helal sana. |
Aynen öyle. |
Orada kamp yapmayı çok istedim ama bir fırsat olmadı. Kanyonun tepesinde mi kurdun çadırı? |
Hayır daha kanyona girmeden solda piknik alanları var, piknik alanının hemen dibinde kamp alanı var. |
Peki senden başka kamp yapan var mıydı? Bir de kaç litrelik bi çantayla gıttın, yıyecek ıceceklerı herhalde koyden almıssındır.. |
Bazıları daha evde yalnız kalmaktan korkuyo adam tek başına dağa kamp kurmuş bu kadar cesaret biraz fazla sanki |
|
Çok iyi. Yaşanan sıkıntılar hiç de rezillik değil bence. Onlar sayesinde o gün daha unutulmaz oluyor ve anı olarak hafızaya kazınıyor. Uzun uzun yürüdükten sonra o buz gibi suya ayaklarını sokmak... Yarım yamalak pişirdiğin, belini bükerek taşın-toprağın üstüne oturup yediğin yiyecekler o an dünyanın en lezzetli yemeği oluyor. Güzeeel :D |
Kendi yemeğim dediğin sucuk götürüp, kızartmışsın hocam Şöyle bir sincap, tavşan ne biliyim bir kuş falan vursaydında, o zaman deseydin kendi yemeğim diye... Aytaç sucuk sayılmıyor |
|
helal olsun kardeşim aklıma into the wild geldi |
| kendi capinda sorvayviy olayini girmis kardes tebrimler |
Her fotoğrafa ve yazılanlara tekrar tekrar baktım seni ayakta alkışlıyorum bir gün aynısını bende yapıcam. |
| Arkadaş kampa doğayla başbaşa olmak için gitmiş. Hala elinde telefon face e foruma giriyor. Bu kadarmı işledi teknoloji içinize hayret valla. |
Sen merak etme telefonu kapattım zaten, yalnız fotoğraf çekmek için ve aileme haber vermek için açıyordum fakat o gece korkudan yapacak bir şey bulamayınca mecbur açtım telefonu. |
İlk gece kalabalıktı hatta apaçi tarzı insanlar gelip sabaha kadar son seste ama benim adım elvan dalton şarkısını dinlettiler bana, 2 .gece yapayalnızdım çünkü pazarı pazartesine bağlayan gece yani iş günü. 70 Litrelik çantayı tıka basa doldurdum, yiyecekleri de evden götürdüm. Çanta gidişte çooook ağırdı cidden bir kaç kişi sırtına takmaya çalıştı asker çantasından ağır dediler. Yiyecekelr gidince kuş gibi kaldı dönüşte koşarak geldim resmen. SAKIN TEK GİTMEYİN! |
Allah seni ne yapmasın hocam ya kahkaha attım |
Ok. Ben bir kaç öneri yazayım. Öncelikle senelerdir kamp yapmadım. Bekarlığımda kaldı o anılar. Hatırladığım kadarı ile yazayım. Birincisi gerçektende tek gitmeyin. Size bir şeyin saldırmasından ziyade yaralanma yaşadığınızda size yardımcı olacak birilerinin olması iyi olur. Bacağınızı burkar yada kırabilirsiniz mesela. Yanınıza lükse kaçacak şeyler kesinlikle almayın. Yemek pişirme malzemeleri çay yapmak için malzeme almak gibi anlamsız şeylerin gereği yok. Yanınıza sizi tok tutacak konserve yiyeceklerden alın. Barbun fasülye bu konuda süper işlevsel. Şuan adını unuttum ama küçük baltalar var. Onlardan temin edin. Doğada çok işe yarıyor. Kampçılık malzemeleri sitelerini araştırın oralardan fikir edinerek kendinize bir set kurabilirsiniz. Ateş yakma konusunda uzmanlaşın. Bol bol mangal yakarak pratik yapın. Meşe ağacı nedir öğrenin meşe odunu ormanda bulabileceğiniz en güzel malzeme. (Tabii ağaçlar bölgesel olarak değişir) Ayrıyetten yüksek yerlere tırmanıyorsanız oralarda ateş yakmak tutuşturmak çok zordur. Yanınızda kibrit ve çakmak bol miktarda bulunsun :) Grup halinde gittiyseniz aranızda ki en yavaşın hızında yürüyün. Hızlanıp koşuşturmayın. Özellikle tırmanışlarda yavaş yürüyenler kendilerini zorladığı zaman bileklerinde burkulma incinme oluyor. Birde onunla uğraşıyorsunuz. Su olayına çok dikkat edin. Bulduğunuz her su kaynağında yanınızda bulunanı tüketip yenisini doldurun. Kampınızı suya ulaşabilecek yere kurun. Kamp kurduğunuz yerin rüzgar almıyacak bir yerde olmasına dikkat edin. Özellikle karlı zamanlarda şöyle harbi bir dağa tırmanış yapıyorsanız. Yanınıza kuru sıkı tabanca alabilirsiniz. Bir tehdit (ayı - kurt ) hissederseniz sıkarsınız. Özellikle belirtiyorum kuru-sıkı. Doğayı sevdiğimiz için gezmeğe gitmişken bir de ona kurşun sıkmamızın anlamı yok. Allah nasılda canım istedi şimdi. |
http://forum.donanimhaber.com/m_58642036/mpage_1/f_/key_//tm.htm#58642036