Avrupa Komisyonu, operatörlerin radyo spektrumunu süresiz olarak kullanmasına izin verecek ve 2030 ile 2035 yılları arasında blok genelinde bakır ağların aşamalı olarak kaldırılmasını zorunlu kılacak kapsamlı bir telekomünikasyon düzenlemesi olan Dijital Ağlar Yasası'nı önerdi. 21 Ocak’ta Brüksel’de açıklanan düzenleme, 2018 tarihli Elektronik Haberleşme Kodundan bu yana AB’deki en büyük telekom reformu olma özelliğini taşıyor.
İşte teklif edilen düzenlemeler
Tasarıya göre, mevcutta yürürlükte olan en az 20 yıllık lisanslar yerine operatörlere süresiz spektrum kullanım hakları verilecek. Komisyon, bu adımın yatırım öngörülebilirliğini artırarak ağların daha hızlı kurulmasını ve hizmet kalitesinin yükselmesini sağlayacağını belirtiyor. Tasarı ayrıca, frekansların tam olarak kullanılmadığı durumlarda spektrum paylaşımının daha fazla kullanılmasını öneriyor.
Önerilen üzenleme, dört ayrı mevzuatı tek bir yönetmelikte birleştiriyor ve şirketlerin yalnızca tek bir ülkede kayıt yaptırarak 27 üye ülkede hizmet sunabilmesini mümkün kılan bir “Tek Pasaport” yetkilendirmesi getiriyor.
Yeni düzenleme kapsamında Avrupa Komisyonu, üye devletlerin bakır telekomünikasyon altyapısının kapatılmasını 2035 yılına kadar ertelemelerine izin vermeye hazırlanıyor. Bu da sektöre fiber altyapıya geçiş için daha fazla zaman tanıyacak.
Üye devletlerin, 2030 ile 2035 yılları arasında eski bakır şebekelerini aşamalı olarak ortadan kaldırmak için 2029 yılına kadar zorunlu ulusal geçiş planları hazırlamaları gerekecek ve ulusal hükümetlere piyasa koşullarına bağlı olarak kendi zaman çizelgelerini belirleme yetkisi verilecek.
Keşke ama bizde de bakır altyapının şebeke dışı kalması hemen hemen paralel bir süreç izleyecek. Spektrum hakkının süresiz lisansa bağlanması önemli bir gelişme. Açıkçası asıl imrenmemiz gereken nokta burada. Yoksa fiberleşme ve bakır için endişe edilecek bir durum yok. Peki süresiz lisans için neden endişe etmeliyiz ?
Türkiye'de sabit ve mobil haberleşme altyapısındaki sistem imtiyaz modeli üzerine kurulu. Önce daha basit olan sabit altyapıdan bahsedeyim. Türk Telekom'un altyapısı aslında kamuya ait. Türk Telekom ise bu altyapıyı imtiyaz sözleşmesi süresince işletme hakkına sahip. İmtiyaz süresi sonunda BTK isterse sözleşmeyi yenileyebilir, isterse başka bir şirkete veya kuruma verebilir veya kimseye vermeyebilirde. Kısaca imtiyaz sözleşmesinin yenilenmediği hallerde altyapı devlete geri döner. Türk Telekom BTK ile (o dönemki adıyla Telekomünikasyon Kurumu) imtiyaz sözleşmesi özelleştirme sonrasında imzalanmıştt. Özelleştirme öncesi dönemde de İmtiyaz Sözleşmesi, Görev Sözleşmesi adıyla vardı Türk Telekom, Ulaştırma Bakanlığı ile imzaladığı Görev Sözleşmesi kapsamında faaliyetlerini icra etmeydi. İmtiyaz Sözleşmesi 3 Milyar USD bedelle 2025 yılında 25 yıl süre ile yenilendi.
Mobilde ise lisans sistemi kullanılıyor ancak lisans sözleşmeleri içeriği aslında imtiyaz sözleşmesine yakın. Baz istasyonları ile cep telefonlarının arasındaki iletişim gerçekleştiği frekanslar (spektrum) operatörlere değil kamuya ait. BTK spektrumu ihale usulü ile operatörlere beliri bir süre ile lisans sözleşmesi imzalayarak satar. Eğer lisans sözleşmesi sonunda yenileme veya uzatma olmazsa lisansa tabi altyapı kamu uhdesine girer. Bu yüzden Turkcell kula şirketi (Global Tower) kurarak baz istasyonlarnı da bu kule şirketine devrederek lisansın yenilenmediği hallerde altyapısını elinde tutmayı amaçlıyor. (Vodafone da bir kule şirketi kurdu ancak BTK şirketi yetkilendirmedi, Türk Telekom'unsa bir kule şirketi yok.) Malum geçtiğimiz aylarda yapılan 5G ihalesiyle hem yeni spektrum satıldı hem de mevcut lisans sözleşmelerinin süresi uzatıldı, bu da operatörlere 3.5 Milyar USD'ye mal oldu.
Kısacası Türkiye'deki düzenleme şirketlere diyor ki "Sabit ve mobilde devletle imtiyaz sözleşmesi imzala, sonra bu altyapıyı kur, yatırım yap, işlet ama günün sonunda parasını sen ödemiş olsan da altyapı benim." Kamu yararı gözetiliyor denilere kkulağa hoş geliyor olabilir ama bu model sektör için uzun vadeli bir belirsizlik yaratıyor. Siz yatırım yapacaksınız, sonra da devletle anlaşamazsanız parasını ödediğiniz malınıza devlet el koyuyor.
AB'de imtiyaz modeli yok (ancak tartışılıyor). Lisans yenilenmezse dahi altyapı şirketlerde kalıyor ancak lisans da olmadığı için altyapı atıl hale geliyor operatör ya bir şekilde tekrar lisans sözleşmesi imzalamak ya da lisans sahibi bir şirkete altyapısını satmak zorunda ki altyapı atıl kalmasın. Aslında bizden farklı olarak devletin altyapıya çökmüyor olması haricinde aynı belirsizlikler AB regülasyonunda da geçerli.
İşte tam da bu noktada lisansların süresiz hale getirilmesi bu belirsizliği kaldıracak. Peki Türkiye'de görebilir miyiz? Hiç ihtimal vermiyorum zira Türkiye'de devlet lisans ve imtiyaz sözleşmelerini bir kamu finansmanı olarak görüyor. Kabaca her on yılda bir 3-5 Milyar USD yumurtlayan bir kaynağı devletin süresiz hale getirmesi senaryo dışı.
Haberdeki diğer önemli gelişme ise serbest dolaşım üzerine. Malum bizde yurtdışına çıkıp (KKTC bile) roaminge (dolaşıma) girmek abone için tam bir felaket. Çok ağır faturalar demek. Dolaşımın serbestleştirilmesi bizim için de hayal edemeyeceğimiz bir gelişme maalesef.
İşte teklif edilen düzenlemeler
Tasarıya göre, mevcutta yürürlükte olan en az 20 yıllık lisanslar yerine operatörlere süresiz spektrum kullanım hakları verilecek. Komisyon, bu adımın yatırım öngörülebilirliğini artırarak ağların daha hızlı kurulmasını ve hizmet kalitesinin yükselmesini sağlayacağını belirtiyor. Tasarı ayrıca, frekansların tam olarak kullanılmadığı durumlarda spektrum paylaşımının daha fazla kullanılmasını öneriyor.
Önerilen üzenleme, dört ayrı mevzuatı tek bir yönetmelikte birleştiriyor ve şirketlerin yalnızca tek bir ülkede kayıt yaptırarak 27 üye ülkede hizmet sunabilmesini mümkün kılan bir “Tek Pasaport” yetkilendirmesi getiriyor.
Ayrıca Bkz.Abone sayısında ikinci sıraya yükselen Türk Telekom’dan tüm müşterilere 20 GB internet hediye!
Yeni düzenleme kapsamında Avrupa Komisyonu, üye devletlerin bakır telekomünikasyon altyapısının kapatılmasını 2035 yılına kadar ertelemelerine izin vermeye hazırlanıyor. Bu da sektöre fiber altyapıya geçiş için daha fazla zaman tanıyacak.
Üye devletlerin, 2030 ile 2035 yılları arasında eski bakır şebekelerini aşamalı olarak ortadan kaldırmak için 2029 yılına kadar zorunlu ulusal geçiş planları hazırlamaları gerekecek ve ulusal hükümetlere piyasa koşullarına bağlı olarak kendi zaman çizelgelerini belirleme yetkisi verilecek.
Kaynak:https://www.reuters.com/business/media-telecom/european-telcos-get-unlimited-radio-spectrum-under-eu-draft-law-2026-01-21/
Kaynak:https://cadeproject.org/updates/eu-proposes-digital-networks-act-to-streamline-connectivity-rules/
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.
Haberi Portalda Gör