| Yarı belgeselci anlayışı, karakterlerin üzerine son derece realistik şekilde bırakan ve bunu inanılmaz karakterlerle süsleyen bir sitcom. Fakat normal sitcomlardan farkı zaman zaman büt... |
|
Yarı belgeselci anlayışı, karakterlerin üzerine son derece realistik şekilde bırakan ve bunu inanılmaz karakterlerle süsleyen bir sitcom. Fakat normal sitcomlardan farkı zaman zaman bütün karakterleri beklenmedik şekilde güldürü unsurunun aşağısına çekerek; daha doğrusu ağır bir dramla yerle yeksan ederek hikayeyi bütünleyiş şeklidir. Seyircinin ''bu bölümde de pek gülemedik'' dediği noktalarda büyük bir trajedi hakim. Zaten unutulmamalıdır ki The Office, pbs kanalının gerçek hayattaki karakterleri gözlemleyerek oluşturduğu bir yapıdır. Klasik amerikan komedilerindeki sadece güldürü ile ortaya çıkan scriptleri ile, The Office bir tutulamaz. Efekt olmamasının bir nedeni de budur zaten. Karakterler gerçektir, acı çekerler, güldürürler ve en önemlisi hayatın normal akışının bir parçasıdırlar. Dizi iki unsuru hiçbir zaman göz ardı etmez. Bizim hayatımızda da çok önemli yer tutan aile; özellikle baba figürü ve izlediğimiz karakterlerin çoğunun, minimal olarak çevremizde de hayat bulmasıdır. Örneklerle ilerleyelim. - Çok büyük bir çocukluk travması ile büyür `Michael Scott`. Üvey baba imgesiyle yüzleşmiştir. Bu bakımdan sürekli sevilme arzusuyla yanıp tutuşur. Çalışanlarının önünde şakalar, espriler yapıp tabiri caizse maskaralık yapmaktadır. Ama bu kadar gülen insanın içi Michael'ın da tabiriyle 'içi tamamen ölü bir adam' olmasından ileri gelir. İçsel olarak böylesi bir kıvranış onu, kendisini çocuklaştırarak çevresindeki yetişkinlerin gözüne girmesiyle ilişkilendirir. Tabii ki Toby karakteri dışında. Toby'nin boşanmasının bu kadar üzerine gitmesi, kendisinden bu kadar nefret etmesi altında elbette baba problemi yatmaktadır. `Counseling` bölümünde Toby, Michael'a; içini dökebilmesi için oyun oynatmayı planlar. Ve o sırada oynadıkları oyun Michael'ın, üvey babasıyla geçmişte oynadıkları oyunun aynısıdır. Michael tam içini Toby'e dökmeye başladığı anda onun nasıl bir şey planladığını anlar ve vazgeçer. Bu sahne zaten başlı başına çocuk Michael ve üvey babasının dertleşme çabasının bir dışavurumudur. Steve Carrell'ın dizi bittikten sonra "herkesin hayatında en az bir michael scott vardır. eğer tanıdığınız bir michael scott yoksa, siz michael scott'sınız" mottosu da tümden bununla ilintilidir. Bizler değer verdiğimiz insanların gözüne girebilmek için başkalarına çok çocuksu gelen fakat bize göre mantıklı hallere gireriz. Sırf bir olumlama alabilmek, yüzde gülümseme görebilmek için yaparız bunları. Ya da tıpkı Michael gibi en ufak şeyleri büyütüp hayatımızın draması haline getiririz. İlintisiz mesajları kendimizce yorumlayıp, bize ilgisi olmayan kişiye aşık olarak şıpsevdi kesiliriz. Eğer ezik bir çocukluk da geçirmişseniz kesinlikle özdeşleşeceğiniz karakterdir. Michael Scott, seyircinin yansımasıdır dizide. Sayısız çocuğu olsun, onlarla arkadaş olsun ister. Nasıl burada müdür olabilmiştir dersiniz, hiç beklenmedik anda üst yöneticilere kapağı yapıştırır. Şubelerin arasında kusursuz gidebilen tek şubedir Dunder Mifflin. Michael'ın çalışanlarına bir aile gözü ile bakıp, onları beyaz yakalı köleler gibi hissettirmeme çabası aslında iş ortamını başarılı kılan unsurun en büyüğüdür. Çoğumuzun hayatında bir Jan vardır elbette. Sırf sesini çıkarmıyor diye Michael gibi erkeklerin sevgisini sonuna kadar sömürerek hayatını idame ettirmeye çalışan, ergen denebilecek erkeklerden kendine haz çıkaran nevrotik bir karakter. Michael'ın büyük acılar çekmesi... Açın tekrar izleyin `dinner party` bölümünü. Michael'ın ne kadar acı çektiğini, Jan'in oyuncağı olduğunu tekrar görün. Hayatına bir de Holly girebilmiştir. Bazılarımızın yıllarca bekleyip doğru aşk diye tanımladığı ruh eşini bulur. Onun kadar çocuksu, onun kadar eğlenceli. Michael Scott için aslında Holly (holy) tam da kutsallığı temsil eder. Aşkın, çocukluğun, hayatın temsili. `The Search` bölümünde Jim'in kendisini bir benzin istasyonunda bırakıp gittikten sonraki arayışı, kayboluşu ile ilgili değil Holly'nin de onun gibi düşünebildiği bir varoluşun göstergesidir. Bulunduğu apartmanın 15. katında, şirketteki 15. yılını doldururken sevdiği kadını bulur. Kendi ailesini bulmuştur, ailesi olarak gördüğü çalışanlarını bırakmak zorunda kalır. - Çoğunun vardır illa ki ''bu kadar birbirinizi sevdiğiniz belliyken neden açılmıyorsunuz'' dediği birileri. Jim ve Pam ikilisinin bazen bizleri bıkkınlığa itmesindeki nedenlerden biri bu. Klişe uzamalar, araya giren başka ilişkiler, tutkulu bir aşk sonrası gelen çocuklar. Dizideki hiçbir karakterin ilişkisi normal değilken Jim ve Pam en sadakatli ilişkiyi bizlere gösterir. Meşhur boomcu Brian'ın evine gittiğinde Pam; Cathy onu baştan çıkarmaya çalışırken uzak durmak için terler döken Jim. Birbirine sonsuz sadakatle bağlı iki karakter. İşte böyle aşkları da çevremizde görmemiz de mümkün. Pam'in de ayrıca baba ve annesinin evliliği iyi gitmez. Michael, annesiyle çıktığı sırada ona tokat atmışlığı da vardır. - İnsanları kıyafetlerinden dolayı eleştirip zaman zaman fahişe lakabı takan, muhafazakar Angela. Andy ile nişanlı olduğu sırada onu Dwight ile aldatan, evlilik dışı bir ilişkiyle oğlunu dünyaya getirmiştir. Ve sürpriz... Eşcinsel senatör ile eşcinsel arkadaşı Oscar birliktedirler. Burada yine Phillip ile gelen bir baba problemi var dikkat edersek. - Pancar çiftliği sahibi Dwight Schrute. Taşralı görünümü kazanan bu adam otorite bağlılığı ile dikkat çeker. Irk gibi konulara son derece önem veren birisidir. Coğrafi olarak böylesi bir yerden gelen figürün sürekli cahilliğiyle, Jim'in şakalarını yutmasıyla gündeme gelmesi tesadüf değil. Fizik gerektiren ya da nitekim pratik işlerde mükemmel bir alaylıdır Dwight. Çevrenize bakın bolca görürsünüz. - Andy ile hemen bir aile ve baba problemi karşımıza çıktı yine. Babasının gözüne girebilmek için düzenlediği organizasyon, çocukluğunun hayali olan tekneyle gidip 3 ay şirkete dönmemesi direkt olarak yine çocukluğa götürüyor bizi. Cornell ile övündüğünü görürsünüz fakat en kötü satışçı kendisidir. Hiçbir ilişkisinde dikiş tutturamaz. Ayrıca dikkat ederseniz dizinin jeneriğinde önündeki heykeli tüm müdürler nizami şekilde düzeltirken onun heykelinin masasından kayıp düştüğünü görürüz. Dwight'ın tam tersi olan mektepli Andy, öylesine büyük özgüvensiz bir çocukluk geçirmiştir ki asla gerçek bir müdür olamamıştır. - Erin yetimhanede büyümüştür ve finalde anne babasıyla tanışır. Daryl yine karısından ayrı bir adamdır ve kızıyla büyük problemler yaşar. Stanley karısını iki metresiyle aldatmış bir karakterdir. Ryan bebeğini finalde bırakıp Kelly Kapoor ile kaçar ve bu bebeği sahiplenen kimdir? Dizi boyunca çocuk sahiplenmek isteyen Nellie, bu babası tarafından terkedilmiş çocuğu alır. Bob Vance, Vance Refrigeration diye ortada gezen adamın bile bu 'belgeselcik' içerisinde rol almak için Phyllis ile evlendiğini söylememe gerek bile yok. Dizi bu aile kavramı üzerine çok fazla gider. O kadar sayısız komik sahnesi vardır ki onları yazamam zaten. Fakat izleyici olarak bizlerin çevremizde gördüğümüz karakterlerin absürd şekilde 'kurgulanması'ndan çok The Office bu gerçeği komedi unsurlarıyla potpori ederek harmanlayan enfes bir iştir. İzlediğiniz sayısız sitcoma kıyasla en büyük farkı da budur zaten. Aile probleminin üzerini hiçbir zaman örtmeye çalışmayıp asıl komedi, trajedi unsurunun buralardan çıktığı acı gerçeğini yüzümüze vurmaktadır. Çok özleyeceğim... |
nbc Türkiye'de herangi bir kanal göstermiyor malesef |
Ekledim dostum |
Beni ekler misin, en sevdiğim üç komediden biridir. Benim sayemde başlayanlar da oldu |
Kotalımısın ? |
Tudors 3.sezonuda bitirince giriştim bakalım.Ekleyiver izleyenlere |
Ekliyorum hocam . İzlenmesi gereken bir dizi izlerken gülmediğim sahnelere bazen dururken aklıma geliyor gülüyorum cok entrasan bir dizi |
Sen söylene kadar hiç böyle birşey aklıma gelmedi ama değil . Hiç bir benzer yanları yok belki 2sindede ofis olması benzerlik olabilir ama oda çakma yapmaz. The Office biraz belgesel tadında |
Amerika'da ki office hayatını anlatıyor biraz da aslında. |
Avrupa yakası 2004 yılında başladı.Bu dizi ise 2005 yılında başlamış. |
The Office'in esin kaynağı olan ve aynı adla İngiltere'de yayınlanan The Office de 2001'de başladı. |
Ne yapacaz şimdi. |
Aslında bunun peşine birde UK'u izlemek gerek |
Gün saat ? Ben tnt sitesinde baktım fakat bulamadım |
Dizi, Dunder-Mifflin kağıt şirketinin Scranton, Pennsylvania�daki şubesinde geçiyor. Şirketin başında kendini dünyanın en iyi patronu sanan, kıl, tahammül edilmesi oldukça zor bir karakter olan Michael Scott var. Michael uzun yıllardır buşirkette çalışıyor ve işini de gerçekten iyi yapıyor. Ancak işinde gösterdiği başarıyı insani ilişkilerinde ve sosyal hayata katılımda pek fazla sergileyemiyor. Çevresi tarafından çok fazla sevilmiyor ve bundan dolayı da pek arkadaşı yok. Arkadaşım diyebileceği tüm kişiler aynı ofiste beraber çalıştığı iş arkadaşları.
Bu dizide her türlü ofiste yaşanabilecek günlük olayların yanı sıra, akla hayale gelmeyecek bir dünya şeye de şahit olacağınıgaranti. Garip partiler, toplantılar, ofis içi aşklar, tuhaf şakalar, kavgalar vs. �The Office� tüm bunları bünyesinde oldukça iyharmanlamış ve başarılı oyuncu kadrosuyla da ortaya izledikçe daha da saran bir komedi çıkmış
Komedide daha sıradışı bir şeyler arıyorsanız ve kolay kolay akıldan çıkmayacak bir şey olsun diyorsanız �The Office� tam size göre. Bir deneyin, pişman olmayacaksınız.
IMDb Puanı; 8,7
< Resime gitmek için tıklayın >Ödüller;
2006 Emmy: En İyi Dizi (Komedi)
2006 Altın Küre: En İyi Erkek Oyuncu (Komedi) - Steve Carell
Bilgi Kaynağı:http://www.dizidizi.net/the-office/
İzleyenler;
*.eozen81 ~ Çevirmen ~
1.Death Note
2.DARKRUSE
3.Mistercado
4.RoboRoach
5.McLanE
6.kiloverecegim
7.Y!g!T
8.unpop
9.Devil to the Metal
10.wildlove
11.wolfgangg
12.gerribas
13.KırıkKılıç
14.kelberTh
15.El Cazador
16.kuu1x
İmzalar;
The Office Fan Club
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
The Office Fan Club
< Resime gitmek için tıklayın >
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Death Note -- 15 Ekim 2013; 3:42:12 >