Bu konudaki kullanıcılar: 2 misafir, 2 mobil kullanıcı
14
Cevap
422
Tıklama
0
Öne Çıkarma
Tesadüftür tabi

O oldboi Konu Sahibi
8 yıl (3513 mesaj)
Tapeler...
MAlum tapeler...
Bir iş adamı, TS başkanının kardeşi vasıtası ile TS başkanı ile telefonda görüşüyor.
Ver diyor bir futboluyu X takımı maçı sana kazansın.
TS başkanının kardeşi de, Ver diyor yaw nolacak.
TS başkanı veririz diyor... Gülüşüyorlar.

O iş adamı MAA'ın listesinde...
Sözüm ona Fenerbahçe'ye hizmet için geliyor :)

Fenerbahçemin balık hafızalı skor aşığı taraftarlarına bir hatırlatma yapayım dedim...




E Eser.
8 yıl (2099 mesaj)
Oynanan oyunlari gormek icin fazla zeki olmaya da gerek yok aslinda.



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


E EmAySiks
8 yıl (733 mesaj)
MAA diyenlere tek cevap yeter kasmayın " "




S semiz-manço
8 yıl (172 mesaj)
Denize düşen yılana sarılır,bizimki de o hesap



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

S Su EleMeNtaL
8 yıl (469 mesaj)
mehmet ali aydınlar olmasın anladık tamam da ,aziz yıldırım ne yüzle başkan olacak.Açıklama yapacam,yer yerinden oynayacak dedi.Hani nerde açıklamalar?Adam bizi kek yerine koyuyor


Bu mesaja 1 cevap geldi.

B By_Serco
8 yıl (159 mesaj)
Tahminim A.Y konuştuğu an içeri atarlar ve konuşamıyor. S.Saran'ın olmasını isterdim ben. F.Şahenk, A.Koç ve M.Ülker olmuyorsa futboldan anlayan tek adam kalıyor oda S.Saran maalesef aday olamıyor.




P PERENAL.
8 yıl (4715 mesaj)
maa gelirse fenerbahçeliliğimi dondururum. ne maça giderim ne de fenerium a uğrarım.


Bu mesaja 1 cevap geldi.

B Bırak Zaman Aksın
8 yıl (466 mesaj)
sizi kurtaran adama böyle davranmayın yahu,bu kadar nankör olmayın o olmasa şu an şekersporla maç yapıyordunuz,ne çabuk unuttunuz?


Bu mesaja 2 cevap geldi.

L Lukany
8 yıl (892 mesaj)
İşinize gelince taneler gerçek oldu



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


P PERENAL.
8 yıl (4715 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: Bırak Zaman Aksın

sizi kurtaran adama böyle davranmayın yahu,bu kadar nankör olmayın o olmasa şu an şekersporla maç yapıyordunuz,ne çabuk unuttunuz?

hani at gözlüğü diye bir tabir vardır bilir misin? sen ondan yaklaşık 124 tane takmışsın. gereksiz herif


Bu mesaja 2 cevap geldi.

B Bırak Zaman Aksın
8 yıl (466 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: _PerenaL

quote:

Orijinalden alıntı: Bırak Zaman Aksın

sizi kurtaran adama böyle davranmayın yahu,bu kadar nankör olmayın o olmasa şu an şekersporla maç yapıyordunuz,ne çabuk unuttunuz?

hani at gözlüğü diye bir tabir vardır bilir misin? sen ondan yaklaşık 124 tane takmışsın. gereksiz herif

ohoo,beyler böyle küsüp alınacaksanız,ağlayacaksanız böyle ben gidiyorum tamam,siz oynayın aranızda,kendiniz söyleyin kendiniz inanın ben yokum


Bu mesaja 2 cevap geldi.

K KFCTAVUGU
8 yıl (694 mesaj)
ağlayacaksanız oynamayalım?



< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >


S Su EleMeNtaL
8 yıl (469 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: Bırak Zaman Aksın

quote:

Orijinalden alıntı: _PerenaL

quote:

Orijinalden alıntı: Bırak Zaman Aksın

sizi kurtaran adama böyle davranmayın yahu,bu kadar nankör olmayın o olmasa şu an şekersporla maç yapıyordunuz,ne çabuk unuttunuz?

hani at gözlüğü diye bir tabir vardır bilir misin? sen ondan yaklaşık 124 tane takmışsın. gereksiz herif

ohoo,beyler böyle küsüp alınacaksanız,ağlayacaksanız böyle ben gidiyorum tamam,siz oynayın aranızda,kendiniz söyleyin kendiniz inanın ben yokum

Len sizin tarihiniz kara lekeyle dolu ama işinize gelmiyor söylemek.Ahmet çakar 1993 yılında şampiyonlar ligi ön elemede manchaster ile yaptığınız maçta ne haltlar ne karıştırdığınızı söyledi,adama 1 milyon liralık dava açtı.Türk futbolunun temiz aile cocuğusunuz güya




K Kakà
8 yıl (1409 mesaj)
tapeleri kanit olarak esas aliyorsak aziz yildirim in su an fenerbahce baskanliginda bulunmamasi gerekiyor.



< Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

O oldboi Konu Sahibi
8 yıl (3513 mesaj)
Sadece kaka okusun öğrensin diye paylaşıyorum


CMK 135 ; “Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde edilmesi imkanının bulunmaması durumunda, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet Savcısı kararını derhal hakimin onayına sunar ve hakim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet Savcısı tarafından derhal kaldırılır.”hükmünü taşımaktadır. Kanun koyucu iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasının kişinin en önemli anayasal haklarından biri olan “haberleşme özgürlüğünün” kısıtlanmaması adına belli kriterler getirmiştir. Buna göre; Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada; “SUÇ İŞLENDİĞİNE İLİŞKİN KUVVETLİ ŞÜPHE SEBEPLERİNİN VARLIĞI” ve ”BAŞKA SURETTE DELİL ELDE EDİLMESİ İMKANININ BULUNMAMASI DURUMUNDA” iletişimin tespitinin, hakimin kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının kararı ile olacağına hükmetmiştir. Üstelik CMK’ nın 135/6. Maddesi “Bu madde kapsamında dinleme, kayda alma ve sinyal belgelerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümler ANCAK aşağıda sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir.” diyerek bir SINIRLAMA getirmiştir. Buna göre; a) Türk Ceza Kanununda yer alan; 1. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (Madde 79, 80), 2. Kasten öldürme (Madde 81, 82, 83), 3. İşkence (Madde 94, 95), 4. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, Madde 102), 5. Çocukların cinsel istismarı (Madde 103), 6. Uyuşturucu veya uyarıcı Madde imal ve ticareti (Madde 188), 7. Parada sahtecilik (Madde 197), 8. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, Madde 220), 9. (Ek alt bend: 25/05/2005-5353 S.K./17.mad) *1* Fuhuş (Madde 227, fıkra 3), 10. İhaleye fesat karıştırma (Madde 235), 11. Rüşvet (Madde 252), 12. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (Madde 282), 13. Silahlı örgüt (Madde 314) veya bu örgütlere silah sağlama (Madde 315), 14. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (Madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337) suçları. b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (Madde 12) suçları. c) (Ek bend: 25/05/2005-5353 S.K./17.mad) Bankalar Kanununun 22 nci Maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu, *1* d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar. e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü Maddelerinde tanımlanan suçlar. (7) Bu Maddede belirlenen esas ve usuller dışında hiç kimse, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemez ve kayda alamaz. Bu hüküm uyarınca iletişimin dinlenmesi, tespiti ve kayda alınmasının, HER SUÇ için değil, sadece bu fıkrada sayılan “KATALOG” suçlar için uygulanabilen bir TEDBİR olduğu kabul edilmektedir. Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında uygulanan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması için alınan karar tarihlerinin “6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi Hakkındaki Kanun”un kabul edildiği 31.03.2011 tarihi ve kanunun onaylanarak yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önceki bir dönemi kapsadığı açık ve nettir. 14 Nisan 2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi Hakkındaki Kanunun Yargılama ve usul hükümlerini düzenleyen 23. Maddesi; 1-Bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı yargılama yapmaya Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği asliye veya ağır ceza mahkemeleri yetkilidir. 2-Ceza Muhakemesi Kanununun 135 inci maddesi hükümleri, 11 inci maddede tanımlanan suç bakımından da uygulanır. 3-Bu Kanun hükümlerine göre idari para cezasına ve diğer idari yaptırımlara karar vermeye, Cumhuriyet Savcısı yetkilidir. Hükmünü taşımaktadır. (Bu kanun uyarınca Ceza Muhakemesi Kanununun 135. Maddesi hükümleri uygulanabilir. Gerçi bana göre Genel Kanun olan CMK da iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasının BELLİ SUÇLARDA UYGULANABİLECEĞİ çok net olarak belirtilmişken, özel bir kanun olan 6222 sayılı Kanun’un 23. Maddesinde yapılan bir düzenleme ile GENEL KANUNDA BELİRLENEN SUÇLARDAN başka bir suç için bu imkânın verilmesi HUKUKA AYKIRIDIR. Her ne kadar özel kanun genel kanuna aykırı olamaz, özel kanunla düzenlenebilir diye düşünülebilirse de, (GENEL KANUNDA GETİRİLEN SINIRLAMANIN ÖZEL KANUNLA GENİŞLETİLMESİ HUKUKA AYKIRILIKTIR.) Bu açıklamalar sonucunda 6222 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce “şike ve teşvik suçu” nedeniyle iletişimin dinlenmesi, tespiti, kayda alınması tedbirine başvurulamayacağını çok net olarak söyleyebiliriz. 14.04.2011 Tarihinden önce yapılan dinlemelerin nedeninin zaten “şike ve teşvik faaliyetleri ile ilgili olduğu”, iddianamenin 20. sayfasında açık ve net olarak yazılmıştır. Bir an için savcılık makamının iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirine “örgütsel ilişkiyi” ortaya çıkarmak için başvurduğunu düşünelim. Haksız ekonomik çıkar elde etmek amacıyla bir suç örgütü olduğu yolunda ve bu örgütün işlediği bir suç olduğu konusunda “soruşturma organlarının, somut bir tutanak noktası mevcut olmaksızın bu tedbire başvurmaları yasak olup, kriminalistik varsayımlar, olayın istatistik sıklığı veya genel yaşam deneyimleri bu tedbire başvurmak için yeterli değildir” Üstelik kanun koyucu bu tedbire “başka surette delil elde edilmesi olanağının bulunmaması durumunda” başvurulabileceğini öngörmektedir. Bu koşul, aynı amaca hizmet eden iki tedbir arasında öncelik sonrasını ifade eder ve suçu aydınlatmak üzere başvurulacak birden fazla tedbir arasında bir karşılaştırma yapılmasını ve bunlardan temel hak ve özgürlüklere en az müdahale oluşturan tedbir hangisi ise ona başvurulmasını gerektirir. Buna göre, bu koşulun gerçekleşmiş sayılabilmesi için, soruşturmanın başında veya soruşturma sürerken başka bir tedbire başvurulması, olayın aydınlanmasını olanaksız kılacak olmalıdır.( Bahri ÖZTÜRK Nazari ve Uygulamalı Ceza Muhakemesi Hukuku Ankara 2009 s.470) 6222 sayılı yasaya göre suç sayılmayan şike ve teşvik primi için iletişimin dinlenmesi, tespiti, kayda alınması tedbirine başvurulamayacağının bir kanıtı da CMK 138 de yer alan “Tesadüfen Elde edilen Deliller” hükmüdür. Madde 138 e göre; (1) Arama veya elkoyma koruma tedbirlerinin uygulanması sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ancak, diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildirilir. (2) Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135 inci Maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildirilir. Kanun koyucu CMK 138/2 de yapılmakta olan soruşturmayla ilgisi olmayan ancak CMK 135/6 da sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edildiğinde delil muhafaza edilerek durum derhal Cumhuriyet Savcılığına bildirilir demekle Savcılığın 135/6 uyarınca mahkemeden iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması için talepte bulunması gerektiğini öngörmektedir. Eğer elde edilen delil soruşturma konusu olmayan ama CMK 135/6 da sayılan suçlardan biri olsa tesadüfen elde edilen delil olarak değerlendirilebilirdi. Ama şike ve teşvik primi suçu CMK 135/6 da sayılan suçlardan biri olmadığı için iletişimin dinlenmesi yoluyla elde edilen delil tesadüfî delil kabul edilemez. Savcılık iddianamesinde 6222 sayılı kanun yürürlüğe girmeden önceki dönemdeki şike ve teşvik primi eylemleri “taraf, rakip ya da katılımcılardan birine avantaj, menfaat, para teklif edilmesi yada doğrudan para verilerek dürüst ve yasal olarak mümkün olandan farklı bir müsabaka sonucu elde edilmesi, bu amaçla farklı dolandırıcılık girişimlerde bulunulması nedeniyle, dernekler statüsünde örgütlenen futbol kulüplerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık eyleminin oluştuğunun kabulü gerekir. Aleyhine şike/teşvik primi faaliyetinde bulunulan kulübün; televizyon gelirlerinden, stada alınan reklamlar ile formalara alınan reklamlardan elde edilen gelirlerden, toto-loto gelirlerinden, kulüpler birliğinden gelen gelirlerden, fair play ligi gelirlerinden, ilk 6 sıraya verilen ödül gelirlerinden, lig şampiyonluğu ve Türkiye Kupasının alınması halinde verilen gelirlerden, Avrupa Kupalarına katılım halinde alınan gelirlerden, hasılat kayıplarından ve diğer gelirlerden yoksun bırakılmasından, keza futbolcularının değer kaybetmelerinden dolayı zarara uğradığı açıktır. Yapılan hileyle 3 ihtimalli olan maçın sonucu garanti galibiyet haline gelmekte, yararına şike ve teşvik primi eyleminde bulunulan kulüp için de haksız kazanca neden olunmaktadır. Bir müsabakada rakip kulübün sporcularının rakiplerine karşı tüm güçlerini kullanmaksızın yarışacakları ve onlara avantaj sağlayacakları vaadinde bulunmalarında dahi menfaat söz konusu olmaktadır. Tüm bu değerlendirmeler ışığında anılan dönemde icra edilen şike ve teşvik primi eylemleri TCK’nın 158/1-d bendine aykırı eylem olarak “nitelendirmiştir. Savcılık makamının yaptığı bu nitelendirme nedeni ile TCK nın Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık hükümlerine bakacak olursak; DOLANDIRICILIK Madde 157 - (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir. NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK Madde 158 - (1) Dolandırıcılık suçunun; d) Kamu kurum ve kuruluşlarının,kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, İşlenmesi hâlinde, iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/06/2005-5377 S.K./19.mad) Ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adlî para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Hükmünü içerdiğini görmekteyiz. Yargıtay Dolandırıcılık suçunun unsurlarını hile ve desise ile bir kişiyi hataya düşürerek onun veya başkasının zararına, kendi veya başkasının yararına haksız çıkar sağlamak olarak öngörmektedir. Yargıtay’ın emsal kararları incelendiğinde bu net olarak görülmektedir. Örneğin; YARGITAY 11. Ceza Dairesi E:2009/839 K:2009/10065 T:14.09.2009 kararında; “Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin, bir kişiyi kandırabilecek nitelikte hile ve desiselerle hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisi veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Yalan belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olma, sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırılmalıdır. Desise ise maddi nitelikteki fiil ve hareketlerle mağduru hataya düşürmek için kullanılan aldatıcı vasıtalardır. Kullanılan hile ve desiseler ile mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu kandırıcı davranışlarla yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.”demektedir. Yargıtay’ın bu ve benzer kararları baz alındığında “şike ve teşvik primlerinin” dolandırıcılık suçunun unsurlarını içermediği ve nitelikli dolandırıcılık sayılmasının mümkün olmadığı açık ve nettir. Şike ve teşvik primi eylemlerinde karşındaki kişiye “nitelikli yalan” veya “maddi nitelikteki fiil ve hareketlerle mağduru hataya düşürmek için kullanılan aldatıcı vasıtalardan” bahsetmek mümkün değildir. Çünkü burada hukuka uygun olmayan bir anlaşma söz konusudur. Taraflar hukuka uygun olmadığını bilmelerine rağmen “ortak amaç” konusunda anlaşmışlardır. Şikede amaç yenilmek, teşvik priminde ise rakip takımdan puan almaktır. Savcılığın 6222 sayılı yasadan önce oynanan maçlardaki şike ve teşvik primi eylemlerini nitelikli dolandırıcılık olarak nitelendirmesi Yargıtay’ın “Dolandırıcılık” suçu için aradığı unsurlarla bağdaşmamaktadır. Bu nedenle 6222 sayılı kanunun yürürlüğe girmeden önceki dönemlerde oynanan maçlarla ilgili olarak şike ve teşvik primi faaliyetlerini DOLANDIRICILIK olarak kabul etmek mümkün değildir. BURAYA KADARKİ KISIMDAN ÇIKAN SONUÇ ; İDDİANAME’NİN TEMELİNİ OLUŞTURAN DİNLEME KAYITLARI YANİ “TAPELER” UYGUNSUZ VE KULLANILAMAZ...


tapelerin delil olma durumunu anlayasın diye bizzat buldum senin için. Sırf cahil cahil attığım mesajlardan sıkıldığım için. ARTIK OKU VE ÖĞREN LÜTFEN



DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.