|
bu nasıl haber? "Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleriyle hayata geçirilen" reisin kendi cebinden mi vermiş parasını yoksa AB'den gelen parayı yandaşlar üzerinden iç ... |
|
bu nasıl haber? "Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleriyle hayata geçirilen" reisin kendi cebinden mi vermiş parasını yoksa AB'den gelen parayı yandaşlar üzerinden iç mi etmiş? bir çok böyle proje ya AB destekli yada World Bank destekli. |
| Hani tedaviler var ama randevu yok. Once millete randevu vermeleri gerekiyor en basit bolumde bile randevular dolu, ogretim uyesi randevusu bile yok |
| Bu adam sağlık bakanı olmalı |
| iyi hakkını vermek lazım ama mr hastane randevuları hala berbat |
| Karı koca ilan edilen en iyi çift, helal olsun |
|
bu nasıl haber? "Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleriyle hayata geçirilen" reisin kendi cebinden mi vermiş parasını yoksa AB'den gelen parayı yandaşlar üzerinden iç mi etmiş? bir çok böyle proje ya AB destekli yada World Bank destekli. |
|
Parası gelmiş diye proje kendiliğinden mi hayata geçiyor, bir uygulayıcı otorite lazım değilmi? Bir sürü ülke AB fonları alıyor ama projelerin yarısı çürüdü...... misal yunanistan'ın altyapı projeleri, milyarlarca euro hiç kullanılmadı ya da tamamlanamadı çünkü bürokratik kapasite, siyasi irade ve koordinasyon yoktu. Sanki para transfer edilince proje otomatik bitiyor, oysa işin yürütme kısmı ( planlamadan ihaleye, inşaattan denetime kadar) ve devamı en kritik kısım. |
| niye lan, heykel opera yerine bütçeyi üniversiteye vermiş. chp gibi konser verdirip cukka da yapabilirlerdi |
|
Herkes biliyor ki bu tip projelerde siyasi destek olmazsa sonuç olmuyor, başarı getirmiyor. Biz bunu siyasi destek ile yapılan kaan uçakta, milgem gemide, togg arabada, CAR-T hücre tedavisinde gördük. siyasi destek görmeyen Devrim arabanın, aselsan cep telefonun sonunun neler olduğunu da biliyoruz. |
memlekette bazen güzel şeylerde oluyor. ne diyek helal olsun |
|
Koreli Kaan'da demek istedin herhalde? < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > zamanında koreli kaan'ı yerli milli diye görsellerini proje seminerlerinde paylaşıyordunuz. |
|
reisin önce gyavurdan para almayıp da depremzedelere ev yapacak hükümet olmayı denesin < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > önce bir ev yapabilecek hükümet olsun sonra böyle şeylere destek olsunlar |
|
tamam o zaman, kapatalım, engelleyelim. bunu mu istiyorsun? sizin gibi her şeye engel olmaya çalışan kemalistlere karşı siyasi güç gerekir. sen de bunun ispatı oldun. |
|
A.ü tıp fakültesi, sık sık planlı şekilde medyada parlatılan ve işin aslı hiç de öyle olmayan rezil bir hastane. Tuvaletleri pislik içinde lavabolar , musluklar kırık, sabun peçete mümkün değil bulamazsın Randevu bulamazsın, bulursan 6 ay sonraya 6 ay sonra bir gidersin karşında öğrenci , doktor nerede deyince seni özel hastane dışında muayenesine yönlendirir. Ameliyat olmanız gerekiyorsa sizi soyup soğana çevirirler, iliğinizi sömürürler Emar çektirmen gerekir, sorarlar paralı mı parasız mı? Ve eklerler, Paralı 2 gün, parasız 6 ay sonra! Nöroşirurji, romatoloji , ortopedi bir çok bölümüne gittim tamamı aynı dercede rezil, https://www.hurriyet.com.tr/gundem/200-bin-lira-bicak-parasi-alan-doktora-sucustu-42234144 200, 500 binler havada uçuşur. Bu merkezdeki yıllık 100 kontenjana , bakan , müsteşar düzeyinde tanıdığı olmayan asla giremez, rüyasında belki görür Ünv rektörü ve eşi iktidara yakınlıkta zirve yapmıştır, aksi de mümkün değildir. |
|
< Resime gitmek için tıklayın > Böyle iler teknoloji (kore bile sahip değil) üretim kapasitesine zaten sahip olamadığından hiç bir zaman sahip olmamışsın demektir. batıdan getirilen hukuk için 100 senedir zırlayan islamcıların, gyavurdan her haltı kendi imajı için alınca (depremde yıkılan konut inşaatı için alınan milyarlarca DOLAR'ın bile) "yerli milli" yapması, islamcı kafanın yapısını gösteriyor zaten. sen de bunun ıspatı oldun. |
|
90 - 100 yıldır aynı şeyleri söylediniz, batı daha yapmadan biz kullanamayız, adamlar yapıyor abi, icat çıkarma başımıza, kore bile yapamadı biz hiç yapamayız gibi ezik cümlelerinizi . . . yapılan iyi şeylere bahane bulma ya çalışıyor, bir şekilde karşı çıkıyorsunuz hep . . . ama şunu net biliyoruz ki sizin devriniz bitti. artık engel de olamayacaksınız ! |
|
Muhtemelen, ne tübitak nede bakanlıktan olumlu yanıt alamadılar. Kuruluş bütçesini hayal edemiyorum. bunlarda direk, reisle görüşmüşler, mali desteği tepeden bağlamışlar. iki kurumada teşekkür edilmemiş! umarım istedikleri başarıya ulaşırlar. bu durumun en büyük dezavantajı veya en büyük negatif getirisi; plan-program olmaması. yani bakanlığın/yöküm bir büyüme stratejisi var bazı projelere "hayır" denmesinin ana sebeplerinden biri bu büyüme planlarıdır. ama araya hatırlı bir siyasetçi girince, bu strateji çöp oluyor. Zaten çöpümsüler ama bu durum direk çöp yapıyor. örneğin, herkesin anlayabileceği bir örnek; heryere üni açılmasıdır! Çogu, akapeli MV lerin bastırmasıyla açıldı. Hiçbiri hesapta yoktu. sonuç ortada. bakalım, bunda nasıl olacak. |
|
resimdekinin daha ne olduğunu bilmiyorsundur. senin damatının da bilgisi olduğunu sanmıyorum :D aselsan haberleşme gps modülü diyorlar. teneke içine koyuyorlar. ruslar düşdürdüklerinde çakılan bayraktar içinden fırlayan modülden çıkan "yerlı ve mıllı" amerikalı garmin oluyor falan :))))) < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > tübitak zaten kore ile çalışıyor amerika üzerinden. üsteki damatın ilk yerlı ve mıllısı 2015 yıllarından. alttaki ise 2003 2004 yılı kore'de üretilen textron lisanslı olması %99 drone yapımlarından bazıları. < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > tabi seninkinin üstünde hava girşişi üstten verilmiş. ama iyi yedirdiniz millete yerlı mıllı diye :D |
|
bunların birşey yapabileceği yok. para muhtemelen AB veya WORLD BANK üzerinden getiriliyor. yandaşları inşaatları vs belediyeleri ile rantlanıp yiyorlar. adamlar deprem oldu 5 gün deprem bölgesine giremediler. savaş olsa ayvayı yedi bu ülke. |
Türkiye’de dünyada 8. oldu
Daha önce dünyada yalnızca yedi ülkede uygulanan CAR-T hücre tedavisi, Akdeniz Üniversitesi’nde kurulan merkezle birlikte Türkiye’de de uygulanmaya başlayacak. Böylece Türkiye bu ileri hücresel tedaviyi uygulayan sekizinci ülke oldu.
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından düzenlenen basın toplantısında merkezin altyapısı ve tedavi yöntemi kamuoyuna tanıtıldı.
Merkezin teknik altyapısının tamamlandığını belirten yetkililer ilk hastanın 15 Nisan’da tedavi programına alınmasının planlandığını açıkladı.
Kanserle savaşan hücreler güçlendirilecek
Yeni tedavi yöntemine ilişkin bilgi veren Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, CAR-T hücre tedavisinin özellikle tedaviye dirençli kan kanserleri için geliştirilen en yeni immünoterapi yöntemlerinden biri olduğunu söyledi.
Bu yöntemde hastadan alınan kanın laboratuvar ortamında işlenerek bağışıklık hücrelerinin güçlendirildiğini belirten Özkan, bu hücrelerin genetik olarak programlanıp çoğaltıldıktan sonra yeniden hastaya verilmesiyle kanserle daha etkili bir mücadele sağlandığını ifade etti.
Prof. Dr. Özkan, dünyada yalnızca sınırlı sayıda merkezde uygulanan bu tedavinin oldukça yüksek maliyetlere sahip olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserlerinde, özellikle de tedavileri başarısız olunan hastalar için yeni bir tedavi yöntemi var. Dünyada 7 merkez bu yöntemi kullanıyor. Çok yeni bir metot bu. Türkiye de Akdeniz Üniversitesi ile dünyada bunu gerçekleştirebilen 8. ülke oldu. Yüz binlerce dolarlık bir tedavi bu. Artık ülkemizde bunu yapabileceğiz. Bu tedavide hastaların kanları alınarak güçlendirilerek tekrar kendilerine çeşitli metotlarla iade ediliyor. Yüzde 95 oranında başarılardan bahsediliyor. Bu çok yüksek bir oran. Bu anlamda da çok heyecanlıyız biz.”
Kan tamamen Türkiye’de işlenecek
Bu sayede hem tedavi maliyetlerinin düşeceğini hem de başarı oranının artacağını belirten Özkan, “İnsanların kalkıp Amerika'ya gitmesine gerek kalmıyor. Ki çok ciddi bütçeler bunlar, 100 bin dolar, 200 bin dolardan bahsediyorum. Artık bunlara gerek kalmayacak” dedi.
Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan ise merkezin yaklaşık beş yıllık bir hazırlık sürecinin ardından tamamlandığını söyledi. Laboratuvarın tüm altyapısı, ekipmanları ve teknoloji transferinin tamamlandığını belirten Özkan, CAR-T tedavisinin aslında bir immünoterapi yöntemi olduğunu ifade etti.
Tedavi sürecinde hastadan alınan bağışıklık hücrelerinin laboratuvarda genetik olarak yeniden programlandığını anlatan Özkan, süreci şöyle açıkladı:
“Bu aşamada hastanın kanları alınacak. Bir şekilde laboratuvarda savaşan akıllı hücrelere dönüştürülecek, genetik olarak programlanacak, eklemeler yapılacak, çoğaltılacak ve hastaya verilmesi sağlanacak. Bu bir süreç, yaklaşık 8-10 gün kadar süren bir süreç sonunda hastaya tedavisi planlanacak.”
Bu hücrelerin dondurulmadan, taze olarak doğrudan hastaya uygulanacağı ve tedavinin büyük ölçüde kişiselleştirilmiş bir immünoterapi yöntemi olacağı ifade edildi.
Yıllık 100 hastaya tedavi hedefi
Laboratuvarda şu an için dört adet hücre üretim reaktörünün bulunduğunu belirten Özkan, talep artması halinde kapasitenin dört katına kadar artırılabileceğini vurguladı.
Merkezde kullanılan teknolojinin dünyadaki en güncel yöntemlerden biri olduğu da açıklandı. Prof. Dr. Ömer Özkan, teknoloji transferinin Kore üzerinden faaliyet gösteren Amerikan menşeli bir firmadan gerçekleştirildiğini belirtti.
Laboratuvarda kullanılacak sistemde AT101 olarak bilinen yeni nesil bir protein teknolojisinin hücrelere bağlanacağını söyleyen Özkan, bu proteinin uluslararası araştırmalarda yüksek başarı oranı ve düşük komplikasyon riskiyle öne çıktığını dile getirdi. Bu teknoloji sayesinde hem tedavi başarısının artırılması hem de araştırma faaliyetlerinin sürdürülebilmesi hedefleniyor.
Beyin kanseri için de araştırmalar planlanıyor
CAR-T merkezinin yalnızca mevcut tedaviler için değil, yeni bilimsel çalışmalar için de kullanılacağı belirtildi. Prof. Dr. Ömer Özkan, önümüzdeki dönemde beyin kanseri gibi prognozu kötü olan tümörler için de CAR-T tabanlı tedaviler geliştirilmesinin hedeflendiğini açıkladı. Merkezin aynı zamanda geniş bir araştırma altyapısına sahip olduğunu belirten Özkan, bu laboratuvarların ileride farklı biyoteknolojik çalışmalar için de kullanılabileceğini söyledi.
Ayrıca Bkz.Yeni bir eşik geçildi: Çin, ticari kullanım amaçlı ilk beyin implantını onayladı!
Merkezin uluslararası hastalar için de önemli bir referans noktası haline gelmesi bekleniyor. TCT Sağlığı temsil eden Erkan Mankan, dünya genelinde 50 binden fazla hastanın CAR-T tedavisine eriştiğini ancak Türkiye’de bugüne kadar bu tedaviye erişimin sınırlı olduğunu belirtti.
Mankan, Akdeniz Üniversitesi’nde kurulan tesisin yalnızca Türkiye için değil uluslararası hastalar için de önemli bir merkez olacağını belirterek, 25 ülkede uygulama lisansına sahip olan ürünlerin bu merkezde üretilebileceğini söyledi.
Teknoloji transferi Güney Kore’den
Teknoloji transferini Kore’den yaptıklarını belirten Prof. Dr. Ömer Özkan, “Teknoloji transferini biz Kore'deki Amerikan firmalarından yaptık. Bilinen bir firmadır. Şu anda dünyada proteinlerin isimleri var arkadaşlar, anlayın diye söyleyeyim. Belli firmaların, Novartis, bilinen firmalar vardır, bunların proteinleri çok iyi bilinir. Çin firması var, Amerikan, Kore firmaları vardır. Bizim kullandığımız Kore merkezi, Amerikan firmasıdır. Buradan yaptığımız teknoloji transferini kullanıyoruz. Bunun özelliği nedir? En son AT101 denen bir protein bağlanacak bizim hücrelerimize. Bu şu anda bilinen, yayınlanan, en yüksek tedavi oranlı, en az komplikasyon belirten protein olacak. Güzelliği bu. O nedenle bu firma içeride bize AR-GE yapılma imkanı sağlayacak.” şeklinde konuştu.
Kryoablasyon yöntemi
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde kanser tedavisine yönelik bir diğer yenilik ise kryoablasyon, yani halk arasında bilinen adıyla “dondurma yöntemi” oldu.
Girişimsel Radyoloji Bölümü’nde uygulanmaya başlanan bu yöntemde, tümörlü doku özel iğneler aracılığıyla ani şekilde dondurularak yok ediliyor. İşlem sırasında radyolojik görüntüleme teknikleri kullanılarak tümöre ulaşılıyor ve hızlı donma-çözülme süreciyle kanser hücrelerinin tahrip edilmesi hedefleniyor. Yöntemin genel anestezi gerektirmeden, yalnızca lokal anestezi ile uygulanabildiği ve hastaların çoğu zaman aynı gün taburcu edilebildiği belirtiliyor. Uzmanlara göre özellikle cerrahinin riskli olduğu bölgelerde bulunan tümörler için bu yöntem önemli bir alternatif sunuyor. Kontrol muayenelerinde 1-2 hafta içinde tümörün neredeyse görünmez hale gelebildiği ifade edilirken, kryoablasyonun düşük riskli ve hastalar tarafından kolay tolere edilen bir tedavi yöntemi olduğu vurgulanıyor.
http://www.youtube.com/watch?v=TJJ8pTESkBE
Kaynak:https://www.akdeniz.edu.tr/tr/haber/akdeniz_universitesinde_ilklerin_hocalarindan_kanser_tedavisinde_cigir_acan_tedavi_merkezi-4184
Kaynak:https://www.akdeniz.edu.tr/tr/haber/akdeniz_universitesi_hastanesi%E2%80%99nden_kanser_tedavisinde_bir_ilk-3733
Kaynak:https://www.dha.com.tr/foto-galeri/kansere-karsi-yeni-umut-dunyada-7-merkezde-uygulaniyordu-8incisi-akdeniz-universitesinde-2836526/3
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.
Haberi Portalda Gör