|
Bir sahaf arkadaşımın lafı vardır: “Koleksiyonları babalar yapar, oğulları satar, torunları bir daha toplar” der. Lafın değişik versiyonları da var demek ki. Biz çizgi roman koleksiyoncuları biraraya gelince artık koleksiyonlarımızın biz öldükten sonra ne olacağını da tartışıyoruz. Kolay değil, her birimizin evlerinde binlerce (bazılarımızda onbinlerce sayı) koleksiyonlar mevcut. Çizgi romanseverler bir dernek kurdular. Müze yapmak gibi projeleri var konuşuyorlar... Plak koleksiyoncuları da ileride bu tür muhabbetlere maruz kalacaklardır. 1980’lerin başlarında Urfa’da tıfıl bir lise öğrencisiyken, İstanbul’un dönemin en iyi koleksiyoncularından ve bilim kurgu duayenlerinden Sn. Saadettin Topuzoğlu’yla yazıştım bir süre. Adamcağız hiç üşenmeden benim gibi bir çocuğa(o zamanlar 60’larında bir duayenmiş) 10-15 sayfalık içinde nefis bilgiler olan mektuplar döşeniyordu. 6 yazışma sonrasında mektuplar kesildi. Bir kaç kere daha yazdım, cevap alamadım. “Sıkıldı herhalde” dedim. Sonra, 1996’da yaşadığım Kocaeli’nden kalkıp arada bir gittiğim İstanbul’da, bilimkurguseverler grubuna katıldım. Onlardan Saadettin amcanın o tarihlerde vefat ettiğini öğrendim. Mektupları o nedenle kesilmişti. Üstadın cenazesine gitmişler, hoş olmayan şeyler görüp üzülmüş ve geri dönmüşler. Sonradan adamın koleksiyonları sahaf köşelerinde dağılmış vaziyette rastlanılmış arada bir... Uzun ve hüzünlü bir hikaye bu. Ben o mektupları atmadım. Hala durur bende onlarca sayfa. Bir çizgi roman forumunda bu muhabbeti yazdım. Bir gün Saadettin amcanın torunu yazdı bana. Dedesiyle güzel zamanlar geçirmiş, mektupları görmek istiyordu. “Elbette” dedim, atla gel Kocaeli’ne(otobüsle yaklaşık bir saat mesafe) “istediğin kadar bakabilirsin, evden dışarı çıkartmıyorum” diye yazdım, “fotokopi de yapabiliriz” dedim. Gelen cevap aynen şöyleydi: “Yok ben şimdi gelemem siz bana kopyalarını atıverin!” O kadar. “Bu çok sevgili toruna” cevap yazma gereği bile duymadım. Bir daha da yazmadı zaten. Diyeceğim o ki, elimizdeki koleksiyonlara kimlerin sahip çıkacağı belli olmuyor. Şimdiden düşünmekte yarar var. Ben plaklarımın kapaklarını sahaf titizliğinde elden geçirip yeni gibi yaparak tamir ediyorum (çocukluğumda matbaada çalışırdım alışkanlığımı kaybetmedim). İçini dışını selofanla kaplıyorum. Gıcır gıcır oluyor. Plak için antistatik naylonlu yeni iç zarflar kullanıyorum(45’likler de dahil). Hepsinin en dışına da bildiğimiz şeffaf naylonları geçiriyorum. Böyece dört kat koruma altında hem toza hem fiziksel darbelere karşı korunaklı oluyor. Taşınmalarda bu çok önemli. Bir gün evimi taşırsam kolkesiyonlarımın eşyalardan ayrı taşınacağı kesin... Nerden açıldıydı bu muhabbet yahu?.. Hah plak fiyatlarından. Ama koleksiyon saklama muhabbeti daha çekici. Fiyatlar dana sonra... Selamlar |
|
Plak olsun cd olsun kaset olsun bu ayrima illa ki geliniyor. muzik dinlemek vs koleksiyonerlik. ikisi birbirini tetikleyen seyler bence, ikisini de tu kaka yapmanin alemi yok. sadece kapaklarina hayran oldugum icin aldigim plaklar da var, oum kalthoum plaklarini toplayabilmek icin beyrut'a gitmisligim de. sarmal ve icice bir durum. evet spotify ben de kullaniyorum ve "dijital muzik cok kotu" diyenleri de anlamiyorum. muzige nereden ulastiginin ne onemi var ki? ha su da bi gercek plak bi baska yahu ahahah (evet tarafli oldu bu ama plagin formu, ritueli muzikle ve sanatciyla daha farkli bi bag kurmami sagliyor). gelmisken tekrar bi plak birakayim bari, record store day icin limitli baski ve sinirli olarak basilmis (normal siyah baskisi da var ve daha ucuz bu arada) . Tantana Records'tan cikma. Ayyuka'dan bildigimiz Ozgur Yilmaz'in ikinci solo albumu. (ilki shalgam records'tan cikmisti) < Resime gitmek için tıklayın > |
|
Altın gün plak baktım göremedim.Video larını siz söyleyince seyrettim,dinledim.Çok hoşuma gitti.Ama bulamadım plağı. EDİT : Opus'a mail attım,sağolsunlar 1 dakikada geri döndüler,velhasıl Albüm yakında Opus'ta önsiparişe konulacakmış.Bilginize. |
|
Youtube'daki canlı performansları albüm kaydından daha güzel geldi bana. Keşke o kaydı plağa atsalarmış dedim |
Bu arada canli kayitlari gercekten guzel. Ilerde live sessions seklinde bi plak cikarirlarsa guzel olur :) |
|
Barış Manço, Golden Rollers isimli bir plak Türkiye ve Avrupa’da satışa sunulmuş. İlk dönem çalışmalarından olması itibariyle çok farklı bir albüm ve haliyle ilgimi çekti. Kapak resmi ilk dönem 45’liklerden alınma bıyıksız, kısa saçlı gencecik bir Barış Manço. Kapak karton kalitesi fena değil. Jelatinli iç zarfı çok iyi. Bu çeşit iç zarf artık Türkiye’de ayrıca satılmıyor maalesef. Yerli yapım iç jelatinli zarflar var piyasada ama bunun yerini tutmaz. Neyse, kapakta az bir miktar bilgi var. Barış Manço’nun 1965 yılında Paris’te arkadaşı Andre Soulac ile yaptığı çalışmaların kaydıymış. Zaten kaydı da Soulac’ın kişisel bantlarından master yapmışlar. Yine kapakta yazdığına göre bu parçalar daha önce hiç basılmamış. Bu güzel işi kimler yaptı diye merak ediyor insan tabii. Arka kapağın dibinde “Tunas Tunes” diye bir ticari isim yer alıyor, hiç duymamıştım. Yine arka kapağın alt tarafında katkıda bulunan ve mastering işlemini yapan kişilerin isimleri var. Başka da hiç bir bilgi yok. Barış Manço’nun diğer bilinmeyen şarkılarını da araştırdıklarını ayrıca yazmışlar. Plaktaki yedi parçanın biri türkçe, dördü ingilizce ve ikisi fransızca şarkılardan oluşuyor. Barış Manço’ya eşlik eden kişilerin isimlerinin bilinmediği zaten kapakta yazıyor. Sadece sözlerin Andre Soulac’a ait olduğunu biliyoruz. Türkçe olan Seher Vakti parçası için “demo” denilmiş, ne kasdedilmiş anlamadım. Plağın A yüzünün kaydı güzel. Valla ne diyeyim keyifle dinledim. Oldukça güzel bir stereo keyfi aldım gibi sanki. B yüzünün kaydı biraz daha “bulanık” ama yine de B yüzü de keyifle dinleniyor. Enerjik sesiyle gencecik bir Barış Manço insana tuhaf bir nostalji de yaşatıyor. Bu arada plak LP, ama 45 devirli. Yani şu Maxi 45’lik denilen türde bir albüm. Eğer yanlış bilmiyorsam yeni baskı plak döneminin yerli bir sanatçımıza ait ilk Maxi 45’lik plağı. Selamlar |
| Güzel bilgiler , teşekkürler ... |
| Merhaba.Sorabildiniz mi acaba ? :) |
|
Merhaba, o gün uğrayamadım işim çıkmıştı. Sonrasında da fırsat bulamadım |
| Doublemoon dan çıkan Taksim trio ve Sema Moritz in Echo plağı da 45 devir ve kayıtları ortalamanın üzerindedir. |
| Naçizane sevindirici bir haber aldım sizlerle de paylaşmak istedim. Sıkı dinleyicileri bilir ki Müslüm Gürses'in en iyi albümlerinden birisi Gitme albümü ve zamanında plak formatında çıkmadı piyasaya sadece kaset olarak çıktı. Yayın haklarını elinde bulunduran Esen Müzik'e sordum plak olarak yayınlayacak mısınız diye "Evet bütün albümlerini plak formatında yayınlayacağız." diye cevap verdiler. Yavuz Taner - Müslüm Gürses - Ali Tekintüre üçlüsünün şaheseri bu albüm. Her parça inanılmaz. Asıl soru şu ki kayıtların kalitesi ne durumda olacak? Bekleyip göreceğiz. |
| Esen müzikte DDA olarak basıyor. Müslüm'ün Bir de benden dinleyin plağını aldım. Vokaller iyi, enstruman lar da biraz yavanlık var, arka plandaki sazlar net ayrışmıyor, yine de keyifle dinledim. Belirttiğiniz gibi bu çalışmasında da her bir şarkı hit olmuştu zamanında. Gitme ve Güldür yüzümü plak formatında çıkarsa almak isterim doğrusu . |
Selamlar |
| Ben de dün Erkin Koray-Arap Saçı plağını aldım. Sistemim çok iyi değil ama ben plağın kaydını beğendim tavsiye ederim. 2 LP Pharaway basımı. Tek kötü yanı kapak keşke ikili olsaymış. Onun haricinde arşivime kattığıma sevindiğim bir plak oldu. |
| 20 Yılın En İyi 45'liği (DOUBLE-LP) bu plak elinde olan varmı acaba.Nasıl kaydı bilen varmıdır.Gerçi gereksiz eklenmiş parçalarda var ama ( Bana göre tabi ) alsammı diye düşündümde. |
| Edip Akbayram Unutamadıklarım plağını alan var mı arkadaşlar, kayıt nasıl. Şarkılar baya seçme. |
Ossi Müzik 20 yılın en iyi 45'liği duble albümünü bir zamanlar... ve bir zamanlar 2 duble plaklarıyla sürdürüyor. Ben hepsini aldım. Sisteminiz iyiyse keyif alıyorsunuz. Dönem baskısı sıcaklığı yoksa da plak dinlediğinizi hissettirmeye yakın, iyi baskılar. O CD yavanlığını algılamadım pek. Ancak bu duble albümlerin tamamının zamanında CD olarak yayınlandığını(üstelik seri 12-13 CD'den oluşuyor) belirtmeliyim. Nereden master edildiğini düşünmek lazım! Bildiğiniz nispeten kaliteli yeni baskı işte fazla anlatmaya gerek yok! Kapak tasarımları biraz iskambil destesi fotoğrafı gibi olmuş, daha iyi olabilirdi. Ama kalite olarak iyi. Ben olsam şarkılar için bir kitapçık hazırlayıp koyardım içine. Fontlar küçük olduğu için plak bilgilerini okumak gözleri yoruyor Bir de Şimdi 90'lar var, ki o duble plağı asla ve asla tavsiye etmiyorum. Yukarılarda yazmıştım. Seyyal Taner-Şiirimin Dili hariç şarkıların tamamı yeni yorumlar ve insanda müthiş bir hayal kırıklığı ve sinir hali oluşturuyor. İlk yorumlara takık olanlara sakın yaklaşmayın derim ben. Ancak mesele başka. 45'likler ve bir zamanlar serilerindeki 70'lerin ve bir kısım 80'lerin 45'lik plakları çok seçmece pop müzik şarkıları. Dönemin insanları fantastik dünyalarda yaşatan, her biri müthiş şarkılar. Bu plakların dönem baskılarını tek tek toplamaya kalkarsanız oldukça sağlam bir bedel ödemeniz gerekir, ki bazılarını bulmanız da çok zor zaten. Mesela Meral-Zühal Param Yok Pulum Yok. (Bulursanız) size en az 350-400 kağıttan kapı açarlar. Bu parça plaklardaki 20 parçadan sadece bir tanesi. Plaklardaki 45'liklerin en az dörtte üçü bende dönem baskısı olarak bulunmasına rağmen bu derlemeleri de aldım-şimdi 90'lar hariç- pişman olmadım. Selamlar |
Bende bu plak var. Bir önceki mesajımdaki 45'likler için yazdıklarımın aynısını bu plak için de yineleyebilirim. Dönem baskılarına bedelini ödeyip yaklaşamıyorsanız bu plak iyi bir seçenek olabilir. Selamlar |
![]() Özür Çok güzel yazmışsınız.Şimdi okuma fırsatım oldu. Aslında ayrı bir konuda bayağı bir tartışılsın isterdim bu tür şeyler. |
Bu mesajda bahsedilenler: @simsek07