O

Yarbay
22 Şubat 2007
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
12 üye
Görüntülenme (?)
122 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
O
11 yıl
Yakıt tasarrufu için doğru vites seçimi!
Verimli Yakıt Tüketiminin Denklemi

Aracınızla sabit hızda ilerliyorsunuz veya sabit ivmeyle ivmeleniyorsunuz diyelim. Bir taraftan da minimum tüketim değerini yakalamaya çalışıyorsunuz. Peki ama yakıt tasarrufu için en ideal vitesi nasıl seçeceksiniz?

Sorunun cevabını bir denkleme indirgeyelim;

DEVİR X GAZ PEDALI ORANI = TÜKETİLEN YAKIT

Denklemimizde iki değişken var; devir ve gaz pedalı açısı.

Deviri hepimiz devir saatinden görüyor ve takip edebiliyoruz. Gaz pedalı açısını ise 0(sıfır) ile 100(yüz) arasında tanımlayalım. Tam gaz 100 iken cut-off yani gazdan ayak çekili konum da 0(sıfır) olsun.

Diyelim ki hızımı 100km/h ve bu hızı korumak istiyoruz. Tırmanmalı bir parkurdayız. Yani pozitif eğim var. Şimdi 5. viteste mi ilerleyeceğiz yoksa 4. viteste mi? Hatta 3. vitese düşmemize gerek var mı?

Örnek olayımızı farazi değerler üzerinden geliştirelim;

Hızımızı korumak için 5. viteste gaz pedalına sonuna kadar bastığımızı farzedelim. Yani gaz pedalı oranımız %100 olsun. Bu hızda ilerlerkenki motor devrimiz de 3000 rpm olsun.
Aynı hızda ilerleyebilmek için 4. viteste 4500 devir çevirirken gaza %70 oranında basmamız gereksin.
Yine aynı hızı korumak için 3. viteste 6000 devir çevirirken gaza %55 oranında basmamız yeterli olsun.

Bu durumda
5.vites için TÜKETİLEN YAKIT = 3000 X 100 = 300,000
4.vites için TÜKETİLEN YAKIT = 4500 X 65 = 292,500
3.vites için TÜKETİLEN YAKIT = 6000 X 55 = 330,000

olur.

Bu durumda hızımızı korumak için minimum yakıt tüketeceğimiz vites 4. vites olacaktır.

Örneğimizi düz yol için uygulayalım;

100 km/h olan hızımızı korumak için 5. viteste 3000 devirde ilerlerken gaza %60 oranında basmamız gereksin.
4.viteste ise devrimiz 4500'e çıkarken gaz pedalına %50 oranında basmamız yeterli olsun.
3. viteste ise motor devri 6000 olurken gaz pedalına %45 oranında basarak ancak hızımızı koruyabilelim.

Bu durumda yeni denklemlerimiz;

5. vites için TÜKETİLEN YAKIT = 3000 X 60 = 180,000
4. vites için TÜKETİLEN YAKIT = 4500 X 50 = 225,000
3. vites için TÜKETİLEN YAKIT = 6000 X 45 = 270,000

olur. Düz yolda hızımızı sabitlediğimiz bu örneğimizde ise minimum tüketim değerine 5. viteste ulaştık.

Şimdi "bu hesap gerçekle ne oranda örtüşür" diye sorduğunuzu duyar gibiyim.

Motorların yakıt enjeksiyon süreleri TPS sensörü ve MAP değerlerine göre belirlenir. Bu kadar lineer olmasa da lineere yakın bir çizgide TPS ve MAP değerleri ile doğru orantılı olarak yakıt enjeksiyon milisaniyesi de uzar. Yani yakıt enjektörlerinin açık kalma, püskürtme süreleri de TPS ve MAP değerleriyle orantılıdır. Her devirde eşit sayıda enjeksiyon gerçekleştiğinden devir ile enjeksiyon süresinin çarpımı gerçek tüketimi verir. Kullanıcı olarak da enjeksiyon süresini gerekli ekipman olmadan göremeyeceğimizden elimizdeki en paralel veri gaz pedalının konumudur. Zaten TPS sensörü gaz kelebeğinin konumunu ölçer. MAP yani manifold hava basıncı da gaz kelebeğinin konumu ile orantılı seyreder.

Aracında yol bilgisayarı olanlar anlık yakıt tüketiminden bu hesabı doğrulayabilirler. Zaten yol bilgisayarının çalışma mantığı da birebir budur.

Yol bilgisayarı olmayanlar için bu başlık fikir verici olacaktır.

Umarım farklı bir bakış açısı sunmuşumdur.

Sorularınız varsa cevaplamaya gayret ederim.

O.B.K
O
11 yıl
U.S.'de kargoda yardımcı olacak forumdaş aranıyor!
Merhaba.

Amerika'dan turbo kiti getireceğim. Ama alacağım firma yalnızca fedex ile gönderim yapıyor. fedex ile gelen kargolardan da çok fahiş ilave ücretler alınıyor. Yoksa ben gümrük vergisine razıyım. Ama ordino, ardiye vs.. adı altında özel kargo şirketleri birçok haraç kesiyorlar. Bir de bahsettiğimiz kargo, manifoldu, intercoolerı, ara boruları, turbosuyla koskoca kit olunca bu ücretler de katlanıyor.

Eğer varsa amerikadan bir arkadaş, ben kargoyu ona yönlendireceğim. O da bana USPS ile gönderecek. Ayrıntıları birebir görüşürüz zaten.

Var mıdır aramızda 48 eyaletten birinde olup da bana yardımcı olabilecek bir arkadaş?
O
11 yıl
Motor modifiye projesi için araç önerisi
Merhaba arkadaşlar.

Yeni bir uğraş arıyorum şu sıralar. Keyifli birşeyler olsun istiyorum. Planım aracı kendi oturtacağım megasquirt gibi açık bir ECU ve wideband sensör ile kontrol etmek. Araç karbüratörlü ise enjeksiyonluya çevirmek. Sonrasında ise süperşarj uygulamak.

Önce c-max üstünde oynayayım dedim. Megasquirt ile kontrole etmeyi düşünüyorum. Dolayısıyla zaten enjeksiyonlu olan aracı tekrar megasquirt ile yürütmek Amerika'yı yeniden keşfe çıkmak gibi olacaktır. Ben de c-max'le oynamaktan vazgeçip c-max'imi babama verdim.

Şimdi mümkünse karbüratörlü veya mekanik enjeksiyonlu(mekanik enjeksiyonlu tercihimdir) bir araç alıp kendim elektronik enjeksiyonluya çevirip megasquirt ile wideband kullanarak yürütüp sonra da süperşarj-intercooler uygulama planım var.

Aklıma w124 kasa mercedesler geliyor. 94 öncesi k-jetronic enjeksiyonlu bir merso motoru aslında projeye çok uygun. Çünkü manifold değişikliğine de gerek kalmayacak. Hazır enjektör delikleri olan manifold var zaten aracın üzerinde. Elektronik enjektör takıp, megasquirt ve wideband ile yürütürüm. Manifold da döküm zaten. Süperşarjda da sıkıntı yaşatmaz. Motor zaten evladiyelik. Süperşarjda da zaten çok yüklenmeyince, 0.5 bar civarı çalıştırınca stock haliyle sorun yaşatmaz.

Ancak w124 gerçekten büyük bir kasa. Hem performansı törpüleyecek, hem de yaşımıza yaş ekleyecek :), yaşlı gösterecek.

Karbüratörlü bir amerikan alıp toplayayım desem düzgün bir amerikan kasaya çok para istiyorlar. Motor parçaları da merso kadar yaygın ve çeşitli değil. Uygun bir amerikan alsam kaportayla uğraşmaktan motora zaman kalmayacak.

Var mıdır sizin tavsiye edebileceğiniz karbüratörlü veya mekanik enjeksiyonlu, keyifli, projemi kaldırabilecek kalitede, uğraştığıma değecek araç tavsiyeleriniz?

Enjeksiyonlu da olur tabi. Ama karbüratörlüyü kendim enjeksiyonluya çevirmekten daha büyük haz alırım :)

Motor 4 veya 6 silindir olabilir. Motor hacmi 1600cc-3000cc aralığında olabilir. Manifoldun döküm olması tercihimdir. Arkadan itiş olursa da tadından yenmez :)

Önerileri bekliyorum.

Ekleme:

Bir tanıdığımda '89 w124 260E altı silindir 2600cc temiz bir araç var. Aslında o da olabilir. Hem bildiğim düzgün bir araba. Ama tabi ki önceliği de 200e'ye vermek isterim. Hem motor hacmi, hem parça yaygınlığı, hem de ekonomi açısından.
O
11 yıl
Yeni TOUAREG Lansmanı - Antalya "Yeni fotolar eklendi"Kotalılar dikkat!
O
12 yıl
LPG ve BUJİ seçimi
Merhabalar.

Neredeyse herkes LPG'li aracında benzin bujisini aynen veya elektrot aralığını daraltarak kullanmaya devam ederken ben aynı hataya düşmeyip, LPG için özel buji araştırayım dedim. Çünkü bu iki yakıtın yanma karakteristikleri birbirinden çok farklı. Benzin bujisinin aralığını 0.2mm daraltınca olumlu etki almam üzerinde LPG için özel bir buji ile daha da verimli bir sonuç alabileceğimi düşündüm.

Ve araştırmaya başladım. Aracım ford c-max 1.6 16V benzinli. Focus ile aynı motoru kullanıyor.

Birçok LPG'ci ve ford yetkili ve özel servisleri orjinal buji haricinde, yani Fomoco-Motorcraft buji haricinde buji kullanılmamasını, eşdeğer buji bosch dahi olsa kullanılmamasını söylediler. Yalnız bana mantıklı hiçbir açıklama sunamadılar. Fomoco, bosch'dan daha büyük bir buji üreticisi değil sonuçta. Bosch buji ile sorun yaşayacağımı sanmıyordum.

Bosch'un elektronik kataloğuna baktım. Ve yurtdışında aracımın fabrikasyon LPG'li üretileninde çift platinli LPG/CNG bujisi kullanıldığını gördüm. Katalog numarasında bujiyi bulmaya çalıştım ama epey zorlandım. Sonunda Bosch distribütöründen çift platinli, tek tırnaklı, aracıma özel LPG/CNG bujisini temin ettim. Tanesini 4.5 euro +KDV'ye aldım.

Gelelim bujilere;

Önce aracın üstünden çıkan 50bin km'dir LPG ile kullandığım aralığı 1.1mm'den 0.8mm'ye düşürülmüş bujiler;

< Resime gitmek için tıklayın >

Görüldüğü gibi 50 bin km'lik buji olmasına ve LPG ile kullanılmasına rağmen hiçbir aşınma, erime, kurum belirtisi göstermiyor. Bu resim öncelikle LPG bujiyi çabuk bitirir, buji elektrodunu eritir diyenlere gelsin. Neden 50 bin km'dir değiştirmiyorum? Çünkü sık sık söküp kontrol etmeme rağmen hiçbir tahribat görmüyordum. Lakin sonuçta bu bujiler benzin bujisi. Aralığını centil ile daraltınca bu sefer de açı bozuluyor. Bana orjinal LPG için üretilmiş bujiler lazımdı.

Derken söktüğüm Fomoco, güya orjinal bujiyi incelerken bir de ne göreyim; Fomoco yazan bujinin metal kısmında Bosch amblemi var;

< Resime gitmek için tıklayın >

Herkesin muadil bosch buji olmaz, kesinlikle orjinalini kullan dediği Fomoco da bosch'muş aslında...

Bunu farkettiğim iyi oldu. Artık muadil buji olmaz diyenlere bu resmi gösterebilirim.

Gelelim yeni aldığım çift platinli tek tırnak LPG bujilerine;

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

Görüldüğü gibi bu bujide aralık kendiliğinden fabrikasyon olarak zaten 0.9mm olarak geliyor. Ve öyle açıda bir bozukluk da yok. Üretim amacı zaten bu, LPG...

Ayrıca resimde de görüldüğü gibi bujinin ateşleme elektrodu da benzin bujisi gibi kalın ve geniş değil, ince ve sivri... Bu da tek noktadan daha iyi ateşleme demek oluyor.

< Resime gitmek için tıklayın >


Gelelim verilere;

Bujileri değiştirmeden önce OBD'den ateşleme avansını kontrol ettim. Rölantide LPG bujisi ile daha rahat avans verilebiliyor. Bu da daha büyük güç çıktısı demek oluyor. Ayrıca bujinin bobinden çektiği akım da düştü. Benzin bujisine göre yeryer %20'lere varan akım ihtiyacında düşüşler var. Bu da hem bujinin, hem de bobinin ömrünü uzatıyor. Lambda sensöründen takip ettiğim değerlere göre de yakıt daha düzgün yakılıyor.

Ayrıca düşük devirlerde araç çok daha yumuşak hızlanıyor. 5.viteste 1000 devir civarında bile gazı kökleseniz dahi vuruntu oluşmuyor. Vites düşmeye erindiğiniz durumlarda motor rahatsız etmeden devirleniyor.

Performansta bariz bir fark görmek için tek başına buji değiştirmek tabi ki yeterli değil. Ancak alt devirlerdeki bu toparlama dahi bence yeterli.

Düzgün ateşleme demek tabi ki daha verimli yanma demek. Bu da yakıt tasarrufu demek. Bir oran veremem. Ama tasarruf sağlayacağı mutlak.

Bir diğer nokta ise, elektrot aralığı düşürülmüş benzin bujisinde araç LPG'de normal çalışmasına rağmen motor ısınana kadar benzinde çalıştığı sırada benzini çiğ atıyordu. Çünkü kıvılcım boyu yetmiyordu. Fakat üretim aşamasında 0.9mm'ye göre ayarlanmış ve ince sivri elektrot ile desteklenmiş bu LPG bujisi ile araç ilk çalışmada benzinde de çiğ yakıt atmıyor.


Sonuç olarak;

Aracınıza uygun bir LPG/CNG bujisi varsa muhakkak kullanın.

Uygun Bosch buji için;
http://ecat-online.bosch.de/toc/enter?COUNTRY=TR&LANGUAGE=TR

Burada aracınızı ve motoru seçerek ateşleme kısmından bujiyi seçin. Varsa aracınıza özel LPG bujisi görünecektir.

İlle de Bosch olacak diye bir kaide yok. NGK'nın da LPG bujileri var. NGK LPG laserline diye geçiyor.

NGK uygun buji için;
http://www.ngk.com.tr/index.php?id=1860&pd=1861&lng=tr&t=pkwzuendkerzen
< Resime gitmek için tıklayın >

Görüldüğü gibi NGK da olsa Bosch da olsa LPG bujisi özeldir. Benzin bujisinin aralığını daraltarak kullanmak yerine aracınıza uygun LPG bujisini kullanın. LPG için özel olarak platin ve iridiumdan üretilen bu bujilerle daha uzun süre daha sorunsuz ateşleme sağlarsınız.

Kazasız sürüşler...
O
12 yıl
Prius, M3'ten daha çok yakabilir. Ekonomi için sürüş stilinizi değiştirin!
Videoyu izlemek için tıklayınız

Jeremy Clarkson vidyoya uzun vadede Toyota Prius'un akülerinin doğaya verdiği zararın bir Land Rover Discovery'den daha fazla olduğunu söyleyerek başlıyor. Ama Toyota'nın, modeli Prius'un daha ekonomik olduğu yönünde bir iddiası var.

Hep denir büyük motor daha fazla yakar diye. Ve herkes hemfikirdir hibrit motorların daha az yaktığı konusunda.

Peki ya bir hibrit, Toyota Prius, bir performans arabası, M3'ten daha fazla yakarsa...

Şartlar basit;
Prius pistte önden, gidebildiği kadar hızlı giderek 10 tur dönecek. M3 ise onu hemen peşinden takip edecek.

Biri tamamen ekonomi amaçlı dizayn edilmiş bir araç, diğeri ise tamamen hızlı olmak için üretilmiş bir araç...

Prius'ta 1.5 litrelik 4 silindirli 73 hp'lik bir motor var.

M3'te ise 4 litrelik V8 414 hp'lik bir motor var.

İki araç arasında muhteşem bir tüketim farkı olmasını beklersiniz.

Ancak,

10 tur sonunda sonuç;

Toyota Prius : 17,2 mpg
BMW M3 : 19,4 mpg


(mpg:bir galon benzinle gittiği mil. yani ne kadar yüksek, o kadar uzun menzil)

10 tur sonunda anlaşılıyor ki tam gaz giden bir Prius, onu takip eden bir M3'den %13 daha çok yakmış.

Bu şartlarda M3, Prius'tan daha ekonomik.

Jeremy'nin çıkardığı sonuç;
Ne sürdüğünüz değil, nasıl sürdüğünüz önemli..!

Sonuç;

Ekonomi yapmak için aracınızı değiştirmeyin. Sürüş stilinizi değiştirin.
O
12 yıl
MOVED: Land Rover Discovery ile dağa tırmanmak!
Otomobil ve Otomotiv Dünyası Genel:http://forum.donanimhaber.com/fb.asp?m=38492945
O
12 yıl
Land Rover Discovery ile dağa tırmanmak!
Jeremy Clarkson Land rover discovery'yi önce inceliyor, sonra da onunla daha önce hiçbir aracın çıkmadığı, yolun olmadığı bir dağın tepesine tırmanıyor.

Yolda yaşadıkları da, zirveye ulaşma anı da çok güzel...

Birince kısımda aracı inceliyor. Ne kadar ağır olduğundan, motorundan ve kullanımından bahsediyor;

Videoyu izlemek için tıklayınız

İkinci bölümde ise tırmanışa geçiyor;

Videoyu izlemek için tıklayınız

Üçüncü bölümde ise zirveye ulaşıyor;

Videoyu izlemek için tıklayınız

Zirve görmeye değer...

Bu araç medeniyeti ve konforu zirveye taşıyor. Görüntü olağanüstü...

Daha önce oradan hiçbir tekerlek geçmedi... Hatta belki insan ayağı bile değmedi... Ve bunu bilmek... Ve orayı bir discovery ile keşfetmek...


Vidyo yeni değil. Ama ben yeni gördüm ve zevkle izledim. Aradım, daha önce verilmemiş. Paylaşmak istedim.

İyi seyirler...
O
12 yıl
GEM modülü; FOCUS II & C-MAX için
< Resime gitmek için tıklayın >

Focus II ve C-max için yüksek seviye GEM modülü. 2009 model pert olan araçtan alınmıştır. 2004-2010 c-max, 2005-2010 focusII'lerin tamamına uyar. Tüm fonksiyonları çalışır durumdadır. Modül yüksek seviye olup şu anda sıfır istenecek olsa otosan'dan gelecek sıfır modül ile aynı seridendir. Orjinalinde düşük seri modül olan araçlara da olur. Taksimetre çıkışı dahil tüm yüksek seviye fonksiyonları vardır.

Focus ve C-max haricinde diğer fordlarla olan uyumluluğu için lütfen aracın şasi nosu ile sorun. Muhtemelen daha birçok modelde de aynı.

İstenirse araç üzerine ücretsiz montajını da yapar, anahtarınızı yeni modüle kodlar ve tanıtır, çalışır durumda teslim ederim.

Gem modülü araca takılınca çalıştırılarak teslim edilecektir. Ama her halükarda aracın yetkili servisinde IDS ile gem modülünün aracın VIN(şasi) numarasına göre yeniden programlanması gerekir. (Bu sıfır modül alsanız da gereklidir) Eğer servisiniz programlamayı bilmiyorsa gerekirse telefon ile servis teknisyenine tarif de ederim.

Parça numarası 14A073'dür. Bu numara tüm focusII'lerde de tüm c-max'larda da aynıdır. Sadece seviye farkı vardır. Yüksek seviye modül düşük seviyeyi de kapsar ve çalıştırır.

Modülün piyasada sıfır fiyatı 1400tl'dir. Çıkma olarak almak isterseniz düşük seviye modüllere dahi 900-1000tl civarında fiyatlar isteniyor.

Ben forumdan bir arkadaşımızın ihtiyacı olması halinde yüksek seviye 2009 model modülü uygun fiyata vereceğim.

İrtibat için mesaj atın.

Not: Gem modülü aracın sigorta tablası ve içindeki entegrelerin genel adıdır. Alarmdan, immobilizerdan hız sabitleyiciye, kapı kilitlerinden göstergeye, teybe varana kadar motor hariç araç üzerindeki tüm fonksiyonları kontrol eden elektronik beyindir.
O
12 yıl
Sol şeridin dayanılmaz cazibesi (mi?)
Tahmin edersiniz ki öyle süratli araç kullanan, makaslar atan birisi değilimdir. Ama 3-4 şeritli yollarda genelde sol şeritte ortalamanın biraz üstünde süratlerde sabit hızla ilerlerim. Tabi ki sağ şerit boşsa arkamda kimse olmasa bile geçerim sağa. Sağdan devam ederim. Ama malumunuz trafiğin aktığı saatlerde orta veya sağ şeritte hızlı gitmek pek de mümkün olmuyor. (Hızlıdan kastım 100km civarı)

İşte tam da bu noktada başlıyor sorun. İnsanlar neden yavaş gittikleri halde en sol şeritten giderler? Bunun bir açıklaması, mantığı var mıdır? En sol şeritte kendilerini daha güvende mi hissederler? Yoksa daha hızlı gittiklerini mi sanırlar böylece? Yanlarından, sağ şeritten onlardan daha süratli araçların onları sağlaması hoşlarına mı gider? Sol taraflarında araç olmayışı onlara güven mi verir? Yoksa sol şeritte maksimum süre kalana bonus mu veriyorlar da haberim yok benim? Bu durumun psikolojik ve sosyolojik açıklaması var mıdır?

İki şeritli yollarda bile solda yığılma olur.

Bunların bir de araç kullanmaktan bihaber olup iki şeritli yolda viraja sağ şerit boş olsa bile sol şeritte girenleri var. İnsan yavaş giderken viraja neden sol şeritten girer? Virajı kurtaramayacaksan sol şeritte girersen dar açıyla hiç kurtaramazsın. Herhalde ya kaysam da sağ şeride kayarım diye düşünüyorlar, ya da arkadan daha süratli gelen aracı viraj içinde fren yaptırarak yoldan çıkarırım da yolda bir araç eksik olur diye... Arkadaşlar lütfen virajda dahi olsa eğer yavaşlamışsanız geçin sağa. Veya hangi hızda o virajı alabilecekseniz o hıza uygun şeride geçin. Benim önümde düz yolda fren yapın ama viraj içinde fren yapmayın gözünüzü seveyim... Öğretilmiyor mu artık virajın nasıl dönüleceği? Hadi öğrenmedin, hiç mi f1 izlemedin?

Bunlar yine şerit sahiplenen tiplerdi. Bir de iki şeritli virajlı yolda ben sol şeritte ilerlerken sağ şeritte viraja başlayıp viraj içinde sol şerite önüme kayanlar var. Arkadaşlar gayet rahat sinyal dahi vermeden iki şeridi de baba malı bilip sağ şeritte viraja başlayıp sol şeritten çıkıyorlar. Hay maşşallah... Madem o şeritte o virajı o süratte dönemeyeceksin yavaşla bari. Aracının sınırını bilmiyorsan geç sağ şeride paşa paşa kullan...

Bazen sakin kalıyorum, bazen ben de sınırları zorluyorum. Bugün bir skystar pikap iki şeritli yolda sağ şerit boş olmasına rağmen önümde sol şeritte girecek ille de viraja... Tabi ben sıkıştırdıkça hızlandı ve sonunda virajda kontrolü kaybetti... A be kardeşim ne lüzumu var? Bilmiyor musun aracının sınırını? Altındaki araç pikap. Nasıl dönsün o virajı o süratte... Adam gibi zamanında geçsen sağ şeride canın mı çıkar? Değer mi hayatını riske atmaya?

Bir de yüksek yapısına rağmen en sol şeritte ilerleyerek görüşü kapatan minibüs, otobüs vb araçlar var. Tabi onlar için şerit, sinyal, hız kavramları hepten havada kalıyor. Turbo-dizel motoru olunca herşeyden muaf oluyor bu tipler. Onlara söz dahi söylemiyorum. Zira laf-ı güzaf olacak...

Bu tipleri gördükçe makas atanlara dahi hoşgörü beslemeye başladım. Düzgünce şeridimden gideyim derseniz başaçıkılmaz yoksa bu tiplerle...

Bilmiyorum ben mi yanlışım?

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ekleme: Çözüm önerisi;

Sorunu el birliği ile tespit ettik. Şimdi gelelim çözüm önerilerine.

Yazdıklarınız da doğruluyor ki Türk insanı için sol şerit gurur meselesi. O zaman bu işi onların gururunu incitmeden yapacağız. Sellektör çözüm değil. Çünkü daha dün sellektör kavgası yüzünden ölenlerin konusu vardı. Korna ve sellektör neredeyse küfürle eşdeğer tutuluyor. Bu tek hücreli canlıların hepsini birden eğitemeyeceğimize göre diyorum ki;

- sol şeritte ilerlerken önümüzde bizden daha yavaş bir araç varsa ve sağı da boşsa, sellektör yapıp yol istemek yerine sol sinyalimizi yakalım.

- eğer öndeki yavaş giden araç biz isek, arkamızdan birisi yol istiyorsa ve sağımız da müsait değil veya biz de o sırada sollamadaysak yine sol sinyalimizi yakarak durumumuzu arkadakine belli edelim.

Neden sol sinyal? Sellektör gibi insanı rahatsız etmiyor. Fasılalı yanıyor. Fasılası yavaş olduğundan daha sakin bir tepki olarak algılanıyor. En sol şeritte sola sinyal vermiş birisi öndekinin de dikkatini daha çok çekiyor. Turuncu renk algıda seçiciliğimizi kullanarak daha fazla dikkat çekiyor.

Bahsigeçen kişilerin bu yöntemi uygulayacaklarını ummak optimistlik olur. Ama onlar uygulamasa da zamanla onlar da bu tepkiye ve bu yol isteme şekline alışacaklardır diye düşünüyorum. Ayrıca forumca bunu yapmış olsak, gayet medeni görünen bu davranış hızla takdir edilir ve yayılır diye düşünüyorum.

Bu çözüm önerisi ile ilgili görüşleriniz nelerdir? Veya sizin alternatif çözüm önerileriniz var mı?
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.