Arama butonu
68
Cevap
2379
Tıklama
1
Öne Çıkarma
Cevap: Gladiator II | Ridley Scott | Paul Mescal - Pedro Pascal - Denzel Washington (15 Kasım 2024) (4. sayfa)
B
2 yıl (30399 mesaj)
Yarbay

Pedro ve Denzel dışında oyunculuklar berbat.

Film genel olarak iyidi, atmosferi itibariyle sizi zaten nostaljiye götürüyor.

Ama kafama takılan bişey var, şu ikiz kralı seçerken çok mu düşündünüz? Resmen figür gibi dolanıyolar filmde, spontane takılıyor.



D
2 yıl (766 mesaj)
Yüzbaşı

İlk filmin epik ve destansı havasının bu filmde esamesi okunmuyor. Yapay ve zorla ilerleyen hikaye, Marvel vari arena kapışmaları, nereden tutsa elinde kalıyor. Başrol oyuncusu da maalesef Russel abinin taşıdığı karizmadan hayli yoksun. Kendi mirasının içine etmiş Ridley Scott bey.



< Bu ileti Android uygulamasından atıldı >

P
2 yıl (10699 mesaj)
Yarbay

Apple tv den ön sipariş edeli 1 ayı geçti hala ön satısta yazıyor ne zaman çıkacak tarihte yazmıyor



< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >

E
2 yıl (20615 mesaj)
Moderatör

Film seyir anlamında zevk verse de (efektler maymunlar hariç gayet iyiydi), epik olarak hiçbir şey veremeyerek kendine ait doku kazandıramıyor öyküye. Sürekli olarak ilk filmle bağlantı kurmaya çalışarak onun izinden gidiyormuş gibi görünüp seyirciyi etkilemeye çalışıyor fakat o izler çoğunlukla birbirine karışıyor. Özellikle ikinci yarısında olayların çok oldu bittiye geldiği görülebilir. Kritik durumlar öylesine geçiştiriliyor, büyük anlar filmin dinamiğine etki edemiyor. Hal böyle olunca tarihsel dönem filminin bütün unsurları yok sayılarak sadece Gladiator ismiyle varolmaya çalışan iş görüyoruz. Geta ve Caracalla gerçekten tarihte uçarı noktada olsalar da filmdeki mizansenleri ellerinden oyuncağı alınmış ergenler gibiydi. Pedro Pascal dışında herhangi bir oyuncunun ikna edici rol biçtiğini düşünmüyorum. Çok sevsem de Denzel Washington bile tarzı itibariyle bazı sahnelerde Roma döneminde değil Harlem sokaklarında gibiydi.

Ridley Scott, Napoleon ve Gladiator II gibi filmleri sadece bir sene arayla sundu. Sadece bir film için yıllarca emek verilmesi gerekirken kolay tüketilebiliir ürün gibi izleyiciye servis edince başyapıt oluşturmak imkansız hale geliyor elbette.



W
2 yıl (18951 mesaj)
Binbaşı

rezil bir iş olmuş ah be dedem tarihin en iyi işlerinden birinin üstüne neden böyle devam filmi çekiyorsun

başroldeki tıfıl 0 karizma sürekli güler yüz rol yapma özürlü düz laz koymuşlar
denzel baba rapçi gibi takılıyor

pedro pascal hatırına 4





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi WINTERISCOMING -- 30 Aralık 2024; 21:38:54 >


_____________________________

Eski kullanıcı adı: WINTER IS COMING


P
2 yıl (10699 mesaj)
Yarbay

Bu film apple store da 1 aydan uzun süredir ön siparişte duruyor ne zaman eklenecek bilgisi olan var mı?



O
geçen yıl (3199 mesaj)
Yarbay

Filmin haberi çıktığından beri aklımda olan, İlk filmin yakınından bile geçemeyeceği düşüncesiyle sıfır beklenti içerisinde izledim. Yanılmamışım... yakınından bile geçmiyor. Fakat nedense beklediğim kadar kötü gelmedi. Belki düşük beklentim belki de Connie'yi tekrar görmektendir :) . Uzun uzun yazmaya gerek yok, çerezlik takılınır işte !



B
geçen yıl (8582 mesaj)
Yüzbaşı

İlkini izledikten sonra bir beklenti oluyor kolay olmuyor üstüne çıkmak. Şaşırtmadı.



E
geçen yıl (95 mesaj)
Çavuş

İlk filmin efsaneliğinin yanına yaklaşamasa da aksiyon sahneleri ve efektler açısından izlemeye değer bir film.



K
geçen yıl (52069 mesaj)
Yarbay

N
2 hafta (12681 mesaj)
General

Yaklaşık 1.5 sene sonra ilk defa izledim.

Açıkçası çok zayıf buldum. Zaten özellikle karakterler ve olayların gidişatı anlamında tarihsellikle hani uzaktan yakından bir alakası yok; her şey Scott'ın - Roma-ntizm kelimesinin de etimolojisi olan - idealize medeni Roma reel yoz Roma'ya karşı* ikilemi algısı merkezinde dönüyor, bu gerçekte hayatı, toplum ve devletlerini gri ve kusurlu gören ve Scott'ın aksine bir yerlerde ideal kaybolmuş bir Roma'nın varolduğunu farz etmeyen, hayatın olumsuzluğunu olduğu gibi kabul edip karamsarlığa zaten yatkın olan Romalıların bu kadar kafayı taktıkları bir şey değildi. "Ah şu zamanlar ah bozulan ahlak" diye sayıklayan Cicero veya imparatorların kişilik ve kanun dışına taşabilen salahiyet ve yetkilerinden şikayetçi Tacitus gibi muhafazakarların kaprisleri haricinde fazlasıyla modern ve rafine bir bölünme olan bu sözde ikilem filmde devamlı konuşmalarda vurgulanıp inanılmaz zayıf ve havada kalır işleniyor. Kısaca gerçek Romalılar bu tarz bir Avrupai-Amerikan romantizmine sahip değillerdi; ki Scott'ın Roma tasviri - karakterlerle beraber - karikatürdür. Hem antik hem de modern bir bakışla eleştirilebileceği onca yönü varken gerçekle tam bağdaşmayan gladyatör biçme makinesi bir Roma gösterimi ile klasik Roma ahlaken eleştirilir. Gerçek gladyatörler birer varlık (asset) sayılmaktaydı ve bir gladyatörün ölmesi o kadar kolay olmadığı gibi iş icra eden personelde kayıptı. Çalışanları aşırı sık ölen bir şirketin dönememesi gibi gladyatörler eğer çok ölürlerse Roma oyunları (ludi Romani) da çöker. Romalılar bunun yerine arenalarda daha çok hayvan katlediyorlardı ve istisnalar hariç anlaşıldığı kadarıyla bunda pek sorun görmüyorlardı. O sebeple aslan gibi hayvanları getirdikleri bölgelerdeki bazı türlerin popülasyonlarına zarar vermişlerdir.

Filmde ilk filme göndermeli şekilde bu kaybolmuş Roma (?) idealizminin kaynağı yapılan kişi - imparator Marcus Aurelius - gerçekte duygularını olaylar ve insanlar karşısında kontrol etme ve aklını hayatın türbülansları karşısında güçlendirme konusunda meditasyonlar yapan, bu çerçevede hayatın olumsuzluklarını bir yerlerde kaybolmuş ideal bir Roma olduğunu farz etmeden kucaklamış bir stoiktir. Bir idealist romantik değildir Aurelius. Stoisizmi çerçevesinde oldukça "realisttir" ve "rasyonalisttir"; kısmen de fatalisttir yani kadercidir. Stoisizmi uyarınca kontrol edilemezleri değiştirmeye çalışmamayı öğütler. İmparator olmasına rağmen Aurelius'un esas odağı bireyseldir. Sosyal olarak ideal bir Roma'nın inşası değildir. Scott'ın kendi kafasındaki "ideal Roması" Aurelius ve filmde onun izinden gittiği gösterilen yarı-kurgu torunu olabilir ama Aurelius Scott'ın ona kendisinin yüklediği sosyal idealizm ideolojisiyle gösterdiği kişi değildir.

Filmde olay ve kişi çarpıtmaları aşırı bariz olduğu için bunlara çok değinmeyeceğim. Ama şunu söyleyebilirim, gerçek Caracalla ile Geta'nın arası hiç iyi değildi ve saray aralarında bölünmüş gibiydi. Müşterek imparatorlar olarak gerçekten ciddi bir gerilimle kutuplaşmış yaşıyorlardı. Akdeniz tiplilerdi. En azından gayri resmi tarihsel Caracalla ismini askeri pelerin merakından alan Caracalla maskülen askeri tarzdaydı. Yani öyle filmdeki gibi yapışık ikiz modda gezen, ensest imalı homoseksüel efemine kızıl Anglosakson kardeşler değillerdi kesinlikle. Burada Ridley Scott Roma'nın mevcut yozlaşmışlığını klişe bir yoldan göstermek adına onları sonradan imparator olacak kuzenleri Elegabalus'a daha çok benzetmeyi tercih etmiş. Caracalla ve Geta'nın hikayesi yeterince ilginç ve trajikken ve ayrıca anneleri önünde işlenen ve annelerini de yaralayan bir cinayet vakası olarak gayet orijinalken tuhaf bir seçim yapmış. Seyirciye agresif delikanlı kavgacı imparatorlar arasında dönen dehşet verici bir hikayeden ziyade Nero, Caligula, Elegabalus gibilere atfedilen o alışıldık stereotipik deli imparatorlar imgesini satmış. Yerleşik algılar ve stereotipler üzerinden çok güvenli oynamış.

İlişkileri ve kendileri zaten bahsettiğim gibi fevkalade çarpıtılmış Severus imparator kardeşlerin eli maşalı etkin dobra anaları Julia Domna'nın filmde olmayışını da mesela hayretler içerisinde fark ettim. Hani bırakın karikatürleştirmeyi veya ekleme hayali karakterleri çok önemli bir karakter ortada yoktu.

İmparatoriçe Julia Domna'nın olmayışını bir Kanuni Sultan Süleyman filminde Hürrem Sultan'ın olmayışı gibi farz edebilirsiniz. Absürt. Komik.

İzlerken "keyif almamın" yegane sebebi kaliteli bir film veya inandırıcı bir Roma gösterimi olmasından ziyade benim için eleştirel bir zihin jimnastiği ve atış tahtası olmasıydı. Yoksa çok zayıf, hatta sıkıcı denebilecek bir film. Abartılı ve bence kalitesiz CGI göz boyamadan ibaret gladyatör ve arena kavgası sahnelerinde uyukladım.


Ha bir de, Denzel Washington o kadar The Equalizer serisindeki büyük kahraman olarak kıyım ve infazlarından sonra çarpıtılmış bir Macrinus olarak bu sefer de kendisi lego gibi parçalanmaya ve sonunda katledilmeye karar vermiş. İdealist ve düzen hastası koskoca Equalizer'ın sonunda güce aç olup "ideal Roma karşıtı figür" rolünde ketçap vahşeti şeklinde öldüğünü görmek güldürdü.



< Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >

DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.