| < Resime gitmek için tıklayın > |
|
< Resime gitmek için tıklayın > Tarihini ve uğradığı kahpece ihanetleri unutan bir millet olduk, yazık... |
| Aynen katılıyorum hep kuyumuzu kazan İngilizleri pek sever olduk bütün isyanlarda ve işgaller de İngilizler var..Seydibeşir unuttuk, parasını ödediğimiz gemilerin teslim edilmeyişini u... |
|
Aynen katılıyorum hep kuyumuzu kazan İngilizleri pek sever olduk bütün isyanlarda ve işgaller de İngilizler var..Seydibeşir unuttuk, parasını ödediğimiz gemilerin teslim edilmeyişini unuttuk...biz parmak sallayan Yunanistan'a para kazandıralım diye hep ordayız mesela resmen kuyruğa girdik...darbeler i yaptıranları unuttuk, kırım harbini, 93 harbini Kafkas cephesini unuttuk Haçlı seferlerinde unuttuk ama İngilizlerle birlikte ayaklanan bir avuç haini hiç unutmadık yetinmedik o bir avuçla o bölgedeki tum Osmanlı vatandaşlarını hain ilan ettik...unuttuklarımızı biraz hatırlamakta fayda var... 1. İngiltere (Büyük Britanya) İngiltere, özellikle stratejik deniz yollarını ve Hindistan yolunu güvence altına almak için şu bölgeleri ele geçirmiştir: Mısır (1882): Süveyş Kanalı'nın kontrolü için fiilen işgal edildi. Kıbrıs (1878): Rusya'ya karşı yardım vaadiyle "üss" olarak alındı, sonra ilhak edildi. Filistin, Ürdün ve Irak (1918): I. Dünya Savaşı sonunda Mondros ve Sevr süreciyle işgal edildi (Mandater yönetim). Kuveyt ve Körfez Emirlikleri: Bu bölgeler 19. yüzyıl sonundan itibaren İngiliz korumasına girdi. 2. Fransa Fransa, özellikle Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz'deki hakimiyetini genişletmiştir: Cezayir (1830): Osmanlı'nın Kuzey Afrika'daki ilk büyük toprak kaybıdır. Tunus (1881): Fransa tarafından işgal edildi. Suriye ve Lübnan (1918): I. Dünya Savaşı sonrası Fransız mandasına girdi. Güneydoğu Anadolu (1919): Milli Mücadele döneminde Antep, Urfa, Maraş ve Hatay kısa süreliğine Fransızlarca işgal edildi. 3. İtalya Sömürge yarışına geç katılan İtalya, Osmanlı'nın Afrika'daki son topraklarına göz dikmiştir: Libya (Trablusgarp ve Bingazi - 1912): Trablusgarp Savaşı sonrası imzalanan Uşi Antlaşması ile alındı. On İki Ada (1912): Önce geçici olarak işgal edildi, sonra İtalya'ya bırakıldı. Antalya ve Çevresi (1919): I. Dünya Savaşı sonrası kısa süreliğine işgal edildi. 4. Rusya Rusya, yüzyıllar boyunca kuzeyden güneye doğru bir baskı kurmuştur: Kırım (1783): Rusya tarafından ilhak edildi. Kars, Ardahan, Batum (1878): "93 Harbi" sonrası Ruslara bırakıldı. Doğu Anadolu (1914-1917): I. Dünya Savaşı'nda Erzurum, Erzincan ve Trabzon'a kadar olan bölge işgal edildi (Bolşevik İhtilali ile çekildiler). 5. Avusturya-Macaristan Bosna-Hersek (1878/1908): 1878'de yönetimi devraldı, 1908'de ise resmen ilhak ettiğini açıkladı. 6. Balkan Devletleri (Yunanistan, Sırbistan, Bulgaristan, Karadağ) 1912-1913 Balkan Savaşları ile Osmanlı, Avrupa'daki topraklarının (Rumeli) neredeyse tamamını kaybetmiştir: Yunanistan: Selanik, Girit ve Ege Adaları'nı ele geçirdi. (1919'da İzmir ve çevresini de işgal etti). Bulgaristan: Batı Trakya ve Edirne hattına kadar olan bölgeleri aldı (Edirne sonradan geri alındı). Sırbistan ve Karadağ: Makedonya ve çevresindeki toprakları paylaştılar. 7. Mondros Sonrası İstanbul (Ortak İşgal) 13 Kasım 1918'de İstanbul, İngiliz, Fransız ve İtalyan ortak donanması ve askerleri tarafından fiilen, 1920'de ise resmen işgal edilmiştir. Osmanlı zor durumda olduğu halde bu iş için borç da almamıştır. 1. İslam Dünyasından Gelen Bağışlar Hicaz Demiryolu, dünya çapında bir bağış kampanyasıyla finanse edilmiştir. Sultan II. Abdülhamid, bu projeyi bir "İslam Birliği" (Pan-İslamizm) sembolü haline getirmiş ve şahsi servetinden 50.000 altın bağışlayarak kampanyayı başlatmıştır. Hindistan Müslümanları: En büyük dış destekçilerdir. İngiliz sömürgesinde yaşamalarına rağmen büyük paralar göndermişlerdir. Mısır, Fas, Tunus ve Cava: Müslüman halklar, kendi aralarında para toplayıp İstanbul'a yollamışlardır. Osmanlı Halkı: Memurlardan maaşlarının %10'u kesilmiş, zengininden yoksuluna herkes katkıda bulunmuştur. Hatta bağış yapanlara "Hicaz Demiryolu Madalyası" verilmiştir. 2. Yerli Vergiler ve Yeni Gelir Kalemleri Bağışlar yeterli olmayınca, devlet yaratıcı finansal çözümler üretmiştir: Kurban Derileri: Kurban Bayramı'nda toplanan derilerin satışı doğrudan bu projeye aktarılmıştır. Resmi Evrak Gelirleri: Mahkeme kağıtlarından pasaportlara, dilekçelerden vasiyetnamelere kadar birçok resmi evrak üzerine "Hicaz Demiryolu İanesi" damgaları vurulmuş ve buradan ek vergi alınmıştır. Tuz ve Maden Gelirleri: Bazı eyaletlerdeki tuz ve maden işletmelerinin gelirleri projeye tahsis edilmiştir. 3. Askeri İş Gücü (Maliyetten Tasarruf) Finansmanın bir kısmı, aslında harcanmayan paradan geliyordu. Projede yabancı mühendisler olsa da, iş gücünün çok büyük bir kısmı Osmanlı askerlerinden oluşuyordu. Binlerce asker, çöl sıcaklarında demir yolu döşemek için çalışmıştır. |
| Hem yolcu hem yük taşımacılığı için demir yolu önemli, Türkiye'de artması lazım. |
Yapılsa fena olmaz, zaten tarih tekerrürden ibarettir demiş atalarımız :) yavaş yavaş 1. dünya savaşındaki ortam da oluşuyor, sağolsun başımızda da ulu hakanımızın zihniyeti/perspektifi var -her ne kadar (gerçek Abdulhamit)torunu salça işine girmişse de-, geriye Almanya'nın topa girmesi kalıyor...
Ek not: Şu zamanda havayolu varken demir yolu ile hacca gitmek de biraz nostaljik bile olmaz bildiğin fantastik olur, bunun bi adım ötesi, kervan olayını yeniden canlandırmak :) < Resime gitmek için tıklayın > |
| Hem yolcu hem yük taşımacılığı için demir yolu önemli, Türkiye'de artması lazım. |
|
< Resime gitmek için tıklayın > Tarihini ve uğradığı kahpece ihanetleri unutan bir millet olduk, yazık... |
| Tur şirketlerine bile kalsa, kullanılır. Vize derdi de yok. |
| istanbul'dan gemiye yükleyip yollamak varken ortadoğuda canı sıkılan kim varsa kolayca sabote edebileceği bilmem kaç bin km demiryolunu döşeme fikri de bizimkilerden çıkardı zaten. |
|
Aynen katılıyorum hep kuyumuzu kazan İngilizleri pek sever olduk bütün isyanlarda ve işgaller de İngilizler var..Seydibeşir unuttuk, parasını ödediğimiz gemilerin teslim edilmeyişini unuttuk...biz parmak sallayan Yunanistan'a para kazandıralım diye hep ordayız mesela resmen kuyruğa girdik...darbeler i yaptıranları unuttuk, kırım harbini, 93 harbini Kafkas cephesini unuttuk Haçlı seferlerinde unuttuk ama İngilizlerle birlikte ayaklanan bir avuç haini hiç unutmadık yetinmedik o bir avuçla o bölgedeki tum Osmanlı vatandaşlarını hain ilan ettik...unuttuklarımızı biraz hatırlamakta fayda var... 1. İngiltere (Büyük Britanya) İngiltere, özellikle stratejik deniz yollarını ve Hindistan yolunu güvence altına almak için şu bölgeleri ele geçirmiştir: Mısır (1882): Süveyş Kanalı'nın kontrolü için fiilen işgal edildi. Kıbrıs (1878): Rusya'ya karşı yardım vaadiyle "üss" olarak alındı, sonra ilhak edildi. Filistin, Ürdün ve Irak (1918): I. Dünya Savaşı sonunda Mondros ve Sevr süreciyle işgal edildi (Mandater yönetim). Kuveyt ve Körfez Emirlikleri: Bu bölgeler 19. yüzyıl sonundan itibaren İngiliz korumasına girdi. 2. Fransa Fransa, özellikle Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz'deki hakimiyetini genişletmiştir: Cezayir (1830): Osmanlı'nın Kuzey Afrika'daki ilk büyük toprak kaybıdır. Tunus (1881): Fransa tarafından işgal edildi. Suriye ve Lübnan (1918): I. Dünya Savaşı sonrası Fransız mandasına girdi. Güneydoğu Anadolu (1919): Milli Mücadele döneminde Antep, Urfa, Maraş ve Hatay kısa süreliğine Fransızlarca işgal edildi. 3. İtalya Sömürge yarışına geç katılan İtalya, Osmanlı'nın Afrika'daki son topraklarına göz dikmiştir: Libya (Trablusgarp ve Bingazi - 1912): Trablusgarp Savaşı sonrası imzalanan Uşi Antlaşması ile alındı. On İki Ada (1912): Önce geçici olarak işgal edildi, sonra İtalya'ya bırakıldı. Antalya ve Çevresi (1919): I. Dünya Savaşı sonrası kısa süreliğine işgal edildi. 4. Rusya Rusya, yüzyıllar boyunca kuzeyden güneye doğru bir baskı kurmuştur: Kırım (1783): Rusya tarafından ilhak edildi. Kars, Ardahan, Batum (1878): "93 Harbi" sonrası Ruslara bırakıldı. Doğu Anadolu (1914-1917): I. Dünya Savaşı'nda Erzurum, Erzincan ve Trabzon'a kadar olan bölge işgal edildi (Bolşevik İhtilali ile çekildiler). 5. Avusturya-Macaristan Bosna-Hersek (1878/1908): 1878'de yönetimi devraldı, 1908'de ise resmen ilhak ettiğini açıkladı. 6. Balkan Devletleri (Yunanistan, Sırbistan, Bulgaristan, Karadağ) 1912-1913 Balkan Savaşları ile Osmanlı, Avrupa'daki topraklarının (Rumeli) neredeyse tamamını kaybetmiştir: Yunanistan: Selanik, Girit ve Ege Adaları'nı ele geçirdi. (1919'da İzmir ve çevresini de işgal etti). Bulgaristan: Batı Trakya ve Edirne hattına kadar olan bölgeleri aldı (Edirne sonradan geri alındı). Sırbistan ve Karadağ: Makedonya ve çevresindeki toprakları paylaştılar. 7. Mondros Sonrası İstanbul (Ortak İşgal) 13 Kasım 1918'de İstanbul, İngiliz, Fransız ve İtalyan ortak donanması ve askerleri tarafından fiilen, 1920'de ise resmen işgal edilmiştir. Osmanlı zor durumda olduğu halde bu iş için borç da almamıştır. 1. İslam Dünyasından Gelen Bağışlar Hicaz Demiryolu, dünya çapında bir bağış kampanyasıyla finanse edilmiştir. Sultan II. Abdülhamid, bu projeyi bir "İslam Birliği" (Pan-İslamizm) sembolü haline getirmiş ve şahsi servetinden 50.000 altın bağışlayarak kampanyayı başlatmıştır. Hindistan Müslümanları: En büyük dış destekçilerdir. İngiliz sömürgesinde yaşamalarına rağmen büyük paralar göndermişlerdir. Mısır, Fas, Tunus ve Cava: Müslüman halklar, kendi aralarında para toplayıp İstanbul'a yollamışlardır. Osmanlı Halkı: Memurlardan maaşlarının %10'u kesilmiş, zengininden yoksuluna herkes katkıda bulunmuştur. Hatta bağış yapanlara "Hicaz Demiryolu Madalyası" verilmiştir. 2. Yerli Vergiler ve Yeni Gelir Kalemleri Bağışlar yeterli olmayınca, devlet yaratıcı finansal çözümler üretmiştir: Kurban Derileri: Kurban Bayramı'nda toplanan derilerin satışı doğrudan bu projeye aktarılmıştır. Resmi Evrak Gelirleri: Mahkeme kağıtlarından pasaportlara, dilekçelerden vasiyetnamelere kadar birçok resmi evrak üzerine "Hicaz Demiryolu İanesi" damgaları vurulmuş ve buradan ek vergi alınmıştır. Tuz ve Maden Gelirleri: Bazı eyaletlerdeki tuz ve maden işletmelerinin gelirleri projeye tahsis edilmiştir. 3. Askeri İş Gücü (Maliyetten Tasarruf) Finansmanın bir kısmı, aslında harcanmayan paradan geliyordu. Projede yabancı mühendisler olsa da, iş gücünün çok büyük bir kısmı Osmanlı askerlerinden oluşuyordu. Binlerce asker, çöl sıcaklarında demir yolu döşemek için çalışmıştır. |
|
"bir avuç" dediği de hem o dönem hem de halen bölgedeki tüm vassalların/emirliklerin başlarılar hala ahahaha 😅 arap taraftarlığı yapacağım diye başka doğrular ile asıl doğruyu eğip bükmek adına nasıl da manipülasyon kastırıyoruz ama. 😏 MEH |
|
"Ancak hat, Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan saldırılar ve siyasi gelişmeler nedeniyle büyük ölçüde işlevini kaybetmişti." Bilmeyenler neden işlevini kaybettiğini bu yazıdan anlamayacaktır ama olayın aslını bilenler? Lütfen tarihimizde yaşadığımız dramları da başarılarımız gibi doğru yazınız. |
| Allah'a yakın olmak için ortadoğu bataklığından uzak olmak gerekiyor. Güney tarafımız heran karışabilir. O bölgeleri düzeltmek çok ama çok zor. Eline silah alan herkes isyan ediyor |
| KESİN YAŞANMIŞTIR...KENDİ KESESİNDEN ELLİBİN ALTIN EVET, KESEYE BAK BEEE... |
|
Yine ucuz ve yanıltıcı bir başlık. Başlığı okuyorsun başka habere tıklıyorsun başka. ''Çalışmalar tamamlandı'' ile ''fizibilite çalışmaları tamamlandı'' ifadeler tamamen bambaşka anlamlar taşıyan ifadeler. Yani tık haberciliği yapan ucuz, beş para etmez haber siteleri mantalitesinde iş yapmayı bırakın. Şu başlık yerine: ''Hazırlıklar yıl sonunda tamamlanacak.'' yazmak zor olmamalıydı. |
|
Bu mantıkla batı ile bizim ilişkileri tamamen kesmemiz gerekirdi. İran gibi içine kapalı bir ülke olalım. Araplar sırtımızdan hançerledi ise o hançeri başta İngilizler olmak üzere Avrupa ülkeleri verdi. Dahası neredeyse tüm Avrupa ülkeleri ile sayısız cephede savaştık ve toprak kaybettik. Herhâlde bize vuranlar kavruk tenli siyah saçlı değil de, beyaz tenli sarı saçlı olunca tatlı geliyor size. |
| Düyun-i umumiye diye bir şeyi atlamışsınız. Ayrıca borç alınmaması diye birşey yok. Borç almaya yine devam edilmiştir. Çünkü mali bakımdan çökmüş imparatorluk, tüm gelirlerini dış borçlar adına yabancı devletlerin kontrolüne vermiştir. |
| Peki savaş var o nasıl olaçak. |
| bana tatlı gelen yok da (söylemimde de olmadığı attığım her iki mesajımda da ayan beyan ortada) ar*plar mevzubahis olunca sizlerin pek bir mutmain olduğunuz her halinizden belli oluyor, kıymetlilerinize toz kondurmuyorsunuz inşallah maşallah. 😅🤣 |
Suudi Arabistan Ulaştırma Bakanı Salih el-Casir, Türkiye ile Ürdün ve Suriye üzerinden uzanacak demir yolu hattına ilişkin ortak fizibilite çalışmalarının yıl sonundan önce tamamlanmasının beklendiğini söyledi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Nisan ayının başında Ürdün’e yaptığı ziyarette proje hakkında önemli açıklamalarda bulunmuştu. Projenin ilk etapta Türkiye’yi Suriye ve Ürdün’e bağlayacağını sonrasında Suudi Arabistan ve Umman’a kadar uzanmasını planladıklarını ifade etti. Böylelikle Kızıldeniz’i Akdeniz’e ve Avrupa’ya demiryolu ile bağlamış olacaklarını belirtti.
Ayrıca Bkz.Havacılık devi Lufthansa, yakıt krizi nedeniyle 20 bin uçuşu iptal ediyor
Hicaz Demiryolu, 1900’lü yılların başında Sultan II. Abdülhamid döneminde yapımına başlanmış ve Şam’dan Medine’ye kadar uzanarak hac yolculuklarını kolaylaştırmayı amaçlamıştı.Demir yolu hattı aynı zamanda Osmanlı’nın bölgedeki lojistik ve askeri ulaşım kapasitesini artıran stratejik bir proje olarak öne çıkmıştı. Ancak hat, Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan saldırılar ve siyasi gelişmeler nedeniyle büyük ölçüde işlevini kaybetmişti.
Günümüzde gündeme gelen “modern” versiyon ise, tarihi hattın güzergah fikrini yeniden canlandırarak bölgesel ticaret altyapısını güçlendirmeyi hedefliyor. Orta Doğu ile Avrupa arasında alternatif bir lojistik koridor oluşturması planlanıyor.
Haberi Portalda Gör