahkum 98B242 Agamemnon Busmalis. 10 Mart 1998'de büyük çaplı hırsızlık girişiminden suçlu bulundu. Cezası 10 yıl, şartlı tahliye 4 yıl sonra. Çocukluğundan beri ''kazma''ya karşı garip bir ilgisi bulunan Agamemnon, dışarıda köstebek olarak bilinir. Tünel kazmakta ve çeşitli soygunlar yapmakta uzman olan mahkum, hiç bir zaman bir kadınla beraber olmamış ve Oz'daki mahkumların favori programı Ms. Sally'nin Okul Bahçesi'nin en büyük hayranıdır. Çocuksu bir yönü olan ve neredeyse tüm hayatını yanlız geçiren Agamemnon, Oz'da hiç bir şeye bulaşmayan kendi halinde yaşayan karakterlerden biridir.

Hapishane Görevlileri

Müdür Leo Glynn

< Resime gitmek için tıklayın >

Hapishanede eski moda ve muhafazakar Afrika kökenli Amerikan polis memuru olarak çalışmaya başlayan Glynn, Tim McManus'un aksine mahkumların daha iyi hale gelmeleri için değil, cezalarını çekmeleri için hapishanede kalmalarını düşünmektedir. Glynn, tüm hapishanenin sorumluluğunu, sağ görüşlü Vali James Devlin'e karşı sık sık çatışan fikirleriyle üstlenmektedir. Yine de tüm personel ve mahkumlar, olması gerektiği gibi müdür Glynn'e ciddi anlamda saygı duyarlar.

Tim McManus

< Resime gitmek için tıklayın >

Tim McManus, Oz'daki en iyi şartların olduğu Emerald City biriminin idealist yöneticisidir. Diğer hapishane görevli ve yöneticilerinin aksine, mahkumlara karşı asla inançsız olmamış ve onların değişip gelişebileceğine inanan yüksek eğitim görmüş yöneticisidir. Bir çok kez müdür Leo Glynn'le çatışsa da yine de mahkumlara olan inancından vazgeçmez. Aynı zamanda renkli bir seks hayatı da olan McManus, OZ'da çalışan bir çok kadın görevliyle ilişkiye girmiştir. Birçok olumlu tarafının olmasının yanı sıra, olumsuz yanları da fazladır. Olumsuz yanları aşırı egoist, aşırı idealist ve toy olmasıdır. Olumlu yanları ise adalete, erdemliliğe olan inancı ve insanlara yardım etmenin işleri daha iyi yapacağına inanmasıdır. Her ne kadar Emerald City'i çok sevse ve orayı mahkumların birlikte yaşayabileceği ideal bir hapishaneye çevirebileceğini düşünse de asla OZ'un derinliklerini ve karanlık taraflarını görememiş, kendi kurduğu ideal dünyada kaybolup gitmiştir.

Rahibe Peter Marie Reimondo

< Resime gitmek için tıklayın >

Hapishanede rahibe ve psikolog olarak görev yapan Peter Marie, OZ'un en etkili görevlilerinden biridir. Mahkumlarla son derece etkili iletişim kurabilen rahibe, aynı zamanda dediklerini dinlettirebilen başarılı bir psikologtur. İdam cezasına karşıdır ve genel olarak Tim McManus'un düşüncelerine yakın bir tavır sergiler.

Rahip Ray Mukada

< Resime gitmek için tıklayın >

Hapishanenin katolik rahibi Ray Mukada. Kardinal Francis Abgott hizmetinde görev yaparken onun aşırı muhafazakar düşünceleriyle çatışan Ray, bu durumdan ötürü OZ'a sürülür ve çalışmalarına oradaki azılı mahkumlarla devam eder. Mukada, Rahibe Peter Marie ile birlikte mahkumların sorunlarını dinler ve günah çıkartma işlerini yapar. Rahip, dizideki en iyi niyetli ve en yardımcı karakterlerinden biri olarak görülebilir. Bir çok mahkumu uyuşturucu kullanımından, cinayetlerden ve bunun gibi işlerden vazgeçirmiş başarılı bir karakterdir.

Dr. Gloria Nathan

< Resime gitmek için tıklayın >

Doktor Gloria, hapishane hastanesinde devamlı olan kavga ve yaralamalar sonucu gelen mahkum ve gardiyanlara ilk müdaheleyi ve gerekli tedaviyi yapan görevlidir. Çoğu zaman kontrollü ve sakin kalmaya çalışsa da çığrından çıktığı zamanlar da olmuştur. Mahkum Ryan O'Reily'e karşı hissettiği duyguları, kafasını karmakarışık yapmış ve hayatını değiştirmiştir.

Diane Wittlesey

< Resime gitmek için tıklayın >

OZ'daki ilk kadın gardiyan olan Diane, boşanmayla sonuçlanan bir evlilik, yoksulluk, alkolizm, uyuşturucu gibi bir çok kötü olayı geçirdiğinden suçluların ortamında çalışması zor olmamıştır. Hapishanenin içerisinde olaylara müdahale eden ceza memuru olarak çalışan Diane, başka bir iş bulamadığından orada çalışmak zorunda kalmıştır. Kanser olan annesine ve küçük çocuğuna bakabilmek için zorlu şartlarda çalışmayı kabul eden Diane, mahkumlarla devamlı içe içe olmanın getirdiği şartlarla bazı pis işlere de bulaşmıştır.

Claire Howell

< Resime gitmek için tıklayın >

Hapishanenin diğer kadın gardiyanı Claire, OZ'da bulunan kimi mahkumlardan bile daha kötü karakteriyle her türlü pis işe bulaşır. Potansiyeli olan mahkum ve gardiyanları, kendi çıkarları doğrultusunda bazen sadece zevkleri için kullanır. Şiddet olaylarında, durumu yatıştırmak yerine daha agresif davranmayı tercih eder.

Sean Murphy

< Resime gitmek için tıklayın >

İrlanda kökenli Amerikan ceza memuru Sean Murphy, dürüst ve güvenilir biridir. Murphy, OZ için McManus tarafından özenle seçilmiştir. Müdür Glynn'ın ve McManus'un en çok güvendikleri adam olan Murphy, barındırdığı adil, dürüst ve adalete olan inancı gibi özelliklerle diğer hapishane görevlilerinden ayrı bir yerde tutulabilir. İrlandalı olması sebebiyle O'Reilly'e karşılıklı saygı içerisinde ayrıcalıklı davranan Murphy, onun çevirdiği entrikaları gördükten sonra bu tutumuna da bir son vermiştir.


Kaynak:
http://www.thewhitetree.org/e107bb/viewtopic.php?t=8794

Düzenleme:PHI



< Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >

T
9 yıl (5736 mesaj)
Yarbay

Hepimizin yıkıldığı o müthiş sahneyi yeniden hatırlayalım
Videoyu izlemek için tıklayınız


Bu mesaja 1 cevap geldi.
P
9 yıl (2196 mesaj)
Yüzbaşı

Bunu başa al izle iğrençlik yok



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


Bu mesajda bahsedilenler: @juba09
S
10 yıl (8119 mesaj)
Yarbay

H
10 yıl (501 mesaj)
Yüzbaşı

eski kalite olması 90 lar havasını esdirtiyor bana böyle daha çok hoşuma gidiyor. 4k hd olsa böyle zevk almam inanın gariptir ama bana böyle geliyor 3 kere izledim. planlanmış programlanmış her senede 1 turum var.

oz = hayatın taaa kendisi.....



T
9 yıl (5736 mesaj)
Yarbay

Videoyu izlemek için tıklayınız



< Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >

Z
7 yıl (3038 mesaj)
Yüzbaşı

Ah Oz ah, yillar gecti bircok dizi izledim ama hala favori dizimsin, seviyorum seni Oz



< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >

S
14 yıl (4727 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: ADEBISI

O Değilde Omar White i hatırlayan var mı ne adamdı

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

Degisik bir adamdi naptigi belli degildi anasini satim



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >

N
11 yıl (1363 mesaj)
Yüzbaşı

1 x 1
birisini cezalandırmak mı istiyorsun? onu ailesinden, kendisinden ayır ve kendi türündekilerle bir yere kapat.
kimi mahkûmlar yüzleşebileceğimiz en kötü şeyin şiddet olduğunu söylerler. keşke öyle olsa. sıkıcı ve tek düze günleri nasıl geçirebilirsiniz? hayatımıza anlam ve düzen katması gereken rutinlerimiz vardır. ama şahitlik ederim ki bence arkamdan şişlenmek rutinden daha az korkutucudur. çünkü rutin sizi öldürür.

1 x 2
bir erkeğin elinden pek çok şeyi alabilirsin. sigara, spor, özgürlüğünü ama duygularını alamazsın. adam kadını sever. nasıl birisi olduğu önemli değil, eğer severse onu ister. bedenini ister. kendisini istemesini ister.
tanrı gün batımını renklerle doldurdu. tanrı yıldırım gibi koşan atları yarattı. tanrı portakalı, elmayı ve çileği yarattı. ama tanrı'nın yarattığı en muhteşem şey vajinaydı. bütün gün batımlarını, atları ve meyveleri alabilirsiniz, ama bana dünyadaki bütün vajinaları verin. ya da bütün amlara ihtiyacım yok. her gün bir tane verin.
seks ve ölüm. hem farklılar hem de aynılar. son ana ulaşmak için, orgazma ulaşmak için, vücudunuzun kontrolünü bırakmalısınız, ruhunuzun da. ya aşk? seks tatlı ve ölüm acıysa, aşk ikisinin karışımıdır. aşk daima ve sonsuza dek kalbinizi kırar.

1 x 3
başlangıçta tanrı'nın hiçbir şeyi yoktu. o da bir şeyler yapmaya başladı. toprağı, havayı, suyu, suda yüzen şeyleri yaptı, sürüngenleri, bacakları olanları yaptı. tanrı kendisini büyüttü. sonra bir iki gün içinde ya da birkaç milyon yıl içinde insana nefes verdi. ve o günden beri hayatı bizden emip alıyor.
peki ya inandığın dine iman etmekten vazgeçersen? ruhundaki deliğin hala durduğunu görürsün ve inandığın tanrının aslında yanılsamadan başka bir şey olmadığını fark edersin.
paylaşmadığınız bazı acılar vardır. tıpkı parmak iziniz gibi tamamen size ait, tamamiyle sizin.
dua ettiğinde bir bölgeye mi gidiyorsun? dünyanın geri kalanından sıyrılıyor musun? ben orada hiç bulunmadım.
kimi insanlar isa'yı tanrı'nın oğlu ve kurtarıcı olarak kabul etmezsen cennete gidemeyeceğini söylüyorlar. ama isa'ya inandığın zaman kurtulacağına dair bir garanti var mı? ya da en büyük eşek şakası tanrı'nın kendisi mi?
kimi zaman dokunamayacağınız şeyler dokunabileceklerinizden daha gerçektir. örneğin korku, nefret, yalnızlık bence bir bacaktan daha gerçek.
kimileri tanrı'yı bulmanın muhteşem olduğunu söyler. yanılıyorlar. bu çok tehlikeli. tüm hayatını insanların dünyasında geçiriyorsun. ama sonunda gücünü, yüceliğini gördüğün zaman, diğer insanlar görüntüden çekiliyor. çünkü ona odaklanıyorsun. diğerlerini gözünün kenarıyla ancak görebiliyorsun. gözden kayboluyorlar.
tanrı kendisinin mükemmel, bizim eksik olduğumuzu biliyor; mükemmel olamayız ama olmamızı istiyor. ve olamazsak bizi cezalandırıyor. tanrı en büyük hayduttur. bizi emriyle yaşatıyor, yapmazsak ölümü sunuyor. bizimle yüz yüze konuşması gerekmiyor. ve neyi neden yaptığını açıklamaya da gerek duymuyor.

1 x 4
bir sineğe vurursunuz, karıncanın üstüne basarsınız, hamamböceğini ezersiniz ve bunu çok düşünmezsiniz. aslında bir böceği öldürmek size bir zafer hissi yaşatır. lanet karınca pikniğinizi mahvediyordur. hamamböceği mutfak dolabınıza tırmanıyordur. bu sefil, küçük yaşamlara bir son verirsiniz. ve dünyayı herkes için daha iyi bir yer haline getirirsiniz. her birini öldürdüğünüzde gittikçe daha belirgin, daha büyük, daha çirkin, daha kötü olursunuz.
kimisi ölümün beş aşaması olduğunu söylüyor. inkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme. o an kendine şunu söylersin, öleceğim ve bu konuda yapabileceğim bir bok yok.
birisine son kez hoşça kal dediğini bilmen çok nadir olur. ne söylemeye çalışırsan çalış daha önceden söylemen gerekirdi. ya da dayanmaya çalışırsın. sadece o anın tüm hayatın boyunca süreceğini umut edersin.
ölüm kesindir, hayat değil.

1 x 5
hepimizin sırları vardır. çoğunlukla da sırlarımız bağımlılıklarımızla ilgilidir. takıntılarımızla. kimi zaman bu sırlar sizi öldürür.
uyuşturucular iyidir demiyorum ama geçmiş geçmişken ve geleceğin berbatken, geleceğinde tutulmamış sözlerden ve yıkılmış hayallerden başka bir şey yokken. uyuşturucular acını alırlar.

1 x 6
korku, nefret ve eski dostumuz yalnızlık. bu bağlar kanser hücreleri kadar öldürücüdür. zihin aynı vücut gibidir. ama işin gerçeği zihnin hayatta kalması bir mucizedir.
vücut ve zihin. ya beraber çalışabilirler ya da ikisi de çalışamaz. bedeninize iyi bakmalısınız. vücudunuzu sevmelisiniz, çoğu kişi sevmez. çoğu kişi bedenlerinden nefret ederler. vücudunuzu sevmesi için zihninizi ikna etmelisiniz. şişman bile olsanız, ya da çalışması gerektiği gibi çalışmıyor bile olsalar, vücudunuzu sevmelisiniz. çünkü tutunabileceğiniz bir tek bu var. tek sahip olduğunuz bu.

1 x 7
insanlar insanlara tecavüz eder, soyar, döver ve aldatırlar. ama en kötü suç ihanettir. ve bunun için bir ceza yoktur.
hepimizin problemleri var. çözümsüz problemleri. sonra birisiyle tanışırız, bizden daha büyük problemleri olan birisi. veya problemleriyle başa çıkamayan birisi ve bir şekilde zayıflıkları bize güç verir.
eğer şairleri dinlerseniz başa gelen kötü olayların hayatı değiştirdiğini söylerler. sevdiğiniz kadını ya da bacaklarınızı kaybederseniz, içinizdeki güzelliği birden fark edersiniz. şairler işte bunu söylerler. işin aslı böyle değildir. büyük, kötü bir olaydan sonra, sadece daha fazla kendiniz olursunuz.
ihtiyacımız olan şeyi biliriz. tüm zamanımızı istediğimizi nasıl elde ederiz diye planlayarak geçiririz. kimin yardımı dokunur? yolumuza kim çıkar? hamlemizi yaparız ve kimi zaman şanslıyızdır. tam da istediğimizi elde ederiz. hayat daha berbat hale gelir. ne dilediğine dikkat et.

1 x 8
lisedeki tarih hocanızın, insanlığın gidişatını büyük liderlerin verdiği kararların değiştirdiğini söylediğini hatırlıyor musunuz? yalan söylüyordu. sezar'ı boş ver. lincoln'u boş ver. gandi’yi boş ver. dünya sizin ve benim yüzünden dönüyor, bilinmeyen kişiler yüzünden. devrimler olur çünkü yeterince ekmek yok. savaşlar bir dama oyunu gibi olur.
poker oynadığınız zaman, masada oturanlara elinizdeki kartları gösteremezsiniz. nasıl hissettiğinizi, nasıl düşündüğünüzü. kendinize bir oyun suratı takınmalısınız. kimi zaman bütün gün ve bütün gece daima oyun suratınızla dolaşırsınız. bu oyun suratını o kadar takınırsınız ki aynaya baktığınız zaman, hangi suratı tıraş ettiğinizi bilemezsiniz.

2 x 1
asla yalan söylemem. çok dürüst olduğum için değil, çünkü berbat bir hafızam vardır ve berbat bir hafızanız varsa iyi bir yalancı olamazsınız.
kime sorsanız size, yalan söylemek yanlıştır der ve sonra gidip orospu çocuğu gibi yalan söylerler. ama sorun değil. hepimiz biliriz ki yalanlar gereklidir.
bir yalanı çok fazla söylersen, gerçek olur da derler ya da en azından kendini inandırırsın.

2 x 3
bin yıl boyunca hatırlandığınızı farz edin. hayattayken yaptıklarınız zamanı aşıyor ve henüz doğmamış olanları bile etkiliyor. ne hayal. bu yüzden insanlar kitaplar yazıyorlar, dinleri kuruyorlar, çareler buluyorlar, başkanlığa aday oluyorlar, ama ben muhteşem bir adam olmak istemiyorum. önümüzdeki 1000 yıl boyunca hatırlanmak umurumda değil. tüm istediğim, eğer sokakta karşılaşırsak, beni fark edin.

2 x 4
birisiyle sevişmek istememize neden olan nedir? gözlerinin rengi mi? bacaklarının şekli mi? ince topuklu giymesi mi? ya da daha derinde bir şeyler mi var, paylaşılan bir kayıp. kederimizin derinliğini bilen birisini bulmaya duyulan özlem. kimileri ömürleri boyunca bu kişiyi ararlar. kimisi bulur,kimisi bulamaz. kimisi kendisini âşık olduğuna inandırır. ve çoğunlukla, hayal gerçeğinden daha güzeldir.

2 x 5
arada bir küçükken yaptığım bir şeyi hatırlıyorum ya da babam tarafından bana yapılmış bir şeyi. veya abim veya kuzenim, bir incinme, aşağılanma. ve şimdi sanki bir iki yüzyıl önce başka birisine yapılmış gibi geliyor. hatırladığım şeyin gerçekten olup olmadığını bile bilmiyorum. bütün hayatınızı küçük bir çocuğun kavrayışına bağlayamazsınız. bazı hatıraların yansımalarına. hayır, bütün bu boklukları bir kenara bırakmalısınız. yeni bir başlangıç yapmalısınız. her yeni günde yeni baştan başlamalısınız.

2 x 6
günün sonunda, yatak sizin en iyi arkadaşınız olur. şilte yamru yumru olabilir, yayları bozulmuş olabilir, yatağın kendisi döküntü bir otelde olabilir. ama yatak sizi çağırır. sizi rahatlatır, siz uyuyana kadar size beşik olur. ve yanınızda doğru kişiyle yatacak kadar şanslıysanız, ertesi sabah yataktan çıkmanız için hiçbir neden yoktur.

2 x 7
kelebek etkisi. bir kelebek kanatlarını çin'de çırpmaya başlar ve zaman içerisinde bu küçük hava hareketi teksas'ta bir kasırgaya neden olur. bir gün kelebeği bir çiçeğin etrafında dans ederken görürsün, sonrasında ağacının tepesine piyano düşer. ve küçük kelebek bunu bilmez bile. o sadece yemek, aşk gibi bir çeşit tatmin arıyordur.
söylenene göre, kediler karanlıkta görebilirler ama nasıl emin olabiliriz? sana bir kedinin gözleri verilseydi; sadece bir geceliğine, gerçekten nelerin olduğunu görmek ister miydin?
japon balıkları tüm hayatlarını 30 saniyelik aralarla yaşarlar. her yarım dakikada ufak beyinleri hayatlarına dair geçen yarım dakikayı unutur. diğer bir deyişle bir japon balığı mutluyken tüm hayatı boyunca mutlu olduğunu düşünür zira tüm hayatı 30 saniye öncesiydi. ve bu küçük balık acıktığında tüm hayatı boyunca aç olduğunu düşünür. ve ölürken tüm hayatı boyunca öldüğünü düşünür. bir hayal edin; ölüm bu balığın bildiği tüm yaşam olacak.
seni ve beni japon balığından ve kelebekten ayıran şey nedir? zihnimiz mi? ruhlarımız mı? belki de diğer hayvanları kafese kapatabilen tek tür insandır, kendi türünü kafese kapatabilen.

2 x 8
kaçarak geçen bir yaşam bir yaşam değildir. en iyisi kıpırdamadan dur, gerçekle yüzleş, elinde olanlarla uğraş ve en iyisini yap.
bir adamın değeri nerede yaşadığı değildir nasıl yaşadığıdır, ne kadar iyi yaptığıdır. elinden gelenin en iyisini yap.

3 x 1
bazı itiraflar vardır ki kendine bile söyleyemezsin. arzular, tutkular… eğer varlığını kabul edersen, olduğun kişi olmaktan çıkarsın. ve dikkatlice kurmuş olduğunuz cephe çöker, etrafınızdakilere maruz kalırsınız. sizi gerçekten acıtır.
gerçek güçlü bir şeydir bir doğruyu yanlışa çevirebilir.

3 x 4
ne ekersen onu biçersin. firavun hak ettiğini aldı. peki ya suratında kurbağayla uyanan çiftçi abdul; şarbondan ölen ineği, yaralardan dolayı ölen karısı, seçilmesi için oy bile kullanmadığı bir liderden dolayı tek çocuğunun ölümü?
ya ekmemesine rağmen biçen insanlar? kokain bağımlısı olarak doğan bebekler, 4 yaşında tacize uğrayanlar? ya siz?
evrende hiç bir kanun var mı? gereksiz yere acı çekmeye yönelik bir kanun. tanrı'nın bile çiğneyemeyeceği bir kanun?

3 x 7
süpermen'in gizli kimliği clark kent'ti. süpermen'in neden bir gizli kimliğe ihtiyacı olduğunu hiç anlayamadım. hiç yaralanmasaydım, bütün kızlar beni isteseydi neden dört gözlü bir korkak gibi gizleneyim ki?
gerçek şu. süpermen şizofrendi. süpermen'in kimliği süper egosuyla çatışıyordu. hiç şüphesiz çelişkiler içindeydi.
insanlar üç şeyle tanımlanır. kafaları; nasıl düşündükleriyle, kalpleri; nasıl hissettikleriyle, penisleri kimi becerdikleriyle.
günün sonunda, hepimizin bir soruyu yanıtlaması gerekir. tek bir soru ama kolay değildir. ben kimim?

3 x 8
herkes 2000 sendromunu yaşıyor. 2000'le beraber bilgisayarlar da çökecek. uçaklar gökten düşecekler,su kaynakları kuruyacak ve pentagon, kanada'ya nükleer başlıklarla saldıracak. bazılarına göreyse de hapishane kapıları otomatikman açılacak. ama bir çözümüm var: tekrar başlamak. gece yarısı olduğunda 1900'lere geri dönelim... ve tüm lanet yüzyılı baştan yaşayalım. bununla yüzleşelim. ilk seferinde çok başarılı olamadık.

4 x 4
merhamet başka birisinin başına gelen talihsizliğe acımamıza denir. merhamet bizi bu talihsizliği hafifletmeye zorlar. merhamet hayırseverliğin çocuğuysa adaletin de kardeşidir çünkü her ikisi de insanların arasındaki görünmeyen bağlardır. merhamet hazırlıksız olur çünkü sefalet gayriihtiyarîdir. cahile eğitim vermek, şüpheliye fikir vermek, günahkârı uyarmak. bu tip merhametleri gerçekleştirmek için iki şeye ihtiyacınız var. yardıma ihtiyacı olan birisi ve ona yardım edebilecek kapasitede birisi. diğer bir deyişle bir cahil başka bir cahili eğitemez ve bir günahkâr başka bir günahkârı uyaramaz. başka bir merhamet türü; üzüleni teselli etmek. ama bildiğiniz gibi birisini teselli etmenin birçok yolu vardır ve pek çok üzgün olan da teselli edilmek istemiyordur. merhametin son aşaması cenazeyi gömmek, onun için dua etmek ve yaşamaktır. biz merhametliyiz, sadece insani nedenlerden değil. merhametliyiz çünkü biz de kurtarılmayı istiyoruz.
tanrı bizim merhametli olmamızı istiyor. tanrı bunu talep ediyor. peki o bize ne kadar merhamet ediyor?



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.
A
11 yıl (58 mesaj)
Onbaşı

yaşım gereği geç başladım daha dün ilk sezonun ikinci bölümünü izledim ama bir çırpıda bitirmek gibi bir niyetim yok sindire sindire izleyeceğim.

ilk bölümde dino için bu kadar derine inince ,bir de sicilyalı sempatimden dolayı, ölmez herhalde nasıl kurtulacak acaba diye merak ediyordum. sonunda adamı yaktılar ya.



T
10 yıl (5736 mesaj)
Yarbay

Arada bug oluyor hocam. Düzeltmişler şimdi.



< Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >


Bu mesajda bahsedilenler: @Allâme
D
10 yıl (6216 mesaj)
Yarbay

hayatımda izlerken en zevk aldığım dizi, hayatımda izlediğim en efsane dizi. bu konuya hiç yorum yapmamış olmam beni üzdü. OZ severleri görünce çok sevindim. OZ efsanedir beylerrrrrrrr



W
9 yıl (44326 mesaj)
Yarbay

OZ 20 yaşında



G
9 yıl (9180 mesaj)
Yarbay

İkisinide izle beraber.



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


Bu mesajda bahsedilenler: @Giansello
G
9 yıl (1807 mesaj)
Binbaşı

The wire devam edin ,2.sezon dizinin en iyi sezonu.İlk The Wire bitirip sonra OZ izleyin derim.



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


Bu mesajda bahsedilenler: @Giansello
S
8 yıl (8119 mesaj)
Yarbay

Güzel yorum olmuş, gözümde canlandı okurken. Ben de kendi yorumlarımı ekleyeyim.


Dino Ortolani dizide sadece bir bölüm oldu, efsane olacak ya da bu kadar övülecek ne görüldü bu karakterde anlayamıyorum. Dizide başrol gibi gösterip ilk bölümde öldürmeleri şok etkisi yaratsa da OZ zaten böyle bir dizi olacağının sinyallerini vermiş oldu.

Keller'a çok değinmemişsin, kadın-erkek her türlü tavlayabilen muazzam bir karizmaydı. Adam gerçekten çekici, aslında oyuncuya direkt baktığında normal bir tip gibi ama dizideki karakteri gerçekten karizma konusunda aşmıştı.

İtalyanlarda Pancamo'nun diziyi ölmeden bitirmesi iyi oldu ama diğer liderlere göre biraz olaylardan elini ayağını çekmiş bir liderdi. Benim dizide sevdiğim karakterlerden biriydi, kapı gibi adamdı ama Adebisi karşısında duramadı o da.

Dizi ve filmlerde Latin ihtiyacını karşılayan Luis Guzman da bir dönem ekibin liderliğini yapmıştı ama benim de en beğendiğim Latin lideri Enrique Morales'ti.

Kareem Said ise gerçekten efsane karakterdi. Twitter'da "Gerçek İslam Kareem Said" diye bir şey okumuştum, güldürmüştü. Supreme Allah da siyasal islam oluyor bu durumda




Bu mesajda bahsedilenler: @Real Madrid
G
6 yıl (4848 mesaj)
Yarbay

Dediğiniz gibi The Wire BB ile birlikte anıldığı için bende izledim. Fakat The Wire bundan fersah fersah ileridedir. Yine de diziye tam bir dizi muamelesi yapmak yerine bir eleştirel seri dersek daha doğru olur. Çünkü dizi de saymıyorum ben tamamen amerikan toplum-iktidar eleştirisi.

Diğer yandan Prison Break izlerken çoğu Oz izlemiş kişi altına 'Bu izlenir mi? Gerçek hapishane dizisi Oz'dur.' falan yazdıkları için hep aklımda yer edinmişti de. Ancak bunun Prison Break'le bile uzaktan yakından alakası yok, tamamen farklılar.




Bu mesajda bahsedilenler: @OxBlue
Q
6 yıl (22573 mesaj)
Yarbay

Ulan daha dün bitirdim diziyi 2. kez ve 1080p versiyonu çıkmış... Böyle şansın ben...

Diziyi ilk izleyişimde beğendiğim kadar beğenmedim bu arada. Ha güzel dizi mi evet güzel dizi, ama eleştirilebilecek pek çok noktası var. Genel puanım 7.9/10

Özellikle 3. sezon sonrası dizi don lastiği gibi uzatılmış diye düşünüyorum. Sağmak istemişler, ki sağmışlar da. 4 sezon olmalıymış bu dizi.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi QLBatiatus -- 28 Ağustos 2020; 12:42:39 >

< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.
P
5 yıl (7540 mesaj)
Yarbay

Hayatım boyunca çok sayıda dizi izlemesem de kendime ortalamanın üzerinde bir izleyici diyebilirim. Diziye stresli ve zor bir dönemimde başlamıştım. Bugüne kadar izlediğim dizilerin vermiş olduğu dersler genelde 1-2 karakterle sınırlı kalıyorken bu dizideki en az 20 karakter aşırı iyi oyunculuklarının yanı sıra izleyiciye ders verir nitelikte hikayesiyle birlikte geliyor. Berbat bir hayatım var, şöyleyim böyleyim derken sadece özgürlüğün ve yaşayabilmenin bile ne kadar değerli bir şey olduğunu hatırlamamızı sağlıyor. Bazı karakterlerde özgürlük olmadığı sürece aşk,sevgi ve diğer duyguların da hiçbir önemi kalmadığını, onların da özgürlüğünün kısıtlandığını görüyoruz. İyi insanların umutsuzlukla birlikte birer canavara dönüştüğünü görmemizin haricinde dini sayesinde ruhunu ve inancını koruyabilen insanlar da gördük.
Kısacası çok oyunculu, ciddi manada kaliteli oyunculu (benim favori oyuncularım "cyril o'reily, vern schillinger") , ve izleyen herkesin kendinden bir parça bulacağı harika bir diziydi. Her insan hayatında 1 kez izlemeli diye düşünüyorum.

Beğenmediğim ve hatalı olan iki kısım vardı

Tobias beecerin oğlu ölmesine rağmen sonraki sezonlarda tekrardan oğlunun yaşaması gibi bir dizi hatası yapılmış.
Final bölümü çok eksik bitti. Her olay havada kaldı. Sıradan bir bölüm gibiydi.