Sonuna kadar keyifle okudum, emeğine sağlık |
Erzincan'da gezip tozmaya çok yer var gerçekten. Çağlayan Şelalesi, Ergan Dağı. Muazzam yerler ve kesinlikle görülmesi gereken mekanlar. |
| Teşekkürler, güzel bir yazı olmuş :) |
| yorumlarınız için sağolun,ben teşekkür ederim. |
| Güzel yazı teşekkürler. |
Çok hoş bir yazı olmuş. Sizde ufak bir nifak ruhu gördüm. Termostan harp çıkartmayı bize has zannediyordum. |
| Guzel yazi olmus tesekkurler... |
yolculuğun tadı tuzu bu oluyor bence,yoksa vakit geçmiyor hocam ne yapayım |
|
Eğin'i ilk defa Zeki ie Metinin bir filminde duymuştum..."Burda Eğinlileri pek sevmiyorlar" gibisinden bir replik söylüyordu Zeki Alasya... Yazı ve fotoğraflar için teşekkürler... |
|
Çok güzel yazı olmuş. Ben de Arapgirliyim. Olabildiğince Arapgir ve Eğine giderim. Bu yıl gidip gezememiştim sizin sayenizde gezmiş olacağım. Arapgir'den de birkaç fotoğraf paylaşırsanız sevinirim. Bir de hala oralardaysanız birkaç tavsiyede bulunayım. |
Keyifle okudum. Devamını da bekliyorum. |
harikaa |
| evet üstad düz vites,yazının devamını yazıyorum arabanın başıma açtığı sorunları yazıcam zaten. |
| Benim memleketimi gormek guzel tesekkurler. |
|
sağolun hocam,arapgir'e 1 ay içinde 3 defa gidip gelmek zorunda kaldım,tandır yedim bu arada merak etmeyin fakat 1 hafta önce ankaraya döndüm,Allah nasip ederse yakın zamanda komple malatya'ya yerleşme ihtimalim var. tavsiyelerinizi merak ettim ama.paylaşırsanız sevinirim. |
Allah rahmet eylesin. Bende sonuna kadar keyifle okudum elinize saglık |
Eğin'im bir başkadır. Elinize sağlık, güzel bir yazı olmuş. |
YOLA ÇIKIŞ
11 Ağustos 2014 pazartesi sabahı
Aslında yola Pazar günü çıkacaktık fakat yakın bir akrabamızın vefatından dolayı Pazar günü cenaze işleriyle uğraştık.Hayırlısı olsun diyerek pazertesi sabahına uyandık(herkes çalar saat ile uyanmış ben bizimkilerin beni kaldırmasıyla uyandım
< Resime gitmek için tıklayın >
Fakat tesistekiler çok ilgisiz ekmeği bile içerden kendimiz alıyoruz,tepsi almak için aşçıyı çağırıyoruz.Çorbanın fiyatı da pahalanmış,ayıp söylemesi geçiriyolar adama...
30-40 dakikalık bu moladan sonra tekrar pilot değişimi yapıyoruz ve ben copilot koltuğuna oturuyom.Yolculara su servisi yapmak için termosa uzanıyorum,tabi önce kendim test ediyorum ve su ateş gibi çıkıyor.
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
Su dağıtımından sonra okuyanları daha fazla sıkmamak için koltuğuma kedi gibi sinerek uykuya dalıyorum.(arabada)
Uyandıktan sonra bir miktar daha arabayı ben alıyorum,vakit geçince tekrar değişiyoruz.(bu kısımlarda pek kayda değer bir şey olmuyor)
< Resime gitmek için tıklayın >
bulutların arkasında görünen erciyes dağı.
Bu arada yoldan bahsedeyim hedefimiz Malatya,1 gece Malatya da kaldıktan sonra sabah Elazığ’a geçilecek,oradan köyümüz olan Erzincan’a. Erzincan da eğin’e gidilip asıl gezi yazısı yazılacak.
Malatya’ya yaklaşırken ilk durağımız Darende somuncu baba.
Kısaca Somuncu Baba kimdir?
Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıd zamanında yaşayan, ve aynı zamanda Bayramiyye Tarikâtı kurucusu Hacı Bayram Veli'nin de mürşidi olan “Somuncu Baba”, Safevîyye Tarikâtı'nın Anadolu’ya yayılmasında etkin fa'âliyetlerde bulunmuşbüyük bir mutasavvıftır.
Şeyh Hâmid-i Veli Hazretlerinin(somuncu babanın yani) Yusuf Hâkikî ve Hâlil Taybî adında iki oğlu olduğu bilinmektedir. Yusuf Hâkikî Aksaray’da kalarak burada vefât etmiştir. Diğer oğlu Hâlil Taybî ile birlikte Hac ziyâretinde bulunmuşlar, hacdan döndükten sonra Malatya'nın gül kokulu beldesi Darende ilçesine yerleşmişlerdir.Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri 1412 yılında burada vefât etmişlerdir. Kabri şerifleri Darende Somuncu Baba Külliyesi içerisinde yer alan türbenin içerisindedir. Osmanlı arşiv belgelerinde de bu konuda evrak bulunmaktadır. Her yıl binlerce ziyaretçi tarafından ziyaret edilmektedir.
Şeyh Hamid-i Veli Hazretlerinin soyu da günümüze kadar devam etmiştir. Darende'de Halil Taybi vasıtasıyla devam eden koldan Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi gibi alim zâtlar ecdâdının hizmetlerini devam ettirirken, Aksaray'da da Yusuf Hakiki Baba (Güzel Baba) vasıtasıyla devam eden koldan Güzel ailesi bu soyu devam ettirmektedir.
Şeyh Hamid-i Veli Hazretlerinin başlatmış olduğu hizmetler Darende'den tüm dünyaya Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi Vakfı tarafından yürütülürken, Aksaray'da ise Aksaray Belediyesi tarafından önemli çalışmalar yürütülmektedir.Somuncu baba denme sebebi ise yardım amaçlı ücretsiz özel yapım ekmekler dağıtması.
Ön bilgimizden sonra Somuncu baba ziyaretine başlıyoruz.
Girişte arabamızı park etmek için park yeri arıyoruz(büyük bir yoğunluk var)bu sırada otoparkı kaçırdığımız için alttan tekrar dolanarak üst kısma geliyoruz ve otopark’ı bulup nihayet arabayı park etmeyi başarıyoruz.(otoparkı kaçırınca araçta ufak bir harp yaşanıyor tabi)
< Resime gitmek için tıklayın >
burada otopark'dan bir poz.
Girişte sağ tarafınızda lekeli gibi görünen büyüklü-küçüklü mağaralardan oluşan ve üzerinde bolca delikler bulunan bir dağ ile, sol tarafınızda bulunan ağaçlarla gelen su sesi ,size mekanın bir dağın dibinde akan tohma çayının kenarına’a kurulmuş yeşil bir bölge olduğunun ip uçlarını veriyor.
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
Burası külliyenin girişi,resimde görüldüğü gibi 2 yanında çam ağaçları olan uzunca bir merdiven karşılıyor sizi.Merdiveni çıktıktan sonra külliyeye varıyorsunuz.Külliyenin içinde resim çekmek yasak olduğu için ağırlıklı olarak dışırıdan bahsedeceğim.Öğle namazını geçmeden kılmak için abdest almaya gidiyoruz babamla.
< Resime gitmek için tıklayın >
Lavabolar çok modern ve lüks bir şekilde tasarlanmış.Böyle küçük bir ilçede bu kadar lüks mekanların yapılması beni sevindirdi doğrusu.Nerdeyse el değmeden her işinizi halledebiliyorsunuz,musluklar otomatik,tuvalet kapılarında içerinin boş olup olmadığını gösteren kağıtlar var(kırmızı dolu,yeşil boş kapıyı kilitleyince kapı kolunun yanındaki kağıdın rengi kırmızı oluyor)
NOT:tuvalet bedava
Neredeyse boş görülen her yere şadırvan yapılmış,su sıkıntısı yaşamıyorsunuz.Ben abdest alırken çorabımı düşürüyorum(çok şanssızım böyle şeyler hep benim başıma gelir.) ıslanınca güzelce temizleyip sıktıktan sonra kağıt havlulara düğünden kaçırılmış yemek gibi sarıyorum ve bende cep olmadığı için babam alıyor.Yola çorapsız devam ediyoruz.(spor ayakkabının içinde çıplak ayak çok rahatsız edici).
Külliyenin içinde namaz kılmak için bir kısım ayrılmış,burada klimanın dibine çökerek namazımızı kıldıktan sonra içerdeki zatlar’a Fatiha okuyoruz.Tavandaki ışıklandırma dikkatimi çekiyor,mekanda loş bir ışık hakim buda tasavvufi bir hava katıyor.türbenin sağ duvarındaki oluklardan bir yol halinde su akıyor(içilebilir bir su hatta yanda tabelada bu sudan abdest almayınız, sadece içiniz yazıyor.)içerde resim çekilmesin diye bir görevli bekliyor ve gelenlere yardımcı olup,resim çekmeye çalışanları uyarıyor.
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
külliye çıkışında içinde balık olan havuzlar var.
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
Külliyenin devamında ise tohma çayının yanıda yeşilliklerin arasına kurulmuş piknik alanları var.Tohma çayında aynı zamanda isteyenler rafting’de yapabiliyor.külliye’nin aşağısında, gıcırdayan ufak bir tahta köprüyle çayın diğer tarafına geçtikten sonra lokantalarla karşılaşıyorusunuz.Birde sağ tarafta meşhur keçi sütü dondurmacısı var.(mekana daha önce birkaç kez geldiğimiz için bu tür yerlerini biliyoruz)Yine ben giderek 4 adet dondurma alıyorum,kenardaki masalara oturarak dondurmalarımızı yiyoruz.(oldukça lezzetli)Tohma çayının üst kısmında ise kudret havuzu var.(sifalı olduğu söyleniyor)mekanda hediyelik eşya alabileceğiniz dükkanların sayısı oldukça fazla,eşyaların fiyatlarıda normal seviyede, pahalı değil.
< Resime gitmek için tıklayın >
İnsanlar buraya sadece somuncu babayı ziyaret etmek için değil,aynı zamanda piknik yaparak hoş ve güzel vakit geçirmeyede geliyorlar.
< Resime gitmek için tıklayın > buda türbenin yukarıdan görünümü ben çekmedim.
Anlatacak başka bir şey kalmadığına göre mekan ayrılabiliriz.Termoslarımızı doldurup arabanın yanına varıyoruz fakat babam kumandanın kapıları açmadığını söylüyor,kapı koluna elimizi atınca ise kapıların zaten açık olduğunu babamın arabayı açık unuttuğunu anlıyoruz.(bir harp daha çıkarmak için bizimkilere gaz veriyorum fakat yiyen olmuyor) ve yola koyuluyoruz.
DİYEREK YAZIMIN BU KISMINA SON VERİYORUM.ASIL MACERANIN GEÇTİĞİ KÖY BÖLÜMÜ VE ERZİNCAN EĞİN KISMINI İSE GECE PAYLAŞACAĞIM İNŞALLAH.(YETİŞİR İSE)
GELECEK KISIM DAHA UZUN VE MACERALI OLDUĞU İÇİN 2 YE BÖLMEK İSTEDİM.
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi bilalöztkr -- 22 Aralık 2014; 16:24:29 >