Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir, 1 mobil kullanıcı
31
Cevap
316
Tıklama
0
Öne Çıkarma
Cevap: Evrimleşme Yolu (2. sayfa)
A
dün (274 mesaj)
Er

"İşte bunlar, Allah’ın âyetleridir; onları sana gerçek olarak okuyoruz. Artık Allah’tan ve O’nun âyetlerinden (veya sözünden) sonra hangi söze/hadise inanacaklar?" [1, 2, 3]

Câsiye Suresi'nin 6. ayet

nerden biliyorsun hadislere yahudilerin, müşriklerin sızmadığını?

Allah garantisini mi vermiş?
Peygamber kefil mi olmuş?


Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @dekareme
D
dün (22926 mesaj)
Binbaşı

Din düşmanları ve bid’at ehli çıkardıkları bazı sözlere hadis demişlerse de, Ehl-i sünnet âlimleri bu sözleri kitaplarına almamışlardır. Hiçbir İslam âliminin kitabında uydurma hadis yoktur. Kitabına uydurma hadis alan kimse zaten İslam âlimi denmez. İslam âlimleri, hadis uydurmanın ve uydurulmuş hadisi nakletmenin vebalinin büyüklüğünü bildikleri için, kitaplarına uydurma hadis almazlar. Çünkü hadis-i şerifte, (Benden duyduğunuz âyet ve hadisi tebliğ edin! Beni İsrail’den bildirdiklerimi de söyleyin! Yalnız bana bilerek yalan isnat eden, Cehennemdeki yerine hazırlansın!) buyuruluyor. (Buhari)

Nerden biliyorsun bu hadislere yahudilerin, müşriklerin sızdığını?. Nerde yazıyor, kaynak göster, hangi kitapta yazıyor ispatla. Senin uydurma dediğin hadislerin uydurma olduğunu da ispatlayacaksın. Bir İslam alimi Hadis-i Naklederken kaynağını da yazar. O kaynağa baktın mı? Kontrol ettin mi? Kontrol ettiysen yalan olduğuna ne delil göstereceksin?


Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @ahmet758
A
dün (274 mesaj)
Er

yaw hadi kulaktan kulağa oyna din sanıp.

Allah kitabını apaçık indirmiş. ayetlerle belirtmiş.

Allah eksik kitap indirir mi?

namazın insana faydası ne? eski putperestlerde namaz kılıyordu?

bugün Müslüman daha okuduğu fatihayı bilmiyor.

namaz kılanlar çalıyor çırpıyor.


https://www.youtube.com/shorts/Q1XYMslfTrE


al sana namazın kökeni


Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @dekareme
D
dün (22926 mesaj)
Binbaşı

Kuş gibi daldan dala sekiyorsun, sorularımı yutup duruyorsun, cevap veremiyorsun, işine gelmeyince, köşeye sıkışınca, bu sefer de namaza sardın.

Namazın nasıl kılınacağını Muhammed Aleyhisselam bildirmiş ve göstermiştir. Bizler Ona tabiyiz ve onun gösterdiği yoldayız; ibadetleri onun gösterdiği şekilde yaparız. Sen kendi derdine yan. Başkalarının hal ve hareketleri müslümanları ilgilendirmez.

Sen inançsızlıktan hidayete ermemişsin, doğru yolu bulmamışsın. Bir zındığın, din düşmanının, mezhepsizin kuyruğuna takılıp başka bir felaketin içine dalmışsın, buna da hakiki inanç diyorsun ama maalesef hakiki değil. Yanlış yoldasın.

Kim kulağına tek kaynak Kur'an demiş, Hadislerin uydurma olduğu safsatasını beynine işlemiş ve diğer konularda da beynini yıkamış bilemiyorum ama Ehl-i Sünnet alimlerinin kitaplarını okumazsan, itikadını düzeltmezsen işin yaş senin. Benden uyarması.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi dekareme -- 16 Ekim 2026; 22:16:0 >
Bu mesaja 2 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @ahmet758
A
dün (274 mesaj)
Er

En‘âm 159
“Dinlerini parça parça edenler, fırka fırka olanlarla senin hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.”
→ Peygamber’in, dini bölenlerle bağı olmadığı vurgulanır.Rûm 32
“Onlar ki dinlerini parçalara ayırdılar ve fırka fırka oldular; her grup kendi yanında olanla sevinmektedir.”
→ Mezhepçilik ve grupçuluğun yanlışlığına dikkat çekilir.Şûrâ 13–14
Şûrâ 13–14
Allah’ın Nuh, İbrahim, Musa ve İsa’ya verdiği dini Muhammed’e de verdiği; fakat insanların ayrılığa düştüğü anlatılır.
→ Dinî ayrılığın tarih boyunca tekrarlandığına işaret edilir.

Allah'ın dediğine mi inanacaz sana mı inanacaz bilader. sen kimsin ayrıca vasfın ne.

Hadisleri Allah mı yazdırmış, peygamberin yazdırdığı ne malum 200 yıl sonra iranda toplanmış.

Kulaktan kulağa Peygamberin sözüne mi itimat edilir.
Peygamber diyeceğini Kur'an'da demiş kulluğunu ve elçiliğini yapmış. ayrıca peygamberde yalnızca bir kuldur. ne yaptığından bize ne.
nereden bileyim ben elalemin uydurmadığını.

Bakara 62
“Şüphesiz iman edenler, Yahudiler, Hristiyanlar ve Sâbiîler’den Allah’a ve ahiret gününe iman eden ve salih amel işleyenler için Rableri katında mükâfat vardır. Onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.”Maide 69
“İman edenler, Yahudiler, Sâbiîler ve Hristiyanlardan Allah’a ve ahiret gününe iman eden ve salih amel işleyenler için korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.”
→ Bakara 62’nin neredeyse aynı tekrarıdır, evrensel kurtuluş mesajını pekiştirir.

Hac 17
“Şüphesiz iman edenler, Yahudiler, Sâbiîler, Hristiyanlar, Mecusiler ve müşrikler… Allah kıyamet günü onların arasında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir.”
→ Burada daha geniş bir dinler listesi verilir; nihai hükmün Allah’a ait olduğu vurgulanır.


Maide 69
“İman edenler, Yahudiler, Sâbiîler ve Hristiyanlardan Allah’a ve ahiret gününe iman eden ve salih amel işleyenler için korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.”
→ Bakara 62’nin neredeyse aynı tekrarıdır, evrensel kurtuluş mesajını pekiştirir.


Bu kadar ayette Allah iyi insanlar, ehli-i kitap cennete gidecek derken, sahte munafık din şeytanları yahudiyi, hristiyanı, müslümanı birbirine düşürüyor bugün tek bir ayeti çarpıtıp. oradada dininiz islamdır diyor oradaki esas anlam sizin dininiz barıştır diye anlamak yerine insanları birbirine düşürdünüz üstüne sünni, şii ayırdınuz. Allah bunların hesabını sormayacak mı sanıyorsunuz. kafir, örten, gerçeği saklayan demektir. siz hakiki ayetleri hadislerle örttünüz.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi ahmet758 -- 16 Ekim 2026; 22:25:48 >

< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


Bu mesajda bahsedilenler: @dekareme
M
dün (8397 mesaj)
Binbaşı
Konu Sahibi

Önceki iletide dinlerin özünden ve var edenin sisteminden bahsetmişken, akıllara sıkça gelen o meşhur soruyu sormak gerekiyor:

"Peki Allah neden kötülüğe izin veriyor?"

Aslında sistem, kötülüğe bir 'hata' olarak izin vermiyor, onu bizim olgunlaşmamız için bir araç olarak kullanıyor. Konuyu biraz daha pratik hayata indirmek adına, evrensel sistemin bizi nasıl evrimleştirdiğine dair çok önemli bir kavramdan bahsetmek istiyorum: Katalizörler.

Kimya dersi/bölümü okuyanlar daha iyi bilir; katalizör, bir tepkimenin hızını artıran maddelerdir. Ruhsal gelişimde de 'katalizör', ruhumuzun olgunlaşma reaksiyonunu başlatan, bizi sarsan, konfor alanımızı bozan her türlü zorlu olaydır. Hastalıklar, Maddi kayıplar, ayrılıklar, uğradığımız haksızlıklar ya da trafikte bizi çileden çıkaran o insan… Hepsi aslında evrensel sistemin önümüze koyduğu birer gizli katalizör, yani ruhsal gelişim aracıdır.

Mutlaka sistem bu zorlukları bizi cezalandırmak için önümüze çıkarmaz. Amaç, bizim o kriz anında hangi kutbiyetimizi (iyiliği mi kötülüğü mü) seçeceğimizi, özgür irademizi ne yönde kullanacağımızı görmektir.

Örneğin, bir haksızlığa uğradığımızda önümüzde iki yol açılır:

1-) Negatif Yol: Öfke, intikam, nefret ve kurban psikolojisi üretmek (kendine hizmet / kontrolcülük oranını artırmak).

2-) Pozitif Yol: Yaşanan olayı bir ders olarak görüp kabul etmek, hakkını savunurken bile nefret etme tuzağına düşmemek ve o kişiyi / durumu serbest bırakabilmek (Başkalarına hizmet, yani %51 pozitif oranını yükseltmek ya da bu orana yaklaşmak).

Yani hayatımızdaki o 'kötü' dediğimiz insanlar ve olaylar, aslında bizim %51 sevgi ve kabul barajını geçip geçemeyeceğimizi test eden gizli öğretmenlerimizdir. (Yani dinde 'sınav' dediğimiz kavram.) Onlar olmasaydı, evrimleşmek için hangi kutbiyette yol alacağımızı ve neyi seçeceğimizi bilemezdik. Işığın değerini anlamak için karanlığın katalizörlüğüne ihtiyacımız var. Bu durumda 'kötülük' dediğimiz şey, sistemin işleyen bir mekanizmasından ibarettir.

Tüm bu değerlendirmelerden sonra; siz hayatınızda yaşadığınız büyük zorlukları sonradan geriye dönüp baktığınızda birer 'büyüme vesilesi' (katalizör) olarak gördünüz mü? Kendi hayatınızdan aktarabileceğiniz buna benzer ciddi dönüm noktalarınız var mı?


Bu mesaja 1 cevap geldi.
A
dün (274 mesaj)
Er

A
dün (274 mesaj)
Er

reis ondan mı Allah'ı bulduktan, dine yöneldikten sonra başıma gelmeyen kalmadı.

babam annemi aldattı 4. eş hakkım var diye, gitti genç kızla evlendi. üstüne cafe markasını kıza ortak yaptı.

birsürü kavga cart curt.

en son bypass olmuş kız başında bekliyor.

ve hiç iyi davranmadım bu durumda.

ve son dönem Allah'a yöneldikten sonra muhteşem bir kontrol takıntısı başladı bende.

her düşüncemi, eylemimi, öyle bi kastım ki.

müthiş stresler geçirdim.

sempatik sistemim müthiş aktif kaldı o yüzden aşırı kavgayla, gürültüyle geçti son dönem.

ne durumdayım bilmiyorum yani senin sistemin açısından.

yani çok kontrolü kaybettim ağzıma geleni söylediğim, hır gür, kavga bir dönem oldu yani anlayacağın.

zihnimi yönlendirip ruhumu sıkıp sıkıp bıraktılar resmen





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi ahmet758 -- 17 Ekim 2026; 1:10:7 >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @Mobidik
M
dün (8397 mesaj)
Binbaşı
Konu Sahibi

Kabul etmek gerekir ki, bir deneyimin içinden geçmiş olmak, onu karşıdan izlemek kadar kolay değil. Bu nedenle yaşadığın zorlukları en iyi sen hissetmişsindir. Bu nedenle çok geçmiş olsun.

İşte bu yaşadıklarında gerçekten büyük bir katalizör. Yani sınav. Sistem seni en hassas yerlerinden sarsmış. Dini kuralları mükemmel uygulama arzusu sende ters tepip kontrol takıntısı haline dönüşmüş. Bunlar insani durumla. Bu nedenle kendini suçlama.

Babanın yaptıklarına öfkelenmen, teoride %49'da kalacağını söylediğim, olumsuzluk barındıran tarafın oluyor. Şu andan itibaren ne yapacağın önemli. Babanın hayatını ya da kendi düşüncelerini kontrol etmeyi bırakıp, sakinleşmeye çalışırsan ve 'kabul'de kalmaya odaklanırsan, %51 pozitif baraja yeniden yaklaşabilirsin ve daha önceden geçmediysen, belki de zamanla geçersin.

Yani yaşadıkların seni sınıfta bırakmaz. sadece sınavın dozajı ağırmış diyebiliriz.


Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @ahmet758
A
dün (274 mesaj)
Er

Allah'a yönelmek ve dua nın gerçekten tesiri var mı deneyimledin mi bu frekans mevzusunda etkili mi



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


Bu mesajda bahsedilenler: @Mobidik
M
24 sa. (8397 mesaj)
Binbaşı
Konu Sahibi

Dua zaten Allah'a yönelmek oluyor ve kaygıdan, öfkeden ve kontrol etme arzusundan sıyrılma etkisi oluşturur. Bu da titreşimimizi yükseltme etkisi yaratır. Çünkü dua etmek bir nevi teslimiyettir. Pozitif kutbiyete yönelmeye karşılık gelir. Çünkü içten olursa, kalp de devreye girmiş olur. Bedenin ve ruhun frekansı yükselir. Samimiyetle duaya yöneldiğimde bunu ben de çoklarca kez deneyimledim.

Yalnız dua ederken, pozitif sözcükleri de seçmek önemlidir. Çünkü bilinçaltı da devrededir ve çekim yaratır. Örneğin "Allahım beni kötü deneyimlerden ve insanlardan koru" yerine, (ki burada 'kötü' sözcüğü olumsuz sözcüktür). "Allahım beni iyi deneyimlerle ve iyi insanlarla karşılaştır." gibi.



M
22 sa. (2568 mesaj)
Teğmen

11.000 TL olur, yani çeyrek altın



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


Bu mesajda bahsedilenler: @pelstina
M
20 sa. (8397 mesaj)
Binbaşı
Konu Sahibi

Altın fiyatları fırıl fırıl dönerken biz geleceğe dair asıl büyük yatırımdan, yani insanın kendi biyolojik hisselerinden bahsedelim biraz. :)

Evrimleşme demiştik en başta;

Evrimleşme sürecinde ışık beden ve hücresel dönüşüm spiritüel öğretilere göre yaklaşık nasıl olur, biraz bahsedeyim.
İncelediğim ve araştırdığım kaynakların ortaklaşa söylediği şey; dünyanın ve üzerinde yaşayan bizlerin gitgide 'daha hafif ve ışık merkezli' bir beden formuna doğru evrildiğimizdir.

Şu anki bedenlerimiz karbon tabanlı ve bundan dolayı oldukça katı, ağır ve dış etkenlere (yani mesela hastalıklara, yaşlanmaya) çok açık bir yapıda. ancak insan bilinci sevgide, kabulde ve özgür iradeye saygıda (%51 barajının üzerinde) kalıcılaşmaya başladıkça, bu yüksek frekans hücrelerimize sirayet etmeye başlıyor. Hücrelerimizin içindeki ışık miktarı artıyor.

Bedenler, karbon tabanlı ağır bir yapıdan, kristalize/ışık tabanlı daha esnek bir yapıya doğru çok çok yavaş bir dönüşüm geçiriyor. İşte bu dönüşümün ortaya çıkardıklarının bir kısmı şunlar oluyor (Üç madde sıraladım):

Hastalıkların Azalması: Yüksek frekanslı bir bedende hastalığa neden olan düşük enerjiler (korku, öfke, yoğun stres) barınamıyor. Bağışıklık sistemi çok güçleniyor.

Biyolojik hafifleme: Katı ve ağır yiyeceklere olan gereksinimimiz azalırken, canlı ve sıvı gıdalara yönelim başlıyor. Beden enerjiyi sadece yemek ve içmekten değil, doğrudan evrensel yaşam enerjisinden almaya başlıyor.

Zihinsel yönetim: Zihin ve beden arasındaki bağ o kadar güçleniyor ki, insan düşünce gücüyle kendisini şifalandırabilir ve sakinleştirebilir hale geliyor.

Yani evrimleşme dediğimiz şey sadece soyut bir inanç veya ruhsal bir yükseliş değil; etimizle, kemiğimizle, hücrelerimizle yaşadığımız; bedenimizi de içeren bütünsel bir biyolojik dönüşümdür. Bir nevi dünyamız frekansını yükseltirken, bizlerin de bu 'ışık beden' dönüşümüne ayak uydurmamızı bekliyor. Biz bilincimizi yükselttikçe, bedenimiz de buna ayak uyduruyor.

Aramızda son yıllarda bedeninin daha hassaslaştığını, doğaya, sessizliğe ve hafif beslenmeye olan ihtiyacını daha yoğun hisseden (mesela et yemeyi eskisi kadar istemeyen gibi) var mı? Belki de kimilerimiz bu dönüşümün ilk sinyallerini farkında olmadan zaten almaya başladık ama hiç böyle düşünmemiştik...

Elbette 'herkes aynı anda ve hep birlikte evrimleşecek' diye bir şey de yok. Ama yeni dünya evrimleşenler için olacak diyor bu işin bilgeleri.



DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.