Emrecim :((((( Kardeşim vallahi çok üzüldüm. Allah beterinden korusun. Yalnız bu vesileyle birşey söylemek istiyorum ki, araçlarımızın sağ ön kısmı çok korumasız. Ben de sağ ön tamponun alt kenarını kaldırıma sürtmüşüm, az ama sürtmüşüm. Yani solda değil ama sağ önde olması, senin de sağ önde olması bana bu izlenimi verdi... Hayırlısı Emrecim inşallah hallolur... |
Sevgili Veysel kardeşim, Öncelikle hayırlı geceler diliyorum. 1. sorunuzun cevabını 33.sayfada resimlerle izah ettim yani şu linkte http://forum.donanimhaber.com/m_48906332/mpage_33/key_/tm.htm 2. sorunuzun cevabı olarak da şöyle söyleyeyim. Sol ön kapı içinde aynaları ayarlama joystickinin gerisinde ve ilerisinde 2'şer buton var. Gerideki 2 buton aynaları lastikleri gösterecek şekilde ayarlamak için. Mesela sağ tarafta bir kaldırıma yanaşacaksınız, ayna ayar joystickinin altındaki butonlardan sağda olana basın ve geri vitese taktın. Geri vitese taktığınız anda ayna arka lastikleri gösterecek şekilde hareketlenir. Eğer henüz o bölgeyi gösterecek şekilde ayarlanmamış ise; başka bir yeri gösterir, bu durumda ayna joystickini kullanarak sağ aynayı lastikleri gösterecek şekle getirin ve bırakın. Bu koordinatlar artık hafızadadır ve her sağ butona bastığınızda ve geri vitese taktığınızda ayna otomatik olarak o bölgeye iner. Aynı işlemi sol ayna içinde yapabilirsiniz. Eğer yine de yapamazsanız ben yukarıda cep telefonumu yazdım, beni istediğin zaman arayabilirsin kardeşim. Hatta uyanık isen şimdi bile arayabilirsin... Şimdilik hayırlı geceler. Arabalarımızın ne özellikleri var da işte karıştırarak keşfediyoruz...Aslında arabanın kitapçığında birçoğu yazıyor ama bu aynaların lastikleri göstermesini ben kitapçığında da bulamadım :)) |
Metin Abi selamlar, 2 açıklama için de teşekkürler. Özellikle de navigasyon çok güzel olacak, neden dersen... Geçen gün, yeğenim (Mehmet, 4 yaşında) bizdeydi. Benim yeni aracı çok seviyor, arabadan anlıyor tabi çocuk :) Bindiğinde "ooo kocaman, dayı en güzel arabayı almışsın" dedi :) Neyse, navigasyon ekranını seviyor, bakıyor sürekli nereye gidiyor diye. Geçenlerde, ablamı evine bırakacaktım, bizimki çizgi film izliyordu, tutturdu "gitmiyorum" diye. Ben de boş bulundum "gel sana hazine haritası göstereceğim" dedim. Hemen kapattı televizyonu, "dayı korsanlar da var mı, olmasın ama ben korsanları sevmiyorum" diyor :) Yok dedim korsanlar... Neyse, indik, açtım aleti baktı "büyü" dedi.. Ben anlamadım, sonra "büyü" dedi tekrar, o zaman çaktım, haritayı zumladım :) Küçül dedi, zumout.. Çok hoşuna gitti, yolda falan sürekli inceliyor. Şimdi, sen resmi koyunca, Latitude'un, benim de aklıma onun resmini veya gemi gibi bir resmi koymak geldi. Nasıl sevineceğini tahmin edebiliyor musun? Açılışa da, resmini, yanında hazine sandığı vs. koyarım, photoshoptan anlayan arkadaşıma güzel birşey yaptırırım. Çok sevinecek çoook :)))) |
Serhatım hayırlı sabahlar kardeşim, Fransız mallarını boykot etmek isteyenler için aşağıda iki link veriyorum. - http://www.turkgazeteleri.com/fransa_urunleri.htm - http://www.internethaber.com/iste-boykot-edilen-fransiz-mallari-foto-galerisi-20365-p33.htm Arkadaşlar bu linklerde göreceksiniz ki, hemen hemen hepimizin evinde yada ürün portföyünde birçok Fransız malı var. Yani diyeceğim o ki, evinizdeki, elinizdeki bütün Fransız mallarını elden çıkaramazsınız. Yani boykot dediğimiz şeyler kısa sürelidir ve sürdürülebilir değildir. Mutlaka ve mutlaka delinir. İnsanlar belki kasten belki bilmeden bu boykotu delerler. Birçok örnek verebilirim ama örneğin çocukların sevdiği bazı ürünler var ki, hadi ben çocuğuma almıyorum ama birçok insan alıyor. mesela DANONE çocuk yırtıyor kendini, ben marketlerde görüyorum. Herkes aynı bilinçte değil o sebeple boykotu bugün resmi gazetede yayınlasanız ve kanun maddesi gibi koysanız, uygulamayana ceza versenız bile, başarı şansınız %20 yi geçmez. Köydeki ninem, dağdaki amcam ve daha birçok örnek verebilirim ne bilir boykotu. Fransa'nın Türkiye'den ithalatı 6.05 milyar dolar, Türkiye'nin Fransa'dan ithalatı 8.17 milyar dolar. Haydi boykot ettiniz diyelim, en fazla düşeceği rakam 2 milyar dolardır. Buyrun analiz edin derim. Diğer taraftan örneğin Renault, Peugeot ve Citroen'i boykot ettik sayalım. Düşünsenize bütün 2. el otopazarları Fransız arabası dolu ama siz nasıl ki elden çıkararak boykot ediyorsanız, oto alıcılarının da Fransız boykotuyla sizin mallarınızı lamak istemediğini düşünün. Ve bunu bütün Fransız markalarına yayarak yorumlayın derim. Herkesin evinde Tefal marka tava, tencere, caydanlık, tost makinası, patates kızartma makinası v.s. gibi şeylerden birkaç tane var. Haydi bunları satamazsınız o sebeple çöpe mi? Bunun adı israf değil mi? Bakınız bu boykot kime yarar :)))) mesela hiç Fransız malı kullanmamış benim fakir ülke vatandaşlarım bu boykot sayesinde Fransız mallarında olabilecek extrem fiyat düşüklüğünden faydalanır ve 70 lik annanem Loreal ile saçını yıkayabilir... :))) bu da işin komedi tarafı... Bir kaos kurgusu yaparım mesela, vallahi de gerçekleşirse onlar değil biz zarar görürüz. Örneğin Türkiye'deki Renault fabrikasına dışarıdan ürün yapan kaç tane yan sanayi kuruluşu var biliyor musunuz? Yada Türkiye'deki Fransız yatırımlarında çalışan oralardan ekmek yiyen kaç aile ve kaç çocuk var??? Velhasılı Serhatım, bunlar sürdürülebilir ve bir neticeye varılacak yollar değildir kanımca. Adamlar yarın kalkarlar bizim en iyi 20 yada 50 tane markamızı satın alırlar ve bizden parayı yine çarparlar. Arkadaşlar hep söylüyorum ve yine diyorum ki, sonu çıkmaz sokak olmayan girişimler yapmamız lazım. Bakınız başka bir örnek vereyim, bir genç kız sokakta yürüyor ve erkekler kıza laf atıyorlar. 2 tip davranış var. Kız, ya atılan lafa okkalı bir cevap verir yani kaba olacak ama sözle kodumu oturtur. Ya da duymazdan gelirs ve kendisine laf atanları yok sayar ve yoluna devam eder. İnsanlar bir tavır, duruş, söz v.s. ortaya koyarken karşısındakinden bir beklenti içindedir. Eğer siz onun beklentisini bilir ve beklediği tepkiyi vermezseniz onu ilk önce aptal edersiniz ve noluyor yahu demeye başlar, çünkü o sizden başka birşey beklemektedir. Yani yine söz döünüp dolaşıp stratejiye geliyor. Dış politika usta bir satranç oyuncusu olmayı gerektirir. Eğer bir sonraki hamleyi göremiyorsanız siz daha başlarken kaybedersiniz ki, usta bir satranç oyuncusunun tek hedefi vardır belki yüzlerce hamle sonra rakibini yenmek. Yani ŞAH ve MAT... Haydi hayırlı pazarlar arkadaşlar, ailenizle güzel birgün geçirmenizi dilerim ve Ozancım yeğenine de sevgiler, pek tatlı maşaALLAH benim için de öpersin... Bu yazıma şu hatırlatmayla son vermek istiyorum. Bazı arkadaşlarımız "Allah" lafzını küçük harfle yazıyor. Bakınız farkında olmayabilirsiniz ama benim görevim doğru olanı hatırlatmaktır, lütfen buna dikkat edelim arkadaşlar. Sıradan insanların bile adını özel isim diye büyük harfle başlıyoruz ama Kainatın yaratcısı Allah'ı C.C. küçük harfle yazıyoruz... Biraz daha özen arkadaşlar...Teşekkürler... |
|
Fransız ürünleri ile ilgili uzun uzun yazmak istiyorum ancak şimdi çıkmam lazım. Yalnız, hız yapan arkadaşlara, ufak bir uyarı niteliğinde, bir saniye neler kaybettirir :(( http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=UTRcH4e84xE#! |
abi video çok kotu ya :( acaıp kotu oldum.. |
|
2.0 dci kullanan arkadaşları ilgilendirebilir diye yazıyorum. ebay.com dan Koleos için powerbox siparişi verdim, gümrükte sorun olmazsa 2 gün içinde elimde olacak. Aracımı 200hp, 400tork yapmayı planlıyorum. Gelişmeleri paylaşacağım. @advocat Bende Balıkesir'deyim http://www.ebay.com/itm/310302342872?ssPageName=STRK:MEWNX:IT&_trksid=p3984.m1439.l2649#ht_3984wt_1395 http://www.draketuning.com/renault.html |
|
Arkadaşlar fazla vaktim yok ama sizlerle bomba bir haber paylaşıyorum... Bugünkü Hürriyet Gazetesi'nde aşağıdaki haber var...ister linke tıklayın isterseniz benim kırptığım yerden inceleyin.. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/19546460.asp < Resime gitmek için tıklayın > |
Metin ağabeycim, zahmet edip sorumu cevaplamışsın. Eline sağlık. Araçlara bakış açın çok doğru ve aynı mantık ile hareket ettiğimizi bilmeni isterim. Yaşım 26. Henüz genç bir arkadaşınım. Ben hiç bir zaman, altım da Bmw olsun, Civic Type-R olsun, tek kapılı olsun gibi hiç bir zaman beklentim olmadı. Araçlar da oldum olsası benim için önemli olan konfor, donanım, senin de bahsettiğin gibi aracın ağırlığı, duruşu yani albenisi olması lazım benim için de. Ve inan ki, hiç bir marka takıntımız ne bende, ne de ailem de yoktur. Bizler de beklentilerimize göre araç alır ve kullanırız. Ben elbette ki konfor olarak kıyaslayamam fakat, yeni kasa Mercedes E serisi ile LTT'yi yan yana koyduğum da, LTT'nin en az Mercedes kadar alımlı bir araç olduğunu düşünüyorum. http://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-renault-henuz-bayiden-yeni-cikmis-gibi-tertemiz-ve-dusuk-km-de-full-full-68775908/detay http://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-mercedes-benz-2011-e200-cgi-beyaz-7000km-panoromic-tavanli-68850180/detay Herkes elbette ki bir şeyin en iyisi ister fakat herkes maddi durumuna göre hareket etmeli. Allah herkese bol kazançlar nasip etsin, ailemin gelir düzeyi iyidir. Fakat elbette ki bizim de bir sınırımız var. Fakat, ailem isterse Mercedes E serisi de alır, A6 da alır. Ben aslında babamın birazcık kanına girmeyi denedim fakat bir araca 200-250 milyar para bağlamak akıllarına yatmıyor :)). Oğlum o parayı sokağa atacağıma, ev alırım diyor, çokta doğru söylüyor. Bende bu konuda ki ısrarımı sürdürmeyip ve onları zor duruma sokmayarak, yeni aracımızı kendi imkanlarım ile almaya karar verdim. Ben bu aracı peşin alamayacağım. Bunun için 2-3 senelik bir taksit yaptırmayı düşünüyorum. Bu yüzden ince eleyip, sık dokuyorum ve paramın karşılığını en iyi şekilde almak istiyorum. Size belirttiğim gibi Metin ağabeycim, araçtan beklentilerimiz çok benzer. Şu an, kriterlerime en iyi uyan araçta LTT ve artık son kararım :)). Üstelik Renault sevdiğim bir markadır. Allah nasip eder ise 2012 ilk çeyreğin de alacağım aracı. İlerleyen tarihler de ise, fırsat bulduğum vakit, siz değerli ağabeylerimle ve arkadaşlarımla tanışmak çok isterim. Bu arada ''sıfır'' otomobil düşüncenize katılıyorum. Hayatımız boyunca bir defa ikinci el bir araç aldık ve aldığımıza pişman olduk. Araç bizde toplam 4 ay durduğu gibi, bunun 2 ayı serviste geçti. Üstelik otoyol da hareket halinde iken ön lastikleri kitlediğini saymıyorum bile. Allah'tan benzinliğe gireyim de kola alayım dedim. Yoksa 130-140 ile giderken olsaydı bu, şu anda bu yazıları büyük ihtimalle yazamayıp, tahtalı köye gitmiştim.. :)) Saygılarımla. |
Değerli kardeşim sana ve şahsında tüm forumdaşlarımıza hayırlı sabahlar diliyorum. Ocak 2011 den beri Türkiye'de daha uzun kalıyorum. Ve sanırım geçtiğimiz Ağustos ayıydı ki, ciddi derecede bir araba almayı kafama takmaya başladım. Önceleri Almanya'dan getirmeyi düşündüm ama prosedürler gereği oradan kesin dönüş yaparsam araba getirmek mantıklı ve karlı. Oysa ben gidip geliyorum. Böyle olunca Almanya kapısını koydum kenara ve araba almayı düşündüğüm günlerden birinde, Eskişehir çarşılarında geziyordum. Ana caddelerden birinin kenarına parketmiş bir Latitude gördüm. 26 DS 287 plakalı inci beyazı cam tavanlı bir Latitude idi bu. Fakat itiraf etmeliyim ki, o saate kadar Renault'nun böyle bir arabası olduğunu vallahi de billahi de ben bile bilmiyordum. Önce arabanın önünü gördüm ve resmen bu ne yaaa dedim. Ve Renault logosunu görünce daha bir hayret ettim. Oysa 11 yıldır Almanya'da yaşayan birisi olarak enva-i çeşit arabayı birarada görmüş birisi olarak bunca senden sonra bir arabaya bu kadar takıldım kaldım. Sonra dolandım arkasına ve bu nedir diye baktım. LATITUDE yazıyordu. Sıradışı bir kelime ve merakım tavan oldu. O gün işimi gücümü bırakıp dosdoğru bir internet cafeye girdim ve yaklaşık 2 saate yakın bir ön araştırma yaptım. Sonrasında atladım bir taksiye ve doğru Renault'ya :)) Ersan bey karşıladı beni (sonradan öğrendim ki satış müdürüymüş) dedim iyi günler ben Latitude'ü görmeye geldim...Adam hay hay dedi ve beni showroomda aracın başına götürdü, hayır beyaz olanı yok mu dedim? Ve incibeyazını o zaman öğrendim...Velhasılı benim Latitude ile ilk tanışmama böyle bir şaşkınlık ve hayretle başladı. Sonrasında Eylül sonuna kadar süren bir araştırma ve testler süreci geçirdim. Senin de bahsettiğin gibi kardeşim, bir araba alacaksam önce arabanın albenisi beni çarpacak. Yani başımı döndürecek tabir-i caizse... Ve yine sana katılıyorum ki Mercedes E kasayla Latitude arasında gösteriş ve albeni noktasında ben fark göremiyorum. Hatta benim arabam katlı otoparkta durur ve 5. kattan sonrası boş...Ve ben sürekli 5. katta bir bölgeye koyuyorum arabamı. Hem daha geniş mesafe bırakarak parkediyorum hem de yerim hep sabit oluyor çünkü o kata kadar herkes çıkmıyor. Ve benim parkettiğim bölgenin hemen karşısına parkeden bir E-220 var. O da bizim inci beyazı renginde. Ona ve arabama her bakışımda görsel olarak bana tercih getirecek aman aman birşey göremiyorum. Ama yine de diyorum elbetteki E-220'nin bizim araçlardan çok üstün özellikleri var ve bunu görmezden gelemeyiz ama bunun bedeli de az değil. Ailenize kesinlikle katılıyorum. 200-250 bin TL vermek yerine ev almak en mantıklısı. Atlattığınız kazaya da üzüldüm kardeşim, Allah sizi sevdiklerinize ve sizi sevenlere bağışlamış inşaAllah. Ben kullanılmış otomobili şuna benzetirim. Düşünün ki, bir inşaatı temelden alıyorsunuz. Yani sadece temel var. Ve üstüne 5 kat dikiyorsunuz. Oysa o temelin beş kat çekeceğini bilmiyorsunuz ve bir bilene de sormuyorsunuz. Ve sonra o bina çöküyor. Ben ne yaptım sorusu kafada dolanıyor yıllarca. Bakın şuan arabama 1999 TL'lik full+full kasko yaptırdım. Çünkü Allah korusun bir kaza bela yaşadığımızda yada birisi bunu bize yaşattığında keşke demek istemediğim için yüksek değerli bir kasko yaptırdım. Kullanılmış araba almak çoğunlukla keşke dedirtiyor insana. Eldeki imkanlar yetmiyorsa, mecburiyet altında elbetteki 2. el alınır. Ama imkanlar el veriyorsa 3-5 den kaçıp ne gerek var dememek lazım diyenlerdenim. Kardeşim tekrar geçmiş olsun diyorum ve Allah kazadan beladan seni ve cümle araç sahiplerini korusun. Trafikte sorumlu davranmak bunun en başta gelen şartı. Herkes kapısının önünü süpürürse mantığından çıkarak, başkalarının değil önce kendimizin trafikte sorumlu birer sürücü olmamız noktasında emek ve dikkat vermeliyiz diyorum... Çocuklar sesleniyorlar dışarı çıkacağız...şimdilik Allah'a emanet olunuz akşama görüşmek üzere...Selametle kalın kardeşlerim... |
Eski bir yazı fakat paylaşmak istedim...
KAYNAK |
Gümrükte sorun oldu:(( 160 tl daha gümrük+komisyon...vs ödemek zorunda kaldım.:( Box anca elime geçti, zaten 2.0 dci olanların da ilgisini pek çekmemiş. Aracımın düşük devirlerdeki hantallığı kayboldu, gaza daha çabuk tepki verir oldu. Yakıt tüketim değerlerini hesaplayınca vereceğim. |
Box un fiyatı ne kadar birde güzel bir dyno ya çıkar aracı ve kaç PS e ulaştıgını ögren abi :)) |
Box un fiyatı 89euro+19euro kargo bedeli var. 160 tl gümrük+ komisyon hiç hesapta yoktu. Maalesef artık 75euro üstü alışveriş gümrüğe takılıyormuş. 2009 da eşimin Yaris'e aynısından almıştım 235tl e 1 haftada elime ulaşmıştı. Bursa'ya gittiğimde dyno ya çıkaracağım zaten. Amacım aracı daha hızlı hale getirmek değil, aracı kaldırırken geç devirleniyor, ayrıca ara hızlanmasını daha çabuk yapması içindi. Şimdilik istediğim oldu. Birde yakıtı düştüyse keyfime diyecek yok:)) |
Araclarımıza yeni güncellemeler gelmiş hadi bakalım hayırlı olsun ![]() < Resime gitmek için tıklayın > |
Abi o fiyata e350 4 matic bana daha mantıklı geliyor :)) birde Xf lerin fiyatlarına baktım da okadar bile yok :) eger mehmet abinin gümrükten torpili yoksa biraz abartı geldi açıkçası bana 130 bin euro :)) < Resime gitmek için tıklayın > |
|
Bugun Motorlu Taşıtlar Vergi Dairesinden aracın cezası varmı diye sorgulatayım dedim birde ne göreyim 2011 7 aydan bize ceza gelmiş ve ben 10 11 aylardan kontrol ediyordum hep ve ceza gözükmüyordu şimdi ise gözükmüş ?? Acaba ne cezası oldugunu nasıl ögrenebilirim? kırmızı ışıkmı ? radar mı ? Hiç bir detayda yok < Resime gitmek için tıklayın > |
|
Evet abilerim bugun aklıma bir konu takıldı internet üzerindeki satılık LTT ler :) ve ufaktan düşünmeyede başladım aracını eski alanlar fiyatları (EXECUTİVE donanım için) 58-64 bın TL arası degişiyorken yeni alanlar ise 64-73 bin TL arasında fiyat yazmışlar büyük ihtimalle eski alanlar araclara gelen zamdan haberi olmayanlar babamda dahil :) Bende satma gibi bir durum yokken aracımızı satılık ilanlar arasına koydum tabi fiyatıda iyice şişirip 69 bın TL gibi bir rakam yazarak. bunu koymamdaki amac internet üzerindeki aracın fiyatlarını bir nevide olsa yukarıda tutmak. çogu kişi aracınının ilanını koyarken kendi emsallerinin fiyatlarına bakarak kendi aracına fiyat aralıgı belirliyor eger internet üzerindeki fiyatlar yüksek ise kendiside yüksek yazıyor Benim tavsiyem forumdaki abilerimden aracını satmak gibi bir gayesi olmayanlar bile sahinbinden.com a üye olup aracının plakalarını gizleyip yüksek fiyattan aracını satılıga çıkarmaları bir nevide olsa ikinci elinin fiyatını yüksek tutmuş oluruz . Yeni gelen güncellemelerle araclarımızı liste fiyatları . < Resime gitmek için tıklayın > |
emre büyük geçmiş olsun, Rabbim beterinden korusun..
insanın moralini bozar haliyle yepyeni arabanın çizilmesi..