| Hocam aslında yazdıklarınızın bir kısmı benimde başıma geldi. Bu karamazov kardeşleri okuyan hemen hemem herkesin başına gelmiştir diye düşunüyorum. Dostoyevski insanda akıl tutulmasına sebe... |
|
Hocam aslında yazdıklarınızın bir kısmı benimde başıma geldi. Bu karamazov kardeşleri okuyan hemen hemem herkesin başına gelmiştir diye düşunüyorum. Dostoyevski insanda akıl tutulmasına sebep oluyor desem yeridir. Dediğiniz gibi kitabın belkide anlaşılması en zor kısmı büyük engizisyoncu kısmıdır. Yazılan şeylerdeki mesajı görmek , anlamak zor iş. Açıkçası o kısmı okurken bende zorlanmıştım. Ama ondan önceki ve sonraki bölümlerde benim kitaptan etkilenmemi sağlayan şeylerin en başında kitapta önce niteliksiz gibi gözüken karakterlerin hikayede çok önemli roller üstlenmesi geliyor. Spoiler olmasın diye fazla detaya girmiyorum ama bu mevcut. Yan hikaye diyebileceğimiz ilyuşeçkanın kısımlarını düşünün. Aleksey bu çocuğu nasıl buluyor? Sonra bu çocuğa neden yardım ediyor? Bu hikayenin ilerisinde ne olacak? İlyuşayı taşlayan çocuklardan daha sonra sayfalarca hikaye cıkıyor. Yani yazarın dünyasında her karakter yaşıyor. Bu ilyuşeçka hikayesinde Dimitri ve Katerina bile ucundan gözüküyor. Bu bence hayranlık duyulacak bir şey. İkinci sevme nedenim ise karakter analizleri. Yazar karakterleri o kadar iyi analiz ediyorki, adamın içini dışını rahatlıkla anlayabiliyorsun. Mesela Dimitrinin aslında kötü biri olmadığı sadece başıboş olduğu bize bence çok iyi aktarılıyor. Üçüncü sevme sebebim ise anlatımda verilen mesajlar. İlk kısımlarda din ve inanç sistemiyle ilgili eleştiriler Alyoşa-İvan inanç çatışması gibi örnekler var. Ama kitabın seyrinin değiştiği yere kadar ben bu inanç, din vs. üzerine yapılan felsefeden fazla hoşlanmadım. Tamamen kişisel düşüncem sizin gibi bende zorlandım ve açıkçası sıkıcı geldi. Ama daha sonra verilen mesajlar beni etkilemeyi başardı. Özellikle mahkeme kısımlarında avukat Fetükoviç'in konuşması bence çok iyiydi. Aynı zamanda alttan alta adalet sisteminin nekadar yüzeysel olduğu meseleside dönemin mahkemelerine yapılan bir göndermeydi. |
| Çok güzel kitap ama kitap okuma alışkanlığı olmayan bir insana bunu okutsam ya da hiç dostoyevski gibi anlaması zor bir yazarın kitabını okumamış bir insana okutsam ilk 50-100 sayfadan sonra bu ne yav diyip bırakır.Çok ağır bir kitap hem fiziksel hem de konu bakımından |
|
Kendimce soruna içtenlikle cevap verdim. Söylediklerim genele hitaben olsa da genede araya zevkler girebilir. Bu yüzden sen de roman araştırırken benim dediklerimi misal simyacıyı sevmeyebilirsin, o zaman aynı seviyede başka romanlara yönelmeye bak. Bu ders çalışmak gibi zor bir eylem değil. Düzenli okuduğunda bir yılda çok yol katedebilirsin bence. @Cooperlol Bu konuda size katılıyorum. Kitabı okumak için iyi bir altyapı gerekiyor. Aynı zamanda rus edebiyatının ağdalı dili ve isim karmaşası tanınmalı. Yazarı tanımakta ayrı bir zevk verir. Kitap aralarda konudan çok uzaklaşıp sadece karakter tanıtımına, maneviyata yer veriyor. Felsefi kısımlarla bölüm bölüm mevcut olaylara gönderme yapıyor. Her ne kadar yazar bunu başarılı birr örgüyle hikayeye bağlasa da okuyucu olarak o kısımlarda sıkılmıyor değiliz. Yani kitap aslında amaçladığı işi çok iyi yapıyor. Ama kitabı okuyanın bu amaçlanılan şeyi anlayabilecek kadar okuma seviyesine ulaşması lazım |
Hocam ben sürekli kitap okuyan biriyim ama engizisyoncu bölümünü 2 günde bitirdim.1 sayfayı 5 kere okuduğum yerler oldu cidden bazen anlaması çok zor olan yerler vardı.Zatrn ilk 400 sayfa güzel olsa da yine çok zor okunuyor olaylar ağır ilerlediği için ama özellikle son 300-400 sayfa muhteşem |
| Katılıyorum. Özellikle büyük engizisyoncu kısmını beğenmiştim. Ancak kitabı tamamıyla anladığımı düşünmüyorum. En azından bir defa daha okuyacağım. |
|
Sırf Büyük Engizisyoncu bölümü için bile sayfalarca yazı yazılabilir. Gerçekten harika bir kitap |
| Suç ve cezayı okuyup yazara ara vermiştim ama sırada ki okuyacağım kitabı bu. Acaba ciltli mi okumalı yoksa iş bankası mı? Siz hangisini okudunuz acaba? Ciltli okuyan varmıştır? |
|
@ Cooperlol Hocam dediğiniz şeyler benimde başıma geldi. Özelikle büyük engizisyoncu kısmında kendimi anlamaya zorlayarak okudum kitabı. Ara ara şurada ne olmuştu burada ne olmuştu diye sayfalarda geriye gidip baktığım oldu. Fakat malum olaydan sonra kitap anında akıcılaştı bende o zaman rahatladím ve hiç geriye dönmedim. Aslında bu kitabı yukarıdaki arkadaşın dediği gibi gerçekten anlamak isteyen biri, iki defa okumalı. İkinci okumasında "Büyük Engizisyoncu" gibi bölümlerde yazarın neyi eleştirdiğine dikkat etmeli. Çünkü hikaye basit bir aile dramı gibi gözüksede alt yapıda çoğu şeye eleştiri var. @Tuz Kral Hocam ben iş bankası yayınları Nihal Yalaza Taluy'un çevirdiği baskıyı okudum. Ciltli değil karton kapaktı. 16tl gibi bir ücrete kitapyurdundan aldım. Yatarak bile okunuyor şahsen ayaklarımı uzatıp sırtımı duvara dayayarak okudum çoğu zaman. Kitap çok kalın olmasına rağmen karton kapaklar sayfaları taşıyor. En azından bende bir sıkıntı olmadı. |
| 100 küsür sayfa kadar okuyup bir ara okurum diye bırakmıştım okuduğum yere kadarda gelmekte epey zorlanmıştım. |
| Bilmeyenler için söylediğiniz şeyi açıklayabilir misiniz hocam? Forumda Kardeşler Karamazov adında kebap salonu açma projesi olan bir arkadaş mı vardı? |
|
aklıma bir an bu geldi :D Tost ve Ceza < Resime gitmek için tıklayın > |
Sadece ismiyle zaten 1-0 önde başlar. Birde konsepti tutturursa haberlere konu olacak iş olur ![]() @sutlusoda Buda efsaneymiş |
| Hocam ben de kitabı tam olarak konuyu açtığınız gün bitirdim. Baya kalın olmasını da göz önünde bulundurarak sindirebilmek için geniş bir zaman dilimine de yaydım okumamı. Ama yine de çekindiğim başıma geldi. Büyük engizisyoncu bölümünü kavrayamadım desem yerindedir. Okurken anlıyorum ama bunla amaçlanılan, yazara bunu yazdıran dürtüyü kavrayamıyorum. Tekrar tekrar okusam da farketmedi durum. Bir de zamana yaydığım ve olağan hayatta da hesaba katılmayan durumlardan dolayı aksaklıklar oluştu ve ilk sayfa ile son sayfanın bir araya gelmesi bir ayı buldu. Aynı şey Ecinniler`de de başıma geldi. Okuduktan sonra herhangi etkilenme duymadım. Günlük hayatta karşılaştığım birini roman katakterine ya da romanı okurkenki karakterleri kimseye benzetemedim, keza durum ve duyguları da. Sadece Staretz Zosima`nın felsefesi, dinlerin neredeyse geneline hakim olan öğütleri bu bulanıklığı araladı. Ama Oblomov için heralde sayfalarca şey yazabilirim. Karşılaştığım bazı insanları gerekse fiziksel gerekse tutumları bakımından o karakterlere benzetebilirim. Eksikliğim nerde acaba. ( Belki bu eksikliği biraz olsun anlarım diye internette üç beş arama yaptım. Cemal Süreya ile ilgili bir yazıda kendisini Cemal Süreya yapan bir etkenin de Karamzov Kardeşler`i okuması olduğunu, bu kitabın hayatının büyük bölümünü etkisi altında bıraktığını okudum ve sonra da kendimin yaşadığı kayıtsızlığa daha da hayıflandım.) |
|
Hocam aslında yazdıklarınızın bir kısmı benimde başıma geldi. Bu karamazov kardeşleri okuyan hemen hemem herkesin başına gelmiştir diye düşunüyorum. Dostoyevski insanda akıl tutulmasına sebep oluyor desem yeridir. Dediğiniz gibi kitabın belkide anlaşılması en zor kısmı büyük engizisyoncu kısmıdır. Yazılan şeylerdeki mesajı görmek , anlamak zor iş. Açıkçası o kısmı okurken bende zorlanmıştım. Ama ondan önceki ve sonraki bölümlerde benim kitaptan etkilenmemi sağlayan şeylerin en başında kitapta önce niteliksiz gibi gözüken karakterlerin hikayede çok önemli roller üstlenmesi geliyor. Spoiler olmasın diye fazla detaya girmiyorum ama bu mevcut. Yan hikaye diyebileceğimiz ilyuşeçkanın kısımlarını düşünün. Aleksey bu çocuğu nasıl buluyor? Sonra bu çocuğa neden yardım ediyor? Bu hikayenin ilerisinde ne olacak? İlyuşayı taşlayan çocuklardan daha sonra sayfalarca hikaye cıkıyor. Yani yazarın dünyasında her karakter yaşıyor. Bu ilyuşeçka hikayesinde Dimitri ve Katerina bile ucundan gözüküyor. Bu bence hayranlık duyulacak bir şey. İkinci sevme nedenim ise karakter analizleri. Yazar karakterleri o kadar iyi analiz ediyorki, adamın içini dışını rahatlıkla anlayabiliyorsun. Mesela Dimitrinin aslında kötü biri olmadığı sadece başıboş olduğu bize bence çok iyi aktarılıyor. Üçüncü sevme sebebim ise anlatımda verilen mesajlar. İlk kısımlarda din ve inanç sistemiyle ilgili eleştiriler Alyoşa-İvan inanç çatışması gibi örnekler var. Ama kitabın seyrinin değiştiği yere kadar ben bu inanç, din vs. üzerine yapılan felsefeden fazla hoşlanmadım. Tamamen kişisel düşüncem sizin gibi bende zorlandım ve açıkçası sıkıcı geldi. Ama daha sonra verilen mesajlar beni etkilemeyi başardı. Özellikle mahkeme kısımlarında avukat Fetükoviç'in konuşması bence çok iyiydi. Aynı zamanda alttan alta adalet sisteminin nekadar yüzeysel olduğu meseleside dönemin mahkemelerine yapılan bir göndermeydi. |
| eskiden yarıda bırakmıştım. bu aralar da kendini bilmez birisi tarafından ağır spoiler yedim kitapla ilgili hevesim kaçtı. tekrar okunulur mu bilmem |
|
Roman kahramanlarından ilkiyle gerçek hayatta karşılaşabildik her ne kadar bu da bir kitap sayfası olsa da. < Resime gitmek için tıklayın > |
|
Anton Chekhov veya Charles Dickens okudunuz mu? Bildiğim kadarı ile Dostoyevski Dickens'dan etkileniyor bayağı. |
| Yok hocam okumadım hiç. Önceliğimde bulunmadı hiç o isimler. Siz okudunuz mu? Önerir misiniz? |
|
http://okumaninsonunayolculuk.com/pdf/yazarak_okumak/inceleme/CHARLES_DICKENS.pdf Dickens üzerine güzel bir yazı Mister Pickwick’in Serüvenleri ile başlayıp devam edebilirsiniz zaten çok iyi bir çevirisi var |
Evet. Dickens için büyük umutlar;Pickwick Papers, David Copperfield ve Oliver Twist kitaplarını okuyabilirsiniz. Anton için Cherry Orchard uygundur. |
Karamazov Kardeşler de Dostoyevski insanlığın tüm özelliklerini bölmüş, her kardeşe pay etmiştir bana göre. Bir uçarı, bir oturaklı ve filozof , bir de dinine bağlı temiz kalpli bir kardeşin olmasını ben kendimce böyle yorumladım. Tabii sayfalar ilerledikçe karakterlerin iç buhranlarına, yaşam amaçlarına tanık oluyor buna göre karakter analizini yapabiliyoruz. Zaten bu kitabı bu kadar güzel yapan şey hikayesinden çok günlük hayattaki basit konuları felsefi bir biçimde ele almasıdır bana göre. Bu sırada kitapta da RUH BİLİMİ olarak geçen teknik kullanılır, karakterlerin dış özellikleri ve mekan tasvirleri kadar ruhsal özellikleri de yazarın kaleminden bize mükemmel şekilde ulaşır. Aynı zamanda dönemin Rusyasına, yeni neslin bozukluğuna, mevcut adalet sistemine sert eleştiriler getirir yazar. Karamazov kardeşler hakkında söylenecek çok söz var fakat şimdilik bununla yetiniyorum. Okumayan arkadaşlarıma tavsiyem ilk başladıklarında sıkılıp bırakmasınlar zira kitabın ilk 400-500 sayfası 2 günü ele almakta ve karakterlerin tanıtımı yapılmakta. Asıl olaylar son 500 sayfada kendini gösteriyor. O yüzden sabrederek, anlayarak okursanız bence bu eserden çok keyif alırsınız.
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.