Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir
75
Cevap
23441
Tıklama
0
Öne Çıkarma
Overclock Nedir ve Tarihçesi ( 09.01.2010 Ek 2 )
K
15 yıl
Binbaşı
Konu Sahibi

Giriş

Eğerki bilgisayar dünyasına biraz aşikarsanız, büyük ihtimalle overclock kavramını duymuşsunuzdur. Birçok kişi bu kavramı gözünde çok fazla büyütür, overclockun çok fazla yetenek, kendini adamak ve çöpe giden birkaç parça demek olduğunu sanırlar. Aslında en basiti, overclock bir bilgisayarı veya bilgisayar parçasını üreticinin ürettiği hızdan daha yüksek hızlarda çalıştırmaktır. Bu biraz bilgi ve bilgisayar ile biraz haşır neşir olan herkezin yapabileceği birşeydir. Bu yazı en başta overclockun nasıl başladığı ve temelde hangi kavramlar üzerine oturduğunu anlatıyor.

Tarihçesi

Overclock kavramının MÖ 1000 ile 500 yılları arasında Babilli tüccarların daha hızlı hesaplama yapabilmeleri için abaküslerini yağlama ları ile ortaya çıktığını iddia edebiliriz. Aslında overclock ilk bilgisayar ortaya çıktığından beri vardır. İlk zamanlarda overclock yapmak çok riskliydi çünkü donanımsal değişiklikler yapılarak overclock yapılabiliniyordu. Bu coğu zaman parçaların yada bütün bilgisayarın yanması ile sonuçlanıyordu. Daha sonra anakart üzerindeki frekans kristalinin değiştirilmesi ile overclock yapılmaya çalışıldı, yinede bu tip overclock denemeleri genellikle başarısızlık ile sonuçlanıyordu. Ardından yine anakart üzerinde değiştirilebilir jumperlar, BIOS ve işletim sistemleri üzerinde kullanılan çeşitli programlar ile overclock yapılabilmeye başlandı. Overclock kavramını daha iyi anlamak için hızlar ve çarpanlar hakkında biraz fikir edinmeliyiz.

Hız ve Çarpan

İlk önce işlemci hızı ve o hızın neye göre belirlendiğini anlamalıyız. Intel 486 platformu zamanında, işlemci anakartın geri kalanı ile aynı hızda çalışırdı, L2 önbelleği ( o günlerde işlemci üzerinde değil anakart üzerindeydi), PCI slotları, bellekler vs. Fakat bu yüzden problemler ortaya çıkmaya başladı. İşlemci üretim teknolojileri gelişiyordu ve işlemci hızları çok çabuk yükseliyordu fakat diğer parçaların gelişimi bu hıza ayak uyduramıyordu. Intel yeni bir fikir ile ortaya çıktı, 486 DX2. DX2'nin anlamı işlemci anakartın geri kalanından 2 kat daha hızlı çalışıyordu; bellekler, PCI slotları, L2 önbellek 33MHZ'de çalışırken işlemci 66MHZ'de çalışıyordu. Bunun dezavantajı işlemci sistemin geri kalanı ile her 2 döngüde bir iletişim kurabiliyordu. Böylece çarpan kavramı doğmuş oldu.

Teknoloji çok hızlı gelişti ve Intel DX4 platformunu tanıttı. Bu platform 100MHZ hızında çalışıyordu. ( x3 çarpanı ile çalışmasına rağmen neden DX4 dendiği hala bilinmiyor :D ) Pentium ismi ile birlikte çarpan artık sistemin alışıldık işleyişinde yer edindi. Artık sistem için iki hız vardı, işlemci hızı ve veriyolu hızı (Bus hızı). Veriyolu hızı işlemciden bağımsız olarak sistemin çalıştığı hızdı. Veriyolu hızları 50, 60 ve 66MHZ olabiliyordu. İşlemci hızı ise veriyolu hızı ile çarpanın çarpımıyla elde ediliyordu. Aşağıda ilk pentium mimarisindeki veriyolu hızları ile çarpan ilişkisini gösteren tabloyu inceleyelim.





Intel Pentium veriyolu mimarisini 66 MHZ gibi o zamanlar için extreme sayılabilecek bir noktaya taşıdı çünkü daha yüksek veriyolu hızı daha yüksek işlemci hızından daha fazla performans vermeye başlamıştı. Pentium 100, Pentium 120'yi birçok benchmark programında geçiyordu çünkü Pentium 100 daha düşük işlemci hızında çalışmasına rağmen 66MHZ veriyolu hızı ile çalışıyordu.

Tarihte bu noktada, işlemci çarpanı ve veriyolu hızı anakart üzerindeki jumperlar ile ayarlanıyordu. Pentium 100 işlemcinizi 2.0 çarpanına ayarlayıp 66MHZ bus hızı ile 133MHZ'de çalıştırmaktan alı koyan hiçbirşey yoktu. Eğerki işlemcinin üretim kalitesi daha yüksek hızları kaldırabilecek kadar iyiyse tek yapmanız gereken arkanıza yaslanıp işinize bakmaktı. Böylece çarpan kullanarak overclock doğdu.

Her şey Üretimde

Yaygın olarak yapılmaya başlanan overclock, üretim kalitesinin önemini ortaya çıkardı. İşlemciler waferlar üzerinde seri olarak üretilirler. Üretim teknolojisinin kendisinden dolayı, aynı wafer üzerinde bile işlemcilerden bazıları diğerlerinden daha kaliteli olur. Üretim sonrası test prosedürleri sırasında işlemci kendi serisindeki en düşük hız ile test edilir. O zamanlar Pentium mimarisi için konuşuyorsak bu 90MHZ idi. Eğer işlemci bu testi başarı ile geçerse 100MHZ denenirdi. Eğer ki bu hızda da testi geçerse bir üst hız denenirdi. Bu işlem işlemci bir test sırasında tutarsızlık gösterene kadar devam ederdi. ( Üretim sonrası test prosedürler hala aynıdır. O güne göre sadece teknolojik olarak daha da ilerlemiştir.) Bu noktada işlemci testi geçtiği daha düşük hızlardan birisi ile etiketlenir.

Pentium işlemciler 0.35 mikron teknolojisi ile üretiliyordu. Bunun anlamı işlemci içindeki bağlantıların kalınlığı 0.35 mikrondu. Bu bağlantıların kalınlığı ne kadar az olursa, işlemci o kadar az enerji harcayabiliyor ve daha hızlı çalışabiliyordu. Üretimden kaynaklanan nedenlerden dolayı belli bir üretim teknolojisi, örnek olarak 0.35 mikron üretim teknolojisinin hız olarak çıkabileceği bir sınır vardı. Üretici fabrikasındaki üretim aşamalarını geliştirip iyileştirdikçe, üretilen işlemcilerin kalitesi artıyor, böylece daha yüksek hızlara ulaşabiliyorlardı. Fakat sonunda mutlaka üretim teknolojisinin sınırına geliyorlardı ve bir sonraki mikron teknolojisine geçmek zorunda kalıyorlardı.

Ayrıcana, diyelim ki 0.35 mikron teknoloji ile üretim yapan bir fabrika üretim aşamalarını maksimum verim ve kaliteye çıkardı. Üretilen işlemciler artık çok kaliteli ve üretim teknolojisinin sınır hızlarında işlemciler çıkartabiliyorlar. Yinede üretilen işlemcilerin çok azı sınır hızlara ulaşabiliyordu. Diyelim ki bir teknolojinin 300 MHZ sınırı varsa, üretilen işlemcilerin %50'si 233MHZ gibi değerlerde ancak istikrarlı olabiliyordu. %3-5'lik bir kısmı ise ancak 300MHZ'de testleri geçebiliyordu.

Intel bu konudan bahsetmiyordu fakat 0.35 mikron teknolojisinin sınırı aşağı yukarı 300MHZ idi. Bunu nerden biliyoruz? İlk Pentium-2’ler üretilmeye başlandıktan sonra soket işlemcilerden slot işlemcilere geçiş oldu. Intel Pentium-2'leri daha yüksek saat hızlarında piyasaya sürmesine rağmen işlemcileri hala 0.35 mikron teknolojisi kullanarak üretiyordu. İlk Pentium–2 işlemciler bile 0.35 mikron teknolojinin verebileceğinin altında performans sergiliyorlardı. Pentium-2'ler 233, 266 ve 300MHZ hızlarda piyasaya çıkarıldı. 300MHZ'lik işlemcileri çok ısınıyordu. Bundan da anlaşılıyordu ki 0.35 mikron üretim teknolojisi sınırına ulaşmıştı.

Intel 0.25 mikron üretim teknolojisine geçer geçmez 333MHZ işlemcileri piyasaya sürdü. Saat hızı artışı için oldukça fazla alan açılmıştı.

Veri yolundaki gelişmeler?

Intel bu noktaya ulaştığında işlemci çarpanı 2 ile 5,5 arasında değerlere sahip olabiliyordu. Yani en yüksek hızdaki işlemcisi her 5,5 döngüde bir veri yolu ile iletişim kurabiliyordu. Bu işlemciye real-time işlem gücü konusunda dezavantajdı. İşlemci zamanın çoğunu veri yolundan yeni veri alana kadar çarklarını boşa döndürerek geçiriyordu. Çözüm veri yolu hızını arttırıp çarpanı düşürmekten geçiyordu.

İşte tam bu noktada 100MHZ veri yolu hızı doğdu. Yeni veri yolu ile birlikte daha hızlı L2 önbelleğe ve daha hızlı, standart PC100 ramlere ihtiyaç duyuldu. PCI slotları 33MHZ hızında bırakıldı. Artık veri yolu hızının 1/2 oranında yerine 1/3'ü oranında çalışıyorlardı. Bunun sebebi PCI için gerekli bant genişliğinin zaten 66MHZ'lik veri yolu hızında da yeterli olmasıydı. Veri yolu hızının yükselmesi çarpan sayısının makul bir seviyeye indirilmesini sağladı. 66MHZ veri yolu hızı ile çalışan 300MHZ'lik bir işlemci her 4,5 döngüde bir veri yolu ile iletişim sağlayabilirken artık 100MHZ veri yolu hızında çalışan 300MHZ'lik bir işlemci her 3 döngüde bir veri yolu ile iletişim kurabiliyordu.

Tam bu gelişmeler sırasında çok kötü bir durum ortaya çıktı. Bazı satıcılar işlemci etiketlerini değiştirerek satışa çıkarmaya başladılar. Diyelim ki Intel rahatlıkla 120MHZ'de çalışan bir işlemciyi hata toleransı bırakabilmek için 100MHZ etiketiyle piyasaya sürdü. Bazı satıcılar bu işlemcileri alıp, üzerlerindeki 100MHZ etiketini sökerek 120MHZ yazıları yazarak satmaya başladılar. 100MHZ fiyatına aldıkları işlemciyi 120MHZ fiyatına satabiliyorlardı. Ve bunu fark eden alıcılar Intel'in başını çok ağrıtmaya başlamıştı.

Tam bu noktada overclock tarihi için bir kâbus doğdu. Çarpan kilidi. Intel işlemcilerini çarpan kilidi ile sunarak yukarda bahsettiğim problemin önüne geçti, Fakat overclockçular için her şey bitmiş miydi? Artık 233MHZ hızında çalışan işlemcilerimizi çarpan değiştirerek 266,300 ve hatta 333MHZ hızlarında çalıştırabilme ortadan kalkmıştı.

Daha her şeyi kaybetmemiştik, Intel veri yolu hızına herhangi bir kilit getirmedi. Birisi 66MHZ veri yolu ile çalışan 266MHZ'lik bir işlemciyi alıp bunu 100MHZ veri yolu ile çalıştırabilirdi. Fakat artık ufak artışlarla değil çok daha büyük hız artışları ile karşılaşıldı. Örnek olarak 266MHZ'lik bir işlemciyi 100MHZ veri yolu ile çalıştırdığınızda 400MHZ'lik bir hıza ulaşılıyordu. Çok önemli bir soru ortaya çıktı. Bu kadar yüksek artışlarla işlemci çalışabilir miydi?

Cevabı hem evet hem de hayırdı. Overclockcuların bakış açısında bakıldığında Intel 0.25 mikron üretim teknolojisini o kadar mükemmelleştirmişti ki ürettiği neredeyse her işlemci 400MHZ veya daha üstünü vurabiliyordu. Arz-talep bakış açısıyla bakıldığında ise ortaya bambaşka bir sonuç çıkıyordu. Intel bütün bu işlemcileri yapabildikleri hızlarda satamazdı, bu daha düşük hızlarda çalışan işlemci ihtiyacını karşılayamamak demekti ve bu düşük hızdaki işlemcilerin fiyatlarının artması anlamına geliyordu. Bu yüzden Intel bazı yüksek hızda çalışan işlemcilerin çarpan kilitlerini düşük hızda çalışmak üzere ayarlayıp düşük hız etiketi ile piyasaya sürmüştü. Böylece arz-talep ve fiyatlar tekrar dengelenmiş oldu.

Celerona Giriş

Bu yukarda anlattıklarım kendi içinde olaylar olduğu için o kadar fazla önem taşımıyordu. Fakat sonra AMD geldi ve Intel'in partisini mahvetmeye başladı. İyi işlemci üretmeye başlamışlardı ve bunları Intel'in Pentium-2'sinden daha ucuza piyasaya sürmeye başlamıştı. Intel "Celeron" adı altında bir çözümle ortaya çıktı. Üretilen Pentium-2'ler işlemcinin basıldığı kartın üzerinde L2 önbellek ile birlikte satılıyordu. Celeron AMD ile rekabet edebilmek için düşük maliyetli olarak üretiliyordu, üzerinde Pentium–2 çekirdeği vardı fakat L2 önbelleği yoktu. Bilgisayar endüstrisine damga vuran bir işlemci vurdu. Dengeleri alt üst etti. Intel "Celeron" ile bir kez daha gülmeye başlamıştı.

Sonra komik bir şey oldu. İnsanlar 266MHZ'lik 66MHZ veri yolu hızı ile çalışan Celeronların çoğunun 100MHZ veri yolu hızına overclocklanarak 400MHZ hızında çalışabildiğini fark etti. L2 önbelleğin eksikliği yüzünden yer yer performans sıkıntısı yaşanıyordu fakat Pentium–2 266MHZ'lerin hatta 0.25 mikron üretim teknolojisi ile üretilen 266MHZ Pentium-2'ler bile 400MHZ'de çalışamıyordu. Celeron nasıl çalışıyordu?

Cevap olmayan L2 önbellekteydi. Anlaşıldı ki Intel üretim teknolojisini o kadar ilerletmişti ki bütün işlemcileri 400MHZ hızında çalışabiliyordu fakat işlemci çekirdeğinin dışına yerleştirilen L2 önbellek teknolojisini geliştirmemişti ve bu önbellek sadece işlemcinin öngörüldüğü hızlarda çalışabiliyordu.

Bu arada Intel normal kullanıcıların dünyasında Celeron'un performansının şaka konusunu olmasından rahatsız olmaya başlamıştı, fakat Celeron'a önbellek koyarak Pentium-2'nin pazar payını düşürmesini de istemiyordu. Orta seviye bir işlemci yaratmak için Celeron'a Pentium-2'de bulunanın 1/4'ü kadar önbellek koydu. Ayrıca bu önbelleği işlemcinin dışına koymadı. İşlemci üretilirken işlemci ile birlikte önbelleği de çekirdeğe gömülü üretmeye baladı. Böylece üretim maliyetini de düşürüyordu. Problem çözüldü ve Celeron 300A efsanesi ortaya çıktı.

Çok ilginçtir ki eklenen önbellek Celeronu overclock efsanesi yapmıştı ve overclock için çok daha uygun hale getirmişti. Bu önbellek işlemci ile aynı şekilde üretildiği için işlemcini çekirdeğinin çalışabildiği yüksek hızlarda bile çalışabiliyordu. Overclockcular bir Celeron 300A alıp bunu 450MHZ'de rahatça çalıştırabiliyorlardı. Hatta istatistikî olarak alınan her 5 Celeron 300A işlemcide 4'ü tamamen tutarlı bir şekilde 450MHZ hızında çalışabiliyordu. Pentium–2 450MHZ ile arasında dağlar kadar fiyat farkı varken performans olarak neredeyse hiç fark yoktu.

EK1: Pentium II karmaşası

Pentium II işlemciler ilk üretilmeye başladıklarında 0.35 micron üretim teknolojisi kullanıyorlardı. Bu teknoloji kullanılarak 233,266 ve 300 MHZ hızlarında işlemciler piyasaya sürüldü. Daha sonra gelen 0.25 micron teknolojisine sahip 333,350,400,450 MHZ’lik işlemciler daha yüksek hızlara çıkabilmelerine rağmen daha düşük ısı üretimi sağladılar. Öte yandan işlemci çekirdeğinin yanına koyulan L2 önbellek çipleride gelişim gösterdi ve 140-150MHZ hızında çalışabilen bu çiplerin 225MHZ’ye kadar çıkabilenler ile değiştirildi. Pentium II 450MHZ işlemciler birer canavar olarak yerlerini aldılar. Klamath serisinden Deschutes serisine bu geçiş bir Celeron 300A efsanesine daha gebe oldu. Burda bahsettiğimiz bütün PII işlemciler socket yapısında değil slot-1 yapısında ortaya çıktılar. Yani anakart üzerinde işlemcileri taktığımız delikli soketler yerine işlemciler kendilerine ait bir PCB’ye basılı olarak geliyorlar ve PCB’yi direk anakarttaki işlemciye ait slota takıyorsunuz. Bunun en büyük sebebi bu PCB üzerine ayrıca önbellek kontrolcusü ve L2 önbellek çipleri basılıyordu.



Arz-talep ilişkisi sebebiyle overclock açısından çok iyi olacak bir paketleme yoluna gitti Intel. Deschutes serisinde çıkardığı Pentium II 300 serisi işlemcilerinin bir kısmı Pentium II 450 işlemcilerinin 300MHZ olarak paketledi yani bu Pentium II 300 serisi işlemciler mükemmel birer Pentium II 450 serisi işlemcilerdi. Fakat bu Pentium II 300 Deschutes serisi işlemcilerden hangileri Pentium II 450 çekirdeğine sahipti. İşte bugün bile başımızın belası olan “işlemci kodu” kavramı ortaya çıktı. SL2W8 işlemcilerinin farklı çeşitleri vardı, 5.5ns / 5ns / 4.4ns L2 önbellek çiplerine sahip çeşitli versiyonları piyasada mevcuttu. 4.4ns L2 önbellek çipleri 225MHZ hızlara kadar stabilite kaybetmeden çıkabiliyordu, buda işlemcinin çekirdek hızının dahada yukarılara çıkmasına olanak tanıdı. Piyasadaki SL2W8 kodlu PII 300 işlemcilerin çoğu 4.4ns L2 önbellek çipleri ile piyasaya sürülüyorlardı. Bütün bunlar bir araya gelince SL2W8 kodlu PII 300 işlemciler 500MHZ hızlarına çıkabilir hale geldi. Artık GHZ yolu overclock kullanılarakta olsa yarılanmıştı.

EK2: Pentium 3 ve ara veriyolu hızı değerleri

Günümüzde birçok anakartta veriyolu hızını 1 mhz kademelerle arttırabiliyoruz fakat eskiden bu böyle değildi. Yukarıda bahsettiğim bütün veriyolu hızı değişikliği ile yapılan overclock işlemlerinin çarpan ve 33 / 66 / 100 gibi veriyolu hız değişikleri ile yapıldığını farketmişsinizdir. İşte Pentium 3 ile birlikte gelen Abit BE6 ve BX6 anakartlar ile birlikte bu değişti. Abit BE6 anakart veriyolu hız seçenekleri olarak 100MHZ üstünde ( Pentium 3 işlemciler 100MHZ veriyolu hızı ile birlikte geldiler ) 105, 110, 112, 115, 120, 124, 133, 140, 150 veriyolu hız seçenekleri ile geldi. Daha 1 MHZ kademeler ile arttırmanın hayal gibi olduğu günlerde böyle bir anakart velinimet gibi gelmişti ve ABIT efsaneside böylece doğdu. Tabiki veriyolu hızı değişince AGP, PCI ve bellek hızlarıda değişiyordu ve günümüzde olduğu gibi bunların hızlarını sabitleyen bir mekanizma yada rahat bir şekilde oynamamızı sağlayacak AGP ve PCI çarpanları yoktu. Yani overclock yaparken bunların çok fazla artış göstermemesinede dikkat etmek zorunda kalıyorduk. Her ne kadar Abit BE6 anakartta AGP için 2 çarpan olsada ( birisi orjinal ) bu yetmiyordu.

Yine P3 işlemciler ilk çıktığında genel olarak 100MHZ 10ns PC100 bellekler kullanılıyordu. 8 ns gecikmeye sahip yeni bellekler 125MHZ hızlara çıkabilmeye başlayınca bu engelde ortadan kalktı. Ardından 7.5ns PC133 bellekler geldi.

L2 bellekle ilgili overclock problemleride tekrar baş göstermeye başladı. Intel'e bu dönemlerde önbellek modüllerini Toshiba, Samsung ve Mitsubishi üretiyordu, her bir üreticinin L2 önbellekleri overclock karşısında farklı tepkiler veriyordu. Pentium 3 işlemciler ile birlikte önbelleklerin zamanlamalarını arttırarak daha yüksek hızlara overclock olmasını sağlamakta tarihe karıştı. Ayrıca işlemcilerde 2.0v gibi muazzam bir voltajda çalışıyorlardı. Bahsettiğimiz dönemler 1999 Şubat-Mart ayları civarı. Bir P3 450 ortalama olarak %25 overclock olabiliyordu ve 550MHZ değerlerini aşabiliyordu. 0.25 mikron olan P3 450/500/550 işlemciler için sınır 600MHZ civarıydı. Ardından yeni P3 600MHZ geldi fakat bu işlemci kendi orjinal fanı ( Yine slot işlemcilerden bahsediyoruz) ile 650MHZ üstüne overclock olmuyordu. İşlemcilerine overclock uygulayan insanlar bu fanı kendi el yapımı fanları ve soğutucuları ile değiştiriyorlardı ve 660 MHZ'de stabilite yakalıyorlardı. %10 overclock için o zamanlar çekilen eziyetleri düşünüp bugün halimize şükredelim.Bu arada buraya kadarki bütün overclock işlemleri işlemciye kesinlikle voltaj vermeden yapılıyordu. Taki P3 600 işlemciyi eline geçiren overclockcular işlemciye fazladan voltaj verip 680MHZ hızına çıkana kadar. İşlemciye voltaj verme kavramı bir kere overclockcular arasında yayılınca çeşitli soğutma mekanizmaları geliştirilmeye başlandı ve böylece su soğutma, peltier, dod, chiller, cascade, kurubuz ve sıvı azot gibi terimler yavaş yavaş duyulmaya başlandı. P3 neslindede böylece her ne kadar overclock kabiliyeti çok düşük olsada P3 600 işlemcisi bir dönüm noktası oldu.

PIII işlemci ailesi ile ilgili devam yazısı gelecektir..



< Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >

S
15 yıl
Binbaşı

Çok değerli bir yazı olmuş. Şöyle bir eski günlere sayenizde gidip geldik. Emeğiniz için teşekkürler. Devamını sabırsızlıkla bekliyorum


Bu mesaja 1 cevap geldi.
C
15 yıl
Yarbay

Bende Celeron 300A ile ilgili bir anımı anlatayım. Celeron 300A çıkmadan birkaç ay önce Pentium-II 300 işlemci almıştım, intel o zamanlar Slot-1 yapısına geçmişti, işlemci dikdörtgen bir kutuya benziyordu. Kullandık, 1-2 ay işlemciyi, sonra intel bombayı patlattı ve Celeron 300A'lar düştü piyasaya. İnsanlar ilk birkaç hafta anlamadı ne olduğunu, sonra chip dergisiydi galiba bir O/C incelemesi yayınladı takip eden ayda. Ondan sonra olan oldu zaten. Celeron 300A ortalığı kasıp kavurmaya başladı çünkü işlemci default hızı 300 MHz olmasına rağmen 450 MHz'e birkaç tıkla çıkıyor ve canavar gibi çalışıyordu. Fiyatıda pentium-2 300'ün 3 te biriydi galiba yanlış hatırlamıyorsam.

Hiç unutmam, verdiğim parayamı yanayım, O/C yeteneğinin yüksek olmamasınamı yanayım işlemcimin bilememiştim. Neyseki anakartım Abit BE6 idi de, işlemcimi 375 MHz'de çalıştırabilmiştim sorunsuz. Buna da şükür diyerek geçmiştik. Bu arada %50 overclock o zamanlar için muhteşem birşeydi çünkü işlemciler O/C özürlü idi biraz o zaman. Şimdilerde ise %100 den fazla O/C olabilen intel işlemcileri var, örneğin: e2140 ve e2160. O zamanları hatırlayanlar için bu işlemciler çok kıymetli şeyler aslında.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
K
15 yıl
Binbaşı
Konu Sahibi

Bende Celeron 300A zamanlarında P2-333 Slot işlemci satın almıştım. Makinanın bana maliyeti o zaman için yaklaşık 2000$ civarında idi. Abit ilk BH6 anakartı ile biostan overclock özelliğini getirdiği zamanlar. Geceli gündüzlü okuldan arta kalan zamanlarımda overclock yapıyorum, çeşitli yerleri geziniyorum, birşey bulur bulmaz uyguluyorum ama işlemci zaten default halde sıcak, overclocklu halde cayır cayır yanıyor, etrafındaki bütün parçalarda çok sıcak. Çözümü kasayı yere yan yatırıp kapağını açarak bir nebze yarattım, fakat çok az bir fark yarattı sıcaklıkta.

Yine kendimi kaptırdığım günlerden birinde kucağımda portakal suyum ve tostumla daha fazla ne yapabilirim diye ararken sendeledim ve sendelememle birlikte portakal suyu olduğu gibi çalışan makinanın içine boşaldı. O sıcak işlemci ve componentlerden coss sesleri geldi, makina kapandı. Kuru bezle silmeye çalıştım, portakal suyu sıcaktan dolayı kurudu, katılaştı, her taraf kaskatı bir madde ile kaplı. Küveti sıcak su ile doldurdum bıraktım makinayı içine. Su soğuyana kadar 1 saat falan sıcak suyun içinde kaldı, cıkardım, parçaları soktum, temizledim kuruttum. Birtek ses kartım ve anakartım yanmıştı. İşlemciyi P4 3.2 Extreme Edition alana kadar bir kaç sene kullanmaya devam etmiştim çünkü Celeron 300A benimde içime çok oturmuştu.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
Z
15 yıl
Yarbay

Çok güzel bir çalışma olmuş, teşekkürler. Kısa bir süre sonra üst konu olucaktır


Bu mesaja 1 cevap geldi.
J
15 yıl
Yarbay

amma 300 celeroncu varmis yav ama uyanip da alip yapan olmamis ayni benim 300 mu 333 mu olsun abi dediklerinde ulen 300 oyle oluyorsa 333 daha cok cikar dedigim gibi. saglam oc nin tarihcesi bu islemci ile baslar diyebilir miyiz cunku oncesinde boyle bisi yapabilen bir islemci hatirlamiyorum cyrix 120 150 mhz efektif calisiyordu kafadan oc li bunu saymazsak.




_____________________________

Eski kullanıcı adı: Wilson Fisk

Bu mesaja 1 cevap geldi.
K
15 yıl
Binbaşı
Konu Sahibi

quote:

Orjinalden alıntı: cyrix120

amma 300 celeroncu varmis yav ama uyanip da alip yapan olmamis ayni benim 300 mu 333 mu olsun abi dediklerinde ulen 300 oyle oluyorsa 333 daha cok cikar dedigim gibi. saglam oc nin tarihcesi bu islemci ile baslar diyebilir miyiz cunku oncesinde boyle bisi yapabilen bir islemci hatirlamiyorum cyrix 120 150 mhz efektif calisiyordu kafadan oc li bunu saymazsak.



Aslında overclock mikrodenetleyici ve mikroişlemciler varolduğundan beri var. Devredeki frekans kristalinin değişimi ile bu parçalara overclock yapılabiliniyordu. Fakat frekans kristalini değiştirmeden overclock yapma işlemi ilk olarak 486 DX2-66 ile başladı. Fakat overclockun günümüzde bu kadar yaygın hale gelmesindeki en büyük etkenin Celeron 300A olduğu aşikar.

Cyrix ürettiği işlemcilerde çok değişik ve gereksiz yollara saptı durdu. PCI veriyolu hızı evrensel olarak 33MHZ iken ve bütün kartlar buna göre üretilirken cyrix 6x86 işlemcisi ve 6x86MX işlemcisini 75MHZ üretti, buna karşılık PCI mecburen 37.5 MHZ'de çalışıyordu. Bazı PCI parçalar ( Ses kartları, ağ kartları, modemler vs.) cyrix ile problem çıkarıyorlardı. Cyrix MII chipi ile bunu dahada abartarak işlemciyi 83MHZ'ye çıkardı ve bu yüzden PCI hızı 41.5MHZ'ye çıktı. Artık piyasadaki birkaç PCI add-on kart dışında neredeyse bütün PCI kartlar ve cyrix'in anakartın üzerine eklediği IDE controller bile PCI hattından iletişim kurduğu için problem çıkarıyordu. Cyrix neden böyle birşey yaptı kimse bilmiyor, ama kendi kendilerini bu şekilde batırmış oldular.

< Resime gitmek için tıklayın >

2.9v
FAN/HEATSINK required






< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi KuarkServerSystems -- 27 Eylül 2007; 15:12:30 >
Bu mesaja 2 cevap geldi.
C
15 yıl
Yarbay

hocam amd nin bombalarindan felan da bahset konuyu genislet

bu arada guzel calisma


Bu mesaja 1 cevap geldi.
S
15 yıl
Yarbay

Çok güzel bi yazı olmuş....

Bilgisayarla biraz geç tanıştığım için anlattıklarınız bana çok yabancı geliyor... Ama geçmişi bilmeyen geleceğini kestiremezmiş...
Bu yazı sayesinde en azından bazı şeyleri öğrenebiliyorum. Teşekkürler




S
15 yıl
Yarbay

haklısın cyrix120, sildim gereksiz mesajları, üst konuya yaraşır bir şekilde sadece hızaşırtma muhabbeti olsun


Bu mesaja 1 cevap geldi.
S
15 yıl
Yarbay

arkadaşlar konu da sadece hızaşırtma muhabbeti dönsün, olmazsa eski işlemciler için de başka bir başlık açarız katletmeyin murat üstadın başlığını

bu arada update bekliyoruz


Bu mesaja 1 cevap geldi.
K
15 yıl
Binbaşı
Konu Sahibi

quote:

Orjinalden alıntı: StrangerXT

arkadaşlar konu da sadece hızaşırtma muhabbeti dönsün, olmazsa eski işlemciler için de başka bir başlık açarız katletmeyin murat üstadın başlığını

bu arada update bekliyoruz




Update için biraz bekleteceğim, hem kaynak araştırmaları, bilgileri cross check vs.. cok uzun zaman alıyor, hemde ben zar zor birkaç günde bir bir iki saat zaman ayırabiliyorum.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
M
15 yıl
Yarbay

Çok güzel ve yararlı bir yazı olmuş Artık pm ile nası oc yapıyosun diyenleri yönlendireceğim bir başka yazı daha oldu


Bu mesaja 1 cevap geldi.
P
15 yıl
Binbaşı

gerçekten çok iyi bir yazı tebrikler!


Bu mesaja 1 cevap geldi.
T
15 yıl
Çavuş

çalışman için teşekür ederim


Bu mesaja 1 cevap geldi.
B
15 yıl
Yüzbaşı

ellerıne saglık hocam devamını beklıyoruz


Bu mesaja 1 cevap geldi.
W
15 yıl
Onbaşı

babil tüccarlarının abaküsü yağlaması he:? :D valla çok güldüm. çok keskin bi zeka ürünü espiri.
tarihçesini çok sistematik anlatmışsınız. teşekkürler.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
M
15 yıl
Yüzbaşı

tarihcesi dediğinizde şaşırdım oc tarihi neymiş diye ama güzelmiş bende bir oC hastasıyım (sistem biraz eski o yüsden:D ) 3d mark 06 da cpu puanın 2 katına çıkardım ama bi sorun var
bazı oyunlar oC yüzünden hata veriyor aşırı ısınmadan değil nedenini bir türlü bulamadım :S


Bu mesaja 1 cevap geldi.
D
15 yıl
Yarbay

çok iyi bir çalışma olmuş hocam emeğenize sağlık ...


Bu mesaja 1 cevap geldi.
İ
15 yıl
Binbaşı

teşekkürler güzel bir çalışma olmuş. her ne kadar donanım konusunda yeni olsamda oc'nin yakın tarihi hakknda bilgiler edindim.


Bu mesaja 1 cevap geldi.