| hayat bı yandan acı cektırırken bı yandanda gulduren...sana sureklı acımasız yuzunu gosteren fakat caktırmadan ıyılık yapan |
giden olmak mı zor kalan olmak mı sence ?
|
|
Hayat; Sevmeyi bilecek, bilmiyorsa öğrenecek, tadacak, sunacak, paylaşacak ve böyle sevgilerle bütün sevgileri çoğaltabilecek kadar anlamlı, nefreti seçip, sıçratmak, sıçrattıkça da o pisliğe bulaşacak kadar anlamsız. İşte en sık yapılan hayat kuralı değil mi bu arkadaşlar ? Bir tiyatro sahnesinde aklımda kaln bir cümle ; Zaman içine atıldığımız gittikçe debisi artan bir nehirdir ,bir noktasında boğulmak kaçınılmazdır |
| hayatta kalmak ıcın ya yuzmeyı bılceksın yada o nehıre gırmeyeceksın |
acıyı taşıyabilmek mi yoksa ağır gelen ?
|
elinde olan bir durum olsa ne nehir nede başka bir yere girmez insanoğlu acıyı taşıyabilmek zor geliyor ama o nehirin içinde dünyaya geliyoruz biz zaten
|
Marifet aslında yüzebilmekte yada niye yüzduğunu anlamakta çogu zaman hep dehşete kapılmışımdır neden bukadar sıkıntıyı çekmeye talip olsun insan diye aslında çok derin bir konu ve konuşabilcek insan ne kadar az bunları |
Neden Taşıdıgını bilmemek ve nereye kadar omuzlarında taşınabilceğini kestirmemek ağır olan Bence apollon dan daha buyuk bir yuktur omuzların taşıyabilmek hayatı |
| haklı olabilirsin ama kaldıramayacağın yükü omuzlamamak bir ölçüde senin elinde değil mi ? Sonuçları biraz da bizler yapmıyor muyuz ? |
ben konuşabilmeyi arzu ederim ancak isteğin ölçüsünde :) oldukça derin ama bence hayatı anlamak ve birbirimize yardım edebilmek için gerekli bir nokta
|
tabi aslında kaldıramayacağın bir yuku almamak göreceli olarak elimizde ama buraya geldikten sonra indiriyorum omuzumdan buyuku demek olmuyor ve ya yuk indiridiğini zannedince insan aslında yuku indirmişte olmuyorki belki sadece kendimisi kandırıyorus |
| kabullendikten sonra bu benim değil demek ne kadar adilse hayatı ve zamanı inkar etmekte o kadar adildir diye düşünüyorum |
Hayat Bir mutluluık markasi olabilseydi zannederim daha fazla olurdu. |
| amin cümlemizi. bugün neşem yerinde çünkü hayırlısıyla bugün ehliyeti alacam. |
hayat bilinen en acayip misafirliktir kendinizi evinizde gibi hissedersiniz siz gitmek istemezsiniz ama ev sahibinin adamı gelir ve size dersinizi verir sonra sizi sevenler sizi toprağa koyarlar |
bir gülümseyişe, bir kıpırdanışa, bir dokunuşa vakit ayıramayacak kadar
kısa.
Hayat;
Gerçekleri sırtlayıp taşıyamayacak kadar ağır,
bir kuşun kanadına konup ta ona bile hissettirmeden uçabilecek kadar
hafif.
Hayat;
Her anını dibine kadar yaşamaya çalışmak için nefes nefese koşturmayı
göze
alacak kadar dolu,
bütün yaşadıklarının sadece bir hayal olduklarını hissettirecek kadar
boş.
Hayat;
Koskoca ömürde “bir yalnız gün daha nasıl geçecek, şu saatler nasıl
bitecek”
diye şikayet edebilecek kadar muamma,
göz açıp kapayıncaya kadar geçen sürede nihayete erebilecek kadar da
basit.
Hayat;
Kendini oluşturan her büyüyü, her cazibeyi, her rengi, yürekleri
hoplatacak,
kanlarımızı kaynatacak kadar parlak ve güzel,
gözlerimizi acılarla, hüzünlerle, ayrılıklarla, ölümlerle
buluşturduğumuzda,
sadece 2 renk; gri ve siyah.
Hayat;
Her anını tuallere, yazılara, şiirlere, gösterilere döküp
sergileyebileceğin
kadar sanat,
tek bir uyanışta, görevinin tek bir oyundan ibaret tek bir rol olduğunu
fark
edebileceğin kadar da kısır ve monoton.
Hayat;
Senin tek bir “evet”inle başkalarına bölüştürüp sunabileceğin, nefes
alıp
verişlerinle “paylaştırabileceğin” kadar hayret verici ve cömert,
tek bir “hayır”ınla her şeyi mahvedebileceğin, yok edebileceğin kadar
da
cimri ve densiz.
Hayat;
Gerçek yaşam öykülerine katlanabilecek gücü bulup, bulaştırıp daha da
büyüğünü oluşturabilecek kadar heybetli ve zor,
her şeyden vazgeçip “yaşama veda etmeyi isteyecek” kadar da güçsüz ve
zayıf.
Hayat;
Sevmeyi bilecek, bilmiyorsa öğrenecek, tadacak, sunacak, paylaşacak ve
böyle
sevgilerle bütün sevgileri çoğaltabilecek kadar anlamlı,
nefreti seçip, sıçratmak, sıçrattıkça da o pisliğe bulaşacak kadar
anlamsız.
Hayat;
Gerçek yaşam öykülerine katlanmaya değecek kadar “Yaşanmaya değer,
Hayat;
Onu kısaltmanın haksızlık olduğunu anlatacak kadar öğretici,
bir daha bulunmayacak, yaşanmayacak kadar “tek”.
Hayat
Sadece senin dilediğin kadar uzun,
sadece senin dilediğin kadar kısa,
Uzat ellerini ve tut. Sadece o kadar yakınlıkta. Tüm uzakları “yakın”
etmek
senin hakkın. Yani yaşamak hakkın