A

Emekli Yönetici
16 Temmuz 2007
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
58 üye
Görüntülenme (?)
3188 (Bu ay: 42)
Gönderiler Hakkında
A
11 ay
A Whisker Away (2020)
< Resime gitmek için tıklayın >

Videoyu izlemek için tıklayınız

Konu: Miyo (yada daha çok telafuz edilen lakabıyla "Muge" ) sınıf arkadaşı Kento Hinode'ye hiç bitmeyen ilgi gösterileri yapan, öte yandan onun tarafından sürekli görmezden gelinen, herkesin aklı bir karış havada olduğunu düşündüğü bir kızdır. Öte yandan Miyo, annesiyle babasının boşanması ve dünyada ona yaşama sebebi hissettirecek hiçbir şey bulamayışından ötürü gizli bir depresyon içinde iken karşısına çıkan gizemli bir ruh tüccarıyla yaptığı bir anlaşma sonucu istediği an bir kedi bedenine dönüşebilmekte ve Muge iken yoksayan Hinode'nin sevgisine kedi "Taro" olarak mazhar olabilmektedir. Öte yandan Muge'nin Hinode'ye olan duygularını itiraf etme kararı beklenmedik şekilde sonlanınca bu onu insan ve kedi olmanın sınırlarının belirsizleştiği bir noktada zamana karşı bir mücadeleye iter.

Netflix'in bu Anime'si Bleach'in yeni Anime'sini yapacak olan Colorido stüdyosunun 2. işi olarak oldukça umut verici. Kolaya kaçınıp bayağılaşmış animasyonlar görmüyoruz. Bunun yanısıra yan animasyonları halleden 4C, Troyca, Trigger gibi stüdyolar kendi tarzlarını hissettiren segmentler oluşturabilmiş. Mirai Shida ve Natsuki Hanae gibi yeni isimlere Sayaka Ohara, Shnichiro Miki, Daisuke Namikawa, Koichi Yamadera gibi sesleri tanıdık isimler eşlik ediyor. Senaryonun ilk yarısında klişeleştiği düşündüğünüz her noktada ustaca hamlelerle toparlanması (en basitinden transform yeteneği olan magical girl'leri işleyen her yapımda isterse dakika başı arazi olsun, kimsenin bunu çakmaması klişesine düşülmemiş), konunun arka planında -hiçbir zaman ana konu odağına girmese de- aile dramları, akran zorbalığı, depresyon gibi noktalara teğet geçilmesi, filmin sıradan bir kaçış edebiyatı örneği olmasının önüne geçmiş diye düşünüyorum. Bunun yanısıra bir kedi tarafından sevilmek gibi yürek ısıtıcı bir temaya da sahip, daha ne istenebilir!

Filme getirebileceğim yegane eleştiri, filmin 2. yarısının ilk yarısı kadar süprizler içermemesi ve filmin başından beri oluşan duygu birikiminin iki karakter için de belirsizlikten çıkmış olması. Öte yandan bu kısımlarda bile film, yaptığı yanlış seçimlerden ötürü kaçmayı tercih edenbireyleri kısa da olsa kadrajına çekerek, "kolay görüneni yapmayın, kaçmayın ve yapmanız gerekeni yapın" mesajını vermekten geri durmuyor.

A Whisker Away açıkçası bir başka stüdyonun son derece sığ şekilde işleyeceği bir konuya hissiyat katabilmiş, animasyonlarından seslendirmelerine dek incelikli bir iş olmuş. Bu nedenle hem Netflix'in gelecek orijinal Anime prodüksiyonlarına, hem de Colorido'nun sonraki işlerine beklentilerimi arttıran bir yapım oldu. Son sözlere gelirsek, iyi yazılmış, iyi yönetilmiş, iyi çizilmiş ve ortalamanın üzerinde bir duygusal-dram animesi.
A
11 ay
Netflix Anime Serileri
Korsan sitelerden Anime izlemek artık bezdirdiyse ve torrent kullanmak için de HDD alanınız yeterince büyük değilse, bu liste Netflix almak konusunda kararınızı netleştirebilir. Liste ilk eklenenlerden son eklenenlere doğru hazırlanmıştır, arada gözden kaçanlar olabilir.

- Fate/EXTRA: Last Encore
- Saiki K.
- The Asteriks War
- Sword Art Online
- Charlotte
- Fate/Stay Night: Unlimited Blade Works
- Fate/Grand Order: First Order
- Erased ( Boku dake ga Inai Machi )
- Durarara!!X2 1. Sezon
- Puella Magi Madoka Magica ( Mahou Shoujo Madoka★Magica )
- Sword Art Online the Movie: Ordinal Scale
- Your lie in April ( Shigatsu wa Kimi no Uso )
- Anohana: The Flower We Saw That Day ( Ano Hi Mita Hana no Namae wo Bokutachi wa Mada Shiranai. )
- B the Beginning
- Kakegurui
- Saint Seiya: The Lost Canvas
- Aggretsuko
- Pokemon: Güneş ve Ay
- One Punch Man
- Little Witch Academia ( 2017 )
- A.I.C.O. Incernation
- Pokemon: XY
- Full Metal Alchemist
- Full Metal Alchemist: Brotherhood
- Kuromukuro
- Ajin
- Devilman Crybaby
- Rurouni Kenshin
- Pokemon: XYZ
- Castlevania
- Beyblade: Metal Fusion
- Cyborg 009: Call of Justice
- Case Closed (derleme bölümler)
- Glitter Force: Doki Doki
- Gunslinger Girl
- Gunslinger Girl II
- ID:0
- Cyborg 009 vs Devilman
- Knihts of Sidonia
- Little Witch Academia
- Little Witch Academia: The Enchanted Parade
- Nanatsu no Taizai
- Vampire Night
- Kujira no Kora wa Sajou ni Utau
- Fate/Apocrypha
- Magi: Adventure of Sinbad
- Death Note
- SwordGai The Animation
- Pokemon: İndigo ligi
- Violet Evergarden
- Digimon Fusion
- Lupin III: Cagliostro no Shiro
- Gantz:0
- Blame
- Kono Sekai no Katasumi ni
- Godzilla Trilogy
- Pokemon: Volcanion Mekanik Mucize
- Pokemon: Diancie İmha Kozası
- Pokemon: Hoopa ve Çağlar Çatışması
Mobile Suit Gundam Unicorn
Code Geass: Lelouch of the Rebellion
Backstreet Girls
Ao no Exorcist
Batman Ninja
Hero Mask
Baki (reboot)
Sword Art Online Movie: Ordinal Scale
Ultraman
Fate/Zero
Last Hope
K Project
Piano no Mori
Sirius the Jaeger
Toradora
Revisions
Guilty Crown
Kengan Ashura
Seraph of the End
7 Seeds
Rilakkuma & Kaoru
Neon Genesis Evangelion
Neon Genesis Evangelion: Death and Rebirth
Neon Genesis Evangelion: The End of Evangelion
Flavors of Youth
Hellsing Ultimate
Toaru Majutsu no Index
Toaru Majutsu no Index The Movie
Toaru Kagaku no Railgun
Saint Seiya: The Knights of Zodiac
Hero Mask
On Corner of This World
Ergo Proxy
Ingress
Carole & Tuesday
Higurashi (When They Cry...)
Card Captor Sakura
Yokai Watch
Kabaneri of the Iron Fortress: Battle of Unato
Mobile Suit Gundam: Iron-Blooded Orphans
Akame ga Kill
Ghost in the Shell: Stand Alone Complex 2045,
Whisker Away
Food Wars
Dorohedero
Black Lagoon
Is It Wrong to Try to Pick Up Girls in a Dungeon?
Violet Evergarden Movie
Cagaster of the Insect Cage
Beastars
Teasing Master Takagi-san (Sadece 2. sezon)
Studio Ghibli film arşivi
A
geçen yıl
Venus Wars (1989)
Videoyu izlemek için tıklayınız

< Resime gitmek için tıklayın >

Anime tarihinin en önemli metaserilerinden Mobile Suit Gundam ve Uchuu Senkan Yamato'nun karakter tasarımcısı olan Yoshikazu Yasuhiko'nun hem yazıp hem yönettiği bu filmin bilimkurgu hayranlarının ilgisini çekeceğini düşünüyorum. Konuya geçecek olursak, alternatif bir geçmişte Venüs gezegenine dev bir buzul astereoidi çarpar ve değişen atmosfer yapısının asidi bastırması sonucu gezegen bir zamanlar olduğu üzere yeniden Dünya'nın -neredeyse- ikizi haline gelir. Öte yandan kolonileşecek yer arayan insanlık kendi günahlarını da oraya taşımakta gecikmez. 2081'de Venüs'deki iki şehir devleti olan Aphrodia ve Ishtar arasındaki gerilim savaşa dönüşmüştür. Başrol karakterimiz Hiro (Dünya'dan gelen bir muhabir olan Susan'ın tabiriyle) "Venüs'ün kayıp kuşağını" temsil eden bir omnicycle yarışçısıdır. Katil Komandolar'ın bir üyesi olan bu genç esasen modern zamanların bir gladyatörü olarak bile, ayak takımını eğlendiren bu temaşanın önemsiz bir aktörüdür. Aniden Ishtar birlikleri Venüs'ün en büyük kenti Io'yu işgal ettiklerinde Hiro ilkin başına dert almayıp olanlara seyirci kalmaya çalışır. Fakat sokağa çıkma yasağı başlamadan evvel davet edildiği bir arkadaşının evinde şehir polisince tartaklanıp kaçarken de vurulup yaralanınca, üstüne üstlük sığındığı kız arkadaşının evinde kendisiyle aynı hayatı paylaştığı insanlar için "serseri" dendiğine tanık olunca, gününü berbat hale gelmesine sebep olan işgale karşı birşeyler yapıp bunu onların yanına bırakmama isteğiyle yanıp tutuşmaya başlar. Bu nedenle de, takımının kaptanı Omnicycle arena'sını kuşatan tankı patlatmak için meydana inmeye karar verince onun peşinden giden ilk kişi de o olur. Öte yandan bunun onu o ana dek tarafı olmadığını düşündüğü savaşın tam ortasına ittiğinde hayat görüşünü yeniden sorgulamak durumunda kalacaktır.

Hikaye aslen Yasuhiko'nun tüm eserleri gibi bir noktaya kadar savaş karşıtı olarak nitelendirilebilse de savaş bir kez patlak verdiğinde taraf tutmama lüksünün olamayacağını vurguluyor ve bunu kendisini Io bombalanırken ortaya çıkmadıkları için en az Ishtar'lılar kadar kin duyduğu Aphrodia direniş gücü içinde bulan Hiro üzerinden anlatıyor. Öte yandan ne kadar minör rolleri olsalar da yan karakterlerin de olaylara verdiği tepkiler bu durumu tamamlıyor. Zira hikaye herhangi bir tarafı "iyi" yada "kötü" olarak işaretlemeye çalışmıyor. Ucu kendilerine dokunmadığı için Dünya'nın bu savaşa ilgisiz kalması bir yana, Aphrodia generali Donner'in de belirttiği üzere insanları öldüren şey savaş yada askerler değil, insanlığın haklı çıkma konusunda gösterdiği güdü, yani bir ölçüde adaletin ta kendisi. Tamamen kişisel kanımca çoğunun suya sabuna dokunmayan işler olduğunu düşündüğüm Ghibli yada Makoto Shinkai filmleri yerine paralel bir evren üzerinden bile Dünya'nın şu anda içinde bulunduğu durumdan çıkarımlar yapan bir film görmenin hoşuma gittiğini söyleyebilirim.

Müzikler Takeshi Kitano ve Hayao Miyazaki'nin birçok kez birlikte çalıştığı Joe Hisaishi imzasını taşıyor. Hisaishi Nausicaa'dan beri sürdürdüğü kişisel tarzında olduğu üzere ambiansı duruma, mekana ve karakterlere göre ustaca kurguluyor. Bu bağlamda filmin yapısını sağlamlaştırdığını söylemek mümkün. Seslendirme kadrosunda zamanının en önemli isimleri ile çalışılmış. Kaneto Shiozawa yada Shiuchi Ikeda isimleri size birşey ifade ediyorsa bile izleyebilirsiniz yani.

< Resime gitmek için tıklayın >

Hikayenin bilimkurgu tarafı Anime'lerden çok filmler yada kitaplarla içli dışlı insanları çekecek şekilde düzenlenmiş. Yani warp sistemleri, Mecha'lar, yaratıklar yada lazer silahları bu yapımda yeralmıyor. Hatta çok laf arasında belirtilip geçilse de Dünya'dan gelen insanların yüksek oksijen oranına uyum sağlayabilmek için ilaç almaları gerekmesi, savaşın başlamasıyla yarım kalan terraform sebebiyle gece gündüz farkının kutuplarda insan yaşamına hala elverişsiz olduğu ve bu bölgelerden kontrolsüz hızla bir bitki popülasyonu yayıldığına ilişkin çıkarımlar da yeralmakta. Film ise daha çok Ishtar'a karşı verilen gayri nizami harp ile ilgileniyor. Önce iki ayak üzerinden konvansiyonel silahlarla, ardından Railgun monte edilmiş motosikletler ile ağır zırhlı tanklara karşı yapılan savaşlar sayıca az olsa da hikayenin ana odağını oluşturmakta.

Zaten Yoshikazu Yasuhiko'nun alemet-i farikası olan, sulu boya stilinde fotoreastik karakter kompozisyonları sunan kişisel tarzını istediği gibi yansıtma imkanı bulmuş olması bir yana, animasyonları son derece sevdiğimi söylemeliyim. Zamanının en pahalı Anime filmlerinden olmasının yanısıra bu filmde arada bir el kamerası görüntülerine 2D görüntüler montajlanarak bir nevi rotoskop yöntemi kullanıldığını bile farkettim. Ayrıca patlamalar, duvarlardan seken kurşunlar yada motosikletlere pit stop bakımı yapılan kısımlarda bu konularda gerçek görüntülerden feyz alındığını da düşündüren pek çok sahne var. Bu anlamda film sinematik anlamda da başarılı. Filmde görsel anlamda aşırıya kaçan hiçbir gereksizlik yok ama don gördü mü "fanservice var!" deyip delirenler bu filmi sevmeyecektir, eminim buna.

< Resime gitmek için tıklayın >

Filme illa bir eksi vermek gerekirse bu ancak Yoshikazu Yasuhiko'nun kendi yazdığı Manga'nın tamamının bu filmde anlatılmıyor olması. İlk volume'de ana karakterin ismi, filmde muhabir olan kızın Manga'da subay olması, hatta finale dek birçok farklılık var ama açıkçası Yoshikazu Yasuhiko'nun diğer tüm işlerinde olduğu üzere irili ufaklı birçok değişiklik yapılmasına artık alıştığım için beni pek rahatsız etmedi. Öte yandan Venüs ekolojisi yada şehir devletlerindeki politik durum gibi pek çok mevzuyu tek bir filmde verebilmelerini zaten beklemediğim için filmi severseniz Manga'ya gözatmanızı tavsiye edebilirim. Zaten ikinci volume tamamen farklı bir bakış açısı için Ishtar tarafındaki bir askere odaklanıyor. Bunun yanısıra Mangaka/yönetmen (diğer tüm işlerinde olduğu gibi) yeni karakterler yaratmak yerine halihazırda geçmişte yarattığı karakterleri rehash etmiş. Bu durum geçmişte beni rahatsız ederdi ama şu an rahatsız edici bulmadım açıkçası. (Zaten o rehash ettiği karakterlerin yeraldığı orijinal serileri bu ülkede kaç kişi izledi o da ayrı bir konu)

Sonuca gelirsek bu filmde Yoshikazu Yasuhiko'nun bilimkurgu eksenli bir politik/savaş hikayesi anlatmaya çalışma kaygısını takdir ettiğimi, bubble age'in gümlemesi sebebiyle pek çok Manga'da/Anime'de olduğu üzere o aralığa sıkıştığı için şu an bir klasik olarak anılacak bir ivme yaratmadığını (ki Yoshikazu Yasuhiko bozulan Japon ekonomisi sebebiyle yayıncıların planı değişmeseydi, Dünya'dan gelen bir karakteri işleyecek 3. bir volume'u yazmaya başlayacaktı ve bu şekilde belki de ileride uzun soluklu bir saga oluşabilecekti) söylemek mümkün. Bu nedenle de aralıkta çıkan pek çok iş gibi genel kitleye yayılıp ayağa düşmediği için de beklentilerinizi ona göre ayarlamanızı önerebilirim. (Öte yandan bu yazı zaten "Övüyorlarsa vardır bildikleri, adından bahsetmiyorlarsa da gömeyim/görmezden geleyim" tayfası için yazılmadı) Her halukarda şu dönem çıkan birçok Anime'den daha önemli bir iş olduğunu düşünüyorum. Bilimkurgu sevenlere ve 80'lerin son demleriyle sorunu olmayanlara şiddetle önerebilirim.
A
geçen yıl
Altered Carbon: Resleeved (2020)
Videoyu izlemek için tıklayınız

Daha önce dot Hack Movie, Final Fantasy XV: Kingsglaive, Mass Effect: Paragon Lost gibi projelerde çalışan Anima stüdyosunun Netflix için hazırladığı Altered Carbon: Resleeved'in fragmanı yayınlandı. Yapım modern cyberpunk edebiyatının en önemli örneklerinden kabul edilen aynı adlı roman serisinden uyarlandı ve netflix'in şu sıralar 2. sezonu yayınlanmaya başlayan dizisindeki evrendeki modern mitolojiyi zenginleştirme amacı taşıyor. Yapımın senaryosunu Dai Sato (Cowboy Bebop, Eureka 7, Ghost in the Shell: Stand Alone Complex, Ergo Proxy) tarafından hazırlandı, karakter dizaynları ise seinen mangaka'sı Yasuo Ohtagaki (Moonlight Mile, Mobile Suit Gundam Thunderbolt) tarafından hazırlandı.

Hikaye en zenginlerin bilinçlerini dijital disklere kaydedip klon vücutlarda -neredeyse- ölümsüz yaşama sahip olabildikleri Altered Carbon evreninde yönetim devir teslimi törenlerini kesinleştirmek için hizmetlerinden yararlanılan benzersiz bir nano imza taşıyan bir dövme sanatçısı kızı, klan yönetimini darbe yaparak ele geçirmeye çalışan bir Yakuza liderinden koruma işini devralan Takeshi Kovacs'in gayet kanlı ve karanlık mücadelesini işleyecek. Yapım 19 Mart'da Netflix'de izlenebilecek.
A
2 yıl
Doukyonin wa Hiza, Tokidoki, Atama no Ue (2019)
< Resime gitmek için tıklayın >

Videoyu izlemek için tıklayınız

Genç romancı Subaru Miyazaki ebeveynlerinin ölümü üzerine aile evine dönerken aynı zamanda yayınevine söz verdiği kitabı için ilham arayışındadır. Çocukluğundan beri insan ilişkileri açısından oldukça başarısız ve asosyal birisi olan Subaru dua etmek için gittiği mezarlıkta ebeveynlerinin mezarına bıraktığı yiyecekleri tırtıklayan bir kedinin onu evine kadar takip edip yiyecek dilenmesi sonrası başta rahatsız olur ama sonrasında hem ihtiyacı olan ilhamı bulur hem de kalbinde bir başkasına yer açmak konusunda ilk kez değişim geçirdiğini hisseder. Seri bundan sonrasında bir insan ve bir kedinin birbirlerinin söylediklerini anlamasalar da birbirlerinin hayatındaki boşlukları bir aile bağı kurarak gidermesini anlatmakta.

Seri domestik rating sıralamasında 1. sırada başlayarak kış 2019 sezonunda şaşırtıcı bir çıkış yapan bir günlük hayat serisi. Her ne kadar serinin temposu son derece düşük olsa da insanlara Anime'lerde illa dünyayı değiştiren olaylar, özel yetenekler, fanservice yada aksiyon dolu maceralar olması gerekmediğini de gösteriyor. Subaru ve Haru adını verdiği kedisi hayatı birbirlerinden tamamen farklı bir mantığa göre algıladıklarından onların birbirlerini anlamadan kurmaya çalıştıkları bağ güzel yansıtılıyor. Herşeyden önemlisi hikaye tümüyle gerçek bir hayat hikayesiymiş gibi o dilde anlatılıyor.

Seri çok da yüksek bir bütçeye sahip değil, haliyle averajın bir gıdım üzerinde seslendirmelere ve animasyonlara sahip. Yan karakterleri tanımanız için çok zaman ayrılmadığı gibi ince ayrıntıların da böyle bir hikaye için yeterli olduğu da pek söylenemez. Hal böyleyken serinin kış 2019 sezonundaki 1. sıradan hızlı şekilde düşmesini yadırgamıyorsunuz. Öte yandan bir kedi sahibi olmanın acı tatlı tüm yanlarını hissettiren iç ısıtıcı bir hikaye olduğu da şüphesiz. Sonuç olarak beklentilerinizi çok yüksekte tutmadığınız sürece zevkle izleyeceğiniz, hatta kedi sahibiyseniz puanına +1 ekleyebileceğiniz, tümüyle özgün bir hikayeye ve kurguya sahip bir Anime.
A
2 yıl
High Score Girl (2018)
< Resime gitmek için tıklayın >

Konusu var mı diye arama yaptım ama göremeyince açayım dedim, halihazırda konusu varsa birleştirilebilir.

Rensuke Oshigiri'nin 2011 yılından 2018 yazına dek 10 cilt olarak Squarenix'in yan kuruluşu Monthly Comic Gangan'da tefrika edilen aynı adlı Manga'dan uyarlanan yapım 90'lara ve Arcade salonlarında geçen yıllara saygı duruşunu bir an olsun eksik etmeyen bir romantik komedi. Öte yandan seriyi bugüne dek gördüğünüz diğer hiçbir türdaşıyla karıştırmayın, bu seri gerçekten farklı.

< Resime gitmek için tıklayın >

Hikaye 1991'de başlıyor. İlkokul 6. sınıf öğrencisi Haruo Yaguchi kendisini video oyunlarına takıntılı şekilde kaptırmış bir oyuncudur ve Guile ile rakiplerinin tozunu attırmaktadır. (Zor bir durumda kaldığında kendisine ilham veren öğütler sunan kişi bile Guile'dir) Bir gün okula ABD'den yeni transfer olan sessiz ve esrarengiz bir kız olan Oono Akira karşılaşır ve onun Zangief ile düzinelerce oyuncuyu üst üste yenebilen bir oyuncu olduğunu öğrenir. Onun dişine uygun bir rakip olduğunu düşünen Haruo onun tarafından madara edilmekten kurtulamaz.

< Resime gitmek için tıklayın >

Bu yenilgiden sonra onu yenmeye and içen Haruo kendisini daha da geliştirmeye çalışır ama çabaları sonuç vermez. Öte yandan Oono'nunkendisiyle oyun oynamadığı sürece okul dışındaki herkeste olduğu gibi kendisinin iletişim çabalarına diyalog kurmamasından ötürü Oono'yu, rakibiyle dövüşürken onunla yumruklarıyla iletişim kuran bir dövüş ustası gibi düşlemesine ve ona öyle yaklaşmasına sebep olur. Oono ile oyun oynayarak geçirdikleri her tecrübe aralarında görünmez ve dile getirilmeyen bir dostça rekabet doğmasına sebep olur, öte yandan birlikte girdikleri dövüşlerin hiç sona ermeyeceğini sanan Haruo hiç ummadığı bir anda yanıldığını anlayacaktır.

Haruo 90'larda furya haline gelen 2D dövüş oyunları ve ilk 3D poligonlu oyunlar sayesinde hayatında herhangi bir boşluk hissetmez öte yandan lise sınavları yaklaşırken bir süreliğine de olsa oyunlar ve gerçek hayat arasında seçim yapması gereken bir döneme girer. Bu dönemde karşısına çıkan Hidaka Koharu ise çevresine tamamen donuk ve tepkisiz Oono'nun aksine kendisine karşı sıcakkanlı ve sempatik davranır. Haruo daha önce kendisi kadar oyun deneyimi olmayan Hidaka'yı başta küçümser ve ona zaman ayırmak istemez. Fakat Hidaka'nın tecrübesiz olmasına karşın oyunlara doğuştan gelen bir yatkınlığı vardır ve bu da Haruo'nun Oono ile yaşadığı bağın ters yönde bir deja vu'sunu yaşamaya başlar. Haruo eski yenilmez rakibinin geri dönüşüyle gerçek hayat - oyun sevgisi dengesini koruyabilmek ve rakipleriyle olan arkadaşlık mesafesini koruyabilmek için zorlu bir dönemece girer.

Seriyi Netflix'den orjinal altyazılı, İngilizce ve Türkçe dublaj opsiyonlarıyla izleyebileceğinizi ve ilk ayın ücretsiz olduğunu da not düşelim.

< Resime gitmek için tıklayın >

Manga'nın bir noktadan sonra SNK'nin Samurai Shodown ve King of Fighters gibi oyunlarındaki karakterlere izinsiz yer verdiği gerekçesiyle mahkemeye verilme noktasına gelmiş olsa da geçen yıl duyurulan Anime'nin Sega, Capcom, SNK gibi 90'ların ünlü oyun firmalarına telifleri ödenmiş oyun footage'ları içermesi, çoğu oyunda baştan savma şekilde gösterilen oyun sahnelerine nazaran izleyicinin kendisine bir sempati hissettirilmesi sağlanmış. Daha 2. bölüme varmadan kendinizi seriye kaptırmış ve kahkahalarla gülmekten kendinizi alamamış şekilde bulmanız, seriyi bir oturuşta bitirince de kalakalmanız olası. Dahası serinin alçak gönüllü yapısı ve serideki aşk/bağlılık hikayesinin daha çok video oyunlarına yönelik olması, serinin kimi zayıf noktalarını göz ardı ederek de keyifle bir oturuşta izleyebileceğiniz bir Anime ortaya çıkartmış. Öyle ki son bölümlere yaklaşırken Ending şarkısının sıkça insert song olarak girip tekrarlaması bile sizi rahatsız etmeyecek.

< Resime gitmek için tıklayın >

Tıpkı Ready Player One'da olduğu gibi kendilerini adadıkları oyunlarda gizli bölümler, karakterler ve glitch'ler keşfedebilmek için kendilerini adeta oyunlara adayan oyunculara saygı duruşu içeren yapım, birçok romantik komedi Anime'sinin aksine ise hikayenin odağına video oyunlarını koyuyor. Animasyon olarak aslında 90'ların başındaki yapımların arka plan sadeliği ve karakter çizimleri için 3D model tekniğine göre hareket eden 2D karakterler kullanılması başta yadırgatıcı olsa da (zira ilk izlediğinizde stop motion Nendroid figürleriyle yapılmış yada Ajin'le aynı metodu kullanan ama düşük bütçeli bir Anime izlediğinizi hissedeceksiniz) serinin bir internet miminden farksız bir komedileri üst üste yağarken ve video oyunu footage'ları kullanırken sorun yaşamamasına sebep oluyor. Serinin müzikleri ise Street Fighter II, Front Mission , Kingdom Hearts, Parasite Eve, Final Fantasy XV gibi oyunlardan hatırlanabilecek olan Yoko Shimamura'ya aitken Little Busters, DanMachi, Hatsukoi Limited ve B The Beginning'den Yoshiki Yamakawa yönetmenliği, Boku wa Tomodachi ga Sukunai, D Gray Man, DNA2, Gate, Haganai, Horizon in the Middle of Nowhere, NANA, Saki, Rokka no Yusha ve Violet Evergarden gibi yapımlardan hatırlanabilecek Tatsuhiko Urahata senaryoyu üstlenen kişiler olarak ortalamanın hayli üstünde bir performans ortaya koyuyorlar. Beni bilenler bilir, tür ayırd etmesem de romantik komedi türüne özel bir zaafım yoktur ama bu seri hiç de gösterişli olmamasına rağmen konusunu sadelikten bir an bile ödün vermeden çok iyi şekilde izleyicisine hissettiren bir animasyon, kurgu ve senaryo üçlüsüne sahip.

Videoyu izlemek için tıklayınız

Anime'si halihazırda Manga'sı devam ederken duyurulan her yapımda olduğu gibi şu soru aklınıza gelebilir: "Acaba 12 bölümlük her Manga uyarlamasında olduğu gibi yarım biten, bir son hissiyatı olmayan bir yapım mı var karşımızda yine?" Cümlenin yarısı için evet, diğer yarısı içinse hayır demem mümkün zira seri gerçekten yarım bitiyor olsa da bir eksiklik hissettirmiyor ve öyle ki tam o kısımda bırakılmasını uygun bir seçim olarak düşündürüyor. Zaten o sona gelene dek yaşanan acı-tatlı tüm anıları ve beraber girilen tüm o dövüşleri araç olmaktan çıkartıp amaç haline getirmiş oluyor. Serinin bu bahar ayında yayınlanacak Blu Ray sürümünde fazladan 3 OVA bölümü içereceği kesinleştiğini ama henüz 2. sezon onayı almamış olsa da şimdiden oldukça büyük bir beğeni topladığını da not olarak düşmek gerek. Kısaca High Score Girl minimalist tarzına rağmen 90'ları ucundan da olsa yaşamış ve 5. jenerasyona kadarki video oyunlarını sevmiş insanlara yönelik sade olduğu kadar güzel bir nostalji sağanağı. Kendinizi bir oturuşta bitirebileceğiniz bu hoş seriden mahrum bırakmayın derim.
A
6 yıl
Dragonball Chou (2015)
< Resime gitmek için tıklayın >

Yeni Dragonball serisi yapılan bir basın duyurusu ile açıklandı. Yeni'den kastım Z Kai türü bir remake değil 1996-1997 arasında yayınlanan Dragonball GT'den bu yana ilk kez tümüyle yeni bir Dragonball daha.

Dragonball Chou (Dragonball Super de denebilir) adlı bu yeni Anime Majin Buu'ya karşı verilen savaştan sonraki dönemde geçiyor. Pek detay verilmekten kaçınılsa da Dragonball GT'den farklı olarak bu kez tüm hikaye Akira Toriyama tarafından yazılıyor. Eğer bir değişiklik olmazsa yeni seri Temmuz 2015'den itibaren yayınlanmaya başlayabilir.

Kaynak: Kotaku
A
6 yıl
Irresponsible Captain Tylor
Videoyu izlemek için tıklayınız

Musekinin Kanchou Tylor, Hitoshi Yoshioka'nın 1989-1996 yılları arasında yazdığı -yan öykülerle birlikte- 15 ciltlik Light Novel'den uyarlanmıştır. Hikayede uzak bir gelecekte, Dünya Federasyonu'nun dış uzayda kolonileşirken bir başka bir ırkla karşılaşmış ve onunla savaşa girmiştir. Fakat Raalgon denen bu imparatorluk öylesine güçlüdür ki onlara karşı zafer kazanma umudu giderek azalmaktadır.

Ortam buyken Justy Ueki Tylor adında bir genç, askerlik şubesinin bir elemanına donanmaya katılmak istediğini söyler. Görevli bunu anlayamaz çünkü savaşın gidişatı malumdur. Tylor "bedava yemek ve rahat bir yaşam" için bunu istediğini söyleyince aralarında anlamsız bir atışma başlar ama Tylor adamın söylediklerini kavrayamamış görünmektedir. Gönderildiği askeri üste yaşanan komik olaylar (anlatmayayım, siz görün) ardından Tylor bir getir-götür işi için eski bir amirale emeklilik evraklarını götürmekle görevlendirilir fakat orada birkaç Raalgon'un amirali esir aldığını görür ve durumu bir şekilde çözüp günü kurtaran Tylor'e üstleri kullanımdan çıkartılmayı bekleyen bir geminin komutasını verir. Tylor'un Soyokaze adlı bu gemide yapacakları sadece kendi ve mürettebatının değil, tüm insanlığın geleceğini değiştirecektir.

Musekinin Kanchou Tylor'un alışılmadık bir liderlik portresi çizdiği söylenebilir. Zira seride insanlara emirler yağdırmaktan ziyade insanların sorumluluklarını üzerlerinde bir baskı unsuru oluşturmadan yerine getirmelerini sağlayan, bir karar alınması gerektiğinde de bunun o anki durumun pragmatik olarak en basite indirgenmiş yoluna yönelik kararlar alan bir kaptan söz konusu. Benzer şekilde Tylor'un olarlar karşısında aldığı kararlar ve tepkilerin sonuçlara yansıması üzerinden onun facia boyutta bir budala mı yoksa egzantrik bir deha mı olduğu izleyici yorumuna bırakılmıştır ki bu da doğru bir seçim sayılabilir.

Notlar:

-Serinin tutması sonrası serinin sonrasında geçen 10 bölümlük bir OVA serisi de hazırlanmıştır.

-Seri Uchuu Senkan Yamato ve Captain Harlock gibi space opera'lara saygı duruşları içermektedir.

-Raalgon İmparatorluğu için Star Trek'deki Romulan'lardan esinlenilmiştir.

-Romanın yazımındaki ilham kaynaklarından biri aslen Japon komedyen Hitoshi Ueki (1927-2007)'nin II. Dünya Savaşı sonrası tepeden inme bürokrasiyi ve kapitalist sistemi, savaştan sonraki ilk kuşağı karikatürize bir salaryman tiplemesi üzerinden hicveden bir filmi olan Irresponsible Age of Japan'dır.

-Müzikler Fate/Zero, Gundam 00, Patlabor, Ghost in the Shell, Ranma, Towa no Quon, Re Cyborg, Wold Trigger, Devilman, Vampire Princess Miyu, Eden of East, Sky Crawlers gibi animeler ve Avalon, GANTZ, Ring, Dark Waters, Death Note, Ip Man gibi filmlerden hatırlanabilecek Kawai Kenji tarafından hazırlanılmıştır.

Bana Dostoveyski'nin Budala'sının hayli serbest ama keyifli bir yorumu gibi gelmiş olan Irresponsible Captain Tylor gerçekten de farklı bir space opera arayanlara birebir. Blu Ray'inde hala seeder varken indirmeniz şiddetle önerilir.

Videoyu izlemek için tıklayınız

< Resime gitmek için tıklayın >
A
7 yıl
Heroic Legend of Arslan
< Resime gitmek için tıklayın >

Legend of Galactic Heroes roman serisinin yazarının bir diğer çok tutulan eseri olan Heroic Legend of Arslan'ın, geçen yıl Full Metal Alchemist'in yaratıcısı Hiromu Arakawa tarafından hazırlanmaya başlayan Manga'sından yeni bir Anime serisine adapte edileceği duyuruldu. Heroic Legend of Arslan 1991-1993 arasında 6 bölümlük başarılı bir OVA uyarlamasına da sahipti.

Pers imparatorluğunun tarihinden hareketle hazırlanan, politika ve askeri stratejiler üzerine ağırlıklı olarak eğilen bu tarihi-fantezi kurgunun konusu kısaca şöyle:

Pers imparatorluğunun üstünde kara bulutlar dolaşmaktadır. İşgalci Lusitania ordularının sınıra dayanması üzerine savaş kaçınılmaz hale gelmiştir. Fakat Pers ordusu mareşalinin yeğeni olan askeri danışman Daryoon gerek işgalcilerinin ordularının çok iyi süvari birliklerine sahip olmasından, hem de ani şekilde çok yoğun bir sis bastırmasından dolayı ilk saldıran taraf olmayı onaylamadığını söyler. Lord Kharlaan'ın pohpohlamaları ile sağlıklı düşünemez hale gelmiş Kral III. Andragoras öfkelenir ve Daryoon'u tüm yetkilerinden azlederek huzurundan kovar. Tahtın varisi Arslan babasıyla beraber savaşa gider fakat hem bastıran sis, hem düşmanın yangın çıkartarak birlikleri çembere alması, hem de Kharlaan'ın kendi komutasındaki birliklerle krala ihanet etmesi üzerine büyük bir yenilgi gerçekleşir. Daryoon, Kharlaan'ın bu ihanetini hayatıyla ödetmeye kararlıdır fakat etrafı sarılınca intikam yemini ederek prensi korumak üzere geri gitmek zorunda kalır. Arslan ve Daryoon güvenecek kimseleri kalmamış şekilde bir çıkar yol ararken kaderin bir oyunu ile yolları her biri farklı geçmiş ve karakterlerden dört kişiyle kesişir: Çocuk hizmetkar Elam, sarayın eski tarihçisi ve danışmanıyken sürgüne gönderilen bilge Narsus, paralı askerlik ve ozanlık yapan hilekar Guibu, savaşçı rahibe Farangis. Kendisine sadık birliklerden bir ordu toparlamak için zamanları sınırlıdır zira başkenti teslim almış, iyi donanımlı ve eğitimli 300 000 kişilik bir işgal ordusu sözkonusudur. Arslan'ın ve yoldaşlarının mücadelesi onun ülkesinin kurtuluşu yada yokoluşu arasındaki çizgiyi belirleyecektir. Öte yandan Kharlaan'la tekrar kaşılaşmaları Arslan'ın haberi bile olmayan eski bir takım gerçekleri su yüzüne çıkartacaktır.

Arslan Senki OVA'larının çok da uzak olmayan bir zamanda Blu Ray'inin de çıktığını haber vermiş olalım. Zamanının en iyi seiyuu kadrosuna sahip olmasından dolayı yeni serinin eskisini bu yönüyle aşabileceğini sanmıyorum ama bekleyip göreceğiz.

< Resime gitmek için tıklayın >
A
7 yıl
Amagi Brilliant Park
< Resime gitmek için tıklayın >

http://www.dailymotion.com/video/x27ee6j_amagi-brilliant-park-opening-theme_shortfilms

İşyeri dönüşü gecenin bir vakti şu ana dek çıkan 3 bölümü de üst üste izledim Yer yer güldüm yer yer ağlamaya yaklaştım. Amagi Brilliant Park'dan bahsediyorum, bu yazıyı okumakla bile vakit kaybetmeyin ve bu seriyi izleyin. İnanın abartmıyorum: Sessiz sedasz gelmesine rağmen eminim yılın en iyi birkaç işinden biri olarak anılacaktır.


Biraz araştırdığımda serinin ilkin Shoji Gatoh'un FMP sonrasında yazdığı romanın geçen yılki çıkış haberiyle ilk kez duyduğumu öğrendim ama muhtemelen o sıralarda "bir lunaparkta geçen bir hikaye neyi anlatabilir ki?" diye düşünüp çok da ciddiye almamış olacağım ki Amagi Brilliant Park Anime olarak başladığında varlığını bile tümden unutmuştum. Romanı ve 2 ayrı Manga'sı halihazırda devam eden yapım 13 bölüm olarak duyurulmuş. Bu açıdan biraz can sıkıcı gibi görünebilir, neticede birçok serinin hikayeye tam ısınmışken bitmesi, sektörde çoğu serinin 12-13 bölümden ilerisine slot alamaması artık benim bile kabullenmeye çalıştığım bir durum öte yandan daha ilk bölümünden bile 2. sezon için umutlara sokmadı değil.


Dürüst konuşayım, Lunapark'lardan, sirklerden ve benzeri mekanlardan pek hazzetmem, hatta nefret ederim, ama Amagi Brilliant Park, hem çocuksu, hem fantastik, hem çılgın, hem de de ayakları yere basan türden bir sentez olmuş. Özet geçmemiz gerekirse, Seiya Kanie, kendi "karanlık" (?!) geçmişini geride bırakmayı neredeyse başardığı sıradan bir hayata sahip bir liselidir. Lisesi yaz tatiline girerken esrarengiz transfer öğrenci Isuzu Sento tarafından silahla tehdit edilerek Amagi Brilliant Park'a götürülür. Kanie elbette bu parka çocukken de gitmiştir ama herkes gibi hiçbir ziyaretçinin bilmediği sırrı öğrenmesiyle ve parkın geleceğinin kendine bağlı olduğunu öğrenince gerekli ziyaretçi hedefine 80 küsür günde ulaşmalarını gerektiren bir savaşa girişir. Bunun için hem parkın her biri egzantrik kişiliklere sahip personelini tanımalı hem de onu tek kişilik dünyasından çıkmayı göze alacağı bir değişim göstererek onların güvenlerini kazanmalıdır.


Yeni jenerasyon favori seiyuu'larımdan Kouki Uchiyama başrolde ki seri bu sayede gözümde direkt 1-0 önde başlıyor zira bu seiyuu'nun kariyerinde ileriye dönük attığı her adımı izlemek bana ilginç bir zevk veriyor. Kanie'nin parklardan nefret etmesine rağmen parkta yarattığı pozitif enerji takdire şayan. Bir başka yeni yetenek Ai Kayano da canlandırdığı Isuzu karakteriyle adete bütünleşiyor ve bu sayede başrolde ideal bir ikili oluşturuyorlar. Jun Fukuyama, Yuko Kaida, Tetsu Inada, Junichi Suwabe gibi bilinen seiyuuları yan rollerde değerlendirme yoluna giden yapım daha çok animasyondaki müthiş akıcılıkla öne çıkıyor. Renk paleti ve karakter dizaynları çok başarılı. Parkta yaşanan trajikomik durumlar ve Kanie'nin takındığı tavırların kontrastı müthiş. Muffle (FMP'deki Fumoffu'ya bir gönderme) serideki en önemli tiplemelerden ve her göründüğü sahnede somurtarak konuştuğunda bile seyirciyi kırıp geçirmeyi başarıyor. (FMP demişken, Muffle'un Kanie ile kavga ettiği kısımlarda çıkan hız çizgileri yada mieru! mieru! gibi replikler serinin saygı duruşu değerini de tanımlıyor) Benzer şekilde seri yılgınlık kavramından kotardığı bir kara mizahı harika şekilde kullanıyor. Kaçış edebiyatından hoşlanmayışıma karşın serinin kaçış edebiyatı trope'lerini geri mühendislikle kullanması yazım başarısını da gözler önüne seriyor. Henüz üçüncü bölümü yeni yayınlanmasına karşın yer yer gözyaşlarımı zor tuttuğum, kana kana güldüğüm kısımlar oldu. Seri kendini bir saniye bile durdurmayan farklı bir tempoya da sahip ki izlerken bölüm sonuna geldiğinizi farketmeyebiliyorsunuz.

Bahsetmeyi unutmadan... Yönetmenin önceki işleri arasında FMP Fumoffu da yeralıyor ve bu sayede Fumoffu ile bağlantılar adeta organik olarak oluşmuş denebilir. FMP Fumoffu'yuyıllar önce izlediğimde FMP'ye kontrast olarak yakıştıramamıştım, şimdi Amagi Brilliant Park'dan sonra bir daha baştan izlesem kesinlikle almam gereken zevki alacağım Fumoffu'dan, buna eminim.

KyoAi de pek hazzettiğim bir stüdyo değildir. Ki Chūnibyō demo Koi ga Shitai! ve Second Raid dışında kendimi zorlasam sevdiğimbir KyoAi yapımı sayamıyorum bile. Uzun zamandır izlemek istediğim ama hep araya birşeyler giren Air var, onu da seversem o da belki bu listeye girer ama bu kadar yani. O açıdan KyoAi stüdyosu olduğunu bölümleri bitirdikten sonra öğrenmek beni şaşırtan bir başka şey oldu.

Serinin ayrıca yeni FMP öncesi yoklama yapma amaçlı bir deneme olabileceğini düşünüyorum zira çok da uzak olmayan bir tarihte FMP ile ilgili "yeni bir duyuru" yapılacağı açıklanmıştı. (Bundan önceki son duyuru yıllar önceydi ve FMP Another romanı ile ilgili olduğunu öğrenince resmen umutsuzluğa sürüklenmiştim)

Hani elbette bir Ufotable ayarında animasyonları yok serinin ama genel sonbahar 2014 profiline (ki her yılın eli ayağı en düzgün işlerinin en yüksek korelasyonuna sonbaharda ulaşıldığını gözlemliyorum) bakarsak açık ara pek çok seriye kulvar kulvar fark attığını düşünüyorum, kişisel yorum sunmam gerekirse.


Özetle Amagi Brilliant Park bu sezonun kesinlikle en iyi işlerinin başında sayılmalı. Seri tutarsa eminim sabırsızlıkla yıllardır beklediğimiz yeni FMPnin de yolunu açabilir, bir de bu açıdan düşünün, dolayısıyla izleyin, izletin efendim.
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.