Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir
15
Cevap
6883
Tıklama
0
Öne Çıkarma
Nier İnceleme
Etiket : #Vurgulu
Şehir : #İstanbul
L
16 yıl (10300 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

Açıklama: Onun kaderi, kanla yazıldı..

“Kar yağışı durmuyor. Babam bu aralıksız devam eden kar yağışı durana kadar, burada benimle birlikte kalacak. Kar yağışı durup, hava açıldığında ise babamın bir süre yanımdan ayrılması gerekiyor. Umarım bu kar yağışı hep devam eder, çünkü babamın yanımdan ayrılmasını hiç ama hiç istemiyorum."

Nier özellikle geçtiğimiz nesil konsollarda bir hayli aktiflik gösteren Cavia’nın son yapımı. Naruto, Death Note ve Dragon Ball gibi anime yapımlarının oyunları ile hatırlayacağımız firmanın geçtiğimiz nesildeki en bilinen oyunlarından birisi de Drekengard serisi idi. Bunun dışında Nintendo platformlarında da oyunlar çıkartan firmanın şüphesiz en başarılı oyunları ise on-rail türünde olan Resident Evil : Umbrella Chronicles ve Darkside Chronicles oluyor.
 
Firmanın yeni oyunu Nier ise Japonya özel bazı oyunları saymaz ise uluslar arası alanda ilk PS3 ve Xbox 360 deneyimleri oluyor.


''



Nier'in ilk duyurusu yapıldığında ve konusu hakkında ilk detaylar gelmeye başladığında Square Enix'ten farklı bir yapım geleceğini düşünmüştüm. Özellikle oyunun hikayesinden detaylar geldiğinde, içerdiği o bağlılık duygusu nedeni ile oyuna olan merakımda artış göstermişti. Bu merakım oyunun çıkış tarihi geldiğinde ve ilk oynadığımda ise malesef ortadan kalktı. Oyunun artılarını ve eksilerini tarmadan evvel, konu ve oynanışına geçelim.
 
Etraf bomboş, oldukça yüksek olan binalarda büyük bir sessizlik hakim. Bu sessizliği bozan tek şey ise narin bir öksürük sesi oluyor. Oyunda Nier adlı bir karakterin başından geçenlere şahit oluyoruz. Black Scrawl adlı bir virüsün, insanoğlunun hayatını harap ettiği bir dünyada başlayan oyunda kızı Yonah’ı koruyabilmek için herşeyi göze alabilecek olan Nier’in kızının da bu virüsten etkilendiğini az önce de bahsettiğim hastalık belirtileri nedeniyle anlıyoruz. Bembeyaz bir örtüye bürünen dünyada bu beyazlığı bozan bazı yaratıklar beliriyor ve ilk savaşımıza da böylece başlamış oluyoruz. İlk boss savaşımızı da geride bıraktıktan sonra oyunun Intro yani giriş kısmını da arkamızda bırakıyor ve oyunun asıl geçeceği dünyaya adımımızı atıyoruz. Bu intro kısmında ekran karardıktan sonraki 1312 yıl sonra ibaresi ise hikaye bakımından merakımızı tetikleyen etkenlerden birisi oluyor. Oyunun asıl geçtiği yere gelince ise bizi yemyeşil ve açık bir arazi bekliyor.

''



“Dünyamız ölüyor, sona hiç bu kadar yaklaşmamıştık. Ne olursa olsun, sonuna kadar Yonah için savaşmaya devam edeceğim.”

Nier aksiyon yapısı daha ağır basan fakat buna rağmen içerisinde RPG elementlerini de barındıran bir oyun. İlerleyiş için çizgisel bir oynanış yerine açık bir dünyada görev bazlı bir sistem seçilmiş. Gene de RPG’lerde olduğu gibi geniş bir seçenek yelpazesi beklemeyin. Bize bu genişlik sunulsa da aslında görevlerimiz gene çizgisel bir boyutta işliyor. Ana görevler dışında “Keçi eti topla, şurada ilaçlar var onları getir” gibi bazı yan görevler ile oynanış zenginleştirilmeye çalışılmış. Fakat birbirinin benzeri olan bu yan görevlerin pekte iç açıcı olduğunu malesef söyleyemeyeceğim. Yan görevler dışında balık tutma gibi bazı mini oyunlarda oyuna eklenmiş.

İncelemenin devamı için tıklayınız



DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.

Üye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.

Üye Ol Şimdi Değil