Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir, 1 mobil kullanıcı
43
Cevap
1366
Tıklama
1
Öne Çıkarma
İçinden geçeni söyle!!!
A
2 yıl (14349 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

hayat şu bu o felsefe edebiyat yap hissettiklerini üzüntülerini coşkularını paylaş, konu dışında da konusu vardı burada da olabilir diye düşündüm.

DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.

Üye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.

Üye Ol Şimdi Değil



A
2 yıl (14349 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

o yaprak düşecek kesinlikle toprağa, doğanın kanunudur yaprağın toprak ile buluşması, ama toprakla buluşacak yaprak öyle bir süzülüyordur ki öyle ahenkli toprağa düşüyordur ki, öyle bir sanat cazibe vardır ki toprağa düşmesinde, oturur seyrederiz, öyle isteklidir ki o ahengi ile toprağa düşmekte ve sanki toprağa düşeceğinin kanun olduğunu biliyordur o yaprak... evet şair diyor ki: "bir ağaçtan düşen yapraklar gibi düşüyorum tan yerine". tan yeri ile buluşması kesindir tan yeri ile buluşunca güneşin doğuşuna hayallerine vuslata ulaşması gerçekleşecektir, gerçekleşmesinin önünde bir engel de yoktur çünkü tana yani güneşin doğduğu zamana düşeceği erişmesi kesindir. İçinden böyle arzular, böyle ister, bu duygular ile coşmaktadır, kendisi vuslatını hayallerini bu kadar gerçekleşmeye yakın görse de , karar merci yaratandır ve bundan dolayı çaresizdir, tekrar gerçekleşmesini imkansız gördüğü muştusu için sitem ile seslenir yaratana: "ya topla yaralı kırlangıçlarını ya bu vefasız şarkıyı bitir"... ve sonra tekrar keşkeler temenniler girer araya ve derki: "özgürlüğe giden tutsaklar gibi siyah gözlerine beni de götür."



A
geçen yıl (14349 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

çok azılı ve sert anti Allah müdafileri var, yumuşak kalbim sertleşmek zorunda kalıyor, hiç bana göre değil bu durum, halbuki hiç kimseye fark ettirmeden zarar vermeden tereyağından kılı almaktır tabiatım huyum,



A
geçen yıl (14349 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

marşlar azap çeken, kendini gerçekleştirememiş ruhların duygularının söndüğü teskin olduğu sığınaklardır çoğu zaman...


https://www.youtube.com/watch?v=EOww-Ln2gfw



A
geçen yıl (14349 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

uyumayı mı seviyorum yoksa şeker mi var anlamadım , yemek acayip uyku yapıyor, gün boyu uyudum, şimdi mecburen gececi olduk napalım



A
geçen yıl (14349 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

ikinci kahveyi aldım gece gece yav.



A
geçen yıl (14349 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

en deli sevdaları yaşarım uykusu geçerken... (mehmetçiğe ait anonim yazarı kayıp, zap suyu şiirinden bir mısra)
tatlıdır uykusuz geçen zamanlardan sonra uyku ama nöbet tutulmalıdır, düşman tehlikesi vardır, insanın uykusunun geçmesi çok zordur, uykuya aşırı sabrettikten sonra uykusunun geçmesi insanın... uykusu geçince rahatlar ama tekrar sabreder, tekrar uykusu geçer, tekrar tekrar yaşanır bu süreç sıkıntılıdır. bu süreçte ülkesine duyduğu deli sevdalar bu acılı uykusu geçme anına sabretmesini sağlar, ve bu uykusu geçme anında ülkesine duyduğu deli sevdalar aklına gelir, sabreder... ve sabrettikçe sevdası artar ülkesine, hasreti özlemi artar ve bu tatlı uykuya karşı vermiş olduğu savaş esnasında vatanına karşı kalbinin hissettiği
tarifsiz duyguların en deli sevdaları olduğunu fark eder.



A
geçen yıl (14349 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

Kadim Töreli Türk Edebiyatı’nda şerlerin deffi, şer’-i şerife bağlanmıştır. Bu yüzden Oğuz Kağan doğduğunda üç gün üç gece ana sütü emmez. Üç gün üç gece boyunca anasının düşlerine girip anasına, “Hak dinine gir. Hak dinine girmezsen ben senin sütünü emmem!” der. Bunun üzerine anası oğluna dayanamaz ve Müslüman olur. Aynı Oğuz Kağan, Moğollarla savaşıp onlara da Hak dinini kabul ettirir. Yani töreli hayat, her durumda Allah’ın (C.C.) rızasını kazanmaya dönüktür.

Halk irfanında da tamamen bu anlayış geçerlidir. Bu bağlamda 18. asrın büyük âlim ve velilerinden Erzurumlu İbrahim Hakkı k.s. hazretlerimiz, “Hak şerleri hayreyler/ Zannetme ki gayreyler/ Ârif ânı seyreyler/ Mevlâ görelim n’eyler/ N’eylerse güzel eyler.” diyerek bizleri teskin eder. Zira, “Hakk’ın olıcak işler/ Boşdur gâm u teşvişler/ Ol hikmetini işler.” Dolayısıyla hayırla şer birbirine mucibdir. Atalar da “Şer işi uzat hayra dönsün, hayır işi uzatma şerre dönmesin” diyerek bizlere töreli yolu gösteriverir.

Hülâsa, Töreli Türk Edebiyatı’nın temel şiarı bellidir: “Sizin hayır sandığınız şeyde şer; şer sandığınız şeyde hayır vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara/ 216). 
Biz Oğuzlara ise hiç kaygı yoktur. Dedem Korkut’un buyurduğu üzere, “Âlemde şer, Oğuz’da er tükenmez!”



A
geçen yıl (14349 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

3. yü alıyım, yok daha neler


< Resime gitmek için tıklayın >





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi AlbatrosD.IIIFazılBey -- 16 Nisan 2025; 4:2:12 >


Bu mesajda bahsedilenler: @AlbatrosD.IIIFazılBey
geçen yıl (598 mesaj)
Yüzbaşı

Iyıyıö



< Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >

A
geçen yıl (14349 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

gündüz yine kalktım 11 de, baktım kardeşlerim gelmiş kahvalt yaptım onlarla, sonra koltuğa yattım salonda, bir ara kalktım yeğenlerim gelmiş bu sefer evde gürültü, sonra geri yattım, akşam 8 de kalktım, yine gececiyim :


< Resime gitmek için tıklayın >



A
geçen yıl (14349 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

cumhurbaşkanı olsaydım, mega hem müstakil hem apartman tasarımlı şehir projeleri yapardım, tabi ülkenin bunun için zengin olması gerekirdi, çünkü vatandaşlardan para alamazdım yerleştirirken bu evlere.



A
geçen yıl (14349 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

Ülkemizde ehli batıl çok güçlü, bu ehli batılın nüfus ve nüfuz olarak bu kadar güçlü olmasının nedenleri var, ehli şerin nesebinin kesilmemesinin nedeni var , bediüzzaman, mehdi isa mesih zamanında ki bolluk bereket ve barış zamanından sonra yaşanacak ehli küfürün devrimlerinden bahsediyor ve hadiste de bu doğrultuda buyruluyor din garip gelmiştir ve garip gidecektir. yine bu hadis ve bediüzzamnın bahsetiği ehli küfürün devrimleri örtüşüyor, ülkemiz Allah'ın mukadderatında planında önemli bir yer tutuyor, inşallah rahmani harekat mehdi harekatı bediüzzamanın ifadesiyle isa nın ashabı olan mukarripler ve havassının(mehdi) çıkaracağı hareketin mihenk noktası ülkemiz, büyük siyasi ve toplumsal hareketler olacak islam dünyasında. Bediüzzaman, Kadir-i zülcelal, bahar mevsiminde bir saatte yaz mevsiminden bir numune yaşattığı gibi mehdi ile de zülümatı dağıtabilir ve vaad etmiştir vaadini elbette yapacaktır demektedir yine Allah rahmeti ve keremi ile tecelli edeceğini buyuruyor, ahir zamanda ise savaş daha ziyade kılıçla değil , toplumsal düzeni töreyi cari kılmak için yapılacak, çünkü yine bediüzzaman isevi ruhanilerinin Avrupa milletlerine üzerinde kurduğu manevi rabıtalardan bahsediyor, buradan da bu çıkıyor bence.



O
geçen yıl (134 mesaj)
Çavuş

Önce iblisi öldürdü sonra kendini. Ölmeden önce de aşağıdaki notu bıraktı.

< Resime gitmek için tıklayın >



A
geçen yıl (14349 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

“Müslümanlar, Yahudilerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Bu savaşta Müslümanlar Yahudileri öldürürler. Hatta bir Yahudi; taşın, ağacın arkasına gizlenir. Bunun üzerine o taş, o ağaç, ‘Ey Müslüman, ey Allah’ın kulu! İşte arkamda bir Yahudi! Gel, onu öldür!’ der. Yalnızca garkad bir şey söylemez. Zira o, Yahudilerin ağaçlarındandır.”

Bozkırda yeni bir Türk devleti ihya eden İlteriş ile Kapgan ve Bilge Kağanlar’a sadakatle yıllarca hizmet eden devlet adamı Tonyukuk, Batılı araştırmacılarca “sorunlar konuşularak değil kan ve demir ile çözülecektir” ifadeleri ile meşhur olan Alman milli birliğinin mimarı Şansölye Otto von Bismarck’a benzetilmiştir. Araştırmacılar onu Göktürkler’in Bismarc’ı diye anmışlardır. Bu vecizeden şunu anlıyoruz, kötülük aslında konuşarak yok edilemez, illaki savaşa başvurulacaktır. Fatih Sultan Mehmedin dediği gibi eğer istersen sulh-u salâh! Hazır ol cenge.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi AlbatrosD.IIIFazılBey -- 4 Haziran 2025; 22:58:20 >

A
geçen yıl (14349 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

bir senden bir benden öldü , ben şöyle teknik vurdum, bir kaç tank düşman topraklarında yürüdü hava atması gururlanması, eğer nükleer Türkiye gibi barışçıl bir ülkede olursa bunlar olmaz, Türkiye bu akılsızların savaş oyun oynamasına izin vermez ve erkek çocukları gençleri bunların hevesi gururu iktidar hevesi için cephede erimez ölmez, Türkiye anında nükleer ve askeri gücü ile korkutur bunlar da yeryüzünde kan dökemez...