Bırakın söylenmeyi, bu araçları gördüğüm anda sağından solundan rahatsız etmeyecek bir şekilde uzaklaşıyorum. Hiç gerek yok. O bir acemi. En ufak korna sesiyle bile kaldırıma çıkabilir. Anlayışınızı yitirmeyin. Dönüp dolaşıp size toslar.
Kör noktasında, arkasında ve önünde durmamaya çalışırım. Bu kadar ehliyetli aceminin olduğu yerde bir de onları gözüm görmesin diye basıp gidiyorum.
Edit: Diğer şehirlere bir şey diyemem ama İstanbul ehliyeti farklı olmalı 22-70 yaş aralığında verilmeli, kamera kayıtlı araçlarla 3 ay 90 saatten az olmamak kaydıyla eğitim verilmeli. Sadece Sinyal vermeyi değil güvenle şerit değiştirmeyi öğretmesi lazım sistemin.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Lagun@ -- 6 Ocak 2018; 9:29:9 >
Evimin çevresi trafik eğitim alanı. Ben alıştım yavaş gitmelerine bende bazen arkalarından sessiz sakin gidiyorum korna vs çalmak ayılıktan başka birşey değil.
Bence dikkat edilmesi gerekenler sürücü adayi yazili olan arabalar değil. O asamyi atlatmis ama hala sürücü adayi olanlar ornegin esim . Bizim arabada sürücü adayi yazmiyor ama kullanan sürücü adayi
Zamanında sinyal veren yok denecek kadar az. Millet dönüş yaparken sinyal veriyor. Zamanında sinyal verip, medeni şekilde yol verilmesini bekleyeni umursayan yok,
En sol seride geçip, elde telefon arkasına bakmayan çok,
Yeşil yanar yanmaz kornaya asılan hatta sarı da bunu yapmak sanki kural,
Yayaya yol verirsin isyan başlar
....
Gerginlik ve medeniyetsizlik heryerde olduğu gibi trafikte de kol geziyor.
Nazik sürücüye rastlayınca, piyango çıkmış gibi hissediyorum.
1 ay önce Narlıdere'den aldım bende ehliyetimi. İnanın saat ayarlamak onun suçu değil. Sürücü kursları haftalık takvimlerinde ilk kim gelirse onun istediği saatlere göre verip geri kalan kişileri düşünmüyorlar, "Sana 5 farklı saat kaldı bu hafta, seç birini" moduna giriyorlar. Ben de bu durumdan muzdarip olduğum için dersleri alırken hepsini sabah 9 da almak zorunda kaldım okuldaki derslerime zar zor yetişerek. Hocaların ve kursun pek umurunda olmuyor açıkçası eğer siz isminizi ilk yazdıranlardan değilseniz. Zaten öyle ürkek sürücülere de nasıl olsa alamaz gözüyle bakıyorlar. Ben çalışırken hiç sorun yaşamamıştım başka insanlar açısından. Sürücü kursu 3. vitesin ve 50'nin üzerine çıkmanıza zaten izin vermiyor. Arkamdan gelenlerin de boş yolda nasıl hissettiğini bildiğim için hep sağa kaçıyordum hafif rahat sollasınlar diye. Ama sınav günü bir geldi, Dokuz Eylül'e gelmeden olan 4 yol ağzındaki ışıklarda 1 kere stop ettirdim arkamdaki bütün arabalar hemen asıldı kornaya. Üstelik görüyorlar sınav aracı olduğunu, Allah'tan ehliyeti aldım da böyle streslere girmiyorum artık.
Sürücü adayları acemiyse genelde kurallara uyuyor bize aykırı olan bu. Normal bir insana göre kurallara uyarsanız sıkıntı yaşamazsınız. Fakat Türkiye’de tecrübe kazandığınız an kendi kurallarınızla oynamaya başladığınız an oluyor. Türkiye’yi gömmeye çalışmıyorum burda bende aynı yerde araç kullanıyorum ve inatla kurallara uyuyorum ama olmuyor abi, insanlar evlerine 4-5 dakika erken gidecek diye cana ve mala kast ediyor.
Örnek verelim:
Diyelim ki acemi sürücüsünüz, dikine kalın beyaz çizgiler görürsen ne düşünürsün? Yaya geçidi. Yaya geçidinde ne yapılır, yayalara yol verilir değil mi? Verilir.
Usta şöförsün dikine çizgiler gördün bu ne anlama geliyor? Bu çizgileri görünce hızlanacaksın gaza basacaksın yaya varsa selektör falan yapıp koşmasını sağlayacaksın.
Ben yaya geçidinde yol verdim diye adam ölüyordu az daha. Yanımdaki adam 100’le falan geçti yaya geçidinden.
Onu geçtim konuyu inceleyin, “Acemi sürücü, birden durur stop eder arkadan vurursun al başına belayı” şeklinde sitemler var. Oysa ki takip mesafesi diye bir kuralda var.
Demem o ki Türkiye’de sürücülük kurallara uymamayı ve Türklere göre esnetmeye başladığın zaman ustalaşmış bir yetenek oluyor.
Ben de rahatsız etmiyorum. Hatta sollarken yada yakınlarında bir yola dönecekken örnek olsun diye özellikle sinyal veriyorum. Gerçi normalde de sinyal veririm.
Ben araba sürmeyi kursa gitmeden önce öğrenmiştim. Hatta ehliyeti almaya arabayla gidiyodum hoca görse sen ne yapıyon ehliyetsiz trafiğe çıkıyon diyecek Sınavda da yabancılık çekmemiştim. Ehliyet alacaklara tavsiyem eşte dostta araba varsa pratik yapın mantığını çözün sonra kursa yazılın büyük faydası oluyor.
Sürücü kursları sınavlarında görev almış biri olarak biz kursiyeri heyecandırmamaya çalıştıkça bazı şöförlerin yaptıkları yenilir yutulur değil ara gaz verme el kol sallama küfür etme ne ararsan var dallamadan bol ne var ülkede koltuğa oturunca kendini kral koltuğuna oturmuş sanan bir sürü insan var malesef. Bunun yanında olumlu yaklaşan insanlarımız da var aile terbiyesi almış empati yeteneğini gelişmiş Adaya yol veren kızmayan öfkelenmeyen onun aday olduğunun farkında olan
Ehliyetimi alalı 1 ay olmadı, birçok acayip durum yaşadım, neden Türkiye'de trafik bu kadar sıkıntılı anlamama yetti.
Kırmızı ışıkta sarı yanar yanmaz kornaya abananlar (bazı adaylar korkudan stop ediyor, korna çalanı daha çok bekletiyor), dümdüz yolumdan giderken ters yöne girip üstüme süren kargo aracı, 15-20 metre ötesinde yaya geçidi varken istediği yerden karşıya geçen yayalar, sürücü kursu araçlarına ayrılmış park alanına park eden araçlar, seyyar satıcılar; park yasaklarına uymayanlar, araç trafik lambalarından tamamen bağımsız çalışan yaya lambaları, sinyal kolundan habersiz olanlar, sürücü adayı olmamıza takmadan slalom yapanlar, motorun bile giremeyeceği boşluğa girmeye çalışan toros ve tofaşçılar, say say bitmez.
Şoför olan çok akrabam da birçok kuralı bilmiyor, yanıp sönen kırmızı ışıkta mutlaka durup kontrol edildikten sonra geçilmesi gerektiği, takip mesafesi, ada içindeki araçlara yol vermek, Avrupa'ya bakıp özendiğimiz yayalara yol vermenin bizde de mecburi olması, yayaların ancak 100m mesafede yaya geçidi yoksa yoldan geçebilecekleri, bisikletlerin de yolu kullanma haklarının olması; bunun gibi kuralları söylesem de inandıramadım bazılarına :D
Hatta başka bir tanıdık kendinden emin bir şekilde otomatik sürebilmek için ayrı ehliyet alman lazım demişti .
Keşke herkes sizim ve yorum yazan diğer abilerim gibi anlayışlı olsa.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Infinitum -- 7 Ocak 2018; 1:52:59 >
Yağışlı havalarda nasıl kullanılır özellikle uyarmışlardı, hatta ben yağışlı havada girdim sınava.
Diğer kısımlar konusunda haklısınız, araca çarpmamak için ne yapılır yeterli bilgi almadık, uygulamada 30 km ile giderken ani fren yaptık bunun dışında teorik bilgiden başka bir şey yok. Evrak işlerini de 3-4 slaytta anlatıp geçmişlerdi.
Yağışlı havalarda nasıl kullanılır özellikle uyarmışlardı, hatta ben yağışlı havada girdim sınava.
Diğer kısımlar konusunda haklısınız, araca çarpmamak için ne yapılır yeterli bilgi almadık, uygulamada 30 km ile giderken ani fren yaptık bunun dışında teorik bilgiden başka bir şey yok. Evrak işlerini de 3-4 slaytta anlatıp geçmişlerdi.
Nerdeyse her şeyi tecrübe ederek öğreniyoruz malesef.Bende kış vakti almıştım.Hiç öyle uyarıda bulunmadılar.
Edit: Diğer şehirlere bir şey diyemem ama İstanbul ehliyeti farklı olmalı 22-70 yaş aralığında verilmeli, kamera kayıtlı araçlarla 3 ay 90 saatten az olmamak kaydıyla eğitim verilmeli. Sadece Sinyal vermeyi değil güvenle şerit değiştirmeyi öğretmesi lazım sistemin.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Lagun@ -- 6 Ocak 2018; 9:29:9 >
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Eğitim alanında kıçımıza yapışan "usta" şoförler sizin şanzımanınızı silkeyim emi.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Zamanında sinyal veren yok denecek kadar az. Millet dönüş yaparken sinyal veriyor. Zamanında sinyal verip, medeni şekilde yol verilmesini bekleyeni umursayan yok,
En sol seride geçip, elde telefon arkasına bakmayan çok,
Yeşil yanar yanmaz kornaya asılan hatta sarı da bunu yapmak sanki kural,
Yayaya yol verirsin isyan başlar
....
Gerginlik ve medeniyetsizlik heryerde olduğu gibi trafikte de kol geziyor.
Nazik sürücüye rastlayınca, piyango çıkmış gibi hissediyorum.
Not: Tecrübeli bir sürücüyüm.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bizim burada da yapiyorlar bu egitimi ve ozellikle is-okul gidis, donus saatlerini bekliyorlar sanki.
Once bos bir alanda araba nasil kaldirilir, nasil calistirilir vs. gibi temel seyleri ogretirsin, sonrasindan trafige sokarsin.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Ben direk kaçar giderim yanından.Ne o panik olsun ne de ben
Bu mesajda bahsedilenler: @bal974
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
Örnek verelim:
Diyelim ki acemi sürücüsünüz, dikine kalın beyaz çizgiler görürsen ne düşünürsün? Yaya geçidi. Yaya geçidinde ne yapılır, yayalara yol verilir değil mi? Verilir.
Usta şöförsün dikine çizgiler gördün bu ne anlama geliyor? Bu çizgileri görünce hızlanacaksın gaza basacaksın yaya varsa selektör falan yapıp koşmasını sağlayacaksın.
Ben yaya geçidinde yol verdim diye adam ölüyordu az daha. Yanımdaki adam 100’le falan geçti yaya geçidinden.
Onu geçtim konuyu inceleyin, “Acemi sürücü, birden durur stop eder arkadan vurursun al başına belayı” şeklinde sitemler var. Oysa ki takip mesafesi diye bir kuralda var.
Demem o ki Türkiye’de sürücülük kurallara uymamayı ve Türklere göre esnetmeye başladığın zaman ustalaşmış bir yetenek oluyor.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Hatta ehliyeti almaya arabayla gidiyodum hoca görse sen ne yapıyon ehliyetsiz trafiğe çıkıyon diyecek
Sınavda da yabancılık çekmemiştim.
Ehliyet alacaklara tavsiyem eşte dostta araba varsa pratik yapın mantığını çözün sonra kursa yazılın büyük faydası oluyor.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Kırmızı ışıkta sarı yanar yanmaz kornaya abananlar (bazı adaylar korkudan stop ediyor, korna çalanı daha çok bekletiyor), dümdüz yolumdan giderken ters yöne girip üstüme süren kargo aracı, 15-20 metre ötesinde yaya geçidi varken istediği yerden karşıya geçen yayalar, sürücü kursu araçlarına ayrılmış park alanına park eden araçlar, seyyar satıcılar; park yasaklarına uymayanlar, araç trafik lambalarından tamamen bağımsız çalışan yaya lambaları, sinyal kolundan habersiz olanlar, sürücü adayı olmamıza takmadan slalom yapanlar, motorun bile giremeyeceği boşluğa girmeye çalışan toros ve tofaşçılar, say say bitmez.
Şoför olan çok akrabam da birçok kuralı bilmiyor, yanıp sönen kırmızı ışıkta mutlaka durup kontrol edildikten sonra geçilmesi gerektiği, takip mesafesi, ada içindeki araçlara yol vermek, Avrupa'ya bakıp özendiğimiz yayalara yol vermenin bizde de mecburi olması, yayaların ancak 100m mesafede yaya geçidi yoksa yoldan geçebilecekleri, bisikletlerin de yolu kullanma haklarının olması; bunun gibi kuralları söylesem de inandıramadım bazılarına :D
Hatta başka bir tanıdık kendinden emin bir şekilde otomatik sürebilmek için ayrı ehliyet alman lazım demişti
Keşke herkes sizim ve yorum yazan diğer abilerim gibi anlayışlı olsa.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Infinitum -- 7 Ocak 2018; 1:52:59 >
Diğer kısımlar konusunda haklısınız, araca çarpmamak için ne yapılır yeterli bilgi almadık, uygulamada 30 km ile giderken ani fren yaptık bunun dışında teorik bilgiden başka bir şey yok. Evrak işlerini de 3-4 slaytta anlatıp geçmişlerdi.
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
Bu mesajda bahsedilenler: @Veysigz
Zaten ekstra bir özen göstermeye bile gerek yok aslında, takip mesafesine dikkat edilse + gereksiz korna/selektör kullanılmasa bile yeterli.
Nerdeyse her şeyi tecrübe ederek öğreniyoruz malesef.Bende kış vakti almıştım.Hiç öyle uyarıda bulunmadılar.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >