DonanımHaber Mini sürüm 2 Ocak 2026 tarihi itibariyle kullanımdan kalkacaktır. Bunun yerine daha hızlı bir deneyim için DH Android veya DH iOS uygulamalarını kullanabilirsiniz.
Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir
43
Cevap
3224
Tıklama
18
Öne Çıkarma
Çin, görünmez uçakları tespit eden “dünyanın ilk” kuantum radarını üretti
M
3 ay (11234 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

Çin, görünmez uçakları tespit eden “dünyanın ilk” kuantum radarını üretti
Çin, görünmezlik (stealth) teknolojisine sahip gelişmiş savaş uçaklarını tespit edebilecek kuantum radar sistemlerinin geliştirilmesinde kritik bir adım attı. Ülkenin Anhui eyaletindeki Kuantum Bilgi Mühendisliği Teknoloji Araştırma Merkezi, dört kanallı ultra düşük gürültülü tek foton dedektörünün seri üretimine başladığını açıkladı. Çin, bu cihazın “dünyanın ilk” örneği olduğunu belirtiyor.



Söz konusu “foton yakalayıcı” (photon catcher), tek bir enerji birimini, yani fotonu dahi algılayabilecek hassasiyete sahip. South China Morning Post (SCMP) tarafından aktarılan bilgilere göre cihaz, kuantum radar ve iletişim teknolojilerinde kullanılacak temel bir bileşen olarak tasarlandı. Bu sistem, tek bir fotonu –yani enerjinin en küçük birimini– algılayabiliyor. Bu sayede radar, hedefe çarpan fotonların kuantum düzeyindeki değişimlerini okuyarak geleneksel radarların algılayamadığı görünmez uçakları tespit edebiliyor.



Aktarılanlara göre cihazın olağanüstü hassasiyeti, en zayıf sinyallerin bile tespit edilmesine imkan veriyor. Bu da görünmezlik teknolojisine sahip uçaklar için önemli bir tehdit oluşturabilir.



Kuantum radarlar görünmez uçakları nasıl tespit ediyor?



Geleneksel radarlar, F-22 veya F-35 gibi son derece düşük radar izine sahip uçaklar karşısında sınırlı başarı elde ediyor. Bu uçaklar, özel yüzey kaplamaları ve iç silah bölmeleri sayesinde radar dalgalarını soğuruyor ya da yön değiştirerek yansıtıyor. Ancak kuantum radarlar, farklı bir prensiple çalışıyor.



Çin, görünmez uçakları tespit eden “dünyanın ilk” kuantum radarını üretti
Bu sistemlerde gönderilen fotonların kuantum özellikleri hedefe çarptıktan sonra değişiyor. Radar, geri dönen bu fotonları inceleyerek uçağın konumunu ve hareketini belirleyebiliyor. Üstelik uçak tarafından gönderilen yanıltıcı sinyaller, fotonların özgün kuantum özelliklerini taklit edemiyor. Böylece görünmezlik teknolojisinin en büyük avantajı ortadan kalkıyor.



Çin’in Science and Technology Daily gazetesinde yayımlanan verilere göre, cihaz %90 oranında daha düşük gürültüyle çalışıyor ve -120°C gibi son derece düşük sıcaklıklarda bile işlevini sürdürebiliyor.



Kuantum radar prensibi, dolanık foton çiftleri arasındaki ilişkiye dayanıyor. Radar, bu çiftlerden birini hedefe gönderirken diğerini “yedekte” tutuyor. Hedeften dönen fotonun saklanan fotonla etkileşimi, tespiti doğrulayan bir kuantum bağlantı oluşturuyor. Bu yöntem, yanıltıcı sinyallere ve elektronik karıştırmaya karşı yüksek direnç sağlıyor.



Bunun yanında sistemin enerji verimliliğinin de yüksek olduğu bildiriliyor. Geleneksel radarların aksine daha az enerjiyle çalışıyor ve daha az sinyal yayıyor. Bu sayede hem gizlilik seviyesi artıyor hem de radarın yerinin tespit edilmesi zorlaşıyor. Ayrıca kuantum radarların düşük görünürlüklü hedefleri daha yüksek doğrulukla algılayabileceği öne sürülüyor.



Hizmete girdi



Çin, birkaç yıl önce yaklaşık 100 kilometre menzilli bir kuantum radar sistemi geliştirmişti. Yeni dört kanallı dedektörün, aynı anda birden fazla ışık kaynağından sinyal alabilmesi sayesinde bu menzilin ve görüntüleme hızının önemli ölçüde artması bekleniyor. Ayrıca sistemin dünyadaki tek kanallı muadillerine göre dokuzda bir boyutta olduğu ve bu sayede taşınabilir platformlara kolayca entegre edilebileceği belirtiliyor.



Araştırmacılar, bu teknolojinin yalnızca savunma alanında değil, aynı zamanda kuantum iletişim ağları, biyomedikal görüntüleme ve derin uzay lazer ölçüm sistemlerinde de kullanılabileceğini belirtiyor. Şu anda cihaz, Çin’in önde gelen bilim kurumlarında hizmet vermeye başlamış durumda.



Ayrıca Bkz.Bakan Kacır: "SOM-J seyir füzesi kendini kanıtladı"



Çin, son yıllarda radar teknolojilerinde hayati atılımlar gerçekleştiriyor ve birden fazla radar teknolojisi geliştiriyor. Geçtiğimiz yıl F-22 gibi hayalet uçakları tespit edecek yeni bir radar geliştirilmişti. Yine geçtiğimiz yıl en sessiz denizaltıları bile tespit edebilecek radar sistemi ortaya konmuştu. Bu yılın başında ise denizaltılar için uçakları tespit edecek radar teknolojisi üzerinde çalışıldığı açıklandı. Böylece denizin altından da uçaklar avlanabilecek.




Kaynak:https://interestingengineering.com/innovation/china-reportedly-developing-quantum-radar-to-detect-stealth-jets
Kaynak:https://www.scmp.com/news/china/science/article/3328848/china-mass-producing-next-gen-quantum-radar-detector-track-stealth-aircraft-f-22
Kaynak:https://www.stdaily.com/web/gdxw/2025-10/10/content_413125.html

DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.

Üye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.

Üye Ol Şimdi Değil

 Haberi Portalda Gör

Uçaklara ve radarlara dair bilginiz biraz kısıtlı galiba.
Yoruma Git
01234 - 3 ay +18
3-5 bin dolara füze var mı gerçekten?
Yoruma Git
gnsnc - 3 ay +12
yani, bir sey ne kadar ovuluyorsa ne kadar fazla ozellik ustunluk sayiliyorsa genellikle ici o kadar bos oluyor. rusyanin yere goge sigmayan ne ucaklari ne hava silahlari vardi, hepsi ukranya savasind...
Yoruma Git
Yorumun Devamı darkaura - 3 ay +11
N
3 ay (11213 mesaj)
General

İşin teknik mühendislik boyutu bir tarafa bir noktadan sonra zaten - işin bilimini - gerçekten anlamaman gerekiyor. Ünlü parçacık fizikçisi Feynman kuantum fiziğini anladığını düşünen anlamıyordur der ve pekala ben de anlamıyorum. Burada anlamamaktan kasıt "sağduyu ve beklentiye uygun biçimde sindirebilmek".

Yoksa kuantum fiziğinin ilkesel, kavramsal ve matematiksel çerçevesi esasında saat gibi çalışan belirli bir model ortaya koyuyor ama bu saat olasılıklarla çalışıyor ve saatliğini içine soktuğun durumlara göre sergiliyor. Hazırladığın bir düzenek gereği akrep ve kovan tüm saate kaybolurcasına ama hareket miktarları bir dereceye kadar kestirilebilir şekilde yayılıyor, başka bir düzenek gereği akrep ve kovan belirli bir dakika ve saat üzerinde yoğunlaşıyor - ama hala tam yerleri belirsiz ve akrep ve kovanı bulmanın akabinde nerede olacakları ve hareket miktarları tamamen belirsiz şekilde. Belirli düzenekler belirsizliğin kendini ifade şeklini belirliyor ve değiştiriyor ama dikkatinizi çekmek isterim belirsiz özü değiştirmiyor; bilakis farklı açılardan gösteriyor ve tasdik ediyor. Doğa kısaca Heisenberg'ın deyişiyle çılgınca davranıyor.

Heisenberg belirsizliğine ilişkin bu analojim oldukça isabetli ama kuantumun sadece kıyıda köşesindeki bir olgu dizisinin uzantısından ibaret olan klasik ve deterministik şablondaki beynim bu söylediklerimi "anlamlı" şekilde aldı mı? Hayır. Aynı seninki gibi almadı. Heisenberg veya Bohr'un da almamıştı. Sadece uzun tartışmaları sonucunda, en önemlisi de deneylerin ve matematiğin sayısız kontrolü ve yeniden üretimi sonucunda buna alıştılar.

Dolayısıyla büyük muzip fizikçi Feynman'ın söylediği gibi kafam "almamalı". Bu trilyon kez sınanmış ve sınanabilen deney ve matematik. Düz mantık veya gündelik beklenti önyargısının koşullandığımız bir kalıbı değil. Einstein gibi rasyonalist ve determinist şımarıklıklar yapıp burun kıvırırsam doğa anayı dikkate almamış olurum. Kendi adıma konuştum ama herhangi birisi almamış olur, konuyla alakalı şu eski yazım aklıma geldi, bırakayım:

https://forum.donanimhaber.com/mesaj/yonlen/161819313

Bugün bilim ve teknoloji - yaptığı devasa katkılara ve insanlığı derinden etkilemiş tüm dehasına rağmen - Einstein'ın kuantumu yadsımasından değil, "Kopenhag Yorumu" veya bazen "Kopenhag Okulu" dediğimiz klasik kuantum anlayışını bina eden Kopenhag-Münih-Göttingen (belirli bir kuantum çevresi oluşturmuş kurucu fizikçi ve matematikçilerinin eski ikamet yerleri) geleneğinden yürüyor. Burada sadece bir kısmını - Niels Bohr ve Werner Heisenberg'i anabildim ama matematiksel tadilatları ve yorumlarıyla Max Born ve kuantum mekaniği olarak bildiğimiz dalga mekaniğiyle Erwin Schrödinger de çok kritik isimler - ve pekala esas her şeyi başlatan, yeni fiziği, kuantum fiziğini ışıma dalgalarını "kuanta" olarak parçalayarak "çaresizlik" içerisinde kuran kişi: Max Planck. Kuantizasyonu sağlayan sabit yani matematiksel direk Max Planck'tan geliyor (Planck Sabiti).



< Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >


Bu mesajda bahsedilenler: @Mylevi
G
3 ay (1527 mesaj)
Binbaşı

Yapay zekanın gözünü seveyim. Bu ne biçim teknoloji lan dediğim bir şeyi bile 3-4 dakika da soru cevap ile cahil adam seviyesine anlatabiliyor :)

Anladığımı merak edenlere kabaca anlatayım. Hatam varsa "ChatGPT hata yapabilir. Önemli bilgileri kontrol edin."

Bu kuantum radar arkadaş bir sürü dolanık foton üretiyor ve bunların bir tanesini elinde tutup diğer çiftini etrafa teker teker saçıyor. ama bu fotonlar belirli frekans, polarizasyon veya modülasyon desenine sahip.

Radar fotonları toplama kısmında işte sadece bu belirli frekans, polarizasyon veya modülasyon desenine sahip olan fotonları kabul ediyor. Gerisini eliyor. Sadece bu bile günlük güneşlik bir gündeki o devasa ışık kirliliğini süzmüş oluyor.

İkinci bir adım olarak da kendisine geri gelen bu fotonları, elinde tuttuğu fotonlarla karşılaştırıyor. Böylece geri gelen fotonun gerçektende kendi gönderdiği foton olduğundan emin oluyor.

Bu sayede saniyede milyonlarca kez bu gönder-yakala-karşılaştır işlemini yaparak kendisine geri dönen fotonların gönderim ile geri gelim zamanı arasındaki mesafeyi hesaplayıp, cismin yerini ve uzaklığını tespit ediyor.

Normal radarlarda gürültü seviyesinden gerçek sinyali ayıklama bu kadar başarılı değilmiş. Ayrıca hedef uçak karıştırıcı sinyaller ile bu gürültüyü daha da arttırabiliyormuş. Kuantum radarda hedef uçağın aynı dolanıklığa sahip bir foton gönderme imkanı olmayacağı için böyle bir karıştırma söz konusu değil.

Manyak bir teknolojiymiş gerçekten de.

Bu arada 2018 yılında Kanada'nın da bu konuda çalışmaları varmış. NATO'nun da benzer çalışmaları varmış ama yıl ve detay bulamadım.

Ayrıca ASELSAN Kasım-2024'de Kuantum radarlar ile ilgili kısa bir yazı yazmış: https://www.aselsan.com/tr/blog/detay/507/gelecegin-radar-teknolojileri--kuantum-radar-



Elbette mesafe, birim zamanda çok yöne çok foton göndermek, bunları kısıtlı sürelerde işleyip kontrol etmek gibi zorlayıcı ve geliştirilen noktaları çok. Konudaki haberden anladığım kadarıyla Çin bunu hem 100km genişliğe çıkarabilmiş, hem de 4 kanallı bir versiyon ile daha küçük ve daha güçlü bir radar üretebilmiş.



DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.