Gerek savunma, gerekse uzay sanayisinde yıllardır yeni nesil yakıtlar geliştirmek için yoğun çalışmalar yürütülüyor. Çünkü aynı hacimde daha fazla enerji taşıyabilen yakıtların büyük fark yaratacağı düşünülüyor. ABD merkezli CycloKinetics de buradan hareketle "superfuel" yani "süper yakıt" olarak nitelendirdiği yeni bir yakıt sınıfı geliştirdi. Şirketin paylaştığı bilgilere göre geliştirilen yeni yakıtlar, mevcut havacılık ve roket yakıtlarına kıyasla yüzde 32’ye kadar daha yüksek performans sunabiliyor.
Aslında daha yüksek enerji yoğunluğuna sahip yakıt fikri yeni değil. Özellikle roket teknolojilerinde hidrojen hâlâ en yüksek enerji yoğunluğuna sahip pratik yakıt olarak kabul ediliyor. Ancak sıvı hidrojen gibi kriyojenik yakıtların depolanması ve kullanımı oldukça zor olduğu için günlük kullanımda daha çok kerosen türevi yakıtlar tercih ediliyor. Bugün ticari uçaklardan savaş jetlerine kadar geniş bir yelpazede kullanılan Jet A, JP-8 veya RP-1 gibi yakıtlar da bu sınıfa giriyor. CycloKinetics ise bu yakıtların mevcut hidrokarbon yapılarını farklı şekilde düzenleyerek büyük fark yaratılabileceğini öne sürüyor.
Şirketin yaklaşımı, geleneksel doğrusal hidrokarbon molekülleri yerine halka şeklindeki “sikloparafinik” moleküler yapıları kullanmak üzerine kurulu. Bu sayede aynı hacim içine daha fazla karbon ve hidrojen atomu sığdırılabiliyor. Sonuç olarak da mevcut Jet A yakıtıyla aynı miktarda depolama alanında yüzde 32 daha fazla enerji tutulabildiği belirtiliyor. Bu da mevcut yakıtlarla 1500 deniz mili menzile ulaşabilen bir hava aracının, yeni yakıtla 1950 deniz milinin üzerine çıkabileceği anlamına geliyor.
Yeni Yakıt, Mevcut Motorlarda Değişiklik Yapmadan Kullanılabilir
CycloKinetics’in üzerinde durduğu önemli noktalardan biri de bu yakıtların “plug-in” yapısı; yani doğrudan mevcut sistemlere entegre edilebilir olmaları. Şirket, geliştirilen yakıtların mevcut motorlarda ya da hava araçlarında herhangi bir değişiklik gerektirmeden kullanılabileceğini söylüyor. Bu detay özellikle savunma sanayisi açısından kritik önem taşıyor. Çünkü yeni bir yakıt teknolojisinin benimsenmesindeki en büyük engellerden biri, mevcut altyapının tamamen değiştirilmesini gerektirmesi oluyor. CycloKinetics ise mevcut uçakların, insansız hava araçlarının ve füze sistemlerinin bu yakıtları doğrudan kullanabileceğini iddia ediyor.
Şirketin yayımladığı teknik dökümanlara göre yeni yakıtlar yalnızca daha yüksek enerji yoğunluğu sunmakla kalmıyor, aynı zamanda daha temiz yanma özelliklerine de sahip. Geleneksel yakıtlarda bulunan aromatik bileşikler ve sülfür gibi maddelerin kullanılmadığı belirtilirken, bu durumun motor içinde oluşan karbon birikimini de ciddi ölçüde azalttığı söyleniyor. Özellikle yüksek performanslı jet motorlarında zamanla oluşan karbon kalıntıları hem motor verimini düşürebiliyor hem de bakım maliyetlerini arttırabiliyor. CycloKinetics’in iddiasına göre yeni yakıtlar bu sorunu büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Diğer yandan, daha düşük kurum oluşumu kızılötesi izi azaltabileceği için askeri araçlarda gizlilik avantajı da sağlayabilir.
Yeni yakıtların dikkat çeken bir diğer özelliği ise yüksek termal kararlılık sunmaları. Şirkete göre bu yakıtlar yüksek sıcaklıklarda bozulmadan daha fazla ısı absorbe edebiliyor. Aynı zamanda düşük sıcaklıklarda da viskoz hâle gelmedikleri için özellikle yüksek irtifa uçuşlarında avantaj sağlıyorlar. Bu durum hem savaş uçakları hem de yüksek irtifada görev yapan keşif araçları açısından önemli olabilir.
CycloKinetics, Uçak ve Roketler İçin Üç Ayrı Yakıt Hazırlıyor
CycloKinetics şu anda üç farklı yakıt üzerinde çalışıyor. Bunlardan CycloJP; Jet A, JP-5, JP-8 ve JPTS gibi türbin motorlu hava araçlarında kullanılan mevcut yakıtların yerine geçmek üzere geliştiriliyor. CycloRP ise SpaceX’in Falcon 9 roketlerinde kullanılan RP-1 benzeri rafine kerosen yakıtlarının alternatifi olarak konumlandırılıyor. Şirketin üçüncü ürünü olan CK-10 ise özellikle seyir füzelerinde kullanılan JP-10 yakıtının yerine geçmeyi hedefliyor.
Şirketin mevcut üretim kapasitesinin yıllık 227 bin litre seviyesinde olduğu belirtiliyor. Ancak üretimin 2027’ye kadar ciddi ölçüde arttırılması planlanıyor. Yine de bu yakıtların özel fermantasyon ve katalitik süreçlerle üretiliyor olması, maliyetlerinin geleneksel yakıtlardan daha yüksek olacağı anlamına geliyor. Bu yüzden CycloKinetics’in şu an öncelikli olarak savunma sektörüne odaklandığı görülüyor. Çünkü askeri operasyonlarda menzil artışı, uzun görev süresi ya da daha ağır faydalı yük taşıma kapasitesi gibi avantajlar, çoğu zaman yakıt maliyetinin önüne geçebiliyor.
Güzel rakammış, ama denildiği gibi maliyeti ne alemde ona bakmak lazım.
Bu arada Boeing 777'den sonra 787'yi çıkardığında, eski uçağa göre yenilenen kompozit malzemeler, uçağın değiştirilen yapısı şu bu ve konulan yeni motor ile %20 küsür daha düşük yakıt tüketimi elde ediyordu uzun mesafeli uçuşlarda. Bu havayolu şirketleri için müthiş bir şey demekti. Ancak herhalde 777'ler daha ömrünü tamamlamadı ki THY ve birçok havayolu halen 777'leri kullanıyor, uzun rotalarda 777-ER'lere denk geliyorum hep. Gün içi 5-6 uçuş varsa 1 787, gerisi 777...
Aslında daha yüksek enerji yoğunluğuna sahip yakıt fikri yeni değil. Özellikle roket teknolojilerinde hidrojen hâlâ en yüksek enerji yoğunluğuna sahip pratik yakıt olarak kabul ediliyor. Ancak sıvı hidrojen gibi kriyojenik yakıtların depolanması ve kullanımı oldukça zor olduğu için günlük kullanımda daha çok kerosen türevi yakıtlar tercih ediliyor. Bugün ticari uçaklardan savaş jetlerine kadar geniş bir yelpazede kullanılan Jet A, JP-8 veya RP-1 gibi yakıtlar da bu sınıfa giriyor. CycloKinetics ise bu yakıtların mevcut hidrokarbon yapılarını farklı şekilde düzenleyerek büyük fark yaratılabileceğini öne sürüyor.
Şirketin yaklaşımı, geleneksel doğrusal hidrokarbon molekülleri yerine halka şeklindeki “sikloparafinik” moleküler yapıları kullanmak üzerine kurulu. Bu sayede aynı hacim içine daha fazla karbon ve hidrojen atomu sığdırılabiliyor. Sonuç olarak da mevcut Jet A yakıtıyla aynı miktarda depolama alanında yüzde 32 daha fazla enerji tutulabildiği belirtiliyor. Bu da mevcut yakıtlarla 1500 deniz mili menzile ulaşabilen bir hava aracının, yeni yakıtla 1950 deniz milinin üzerine çıkabileceği anlamına geliyor.
Yeni Yakıt, Mevcut Motorlarda Değişiklik Yapmadan Kullanılabilir
CycloKinetics’in üzerinde durduğu önemli noktalardan biri de bu yakıtların “plug-in” yapısı; yani doğrudan mevcut sistemlere entegre edilebilir olmaları. Şirket, geliştirilen yakıtların mevcut motorlarda ya da hava araçlarında herhangi bir değişiklik gerektirmeden kullanılabileceğini söylüyor. Bu detay özellikle savunma sanayisi açısından kritik önem taşıyor. Çünkü yeni bir yakıt teknolojisinin benimsenmesindeki en büyük engellerden biri, mevcut altyapının tamamen değiştirilmesini gerektirmesi oluyor. CycloKinetics ise mevcut uçakların, insansız hava araçlarının ve füze sistemlerinin bu yakıtları doğrudan kullanabileceğini iddia ediyor.
http://www.youtube.com/watch?v=gDIzXEB1UA8
Şirketin yayımladığı teknik dökümanlara göre yeni yakıtlar yalnızca daha yüksek enerji yoğunluğu sunmakla kalmıyor, aynı zamanda daha temiz yanma özelliklerine de sahip. Geleneksel yakıtlarda bulunan aromatik bileşikler ve sülfür gibi maddelerin kullanılmadığı belirtilirken, bu durumun motor içinde oluşan karbon birikimini de ciddi ölçüde azalttığı söyleniyor. Özellikle yüksek performanslı jet motorlarında zamanla oluşan karbon kalıntıları hem motor verimini düşürebiliyor hem de bakım maliyetlerini arttırabiliyor. CycloKinetics’in iddiasına göre yeni yakıtlar bu sorunu büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Diğer yandan, daha düşük kurum oluşumu kızılötesi izi azaltabileceği için askeri araçlarda gizlilik avantajı da sağlayabilir.
Ayrıca Bkz.ABD Donanması’ndan Çin hamlesi: 80’den fazla insansız savaş gemisi planı
Yeni yakıtların dikkat çeken bir diğer özelliği ise yüksek termal kararlılık sunmaları. Şirkete göre bu yakıtlar yüksek sıcaklıklarda bozulmadan daha fazla ısı absorbe edebiliyor. Aynı zamanda düşük sıcaklıklarda da viskoz hâle gelmedikleri için özellikle yüksek irtifa uçuşlarında avantaj sağlıyorlar. Bu durum hem savaş uçakları hem de yüksek irtifada görev yapan keşif araçları açısından önemli olabilir.
CycloKinetics, Uçak ve Roketler İçin Üç Ayrı Yakıt Hazırlıyor
CycloKinetics şu anda üç farklı yakıt üzerinde çalışıyor. Bunlardan CycloJP; Jet A, JP-5, JP-8 ve JPTS gibi türbin motorlu hava araçlarında kullanılan mevcut yakıtların yerine geçmek üzere geliştiriliyor. CycloRP ise SpaceX’in Falcon 9 roketlerinde kullanılan RP-1 benzeri rafine kerosen yakıtlarının alternatifi olarak konumlandırılıyor. Şirketin üçüncü ürünü olan CK-10 ise özellikle seyir füzelerinde kullanılan JP-10 yakıtının yerine geçmeyi hedefliyor.
Şirketin mevcut üretim kapasitesinin yıllık 227 bin litre seviyesinde olduğu belirtiliyor. Ancak üretimin 2027’ye kadar ciddi ölçüde arttırılması planlanıyor. Yine de bu yakıtların özel fermantasyon ve katalitik süreçlerle üretiliyor olması, maliyetlerinin geleneksel yakıtlardan daha yüksek olacağı anlamına geliyor. Bu yüzden CycloKinetics’in şu an öncelikli olarak savunma sektörüne odaklandığı görülüyor. Çünkü askeri operasyonlarda menzil artışı, uzun görev süresi ya da daha ağır faydalı yük taşıma kapasitesi gibi avantajlar, çoğu zaman yakıt maliyetinin önüne geçebiliyor.
Kaynak:https://newatlas.com/aircraft/superfuel-increase-aircraft-missile-performance/
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.
Haberi Portalda Gör