T

Yüzbaşı
27 Ağustos 2016
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
3 üye
Görüntülenme (?)
181 (Bu ay: 6)
Gönderiler Hakkında
T
3 ay
Sağlık Muayenesi Hakkında Yardım
Merhaba, bugün e-devlet üzerinden asal yoklama formunu doldurdum ve sisteme gönderdim. Şimdiki adımım muhtemelen aile hekiminden sağlık muayenesi olacak fakat bu konuda bir sorunum var.

Normalde İzmir'de ikamet etmekteyim ama benim aile hekimim üniversiteden dolayı 4 yıl okuduğum şehirdeydi. Bende bugün e-nabız üzerinden aile hekimimi yaşadığım ilçeye aldırmak istedim. Hekim seçimimi yapıp sistemden talep oluşturdum fakat değişimin 6 Mart 2022'den itibaren onaylanacağı bilgisi sistemde yazıyordu. Mecbur o tarihi bekleyeceğim.

Sorum şu; sağlık muayenesini, asal yoklama formunu doldurduktan 2 hafta sonra gerçekleştirsem bir sorun olur mu? Sisteme yüklediğim formun süresi dolar mı?
T
6 ay
Bu Hayatta Bize En Büyük Kazığı Atan Anne Babamızdır
Evet yanlış duymadınız, hayatın gerçeği bu. Açıklıyorum;

  • Öncelikle, bizi Avrupa veya gelişmiş bir coğrafya yerine Türkiye'de doğurdular. Şu anda Türkiye'nin sosyo-ekonomik durumu da ortada zaten. Gençlerin çoğu yurt dışına kapağı atma peşinde.
  • Bizler çocuk sevelim, anne-babamız da torun sevsin düşüncesiyle bizi doğurdular. Sevme hevesleri bitince ana rahmine geri dönemediğimiz için Türkiye'de yaşamaya maruz bırakıldık.
  • Hazıra konmak anlamında değil, hayata iyi bir başlangıç desteği olarak söylüyorum; çoğunluğumuza iyi bir miras bırakmadılar. Atadan, babadan desteği olanlar hayatta temeli olduğundan bizi geçti.
  • Adeta bir köşe kapmaca alanı olan özel sektörün kucağına bizi bıraktılar. Günümüzde iş bulması ve o işte tutunması malumunuz.
  • Bir Avrupa Birliği vatandaşlığı/çifte vatandaşlık bırakmadıkları için Avrupa'da çalışma ve oturma iznimiz yok. Örnek olarak Bulgaristan göçmeni arkadaşlarımın çoğu ülkeyi terk etti ve Avrupa'da fink atıyorlar.
  • Bizi Türk eğitim sistemine emanet ettiler. Okuduğumuz okulların ve öğretmenlerin/akademisyenlerin kalitesi gün geçtikçe düşüyor.
  • Kimimizin kendi odası veya özgürlük alanı olmadı. Küçük ama kalabalık bir ev ortamında büyüttüler.
  • İstediğimiz spor, sanat ve dil kurslarına gidemedik çünkü bütçeleri yoktu.
  • Bizi var oluş sancıları ve gelecek kaygısıyla yalnız bıraktılar

24 yaşında bir genç olarak saydıklarımın hepsini yaşadım ve yaşıyorum. Çocuğunuza iyi bir gelecek kuramıyorsanız çocuk sahibi olmayın lütfen.
T
6 ay
Yurt Dışına Eğitim İçin Gitmek Artık Hayal Oldu. Sesimizi Duyan Yok Mu?
Merhaba, konuyla alakasız olacak ama döviz kurları hepimizin malumu.

Amerikan Doları: 11,28 TL
Euro: 12,75 TL
İngiliz Sterlini: 15,18 TL

Çoğunluğumuz orta gelirli ailelerden (ki orta direk diye bir şey kalmadı) geliyoruz ve bu mevcut döviz kurlarıyla biz nasıl yüksek lisansa veya dil okuluna gideceğiz? Hadi bir şekilde gittik diyelim, yurt dışında nasıl hayatımızı idare edeceğiz?

Örnek olarak 9 yıl önce yani 2012'de Dolar 1,50 TL iken kuzenim ABD'ye yüksek lisansa gitmişti ve kendisi orta gelirli bir ailenin çocuğuydu.

Biz de herkes gibi kaliteli eğitim almak istiyoruz ama mevcut koşullar bizi çok zorluyor. Bu gidişle döviz kurları da düşecek gibi görünmüyor; aksine daha da artacağı bekleniyor.

Hayallerimiz ve umutlarımız heba oldu. 2003-2013 arası Dolar ve Euro'nun 1-2 TL aralığında olduğu dönemde yurt dışında eğitim alanlar çok şanslılar.
T
6 ay
Türkiye'ye Çocuk Getirmeyi Bırakın Artık!
Şimdi diyecekler "Sanane!", "Senin mi çocuğun?" diye ama evet, beni de sizi de ilgilendiriyor bu durum. Öncelikle okuyun, sonra karar verin. Eğer şu devirde Türkiye'ye çocuk getirirseniz olacakları/yaşayacaklarını söylüyorum:

  • Ülkede an itibariyle asgari ücretle çalışan oranı %50. Asgari ücret ise 2825 TL. Çalışma çağında olan nüfus 50 milyon. İstihdam edilen/çalışan nüfus ise 25 milyon. 10 milyon da mülteci/göçmen var. Yani doğan çocuk düşük maaşın, işsizliğin, bozulan demografik yapının olduğu bir ülkeye gözünü açacak.
  • Sizin maaşınız asgari ücretin iki katı olsa ve eşiniz çocuğa bakmak için çalışmıyor olsa o çocuğu büyütmek çok zor olacak. Kira, faturalar, yeme-içme, ulaşım, giyim, sağlık derken maaş bitecek.
  • Çocuğu büyük ihtimalle koleje/özel okula yazdırma imkanınız yok. Mecbur devletin eğitim sistemine emanet edeceksiniz. Ana okulu, ilk okul, orta okul, lise ve üniversite okutacak paranız var mı?
  • Çocuk eğitim hayatı boyunca yaşıtlarından geri kalmamak için telefon, bilgisayar, oyun konsolu isteyecek. Takviye spor, yabancı dil, sanat kurslarına gitmek isteyecek hayır paramız yok mu diyeceksiniz?
  • Sırf "Çocuk sevelim.", "Neslimiz devam etsin." fikri ile çocuk yapacaksınız ve o çocuğu kendi kısır, yoksul mahalle hayatınıza ilave edeceksiniz. Çocuklar sizin projeniz değildir!
  • Çocuğunuz Avrupa'daki yaşıtları gibi ülke ülke gezmek, iyi eğitim almak, kız arkadaşıyla özgürce gezmek isteyecek ama bunları elde edemeyecek.
  • Mülteci Surilerle Afganlarla okuyup, Türkmenler ve Özbekler sigortasız çalıştığı için çocuğun işini kapacak.
  • Birde çocuğa miras bırakmadıysanız ekonomik temeli sağlam olmadığı için hayata sıfırdan başlayacak.
  • Manevi olarak var oluş sancıları, anksiyete, gelecek kaygısı çekecek.

Sonuç olarak B planı için en az Avrupa Birliği vatandaşlığı miras bırakamayacaksanız ya da iyi bir maddi miras bırakıp okutamayacaksanız Türkiye'ye çocuk getirmeyi bırakın artık!
T
6 ay
Elektronik Alet Fiyatlarının Kimseyi Çıldırtmıyor Oluşu
Bugün İzmir Optimum AVM'de Mediamarkt, Vatan Bilgisayar ve Teknosa'ya girip bazı teknolojik ürünlerin fiyatlarını inceledim. Aman Allah'ım, resmen başımdan aşağı kaynar sular döküldü!
Ekran kartsız, işlemcisiz denebilecek laptoplar ve tabletler kaç para olmuş! Uzaktan eğitim alan çocuklar ve gençler ortalama bir laptop alsa 10 bin TL vermesi gerekecek.
Ortalama bir telefon fiyatı 5 Bin TL'den başlıyor. IPhone 13 20 bin TL idi şaka gibi. 4K televizyonlar ateş pahası.
Ekran kartları, işlemcilerin fiyatları uçmuş Nvidia RTX 3080 Tİ 40 bin TL idi. Eskiden bu fiyata araba alınırdı. Monitör, fare ve kulaklık fiyatları da el yakan cinstendi.
Ülkemizde çalışan nüfusun yarısı asgari ücretle çalışıyor, yani 2825 TL'ye. Anlayamıyorum, bizler nasıl teknolojiyi takip edip, temel ihtiyaçlarımızı karşılayacağız?
Evet, döviz kurlarından ve vergilerden haberim var ama işin kötü tarafı, bu ürünlerin bu fiyatları asla hak etmemeleri. İnsanın cebinde parası olsa bile bu paraları vermek içinden gelmiyor.
T
12 ay
Donanımhaber Üyelerinin Kurduğu Avrupa'ya Göç ve İltica Telegram/Discord Grubu Var Mı?
Merhaba, başlıkta belirttiğim gibi soruyorum. Sanki Telegram grubu vardı diye hatırlıyorum. Bu konu hakkında bilgisi olan cevap verirse sevinirim
T
12 ay
Suriyeliler ile Arada Kaynayan Büyük Tehlike: Türkmen, Özbek Göçmenler
Merhaba, başlıkta belirttiğim gibi, belki de hepimiz ve Türkiye gündemi uzun süredir Suriyeliler'e odaklanmış durumda ama ikinci büyük tehlike olan Türki Cumhuriyetler'den Türkiye'ye büyük göç arka plana atılmış durumda. Türki Cumhuriyetler derken Azeri, Türkmen, Özbek, Kırgız ve Kazak göçmenlerden bahsediyorum.

Özellikle 2000'li yılların başından itibaren Türkiye'ye okumaya veya çalışmaya gelen bu gruplar, sigortasız ve güvencesiz olarak kaçak işçi pozisyonunda çalışırlar. Çalıştıkları sektör genellikle hizmet sektörüdür; kafelerde, otellerde, fırınlarda, fabrikalarda işçi, garson, komi, temizlik görevlisi olarak bir Türk vatandaşının yarı maaşına sigortasız olarak çalıştıklarından çokça tercih edilirler. Ayrıca İstanbul'da bebek bakıcısı ve hizmetli olarak çalışıp dolarla maaş alanlar da vardır.

Okuduğum üniversitede sınıf arkadaşlarım dahil en az 10-15 Türkmen tanıyorum ve bir Türk vatandaşı olarak yazın bile iş bulamamama rağmen, bunlar büyük şehirlerde yaz-kış istedikleri zaman iş bulup çalışıyorlar ve geziyorlar; hatta sahil şehirlerinde tatile çıkıyorlar. Kimisi çalışıp harçlığını çıkarmak zorundayken, kimisine dolarla maaş alan ailesinden para gelip bir Türk öğrenciden çok daha iyi şartlarda yaşıyor.

Nasıl oluyor bilmiyorum ama annesini, babasını veya kardeşini Türkiye'ye şak diye aldırıp hemen iş buluyorlar. Kendi aralarında evlenip çocuk yapıyorlar veya Türk vatandaşlığı almak için bir Türk'le evlenmek istiyorlar. Çeşme Sheraton Otel'de ve İzmir Hilton Otel'de hem çalışıp hem tatil yapanı da gördüm.

Sonuç olarak, Türk gençleri işsiz gezip sınavdan sınava girerken bu gruplar ülkede at koşturuyor ve networkleri de sağlam. İşlerimizi çalmalarına rağmen bu konuda devlet tarafından hiçbir denetleme ve girişim olmuyor. Önce Suriyeliler ve Afganlar, şimdi de Türkmenler ve Özbekler. Ülkede en az 10 milyon mülteci-göçmen bulunmaktadır. Sonumuz hayrolsun.
T
geçen yıl
Altın Kâr-Zarar Hesaplama ve Bozdurma Hakkında
Merhaba, İzmir'de yaşayan üniversite öğrencisi ve küçük bir yatırımcı olarak 40 gram altınım var. Belirli zamanlarda en yüksek 475 TL, en düşük 410 TL olarak alımlar yaptım ve hangi tarihte kaç paradan kaç tane aldığımı not ettim. Sorum şu, kâra geçip satış fırsatı yakaladığımı nasıl anlayabilirim? Bunun bir hesaplama yöntemi var mıdır?
T
geçen yıl
Finansal Okur-Yazarlık hakkında Kitap Önerileri
Merhaba, 20'lerin başında bir genç olarak paranın yönetilmesi, yatırımı ve tasarrufu konularındaki bilgilerim maalesef düşük. Başlıkta belirttiğim gibi yeni başlayanlar adına finansal okur-yazarlığı geliştirmek için kitap tavsiyeleri arıyorum. Teşekkürler.
T
2 yıl
Mümkünse Esnaflardan Asla Alış-veriş Yapmayın!
Esnaflar, Katma Değer Vergisi'ni (KDV) devlete ulaştıran aracı kurumlardır. Esnaflarda satılan bütün ürünlerin ya da yapılan hizmetin fiyatına KDV dahildir. Mesela 10 TL'ye satılan bir üründe %10 KDV varsa, ürünün gerçek fiyatı 9 TL'dir; geri kalan KDV tutarı olan 1 TL ise devletin kasasına girmesi gereken vergi miktarıdır. Yine örnek olarak, berberde olacağınız saç tıraşı kaç para ise, o fiyatın içinde %1'den %18'e kadar KDV dahildir. Bir bardak çay alsanız da, bir tane ekmek alsanız da ve hatta bir tane sakız alsanız da o ürünün satış fiyatının içerisinde KDV dahildir.

Peki neden mümkün olduğunca esnaftan alış-veriş yapmamanızı öneriyorum? Çünkü Türkiye'deki esnafların %90'ı ürün satın alımında fiş/makbuz kesmediği için devletten vergi kaçırmış oluyor ve o KDV miktarını kendi cebine atmış oluyor! Bir esnafın vergi kaçırıp/kaçırmadığını anlayabilmemizin en kolay yolu, o esnafın fiş/makbuz kesip kesmediğidir. Bir kafeterya/kahvehane'de içilen her bir çay ve kahvenin fiyatı vergiye dahildir. Mahalle fırınından aldığımız her bir ekmeğin fiyatı vergilendirmeye dahildir. Bir kadın kuaföründe saçınızı boyatırsanız, boyama ücreti de vergilendirmeye dahildir.

Kısacası, anayasal kanunlar gereği 1 Kuruş'luk ürün dahi satılsa, o ürünün fişini/makbuzunu satıcı, alıcı olan size kesmek zorundadır ki devletten vergi kaçırılmasın. Fiş kesmeyen esnaftan/mağazadan yıllardır alış-veriş yapmamaya özen gösteriyorum. Eve ekmek alırken bile tanıdık mahalle fırınından değil, Bim ve A 101 gibi aldığınız her ürüne fiş kesen marketlerden alıyorum.
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.