| Hakeden kazanıyor işte...Japonların dünya devi olmasına şaşmamak lazım.Okuyan ,araştıran medeniyetler ilerlemeye ve başarıya mahkumdurlar. |
| Ama ben gelecek neslin daha fazla okuduğunu düşünüyorum... |
| Japonyalılar okula başlayan öğrencilere Hiroşima'yı örnek gösterirlermiş diye biliyorum biz bu halden bu hale geldik sizde çalışın der gibi. |
| "6 Kişi 1 Tane Kitap" biraz azaltılmış geldi bana, o kadar azmıymış ya... gerçi memleket oranında olabilir okumayan okuyanı kapatıyordur... ama az yinede pek doğruyu yansıtmıyordur |
|
| Toplu taşıma araçlarında bir kitap okumaya çalıştığınızda sanki aylak gibi bakıyorlar yüzünüze. Gerçi kitap sizi dünyadan soyutlayabildiğinde kitaptır ama yine de insan sıkılıyor bu durumdan. Kitap okumanın normal karşılanılabileceğini düşünmek istiyorum bazen ama olmuyor işte. |
Bu oran satış oranlarına göre yapılıyorsa büyük bir yalandır. Çünkü tamam bizim millet kitaba para vermeyi sevmez ama otlakçılığı sever. Sadece Alacakaranlık, Açlık Halayları, İskender Pala külliyatı vs.'yi hesaplasan-okunma olarak- yukarıdaki oranı yakalar. |
Katılıyorum. |
bizde olsa biz yine okumayız , çok farklı insanlarız japonlarla |
Bu durumu daha önce bende duymuştum. OKula başlayan öğrencilere hiroşima gezdirilerek bakın geçmişte buyduk diyorlar. Yazıyı bulabilirsem burada paylaşacağım. Buldum :) Milli Bilinç. Türkiye'ye Japonya'dan bir eğitim heyeti gelir. Temas ve incelemeler yapacak, neticeyi yetkililere aktaracaklar. Gerektiği kadar da ikili işbirliği gerçeklestirecek. Işler buraya kadar çok iyi... Japon heyeti yurdumuzun bazı bölgelerinde gerekli incelemelerini yapar. Sonra Bakanlıkta toplanırlar. Heyetin hakkımızdaki tespiti ilginçtir: "Sizin çocuklarınızda milli şuur yok". Bizimkiler şaşırır! "Bizim çocukların damarlarındaki kan milli duygumuzun kaynağıdır." Yine de fazla ses çıkarmazlar! Ne de olsa misafirdir! Bizimkiler sorar, "Peki, Sizin gençlerinizde milli şuur var mıdır? Japon uzmanları anlatmaya başlar: Biz gençlerimize ilkokula başlamadan "şok testler" uygularız. Mesela uçak gibi hızlı giden trenlerimize bindirir, bir tur yaptırırız. Çok katlı yollardan da geçen tren, onları şöyle bir sarsar. Mini mini çocuklarımız teknolojinin bu baş döndürücü neticesini görerek bir şok olurlar. Sonra... Bu şoktan sonra Hiroşima'ya götürürüz. Bölgeyi aynen koruyoruz. Bombalanmış bu bölge hakkında bilgilendirir; değil hayvan, bitkinin bile yeşermediğini gösteririz. Ve deriz ki "Eger sizler çalışmaz, sizden öncekileri geçmezseniz vatanınız, işte böyle düşmanlar tarafından bombalanır. Hiçbir canlı yaşayamayacak biçimde size bırakıp giderler. Çalışırsanız, bindiğiniz hızlı trenleri bile geçecek yeni vasıtalar yaparsınız. Gerisi sizin bileceğiniz iş. Çocuklarımız bununla ikinci bir şok daha yaşarlar. Sizlere şunu hatırlatalım ki, Türkiye'de birçok teknik elemanımız bulunmaktadır. Bunların herhangi birine bu konuyu sorabilirsiniz." Bizimkiler şaşkınlık içinde sorarlar : "-Peki ya Türkiye için tespitiniz var mi? Varsa gözlemleriniz nedir?" Japonlar; "elbette var" derler. "Bizimkinden çok daha önemli. Bir tanesi Çanakkale Savaşları'nın olduğu bölge. Bu bölge gençlerinizin şok olması için yeter de artar bile. Bir metre kareye altı bin merminin düştüğü savaşta, Türk'ler her şeye rağmen galip çıkıyor, olamayacağı olur hale getiriyorlar. En son teknolojiye ve donanıma meydan okuyarak, inancın galip geldiğinin ispatını yapıyorlar. Üstelik karşılarında tek bir düşman değil, müttefik güçler; sizin tabirinizle yetmiş iki millet var. " Evet M²'ye 6.000 Mermi!... M²'ye 6.000 Mermi!... 6.000 Mermi!... Bileniniz var mıydı ? Not: 300 M2 lik bir tepe için 2 gece savaşıldı... m2'ye 50 ölü düşüyordu... Cerrahpaşadan gelen 130 son sınıf öğrencisi gönüllünün hepsi şehid oldu o tepede... o sene mezun verilmedi tıbbiyeden... anlatacak çok şey var bu savaşta. oradan geçen varsa tepelere kazınmış yazıyı bilir. 'Dur yolcu bilmeden basıp geçtiğin bu toprak bir devrin battığı yerdir'... |
| Okuyan kazanır. Japonya'da yerel gazeteler bile milyonlarca tiraj yapıyor ve bu çok olağan olarak karşılanıyor. Bizde ise ulusal gazeteler milyona ulaşınca ödül alıyorlar. Avutalım bakalım kendimizi, nereye kadar? |
Çok emin olmamakla birlikte rakamlar söylenenlere yakındır. Ankara'daki AVM'lere göre söylüyorum çoğunda bir tane kitapçı var o da genelde D&R ve tam olarak kitapçı da değil bana göre. Geneli yansıtmayabilir ama işyerine yeni gelen arkadaşlara soruyorum; üniversiteyi bitirinceye kadar ders dışında kaç kitap okudun genelde yanıt sıfır oluyor. |
|
Ağzına sağlık abi, zaten çok satanlardan başını kaldırmıyorsan okusan ne okumasan ne: Bir yerde bir laf duymuştum " Yüzyılı Ahmet Hamdi Tanpınar ile açtık Elif Şafak ile kapatıyoruz"... Daha öncede yazmıştım foruma Mustafa Kemal in kaç kitap okuduğu hakkında rivayetler var, işte 5000 diyen 10000 diyen; bir arkadaşı Mustafa Kemal e sormuş kaç kitap okudun diye " Okuduğunun sayısından çok ne okuduğun ve ne kadar anladığın önemli demiş"... |
Doğru tabi bizim üniversitede de durum böyle. Ancak benim esas katıldığım Ankara'daki kitapçıların durumu... Kızılay'da bir Dost var onda olmayan kitaplar diğerlerinde de muhtemelen yoktur. Az bulunan bir kitap arıyorsanız işiniz zor, ayda bir sahaflara yolum düşüyor onlar da kimse kusura bakmasın sahaf falan değil olsa olsa elinde kitap bulunan adamlar, ellerinde sadece zaten piyasada olan kitapların eski basımları oluyor. Hadi yabancı bir eser olsa neyse Türk Edebiyatında 60 larda 70 lerde basılmış, internette bir dolu methiyesi olan kitapların adını duyunca mal mal suratına bakıyorlar. |
|
ve bir de yaşına göre okumayı bilmiyoruz ya da beceremiyoruz . çocuk edebiyatı denen olay türk edebiyatında yok denecek kadar az ve olanlar da ilgi çekmiyor , ihtiyacı karşılamıyor. bu durumda çocuklar ne yapıyor , klasiklerin veya henüz hazır olmadıkları kitapların izinden gitmeye başlıyor .düşünün 10 yaşında çocuk savaş ve barış a başlarsa bitirebilir mi? bitirirse yeniden başka bir kitap okur mu? önce bunu halletmeliyiz , çocuklara okutmak için elimizde neredeyse kaynak yok . |
O dediğin kitapçıları bulmak zor ve sayıları giderek azalıyor. |
Aynen katılıyorum |
| Sanirsam yeni nesil daha cok okuyor. Ben umutsuz degilim. Hem yeni sinav sistemi gencleri kitap okumaya zorluyor. Malum Sinav sorulari roman gibi |
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.