hepimizin bildiği gibi matrix filmi bundan 5-6 sene önce yapıldı.ama temelleri 60-70 yıl önceye dayanıyor bu filmin. yani filmin konusu imkansız ve saçma değil.en azından sanal gerçeklik kısmı. dünyanın en büyük buluşu belli bence.ama bu buluşu yapacak olan insan belli değil.sanal gerçeklik...teknolojinin ne kadar geliştiği ortada.böyle devam ederse sanal gerçeklik bundan fazla uzun geçmeyecek bir zamanda bulunacak ve dengeler değişecek. yani istediğimiz ortamda,istediğimiz şeyleri yapacacağız.belki ayarlanabilir dozda heyecan,korku alıp,zarar da göreceğiz.böyle bir buluşun insanlık adına getirisi ne olur.bunları düşünelim. insanlar birbirinden kopacak.gerçek hayatta olanlar sanki hiç olmamış gibi düşünülecek.çünkü telafisi var bunun.rüyalarımızdan daha da gerçekçi olacak tabi bu sanal gerçeklik.birkaç olumlu yan da sayarsam;mükemmeliyete ulaşılacak, belki suç oranı azalacak.belki o kadar gerçekçi olur ki bu sanal gerçeklik,psikopatlar suçlarını burada işlemeye başlarlar.sizce sonuçları ne olur böyle bir sistemin?
schwarzeneggerin bir filmi vardı marsla alakalı onun gibi birşey diyorsun. belki ona benzer olabilirde hissederek tam manasıyla yaşatılabilirmi bilinmez. olursa bunun insanlığa ne gibi bir getirisi olabilirki? bana göre hiçbir getirisi olmaz. hatta götürüsü olur insanlar gerçek dünyayı mamur etmeyi bırakır ve buraya yönelirler. bastır parayı yaşa sanal hayatı
@toliveistodie140 "insanlar birbirinden kopacak.gerçek hayatta olanlar sanki hiç olmamış gibi düşünülecek" demişsin aynen katılıyorum.
Valla şu durumda bile Televizyon ve İnternet yoluyla sanal bir gerçeklik içinde yaşıyoruz. Savaşlar bile sanal nedenler üstüne kurulu.Acı çeken,açlık çeken insan manzaralarını artık bir film izler gibi izliyoruz,bize hiç gerçek gelmiyor,hissizleşiyoruz.
Bir de Azınlık Raporu filmindeki gibi bu sanal gerçeklik makinaları somut hale getirilirse vay halimize. Filmde adamın beynindeki fantazileri,düşünceleri,anıları 3 boyutlu ve gerçeğe çok yakın bir şekilde yaratabilen makineler boy gösteriyordu.
İşte aşağılık kompleksi var herifin,giriyor makinanın içine etrafında bir sürü insan gelip kendisine alkış tutuyor,övgüler yağdırıyor. Cinsel fantazileri zaten söylememe gerek yok zaten ilk akla gelen odur genelde. Birisine kızmışsın,giriyorsun makinaya,adamı hayal ettiğin gibi doğrayabiliyorsun.
Adamı gerçekte doğramak yerine girsin makinaya doğrasın daha iyi değil mi? Bence tam tersine kafaya taktığı adamı gerçek hayatta doğramak için motive olacaktır.
Gerçi filmde, daha cinayetleri gerçekleştirmeden önce Kâhinlerin bağlı olduğu makineler yoluyla suçu önceden görüp müdahale ediyorlardı ama o da sonunda ellerinde patlamıştı.
@toliveistodie140 "insanlar birbirinden kopacak.gerçek hayatta olanlar sanki hiç olmamış gibi düşünülecek" demişsin aynen katılıyorum.
Valla şu durumda bile Televizyon ve İnternet yoluyla sanal bir gerçeklik içinde yaşıyoruz. Savaşlar bile sanal nedenler üstüne kurulu.Acı çeken,açlık çeken insan manzaralarını artık bir film izler gibi izliyoruz,bize hiç gerçek gelmiyor,hissizleşiyoruz.
Bir de Azınlık Raporu filmindeki gibi bu sanal gerçeklik makinaları somut hale getirilirse vay halimize. Filmde adamın beynindeki fantazileri,düşünceleri,anıları 3 boyutlu ve gerçeğe çok yakın bir şekilde yaratabilen makineler boy gösteriyordu.
İşte aşağılık kompleksi var herifin,giriyor makinanın içine etrafında bir sürü insan gelip kendisine alkış tutuyor,övgüler yağdırıyor. Cinsel fantazileri zaten söylememe gerek yok zaten ilk akla gelen odur genelde. Birisine kızmışsın,giriyorsun makinaya,adamı hayal ettiğin gibi doğrayabiliyorsun.
Adamı gerçekte doğramak yerine girsin makinaya doğrasın daha iyi değil mi? Bence tam tersine kafaya taktığı adamı gerçek hayatta doğramak için motive olacaktır.
Gerçi filmde, daha cinayetleri gerçekleştirmeden önce Kâhinlerin bağlı olduğu makineler yoluyla suçu önceden görüp müdahale ediyorlardı ama o da sonunda ellerinde patlamıştı.
Yok bu sanal gerçeklik bizi bozar.
harika bir açıklama, ilave edecek tek bir kelime yok sadec son cümlen için, ne yazıkki bozsada, bozmasada, tahminlerime göre, en geç 20 yıl sonra bu sanallık her yeri saracak. belki sokağa bile çıkmadan. işlerimizi bile evden halledip. ev kuşu olacağız. ne yazıkki
ne yazıkki bozsada, bozmasada, tahminlerime göre, en geç 20 yıl sonra bu sanallık her yeri saracak. belki sokağa bile çıkmadan. işlerimizi bile evden halledip. ev kuşu olacağız. ne yazıkki
Evet, istesekte istemesekte bunlar gerçekleşecek.Belki 20 yıl bile sürmez.
ne yazıkki bozsada, bozmasada, tahminlerime göre, en geç 20 yıl sonra bu sanallık her yeri saracak. belki sokağa bile çıkmadan. işlerimizi bile evden halledip. ev kuşu olacağız. ne yazıkki
Evet, istesekte istemesekte bunlar gerçekleşecek.Belki 20 yıl bile sürmez.
o kadar karamsar olmayınız nasılsa bizim insanımız ormanda mangal yaparken ormana zarar vermeden sokaklara tükürüp çöp atmaktan vazgeçmez bunuda sanal olarak yapsa tatmin olamaz onun için endişelenmemize gerek yok daha uzun yıllar sanal yaşamayız nasılsa
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
"insanlar birbirinden kopacak.gerçek hayatta olanlar sanki hiç olmamış gibi düşünülecek" demişsin aynen katılıyorum.
Valla şu durumda bile Televizyon ve İnternet yoluyla sanal bir gerçeklik içinde yaşıyoruz.
Savaşlar bile sanal nedenler üstüne kurulu.Acı çeken,açlık çeken insan manzaralarını artık bir film izler gibi izliyoruz,bize hiç gerçek gelmiyor,hissizleşiyoruz.
Bir de Azınlık Raporu filmindeki gibi bu sanal gerçeklik makinaları somut hale getirilirse vay halimize.
Filmde adamın beynindeki fantazileri,düşünceleri,anıları 3 boyutlu ve gerçeğe çok yakın bir şekilde yaratabilen makineler boy gösteriyordu.
İşte aşağılık kompleksi var herifin,giriyor makinanın içine etrafında bir sürü insan gelip kendisine alkış tutuyor,övgüler yağdırıyor.
Cinsel fantazileri zaten söylememe gerek yok zaten ilk akla gelen odur genelde.
Birisine kızmışsın,giriyorsun makinaya,adamı hayal ettiğin gibi doğrayabiliyorsun.
Adamı gerçekte doğramak yerine girsin makinaya doğrasın daha iyi değil mi?
Bence tam tersine kafaya taktığı adamı gerçek hayatta doğramak için motive olacaktır.
Gerçi filmde, daha cinayetleri gerçekleştirmeden önce Kâhinlerin bağlı olduğu makineler yoluyla suçu önceden görüp müdahale ediyorlardı ama o da sonunda ellerinde patlamıştı.
Yok bu sanal gerçeklik bizi bozar.
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
harika bir açıklama, ilave edecek tek bir kelime yok
sadec son cümlen için, ne yazıkki bozsada, bozmasada, tahminlerime göre, en geç 20 yıl sonra bu sanallık her yeri saracak.
belki sokağa bile çıkmadan. işlerimizi bile evden halledip. ev kuşu olacağız. ne yazıkki
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
Evet, istesekte istemesekte bunlar gerçekleşecek.Belki 20 yıl bile sürmez.
Bu mesaja 2 cevap geldi. Cevapları Gizle
2020 de
Bu mesaja 2 cevap geldi. Cevapları Gizle
zaten bende en geç 20 yıl demiştim
sanırım eğer dinler arası bir savaş çıkarsa
bu gelişme biraz ertelene bilir.
o kadar karamsar olmayınız nasılsa bizim insanımız ormanda mangal yaparken ormana zarar vermeden sokaklara tükürüp çöp atmaktan vazgeçmez
Bu mesajda bahsedilenler: @GsmPc.NeT