1. sayfa
|
adam dudak fetişistimi nedir yine güzel ve faydalı bir konu daha,teşekkürler diminis |
Kadına dair her şeyin fetişisti olabilir ama dikilmiş şehvani dudak filmin güzel bir özeti. Ne demek elimden geldiğince konu açmaya çalışıyorum, faydam oluyorsa ne mutlu bana |
listende niye 7. o zaman? |
Hakikaten niye 7. sırada Bak bende 1. sırada yerini almış Diğer filmlerini de izleyin, Domates sen de başlamaya ne dersin bir an önce |
Sıraya göre koymadım ya ahah ![]() Bu aralar sadece bağımsız yönetmenleri izliyorum, Haneke, Tarkovskiy, Bergman askıda kaldı... 1. sırada Kieslowski 2. sırada Trier var yoksa |
Sıralamaya sokmak da istemiyorum aslında her birinin değeri farklı benim için Tarkovski ile Bergman'ı ben de bir köşeye ayırdım, izlenmeyi bekliyorlar Haneke'nin de bir filmi kaldı izlemediğim bir de Amour'u bekliyorum. Bu sıralarda 40 50 60 70 yıllarını bitirmeye çalışıyorum, gören de sinema bölümündeyim ödevlerimi tamamlamaya çalışıyorum sanacak Kieslowski'nin de dindar bir kişi olduğunu keşfettim sanırım, adamın gözümdeki yeri sarsıldı |
|
ben şöyle bir 10-15 gün ayırmayı düşünüyorum diminis,hatta dur bakalım izleyeceğim filmlerini yarın seçeyim,sende yardımcı ol izlediğin ve sevdiğin filmlerini yaz,bende biraz araştırıp gözüme kestirdiklerimi atayım listeye,her gün bir bunuel yapalım geçen indiriyorum el isimli filmini,bişey oldu yarıda kaldı indirmedi,bende üstelemedim bu dediğim 1 ay kadar önce oluyor ne güzel başlayacaktım,arkadaş zaten izleyemiyorum birde bu tarz saçmalıklar çıkıyor neyse dediğim gibi yapalım düzeltme:gece yarısını geçtiği için yarın değil bugün demem gerekiyordu,editlemiyorum ibret olsun |
dindar mindar anlamam kırmızı ve veronique ile tahtı kazandı Amour'u ben de merak ediyorum ama ilk filmlerini bitirip izlemek istiyorum 7. kıtayı izledim şu ayda sadece, Amour Haneke'nin en insancıl filmiymiş Son zamanlarda Jim Jarmoush'u çok sevmeye başladım |
Simón del desierto Nazarin Viridiana El ángel exterminador Belle de jour Le charme discret de la bourgeoisie Cet obscur objet du désir Filmlerini izledim, koyuyla yazdıklarım benim için izlediğim en iyi filmler diyebilirim. El filmini indirmiştim onu da yakında izleyeceğim. Adam basit bir yönetmen değil ki bilmem kaç tane filmi var izle izle bitmiyor. Hepsi de baş yapıt. İndirmede sorun çıkınca ben de bir daha tamamlanamayan dosyanın yüzüne bakmıyorum, sonrasında ben farketmeden tamamlanıp da izleyince pişman oluyorum Zaman bizimle oyun oynuyor Domates |
Evet ben de o filmlerini izlemedim o yüzden adamı bir köşeye atmak istemiyorum Doğrudur, Haneke yaşlandıkça seyirciyi sevindirmeli artık Adamın sinema geçmişi seyirciyi kışkırtan cinsten, ne güzelJim Jarmush'a ben de bakacağım yakında. Ona bak buna bak yoruldum artık, film izlemeyi keseceğim yakında |
|
o zaman en eskisini seçip indirmeye başlayayım hey gidi hey endülüs köpeğini izlerken böyle düşünmezken şimdi en iyi yönetmen diyorsun,sen bir daha kısa film izlemem ben de bak ne oluyor ama kaç kere denedim ben hacı,tekrar tekrar hata verdi resmen izlenmek istemiyormuş gibi,yoksa öylemi bugün yarınsa yarın nedir diminis ya neden aklına ibreti ailem geliyor? gelmesin,başka şeyler gelsin,ben seni tv izlerken düşünemiyorum |
|
El angel'i merak ediyorum ben de bugun izlerim artık, ben en çok Simon del deserto yu beğenmiştim Okul zamanı daha çok vakit oluyor o açıdan şanslıyım |
|
Sıkılan varsa izleyin şunu 15 dakka Korine hakkında biraz fikir edinmiş olursunuz :D Videoyu izlemek için tıklayınız |
Malum siteye Luis Bunuel yaz nerdeyse bütün filmleri çıkıyor Endülüs Köpeği yönetmenin denemesi olmuş biraz, uçuk bir kısa film olmuş, diğer filmleri böyle değil, bir buçuk saat boyunca birbirinden alakasız görüntüler izletmiyor adam tabii ki, çok farklı bir tarzı var Tanrı önümüze set çekiyor Domates kaderde varsa izlenmemeli Felsefeye girmek istemiyorum Ne bileyim birkaç kere öyle bir kenarından köşesinden izlemiştim, fena durmuyordu |
El ángel exterminador en az Viridiana kadar muhteşem. Simon'u ben de izledim, yönetmenin tarzını yansıttığı en başarılı mizah filmlerinden biriydi. |
tam okuyordum yazıyı son cümlede tutamadım kendimi![]() bak hala gülüyorum![]() bu cümlenin üzerine yorum yapmıyorum artık,kahkahalar ile yatağıma gidiyorum ![]() iyi geceler sana çakma Attila İlhan |
Çakma Atilla İlhan da olduk sonunda Hayırlı geceler rüyalanmaman dileklerimle |
1. sayfa
< Resime gitmek için tıklayın >
İzlediğim Bunuel filmlerinin konusunu açıyorum genelde. Bu filmini de izledikten sonra açmamıştım ama yönetmenin önemli bir filmi olduğundan paylaşayım dedim.
Buñuel’in yönettiği son film. Arzunun O Belirsiz Nesnesi, yani kadın ve yaşlı bir adamın genç bir kıza duyduğu cinsel birleşme arzusu filmin odak noktası. Fakat genç kız o arzuyu kullanıyor, yaşlı adamı sınırlı bir şekilde yakın tutuyor kendine, daha fazlasına izin vermiyor. Adamsa sabırlı, daha fazlası için bekliyor. Peki, kadın adamın tutkusunu neden kullanıyor? Zenginliğinden faydalanmak için mi? Bu pekâlâ olabilir, çünkü kız, annesiyle beraber bir viranede fakir bir hayat sürüyor. Fakat yaşlı adam pek bir saf. Tutkusu onun gözünü kör etmiş. Kadın ise akıllı, bunu nasıl kullanacağını biliyor.
Temelde Nietzsche’nin de kadınlar hakkında bir özdeyişinin geçtiği film, kadının erkeği arzusu dahilinde nasıl hapsettiğini anlatıyor. O dönemin siyasi olayları, patlamalar, çatışmalar da arada seyirciye gösteriliyor. Bu patlamaların bir anlamı karakterlerin içindeki tutku patlamaları olmasıyken, bir diğer anlamı da yönetmene göre, “dünyanın neresinde yaşarsak yaşayalım hepimizin tanık olduğu saldırganlık ve güvensizlik dolu bir ortamı da yansıtmaya çalıştım.” imiş.
Yer yer mizahi durumlara kaçan sahneleri barındıran, adamın hâline hem acıdığım hem güldüğüm, kadınların genel yapısını izah etmeye çalışan harika bir film. (9/10)
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Meursault. -- 6 Kasım 2012; 22:23:49 >