DonanımHaber Mini sürüm 2 Ocak 2026 tarihi itibariyle kullanımdan kalkacaktır. Bunun yerine daha hızlı bir deneyim için DH Android veya DH iOS uygulamalarını kullanabilirsiniz.
Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir, 1 mobil kullanıcı
38
Cevap
44090
Tıklama
0
Öne Çıkarma
İnsan öldükten sonra kısa süre daha görmeye devam edermi ?
T
17 yıl (54330 mesaj)
Yarbay

Kalp durduktan 5 sonra beyin hücrelerinin ölmesi başlar. Yani o 5 dakikada hala yaşıyorsun ve ruhun bedende. Dini kitaplarda hep bahsedilen ruhun ayaktan başlayıp gırtlağa kadar yavaşça çekilip alınması kan dolaşımının durması ve sonuçta kalbe en uzak bölgede ki hücrelerin önce ölmesidir.
Önce beyin değil en son beyin ölür. Çünkü vücuttaki kan dolaşımı acil durumlarda bütün damarların kasılarak beyne ve kalbe kanın öncelikli gitmesini sağlar. Kalp durur ama beyin sinirsel yolla periferik damarları kapatıp tüm dolaşımı üzerine alır. O yüzden kalbin durmasından 5 dakika sonra beyin ölmeye başlar. Beynin kan dolaşımını neticesinde ölmeye başlaması da bölgesel aşalar geçirir. Yani alt beyin tabaları korteksten daha evvel ölür. Çünkü alt beyin tabakaların Villis Poligoni denen özel damar ağının en son ulaştığı bölgelerdir. Bu durumda sen öldüğünü ve bunun yavaş bir süreç olduğunu hissedersin. Garip bir şekilde dünyevi ihtiyaçlardan arındığını anlarsın. Çünkü beyninin alt tabakaları yeme, içme gibi temel ihtiyaçları kontrol eder. Birçok rivayette bahsedilen tünelin sonunda ki ışık hüzmesi bu aşamada görülür. Çünkü kan dolaşımının durmasıyla diğer organlar gibi ölen gözlerin kararmıştır. Karanlığın içinde kaldığını anlarsın. İşte zifiri karanlıktan tünelin sonunda ki ışığı görme evresi, gözlerden sinirsel uyarı alamayan beynin 5 dakikalık ölüm sürecine girmeden evvel karanlığın içinde kalmasıdır. Daha sonra alt beyin tabakaları ölmeye başlayınca o ışığın zayıf bir halde parlak bir hale geldiğini anlaması ve en parlak olduğu zaman beynin korteks bölgesinin tamamen ölmesidir.


Bu mesaja 3 cevap geldi.
T
17 yıl (54330 mesaj)
Yarbay

Kalp krizi: Kalbin bir bölgesinin kan akışının bozulması veya durması sonucu oksijensiz kalmasıdır. Tıpta Miyarkard İnfarktüsü denilir. Bu ağrı olarak beyne iletilir. Yani kal krizinde kalp durmaz, kalbin bir bölgesi oksijensiz kaldığı için şiddetli ağrı hissedilir. Birçoğunun sandığı gibi kalp krizinde kal durmaz. Eğer zamanında müdahale edilmezse kalp durur.
Futbolcularda ve sporcularda görülen kalp krizi değil kalbin ani bir şekilde durmasıdır. Bunun çok nedeni var. Mesela aritmi bunlardan biridir. Aritmi kalp ritminin bozulmasıdır. Bu da kalbin kendi sinir iletim ağında olan sinirsel impulsların düzensiz gerçekleşmesiyle oluşur. Kalp krizi sonucu eğer zamanında müdahale edilmezse kalbin o bölgesi ölür. Yıllar sonra nasıl derinizde yaralanma sonucu kabuk oluşursa aynı şekilde ölen bu kalp hücreleri scar denilen bir çeşit yara kabuğu oluşturur. Küçük kalp krizleri kişi tarafından pek hissedilmezler. Çünkü etkilediği bölge küçüktür ve kalbin görevini pek etkilemez. Ama bu küçük kalp kirizleri sonucu ölen hücreler ve onların oluşturdukları scar doku yıllar sonra diğer kalp krizlerinin tetikleyicisi olur. Bu tıpkı 10 kiloluk ağırlığı kaldırdığınızda üzerine 50 gramlık sineğin konmasına benzer. Sizi o an için hiç etkilemez. Ama aynı hareketi yıllar boyu aralıksız yaparsanız bir müddet sonra o sineğin ağırlığını bile çekemezsiniz.
Beynin bir bölgesinin kan dolaşımının bozulması sonucu oksijensiz kalmasına inme denir. İnme beyinde gerçekleşirse daha ilginç sonuçlar doğurur. Çünkü etkilediği beyin bölgesi vücudun hangi işlevini kontrol ediyorsa o işlem ya çok azalır ya da yok olur. Mesela koku almadan sorumlu bölgede inme olursa kişi koku alamaz veya koku alma keskinliği azalır. Ama inme hareketi kontrol eden merkezde meydana gelirse kişi felç geçirir. Birçok inme kişiler tarafından hissedilmez. Çünkü bunlar etkiledikleri bölge açısından küçüktür ve hayatın olağan akışında hissedilmezler.
Ölen kalp ve beyin hücrelerinin yerlerine yenileri üretilmez. Bu yüzden derinizde oluşan yara bir müddet sonra iz bile bırakmadan yok olurken kalp ve beyinde oksijensiz kalması sonucu ölen hücrelerin oluşturduğu yaralar kişi ölünceye kadar orada kalır. Henüz ispat edilemedi ama bu yara dokuların salgıladıkları bir çeşit madde tekrar aynı ölüm olayının yaşanması ihtimalini arttırır. Bu yüzden kalp krizi geçirmiş kişilerin o kriz küçükte olsa tekrar kriz geçirme olasılığı yaşam tarzlarını değiştirseler bile yüksektir.
Şeker hastalarında kalp krizi ve inme riski yüksektir ve genelde bu şekilde erken ölürler. Çünkü kan dolaşımı bozulduğunda vücutta bunu ilk hisseden beyin ve kalptir. İnme ve kalp krizinin esas nedeni teknoloji ile birlikte hantallaşmamız ve yağlı yiyeceklerin tüketilmesidir. Artık insanoğlu öyle bir hale geldiki yedikleri onu zehirliyor.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
M
17 yıl (10135 mesaj)
Yarbay

Sağ ol...
Sanırım 44 yaş benim için tamam mı, devam mı sınavı olacak:)


Bu mesaja 2 cevap geldi.
A
9 yıl (1967 mesaj)
Binbaşı

faydalı konu



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >

T
17 yıl (6011 mesaj)
Binbaşı
Konu Sahibi

Diyelim biri kalp krizi geçirdi yığıldı yere kalbi durdu öldü , fakat aklıma geldi beyindemi iflas ediyor o saniye ? Adamın gözleri açık oluyor diyelim ama görüyor , Adam ölmüş fakat beyni olan şeyleri ona hissettiriyormu ? Şu an biraz saçma geldi aslında , Adam zaten ölmüş neyini hissedicek ruhu gitmiş içinden diyenleriniz olur fakat benim öğrenmek istediğim ölünce gerçekten tüm vücut ölüyormu ? Yani hayat ile bağlantısı tamamen kesiliyor mu ?

DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.

Üye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.

Üye Ol Şimdi Değil



R
17 yıl (4449 mesaj)
Binbaşı

Ölümden sonra sakalların biraz uzaması sanırsam bazı aktivitelerin devam ettiğine işaret ediyor.Ama bunlar yaşam belirtisi değil tabiki.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
M
17 yıl (10135 mesaj)
Yarbay

Ölümden sonra saç, sakal, tırnak uzaması diye bir olay yok, olan şey ise; derinin çekilmesiyle saç, sakal ve tırnakların köklerinin ortaya çıkarak daha uzun görünmelerini sağlamasıdır.
Fransızlar mı, bizim Osmanlılar mı yapıyordu hatırlamıyorum ama geçmişte kafası vurulan adamların kafaları hemen kızgın saclara bastırılırmış, ki kafadaki kan dışarı çıkmadan kafası vurulan kişi son saniyelerde olayı görebilsin, acı çeksin!

Beyine yeterli kan miktarı sağlandığı sürece kafanın vücuttan ayrılabileceğini ve yaşatılabileceğini düşünüyorum.
Kalp krizinde beyine kan gitmediği için önce beyin sonra vücud ölüyor.
Belki Hitler'in doktorları veya başka çatlak bilimadamları denemişlerdir.


Bu mesaja 2 cevap geldi.
S
17 yıl (4366 mesaj)
Yarbay

Ruhun vucudu terkedeceğini nerden çıkardınız.

Siz onu araba çarpması sonucu öldü olarak görebilirsiniz. Peki ya kendisine acaba araba çarptı mı? Bu yüzden henüz öleceğimizi bile söyleyemeyiz.

Zaman içersinde seçimlerimizin rolunu oynuyor olabiliriz. İntihar etmeye kalktığınızda başarılı olan ölür ve çevresi tarafından farkedilir, farklı zaman diliminde ruh başarısız olmuş olabilir. Kazalarda aynı şekildedir. Siz her zaman ayakta kalırsınız. Farkettiyseniz asla ölen olamıyorsunuz

Yaşlılık, bana kalırsa ayakta duran bedenin ölüm arayışıdır.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
T
17 yıl (6011 mesaj)
Binbaşı
Konu Sahibi

quote:

Orjinalden alıntı: TuVNeRa

Kalp durduktan 5 sonra beyin hücrelerinin ölmesi başlar. Yani o 5 dakikada hala yaşıyorsun ve ruhun bedende. Dini kitaplarda hep bahsedilen ruhun ayaktan başlayıp gırtlağa kadar yavaşça çekilip alınması kan dolaşımının durması ve sonuçta kalbe en uzak bölgede ki hücrelerin önce ölmesidir.
Önce beyin değil en son beyin ölür. Çünkü vücuttaki kan dolaşımı acil durumlarda bütün damarların kasılarak beyne ve kalbe kanın öncelikli gitmesini sağlar. Kalp durur ama beyin sinirsel yolla periferik damarları kapatıp tüm dolaşımı üzerine alır. O yüzden kalbin durmasından 5 dakika sonra beyin ölmeye başlar. Beynin kan dolaşımını neticesinde ölmeye başlaması da bölgesel aşalar geçirir. Yani alt beyin tabaları korteksten daha evvel ölür. Çünkü alt beyin tabakaların Villis Poligoni denen özel damar ağının en son ulaştığı bölgelerdir. Bu durumda sen öldüğünü ve bunun yavaş bir süreç olduğunu hissedersin. Garip bir şekilde dünyevi ihtiyaçlardan arındığını anlarsın. Çünkü beyninin alt tabakaları yeme, içme gibi temel ihtiyaçları kontrol eder. Birçok rivayette bahsedilen tünelin sonunda ki ışık hüzmesi bu aşamada görülür. Çünkü kan dolaşımının durmasıyla diğer organlar gibi ölen gözlerin kararmıştır. Karanlığın içinde kaldığını anlarsın. İşte zifiri karanlıktan tünelin sonunda ki ışığı görme evresi, gözlerden sinirsel uyarı alamayan beynin 5 dakikalık ölüm sürecine girmeden evvel karanlığın içinde kalmasıdır. Daha sonra alt beyin tabakaları ölmeye başlayınca o ışığın zayıf bir halde parlak bir hale geldiğini anlaması ve en parlak olduğu zaman beynin korteks bölgesinin tamamen ölmesidir.


Şu siyahla aldığım noktada ölüm anında kalbin kan pompalıyamadığı için gözün beyne sinyal gönderemediğini söylemişsin kan pompalama işleminin olmadığından dolayı , o zaman aynı şey kalp krizi geçiren hastada da görülmesi gerekmez mi ? Öyleyse kalp krizi geçiren kişi tamamen görmüyor , nefes alamıyor , duyamıyor , koku alamıyor , yeme içme gibi faaliyetler de yapamıyor, peki neden kalp krizi anında yanındaki kişinin kendisine aspirin çiğnetmesi gibi öneriler var ? Kalp kan pompalamayınca beyin sinyal almıyorsa kalp krizi anında aspirin nası çiğnenebilir ?



R
17 yıl (4449 mesaj)
Binbaşı

quote:

Orjinalden alıntı: TuVNeRa

Kalp durduktan 5 sonra beyin hücrelerinin ölmesi başlar. Yani o 5 dakikada hala yaşıyorsun ve ruhun bedende. Dini kitaplarda hep bahsedilen ruhun ayaktan başlayıp gırtlağa kadar yavaşça çekilip alınması kan dolaşımının durması ve sonuçta kalbe en uzak bölgede ki hücrelerin önce ölmesidir.
Önce beyin değil en son beyin ölür. Çünkü vücuttaki kan dolaşımı acil durumlarda bütün damarların kasılarak beyne ve kalbe kanın öncelikli gitmesini sağlar. Kalp durur ama beyin sinirsel yolla periferik damarları kapatıp tüm dolaşımı üzerine alır. O yüzden kalbin durmasından 5 dakika sonra beyin ölmeye başlar. Beynin kan dolaşımını neticesinde ölmeye başlaması da bölgesel aşalar geçirir. Yani alt beyin tabaları korteksten daha evvel ölür. Çünkü alt beyin tabakaların Villis Poligoni denen özel damar ağının en son ulaştığı bölgelerdir. Bu durumda sen öldüğünü ve bunun yavaş bir süreç olduğunu hissedersin. Garip bir şekilde dünyevi ihtiyaçlardan arındığını anlarsın. Çünkü beyninin alt tabakaları yeme, içme gibi temel ihtiyaçları kontrol eder. Birçok rivayette bahsedilen tünelin sonunda ki ışık hüzmesi bu aşamada görülür. Çünkü kan dolaşımının durmasıyla diğer organlar gibi ölen gözlerin kararmıştır. Karanlığın içinde kaldığını anlarsın. İşte zifiri karanlıktan tünelin sonunda ki ışığı görme evresi, gözlerden sinirsel uyarı alamayan beynin 5 dakikalık ölüm sürecine girmeden evvel karanlığın içinde kalmasıdır. Daha sonra alt beyin tabakaları ölmeye başlayınca o ışığın zayıf bir halde parlak bir hale geldiğini anlaması ve en parlak olduğu zaman beynin korteks bölgesinin tamamen ölmesidir.

Peki ama bunu yaşayıpta (kalp krizi geçirenler vs.) beyin fonksiyonlarında hayatına devam ederken sorun yaşamayanlar da var . Bu kısmı pek anlayamadım açıkcası. Eğer o hücreler ölüyorsa sakat kalmaları gerekir.Ölmeseler bile.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
T
17 yıl (6011 mesaj)
Binbaşı
Konu Sahibi

quote:

Orjinalden alıntı: Réplika


quote:

Orjinalden alıntı: TuVNeRa

Kalp durduktan 5 sonra beyin hücrelerinin ölmesi başlar. Yani o 5 dakikada hala yaşıyorsun ve ruhun bedende. Dini kitaplarda hep bahsedilen ruhun ayaktan başlayıp gırtlağa kadar yavaşça çekilip alınması kan dolaşımının durması ve sonuçta kalbe en uzak bölgede ki hücrelerin önce ölmesidir.
Önce beyin değil en son beyin ölür. Çünkü vücuttaki kan dolaşımı acil durumlarda bütün damarların kasılarak beyne ve kalbe kanın öncelikli gitmesini sağlar. Kalp durur ama beyin sinirsel yolla periferik damarları kapatıp tüm dolaşımı üzerine alır. O yüzden kalbin durmasından 5 dakika sonra beyin ölmeye başlar. Beynin kan dolaşımını neticesinde ölmeye başlaması da bölgesel aşalar geçirir. Yani alt beyin tabaları korteksten daha evvel ölür. Çünkü alt beyin tabakaların Villis Poligoni denen özel damar ağının en son ulaştığı bölgelerdir. Bu durumda sen öldüğünü ve bunun yavaş bir süreç olduğunu hissedersin. Garip bir şekilde dünyevi ihtiyaçlardan arındığını anlarsın. Çünkü beyninin alt tabakaları yeme, içme gibi temel ihtiyaçları kontrol eder. Birçok rivayette bahsedilen tünelin sonunda ki ışık hüzmesi bu aşamada görülür. Çünkü kan dolaşımının durmasıyla diğer organlar gibi ölen gözlerin kararmıştır. Karanlığın içinde kaldığını anlarsın. İşte zifiri karanlıktan tünelin sonunda ki ışığı görme evresi, gözlerden sinirsel uyarı alamayan beynin 5 dakikalık ölüm sürecine girmeden evvel karanlığın içinde kalmasıdır. Daha sonra alt beyin tabakaları ölmeye başlayınca o ışığın zayıf bir halde parlak bir hale geldiğini anlaması ve en parlak olduğu zaman beynin korteks bölgesinin tamamen ölmesidir.

Peki ama bunu yaşayıpta (kalp krizi geçirenler vs.) beyin fonksiyonlarında hayatına devam ederken sorun yaşamayanlar da var . Bu kısmı pek anlayamadım açıkcası. Eğer o hücreler ölüyorsa sakat kalmaları gerekir.Ölmeseler bile.




Ben araştırdım ve şöyle bişey var :

quote:

Kalp krizi geçirmiş kimselerde ölen dokunun yerine yenisi gelmez. İşlevsiz bir yara tabakası oluşur. Yani kalp krizinin verdiği hasar geridönüşü olmayan bir hasardır.

KAYNAK


İnsan kalp krizinden sonra bu şekilde yaşıyor yani , kalıcı hasarla birlikte ama hâla riskli olarak yaşıyor yukarıda belirtildiği gibi ...





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi The Beatles -- 7 Haziran 2009; 2:39:41 >
Bu mesaja 1 cevap geldi.
M
17 yıl (10135 mesaj)
Yarbay

quote:

Orjinalden alıntı: TuVNeRa

Kalp durduktan 5 sonra beyin hücrelerinin ölmesi başlar. Yani o 5 dakikada hala yaşıyorsun ve ruhun bedende. Dini kitaplarda hep bahsedilen ruhun ayaktan başlayıp gırtlağa kadar yavaşça çekilip alınması kan dolaşımının durması ve sonuçta kalbe en uzak bölgede ki hücrelerin önce ölmesidir.
Önce beyin değil en son beyin ölür. Çünkü vücuttaki kan dolaşımı acil durumlarda bütün damarların kasılarak beyne ve kalbe kanın öncelikli gitmesini sağlar. Kalp durur ama beyin sinirsel yolla periferik damarları kapatıp tüm dolaşımı üzerine alır. O yüzden kalbin durmasından 5 dakika sonra beyin ölmeye başlar. Beynin kan dolaşımını neticesinde ölmeye başlaması da bölgesel aşalar geçirir. Yani alt beyin tabaları korteksten daha evvel ölür. Çünkü alt beyin tabakaların Villis Poligoni denen özel damar ağının en son ulaştığı bölgelerdir. Bu durumda sen öldüğünü ve bunun yavaş bir süreç olduğunu hissedersin. Garip bir şekilde dünyevi ihtiyaçlardan arındığını anlarsın. Çünkü beyninin alt tabakaları yeme, içme gibi temel ihtiyaçları kontrol eder. Birçok rivayette bahsedilen tünelin sonunda ki ışık hüzmesi bu aşamada görülür. Çünkü kan dolaşımının durmasıyla diğer organlar gibi ölen gözlerin kararmıştır. Karanlığın içinde kaldığını anlarsın. İşte zifiri karanlıktan tünelin sonunda ki ışığı görme evresi, gözlerden sinirsel uyarı alamayan beynin 5 dakikalık ölüm sürecine girmeden evvel karanlığın içinde kalmasıdır. Daha sonra alt beyin tabakaları ölmeye başlayınca o ışığın zayıf bir halde parlak bir hale geldiğini anlaması ve en parlak olduğu zaman beynin korteks bölgesinin tamamen ölmesidir.


Ben hep tersini bilirdim, meğer öyle değilmiş, verdiğin bilgiler için teşekkürler.
Kalp krizi sırasında çekilen ağrı veya acının kaynağı kalp midir, beynin tehlike karşısında verdiği tepki midir?
Yoksa krizin ilk aşamasından sonra ölüm daha mı acısız oluyor?





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi metalok -- 7 Haziran 2009; 8:18:00 >

M
17 yıl (10135 mesaj)
Yarbay

Halk arasında şöyle bir kanı mevcut; "3. kalp krizinden de sağlam çıkarsan kefeni yırttın" derler.
Tuvnera, anlattıklarına göre bu da bir şehirefsanesi oluyor.

Babamın babasının ve babamın 44 yaşlarında kalpten öldüğünü söylesem...


Bu mesaja 2 cevap geldi.
A
17 yıl (26800 mesaj)
Yarbay

quote:

Orjinalden alıntı: metalok

Halk arasında şöyle bir kanı mevcut; "3. kalp krizinden de sağlam çıkarsan kefeni yırttın" derler.
Tuvnera, anlattıklarına göre bu da bir şehirefsanesi oluyor.

Babamın babasının ve babamın 44 yaşlarında kalpten öldüğünü söylesem...


Başınız sağolsun,zor...


Bu mesaja 1 cevap geldi.
R
17 yıl (4449 mesaj)
Binbaşı

Ben araştırdım ve şöyle bişey var :

Kalp krizi geçirmiş kimselerde ölen dokunun yerine yenisi gelmez. İşlevsiz bir yara tabakası oluşur. Yani kalp krizinin verdiği hasar geridönüşü olmayan bir hasardır.

KAYNAK

İnsan kalp krizinden sonra bu şekilde yaşıyor yani , kalıcı hasarla birlikte ama hâla riskli olarak yaşıyor yukarıda belirtildiği gibi ...




kalptekinden değil, arkadaşın beyinde bahsettiği ölen hücrelerin oluşturacağı hasarı sordum.


Bu mesaja 2 cevap geldi.
K
17 yıl (6002 mesaj)
Yarbay

Ben Bi Süre Daha Devam Eder Diye Biliyorum Ama< Resime gitmek için tıklayın >



T
17 yıl (6011 mesaj)
Binbaşı
Konu Sahibi

quote:

Orjinalden alıntı: Réplika




quote:



Ben araştırdım ve şöyle bişey var :
Kalp krizi geçirmiş kimselerde ölen dokunun yerine yenisi gelmez. İşlevsiz bir yara tabakası oluşur. Yani kalp krizinin verdiği hasar geridönüşü olmayan bir hasardır.

KAYNAK

İnsan kalp krizinden sonra bu şekilde yaşıyor yani , kalıcı hasarla birlikte ama hâla riskli olarak yaşıyor yukarıda belirtildiği gibi ...




kalptekinden değil, arkadaşın beyinde bahsettiği ölen hücrelerin oluşturacağı hasarı sordum.



Evet sanırım arkadaş orda yanılıyor ,yani beyin kalp krizinden sonra normal çalışıyor , sorunu kalp ile ilgili anladığımdan öyle cevap verdim fakat kalp krizi beyni etkilemiyor , yani insan öldüğünde kalbin pompalama yapamaması ile duyu hücrelerinin duracağını hâla düşünmüyorum ...


Bu mesaja 1 cevap geldi.
A
17 yıl (24 mesaj)
Er

öncelike ölmek nedir ? beyin ölümü gerçekleşen bir insanın görmesi imkansızdır.kalp krizi sonra kalbi duran bir insan ölü değildir.asıl ölüm beynin ölmesidir; beyin öldükten sonra duyular pasif olur.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi al3minadami -- 7 Haziran 2009; 23:10:26 >

R
17 yıl (8977 mesaj)
Yarbay

İlginç.. benzerini ben de duymuştım.. giyotinle öldürülenlerin bir süre yaşadıklarına dair..



quote:

Orjinalden alıntı: metalok

Ölümden sonra saç, sakal, tırnak uzaması diye bir olay yok, olan şey ise; derinin çekilmesiyle saç, sakal ve tırnakların köklerinin ortaya çıkarak daha uzun görünmelerini sağlamasıdır.
Fransızlar mı, bizim Osmanlılar mı yapıyordu hatırlamıyorum ama geçmişte kafası vurulan adamların kafaları hemen kızgın saclara bastırılırmış, ki kafadaki kan dışarı çıkmadan kafası vurulan kişi son saniyelerde olayı görebilsin, acı çeksin!

Beyine yeterli kan miktarı sağlandığı sürece kafanın vücuttan ayrılabileceğini ve yaşatılabileceğini düşünüyorum.
Kalp krizinde beyine kan gitmediği için önce beyin sonra vücud ölüyor.
Belki Hitler'in doktorları veya başka çatlak bilimadamları denemişlerdir.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
A
17 yıl (708 mesaj)
Teğmen

quote:

Orjinalden alıntı: metalok

Sağ ol...
Sanırım 44 yaş benim için tamam mı, devam mı sınavı olacak:)

Zor bir durum Allah kolaylk versin.