Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir
81
Cevap
2797
Tıklama
1
Öne Çıkarma
Cevap: ATÖLYE (5. sayfa)
Ö
5 ay
Yarbay
Konu Sahibi

Yerli Entegratörler
-Atasim
-Karmet
-Cannovate
-Gürsaş
-ELT
-Lande
-BSS
-DAT



Ö
3 ay
Yarbay
Konu Sahibi

TT 1Ç
Kons. Gelir YoY %24.8 9.5 bio trl
EBITDA %43,5 marj 4,1 bio trl YoY %8.2 (enflasyon/kur)
Net Kar 561mio trl %-58.6 (270 mio trl vg)
Net döviz pozisyonu 389mio USD +
Hedge rate 1.24x
-Sabit Segment gelirleri YoY %22,3 (geçen sene %34,3)
-Mobil Segment gelirleri %23,4 (4Ç'09 rekor)
-Kurumsal data %17,7
-Diğer %74,5 cihaz satışları, ict proje, call cent.

EUR %8 USD %10
Kur zararı
Artan faizler net karı baskıladı
PCCS yeniden yapılandırılıyor.
Hedef fx-nötr yeniden
389 mio usd uzun
Hedge 1.24x (1.11x)



350 bin net abone kazanımı 12A 1.6mn
Sabit 151 bin
Mobil 334 Bin (300 ftrl 35 pre paid)



Net karlılıktaki düşüş yükselen net finansal giderler ve elverişsiz kur ortamı
Tivibu sabit
Oprs, sabit beklentinin bir miktar altında, mobil beklenti üstü
-Sektörde fiyat revizyonları USD/EUR-TRL, Reel Efektif, Tüfe/üfe bazlı (3Ç özelinde ele alınacak)
-Artan enflasyonda sınırlı ARPU büyümesi
-Arpu büyüme karşılaştırması
-Her çeyrek için arpu büyümesi grafik


-LYY, TWF devri OTAŞ süreci
-31 Mart 2022 Olağanüstü
-4.95 bio trl temettü
-TT Ventures FON





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ö1f1 -- 16 Aralık 2022; 2:53:57 >

< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >

Ö
2 ay
Yarbay
Konu Sahibi

Bir Mondeo sever olarak bu nesil Mondeo'dan bahsetmek istiyorum. 1.5 EB, 1.6 TDCI ve 2.0 TDCI seçeneklerini kısa da olsa deneyimleme fırsatım olmuştu. Öncelikle bu nesil Mondeo'nun arkasında Integral Link adlı yeni bir süspansiyon sistemi görev yapıyor. Daha önceki nesillerde Mk4'te Focus'tan aşina olduğumuz Control Blade, daha önceki nesillerde ise Quadra Link görev yapıyordu. Integral Link bu iki sistemden farklı olarak daha ufak hacim, daha hafif bağlantı elemanları ve daha fazla sayıda bağlantı elemanı içeren bir geliştirme dizisini içerisinde barındırıyor.

Yaptığım sürüşlerde araçları zorlama şansım olmadı ancak süspansiyonun genel karakterini f10'ların süspansiyon karakterine çok benzetmekteyim. f10'da nasıl hissediyorsunuz, araç düşük süratlerde ve keskin hareketler yapılmadığı durumlarda oldukça fazlaca gövde hareketine sahip ancak süratiniz 50-60 km/sa sürati aştığında karakter değişmeye başlıyor adeta sertleşiyor gibi gövde hareketleri azalıyor hatta her ne kadar gerçekten böyle bir durum meydana gelmese de virajlarda virajın aksi istikametine değil de sanki virajın yönüne doğru aracın yatmaya çalıştığını hissediyorsunuz aynı uçakların kavisle dönmesi gibi. Mondeo'da da aynı hisler mevcut büyük ölçüde ancak f10'a göre daha sıkı bir süspansiyon ayarına sahip. Yumuşak bir süspansiyonu yok ancak yoldaki engebeleri süpürerek gidiyor. Hemen her engebeyi hissediyorsunuz ancak oldukça ehil ve yumuşak bir hissyatla geçiyorsunuz. Ama bu durum alışılageldik yumuşak süspansiyonlu araçların hissettirdiği bir konfor hissine benzemiyor. Örneğin bir Corolla'da, Avensis'te veya Megane'da süspansiyon sistemi sizi yoldan soyutlamaya çalışıyor, pamuk gibi hissetiriyor ancak tarif etmesi biraz zor ama bozuk zeminde ilerlerken sizi soyutlayan şey yumuşaklık ve onun getirdiği tekerleklerin yukarı-aşağı gezinti hareketi için Mondeo'da tüm bu engebeleri hissediyor ancak rahatsız olmuyorsunuz, f10'da da aynı durum geçerli. Bu yumuşak değil ancak pahalı hissettiriyor.

Yalıtım, bence Mondeo'nun en övgüye layık noktası bu disiplin. Tamamen abartısız bir şekilde yorumlayacağım. Bu aracın yalıtımı, motor sesi yalıtımını değerlendirme dışı bırakırsak f10'dan daha iyi. Bilen bilir f10 kütüphane gibi bir araçtır. Aracı sürekli f10 ile karşılaştırıyorum özellikle çünkü Mondeo'nun hemen her alanda hissettirdikleri f10'a oldukça yakın. Yalıtım konusunda özellikle kapılara fazlasıyla özenilmiş, genelde Ford'ların kapıları zaten ağırdır ama bu arabanın kapıları gerçekten çok ağır. Ayrıca açıkta kapı sacı neredeyse gözükmüyor, bir fitil deryası kaplıyor kapıları.

Motor ve performans. Biraz can yakıcı bir disiplin Mondeo için maalesef. Mondeo Avrupa pazarında bildiğim kadarıyla Hibrit modeller haricinde 1.5 TDCI, 1.6 TDCI (DV6), 2.0 TDCI (DV10), 2.0 TDCI (Ford), 1.5 EB, 2.0 EB seçenekleri ile satıldı. Dizelde DV serisi PSA'dan aşina olduğumuz yıllardır kullanılan motor serisi. DV6 115 bg, DV10 ise 180 bg tek turbo ve 210 bg çift turbo olarak sunuldu. Daha sonradan çıkan 1.5 TDCI ve yeni 2.0 TDCI ise sırasıyla 120 bg ve 190 bg güç üretiyor. Ben bu motorlardan DV6, DV10 (180bg), ve 1.5 EB'yi deneyimleme fırsatı buldum. DV6 performansı kıt bir motor, ben pek beğenemedim ama manuel şanzımanla sunulması bence büyük bir artı. 1.5 EB söylenenlere göre motor olarak oldukça iyi bir ünite ancak tüm tork konvertörlü şanzımanlar gibi motorun potansiyelini ve sürüş zevkini öldürüyor, üstelik bu şanzıman türünün de biraz demodesi. Ben şahsen en iyi tork konvertörlü olarak gösterilen ZF8'den bile nefret ediyorum. Sanki manuel bir arabaymış da sürekli %10 oranında debriyaj pedalına basıyormuşsunuz gibi gidiyor araba, bir endirektlik var her zaman motor ile tekerlekler arasında, ZF8 için konuşuyorum. Mondoe'da da benzer bir durum var, araç sürekli vites düşürüyor, bağırıyor ama icraat yok. Kesinlikle 1.5 EB'nin tüm potansiyelini bu şanzıman öldürüyor, kesinlikle Powershift kullanılsaydı. Gerçi bana kalırsa Japon araçları haricinde tork konvertörlü şanzıman yasaklanmalı, sürüş zevkini yok ediyor resmen. Japonları istisna tutuyorum çünkü onlar daha beterini kullanıyorlar CVT :)
2.0 TDCI çok güçlü hissettiriyor, çift kavrama Powershfit sayesinde o endirektlik yok, araba sürekli yolu kazıyarak gitmek isteyen küçük bir köpek gibi hissettiriyor. Yani tam da isteyeceğiniz gibi. 2.0'da kullanılan Getrag Powershift 6 ileri ıslak tip çift kavrama. Bu şanzıman bildiğim kadarıyla 1.6 DCI Talisman'larda da kullanılıyor. Mondeo'daki artık öyle mi denk geldi bilmiyorum ama sıfırdan kalkışlarda çok daha istikrarlı geldi bana.

Donanım ve mazleme kalitesi, Burası da yüz güldürecek ama bir kaç eskiği sevincinize burukluk katıyor. Titatium aslında dolu bir paket ancak doğru konfigüre edilmemiş bir paket. VW bunu çok daha iyi beceriyor. Titanium, Passat ile kıyaslarsak ne Comfortline ne de Highline'a denk düşüyor. Acayip. Mesela otomatik ön far asistanı var ama led farlar opsiyon. Hayalet ekran standart ama jantlar 17" geliyor. Bir garip yani. Ben standart Titanium da deneyimledim, ağzına kadar dolu full opsiyonlu Titanium da deneyimledim. Standart Titanium'da rakiplerinden artı olarak bence otomatik uzun far asistanı, ön koltuklarda ısıtma, Sony ses sistemi ve hayalet erkan var ancak koltuklar eller ayarlanıyor, bagaj kapağı otomatik olarak açılıp kapanmıyor, jantlar ufak ama şaşırtıcı biçimde aktif ön panjur ve otomatik park asistanı mevcut. Opsiyonlu Titatium ise "işte tamam" dedirttiriyor. En bariz ve hoşuma giden donanımı eşsiz koltukları oldu. Henüz bu ayarda koltuk deneyimlemedim. Eşdeğeri muhtemelen E segmentinde opsiyon satılan koltuklardır. Biraz koltukların neler getirdiğinden bahsedeyim. Nappa deri kaplı (ki çok büyük bir artıdır, premium E segmentte bile kolay rastlanılan bir döşeme değil daha çok sentetik veya yoğun hakiki deri karışık Dakota olarak ünlenen kaplama kullanılır, Nappa ise tamamen hakiki, ince ve yumuşak bir deridir.). Isıtma, soğutma, masaj, hafıza ve elektrikli ayar seçenkleri barındırıyor. Beni en etkileyen yanı ise masaj fonksiyonu oldu. Daha önce Talisman'da masaj fonksiyonlu koltukları deneyimlemiştim, onda sanki sırtınızda bir boksor bir sağ bir de sol vuruyor gibiydi, koymasalar da olurmuş yani :) Mondeo ise ders verircesine belinizden omuzlarınıza kadar çok detaylı bir masaj sunuyor. Aklım gerçekten kaldı. Açık ara deneyimlediğim en iyi koltuklardı. Ama bu opsiyon koltukları almazsanız gelen standart koltuk hem görsel hem de hissiyat olarak fazlasıyla sıradan, Comfortline Passat koltukları bile daha iyi.
Koltuklar hariç malzeme kalitesi, Passat severler bana darılmasın ama Passat'tan hissedilir derecede daha iyi. Plastikler özellikle çok kaliteli ancak konsol kaplamasına kullanılan trimler sıradan sayılır, trimlerde Talisman'ın eline su dökebilecek olan yok. Farlar Titanium'da maalesef halojen geliyor ancak mercekler mevcut neyse ki. Test aracına da sanırım biraz yüksek kelvinli ucuz bir Led ampul takılmış gibi duruyor. Kaliteli ve 4300k bir led ile iyi bir verim alınabilir diye tahmin ediyorum. Opsiyonlu araçta tabi ki Led farlar mevcuttu ancak gece sürmedim, haliyle deneyimleyemedim maalesef eğer Talisman'daki led'ler gibi ise hiç gerek yok. Eğer Teknoloji Pakeiini alırsanız bence çok büyük bir artı rezistanslı ön camlar geliyor.


Ses sistemi
Söz konusu araç bir Ford olunca ses sistemini ayrıca değerlendirmemek büyük bir haksızlık olacaktır. Mk5 Mondeo'da da Mondeo Mk3 FL'den beri kullanılan marka olan Sony ses sistemi geliyor. Gayet güzel. Bir Harman Kardon Logic7 kadar iyi değil ancak uzak da sayılmaz, Focus'ta kullanılan Bang&Olufsen'dan daha iyi. Ancak şunu da söylemem lazım ki Mk3 Mondeo'daki Sony gibi hissettiremiyor. O çıtaya ulaşabilmiş bir sistem henüz deneyimleyemedim. Belki günün birinde Bowers&Wilkins, Meridian, üst sevşye Bang%Olufsen gibi daha premium seviyede sistemleri deneyimleyebilirsem belki arayışımın sonuna gelebilirim :) Ancak dikkatimi çeken bir nokta var. Aracın kataloğunda Sony ses sisteminin bagajda bulunan Subwoofer da dahil 13 hoperlörden oluştuğu yazıyor. Ama ben subwoofer göremiyorum ilan fotoğraflarına göz attığımda. İş ki bindiğim 3 arabada da bagaja bakmak aklıma gelmedi. Ancak burada dikkat çekici bir nokta var, Avrupa'da Türkiye dışındaki bir çok pazarda Sony ses sistemi Titanium donanımla değil premium donanım olan Vignale (Aktif Gürültü Engelleme bile içeren kaçık bir donanım seviyesi) ile sunuluyor. Bu da aklıma konfigürasyon farklılığı mı var sorusunu getiriyor. Artık Vignale Mondeo bulan birisi çıkarsa merakımı dindirirse çok sevinirim :) Bu arada bindiğim 3 arabada da Sync2 mevcuttu, haliyle Hi-Res Audio sertifikalı parçaları dinleyemedim Sync3 ile de tekrar şans vermek lazım. Ama net olarak söyleyebilirim ki Passat Highline'daki sistemden fersah fersah ileride Titanium'daki Sony.



Ö
2 ay
Yarbay
Konu Sahibi

DÜZCE DMS-37
Kalıcı Konutlar 37
Sancaklar 37
GÜRCÜÇİFTLİK-37
KONURALP-37





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ö1f1 -- 1 Aralık 2022; 2:14:41 >

Ö
2 ay
Yarbay
Konu Sahibi

Ö
geçen ay
Yarbay
Konu Sahibi

Mk3 kasa en sevdiğim Mondeo kasasıdır. Yeni iken hem makyajsız hem de makyajlı benzinli ve dizel motorlu versiyonlarıyla uzun anılarım olmuştu. Benim için unutulmaz bir otomobildir. Videodaki aracın sahibi darılmasın ancak videoyu izlerken kahroldum, yine haşat olmuş, canı çıkartılmış bir Mondeo daha. Özellikle Mondeo'ların içerisinde en çok eziyete maruz kalmış kasa da nedendir bilmem Mk3'ler. Daha henüz düzgün ve temizini hiç görmedim. Bu araba da maalesef Xenon'ların mercekleri değiştirilerek, Mk4 jantları takılarak, cam filmi monte edilerek (orijinal cam rengi Mercedes'lerinki gibi ikonik su yeşilidir), ekranlı teyp takılarak, kırmızı dikişli adi bir direksiyon kılıfı takılarak yazık edilmiş.

Mk3 Mondeo 2001 yılında sunuldu. 2005'te otomotiv endüstrisinin gördüğü en ağır makyaj operasyonlarından birisini geçirdi ve 2008'e kadar satışa devam etti. Ülkemize bu videoda olduğu gibi 2.0 Duratec benzinli ve makyajla birlikte 2.0 TDCI dizel motorla sunuldu. Ayrıca benzinlilerde yanlış hatırlamıyorsam 4 ileri Jatco marka tork konvertörlü otomotik şanzıman da sunulmuştu. Dizelde ise manuelin yanında 5 ileri Aisin marka tork konvertörlü bir otomatik da sunulmuştu. Manuel şanzımanlarda ise 2.0 Duratec'te 5 ileri MTX75, 2.0 TDCI'da ise 6 ileri MMT6 kullanıldı. Bu şanzımanlar da uzun ayarlıdır. Videodaki araçta da kullanılan 2.0 Duratec motor aslında Mazda L motordur. Dönemin Ford grubu (Mazda, Ford EU ve Volvo) araçlarında sıkça kullanıldı. 10.0:1 sıkıştırma oranlı alüminyum döküm bir motordur. Makyajla gelen 2.0 TDCI ise aslında pek tanıdık bir motor. Puma motor. Transit motoru yani :) Yüksek torklu, atik bir motordur. Sağlamdır da ama çok gürültülü ve enjektörleri biraz hassas bir motor ama performansı epey iyi. Makyajlı bir Mk3 dizel bulup deneyimlemenizi tavsiye ederim. Mk3'te arka aksta bağımsız Quadra Link sistemi görev yapmakta ancak SW versiyonlarda Focus'lardan aşina olduğumuz Control Blade yer almakta kompakt yapısı sebebiyle bagaj alanını daha mütevazı kullanıyor olmasından kaynaklı olarak.

Bu kasa 2005'te geçirdiği ağır makyaj ile hem görsel hem donanımsal hem de teknik açıdan epey bir değişikliğe uğradı. Ön panjura, kapı kollarında, kapı eşiklerine krom çıtalar eklendi. Sis farı tasarımı değişti, arka stoplara ikişer tane karizmatik beyaz çizgi eklendi. Kapılardaki plastik kuşak çöpe atıldı. Ghia armasının tasarımı değişti. İç tarafta kadrandaki italik font yerini normal fonta bıraktı, iklimlendirme paneli tamamen değişti. Ghia ve Ghia X donanımda Sony müzik sistemi standart olarak sunulmaya başlandı. Elektronik karatmalı dikiz aynası otomatik hale geldi (makyajdan önce üzerindeki düğmeye basıp aktive etmeniz gerekiyordu), Ghia donanımda ön cam rezistansı sunulmaya başladı. Ön göğüste ufak trim ve tasarım değişiklikleri yapıldı, iç aydınlatma tasarımı değişti, otomatik far ve otomatik silecek donanımları eklendi, arka kolçakta artık bardaklık ve saklama gözü sunulmaya başladı. Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Ha unutmadan jantlar değişmiş, yan aynalara MUD eklenmiş ve ESP standart hale gelmişti.

Farlar makyajlı, makyajsız hepsinde Ghia donanımda standart olarak Xenon idi. Ancak adaptif özelliği yoktu yalnızca yükseklik açısı adaptif. Maalesef bu araçta oriijinal mercekleri, nal gibi çirkin merceklerle değiştirmişler. Hatta bir çok Mondeo ilanına bakarsanız Ghia donanımlı araçların kaza sonucunda onarılırken ön farların Trend donanımındaki halojen ünite ile değiştirildiğini ve bu arabaların da hatasız olarak satışa sunulduğunu görebilirsiniz.

Donanım seviyelerinden de bahsetmek lazım. Mk3 temel olarak 3 donanım seviyesine sahipti. Trend, Ghia ve Ghia X. Trend en boşu. Ghia dolu paket, Ghia X ise Ghia üzerine Nappa deri koltuklar, 17" jantlar, koltuk ısıtma ve soğutma gibi ek donanımlara sahipti. Şu detayı da belirtmek isterim Ghiz X dizel versiyonlarda sunulmamıştı ancak dizel versiyonlardaki Ghia, benzinli versiyonlardakine kıyasla biraz daha fazla donanım barındırmaktaydı.

Mk3 kasanın pek bir kronik problemi bulunmuyor ancak olumsuz olarak yol sesi ve motor sesi yalıtımının biraz zayıf olduğunu ifade edebilirim, bu kasanın en büyük kronik problemi de kullanıcılarıdır maalesef. Değerini hiç bilmediler.

Ülkemizde satılan bu iki motorun haricinde 1.8 Duratec (Mazda L), 1.8 TDDI (Common Rail değil pompa motor) ve 3.0 V6 motor seçenekleri de suınulmuştu. Bir de ST versiyonları var. İki tanedir bunlar. ST220 3.0 V6 motordan güç alır ancak standart 3.0 V6'nın biraz değiştirilmiş halini kullanır, kadran beyazdır. Diğer ST ise ST TDCI'dır. 2.2 TDCI (PSA DW12) ünitesini barındırır 155 bg güç üretir. ST220 ile beraber ST tamponlar ve jantlara sahiptir. Hatta ülkemizde maalesef ST TDCI verisyonlarından bir örneği bilinçsiz bir kullanıcının eline düşmüştür. YouTube'da videosuna rastlanılabilir.

Kısaca Oğuzhan beye tavsiyem makyajlı bir dizelini bulabilirse test etmesi yönünde olacaktır. Son olarak videodaki aracın direksiyon hidroliğini kontrol etmekte fayda var, kuvvetle muhtemel hidrolik seviyesi çok az.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ö1f1 -- 18 Aralık 2022; 0:27:50 >

Ö
4 hafta
Yarbay
Konu Sahibi

2022 de bitti. Yeni yılda herkese yüksek hızlı fiberli günler dilerim.


Konumuza iştirak etmiş tüm üye ve arkadaşlara sonsuz teşekkür ederim.


< Resime gitmek için tıklayın >
@mafaky Değerli büyüğüm nihayet bu hızlara erişebiliyoruz, sudan ucuz olmasa da :)

quote:


2017

< Resime gitmek için tıklayın >

2018

< Resime gitmek için tıklayın >

2019

< Resime gitmek için tıklayın >

2020

< Resime gitmek için tıklayın >

2021

< Resime gitmek için tıklayın >


2022

< Resime gitmek için tıklayın >





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ö1f1 -- 31 Aralık 2022; 15:32:27 >

< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >

Ö
4 hafta
Yarbay
Konu Sahibi

2022'yi geride bıraktık. Maalesef 5G'yi bu yıl göremedik ancak deneyimleme şansı bulduğumuz bir yıl oldu. Yeni yılda muhtemelen 5G'yi yavaş yavaş hayatımızda görmeye başlayacağız, herkese yüksek hızlı yeni bir yıl dilerim.





quote:


2018

Türk Telekom LTE -102RSRP 800Mhz Band20 Sony XZ eNB812962



< Resime gitmek için tıklayın >


2019

Test yapmayı unutmuşum

2020

Türk Telekom LTE -92RSRP -12RSRQ -59RSSI 1800Mhz Band3 20Mhz Bw || eNB 812964 Cell 21 || Sony XZ Cat9 (450/50)

< Resime gitmek için tıklayın >

Turkcell LTE-A -71RSRP -10RSRQ -38RSSI 1800Mhz Band3 20Mhz Bw + -84RSRP -15RSRQ 800Mhz Band20 10Mhz Bw || 2CA 30Mhz Bw || eNB 10162 Cell 12 || MIMO Rank 2 || Samsung S8+ Cat16 (1024/150)

< Resime gitmek için tıklayın >

2021

Türk Telekom

< Resime gitmek için tıklayın >


Turkcell

< Resime gitmek için tıklayın >



2022

Türk Telekom

< Resime gitmek için tıklayın >



Netgsm

< Resime gitmek için tıklayın >


Vodafone

< Resime gitmek için tıklayın >





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ö1f1 -- 1 Ocak 2023; 0:25:56 >

< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >

Ö
3 hafta
Yarbay
Konu Sahibi

Ö
3 hafta
Yarbay
Konu Sahibi

Konunun detaylarına girmeden önce kullanılan PON teknolojisinin neden önemli olduğuna değinmek istiyorum. Fiber erişim altyapıları temel olarak iki teknik altında sıralanabilir. AON (aktif) ve PON (Pasif). FTTC ve FTTB altyapılar genellikle AON altyapıdır. Ancak FTTH uygulamaları ağırlıkla PON türündedir, AON FTTH örnekleri oldukça nadirdir, ülkemizde de FTTH uygulamaları PON türündedir. Hatta sık sık GPON kavramının FTTH kavramı ile karıştırıldığına da sahip olmaktayız. Peki nedir PON ve AON altyapıların farkı ona değinelim.


AON ve PON Altyapıların Farkı
AON (Aktif) şebekelerde her bir bağlantı bir porttan bir diğer porta yapılır, yani noktadan noktaya yapılır. Örnek vermek gerekirse evlerimizde kullandığımız modemden bilgisayara kablolu bağlantı kurarken modem üzerindeki tek bir LAN portunu yalnızca tek bir bilgisayarın portuna bağlarız. Bir portu birden fazla cihaz için kullanamayız, eğer modem üzerindeki tek bir portu kullanarak birden fazla bilgisayara bağlantı kurmak istediğimizde araya aktif bir switch veya router koymamız gerekir.

PON (pasif) şebekelerde ise bağlantı bir porttan birden fazla porta yapılır, yanı noktadan noktaya yapıda değildir. Örneğin evlerimizde kullandığımız paralel telefona veya kablotv şebekesine benzetebiliriz. Bir portun yaydığı sinyal sahada bulunan pasif bölücülerle birden fazla kabloya dağıtılır.

Daha rahat anlaşılması için iki adet görüntü de eklemek isterim.

< Resime gitmek için tıklayın >






< Resime gitmek için tıklayın >
Yani PON şebekede OLT üzerindeki bir port sahada bölünerek birden fazla cihazı belemekte bu sebeple bu cihazlar tarafından da portun kapasitesi ortak olarak kullanılmış oluyor AON'da ise her bir cihaz kendisinde ayrılmış portu tek başına kullandığı için kapasitesini de tek başına kullanır. İte burası kritik nokta. FTTH altyapı da PON türünde olduğu için birden fazla abone OLT üzerindeki bir portun kapasitesini ortak olarak kullanır. OLT nedir bilmeyenler için de kısaca, fibere sinyali veren cihaz olarak özetleyebiliriz. PON türünde kullanılan çeşitli teknolojiler, modülasyonlar mevcuttur aynı DSL'de ADSL, ADSL2, VDSL2 olduğu gibi.
PON için geliştirilmiş modülasyonlar şuana dek, GPON, XGS-PON/10G-PON, BG-PON2, 25G-PON ve Nokia PON teknolojileridir. GPON, PON şebekelerde kullanılan en yaygın teknolojidir. 2.5G/1.25G (DL/UL) kapasiteye sahiptir. Diğer teknolojileri de sıralarsak, XGS-PON/10G-PON 10G/10G, NG-PON2 40G/40G, 25G-PON 25G/25G, Nokia PON'lar ise 10Gbps'den 100Gbps'e dek ölçeklendirilebilir durumda (ticari olarak şuan için 50Gbps'e kadar). OLT üzerindeki portların kapasitesi, portlara bağlı kullanıcılar tarafından ortak kullanıldığı için FTTH altyapılar kurulurken tercih edilen teknoloji, hizmet kalitesini de doğrudan etkilemektedir. Planlama yapılırken hedeflenen hizmet seviyesi, kullanıcı profili ve maliyet önemle analiz edilmelidir. PON şebeke yapısında OLT üzerindeki porttan çıkan fiberin sahadaki pasif bölücülerde bölünerek birden fazla fibere dağıtıldığını da söylemiştik. Bu gerçeği hatırladığımızda PON şebekelerde kullanıcı başına düşen kapasiteyi belirleyici iki ana faktörün varlığından bahsedebiliriz. Modülasyon ve bölünme oranı. Eğer bu iki faktör planlama aşamasında iyice analiz edilmez ise kullanımın yoğunlaştığı saatlerde darboğazlar ve hız düşüşleri yaşanacaktır.

TurkNet kendi altyapısı üzerinde tüketicilere 1G/1G simetrik erişim sunmakta, yani görece yüksek bir kullanım vaadi eğer TurkNet şebekelerini yeterince iyi planlamamış ise kapasite problemlerinin ortaya çıkma ihtimalini arttırıyor. Forumda da akşam saatlerinde yaşanan hız problemine dair bir konu da bulunmakta. Ben de bu sebeple TurkNet'in FTTH altyapısında hangi teknolojiyi kullandığını merak etmekteydim, YouTube'a TurkNet sponsorluğunda yüklenmiş bir video bizlere bu konuda ipuçları verebilir. Ancak önemle ifade etmek gerekir ki referans alacağımız videodaki kurulum, tüm Gigafiber sahalarındakilerle aynı veya eşdeğer olmayabilir, diğer sahalar için emsal kabul edilmesi doğru olmayacaktır. Söz konusu video Bursa'da kurulan yeni bir sahayı konu almakta. TurkNet, FTTH için outdoor saha dolaplarında OLT barındırmayı sıkça tercih ediyor, videoda da saha dolabının içi de görüntülenmiş bulunuyor.

Bu arada söz konusu video YouTube'a Donanımhaber'in rakiplerinden birisi tarafından yüklenmiş olduğu için etik açıdan linkini paylaşmayacağım, ancak dileyenler YouTube'dan rahatça erişebilir veya dileyenlere bana PM gönderirlerse linki iletebilirim.

Öncelikle saha dolabının içerisindeki ekipmanlardan başlayalım.

< Resime gitmek için tıklayın >

Optik Bölücü/ODF: Sahaya çıkacak olan fiberlerin OLT'den çıkan fiberlerle birleştiği yerdir. Sahadan gelen fiberden bu optik çatı (ODF) üzerinde toplanır, genellikle ilk bölme işlemi burada, diğer bölme işlemleri ise sahada ve binaya yerleştirilen kutuda gerçekleşir.

L2 Switch: Saha dolabının kalbi de denebilir. Dolabın tüm transmisyonu bu switch üzerinden sağlanır, santrale bağlıdır. Bu switch üzerinden OLT'nin transmisyonu dışında da metro ethernet gibi harici kaynaklar da beslenebilir.

Zyxel OLT1404A GPON OLT: 1U boyutunda bir OLT'dir yani sahaya giden hatları besler. GPON teknolojisini destekler.

Zyxel IES5212 MSAN: Bir MSAN (Multi Services Access Node - Çoklu Servis Erişim Birimi) modelidir. MSAN isminden menkul olduğu üzere çoklu servisler sunacak şekilde modifiye edilebilen bir cihazdır. Bilgisayar anakartı gibi de düşünebiliriz. Amacınıza göre, sunmak istediğiniz hizmetlere göre konfigüre edersiniz. MSAN'ları Türk Telekom da sıkça kullanmaktadır, Tip5, Tip1, Tip3 gibi büyük kabinlerde bulunabilir. MSAN üzerine takılan kartlara göre ADSL, VDSL, Metro Ethernet, PSTN, PON gibi çeşitli hizmetleri sunabilir. TurkNet bu kabinde MSAN'ı GPON kartları ile konfigüre etmiş. Üzerinde kontrol kartı ve enerji kartı haricinde OLC3416 GPON kartı ve MSC1280XB uplink kartı bulunuyor. Dikkatli gözler fark edecektir uplink kartına giren fiberler çift şeklinde zira MSAN'nın uplink'i aktif şebeke tarafından yapılır. Uplink kartları yukarıdaki L2 switch'e bağlı, GPON kartları ise yukarıdaki Optik Bölücü/ODF'e sahaya dağılmak üzere bağlı. Böylece MSAN bir OLT olarak konfigüre edilmiş durumda.

Enerji Panosu: Kabinin içerisindeki elektrik ile çalışan cihazların enerjilendirilmesini sağlar.

Akü Grubu: Olası bir enerji kesintisinde kabindeki cihazlara DC akımda enerjilendirilmesini sağlar. TurkNet söz konusu videoda akülerin 8 saat boyunca kabini faal durumda tutabileceğini ifade etmiş.


< Resime gitmek için tıklayın >




Saha dolabındaki OLT1404A OLT ve OLC13416 GPON kartı da yalnızca GPON modülasyonunu destekliyor. Yani TurkNet bu sahada şuan için sadece GPON üzerinden hizmet sağlıyor. Bu da potansiyel darboğazlara gebe bir durum oluşturabilir. Sadece PON tarafında değil, uplink tarafı da her zaman darboğaz kaynağı olabilir ancak MSC1280XB 8 adet 10Gbps SFP+ portuna sahip, halihazırda da 2 adet link bağlı tabi kaçlık SFP kullanmış oldukları ve tabi ki de uplink'i sağlayan L2 switch'in kapasitesi modeli belli olmadığı için meçhul olsa da bu ekipmanlar aktif şebeke elemanları oldukları için olası bir kapasite yetersizliğinde ölçeklendirilebilmeleri yani kapasitelerinin güncellenmesi oldukça basit. Ancak PON tarafında oluşacak kapasite problemi yalnızca 2 yöntemle giderilebilir. Ya kullanılan PON modülasyonu daha yüksek kapasiteli olanlarıyla değiştirilmeli (ki bunun için PON kartları değiştirilmeli, yeni kartları desteklemiyorsa da OLT/MSAN da değiştirilmelidir) ya da bölünme oranı 1'e yaklaştırılmalı yani daha az aboneye dağıtılmalıdır.



SORU & CEVAP

FTTH altyapıya sahibim, bağlı olduğum OLT'de kullanılan PON teknolojisini nasıl tespit edebilirim?
Kullanılan PON teknolojisini tespit etmeniz oldukça zordur. Eğer size verilen ONT, GPON dışında bir teknolojiyi destekliyorsa OLT'nin de bu teknolojiyi desteklediği söylenebilir ancak ONT'niz GPON da olsa OLT diğer teknolojileri kullanıyor olabilir zira yeni teknolojiler geriye dönük teknolojileri de desteklemektedir. Yani söz gelimi XGS-PON/10G-PON destekli bir OLT, GPON ONT'ler ile beraber çalışabilmektedir.

Talebe göre soru & cevap kısmını genişletebilirim.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ö1f1 -- 9 Ocak 2023; 13:56:45 >

DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.