Yok yok şöyle demek lazım >> Paket yöneticisi bu iş için var Bi ara linux.com'da "Lib-Hell" diye birşey okumuştum, ortak kütüphane sürümlerinin karmaşasından bahsediyor ve paket yöneticisinin ne kadar gerekli olduğunu anlatıyordu. |
|
Cüzdanımın bir köşesinde acil durum parası, bilgisayarımın bir bölütünde acil durum Ubuntu'su bulunur; fakat henüz acil durum ilan etmedim. Bunları böyle yapmazsam, paket yöneticisine bırakırsam çok da bir şey öğrenemem. İlerleyen zamanlarda çekirdek derleme, değiştirme, kendi dağıtımımı çıkarma gibi hedeflerim var. Gerekirse Slax için bir paket yöneticisi yapılır, ama bu işleri böyle böyle öğrenmek lazım... |
|
Ben şahsen normal bilgisayar kullanımı için her zaman kullanıcı dostu dağıtımları seçmişimdir. Şuan için Mint 9 Isadora'yı kullanıyorum ve kolaylık açısından gayet memnunum. Ama bunların beni tembelleştirmesine izin vermemek için mutlaka USB belleğimde Slax'i saklıyorum. Sırf uğraştırsın, öğreneyim, tecrübe edeyim diye. Bi ara uzun zaman boyunca Slackware kullanmıştım ve gerçektende fena şekilde işi öğrenmiştim. Şuan ise Slack'den öğrendiklerim olmasa Mint'i bu kadar rahat kullanıyor olamazdım. İleri seviye işler için LFS veya Gentoo'yu denemek lazım, böyle derlemeli dağıtımlardan öğrenilmeyecek şey yok bence |
| Ben bir zaman sonra kendimi tembelliğin kucağına bıraktım. Debian'ımla sakin bir hayat yaşıyor ve hiçbirşeyi kırıp dökmemeye özen gösteriyorum. |
|
Yalnız bu örnekte hani en son Tex'i kurmam gerekti ya, araştırdığım kadarıyla aslında benim başka bir (kişisel) projem için Tex tam da lazım olan şeymiş, onu farkettim. Hatta ve hatta CWEB ile de tanışınca ufkum açıldı. Böyle artıları da ihmal etmemek lazım... Bazen Ubuntu'yu açıyorum da, ev rahatlığında hissediyorum kendimi... Çay istiyorum, synaptics'e söylüyorum, çay geliyor.... Hatta yanında kurabiye gerekiyorsa o da geliyor... :) |
Önemsiz bir anım >>Bir gün Debian 5 yüklemiştim bilgisayarıma. KDE ile çalışıyordu. Ve DVD'den kurulum yaptığım için zibilyon tane yazılım kurulu gelmişti. Aralarındaki birisi ise hepsinden acayip. Ktea diye bir yazılım. Çayınızı koydunuz, 15 dk sonra hazır olur diyorsunuz. O zaman Ktea'den çayınızı seçiyorsunuz ve 15 dk sonra haber veriyor çayınız hazır KDE'nin her işe el attığını bilirdim ama .... |
Hahah :) Ben şaka yapmıştım yahu! =D |
| Archlinux'ta yaourt seni şu yukarıdaki dertlerden kurtaran bir paket yöneticisi. Depodaki paketleri ile yaourt kurmak o kadar kolay ki adamlar harika iş becermişler. Yanlış anlaşılmasın Archlinux'un ana paket yöneticisi pacman'dır. Debian, Ubuntu için apt-get ne ise pacman odur. yaourt'da herşey pkgbuild adı verilen kullanıcılar tarafından oluşturulan paket kurulum yönergesiyle hallediliyor. Böylelikle birşey derlerken bile eksik paketleri kendisi bulup sana yüklemen için tavisye ediyor, sorunsuz şekilde bir kaç dakikada kuruyorsun. |
| Aslında biraz incelesem belki de yanılıyorumdur, onu öğrenirim ama paket yöneticilerinin sevmediğim tarafı, kaç GB indirme yaparsanız yapın bu yapılan indirmeler başka bir yeniden kurulum sırasında işe yaramıyor. Sisteme gömülüyor, üzerinde değişiklikler yapılıyor, ziyan olup gidiyor. Bunları önbellekleyeceğini falan bilsem, paket yöneticilerine bırakacağım işi... |
|
tumra, doğru anladıysam; archlinux vb. rolling-release dağıtımlardır. Bir komut ile tüm sistem yeniden kurulmaya ihtiyaç duyulmadan güncellenebilir. |
Benim bahsettiğim, sistemin tüm kurulumu aynı kalmak suretiyle kullanıcının yaptığı, sistem seviyesi dahil, tüm değişikliklerin silinebilmesine olanak vermesi... Mesela ben Slax kullanırken bilgisayarı değiştirmek, bilgisayarı kopyalamak, kopyalanan bilgisayarda bazı paketleri çıkarmak rahatlıkla mümkün. Bu gibi özellikleri uygulayabilecek başka bir dağıtım daha bilmiyorum. Bu isteklerin üzerine, paket yöneticisi rahatlığı elde edilebilse iyi olur elbette. Başka bir örnek üzerinden gidelim. Diyelim Ubuntu kurduk. Onlarca paket yükledik. Bunların bağımlılıklarıyla birlikte yüzlerce paket yüklendi. Toplamda 8 GB indirme yapmış olalım. Bunda bir sorun yok. Yalnız, bilgisayarı değiştirdiğimizde, başka bir makinaya kopyaladığımızda bu yapılan indirmeler tekrar indirilmek zorunda. Benim dediğim, bu indirilen paketlerin bir yerde saklanarak tekrar tekrar kullanılabilmesine olanak verilmesi... |
|
tumra, Aşırı özelleştirilebilir(örn: kaynak koddan derleyen) dağıtımlardaki paketler için bu mümkün değil... Ama prebuilt/binary paketler için gereksiz bir önerim olacak: Kurduğunuz paketlerin isimlerini bir köşeye yazabilirsiniz... Öte yandan paket yöneticileri için indirilenler için kayıt sistemi/modülü yapılabilir... |
|
| İşletim sistemi taşınabilir olmalı yani. Slax gibi. USB belleğinizi bir bilgisayardan başka bir bilgisayara takdığınızda tüm ayarlarınız-dosyalarınız yerinde durur, sanki kurulu bir işletim sistemi gibi. Zannedersem tumra böyle birşey yapabilecek paket yöneticili bir dağıtım arıyor. |
Sanırım /var/cache altında idi indirlen paketlerin yedekleri onları yeni kurulan sistem altına kopyalayın sonra ister elle ister paket yöneticisi ile kurun. Aynı şey Pardus içinde geçerli ama önce pakey yöneticisine indirdiklerini sakla demek gerekiyor. Her programın başka kütüphane kullanması 3-5 program denemek için yüzlerce megabayt indirmek mânasına geliyor.Her fırsatta belirttiğim gibi Linux camiasını bunu özgürlük olarak görsede bu özgürlüğün getirdiği çok başlılık linux ın ticari olarak gelişmesine büyük takoz koyuyor.Bu kafayla gidilirse arpa boyu ile ölçülecek yollar alınır. Net,Cocoa gibi bir yada iki tane kitaplık hazırlanıp(LGPL lisanslı ve platform bağımsız olmasına özen gösterilmeliki windows programcılarınıda cezbetsin) etrafında toplanılsa çok daha güzel neticeler ortaya çıkar.Halihazırda ise Qt bu fikrime yakın bir çizgide,umarım dahada gelişir. |
| Bana kalırsa önce platform yazılımı mantığından kurtulmak gerekiyor. KDE'nin bir yazılımını sevdiniz, Gnome tabanlı dağıtımınıza kurmak istediniz, zibilyon tane KDE bileşeni ve Qt kütüphanesi zorunlu olarak yükleniyor. İşte benim en gıcık olduğum şey budur. Bu yüzden masaüstü platformu yazılımlarından olabildiğince uzak durmaya çalışıyorum. Konqueror-Epiphany yerine Firefox, Evolution-Kmail yerine Thunderbird gibi. |
Platform yazılımı mantığı iş yükünü azaltır sistemle uyumu arttırır.Neticede platform dediğimiz masaüstü ortamlarıda kütüphane bağımlı olan yazılımlar.Önemli olan kullanılan ortak kütüphanelerin olabildiğince aynı olması.Böylece kod tekrarı azalır,hata azalır olan hataların düzeltilmesi kolaylaşır. Aynı şeyi düşünüp farklı konuşuyoruz. |
Yolda giderken grubun vidyosunu çektim. Çekimin sonlarına yakın, kamerayı 90 derece döndürdüm, o şekilde çekime devam ettim. Tabi bu vidyoyu internete koymak için vidyo düzenleyicisinden geçirmek gerekti.
Cinelerra'yı indirdim, baktım ./configure aşamasında milyon tane şey eksik, gözüm kesmedi.
Pitivi'yi indirdim, ./configure dedim, "setuptools lazım" dedi, onu kurdum, "gnonlin lazım" dedi, onu kurdum "goocanvas" lazım dedi.
goocanvas'ı indirdim, ./configure dedim, "gtk+ yok hacım" dedi.
gtk+'ı indirdim, ./configure dedim, "libtool lazım" dedi. onu kurdum "gtk-doc" lazım dedi.
gtk-doc'u indirdim, "docbook" lazım dedi
docbook'u indirdim, "openjade lazım" dedi.
openjade'i indirdim, "opensp lazım" dedi. onu kurdum "tex" lazım dedi,
texLive'ı indireyim dedim, 1.2 GB'mış, kotalı bağlantıyı yemesin, ben bunu cep telefonuyla indireyim dedim.
açtım telefonun 3G'sini, başladım indirmeye. 300 MB civarında kardeşim aradı. Telefonu kapattım, baktım indirme devam etmiyor.
Başladım Google'da aramaya "wget for symbian" diye aramaya
Smartget çıktı. indirdim. Onu çalıştırmak için Python gerekti. Onu da indirdim.
Sonunda TexLive'ı indirdim.
Şu anda mola vermiş durumdayım. Yarın görüntüleri çekeli 1 hafta olmuş olacak. Hayırlısı...
...
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.